Sin Risalesi

   Hadîs meâli: “İlim Çin’de de olsa alınız.

و

   Hatâ: Kuzey Çin ?.. Hatâya: Hatalar. Yanılmalar ?.. Betr: Kat’, kesme. Hatalı, eksik bırakma ?.. Mukatta’: Kesilmiş, parçalanmış ?.. Selîb: Traş olunmuş. Aklı başından alınmış. Soyulmuş, giderilmiş ?.. Sa’leb: Tilki !..

   Hatâ: Kuzey Çin ?.. Hutt: Emir. Kıssa. Hikâye ?..

   “Neslihan Hanım hem beni anlıyor ve hak veriyor, hem de girizgâhsız, “hiç merak etme, banyoda asılı büyük zarfta; bütün hüviyetinle görüneceksin, onu sana vereceğim!” diyor… Üstadım’ın beni takdim yazısını verecek… (….) Neslihan Hanım’dan müsaade isteyerek, Üstadım’ın takdim yazısını almak üzere, salon büyüklüğündeki banyoya geçiyorum… Duvardaki cam mahfazalı pano üzerinde asılı büyük bir zarf… Zarfın üzerinde kocaman harflerle slogan gibi yazılmış bir söz… Aklımda “Hatay” diye bir kelime kaldı… Üstadım’ın el yazısıyla birkaç cümle… Zarfın içinde de, Üstadım’ın beni metheden bir yazısı var; ve birine, bunun benim söylediklerim ve hadiselerle ne kadar benzediğini anlatıyorum…” (T.G. 4.339)

   “İngilizce bir kelime, “tomb”: Kabir, mezar, define. Sin… Sin: İbranicede 21. harf… Derviş Muhammed, “Altun Silsile” dedikleri Allah Resûlü’nden başlayan 33 halkalı en büyükler zincirinin 21. halkasıdır ve ondan sonra gelen 12 büyüğün sonuncusu Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri ile tesbihin son tanesine erilir… Sîn: Ebced değeri 60 olan noktasız harf. Sual kelimesinin kısaltılmışı… Sinn: Yaş, ömür derecesi… Sîne: Göğüs. Sadr. Kalb… Sine: Uykuya dalma başlangıcı. Uyku ile uyanıklık arası. (O ânda insan, sesi duyduğu hâlde anlamaz)… Sin-dân: Örs… Sine: Ân. Lâhza. İki ağızlı balta… Teber: Balta… Tâbir: Rüyâ yorma… Sîn: Çin… Sînî: Büyük tepsi… Sînî: Çinli.” (T.G. 6.38)

  “Sîn: Çin… Sin: Suâl kelimesinin kısaltılmışı… Sin: Sinn. Diş. Yaş, ömür derecesi… Sine: Uyuklama, uyku bastırma. Na’s, na’se… Sine: Göğüs. Yürek. Kas… Sinn: Yaş, yaşanmış olan zaman. Medine’de bir dağın adı. Yaban öküzü… Sînî: Çinli… Sînî: Büyük tepsi… Sinâ: Üçgen teşkil eden yarımada… Sinn: Ot kurutmak… Sinâ: İki kere iade olunan nesne… Sine: Ân. Bir lâhzacık. İki ağızlı balta… Suâl: İsteme. İstek. Soru. Sorulan şey. Dilencilik… Süâl: Öksürük… Mezar: Sin. Kabir.” (T.G. 4.198,199)

   Gûr: Kabir, mezar. Yaban eşeği. Meşhur pehlivan Rüstem-i İranî’nin lâkabı… Kündür: “Günlük” denilen nesne. Kısa boylu ve şişman kimse. Vahşi hımar, yabanî eşek. Büyük çuval !..

   “Sine: Ân. Bir lâhzacık. İki ağızlı balta… Sine: Uyku ile uyanıklık arası. Uykuya dalma başlangıcı. Uyuklama… Belt: Kesme… Belta’: Her hususta ferâseti olan… Bellet: Cisimlerin yüzeyinde olan yaşlık, ıslaklık… Belût: Meşe. Meşe ağacının meyvesi palamut.” (T.G. 5.104)

   Meşe… Meşt… Muşta… Muştzen…

   “Sin: Sin + (elif) + nun… 60 + 1 + 50 = 111… Sine: Uykuya dalma başlangıcı. Uyku ile uyanıklık arası… Sine: Ân. Bir lâhzacık. İki ağızlı balta. (Tâbir)… Sîne: Göğüs. Sadır. Kalb… TİLKİ !..” (T.G. 6.204)

   “Sin: İki kişi demek… Sinn: Yaş. Diş… Sin: Çin… Çin: Cim + (elif) + nun… 3 + 1 + 50 = 54… Ahmed: 54… Ahmed, iki kişi demektir !..” (T.G. 6.197)

   “Kaydımı sildiler ve:

   – “Serbestsin!”

   Dediler.” (T.G. 5.84)

   Farsça, “serbest”: Müşkül. Karışık, anlaşılmaz söz, üstü kapalı ?.. Serbest Ahmed !..

   “Serbest olmak istiyordum vesaire…” (T.G. 4.490)

   “Fikirde mübhem ol, aksiyonda açık !..”

   “Beklendiğime kânî idim” (T.G. 6.94)

   (Ahmed: 53… Bulgarca, “dvàma”: İki kişi ?.. İlk “a” uzun okunduğundan iki elif hesabe-dilirse, ebced toplamı olarak 53 eder ?.. Ayrıca, Japonca “futari”, Rusça “dvoye” ve “vdvoyom” ve Sırpça “dvojica” da “iki kişi” mânâsına… Soufilia Semenova’nın “Nart Boyu Türkleri Hun Karaçaylıların Atasözleri” isimli eserinde, “ekev(len)” de “iki kişi” mânâsına…)

   Mevlâna Halid-i Bağdadî Hazretleri’nden bir beyit:

   –Suhen serbeste tâ ki bâ nesîmi subhadem Halid – Şemîmi hak-i kûyi Ahmed-i Muhtar-ı mî ayed.

   –“Üstü kapalı sözler ne vakte kadar Halid – Ahmed-i Muhtar’ın köyünün toprağının kokusu geliyor.”

   “Şemîm” hariç 2. mısra 2016 ediyor…

   “Birine, Tilki Günlüğü’ndeki “iki kişi” mefhumunun önemi ve sıkça kullanılışından, “iki kişi”nin “sin” ve onun da “Ahmed” oluşundan ve bunun da bir çok şeyi çözüşünden bahsediyorum… Bu itibarla, “Yâsin” âyetindeki birinci veya mihrak mânâ olarak telâkki edebileceğimiz tevil, Allah’ın Sevgilisi’dir !.. Sonra ikinci mânâ olarak, “Sin ?.. Sîne ?.. Kalb ?.. Ve, Tilki !.. İşte “Yâsin”i okurken bunu böyle anlamak lâzım diye anlatıyorum… Bu sırada Allah’ın Sevgilisi teşrif buyuruyorlar… Tevilden memnun ve mütebessim… Hemen namaza duruyorlar… Ben Allah Resûlü’nün hemen arkasında namaza duruyorum… Cemaat kalaba-lıklaşıyor… Allah Resûlü namazına devam etmekle birlikte ara ara sağ tarafa doğru bir iki adım yer değiştiriyorlar… Mihraba ilerlemiyorum da, mütabaatı bozmamak için arkasında kıvrıla büküle değişik hâllere giriyorum… O, sağa geçtiğinde ayaklarımı sürüyerek ben de sağa geçiyorum, tekrar eski yerine geçtiğinde ben de yine eski yerime geçiyorum… 20.6. 2004”

   (Hicret yolculuğunda) Biz Resûlullah ile mağaradayken, tepemizde dolaşıp duran müşriklerin ayaklarını gördüm ve, “Ey Allah’ın elçisi! Eğer şunlardan biri eğilip aşağıya bakacak olsa mutlaka bizi görür” dedim… Resûlullah şöyle buyurdu, “Üçüncüleri Allah olan iki kişiyi sen ne zannediyorsun, Ebû Bekr?”… “Mâ zannuke yâ Eba Bekrin bisneynillahu sâlisühmâ”…

   –”İki kişi söyleşir – Yunus’u görsem deyu – Biri söyler ben gördüm – Bir aşık koca imiş.

   “Şiirde varılmaz derece, Yunus’tadır…” (T.G. 1.107)

   Yunus: Deniz güvercini … Yemm: Güvercin kuşu. Deniz, bahir, derya, umman … Ümman: Emin kimse… Emin: İtimad edilen. Kendisine inanılan. İnanan. Güvenen. Çok iyi bilen, şüphe etmeyen. Korkusuz. Kalbinde korku ve endişesi olmayıp rahatta olan. Kötülük etmez, korkulmayan… Îman: İnanmak. İtikad. İslâm dinini kabul etme … “Dünya Çapında Bir Hâdise – Kaptan Kusto Müslüman” !..

   “Şiirde varılmaz derece TAKDİM’dedir”… Şiir idrakı !..

   –Biçare Yunus’un sözün key aşık gerek anlaya – O kuş dilidir n’eylesün ol dinlenmez ötmeyince.”

   Kuş dili ?..

   –“Süleyman kuş dilin bilir dediler, – Süleyman var Süleyman’dan içeri…

   Süleyman?.. Cem?.. İkiden ziyade olan şeylere delâlet eden kelime?.. Kusto !..

   –Yunus Hak tecellîsin şiir dilinden söyler – Canda gevher varısa Hak’dan yana yür indi.”…

   Kuş dili ?.. Şiir dili ?.. Şiir idrakı ?.. Kusto lûgatı !..

   “İlim Çin’de de olsa alınız” ?.. İlim uykuda da olsa alınız ?.. İlim mezarda da olsa alınız ?..  İlim Tilki’de de olsa alınız ?.. Ben aldım, almayan alsın !..

   Uyanıkken horlayan bizim gibilere mukabil, onbeşinci İslâm asrının müceddidi, 500 senedir beklenen mütefekkirin uykusundan getirdiği ilim… O da uyuyabiliyorsa günde 2-3 saatlik bir uyku… Hani alimin uykusu cahilin ibadetinden üstündür ya…

   “Ç”, “c”nin noktalısı ?.. İlim cinde de olsa alınız ?.. “Cinler gelip söylüyor” ?..

   “Şın” da “sin”in noktalısı ?.. Mektubat-ı Rabbânî’den:

   –“Resûlullah Efendimiz, “Bilâl’in “sin”i, Allah katında “şın”dır” buyurdu. Çünkü Hazret-i Bilâl-i Habeşî Arab değildi. Yabancı yani Habeşli idi ve ezan okurken “eşhedü” yerine “eshedü” derdi ve Allah katında onun “eshedü”sü, “eşhedü” olarak kabul edilirdi. O hâlde Bilâl-i Habeşî’nin hatâsı, başkalarının doğrusundan daha iyi ve makbul olmaktadır. Mısra:

   –“Senin “eşhedü”ne güler, Bilâl’in “eshedü”sü

   “İlim “şın”da da olsa alınız” ?..

   Sin: Ebced değeri 60 olan noktasız harf. Sual kelimesinin kısaltılmışı ?.. Noktasızlığından dolayı “sin-i mühmele” de denir ?..

   Arabça, “sîn”: Çin. Kirli olan ve kokan deve yünü ?.. Almanca, “ablösen”: Yerine geçmek, kaim olmak (İstihlâf etmek, birinin). Ayırmak. Çözmek. Soymak, kaldırmak; derisini yüzmek. (Ask.) Nöbet değiştirmek. Geri vermek. Bir borcu ifa etmek. Bedel vermek. *. Geri almak. (Denizc.) Kavanço etmek. (Denizc.) Iskanca vardiya etmek ?.. Abnehmen: Devşirmek ([Meyve] Toplamak, koparmak,). Kaldırmak; çıkarmak; indirmek, sökmek. (Telefon) Eline almak; telefon açmak. (Vücud organı, saç, sakal) Kesmek. Zorla almak. Satın almak. (Mühür) (Huk.) Çözmek, refetmek, fekketmek. Azaltmak. Endişeden kurtarmak. Söz almak. Yemin ettirmek. Teslim almak; kabul etmek. *. Geçit resmini kabul etmek. Fazla ödetmek. İşi bir başkasının yerine yapmak. Para sızdırmak. İnanmak. (Futb.) Ayağından topu kapmak. Günah çıkarmak. Satın almak. (Kart) Kesmek. Zayıflamak; kilo kaybetmek; erimek. (Ay) Küçülmek. (Gün) Kısalmak. Azalmak, eksilmek. Zeval bulmak. Düşmek ?.. Ausweis,m: Kimlik kâğıdı; vesika, tezkere, pasaport. Varaka-i müsbite; belge. Delil, bürhan, hüccet, beyyine, senet. Banka raporu; cüzdan. Liste, cedvel ?.. Dunkelblau: Mavi; lâcivert (Koyu) ?.. Obmann,m: Reis, başkan (Şef,). Hakem. Sözcü ?.. Boşnakça, Bulgarca ve Sırpça, “bosonog”: Yalınayak, çıplak ayaklı, dal taban ?.. Bulgarca, “nìsık”: Kısa boylu, kısa, alçak, düşük ?.. Danca, “dovenskab”: Tembellik, üşengeçlik ?.. Fransızca, “calendes,f,pl”: Ayın ilk günü (Eski Romalılarda) ?.. Commando,m: Akıncı, komando ?.. Convenable: Kâfi, yeterli, yetişen. Uygun, elverişli. Yerinde, normal, gereken, yakışık alan. *. Dürüst, temiz, doğru dürüst. Eksiksiz, kusursuz, doğru dürüst ?.. Décalcomanie,f: Resim (Çıkartma). Cam veya porselen üzerine çıkartma ile resim geçirme. * ?.. Pommelle,f: Süzgeci (Boru) ?.. Hollandaca, “goudsmid”: Kuyumcu ?.. Kijkspel: Manzara (fuar vb.). Dram, piyes (oyun) ?.. Pijnigen: İşkence yapmak, eziyet etmek, işkenceye çekmek ?.. İngilizce, “expose”: Arz etmek (Göstermek,). Maruz bırakmak, karşı karşıya getirmek. *. (Çocuk) Terketmek, bırakmak. Teşhir etmek. Keşfetmek, açmak, meydana koymak, açığa vurmak, alenen göstermek. Kirli çamaşırları ortaya dökmek. (Foto) Almak, çıkarmak (film üzerine) ?.. Incipiency: Başlangıç ?.. Sigmoid: S harfi şeklindeki ([Anat.]) ?.. İspanyolca, “almanaque,m”: Takvim. Almamak. * ?.. Eslabón,m: Akrep (Çok zehirli bir cins). Zincir halkası. Çelik çubuk. *. Atların diz kapaklarında çıkan sert bir ur ?.. Palomilla,f: Pervane. Küçük kelebek. Semerin öndeki sivri kısmı. Bembeyaz at. Böceğin kelebek olmadan önce koza içindeki hâli, krizalit. Atın sırt kemiği. Kiriş ve eşik gibi şeylerin dayandığı yer. (Matb.) Dizilmiş harflerin konulduğu tekne. Pl. Köpük köpük dalgalar ?.. Símil: Benzer, benzeyen. M. Benzerlik, benzeme. Benzetme, teşbih ?.. İtalyanca, “cammino”: Yürüme, yürüyüş ?.. Decalcomania: Resim geçirme (aktarma, çekme) ?.. Galeone (il-): Kalyon ?.. Isagoge (la): Giriş ?.. Mausoleo: Mezar, türbe(Anıt) ?.. Scafo: Gemi (Küçük). (Gemide) Tekne. (Uçakta) Gövde. * ?.. Latince, “auspex”: Koruyucu, hami. Kuşların uçuşuna vs bakarak geleceği keşfeden kâhin, falcı. *. Evlilik ?.. Commendô: Övmek, yüceltmek (Makbul kılmak, hoş veya değerli yapmak,). (Birine) Teslim etmek, havale etmek, emanet etmek. (Bir kimseyi) Tavsiye etmek. * ?.. Expellô: Reddetmek (Zorlamak, mecbur etmek, sürmek, ortadan kaldırmak,). Sürüp uzaklaştırmak, kovmak, defetmek, tardetmek. * ?.. Incîsiô: Cümlecik. Bölüm, şube ?.. Ôscillî: Maske (Küçük) ?.. Signî: Resim, küçük heykel. İşaret, belirti, nişan. Sancak. Parola, işaretle verilen emir. *. Mühür. Takımyıldız ?.. Vânidicus: Yalancı ?.. Norveççe, “skill”: Tepe, saçın ayrıldığı yer ?.. Romence, “incisiv”: Diş (Kesici). Kesici. Sert, keskin. * ?.. Rumca, “niksi“: İmâ, kinâye. İğneleme. * ?.. Skini: Sahne ([Tiyatro]). Çadır. *. (Hâdisedeki) Manzara, görünüm ?.. Sırpça, “skazaljka”: İbre, iğne; gösterge ?.. Ebcedleri, 150…

   “8 Mart 1987… Üstadım’ın bir dergi sayfasında Çin ile ilgili bir yazısı.. Dikkat edince o derginin Büyük Doğu olduğunu göryorum…” (T.G. 6.38)

   –“Somurtuş ki bıçak, nâra ki tokat; Zift dolu gözlerde karanlık kat kat… Yalnız seccademin yününde şefkat; Beni kimsecikler okşamaz mâdem; Öp beni alnımdan, sen öp seccadem!” ?..

   Bir: Yıldırım. Halı, kilim, yatak, örtü, seccade gibi eşyalar ?.. Birr: Tilki yavrusu. Fare. Koyunu sevketmek. İyi amel. İhsan etme. Takva. Temizlik. Gönül, kalb !..

   Itfat: Boncuk. Şekat, merhamet ?.. “Itâf: Kaftan… KAPTAN !..” (T.G. 6.470)

   Arabça, “sınn”: Berd-i acûz günlerinden bir gün. Seleye benzer bir nesnedir, içine ekmek koyarlar. Deve sidiği ?.. Almanca, “ablehnen”: Reddetmek, kabul etmemek, birşeyden imtina etmek. Mazeret beyân etmek. Yabana atmak ?.. Backenzahn,m: Dişi (Azı) ?.. Einweihen: Resmini yapmak. Dinî merasimle takdis etmek. *. İlk defa giymek, kullanmak vesaire. Birini birşeye vâkıf etmek, sırdaş etmek ?.. Indigoblau: Çividî mavi ?.. Danca, “elle vegne”: Her yerde ?.. Endonezca, “sisi”: El. Yan, kenar. * ?.. Fince, “palkkaus”: Maaş, ücret, aylık ?.. Fransızca, “bouillon,m”: Kıvrım, dalga ([Kumaşta] Kabarık,). Hava kabarcığı, gaz kabarcığı, köpük. (Yemek pişirmede) Kaynama sırasında taşma. Haşlama suyu, su. Ucuz lokanta. *. Bir yarada gereksiz büyümüş et. Satılmadan kalan yayın ?.. Cuisine,f: Entrika (Düzen, dolap,). Mutfak. Aşçılık, aşçılık sanatı. Yemekler. * ?.. Indochine,f: Çinhindi, Hindiçini ?.. Muqueuse: Sümüksü maddeye âit, mukozayla ilgili. Sümüğe âit. Sümük salgılayan. * ?.. Ophidienne: Yılana âit; yılanı andıran; yılana özgü. M,Pl. Yılangiller, yılanlar ?.. Pigeonne,f: Güvercin (Dişi) ?.. Poussah,m: Şişko. Hacıyatmaz. * ?.. Hollandaca, “injagen”: Korkutmak, tuzağa düşürmek (Ürkütmek,) ?.. Nalezen: Araştırmak. Sonradan okumak, tekrar etmek. * ?.. İngilizce, “channel”: Su yolunun derin kısımları (Bir). (Nehir) Yatak, kanal, mecra. *. Geniş boğaz. U demiri, oluk demiri. (Denizc.) Palasartalar. Hat. Oluk. Kanala dökmek, mecraya sevketmek. Kanal açmak, oymak ?.. Defence: Koruyan şey (Muhafaza eden herhangi bir şey,). Savunma, müdafaa, korunma, vikaye, himaye. * ?.. Nix: Perisi (Ufak su) ?.. Nix: Hiçbir şey, hiç, yok. Hiç. Dur ! Dikkat et ! Engel olmak. Reddetmek ?.. Opening: Başlangıç. Kapı. Açma, açış. Açıklık, delik. *. Açılış. Fırsat. (Satrançta) Açış ?.. Sign: Remiz (İşaret, alâmet, nişan, belirti, iz,). Tabela, levha. On iki burçtan biri. (Tıb) Âraz. İmzalamak. İşaretlerle ifâde etmek. İşaret etmek. İmza ile kontrata bağlamak ?.. İspanyolca, “adivinanza,f”: Bilmece, bulmaca. Kâhinlik. * ?.. İtalyanca, “canalicolo”: Kanal, yol, oluk (Küçük) ?.. Ciampichino: Tembel, uyu-şuk, ağır ?.. Condegno: Uygun, yaraşır ?.. Lingua viva: Dil (Yaşayan, konuşulan) ?.. Novellaio: Haberci ?.. Latince, “buccônis”: Geveze kimse, lâfazan ?.. Magicus: Büyüye âit, büyü ile ilgili ?.. Sîdus: Ün, nam, şeref, şân, şöhret. Takımyıldız, burç. Yıldız. Mevsim, iklim, hava. Kader, nasib, kısmet. Gökyüzü. * ?.. Sudis: Mızrak, ekser, enser (Kazık, kargı,) ?.. Lehçe, “widowisko,n”: Manzara ?.. Macarca, “gyilkos”: Katil, ölümcül ?.. Rumca, “fimi”: Nam (Şöhret, ün,). Söylenti, şaibe ?.. Ebcedleri, 140…

   “Levha: 8 Mayıs 1988… Nesibe Hanım, 4 deve ile yanımdan geçiyor… Tarla veya bahçe gibi bir yer… Develerin kıçları, sanki fazlalıkları kesilmiş gibi bir tuhaf… İşemeye başladık-larında, o kadar uzağa kaçmama rağmen, yine de ıslanıyorum; hortumla su sıkılıyormuş gibi…” (T.G. 5.214)

   Arabça, “sinnî”: Dişe âit, dişle ilgili ?.. Seniy: Yüksek, yüce ?.. Sünnî: Sünnî, ehl-i sünnet ?.. Boşnakça, Bulgarca, Makedonca ve Sırpça, “sin”: Oğul ?.. Bulgarca, “sin”: Uyku, rüyâ, hayâl, emel ?.. Bulgarca ve Makedonca, “sin”: Mavi ?.. Danca, “syn”: Görme gücü. Görüş. Kanı ?.. Danca ve İsveççe, “sin”: Onun ?.. Farsça, “sinî”: Demir ?.. İngilizce, “sin”: Günah. Suç. Günah işleme. Kusur. Günah işlemek, günaha girmek, günahkâr olmak. Suç işlemek. (Almanca, “sünde”, Hollandaca, “zonde”) ?.. –“Sen ki, beş vakit namaz kibriyle ferahtasın, – Günahım yok sanırken en büyük günahtasın !” ?.. “Tâbirim yok sanırken en büyük tâbirdesin !” ?.. Syn-: İle, ile beraber, aynı zamanda ?.. İspanyolca, “sin”: Olmasa, olmayarak, olmadan, olmayınca, -siz, -meden, onsuz ?.. Sin-: Beraberlik, zamandaşlık bildiren önek ?.. İtalyanca, “sin”: Birlik, bağlantı … ?.. İsveççe, “syn”: Görme yeteneği, görüş ?.. Latince, “sîn”: Ya öyleyse ?.. Lehçe, “syn,m”: Oğul, erkek çocuk ?.. Norveççe, “sin”: Onun, ona, onu, onlar ?.. Syn: Bakış, görüş, kanaat ?.. Romence, “sîn”: Meme, göğüs; koyun ?.. Rumca, “sin”: Birlikte, beraber, ile. (Mat.) Artı, + ?.. Rusça, “sın”: Oğul, erkek çocuk ?.. Sin: “Otur, çömel, tıs” şeklinde bir emir ?.. İçine sinmek ?.. Sin, matematikte, “sinüs”ün ifade ediliş şekli ?.. Divan-ı Lûgat-it Türk’den… Sın: Boy, bos ?.. Sın: Mezar ?.. Sin: Sen ?.. “Senin yazdıklarında kendimi buluyorum !” ?.. Siñ: Çınlama, vızlama sesi (Siñ etmek: Çınlamak, vızlamak.)?.. Almanca, “ablauf,m”: Su oluğu. Akma, akış, seyelân. *. (Spor) Start. Mürur, geçiş. Hitâm, son, inkıza. (Denizc.) Kızaktan suya inme. Vetire, seyir, gidiş, süreç, mecra ?.. Deckname,m: İsim (Nam-ı müstear; mahlas; takma). (Ask.) Remizli isim; parolalı kelime ?.. Waschblau,n: Çivit ?.. Ziegenbock,m: Kösemen. Teke, erkeç. * ?.. Danca, İsveççe ve Norveççe, “flod”: Nehir, ırmak. Med, suların kabarması ?.. Danca, “fly”: Uçak ?.. Danca ve Norveççe, “fold”: Kıvrım, büklüm. Ağıl. *. Buruşuk. Pli ?.. Fransızca, “cadenas,m”: Kilit (Asma). [Eskiden] Kralların gümüş takımlarını sakladıkları çekmece ?.. Disciple,m: Talebe, çırak. Tilmiz ?.. Dondon,f: Şişko kadın, şişko kız ?.. Flache,f: Su birikintisi, küçük su çukuru. (Kerestede) Kenar kusuru. (Kayada) Yarık. Kaldırım bozukluğu. * ?.. Flèche,f: İğneleme (Kapalı alay,). Ok. *. Ok işareti, ok. (Minare, kilise, kule gibi binalarda) Külâh, ok. Araba oku, özek ağacı. (Saatlerde) Akrep. Domuz böğründen çıkarılmış yağ parçası ?.. Hırvatça, “nosač”: Kapıcı. Otel uşağı. Taşıyıcı ?.. Hollandaca, “glaasje”: Bardak (küçük) ?.. Nijpen: İşkence etmek, zulüm etmek ([Bunaltıcı, sıkıcı durumlarda] Acı çektirmek, eziyet etmek,). Sıkmak. * ?.. Vakdiploma: Diploması, sertifika (Meslek) ?.. İngilizce, “disciple”: Mürid, talebe (Taraftar,). Havari ?.. Fly: Sinek. Sinek veya böcek şeklinde olta iğnesi. Sinek şeklinde süs. Uçmak, havadan geçip gitmek. Pek çabuk geçmek, pek çabuk gitmek. Kaçmak, firar etmek. Fırlamak, atılmak. Uçakla gitmek. Uçurmak. -den kaçmak, -den sakınmak. Şahinle avlamak. Uçuş. Fermuar veya düğme ile kapatılabilen kısım. (Beysbol) Vurulup havaya kaldırılan top. (Mak.) Sürat regülatörü. Bayrak veya sancağın ucu. Çadırda kapı yerine geçen perde. (Ç. Tiy.) Sahnenin yukarısındaki kısım ve dekor değiştirme teçhizatı.  (Matb.) Baskı makinesinde kâğıt toplayıcısı ?.. Fly: Haberdar (Uyanık,) ?.. Fold: Kıvrım (Kat,). Katlamak, bükmek. (Matb.) Kırmak. Sarmak, bağrına basmak. Kaplamak. Katlanmak, bükülmek. Sarılmak, bürünmek. (Elleri) Kavuşturmak. Hafifçe katmak. (Piyes) Tutulmayıp kapanmak. Yorgunluktan çökmek. *. Büklüm. (Yılan) Boğum. (Jeol.) Kıvrım ?.. Fold: Ağıl. Koyun sürüsü. Cemaat. Ağıla kapamak ?.. Fold: Misil, kere (Kat,) ?.. Lock in: Kilit-lemek, üzerine kapıyı kilitlemek ?.. Poleax: Teber (Uzun saplı balta,) ?.. İspanyolca, “abandonada,m,f”: İhmâl edilmiş. Terkedilmiş. *. Baştan savma. Kirli ?.. Cansada: Yorgun, bitkin, bitap. Yıpranmış. Bıkkın. Sıkıcı, yorucu, can sıkar, usandırıcı ?.. Holganza,f: Tembellik. Avarelik. Durgunluk. Dinlenme. Eğlence ?.. İtalyanca, “il buzzone”: Şişman (Göbekli,). (İri) Sepet ?.. Esempio: Örnek ?.. Esiziale: Öldürücü. Yıkıcı. *. Zararlı. Uğursuz ?.. Japonca, “gimmi”: Araştırma, soruşturma (İnceleme,) ?.. Hochikisu: Zımba (Tel) ?.. Junsa: Polis ?.. Suzume: Serçe ?.. La-tince, “colocâsia”: Nilüfer çiçeği (Bir tür) ?.. Dominî: Ev sahibi. Efendi, sahib, hükümdar. Mülk sahibi. *. Müstebit ?.. Fabula: Hikâye. Oyun, piyes. Masal ?.. Sîmî: Maymun ?.. Litovca, “plaukas”: Renk, boya. Kıl. İnce yay, kıl yay. Kesiksiz lif, filament. * ?.. Letonca, “fabula”: Masal, hayvan masalı. Hikâye ?.. Portekizce, “lençol”: Örtüsü (Yatak) ?.. Rumca, “epenos”: Övme (Övgü,). Mansiyon ?.. Eponimia: Ünvan, lâkab ?.. Komboloi: Tesbih ?.. Psevdome: Yalan söylemek ?.. Rusça, “voskovoy”: Balmumu, balmumundan ?.. Sırpça, “fabula”: Hikâye, fabl ?.. Ebcedleri, 120…

Arabça, “sinâ”: İki kere iade olunan nesne ?.. Sinî: Her nesnenin büklümü. Dağın kısıkdar yeri. Orta, vasat ?.. Seniy: Ön dişini burkan hayvan ?.. Farsça, “hest âmeden”: Var olmak, meydana gelmek. Yaratılmak ?.. Hırvatça, “gostovanje”: Ziyaret ?.. İngilizce, “disgust”: Nefret, istikrah, iğrenme, tiksinme. Bezginlik, bıkkınlık. İğrendirmek, nefret ettirmek, tiksindirmek. Bezdirmek, bıktırmak. Kusturmak ?.. Almanca, “steilchen ,n”: Çöp (Sapçık,) ?.. Boşnakça, “lubenica”: Karpuz ?.. Nakupiti se: Toplanmak ?.. Svetkovina: Bayram ?.. Danca, “kunstig”: Diş (Takma). Sunî, yapma. Sahte, taklit, yapmacıklı. *. Sentetik, sunî ?.. Tilsyn: Müfettiş. Kontrol, murakabe. * ?.. Fince, “isäntäväki”: Ev sahibleri ?.. Hollandaca, “afgezant”: Haberci; haber götüren; posta sürücüsü; elçi. Temsilci. * ?.. Kelderverdieping: Bodrum katı ?.. Kernspreuk: Önsöz, vecize, özlü söz ?.. Verwondering: Mucize. Şaşkınlık. * ?.. İngilizce, “forswear”: Reddetmek (Yeminle inkâr etmek, yeminle). Bırakmak için yemin etmek. *. Bırakmak ?.. Wal germander: Meşesi, meşecik (Yer). “Teucrium chamaedrys” ?.. İspanyolca, “confitado”: Güvenilen, inanılan ?.. Semejante a: Benzer, benzeyen. Eş. Aynı. Böyle ?.. İsveççe, “nedstämd”: Kederli (Üzgün,) ?.. İtalyanca, “emerografia”: Günlük incelemesi (Gazete,) ?.. Fragranza: Güzel koku ?.. Galantuomo: Yiğit (Mert (onurlu, namuslu) kişi,) ?.. Piagnisteo: Ağlama (İçin için). Sızlan/ma (-ış), sızlanıp (ağlayıp) dur/ma (-uş). * ?.. Lo spunto: Baş(langıç). Burukluk, kekrelik, ekşilik. *. Başlangıç düşüncesi, yön verici düşünce, ipucu ?.. Latince, “lûdificâtiô”: Hile, oyun, desise, dolap. Eğlenme, istihza, alay ?.. Makedonca, “fantaziya”: Hayâl, hülya ?.. Lubenitsa: Karpuz ?.. Portekizce, “dente de baixo”: Diş (Alt) ?.. Romence, “osteneală”: Yorgunluk. Çaba, gayret. * ?.. Rumca, “nikitis”: Muzaffer, yenen, kazanan ?.. Sırpça, “lubenica”: Karpuz ?.. Ebcedleri, 560…

   Üstad’ın “Ne İleri, Ne Geri” isimli şiirinden:

   –“Bu çözülmez bilmece; – Hep sayı, harf ve hece… – Peçe üstünde peçe… – Böyle aynı noktanın – Üstünde saatlerce, – Benliğime eğilsem, – Sabah, akşam ve gece, – Ortasında odanın, – Karanlıkla çevrilsem. – Bir çözülmez bilmece; – Hep sayı, harf ve hece…

   (–“Bir çözülmez bilmece; – Hep sayı, harf ve hece…”… Tedâisi, Baudelaire’in “Uçurum” isimli şiirinin sonu: –“ Ve ruhum, her zaman perili başdönmesiyle, – Yokluğun duygusuzluğunu kıskanan. –-Ah !  Aslâ kurtulamamak rakamlar ve insanlardan !”)

  Arabça, “Sinâ”: Arab Yarımadasının Mısır ile birleştiği yerde bir üçgen teşkil eden yarımada ?.. Estçe, “sina”: Mavi. Mavilik. Sen ?.. İsveççe, “sina”: Kurumak ?.. Fince, “sinä”: Sen ?.. Estçe, “sine”: Mavi ?.. İngilizce, “sine”: (Mat.) Sinüs ?.. İtalyanca ve Latince, “sine”: -siz, -meksizin ?.. Norveççe, “sine”: Onun, ona, onu, onlar ?.. Romence, “sine”: Kendi ?.. Danca, “syne”: İncelemek, yoklamak ?.. İngilizce, “syne”: -den beri. (Okunuşu, “sayn”) ?.. Norveççe, “syne”: Göstermek, teftiş etmek ?.. Almanca, “sein”: Onun. Onunki ?.. Sein: Olmak, bulunmak. Mevcut (veya var) olmak. Yaşamak. “Bkz. İspanyolca, ser” ?.. Fransızca, ”sain”: Sağlam, sıhhate yararlı. (Okunuşu, “sen”) ?.. Sein,m: Gönül. Göğüs, koyun, bağır. (Kadınlarda) Meme, göğüs. Ana karnı, rahim. İç, orta, merkez, göbek. * (Okunuşu, “sen”) ?.. Latince, “sênî”: Altılık, altı kez, yarım düzine. Altışar ?.. (Latince, “sêniô” veya “sêniônis”: (Zarda) Altı rakamı ?..)… Norveççe, “sein”: Ağır, yavaş, geç ?.. Rusça, “sani”: Kızak ?.. Al-manca, “floh,m”: Pire ?.. Klang,m: Ün, şöhret. Savt, ses, sada. Şıkırtı. (Müz.) Ton, ahenk, nağme, perde. Akis. *. Tenafür, kakafoni; ses karışımı ?.. Umziehen: Etrafında dolaşmak (Bir yerin). Etrafını birşeyle kuşatmak, süslemek ?.. Boşnakça, “dnevni”: Günlük ?.. Kujundžija: Kuyumcu ?.. Slika: Resim, tablo, fotoğraf, manzara ?.. Çekçe, “saň”: Kedi. Cadaloz. * ?.. Çince, “çuen u can”: Veznedarı (Gemi) ?.. Niyen: Yıl ?.. Danca, “helligdag”: Bayram günü. Resmî tatil günü ?.. Fince, “Sydän”: Kalp, yürek. Çekirdek ?.. Fransızca, “sonde”: Burgu, sonda ([Araziye vurulan]). İskandil. (Denizde) İskandille saptanan derinlik. Sonda. *. (Bir şeyden örnek almak için kullanılan) Yoklama şişi ?.. Unciné: Çengelli ?.. Hol-landaca, “maf”: Uyku. Sıkıcı. Mızmız, üşengeç, uyuşuk. Kaçık, deli, zirzop. * ?.. Opgeb-lazen: Şişman. Hava ile şişirilmiş, şişmiş. * ?.. Smak: Vapuru (Bir tür balıkçı). Darbe, vuruş. Düşüş, sukut. * ?.. Vadsigheid: Tembellik, uyuşukluk, mızmızlık ?.. Vinden: Kavuşmak (Bulmak, rastgelmek,) ?.. İngilizce, “languid”: Gevşek, yavaş, ağır (Ruhsuz,). Gayretsiz, isteksiz ?.. Life: Biyografi. Hayat, ömür, canlılık. Can, canlı şey. Yaşama tarzı. Zevk, sefa, cümbüş. Dayanma müddeti. *. Hayat merkezi, hayat noktası. Ebedî hayat, ruhanî hayat ?.. İspanyolca, “canosa”: Kır. Kıranta, kır saçlı. Kır tüylü (hayvan) ?.. Punzón,m: Matkap (Sivri şey,). Zımba, delgi. *. Yeni çıkmış geyik vb. boynuzu ?.. İsveççe, “skägg”: Sakal ?.. İtalyanca, “calende (le-)”: Ayın ilk günü (Eskiden) ?.. Enciclopedia: Lûgatı (Ansiklopedi, bilgi) ?.. Macchiaiuolo: Hırsız. Saman altından su yürüten, gizli davranan. Kaçak, kanun dışı. * ?.. Sigla: Kısalt/ma (-ılmış). Baş harfler ?.. Sonda: Burgu. Sonda, iskandil. * ?.. Japonca, “kise-ki”: Mucize, harika ?.. Obasan: Hala. Teyze ?.. Latince, “adflô”: Yaymak. Üzerine esmek, soluğu ile etki etmek, yere vurmak. * ?.. Colloquiî: Mülâkat, müzakere, konferans (Konuşma,) ?.. Colocâsiae: Nilüfer çiçeği (Bir tür) ?.. Cynocephalî: Maymun (Küçük başlı) ?.. Fabulae: “Fabula”nın çoğulu ?.. Fôcâle: Eşarp, atkı ?.. Lixa: Yardımcılar, ordu yoldaşları (Orduyu izleyen sivil). Orduya gıda maddeleri satan seyyar satıcı. * ?.. Pûlicis: Pire ?.. Sîmîa: Maymun ?.. Spîculî: Kargı, ok. Sivri uç, burun, iğne. * ?.. Lehçe, “zasadzka,f”: Tuzak (Pusu,) ?.. Macarca, “szikla”: Kaya ?.. Makedonca, “fali”: Övmek ?.. Slika: Resim. Fotograf. Resim yapmak. Fotoğraf çekmek ?.. Yunaçen: Yiğit, yiğide yakışır, cesur ?.. Norveççe, “omsvøp”: Dolambaçlı söz ?.. Romence, “asin”: Eşek ?.. Fală: Ün, şöhret. Kibir, gurur ?.. Inimă: Kalb, yürek ?.. Rusça, “muçyenie”: Azap, eziyet (Istırap,) ?.. Sırpça, “dnevni”: Günlük ?.. Slika: Resim; fotoğraf; portre. Görünüş, tablo ?.. Ebcedleri, 121…

   (Arabça, “sani”: İkinci ?.. İngilizce, “coastline”: Kıyı boyu ?.. Ebcedleri, 561…)

   Arabça, “sinâ’”: Deve ayağına bağladıkları ip ?.. Sena: Medihle tarif. Medhetmek, övmek ?.. Almanca, “kustos,m”: Müze (kütübhane vs.) memuru ?.. Estçe, “kustunud”: Soyu tükenmiş. Ölmüş ?.. Filipince, “gusutin”: Buruşturmak. Bozmak. Karıştırmak. Karmakarışık etmek ?.. Hustisya: Adalet. Kanun yaptırımı otoritesi ?.. Kusutin: Buruşturmak, kırıştırmak. Düşmek. Ezmek ?.. Hırvatça, “kosost”: Eğrilik ?.. Kustos: Veli, vasi ?.. İtalyanca, “castagnaio”: Kestaneci ?.. Con questo: Bununla, böylece ?.. Latince, “gustus”: Tad alma, tadına bakma, tad. Tadımlık ?.. Romence, “gustos”: Tatlı, lezzetli ?.. Rumca, “kostos”: Maliyet, paha. Masraf. Fiyat ?.. Slovakça, “čistý nápoj”: Düz, doğru ?.. Almanca, “abendzeitung,f”: Gazetesi (Akşam) ?.. Indolent: Tembel, üşengeç, uyuşuk, hımbıl. Kayıtsız, aldırışsız, ihmalci, gevşek. * ?.. Konzeption,f: İbda eseri; sünuhat. Anlayış, kavrayış, idrak, fikir. Gebe kalma ?.. Schwatzbase,f: Geveze; cadaloz (Boşboğaz,) ?.. Vorbemerkung,f: Mukaddeme, önsöz. Mukaddem mütalaa. * ?.. Bulgarca, “inspèktop”: Müfettiş ?.. Danca, “suppleant”: Temsilci. Vekil, yardımcı ?.. Fransızca, “croqueur de poules”: Tilki ?.. Fondrière,f: Su birikintisi ([Toprakta] Çatlak, yarık, iz;) ?.. Indolent: Tembel, miskin (Uyuşuk, gevşek,). Tasasız, kaygısız, aldırmaz. Ağrısız, acısız. Duygusuz, duyarsız, içi geçmiş ?.. Se recueillir: Murakabeye varmak. Saygı duruşunda bulunmak ?.. Vomitif: Kusturucu. Kusturucu ilâç ?.. Hollandaca, “tekening”: Resim, çizim, taslak, kroki ?.. İngilizce, “fiesta”: Bayram, şenlik ?.. Sluggardliness: Miskinlik, mıymıntılık ?.. Studious: Çalışkan, gayretli, okumayı sever. Dikkatli, hevesli ?.. İngilizce ve Romence, “indolent”: Tembel, üşenen. (Tıb) Ağrısız, acısız ?.. İspanyolca, “buenamente”: Kendiliğinden. Serbestçe. *. Kolayca, rahat bir şekilde ?.. İsveççe, “kryssare”: Kruvazör ?.. İtalyanca, “a forma di arco”: Yay biçimli ?.. Disegnato: Çizil/miş (-en). Yapıl/mış (-an). Tasarlan/mış (-an) ?.. Notizia secca: Haber (Kuru, yorumsuz) ?.. Psicopatologo: Doktoru (Ruh) ?.. Pugilistica: Boks, yumruk döğüşü ?.. Studioso: Çalışkan. Becerikli. … (y)e özen gösteren, … üstüne titreyen ?.. Latince, “festûcae”: “Festûca”nın çoğulu ?.. Mustum: Bağ bozumu. Mayalandırılmış şarab, şıra. * ?.. Nâtâlis: Başlangıç, kaynak, soy, sülâle, nesil, köken, aile (Doğum, doğma, doğuş, velâdet,). Doğuş veya doğumla ilgili, doğuşa âit. Doğum günü. * ?.. Segnitia: Tembellik (Yavaşlık, ağırlık,) ?.. Segnitiê: Tembellik (Yavaşlık, ağırlık,) ?.. Spectâculum: Tiyatro, oturulacak yer. Görme, görülecek şey. Halka açık gösteri, oyun. * ?.. Stimulô: Dürtmek (Üvendireyle). Zahmet vermek, eziyet etmek. Uyandırmak, canlandırmak, tahrik etmek, heyecanlandırmak ?.. Lehçe, “klamca,m”: Yalancı ?.. Letonca, “jâtnieks”: Süvari. Binici ?.. Macarca, “cigány”: Çingene ?.. Norveççe, “samtykke”: İzin, müsaade, muvafakat, tasvip etmek ?.. Rumca, “fruros”: Koruma görevlisi. Nöbetçi. Korucu. Gardiyan. (Elçilik) Kavas. Korumak. Nöbet tutmak ?.. Sırpça, “besplatno”: Bedava (Parasız olarak, ücretsiz olarak,) ?.. Ebcedleri, 552 ?..

   “Aklımda “Hatay” diye bir kelime kaldı… Üstadım’ın el yazısıyla birkaç cümle … Zarfın içinde de, Üstadım’ın beni metheden bir yazısı var; ve birine, bunun benim söylediklerim ve hadiselerle ne kadar benzediğini anlatıyorum…” (T.G. 4.339)

   “Levha: 8 Ocak 1987… “Gölgeler” isimli romanım hakında bir yazı… Yazıda, onu yazanın istidadı belirtilmiş ve methedilmiş!..” (T.G. 3.216)

   (Sena: Medihle tarif. Medhetmek, övmek ?.. Sena: Şimşek parıltısı. Ulviyet. Yüksek-lik. Aydınlık. Bir ot ismi ?.. Danca,”sene”: Veter, kiriş (Anat.) ?.. Fince, “sana”: Kelime; söz ?.. Fransızca, “séné,m”: Sinameki ?.. İngilizce, “seen”: Bkz. “See” (Okunuşu, sin”) ?.. İspanyolca, “sana”: Güvenli, emin. Sağlıklı, sıhhatli, sağlam, iyi. *. Doğru. Kusursuz. Tam, bütün. İyi niyetli, içten, samimi ?.. İsveççe, “sena”: Kiriş ?.. Norveççe, “sene”: Kiriş, sinir, kas ?.. Rumca, “sena”: Seni ?.. Ebcedleri, 112 ?..)

   (Fransızca, “sénat,m”: Yaşlılar Kurulu. Senato Okunuşu, “sena”) ?.. Sırpça, “cena”: Fiat, değer ?.. İtalyanca, “giustezza”: Doğru, özü sözü bir ?.. Ebcedleri, 512… İspanyolca, “cena,f”: Akşam yemeği. Hazret-i İsa’nın havarileriyle birlikte yediği son yemek ?.. Latince, “cêna”: Akşam arası yenen yemek (Romalılarda günün en önemli yemeği, öğleyle) ?.. Lehçe, “cena,f”: Fiat, değer ?..)

   (İngilizce, “senna”: Sinameki, “Cassia”. Sinamekinin iç sürdürücü olarak kullanılan yaprakları ?.. Senna: Halısı (Çok ince dokunmuş ufak Acem) (Okunuşu, “sen’ı”) ?.. Almanca, “senne,m”: Sığırtmaç; mandıracı, yaylacı (Alplerde) ?.. Ebcedleri, 162)

   Arabça, “sinaye”: Yünden ve kıldan yapılan ip ?.. Arnavutça, “me një çast”: Bir ânda, en kısa zamanda ?.. Boşnakça, “gostionica”: Pansiyon, küçük otel, restoran ?.. İspanyolca, “disgustada”: Öfkeli, kızgın. Canı sıkkın. Dargın ?.. Disgusto: Tadı hoşuna gitmeme, tiksinme. Hoşnudsuzluk. Üzüntü, sıkıntı, bıkkınlık. Arası bozulma ?.. İtalyanca, “degustazione”: Tadım. Tat/ma (-ış) (tadıl/ma, -ış). Tadını(n) çıkar(ıl)ma(sı) (-ış/ı). Doya doya ye(n)me (-yiş, -iş) ?.. Disgusto: Tiksin/ti (-me,-iş), iğren/me (-iş). Midesi(ni) bulan(dır)ma (-ış), bulantı. Soğu(t)ma (-yuş, -uş). Bıkkınlık, bıktırma (-ış). Kır(ıl)ma (-ış). Kaygı, tasa, sıkıntı. Üzüntü ?.. Macarca, “augusztus”: Ağustos ?.. Sırpça, “gostionica”: Han, küçük otel. Misafirhane. Meyhane ?.. Danca, “betegnelse”: Ad, isim. İşaret ?.. Førerbevis: Ehliyet (Sürücü belgesi,) ?.. Forgrund: Plân (Ön) ?.. Fransızca, “sentence,f”: Vecize ?.. İngilizce, “enigmatical”: Bilmece kabilinden, karışık, anlaşılmaz, şaşırtıcı ?.. Identify: Hüviyetini takip etmek (Teşhis etmek,). Aynı olduğunu isbat etmek. Bir tutmak, fark gözetmemek ?.. İspanyolca, “avenamiento,m”: Kanal sistemi (Lâğım veya). Süzülme, çekilme, drenaj. * ?.. Semántica,f: Mânâ ilmi, kelimelerin anlamları ilmi ?.. İtalyanca, “libro giornale”: Günlük ?.. Semantica: Mânâ ilmi ?.. Latince, “distinguô”: Tezyin etmek (Süslemek,). Bölmek. Ayırt etmek, tefrik etmek, ayırmak. Noktalamak. * ?.. Longê lâtêque: Her yerde, enine boyuna ?.. Longêlatêque: Her yerde ?.. Lehçe, “smutny”: Kederli, üzgün, hüzünlü, kasvetli ?.. Rumca, “yiftos”: Çingene ?.. Ebcedleri, 566 ?..

   Üstad’ın “Şehirlerin Dşından” isimli şiirinden:

   –“Hiç şaşmayan bir saat – Gibi işler tabiat, – Uyarak kalbimize. – Mevsimler boğum boğum, – Zamanın ipliğinde.”

   Berhe: Müddet, zaman ?.. Berh: Balık, semek. Parça, kısım, hisse, nasib. Su birikintisi. Şimşek, berk. Yaş odundan, yanarken çıkan yaşlık ?..

   Dehr: Zaman, çok uzun zaman, ebedî. Bin yıllık zaman. Dünya ?.. Dehre: Testere gibi bağ budama bıçağı ?..

   Deman: Heyecanlı. Hiddetli, hiddete kapılmış. Vakit, zaman ân. Bağırıp çağırma, feryat, figân. Heybetli, güçlü, kuvvetli, azametli, cesim. Kükremiş ?.. Dimne: Tilki. Süprüntülük, mezbele !..

   “Devir-Devr: Müddet, zaman, çağ. Biri birisini icad etmek. Bir şeyi başkasına devretmek. Dolaşmak. Bir şeyin, diğer bir şey etrafında dönmesi. Dairevî hareket. Tasavvufta; dünyaya gelme (nuzûl-inme), geldiği yere dönme (urûc-yükselme). Nakil. Bir şeyi sonuna kadar okuyup bitirmek. Geçmiş dersleri hatırlama. Bir şein çevresinde dolaşmak. Seyehat. Bir şeyin kendi mihveri etrafında dönmesi. Aktarma, bir şeyin bir kabdan veya bir yerden diğerine nakli. Bir şeyin diğerine teslimi. Bir bölük veya takım askerin teftiş veya emniyeti muhafaza için dolaşması. Bazı tarikat ehlinin dönerek ettikleri zikir, sema… Devr: Casus. Hafiye.” (T.G. 4. 232, 233)

   “Feyne: Saat. Zaman… Feynân: Güzel uzun saçlı kişi… Âfî: Uzun saçlı. Silen, silinmiş. Affeden, bağışlayan. Affedilmiş, bağışlanmış. Tencere altında artaya kalan… Ef’a: Engerek yılanı. Kabadayı. Eşkıya… Engürek: Gözbebeği.” (T.G. 6.125)

   İdde: Zaman. Müddet. Vakit. Denk, hemta. Küfüv. Arkadaş ?.. Îd: Bayram ?..

   Karn: Zaman, devre. Bir insanın ortalama ömrü olan 60 sene. Yüz yıllık zaman. Asır. Boynuz. Hayvanda başın boynuz yerleri, boynuz yerinden sarkan saç ?.. Karin: Akraba. Yakın. Hısım. Arkadaş. Yaşı aynı olan arkadaş. Refik. Komşu. Bir şeyi elde eden, nâil olan. Pâdişahın daimî surette yakınında bulunan. Mâbeynci ?.. Akraba: Aralarında soyca, nesebce yakınlık olanlar. Yakınlar ?.. Akreb: Zehirli ve tehlikeli  bir küçük hayvancık. Saatin kısa ibresi. Semâda bir burc ismi ?.. Şibdi’: Akrep. Dil, lisân. Belâ. Şiddet ?..

   Lahza: Göz açıp kapayıncaya kadar kısa bir zaman. Bir ân. En kısa zaman. Gözucu ile bir bakış. Zaman ?.. Lügaz: Bilmece. Yolcuya zahmet veren çapraşık yol. Yaban faresinin delikleri. Meyletmek, eğilmek, yönelmek ?.. Udiyye: Mesel, hikâyât. Bilmece. Yanıltmaç ?..

   Müsnid: Söyleyene isnad edilen söz. Zaman, dehr ?.. “Müsned: İsnad edilmiş, nispet edilmiş olan. Haber. Açık olmayan hecye de “müsned” denir… Kapalı ve tek hece: KUST !..” (T.G. 6.533)

   Arabça, “sine”: Uyku ile uyanıklık arası. Uykuya dalma başlangıcı. Uyuklama ?.. Sine: Ân. Bir lâhzacık. İki ağızlı balta ?.. Sene: Sene, yıl ?.. Danca ve Norveççe, “scene”: Sahne ?.. Fran-sızca, “scène,f”: Sahne. Hâdisenin geçtiği yer, olay yeri. Tiyatro sanatı, tiyatro. Dekor, sahne dekoru. (Tiyatroda) Olay. (Tiyatroda) Tablo. Olay, Tartışma, ağız dalaşı, kavga. Kızma, sinirlenme, huysuzlanma ?.. (Okunuşu, “sen”) ?.. Hollandaca, “scène”: Sahne. Bir olayın geçtiği yer. Olayın gelişme biçimi ?.. İngilizce, “scene”: Sahne. Olayın geçtiği yer, olay yeri. (Tiy.) Sahne, tablo. Sahne dekoru, dekor. Manzara, peyzaj. Olay, patırtı, rezalet (Okunuşu, “sin”) ?.. İtalyanca, “scena”: Sahne. Donatım, dekor, süs, bezeme ?.. Almanca, “beilegen”: İsim, unvan vermek, tevcih etmek. İlâve etmek, katmak, eklemek, iliştirmek. Atfetmek, isnad etmek. Hall-ü fasl etmek, tesviye etm. *. Ehemmiyet atfetmek; önem vermek. Kendine isim, lâkab takmak. Sulh etmek ?.. Feld,n: Sahra (Kır,). Saha. Tarla. *. (Satr.) Hane. (Mim.) Ev, ayna, bölme. Meydan, sahne ?.. Schaum,m: Köpük, kef. Salya, memeş. Boşluk, hiçlik ?.. Arabça, “talia”: Ufuktan görünen. Tulu’ eden ?.. Bulgarca, “sèdmi”: Yedinci ?.. Zalìgvam: Yalan söylemek, aldatmak, avutmak ?.. Çince, “çuan den”: Örtüsü (Yatak) ?.. Danca, “gylden”: Altın, altından ?.. Estçe, “abimees”: Yardımcı. Muavin. Arkadaş, yardımcı. Suç ortağı ?.. Fince, “hakaneula”: Çengelliiğne ?.. Fransızca, “analogue”: Benzer, benzeşen (Andıran, andırır,). M. Karşılık ?.. Ancien: Romalılar (Pl. İlkçağ insanları; [özellikle] Yunanlılar,). Eski, eskiden kalma. Önceki, eski. Kıdemli. Pl. Yaşlılar, kıdemliler, ihtiyarlar. * ?.. Bohémien: Çingene. Bohemyalı. * ?.. Comédien: Komedi oyuncusu, güldüren oyuncu. (Eski) Tiyatro oyuncusu. Oyuncu, numaracı. * ?.. Connu: Ünlü, tanınmış. Bilinen, iyi bilinen. *. M. Malûm, bilinen şey ?.. Emblème,m: Resim, amblem (Simgeli) ?.. éplucheuse: İnceleyen, didik didik eden kimse (M. Birşeyi çok sıkı). Ayıklayıcı, ayıklamaya yarayan; soymaya yarayan. M. Sebze, meyve ayıklama, soyma âleti. * ?.. Jumelle: Benzeyen (Birbirine çok). İkiz. Çift olarak bulunan, çifte. * ?.. Mauvéine,f: Boyası (Anilin) ?.. Plumule,f: Tomurcuk (İlk). Hav tüyü. * ?.. Scholie,f: Şerh (Eski eserleri açıklama,) ?.. Hollandaca, “beliegen”: Yalan söylemek (Birine) ?.. İngilizce, “boneblack”: Boya (Yanık kemiklerden yapılan siyah) ?.. Comedian: Komedyen (Komedi artisti,). Komedi yazarı ?.. Swiple: Değnek (Hububatı harman yerinde dövmek için kullanılan uzun değneğin ucuna bağlı kısa). Keten tokmağı. * ?.. İspanyolca, “alocución,f”: Adres ?.. Camilla,f: Yatak, kuşet (Gemide veya trende). Küçük yatak. *. Tezkere, sedye. Bir çeşit tandır ?.. Damasco,m: Şam’da yapılan çiçekli ipek kumaş. Kayısı veya zerdali ağacı. Kayısı, zerdali ?.. Emblema,m,f: Remiz, timsal (Simgeli resim, simge, amblem,) ?.. İtalyanca, “casa da gioco”: Kumarhane ?.. Damasco: Şam ?.. Eponimo: Ad veren, adlandıran ?.. Impiumo: Boya. Renk ?.. Macchiaiolo: Hırsız. Saman altından su yürüten, gizli davranan. Kaçak, kanun dışı. * ?.. Medicone: Doktor (Çok değerli). Doktor bozuntusu ?.. Omologo: Benzer, eş ?.. Japonca, “soojiki”: Süpürgesi (Elektrik) ?.. Latince, “caesim”: Kesik cümlelerle. Keserek. Kese kese. Kılıcın keskin ağzıyla. * ?.. Culullî: Bardak, tas (Büyük) ?.. Macellî: Pazar, çarşı. Mezbaha ?.. Mûcus: Sümük, balgam ?.. Pampinî: Asma filizi ?.. Ungulae: “Ungula”nın çoğulu ?.. Macarca, “előszó”: Önsöz ?.. Makedonca, “disagyi”: Heybe ?.. Imenuva: Adlandırmak, isim koymak ?.. Norveççe, “flabb”: Katır, serseri, herif ?.. Portekizce, “minhoca”: Solucan, kurt ?.. Romence, “migdală”: Badem ?.. Rumca, “eponimo”: Soyadı ?.. Fovizo: Korkutmak, gözünü korkutmak ?.. Ovolos: Yardım (Küçük) ?.. Sırpça, “nazvan”: Adlı, adı verilen, isimli ?.. Smeċe: Çöp (Çöplük,) ?.. Ebcedleri, 115…

   Hadis meâli: “Nas uykudadır, öldükleri vakit uyanırlar !” ?.. Nâs: İnsanlar. Kur’ân’da 114. Sure ?.. Va’va: İnsan topluluğu. Sesler ?.. Vavî: Vav harfine mensup, vav harfi ile alâkalı ?.. “Tilki tabirdedir …”

   İtalyanca, “sonno”: Uyku. Uyuma ?.. Latince, “somniô”: Düş görmek. Saçma konuşmak ?.. Ebcedleri, 172…

   Latince, “somnî”: Uyku. Tembellik ?.. Norveççe, “sønn”: Erkek evlâd, oğul ?.. Ebcedleri, 166…

   Latince, “somnus”: Uyku. Tembellik ?.. Farsça, “cûybâr”: Irmak, çay. Büyük nehir. Irmak kenarı ?.. İtalyanca, “deiure”: Haklı (yerinde) olarak. “(Giusto)dan türemiş bir kelime” ?.. Ebcedleri, 222…

   Romence, “somn”: Uyku. Som balığı ?.. Ebcedi, 156…

   Romence, “somnolenţă”: Uyuklama, uyku sersemliği ?.. Ebcedi, 713…

   İsveççe, “somna”: Uykuya dalmak ?.. Ebcedi, 157 …

   İspanyolca, “soñación,f”: Rüyâ (Düş,) ?.. Ebcedi, 196…

   Rusça, “sonovidyeniye“: Rüyâ ?.. Ebcedi, 224…

   Fransızca, “songe”: Düş, rüyâ. Düş, hayâl, gerçekleşmesi olanaksız düşünceler, kuruntu ?.. Farsça, “sulh-cû“: Sulh yanlısı ?.. İtalyanca, “il gius”: Kanun. “(Giusto)dan türemiş bir kelime” ?.. Ebcedleri, 137…

   Fransızca, “songer”: Düş görmek. Düşünceye dalmak, düşler kurmak. Düşünmek, aklında tutmak, hiç unutmamak ?.. Ebcedi, 337…

   Portekizce, “sonhar”: Rüyâ görmek ?.. Ebcedi, 322…

   İspanyolca, “soñar”: Rüyâ görmek ([con] Düş görmek,). (con, en) Hayâl kurmak. Hayâlini kurmak, özlemek ?.. Ebcedi,327…

   Çekçe, “scéna”: Sahne. Tiyatro ?.. Lehçe ve Sırpça, “scena,f”: Sahne ?.. Ebcedleri, 572…

   İsveççe, “scen”: Sahne ?.. Ebcedi, 114…

   Romence, “scenă”: Sahne. Atışma, çekişme ?.. Ebcedi, 124…

Arabça, “sîne”: Göğüs. Sadır. Kalb ?.. Danca, “synde”: Günah işlemek ?.. Almanca, “abbil-dung,f”: Resim, suret, kopya, figür, şekil. Dökme kalıb ?.. Abmalen: Resmini, portresini yapmak. Resmin aynını yapmak. Tasvir ve tarif etmek. Taklid etmek ?.. Beklagen: Ağlamak (Birşeye). Teessüf etmek, acımak. Şayanı teessüf bulmak. *. Derdine yanmak ?.. Bemalen: Nakşetmek, resmetmek. Boyamak ?.. Himelblau: Mavi (Gök mavisi; havaî) ?.. Suchen: Ara(ştır)mak, taharri etmek. Birini arayıp sormak. Denemek; gayret sarfetmek; uğratmak. Arzu etmek, beklemek ?.. Boşnakça, “Čudesan”: Mucizevî, harika ?.. Bulgarca, “bezdèlnik”: Tembel (Haylaz,) ?.. Pomògna: Yardım etmek ?.. Çince, “di sen”: Üçüncü ?.. Huan cin: Altın ?.. Fransızca, “apollon,m”: Yakışıklı erkek (Çok güzel ve). Apollon kelebeği. * ?.. Cassé: Kırık, kırılmış. Beli bükülmüş. Kısık, kısılmış ?.. Casse,f: Kepçesi (Sabuncu). Kırma, kırılma. Kırılmış eşya, kırıklar. Vurma kırma, vur kır. (Dizgi harfleri için) Kasa. (Döküm yerlerinde) Erimiş maden kurnası. *. Camcı kaşığı. (İlm-i nebat) Hıyarşembe ?.. Chamois,m: Sarı, saman rengi, güderi rengi (Açık). Dağ keçisi. Güderi. * ?.. Chandelle,f: Sümük (Burundan akan). Mum. Oluklardan sarkan buz çubuğu. * ?.. Chignole,f: Delme âleti. Kötü araba, taka ?.. Seconde: Kaptan (M. İkinci). İkinci. M. İkinci kat. F. (Vasıtalarda) İkinci mevki. F. Lise onuncu sınıf. *. M. Yardımcı, sağ kol. F. (Matb.) İkinci düzeltme, ikinci prova. F. İkinci vites ?.. Seconde,f: Saniye. Çok kısa bir süre, bir dakika, bir saniye ?.. Vignoble: Bağlık; bağlık yer. Bağlar ?.. Hır-vatça, “zasluga”: Çöl. Yaraşırlık. Kredi. * ?.. Hollandaca, “bemalen”: Nakşetmek (Boyamak; resmetmek;) ?.. Bemalen: Bir arazinin fazla sularını akıtmak; tevcirlemek; drenaj yapmak; kurutmak ?.. Gedenkboek: Hatıra defteri ?.. Koopman: Tüccar, alışverişçi (Ticaretçi,) ?.. Leiding: Önde giden, lider (En). Sevk ve idare, güdüm. Hat, tel, boru (döşeme). * ?.. Zegswijze: Atasözü (Tâbir,) ?.. İngilizce, “dismay”: Korkutmak, dehşete düşürmek, yldırmak, cesaretini kırmak. Yeis, keder, ümitsizlik, dehşet içinde kalma ?.. Field: Kır, otlak, mera (Çayır,). Tarla. Saha, meydan, alan. Savaş meydanı. Oyun sahası. Bir yarışmaya katılanlar. Fırsat. Zemin. (Fizik) Saha, tesir sahası, etki alanı. Top oyunlarında meydancı olmak. Topu yakalayıp atmak ?.. Hinny: Katır (At ile dişi eşekten hâsıl olan) ?.. Pomaceous: Elmaya mahsus, elmadan ibaret ?.. Spawn: Balık (Ufak). (Balık) Yumurta dökmek. Meydana getirmek, çıkarmak. Balık yumurtası. Hayvan yavrusu. Hasılât, sonuç. İstiridye yumurtası. *. Mantar tohumu ?.. İspanyolca, “abando-nado,m,f”: İhmâl edilmiş. Terkedilmiş. *. Baştan savma. Kirli ?.. Albañal,m: Su birikintisi (Bataklık,). Çirkef kuyusu. Çirkef suyu. Çirkef. * ?.. Ambages,m,pl: Devir (Etrafını dönme, dolaşma,). Dolaşılan saha. Çevre, muhit ?.. Cansado: Yorgun, bitkin, bitap. Yıpranmış. Bıkkın. Sıkıcı, yorucu, can sıkar, usandırıcı ?.. Cansía: Yorgun ?.. Sobóna: Tembel. Fazla yılışık. Pohpohlayıcı. * ?.. Sumidad,f: Doruk, uç (Tepe,) ?.. İtalyanca, “bufalo”: Manda ?.. Illuvie (la): Çöp (Pislik, süprüntü,). Su bas/ması (-kını) ?.. Nave appoggio: Gemi, âlet gemisi (Destek) ?.. Nuncio: Elçi, haberci ?.. Sciabecco (lo-): Üç direkli (yelkenli) ?.. Japonca, “uchuukuukan”: Feza ?.. Latince, “ambâgês”: Dolambaçlı yoldan konuşma. Dolaşma, kıvrıntılı yol. *. Kaçamaklı söz. Muamma, bilmece ?.. Loquellae: “Loquella”nın çoğulu ?.. Nôscô: İzin vermek (Kabul etmek,). Tanımaya başlamak, öğrenmek. Tanımak. Dikkatle gözden geçirmek. Mülâhaza etmek. *.  Bilgi edinmiş olmak, bilmek ?.. Opîmus: Şişman, semiz. Zengin, verimli, bereketli. *. Bol, mebzul, görkemli, tantanalı. (Üslûb) Aşırı yüklü ?.. Lehçe, “na przyklad”: Meselâ ?.. Pozwolenie,n: İzin, müsaade ?.. Zezwolenie,n: İzin, müsaade ?.. Macarca, “dinnye”: Kavun, karpuz ?.. Nevezni: İsimlendirmek, isim takmak ?.. Makedonca, “gospogya”: Hanım, hanıme-fendi ?.. Portekizce, “cansado”: Yorgan ?.. Rumca, “ipodilono”: İmâ etmek. Demek istemek. * ?.. Vapsimo: Boyama, boya yapma ?.. Yiddişçe, “hilf”: Yardım ?.. Ebcedleri, 125…

   İsmail Hakkı Bursevî Hazretlerinden:

   –Açıl ey sîne sende kenz olan esrârı görsünler – Saçıl ey hâme levhi sâdeye asarı görsünler – Derûni hane-i dilde yanar ol şem’i kâfurî – Gözü açıklar ânda berk uran envarı görsünler.”

   Kenz: Define, hazine. Yer altında saklı kalmış kıymetli eşya, para veya altın gibi şeyler… “Açıl ey Tilki sende hazine olan sırları görsünler” ?..

   – “Ey yedinci kat gök esrarını aç !” ?.. Berki’: Yedinci kat gök ?.. Berk: Yıldırım. Şimşek çakması. Parlama. Zînetlenme, süslenme. İlâhî tecelli ile yakınlığa mazhar olmak. Ahmak olmak ?.. Bir:  Yıldırım. Halı, kilim, yatak, örtü, seccade gibi eşyalar ?.. Birr: Tilki yavrusu. Fare. Koyunu sevetmek. İyi amel. İhsan etme. Takva. Temizlik. Gönül, kalb !.. “Ey Tilki esrarını aç !”… Hüseyin Üzmez anlatıyor… Üstad, hapiste Sakarya Türküsü’nü okumuş ve ”birr kişi kalktı; o da amuda kalktı !” demiş… Yani yazımdan bir Hüseyin Üzmez etkilenip bir şeyler yapmaya kalktı, o da amuda kalktı; hem öldüremedi hem de biz de buralara düştük hesabı… Üstad’ın nefesinin mihrak muhatabı, yani zahirde her kime ne söylerse söylesin hakikatte muha-tab tutulan,  “tek kelimemin bile boşa gitmediğine inanıyorum!”, “sen, benim hayatımı yazabile-cek tek insansın !” dediği 500 yıldır beklenen mütefekkir Kumandan Mirzabeyoğlu’dur !..

   Haste: Uzanmış. Ayağa kalkmış ?.. Kavim: Boyu düzgün ve güzel. Dürüst. İsabetli. Doğru, dik, ayakta ?.. Manzarî: Güzel, gösterişli ve yakışıklı adam ?.. Manzara ?.. Sahne ?.. İngilizce, “flat”: Taşınabilir sahne parçaları ?.. Felât: Sahra, çöl. Şenliksiz yer ?.. Sahra: Çöl. Kır. Ova. Yazı. Kızıl dişi eşek ?.. Vârî: Vahşi hımar, yabanî eşek ?.. Kündür: “Günlük” denilen nesne. Kısa boylu ve şişman kimse. Vahşi hımar, yabanî eşek. Büyük çuval !..

   Haste ?.. Hast ?.. Kust !..

   Amûd: Dik, dikine. Sütun, direk ?.. Kaide: Esas. Temel. Düstur. Nizam. Yol. Ayaklık. Dip taraf. Bir şeyin meydana gelmesine şart ve düstur olan husus. Bir ilim ve fennin düsturlarından her biri. Hayızdan ve çocuktan kesilmş kadın ?.. Kadd: Boy, bos ?.. Kımme: İnsan cemaati, topluluk. Boy, kamet. Beden. Başın tepesi. Dağ tepesi. Her şeyin yükseği ?.. Tilki !..

   Farsça, “sîne-güşâ”: Göğüs açan ?.. Almanca, “sinnspruch,m”: Vecize; kelâm-ı kibar. Şiar, döviz, parola. * ?.. Aufknüpfer: Asmak, salbetmek; darağacına geçirmek; sehpaya veya ipe çekmek; sarkıtmak, sallandırmak. Düğümünü çözmek. * ?.. Beleibt: Şişman, göbekli; iri vücutlu ?.. Bulgarca, “bırbòrko”: Geveze, boşboğaz, sır gizlemeyen ?.. Ràzgovor: Görüşme (Konuşma,) ?.. Çince, “cuiy tzı”: Matkap ?.. Fince, “lehti”: Gazete. Yaprak. * ?.. Fransızca, “apathique”: Gevşek, uyuşuk; duyumsamaz (Duygusuz,). (Fels.) Duyumsamaz ?.. Colorer: Boyamak, renk vermek. Süslemek, yaldızlamak, telleyip pullamak ?.. Avoir la flemme: Tembel olmak, tembellik etmek, çalışmayı sevmemek ?.. Griffon,m: Akbaba. (Efsanede) Kartal başlı aslan. *. Uzun ve sert tüylü bir cins av köpeği. Büyük zoka. Pınar başı, su kaynağı ?.. Sans pareille: Eşsiz, eşi benzeri bulunmayan, görülmemiş ?.. Pipelet: Kapıcı ?.. Pleureur: Ağlayan (Gözü sulu, olur olmaz). Sulugözlü kimse. F. Ağıtçı kadın. *. (Ağaç) Dalları yere doğru sarkan ?.. Poétique: Şiire âit, şiirle ilgili. Şiirli, şiir dolu. Şairce, düşler içinde yüzen. F. Şiir sanatı, poetika ?.. Hollandaca, “gezicht”: Manzara, görünüş, çehre, yüz (Görüş, bakış,) ?.. Voorwoord: Başlangıç. Önsöz ?.. İngilizce, “boat hook”: Kanca, çengelli uzun sırık ([Den.]) ?.. Detail: Plân (Ayrıntılı). Ç. Teferruat, ayrıntılar, tafsilât. *. Müfreze, hususî bir işe ayrılan asker takımı. Tafsilâtıyla anlatmak. Hususî bir işe tahsis etmek ?.. Griffon: Akbaba (Kızıl). Kısa ve sert kıllı bir köpek. *. “Gyps fulvus” ?.. Pyrograph: Tasvir (Akkor hâlinde bir âletle tahta üzerine yapılan şekil veya) ?.. Toil: Tuzak, ağ ?.. Toil: Yorgunluk (Zahmet, meşakkat,). Çalışmak, yorulmak, didinmek, zahmet çekmek. Zorlukla ilerlemek. *. Zahmetli iş. Uğraş ?.. İspanyolca, “azu-lete,m”: Çivit ?.. Colorar: Boyamak. Renklendirmek. * ?.. Maceta,f: Bardağı ([Granada’da] Büyük şarap). Çiçek saksısı. Metal vazo. *. (Bot.) Demet, huzme ?.. Maceta,f: Çekiç (Kısa saplı bir tür). (Maza’nın küçültülmüşü) Herhangi bir âletin sapı. * ?.. Toldo,m: Gölgelik (Tente,). Gösteriş, şatafat. Dallardan yapılmış yerli kulübesi ?.. İsveççe, “butelj”: Şişe ?.. İtalyanca, “cavalcata”: Atlılar, atlı kalabalık. (Ata) Bin/me (-iş). *. Atla gezinti ?.. Lito: Deniz kıyısı, kıyı ?.. Parricidio: Öldür(ül)me(si) (üş/ü) (Devlet başkanını(n)). Ana (baba) öldür(ül)me(si) (-üş/ü). * ?.. Latince, “lôtî”: Nilüfer çiçeği ?.. Lûtî: Safranı, cehri (Yemen). Sarı ?.. Makedonca, “groz–dober”: Bağbozumu ?.. Slovakça, “náhrobný kameň”: Mezartaşı. Defter-i kebîr, muhasebe defteri. Taş ?.. Ebcedleri, 446…

   Arabça, “sinevât”: Uyuklamalar ?.. Arabça, “el-küsvetü”: Arkaya giyilecek elbise ?.. Filipin-ce, “kastigo”: Cezalandırma ?.. Kustal (Kostal): Çanta, torba, çuval ?.. Fransızca, “costumée”: Giyimli, giyinik ?.. İngilizce, “holocaust”: Özellikle yangın yüzünden birçok kimse veya şeyin mahvolması. Ateşte yakılan kurban ?.. İtalyanca, “accostabile”: Yanaşılabil/ir (-en, -ecek), yak-laşılabil/ir (-en, -ecek), el altında(ki) ?.. Accostevole: Yanına yaklaşılabilir, sevimli ?.. Digestivo: Sindirim …(s)i, sindirt/ici (-en), sindirime yardım eden (yardımcı olan) ?.. Latince, “castanea”: Kestane ağacı. Kestane ?.. Almanca, “absperren”: Kilitlemek. Seddetmek. Mâni olmak. Kesmek. Suyu bağlamak. Kordon altına almak; abluka etmek; sürgülemek. Tecrid etmek, ayırmak. Koparmak ?.. Staubwedel,m: Süpürge (Toz tüyü; tüy) ?.. Çekçe, “bázlivec”: Fare. Korkak. * ?.. Světlý: Sarışın. Açık. Beyaz. * ?.. Çince, “min tzı”: İsim, ad ?.. Fince, “etunimi”: Ad, ilk isim ?.. Fransızca, “crémaillére,f”: Çengeli (Ocak). (Teknik) Dişli bindirmelik ?.. Figurer: Resmini yapmak, çizmek. Simgelemek, -in simgesi olmak. (Tiyatro ve sinemada) Figüranlık yapmak, önemsiz bir rol oynamak. Bulunmak, yer almak; kendini göstermek ?.. Flûte,f: Gemisi ([Eski] Savaş). Flüt. Baston ekmek. Pl. Bacaklar. *. İnce, dar, uzun ayaklı bardak. Tüh, hay Allah kahretsin, yuh !.. Matois: Kurnaz, düzenci, saman altından su yürüten ?.. Rouleureuse: Gemi (M. Çok yalpalayan). M. Sürtük, derbeder, sokak serserisi. M. İyi bisiklet kullanan kişi; bisiklet yarışçısı. F. Sürtük kız; fahişe. F. Asma kurdu ?.. Hollandaca, “hangmat”: Yatak, askılı yatak, branda yatak (Ağ) ?.. Noest: Çalışkan, devamlı (Faal, aktif,). Fırça ?.. Reisleider: Kılavuzu (Kafile reisi, seyahat lideri, gezi) ?.. İngilizce, “curvilinear”: Eğrilerden meydana gelen ?.. Extol: Övmek, yüceltmek, lehinde konuşmak ?.. Float: Yaymak, neşretmek. Yüzmek, batmamak, su yüzeyinde durmak, su yüzünde gitmek. Hava akımına kapılarak sürük-lenmek. Hayâl gibi hareket etmek, dolaşmak. Yüzdürmek. Su basmak. Sala yüklemek (Hisse senetlerini ve tahvilleri) Satışa arzetmek. *. Su üstünde yüzen herhangi bir şey. Sal. Olta mantarı. Şamandıra, duba. Geçit resminde kullanılan süslü araba. (Den.) Pervane tahtası. Mala. Dondurmalı gazoz. Ç. Tiyatro sahnesinin ön kısmındaki ışıklar ?.. Germander: Meşesi (Yer) ?.. İspanyolca, “cambista,m”: Sarraf ?.. Catacumbas,f,pl: Mezarlığı, katakomp (Yeraltı) ?.. Selvático: Ormanla ilgili. Ormanda yetişen veya yaşayan. Kabasaba ?.. Sentada: Oturmuş. Aklı başında, temkinli. Vakarlı, ağırbaşlı, sakin. *. Oturaklı. Sapsız yaprak gibi doğrudan doğruya gövdeye yapışık olan, sesil ?.. Tonina,f: Yunus balığı. Orkinos balığı, ton. * ?.. İtalyanca, “ad-dobbamento”: Silâhlan(dır)ma (-ış). Süsle(n)me (-yiş, -iş), beze(n)me (-yiş, -iş). Donat(ıl)ma (-ış), döşe(n)me (-yiş, -iş). Giy(dir)me (-iş). *. Hazırla(n)ma (-yış, -ış). Pişir(il)me (-iş). Islat(ıl)ma (-ış) ?.. Oculista: Doktoru, gözcü (Göz) ?.. Litovca, “šviesiaplaukis”: Sarışın ?.. Macarca, “erdős”: Ağaçlık, ormanlık ?.. Romence, “zimţ”: Diş ?.. Sırpça, “kukica”: Çengel, küçük kanca (Küçük) ?.. Ebcedleri, 517…

   Arabça, “sînî”: Büyük tepsi ?.. Fince, “sini”: Mavi ?.. Latince, “sînî”: Büyük kâse ?.. Macarca, “szín”: Renk (“Sz”, “s” okunur) ?.. Almanca, “abzeichnen”: Resim yapmak (Kopya ederek). Parafe etmek, sah çekmek. Vize etmek ?.. Bezeichnen: İsimlendirmek. İşaretlemek, markala-mak, etiketlemek; nişan koymak; damgalamak. Göstermek, irae etmek. Mânâsına gelmek; delâlet etmek. *. Tavsif etmek. Tâbir etmek. Olduğunu (olacağını) söylemek; beyân etmek, ifâde etmek; … nâmiyle anmak ?.. Halbesel,m: Yaban eşeği (Asya). Tibet atı. * ?.. Vizekönig,m: Vali (Umumî). Kral naibi. * ?.. Zipfel,m: Köşe, bucak. Sivri uç. *. Püskül. Küçük parça ?.. Bulgarca, “ûliçnik”: Serseri, külhanbeyi ?.. Çince, “pan guan”: Kist ?.. Divan-ı Lûgat-it Türk’ten, “siñi”: İçe sinen, hazmolunan ?.. Fince, “ensiapu”: Yardım(İlk) ?.. Päällys: Örtü ?.. Fransızca, “bigleuse”: Şaşı ?.. Chenille,f: Tırtıl. Tüylü kaytan. Tırtıl, palet ?.. Dépannage,m: Tamir etme; düzeltip işletme, çalışır duruma getirme (Bozulmuş bir şeyi). Sıkıntıdan kurtarma, güç bir durumdan kurtarma ?.. Nouvelle,f: Hikâye. Haber. Sağlık haberi. *. Havadis, radyo veya gazete haberi ?.. Secundo: İkincisi, ikinci olarak ?.. Hollandaca, “beviligen”: Korumak; muhafaza altına almak. (Bir şeye veya birine karşı) Korumak (kollamak) ?.. Jeugdloon: Maaşı (Kanunî olarak tesbit edilmiş düşük maaş, 23 yaşından küçükler için gençlik) ?.. Jongedame: Genç kız, genç kadın ?.. Obelisk: Dikili taş ?.. Z.g: Gibi, kısaca, adlandırılmış. Sözümona. “Zogenaamd” ?.. İngilizce, “band saw”: Testere (Şerit) ?.. Black magic: Büyü (Cin ve şeytanlar aracılığı ile yapılan) ?.. Casino: Kumarhane (Gazino,). Bir kâğıt oyunu ?.. Chinese: Çinli. Çince. Çin’de konuşulan dillerden herhangi biri. *. Çine, Çinlilere veya Çinceye âit ?.. Disavowal: Red, tekzip, inkâr ?.. Fabliau: Masal (Manzum) ?.. Knuckle: Muşta (Ç.). Parmağın oynak yeri, boğum. Koyun budunun diz tarafı. Dört ayaklı hayvanlarda ayak mafsalı. *. Parmağın oynak yerleri ile vurmak ?.. Limn: Resmetmek, resmini yapmak. Tasvir etmek ?.. Moneybag: Kesesi (Para çantası, para) ?.. Obelisk: Dikilitaş, dört köşeli sütun. (Matb.) Başvurma işareti, (t) ?.. Snooze: Uyku, şekerleme (Kısa). Kestirmek, şekerleme yapmak. * ?.. İspanyolca, “cansío”: Yorgun ?.. Donación,f: Armağan, hediye. Bağış, hibe ?.. Manopla,f: Muşta ([Yumruk atarken dört parma-ğa geçirilen]). [Eskiden] Zırhın el kısmı. Arabacı kamçısı. *. Ayakkabı tamircisi eldiveni ?.. İtalyanca, “macigno”: Kaya (parçası). Değirmen taşı (yapılan taş). Taş. * ?.. Nave da pesca: Gemisi (Balıkçı) ?.. Japonca, “Chuugokujin”: Çinli ?.. Latince, “aduncus”: Eğri, bükük (Çengelli,) ?.. Culmen: Zirve (Dam, çatı, tepe,). Sap. *. En yüksek derece ?.. Fîbulae: “Fîbula”nın çoğulu ?.. Sîmiî: Maymun ?.. Letonca, “zibens”: Şimşek, yıldırım ?.. Portekizce, “esposa”: Karı ?.. Sırpça, “obelisk”: Dikilitaş ?.. Oklopnjača: Gemi, zırhlı (Zırhlı) ?.. Ebced-leri, 130…

   Arabça, “sînî”: Çinli. Çin’de yapılmış, Çin işi, porselen ?.. Latince, “sînî”: Büyük kâse ?.. Almanca, “pflaume,f”: İğneli söz. Erik. * ?.. Phönomen,n: Mucize. Hâdise, olay, tecelli. * ?.. Waldameise,f: Karıncası (Kırmızı orman) ?.. Wühlmaus,f: Sıçanı (Su) ?.. Bulgarca, “izslèdvam”: Araştırmak. İncelemek, tedkik etmek, * ?.. Çekçe, “spolehlivý”: Güvenilir. Emin ?.. Danca, “fidus”: Hile ?.. Splejs: Cüce, bodur (Bacaksız,) ?.. Hollandaca, “bezoldiging”: Maaş; ücret; gündelik; aylık ?.. Geschenk: Armağan, hediye, ikramiye, ilâhî, Allah vergisi ?.. Honingbij: Balarısı ?.. Ligging: Yatak. Durum, vaziyet, duruş. Mevki, yer. *. Cenin (ana karnındaki çocuk) duruşu ?.. İngilizce, “chinaman”: Çinli ?.. Fink: Muhbir, ele veren işçi, oyunbozan işçi (Grevi bozan işçi, ihbar eden işçi,). Hoşa gitmeyen kimse ?.. Gnomical: Vecize veya darb-ı meselleri içine alan ?.. Living wage: Maaş (Geçindirebilecek) ?.. Molding: Pervaz, korniş, silme (Tiriz,) ?.. Plumbing: Boru tesisatı (Bir binadaki). Kurşun ve lehim işleri. Su tesisatını yapma. Boru tesisatçılığı ?.. Scholium: Şerh, çıkma (Ç. -lia. Haşiye,) ?.. Skink: Kertenkele (Bir cins). “Scincus officinalis”. Pullu sürüngenlerden biri. * ?.. İspanyolca, “afinidad,f”: Benzeşme (Yakınlık,). Kıyas, münasebet, analoji ?.. Confiado: Güvenilir, emin. Endişesiz, ümitli. Küstah, mağrur. Kibirli ?.. Polisemia,f: Mânâlılık, çeşitli anlamlılık ([Bir kelimede] Çok) ?.. İtalyanca, “fiasco”: Şişe (Hasırlı) ?.. Indolenza: Tembellik, gevşeklik ?.. Mancino: Hile/li (-ci), oyunlu, dalavere/li (-ci), yolsuz. Sol(ak). * ?.. Nuvolaglia: Bulut yığını (sürüsü) ?.. Pannaggio: Maaş. Ayrıcalık. Hak. Has. Özellik. Mal. *. Yardım. Aylık. Karşılık. Donatım, araç gereç ?.. Passola: Üzüm (Kuru) ?.. Polisemia: Mânâ çokluğu (Çokanlam(lılık),) ?.. Japonca, “anzen na”: Güvenilir (Emin,) ?.. Hokkyokuguma: Ayısı (Kutup) ?.. Latince, “fîdus”: Güvenilir, sadık, emin ?.. Incûnâbula: Beşik, bebeklik. Kundak takımı. *. Doğum yeri, köken ?.. Mâzonomî: Tabak, çanak. Tepsi ?.. Makedonca, “iskopina”: Çukur. Hafriyat. Arkeolojik kazı ?.. Norveççe, “flikk”: Tamir etmek, yamamak ?.. Portekizce, “lençóis”: Çarşaf ?.. Romence, “exemplu”: Misâl, örnek ?.. Rumca, “diskos”: Tepsi, tabla. Disk. Plâk ?.. Yiddişçe, “beisoilem”: Mezarlık ?.. Ebcedleri, 160…

   “Levha: 25 Temmuz 1986… Sur üstünde Çinliler… Savaşıyorlar… Film sahnesi gibi !..Sûr: Bir şehri kuşatan yüksekçe kale duvarı. Yüksek duvar. Kale. Hisar ?.. Suûr: Bilezikler ?.. Sivâr: Bilezik ?.. Suvar: Süvâri ?..

   Arabça, “senn”: Zırh çıkarmak. Hâlinden döndürmek. Koymak. Keskinleştirmek. Tasvir etmek. Dökmek ?.. Sinn: Yaş. Yaşanmış olan zaman. Diş. Medine’de bir dağın ismi. Yaban öküzü ?.. Farsça, “sin”: Buğday biti ?.. Portekizce, “sim”: Evet (Okunuşu, “sin”) ?.. Almanca, “abkomme,m”: Şerif, seyyid. Evlâd ve evlâdın evlâdı; feri. * ?.. Masche,f: Hile (Hüner, tertip,). Ağ gözü; file ilmiği ?.. Schema,n: Şema. Numune, örnek, model. Plân, kroki ?.. Sehloch,n: Gözbebeği, hadeka ?.. Zughaken,m: Çengeli (Çekme) ?.. Arnavutça, “ndihmë”: Yardım ?.. Bulgarca, “pomàgam”: Yardım etmek ?.. Çince, “hou çığ çuan”: Pencere (Arka) ?.. Danca, “sejlbåd”: Yelkenli ?.. Solid: Güvenilir. Sağlam, dayanıklı. Güçlü, kuvvetli. * ?.. Vægskab: Gömme dolap ?.. Fince, “nimi”: İsim, ad ?.. Fransızca, “camion,m”: İğne (Küçük toplu). Yük arabası. Kamyon. Boya veya badana kovası. * ?.. Canon,m: Misâl. Top. Namlu. (Atta) Bacak kemiği. Şişe, bir bardak şarab. Delik. Kükürt çubuğu. (Donda) Paça dantelası. (Hıristiyan din adamları kurullarında verilen) Karar. Dinî kural. Kutsal kitabların hepsi. Kudas ayininde okunan dualar. (Müzik) Kanon. * ?.. Coup de poing: Yumruk ?.. Coup-de-poing,m: Muşta. Bir çeşit matkab ?.. Machine,f: Makine. Yazı makinesi. Çark, mekanizma. Otomobil, motosiklet, lokomotif gibi makineli vasıta ?.. Médecine,f: Tıb. Tıb öğrenimi. Doktorluk, hekimlik. [Eski] İlâç ?.. Phalange,f: Mızraklı alay ([Eski Yunanlılarda]). Parmak kemiği. *. (Şiir dilinde) Ordu. Üyeleri birbirine çok bağlı topluluk. Faşist eğilimli yarı askerî siyasî örgüt ?.. Plongée,f: Uçurum (Deniz dibinde). Dalma, dalış. Yukarıdan aşağıya doğru çekilmiş resim; yukarıdan aşağıya görünüm. * ?.. Coup de poing: Yumruk ([Vurulan]) ?.. Schéma,m: Şema. Taslak, özet ?.. Scolie,f: Şerh (Eski eserleri açıklama,) ?.. Voleuse: Hırsız. Soyguncu, kazıkçı. Kaçıran, kaçırıcı. Hırsız ?.. Hollandaca, “kasboek”: Defteri (Kasa) ?.. Link: Kurnaz, açıkgöz, cingöz. Tehlikeli, rizikolu ?.. Schema: Şema, numune, taslak, örnek, model, plân, kroki ?.. İngilizce, “alehouse”: Meyhane, birahane ?.. Canon: Vadi (Kanyon, sarp kenarları olan vadi, derin) ?.. Jigsaw: Testeresi (Makineli oyma) ?.. Ling: Süpürgeotu. “Calluna vulgaris” ?.. Ling: İsimde küçültme meydana getiren ek ?.. Schema: Şema (Plân, tasarı,). (Ç. -mata) ?.. Scheme: Plân, proje (Tasavvur olunan düzen,). Sınıflandırma cetveli. Tertip, entrika, dolap. Tertip etmek, tasavvur edip kurmak. Plân yapmak. Dolap çevirmek, entrika çevirmek ?.. School: Balık sürüsü. (Balık) Sürü hâlinde yüzmek ?.. School: Okul, mektep. Öğrenim devresi. (Güz. san.) Bir üstadın öncüsü olduğu tarz veya üslub, ekol. Herhangi bir şeyin öğrenildiği yer. Okul binası. Okula göndermek. Ders vermek, öğretmek, okutmak. Terbiye etmek, alıştırmak ?.. Shield: Koruyucu şey. Kalkan, siper. *. Hami. Himaye, savunma, müdafaa. (Ask.) Top kalkanı, maden ocaklarında toprağın düşmesini engelleyici duvar. (Armac.) Kalkan. Korumak, muhafaza etmek. Siper olmak, örtmek ?.. Sluice: Savak. Savaktan akan su. Bir yerden bir yere ağaç kütüğü nakletmek veya altın madenini yıkayıp ayırmak için yapılan kanal. Savak vasıtasıyla sulamak. Bol su ile ıslatmak. Savak yoluyle sevketmek (kütük) ?.. Solid: Güvenilir, devamlı, kesintisiz, fasılasız. Katı. Sağlam. Som. Pek, sıkı, yoğun. Kesiksiz. Bütün, tam. Gerçek. Birleşik. Üç buudlu. *. Katı madde. Üç buudluluk ?.. İspanyolca, “ampolla,f”: Şişe (Küçük). (Cildde) Kabarcık, su kapma. *. Ampul şeklinde camdan herhangi bir şey. Maden eşyada gedik. (Tıb) Ampül ?.. Azulino: Mavimsi ?.. Enlucido: Badanalama (Sıvama,). Sıvalı. M. Sıva. Badana. * ?.. Vulpino: Tilki gibi. Kurnaz ?.. İsveççe, “knubbig”: Tombul, tıknaz ?.. Schema: Şema ?.. İtalyanca, “ampolla”: Şişe (Küçük cam) ?.. Lo scia: Şah ?.. Japonca, “nikki”: Günlük. Hatıra defteri ?.. Latince, “ampulla”: Testi, küçük bir amphora (İki kulplu). Küçük küb, çömlek. ifâde mükemmelliği ?.. Claudus: Topal, aksak. (Şiir) Elejiye âit. Kusurlu ?.. Clâvis: Anahtar ?.. Lagoenae: “Lagoena”nın çoğulu ?.. Mâchina: Hile, dolap, desise (Tertib, entrika,). Makine ?.. Spûmae: “Spûma”nın çoğulu ?.. Lehçe, “niedźwiedź,m”: Ayı ?.. Letonca, “ozols”: Meşe. Meşe ağacı ?.. Macarca, “fazék”: Çanak, tencere ?.. Ünnep: Bayram ?.. Makedonca, “dozvolen”: İzinli ?.. Pekolen: Cehennem ile ilgili (Cehennemî,) ?.. Norveççe, “solid”: Güvenilir (Sağlam, dayanıklı,) ?.. Rumca, “episkevi”: Tamir ?.. Pahulos: Şişmanca, tonton, tombul ?.. Pashalia: Leylâk. Hanım göbeği ?.. Ebcedleri, 110…

   “Levha: 8 Mart 1987… Üstadım’ı, gezmeye çıktığımız bir yerde veya onu görmek üzere gittiğimiz bir yerde görüyorum… Resimle ilgili bir şeyle münasebetli olarak yazı yazmaya gidiyormuş… Topluca ve 50 yaşlarında gösteren bir hâli var !..” (T.G. 4.189) ?.. Tasvir etmek ?.. Resim ?..

   Nakş: Resim. Bir şeyin esasını araştırmak ?.. Tegavvür: Derine dalma. Bir şeyin esa-sını araştırma ?.. Gavs: Bir meselenin derinliğine ve hakikatine vakıf olmak. İşe gayretle girmek. Suya dalmak. Dalgıçlık ?.. Kavs: Yay. Büklüm. Eğri, yay biçiminde olan şey. Dokuzuncu burcun adı ?..  Şiken: Kıvrım, büklüm ?.. Vavî: Kıvrım, büklüm ?.. Vavî: Vav harfine mensup. Tilki !..

   Farsça, “hem-sin”: Yaşıt ?.. Almanca, “abkämmen”: Aramak, taramak, taharri etmek (İnce-den inceye). Tarakla çıkarmak (temizlemek). * ?.. Exemple,m: Misâl, örnek. İbret. Hüsnü misâl. (Mat.) Mesele ?.. Honigbiene,f: Bal arısı ?.. Planvoll: Plânlı, sistemli, metodlu ?.. Danca, “eksempel”: Misâl (Örnek,) ?.. Endonezca, “penyangga”: Sahil. Dirsek. İskele işi, sehpa. Sehpa. Tampon ?.. Fince, “alkulause”: Önsöz ?.. Fransızca, “exemple,m”: Misâl, örnek. Eşantiyon, model. Misâl olarak seçilen parça, cümle veya kelime ?.. Julienne: Yıl (365 gün ve 6 saatlik) ?.. Lexical: Lûgatla ilgili (Küçük, özel) ?.. Hollandaca, “mensaap”: Maymun (goril ve orangutan), insana benzeyen, yemişle beslenen maymun cinsi (İnsanımsı) ?.. Nagelvijl: Eğesi, tırnak törpüsü (Tırnak) ?.. İngilizce, “example”: Misâl, numune (Örnek,) ?.. Fish: Balık (Ç. “Fish”. Değişik türler için “fishes”). Balık eti. Tahta veya demir takviye parçası, berkitme parçası. Balık tutmak, balık avlamak, çekip çıkarmak. İçinde balık avlamak. Tahta veya demir parçası ile takviye etmek, seren berkitmek. (“For” ile) Aramak, ağız aramak ?.. Lexical: Bir dilin kelimelerine âit ?.. License: İzin, ruhsat. İzin tezkeresi, ruhsatname, lisans. Ehliyet. Aşırı serbestlik, çapkınlık. Nizâma riayetsizlik. Yazıda ve sanatta kaidelere riayetsizlik. İzin vermek. İzin tezkeresi vermek. Salâhiyet vermek ?.. Mumbo jumbo: Mânâsız ve karışık söz. Anlaşıl-ması güç büyü veya ayin. Put, fetiş ?.. İspanyolca, “colmillo,m”: Diş (Köpek dişi, uzun sivri) ?.. Confiada: Güvenilir, emin. Endişesiz, ümitli. Küstah, mağrur. Kibirli ?.. İtalyanca, “fiasca”: Şişe ((Hasırlı) Basık) ?.. Impulso: Başlangıç. Uyarı. İtici güç. *. İçgüdü ?.. Le spalle: Omuzlar, sırt, arka. Güç, yürek ?.. Liquidazione: Öldür(ül)me (-üş). Öde(n)me (-yiş, -iş). Gör(ül)me (-üş), bitir(il)me (-iş). Kapat(ıl)ma (-ış). Elden çıkar(ıl) (-ış), satıp sav(ıl)ma (-ış). *. İşten çıkar(ıl)ma (-ış) (at/ıl/ma, -ış). İndirimli satış ?.. Mancina: El (Sol). Solak (kadın, kız). *. Vinç. (Eskiden) (Sol elle tutulan) Kılıç ?.. Polifago: Obur, çok yiyen, çok yeme düşkünü (hastası) ?.. Latince, “canâlis”: Su yolu, su borusu (Kanal, mecra, ark,) ?.. Cuspidis: Mızrak, kargı. Sivri uç, sivri uçlu şey. *. Sivri uçlu boru ?.. Dêsidiôs: Tembel, aylak. Gevşeme, rahatlama ?.. Faecis: Süprün-tü (Çöp,). Tortu, posa. Salamura, tuzlu su. * ?.. Fidês: Koruma (Garanti, himaye,). İnanç, itikad, imân, güven, itimad, emniyet. Güvenilirlik, şeref, bağlılık, hakikat, gerçek. Söz, vaad, teminat, yemin. *. (İş) Kredi. (Kanun) İyi niyet ?.. Fidês: Ud (Yaylı çalgı, lir,). Şilyak takımyıldızı ?.. Fûcus: Arısı (Erkek bal) ?.. Sagâcis: Kurnaz (Zeki, kıvrak zekâlı,). (Duyular) Keskin, keskin kokulu. * ?.. Lehçe, “odwiedziny,pl”: Ziyaret ?.. Uposażenie,n: Maaş, ücret ?.. Wspomagać: Yardım etmek ?.. Zagadnienie,n: Mesele, problem ?.. Zaslona,f: Örtü, perde. Siper ?.. Zaufany: Güvenilir, emin ?.. Macarca, “napszám”: Yevmiye ?.. Norveççe, “eksempel”: Örnek, emsal ?.. Romence, “asemenea”: Benzer (Aynı,) ?.. Rumca, “afanizo”: Öldürmek. Yok etmek, tahrip etmek. * ?.. Enoplos: Silâhlı ?.. İdisis: Haberler ?.. Sırpça, “mlečnjak”: Dişi (Süt) ?.. Polusan: Uyku (Yarı) ?.. Ebcedleri, 155…

   Farsça, “hem-sinî”: Yaşıtlık, akranlık ?.. Almanca, “ablehnung,f”: Red. Nağme. Menfilik, imtina ?.. Weinlese,f: Bağ bozumu ?.. Boşnakça, “načelnik”: Başkan, şef ?.. Danca, “guldsmed”: Kuyumcu. Kızböceği ?.. Endonezca, “penolong”: Yardımcı. Destek. Kurtarıcı. Cankurtaran ?.. Fransızca, “encens,m”: Günlük, buhur, kokulu tütsü. Övgü ?.. Immondice,f: Çöp (Pl. Pislik, çirkef, çöplüğe atılan şeyler,). Pis şey ?.. Plongeon,m: Dalış. (Futbolda, kalecinin topu kurtarmak için yaptığı) Sıçrayış, dalış. Dalgıçkuşu, buzdalgıcı. Pl. Dalgıçkuşları ?.. İngilizce, “eminency”: Doruk (Yüksek yer, tepe,). Yüksek mevki veya rütbe, itibar. Katolik kilisesinde Kardinal ünvanı ?.. Fishy: Balıktan ibaret. Balık gibi, içinde balık tadı veya kokusu olan. Balığı çok. Şübheli, inanılmaz ?.. Foul play: Suikast (Haince hareket, hıyanet,). Kurallara aykırı oyun. *. Cinayet ?.. Pendulous: Asılı, sallanan (Sarkan,). Muallâkta olan ?.. İtalyanca, “in ogni dove”: Her yerde ?.. Latince, “cânêns”: Kül rengi. Beyaz. *. Ağarmış ?.. Sulcus: Hendek, siper (Çukur,). Saban izi. *. İz ?.. Norveççe, “skogkledd”: Ormanlık bölge (Ağaçlık,) ?.. Rumca, “ikodespina”: Hanımı (Evin) ?.. Polilogas: Geveze, lâfazan ?.. Sırpça, “načelnik”: Baş, başkan; amir ?.. Ebcedleri, 165…

   Arabça, “sagir-üs sinn”: Yaşı küçük ?.. Divan-ı Lûgat-it Türk’den bir kelime, “atlıg”: Atlı, süvari ?.. Farsça, “keştî ateşî”: Buharlı vapur ?.. Ebcedleri, 1441…

   Makedonca, “sinkav”: Mavimsi ?.. Fransızca, “somme”: Uyku; kestirme, şekerleme ?.. Somme,f: Toplama. Toplam. Tutar; miktar. Para miktarı, para. Yük. Bir ilim veya bir mevzuyla ilgili bütün bilgileri özetleyen kitab, özetleme kitabı. (Bir liman önünde veya bir ırmak ağzında) Kum yığını, çakıl yığını (Okunuşu, “som”) ?.. Almanca, “belobigung”: Tahsin, aferin. Öv(ül)me. * ?.. Bewölkung,f: Bulutlar. Bulutlanma. * ?.. Gehilfe (inf),m: Muavin, yardımcı, yaver. Asistan. Kalfa, yamak, yanaşma. (Huk.) Fer’î fail; şerik ?.. Çince, “cın ciyen cao”: Resim (Vesikalık) ?.. Danca, “hemmelig”: Gizli ?.. Fince, “hammas”: Diş ?.. Fransızca, “folle”: Soytarı (M. Kral soytarısı,). Deli, kaçık. Delice, deli gibi. M. (Satrançta) Fil. *. M. Bir tür martı. Saçma, mantıksız, mânâsız. Çılgınca, aşırı. Tutulamayan, engellenemeyen. Yanlış çalışan, ayarı bozuk. Boşa dönen. Savrulan, dağınık. Yaban. Çok fazla, çok büyük, pek çok ?.. Homuncule,m: Cüce, bastıbacak, insan müsveddesi. Simyacıların türettiklerini iddia ettikleri bir peri. * ?.. Lingual: Dile âit, dille ilgili. Dile âit, dilin çeşitli hareketleri sonucu oluşan ?.. Hollandaca, “genoegzaam”: Kâfi, yeter, yetecek kadar, orta ?.. Loens: Şaşı gözlü. Sahte, yanlış. Güvenilmez ?.. İngilizce, “asylum”: Himaye, koruma, muhafaza. Sığınak, barınak, melce. *. Kimsesiz veya düşkünleri barındıran kurum, yetimhane, düşkünler evi ?.. Genius: Dehâ, üstün kabiliyet, istidat, yetenek, özel vasıf, özellik, hususiyet ([Ç.Geniuses]). Dahi ?.. Genius: Cin, peri, insan kaderine hükmeden kimse ([Ç. Genii]). Biri iyi ve diğeri kötü iki periden biri. Eski Roma mitolojisinde bir kimseyi veya yeri himaye eden cin ?.. Lingual: Dile âit. Dil ile telaffuz olunan (harf). Dil ile telaffuz olunan harf (t, d, n). Dil ile çıkarılan ses ?.. Pinnacle: Doruk, tepe, zirve. Bina ve duvar üzerine süs için yapılan sivri tepeli kule. *. En yüksek nokta veya devir. Sivri tepeli kule yapmak. En yüksek noktaya ulaştırmak ?.. Saving: Koruyan, muhafaza eden. Kurtarıcı. İdareci. *. Kayıtlayıcı. Tasarruf, iktisat. Ç. Biriktirilmiş para ?.. Saving: Maada, -den başka, gayri, yalnız ?.. Spalpeen: Çapkın delikanlı ?.. Vixen: Tilki (Dişi). Cırlak kadın. Şirret kadın. Cadaloz. Huysuz kadın. * ?.. İspanyolca, “fallo”: (İskambilde) Belirli bir rengin elde bulunmaması. (“Estar” fiiliyle birlikte kullanılır.) M. Eksiklik. Kusur. Başarısızlık ?.. Fosa,f: Mezar çukuru (Çukur,). Hendek. (Anat.) Boşluk. (Anat.) Oyuk ?.. Segundo: Yardımcı, muavin (M.). İkinci, ikinci gelen. İkinci derecede olan, tali. *. İkinci derecede olan kimse veya şey. Saniye ?.. İsveççe, “almanacka”: Takvim ?.. İtalyanca, “assiduo”: Çalışkan, hamarat. Aralıklı, sürekli. Kendini veren. Özenli. Titiz. İş(in)e bağlı (düşkün, tutkun). Durmadan … . *. Sık sık … ?.. Bipenne (la-): Balta (İki ağızlı) ?.. Eufemico: Kapalı (yoldan) (Üstü) ?.. Lingula: Dilcik, uzantı ?.. Medico legale: Doktor (Adlî) ?.. Japonca, “gyosen”: Gemisi (Balıkçı) ?.. Sagi no: Aldatıcı, hileci, dolandırıcı ?.. Songai: Zarar, hasar ?.. Suisai: Boya(Sulu). Suluboya resim ?.. Latince, “anguis”: Yılan. Draco takımyıldızı ?.. Aspîdis: Engerek yılanı ?.. Auxiliî: Yardım, müzaheret ?.. Genius: Koruyucu ruh. Aileyi ve devleti koruyan ve sürdüren kutsal eril güç. Zevk, hoşlanma, eğilim. Yetenek ?.. însidiae: Hile, hilekârlık (Engel,). Tuzak, pusu. * ?.. Lingula: Dil, burun ([Coğr.]) ?.. Phoenîcis: Anka kuşu, zümrüd-ü anka ?.. Saeculum: Yaş (Kuşak, nesil, ömür,). Çağ. Yüzyıl ?.. Lehçe, “fosa,f”: Hendek, çukur ?.. Kolyska,f: Beşik ?.. Ufny: Güvenilir, emniyetli. Saf. * ?.. Makedonca, “vesnik”: Gazete ?.. Norveççe, “hemmelig”: Saklı, gizli ?.. Rumca, “afino”: İzin vermek. Bırakmak, salıvermek. *. Koymak, yerleştirmek. Terk etmek, vazgeçmek ?.. Filago: Korumak, muhafaza etmek ?.. Leksiko: Lûgat ?.. Sırpça, “pomoċnik”: Yardımcı, muavin ?.. Vesnik: Haberci, ulak ?.. Ebcedleri, 147…

   Arabça, “sinn”: Ot kurutmak ?.. Almanca, “angesicht,n”: Manzara (Görünüş,). Yüz, çehre, sima. * ?.. Vorsprung,m: Cumba (Sepetlik,). Çıkıntı. *. Tümsek. (Ask.) Takaddüm, avans, avantaj, açma ?.. Boşnakça, “prašuma”: Orman (Balta girmemiş) ?.. Danca, “nyfødt”: Yeni doğmuş ?.. Filipince, “tabing-ilog”: Sahil. Nehir kıyısı. * ?.. Fransızca, “faction,f”: Komplo (Fesat, kundak,). Nöbet, nöbet bekleme, kol gezme. Uzun bekleyiş ?.. Métalangue,f: Dil(Üst) ?.. Navire amiral: Gemisi, amiral gemisi (Sancak) ?.. Pagination,f: Numaralama, sayfa numaralarını koyma (Sayfaları) ?.. Hollandaca, “doodschieten”: Öldürmek (Üzerine ateş ederek öldürmek, kurşuna dizmek, vurup). Kurşuna dizmek, kurşunlayarak öldürmek ?.. İngilizce, “fist”: Muşta (Yumruk,). El, el yazısı. (Matb.) İşaret parmağı. Yumruklamak. Avuçlamak ?.. Pagination: Numaralama (Kitap sayfalarını) ?.. Persian rug: Halısı (Acem) ?.. Sift: İncelemek, soruşturmak. Kalburdan geçirmek, elemek. *. Ayırmak ?.. İspanyolca, “conferir”: Görüşmek (Bir konuyu tartışmak,). Vermek, tevdi etmek (iş, görev vb.). *. Kıyaslamak, karşılaştırmak. Konuşmak, görüşmek. Konferans vermek ?.. İsveççe, “flitig”: Çalışkan, hamarat ?.. İtalyanca, “donna velata”: Kadın (Örtülü (kapalı, peçeli, zarlı)) ?.. Involto (il): Eğri büğrü, çarpık çurpuk. Çıkın. Sarıl/ı (-mış, -an). Bulaştırıl/mış (-an), sürüklen/miş (-en). Kapsan/mış (-an). * ?.. Pulsante: Yay, mandal, maşa. Atan. Vuran. Çarpan. Düğme. * ?.. Japonca, “nekutai pin”: İğnesi (Kravat) ?.. Romence, “furnicar”: Karınca yuvası. Kalabalık yer, mahşer ?.. Şmecher: Kurnaz ?.. Rumca, “platanos”: Çınar ağacı ?.. Sırpça, “opunomoċiti”: Ruhsat vermek (Vekil tâyin etmek, yetkili kılmak;) ?.. Prašuma: Orman, balta girmemiş orman (Bakir) ?.. Uznositi: Övmek; yüceltmek ?.. Ebcedleri, 550…

   Arabça, “sinne”: Kalem başı. Sapan demiri ?.. Almanca, “scheitel,m”: Başlangıç noktası ([Mat.] Mebde;). Tepe. *. Tepe, reis. Saçı ayırma çizgisi. (Mat.) Açının tepesi; zaviyenin re’si ?.. Spitzel,m: Hafiye, muhbir, ajan ?.. Boşnakça, “postelja”: Yatak ?.. Bulgarca, “çèlyust”: Diş. Çene. * ?.. Kìtnik: Dişi (Azı) ?.. Filipince, “pangatlo”: Üçüncü ?.. Fransızca, “fictive”: Düşvârî, mevhum. Uyduruk, aslı olmayan, yalan, yalancıktan. İtibarî. M. Düş, düşvârî ?.. Involuté: Kıvrılmış ([İlm-i nebat] Dıştan içe doğru) ?.. Manœuvrer: Entrika çevirmek, oyunlar yapmak (Dümen çevirmek,). Kullanmak, çalıştırmak, işletmek. Oyuna getirmek, Âlet olarak kullanmak, dilediği gibi yönetmek. Manevra yaptırmak. Manevra yapmak. (Ask.) Talim yapmak; manevra yapmak. * ?.. Sérigraphie: Resim (İpekbaskı tekniğiyle yapılmış). İpekbaskı, elekbaskı. * ?.. Hollandaca, “gift”: Hediye, armağan, bahşiş, teberru, sadaka, hibe, bağışlama. Zehir ?.. Kobaltblauw: Mavi (Kobalt mavisi renk, koyu) ?.. Medeweten: Haber, bilgi ?.. Mooerdenaar: Katil, cani, kanlı kasap ?.. Vrouwenjager: Çapkın, hovarda (Zampara,) ?.. İngilizce, “chalk talk”: Resim ve şekil çizerek konuşma (Tahtaya tebeşirle) ?.. Fictive: Masal veya hayâl kabilinden. Hayâlî, uydurma, sahte ?.. Gift: Hediye, armağan. İstidat, hüner, kabiliyet. Allah vergisi, atiye, ihsan. (Huk.) Hibe, hediye verme hakkı. Hediye vermek, hibe etmek ?.. Pampas cat: Kedi (Arjantin’e mahsus ufak yabanî). “Felis pajeros” ?.. Timelock: Kilit (Saati gelmeden açılmayan) ?.. İspanyolca, “asombrar”: Korkutmak. Gölgelemek, gölge vermek, karartmak. *. Şaşırtmak, şaşkına çevirmek ?.. Cigarrillo,m: Sigara ?.. Contezuelo,m: Hikâye (M. Küçük) ?.. Epitafio,m: Mezartaşı yazısı ?.. Vicegobernador,m: Vali yardımcısı ?.. İtalyanca, “benandata”: Bahşiş. Hava parası ?.. Cirrocumulo: Bulut (Yumak) ?.. Il primario: Hekim(Baş) ?.. Nipote (il): Torun. Yeğen. * ?.. Pantano: Oyun, düzen, dalavere. Batak(lık). Çirkef. * ?.. Pianto (il-): Gözyaşı (dök/me, -üş) (Ağıt,) ?.. Topolino: Fare yavrusu. Ev faresi. Yaramaz, ele avuca sığmaz ?.. Tubo dell’acqua: Su borusu ?.. Japonca, “shaberu”: Faraş (Kürek,) ?.. Shaberu: Konuşmak, anlatmak ?.. Latince, “digitus”: Parmak. Ayak parmağı. Sayma becerisi ?.. Puteâlis: Kuyuya âit ?.. Macarca, “vásár”: Pazar (Fuar, panayır,) ?.. Makedonca, “natajen”: Kederli (Kahırlı, üzüntülü, ızdırablı,) ?.. Rumca, “tehnazmo”: Oyun, kurnazca yapılan iş ?.. Sırpça, “postelja”: Yatak ?.. Sekutiċ: Diş (Kesici) ?.. Ebcedleri, 510…

   Arabça, “sinnen”: Yaşça, yaş bakımından ?.. Esenn: Daha yaşlı, en yaşlı. İhtiyar ?..Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça, “san”: Rüyâ. Uyku ?.. Çince, “sen”: Şemsiye ?.. Sen: Üç, (3) ?.. Danca, “sen”: Geç. Yavaş ?.. Farsça, “san”: “Benzer, andırır” mânâlarına gelerek birleşik isimler yapılır ?.. Çekçe, “sen”: Rüyâ ?.. “Levha: 12 Mart 1989… Üstadım’ın elinde, sayfalarını numaraladığı bir defter… Benim “Tilki Günlüğü” gibi… Ama o rüyaları değil, sadece günlük hadiseleri yazıyormuş… Bana, “senin yazdıklarında kendimi buluyorum !” diyor !..” (T.G. 4.222) ?.. Lehçe, “sen,m”: Uyku ?.. Slovakça, “sen”: Rüyâ ?.. İspanyolca, “san”: “Santo”nun kısaltılmışı ?.. İsveççe, “sen”: Geç ?.. Rumca, “san”: Gibi, kadar. Olarak, olsun diye. -diği zaman ?.. San: Dağ ?.. Almanca, “modell,n”: Örnek (Numune,). Model. *. Patron. (Tekn.) Kalıb, şema, biçim. Maket ?.. Öllampe,f: Lâmbası; toprak kandil (Yağ) ?.. Arnavutça, “Fle”: Uyumak ?.. Boşnakça, “Mučenje”: İşkence ?.. Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça, “nalik”: Benzer. Benzeyen ?.. Bulgarca, “uslùja”: Yardımda bulunmak, hizmet etmek, yardım etmek ?.. Çince, “you çi gon”: Boyacı ?.. Fince, “malli”: Örnek, numune. Kalıb; model. *. Dizayn ?.. Fransızca, “ligne,f”: Hat. Çizgi. Satır. Sıra, dizi. Vücut hatları. Yol, ulaştırma yolu. *. Eski bir uzunluk ölçüsü, başparmağın onikide biri. (Ask.) Saf. Savunma hattı. Olta. Ekvator. Soy. Profil, yandan görünüş. Umumî biçim ?.. Nain: Cüce. Bodur. Değersiz kimse, cüce, sürüngen ?.. Hollandaca, “bekijken”: İncelemek. Bir şeye bakmak; tartmak; karşılaştırmak ?.. Bijnaam: Lâkab; şöhret. Lâkab, takma ad ?.. Opgaaf: Haber (Bildiri, malûmat,) ?.. İngilizce, “bowman”: Okçu, ok atan kimse. Yay çeken kimse ?.. Demos: Halk (Eski Yunanistan’da) ?.. Guilloche: Nakış, meneviş (Girift). (Mim.) Sarılı veya bükülü iki üç telden ibaret pervaz ?.. İspanyolca, “Agalbanada”: Tembel, tasasız, gevşek ?.. Azulosa: Mavimtrak ?.. Olisca: Mütecessis, meraklı. Kötü kokan. * ?.. Posible: Olabilir, mümkün, imkân dahilinde. Muhtemel, kabil. M. İmkân, olanak. Pl. Şahsî servet ?.. İtalyanca, “domani”: Yarın ?.. Donna: Kadın, karı, eş. Sevgili. Hizmetçi. Bayan, hanım. (Kâğıtta) Kız ?.. Macello: Öldür/me (-üş), kır/ma (-ış), kırım, biç/me (-iş) (Kıran, toptan). Mezbaha, kesimevi. Kasap (dükkânı). * ?.. Japonca, “mihon”:  Örnek, numune ?.. Latince, “adsum”: Yardım etmek [Özellikle kanunda] (Desteklemek,). Hazır olmak. Yakınında olmak, mevcut olmak. *. Gelmek. (Mahkemede) Huzurunda bulunmak ?.. Ampullae: Testi, küçük bir amphora (İki kulplu). Küçük küb, çömlek. ifâde mükemmelliği ?.. Animî: Ruh (Zihin,). Bilinç, akıl, düşünce, fikir, hayâl. Huy, karakter. Kalb, duygular. Hafıza. Cesaret, yüreklilik, gurur, kuvvetli duygu. Amaç. Huysuzluk, gazab ?.. Asîlî: Sineği (At) ?.. Colloquî: Mülâkat, müzakere, konferans (Konuşma,) ?.. Cymbium: Bardak (İki kulplu). Kadeh ?.. Domina: Hanım, ev sahibesi. Eş, karı, sevgili. Hanımefendi ?.. Laudis: Ün (Şeref, şân, şöhret,). Övgü, tasvib. *. Övgüye değer hareket, değer, kıymet ?.. Mâchinae: “Mâchina”nın çoğulu ?.. Nânî: Cüce, bodur ?.. Saeculî: Yaş (Kuşak, nesil, ömür,). Çağ. Yüzyıl ?.. Letonca, “kaíis”: Kedi. Çivi, pim, saplama ?.. Norveççe, “benevne”: İsimlendirmek ?.. Romence, “doamnă”: Hanım (Bayan,) ?.. Îngădui: İzin vermek, müsaade etmek. Sabretmek. İzin verilmek ?.. Mîine: Yarın ?.. Viclenie: Hile (Kurnazlık,) ?.. Rumca, “diavulevome”: Müzakere etmek, etraflıca görüşmek ?.. Konghi: Çukur, oyuk ?.. Rusça, “mavzolyey”: Kabir, mozole(Anıt) ?.. Sırpça, “aluzivan”: İmâlı, mânidar, gizli mânâsı olan ?.. Lenčuga: Tembel kimse, miskin ?.. Ebcedleri, 111…

   Arabça, “sinsin”: İyeği kemiklerinin arka tarafının ucu ?.. Türkçe, “söyle ona sinsin” cümlesindeki “sinmek”ten ?.. Almanca, “Äffchen,n”: Maymun; maymuncuk (Küçük) ?.. Breccie,f: Breş; köşeli yığışım (Jeoloji) ?.. Hydra,f: Şuca, suyılanı (Astr.). Yedi başlı yılan; ejderha ?.. Boşnakça ve Sırpça, “uzor”: Örnek, numune, mostra ?.. Endonezca, “penanggung”: Kefil. Destekçi. Sigortacı ?.. Pendek dan gemuk: Bodur, kısa ve tıknaz ?.. Ridah: Din değiştiren kimse. Hain. Din değiştirme ?.. Fince, “salapoliisi”: Dedektif ?.. Fransızca, “bayadère,f”: Çengi; Hind rakkasesi. Renk renk çizgili ?.. Cahier,m: Muhtıra, bir çok kimse tarafından imzalanmış dilekçe ([Eskiden] Mahzar,). Defter. * ?.. Cédraie,f: Ormanı, dağselvisi ormanı (Sedir) ?.. Cravache,f: Kırbaç, kamçı ?.. Fouineuse: Meraklı, her şeyi merak eden, her şeye burnunu sokan ?.. Hydre,f: Ejderha. Hidra ?.. Vipère: Engerek. Yılan gibi adam ?.. Hollandaca, “azuur”: Mavisi; açık mavi (Gök) ?.. Behoeder: Koruyan; koruyucu; esirgeyen; esirgeyici; kurtaran; kurtarıcı ?.. Opflikken: Tamir etmek, onarmak, daha iyi bir görünüş vermek. Yamamak ?.. İngilizce, “approach”: Başlangıç. Yaklaştırmak, yakına getirmek, yaklaşmak, yanaşmak, yakına gelmek. Başvurmak, müracaat etmek. Başlamak, işe koyulmak. Yaklaşma, yanaşma. Medhal. *. Golf topunu yeşil meydana sokan vuruş ?.. Birch: Değneği (Bu ağaçtan yapılmış falaka). Huş ağacı. “Betula”. Bu ağacın kerestesi. *. Bu değnekle sopa atmak ?.. Breccia: Kaya (Breş, brike, bibirine yapışık köşeli parçalardan meydana gelmiş) ?.. Brize: Sineği (At) ?.. Hydra: Yılan (Herkül tarafından öldürülen dokuz başlı). Güney yarımkürede bulunan yılana benzer bir takımyıldız. Suyılanı. Tatlı su polipi. *. Kolayca defedilemeyen belâ ?.. Red dye: Boyası (Fes) ?.. İspanyolca, “apoderada”: Vekil. Manastır vekilharcı. Yetkili kılınmış (kimse). Yönetici, menajer ?.. Apoyar: Yardım etmek. Dayamak. Destekle tutmak. Arkasını bir yere verdirmek, dayatmak. Desteklemek. *. Dayanmak. Yeniden konmak. Varıp dayanmak ?.. Bayadera: Çengi ?.. Buhedera,f: Pencere (Yuvarlak). Mazgal deliği. *. Boşluk ?.. Cuadro: Resim, tablo. Dört köşeli. M. Kara, dörtköşe. *. Çerçeve, resim vb. çerçevesi. Çiçek tarhı. (Tiyatro eserinde) Sahne, tablo. Manzara, görünüş. (Ast.) Gök cisimlerinin araları 90 derece açık iken görünüşü. (Matb.) Baskı makinesinin levhası. (Ask.) Bölük. (Ask.) Bir birliğin komutanları. Pl. Oyun zarları ?.. Recodo,m: Kavis (Viraj,). Kıvrılma, döşeme, köşe, dirsek. * ?.. İsveççe, “ridå”: Perde ?.. İtalyanca, “cedraia”: Ormanı (Sedir, sedir). Ağaçkavunu tarlası ?.. Cricca: Düzenbazlar takımı, dalevereciler, yolsuzluk arkadaşları ?.. Vipera: Engerek (yılanı). Yılan (gibi). Mayın tarlası(nda yol) açıcı ?.. Japonca, “magomusume”: Torun (kız) ?.. Latince, ”hydra”: Yılan (Yedi başlı efsanevî bir) ?.. Similis: Benzer, birbirine yakın, müşabih (Birbirine) ?.. Vîpera: Engerek, sağır yılan (Zehirli yılan,) ?.. Lehçe, “ruczaj,m”: Dere ?.. Wraz: Beraber, birlikte ?.. Macarca, “azúr”: Mavisi (Gök) ?.. Vipera: Engerek ?.. Makedonca, “zbira”: Devşirmek (Toplamak,). İçine almak, sığmak ?.. Portekizce, “coração”: Kalb ?.. Romence, “eroic”: Kahraman. Kahramanca ?.. Probă: Örnek, numune. Deneme, tecrübe. *. Delil. İmtihan ?.. Vrabie: Serçe ?.. Rumca, “dori”: Mızrak ?.. Harazo: Çizmek. Oymak. Kazımak ?.. Mosholivano: Günlük, buhur ?.. Sırpça, “ċure”: Hindi yavrusu ?.. Ebcedleri, 220…

   Arabça, “sinîn”: Sünun. Seneler, yıllar. Sina Dağı ?.. Almanca, “sinn,m”: Mânâ, medlul, meâl, ruh, mefhum. İçyüz, bâtın. Hâsse, duygu. Hassasiyet. Anlayış. His, duygu, ihtisas. *. Meram, maksat, niyet. Arzu, istek. Akıl, zihin, kafa. Karakter, seciye, cibilliyet, mizaç. Mazmun ?.. İngilizce, “deadly sin”: Günah (Ağır). (Deadly: Öldürücü. Zehirli. Ölüm derecesinde. Ölüm gibi.) ?.. Norveççe, “sinn”: Duyu, ruh, tabiat ?.. Almanca, “begeg-nung,f”: Mülâkat, telâki, temas, görüşme. Tesadüf, rastlantı. Karşılama. (Spor) Karşılaşma, maç, randevu. *. (Ask.) Çarpışma, müsademe, çatışma ?.. Almanca, “flugzeug,n”: Uçak, tayyare ?.. Fuchshai,m: Balığı (Saban balığı, tilki) ?.. Lobgesand,m: Fahriye. Temcit. Naat. Medhiye, övgü. * ?.. Schlange,f: Engerek; uzun hayvan (Yılan,). Balyemez. Şirret kadın. Serpantin. Halkın sıra beklemek için ard arda durarak meydana getirdiği dizi; kuyruk ?.. Sims,m,n: Pervaz. Tiriz. Raf. Korniş ?.. Arabça, “müsellem”: Güvenilir. Sabit, kesin. Teslim oluş. * ?.. Arnavutça, “ndihmës”: Yardımcı ?.. Bulgarca, “spomàgam”: Yardım etmek, yardım göstermek ?.. Danca ve İsveççe ve Norveççe, “fisk”: Balık ?.. Danca, “handling”: Hikâye, mevzu ([Film vb.]). Olay. Eylem, davranış, hareket ?.. Killing: Kedi yavrusu, yavru kedi ?.. Spindelvæv: Örümcek ağı ?.. Fransızca, “flacon,m”: Şişe (Kapaklı). Şişe ?.. Médi-sance,f: Dedikodu, söylenti. Dedikoduculuk, çekiştirme, arkadan konuşma. * ?.. Hollandaca, “afbeelden”: Göstermek. Tasvir etmek; resmetmek; simgelemek; resmini yapmak; tanımlamak ?.. Flacon: Şişesi, lavanta şişesi, lavantalık (Koku). Lakon, demirden veya camdan kapak, şişe kapağı. * ?.. Loslippig: Geveze, çenesi düşük (Konuşkan, lakırdıcı,) ?.. İngilizce, “baneful”: Öldürücü, zehirli. Mahvedici, muzır ?.. Killing: Öldürücü. Öldürme. Vurgun (av). Vurgun, büyük kazanç. *. Çok güldürücü, katıltıcı. Çok kuvvetli, pek sıkı ?.. Polygonum: Değneği (Çoban) ?.. İtalyanca, “alluvione (l’-)”: Su bas/ması (-kını). Lığ ?.. Ampollina: Şişe, şişecik (Küçük). Şarap şişesi (kabı). Kum saati ?.. Galagone (il-): Maymunu (Bir Afrika) ?.. Lessico: Lûgat (Küçük). (Bir dildeki) Sözler ?.. Malizioso: Kurnaz. Kötü (düşünen), içinde kötülük olan. *. Alaycı, iğneleyici ?.. Neglienza: Tembellik, uyuşukluk. Özensizlik, baştan savma, savsaklama, umursamazlık. * ?.. Pennello: Ressam, resimci. Fırça. *. Üçgen bayrak, küçük bayrak. Ek demir (çapa) ?.. Latince, “explânô”: Yorumlamak, açıklamak. Aşikâr etmek, açıkça ifâde etmek, beyân etmek. *. Açıkça söylemek ?.. înficiô: Boyamak, rengini bozmak, lekelemek, bulaştırmak. Batırmak, banmak. *. Zihnini doldurmak, telkin etmek, öğretmek. Bozmak, zehirlemek ?.. Mandûcus: Obur kimse. Yiyecek çiğneyen bir kimseyi temsil eden maskeli kişi ?.. Lehçe, “zaludnienie,n”: Halk (Nüfus,) ?.. Litovca, “debesëlis”: Bulut ?.. Macarca, “gyilkolni”: Öldürmek, katletmek ?.. Norveççe, “spindelvev“: Örümcek ağı ?.. Rumca, “Doloplokos“: Hileci, entrikacı ?.. Skiodis: Gölge ?.. Slovakça, “spoľahlivý“: Güvenilir. İnanılır. Sadık ?.. Ebcedleri, 170…

   Arabça, “sinin-i sâlife”: Geçen yıllar ?.. Almanca, “begräbnis,n”: Mezar, kabir. Cenaze alayı; tedfin (merasimleri). * ?.. Çince, “lü şı”: Avukat ?.. Fransızca, “désigner”: İsimlendirmek. Belirtmek, göstermek. *. Seçmek, atamak, tâyin etmek. Görevlendirmek ?.. Grison: Eşek ([M.]). Kır. Kıranta, kır saçlı. * ?.. Romanichel: Çingene. Serseri, aylak ?.. Hollandaca, “allerwegen”: Her yerde; her tarafta ?.. Hydrofiel: Sineği (Su). Suemer. * ?.. İtalyanca, “dipingere a guazzo”: Resim yapmak (Tutkallı sulu boya ile) ?.. Epigrafe (la): Mezar taşı. Adak yazı. Alıntı ?.. Lacrime di gioia: Gözyaşları (Sevinç) ?.. Porzioncella: Paycık, küçük pay. Parçacık, küçük parça. Küçük kap ?.. Japonca, “chuushaki”: Şırınga (İğne,) ?.. Kyoohaku suru: Korkutmak ?.. Latince, “cônferô”: Görüşmek, müzakere etmek. Bir araya getirmek, bir yere toplamak, yığmak, birleştirmek. (İane, para vs) Ödemek. *. Muharebe vermek, çarpışmak. Biçimini değiştirmek. Bir amaç için (zaman vs) kullanmak, hasretmek. Atfetmek, hamletmek. Ertelemek ?.. Congiârium: Armağan (Askerlere dağıtılmak üzere para olarak verilen). Halka yapılan ihsan, iane ?.. Macarca, “lerájzolni”: Resmini yapmak ?.. Romence, “nufăr”: Nilüfer ?.. Răspîndi: Yaymak, saçmak. Yayılmak, saçılmak ?.. Rumca, “fereces”: Peçe ?.. Sinendefksi: Mülâkat (Röportaj,) ?.. Sırpça, “govorni jezik”: Dili (Konuşma) ?.. Plavuša: Sarışın, sarı saçlı (kadın) ?.. Ebcedi, 346…

   Arabça, “Sînîn”: Sinâ dağı ?.. Almanca, “einschlag,m”: Kıvrım (Bürüm,). Vuruş, düşüş (noktası). İnfilâk, patlama. (Pantalon) İçine bastırılan kumaş parçası; kasma, kasıntı, kırma. Dikiş payı. Çekme payı. Argaç, atkı. *. Kan katımı. Alâmet, emare ?.. Flasche,f: Şişe. (Tekn.) Makara. Kabiliyetsiz, liyakatsiz adam ?.. Moschus: Misk ?.. Danca, “spøgelse”: Hayâlet, ruh, hortlak ?.. Fransızca, “espionne”: Casus. Gizli polis, sivil polis. Muhbir. Gözetleyici. M. Görünmeden gözetlemeyi sağlayan küçük ayna, dikiz aynası ?.. Fils,m: Torunlar, -in soyundan gelenler ([Pl.]). Erkek evlâd, oğul. *. (Büyük harfle) İsa Peygamber ?.. Olivaison,f: Devşirme mevsimi (Zeytin). Zeytin devşirme, zeytin toplama. * ?.. Pseudonyme,m: İsim (Takma). [Eski] Müstear isimli, müstear isimle yazan ?.. Hollandaca, “benoeming”: İsimlendirme. Tâyin etme veya edilme; atama ?.. Kleinzoon: Torun (Erkek) ?.. Pensioen: Maaşı (Emekli). Emekliye ayrılma. * ?.. Pseudoniem: İsim, takma isim altında yayınlanan kitap (yazar vb.) (Takma) ?.. İngilizce, “analogous”: Benzer, paralel, muvazi. (Biyoloji) Kuş ve böcek kanatları gibi aynı vazifeyi gören ?.. Lexicon: Lûgat ?.. Nom de plume: İsmi (Yazarın takma) ?.. İspanyolca, “cansino”: Yorgun. Yorgunluk gösteren. Dermansız, bitkin ?.. İsveççe, “fyllig”: Tombul, dolgun ?.. İtalyanca, “macellazione”: Öldür(ül)me (-üş). Kes(il)me (-iş). Kır(ıl)ma (-ış). * ?.. Passaggio: Geçiş, geçme. Geçit. Taşı(n)ma (-yış, -ış) (parası), geçir(il)me (-iş) (parası). (Bir yazardan alınan) Parça. Top geçirme (uzatma, verme) ?.. Pensione: Maaşı (Emekllilik, emekli). Pansiyon, yurt ?.. Pignone (il-): Duvarı (Kıyı). İç dişlisi, küçük dişli ?.. Latince, “cassium”: Ağ, tuzak. Örümcek ağı ?.. Cênsus: Servet, mülk. Romalı yurttaşların ve mülklerinin saptanması ve tescili, sayım. Sayım cetveli, listesi. Sayımda kaydı yapılan servet. * ?.. Cênsûs: Servet, mülk. Romalı yurttaşların ve mülklerinin saptanması ve tescili, sayım. Sayım cetveli, listesi. Sayımda kaydı yapılan servet. * ?.. Lehçe, “donosiciel,m”: Muhbir, ihbarcı, gammaz ?.. Wieloznaczny: Mânâlı (Çok) ?.. Romence, “ascuns”: Saklı, gizli ?.. Rusça, “izıskaniye”: Araştırma ?.. Ebcedleri, 180 ?..

   Almanca, “sinnbild,n”: Timsal, sembol, simge, amblem, rumuz ?.. Boşnakça ve Hırvatça, “obrva”: Kaş ?.. Danca, “lønning”: Maaş, aylık. Ücret. * ?.. Fince, “raippa”: Değnek, çubuk ?.. Fransızca, “assemblage,m”: Toplanma, birikme (Bir araya gelme,). (Teknikte parçalar için) Takılıp ekleşme, takma, ekleme, toparlama. (Matb.) Harman, harmanlama ?.. Azurée: Mavisi (Gök renginde, gök) ?.. Chèvre,f: Sehpa, sıpa. Keçi. Yük kaldırma düzeni. *. M. Keçi peyniri ?.. Indochinoise: Hindiçinli, Çinhindiyle alâkalı ?.. Langue spéciale: Dil (Özel) ?.. Papier,m: Kimlik kâğıdı; askerlik vesikası; pasaport. Kâğıt. Yazılı kâğıt, evrak. Çok ince maden yaprak veya tabaka. Gazete makalesi, makale. Ticaret senedi, poliçe gibi evrak. * ?.. Hırvatça, “priča”: Hikâye. Dedikodu ?.. Hollandaca, “curve”: Kıvrıntı; viraj; dönemeç (Eğri çizgi (hattı); büküm;) ?.. Draai: Büklüm, dönemeç, viraj, kıvrıntı (Eğrilik,). Dönme, devir. * ?.. Proza: Nesir, düz yazı. Adilik, kuruluk ?.. İngilizce, “cover”: Örtü (Kapak,). Battaniye. Cilt. Bahane. Sofra takımı. (Tic.) Karşılık. Korumak, müdafaa etmek. Kapamak, örtmek, kaplamak. Kapsamak, ihtiva etmek, şâmil olmak. Sigorta etmek. *. Saklamak, gizlemek. Yol almak, katetmek. (Gazet.) Röportajını yapmak, yazmak. Kuluçkaya yatmak. (Erkek hayvan) Cinsî münasebette bulunmak. Mesuliyetini üzerine almak. İdare etmek. Yerini doldurmak. Yetmek, kâfi gelmek. Silâh ile tehdit etmek. Destek atışı sağlamak. Aynı miktarda para koyarak bahse girişmek ?.. Curve: Kavis, kıvrım, eğrilmiş şey (Eğri,). Viraj. Topun vuruşu takiben havada bir eğri çizmesi. Bu eğri. İmtihan notları sonucu sınıf standartına göre not verme sistemi. Eğmek, eğilmek, bükmek, bükülmek, kavisleştirmek, kavis meydana getirmek ?.. Fly blind: Uçmak ([Hav.] Yalnız âletleri kullanarak) ?.. Hopper: Sıçrayan kimse veya şey. Sekerek yürüyen kimse. Pire gibi sıçrayan böcek. Silo. Gemi yüklemek veya boşaltmak için kullanılan dibi açılır büyük kova ?.. Ocher: Boya (Kırmızı veya sarı renkli bir çeşit demir cevheri, aşıboyası, toprak). Koyu sarı renk ?.. Ochre: Boya (Kırmızı veya sarı renkli bir çeşit demir cevheri, aşıboyası, toprak). Koyu sarı renk ?.. Redhead: Kızıl saçlı kimse. Kırmızı başlı bir cins ördek ?.. Spanish oak: Meşe, sapsız meşe (Bodur). “Quercus rubra” ?.. Sweepings: Süprüntü ?.. İspanyolca, “barbado”: Sakallı. Bıyıklı (balık) M. Köküyle dikilen ağaç. Ağaçların köklerinden çıkan küçük kökler. Teke ?.. Brezo,m: Süpürge çalısı, süpürge otu, funda ?.. Broza,f: Saman (At yemi için ufak ufak kesilmiş kuru ot ve). Kuru tahta, çalı çırpı. Sık çalılık veya ağaçlık. *. Çerçöp, süprüntü, döküntü. (Matb.) Fırça ?.. Cajero,m: Veznedar (Kasiyer,). Kutu veya mahfaza yapan kimse. * ?.. Corva: Kıvrık ?.. Criba,f: Kalbur, süzgeç. Elek ?.. Cruz,f: Haç. Çarmıh. Çarmıha germe. Haç işareti, istavroz. Haç biçiminde herhangi bir işaret. Paralarda haç işareti olan yüz. Bazı hayvanlarda iki kürek kemiği arasındaki kısım. Ağaçlarda gövdenin bitip dalların başladığı kısım. Görev, iş, yük. Pl. Haç burcu ?.. Curva,f: Eğri. Bir şeyin değişik safhalarını gösteren şematik çizgi. Dönemeç ?.. Río,m: Irmak, nehir, akarsu. Bolluk, bol miktar. Kalabalık ?.. İtalyanca, “anfibologia”: Mânâlı söz (İki). Her yöne çekilirlik ?.. Curva: Eğri. Dönemeç. Yörünge, izlenen yol ?.. Eliminazione: Öldür(ül)me (-üş), ortadan kaldır(ıl)ma (-ış). Ele(n)me (-yiş, -iş). At(ıl)ma (-ış), çıkar(ıl)ma (-ış). * ?.. Fiumicello: Irmak, çay (Küçük) ?.. Orco: Cehennem. Canavar, dev. Öcü. Cehennem ilâhı. * ?.. Rio: Dere. Kanal ?.. Sussidio: Yardım. Destek ?.. Japonca, “hari”: İğne ?.. Hari: Gerilim ?.. Latince, “adrâdô”: Tıraş etmek (Dipten kazımak,) ?.. Follis: Kese (Küçük deri çanta,). Körük. *. Boksörlerin yumruklama topu, havayla şişirilmiş oyun topu, havayla şişirilmiş yastık. Mide. Şişirilmiş yanaklar ?.. Indâginis: Araştırma, soruşturma, inceleme. (Av) Sürme. Kuşatma, sarma. Vahşi hayvan, düşman ve miras avcılığı. * ?.. Mâzonomus: Tabak, çanak. Tepsi ?.. Lehçe, “barwa,f”: Renk, boya ?.. Czerw,m: Kurt, solucan ?.. Pazur,m: Pençe. Tırnak ?.. Macarca, “megbeszélni”: Görüşmek ?.. Megcsinálni: Tamir etmek (Yapmak, hazırla-mak,) ?.. Makedonca, “proza”: Nesir, düz yazı ?.. Portekizce, “curva”: Eğri ?.. Romence, “barcă”: Sandal, kayık ?.. Rîu: Irmak, çay ?.. Rumca, “arhi”: Baş, başlangıç. Temel. İlke, prensib. Yetkili merci ?.. Doro: Hediye, armağan. İkramiye. Prim ?.. Hria: Renk, renk otu ?.. Proza: Nesir (Düzyazı,) ?.. Rusça, “zabor”: Duvar, çit ?.. Slovalça, “pazúr”: Pençe, tırnak ?.. Sırpça, “čuvar”: Bekçi, koruyucu. Gözetleyici; gözcü ?.. Drvo: Değnek, sopa. Ağaç. Odun, ağaç parçası. * ?.. Obrva: Kaş ?.. Priča: Hikâye ?.. Proza: Nesir, düz yazı ?.. Zavera: Komplo, gizli düzen, tuzak ?.. Ebcedleri, 216…

   Almanca, “sinnbildlich”: Sembolik, timsalî, remzî ?.. Begierig: Mütecessis (Meraklı,). Arzu-lu, istekli, müştak. *. Birşeye düşkün, teşne. Haris, tamahkâr, açgözlü ?.. Krampe,f: Kanca; çatal çivi; krampon, kenet (U şeklindeki). Tel rabtiye; tırnak ?.. Vorlage,f: Örnek (Numune,). Meşk. *. Biçim, şekil, model, patron. Lâyiha, tasarı; kanun lâyihası. İbraz, ihticaç. Sunma; berayı tetkik arzetme. (Futb.) İleri pas. Öne doğru eğilme ?.. Boşnakça, “ponor”: Uçurum ?.. Bulgarca, “predpàzvam”: Korumak, muhafaza etmek ?.. Pròlog: Önsöz ?.. Endonezca, “pokrol”: Avukat ?.. Warna: Renk. Boya. Renklendirme. Hafif renk. Renk ayrıntısı ?.. Estçe, “perse”: Eşek, merkep ?.. Fince, “murhaaja”: Cani, katil ?.. Fransızca, “échancré”: V biçiminde oyulmuş (Hilâl veya) ?.. Ormoie,f: Ormanı (Karaağaç) ?.. Hollandaca, “bièren”: Ağlamak (Bağırıp çağırmak; yaygarayı basmak; cırcır etmek; hıçkıra hıçkıra). Melemek; böğürmek. * ?.. Branie: Yiğit; cesur. Hiçbir şeyden korkmayan kişi. Çalımcı; blöfçü ?.. Jaargeld: Maaşı (Senelik maaş, emekli) ?.. Komen aanwaalen: Ziyaret etmek; uğramak ?.. Loffelijk: Övgüye veya saygıya değer (Şayanı takdir,) ?.. Verven: Boyamak, badana etmek ?.. İngilizce, “bourn”: Çay, su ?.. Cairn: Mezar veya işaret noktası (Taş yığını halinde abide,) ?.. Darkblue: Lâcivert ?.. Pandora: Güzel kadın ([Yun. Mit.] İnsanlara ceza olarak Zeus tarafından gönderilen) ?.. Renew: Tamir etmek. Yenilemek, yenileştirmek. Yeni hayat vermek. Tekrar başlamak, yeniden başlamak. Tekrar etmek. Tazelemek, canlandırmak, gençleştirmek. *. Eksiğini tamamlamak. Müddeti uzatmak. Yenilenmek. Yeniden başlamak ?.. Scar: Kaya (Çıplak) ?.. Scar: Yara izi. Geçmişin bıraktığı kötü renk. Dökülmüş yaprağın dal üzerindeki izi. Yara izi bırakmak ?.. İspanyolca, “ancorca,f”: Boyası(Aşı) ?.. Cachirulo,m: Yelkenli (Üç direkli küçük). İçki şişesi. *. 18’inci yüzyılda kadınların başlarına taktıkları bir süs ?.. Encachar: Sıvamak (Betonla). Taş döşemek ?.. Machacador,m,f: Parçalayan (Kıran,). Ezen, döven. * ?.. Plegador: Büken. Katlayan. *. Kıvıran. M.,F. Katlama vb makinesi ?.. Plegador,m: Bağış toplayan kimse ?.. Serpa,f: Tomurcuk (Bağ kütüğünde kısır) ?.. Verano,m: Hasat. Yaz mevsimi. Yaz. * ?.. Zaranda,f: Süzgeç. Kalbur, elek. * ?.. İtalyanca, “averno”: Cehennem (Eskiden). Cehennem …(s)i ?.. Cras: Yarın ?.. Fama mondiale: Ün (Dünya çapında) ?.. Raspa: Eğe (Törpü, rende,). (Eski bir) Meksika dansı ?.. Japonca, “kyuuryoo”: Maaş ?.. Ranchi: Vapur (Küçük) ?.. Latince, “conclûsiuncula”: Mânâlı söz (Kaçamaklı söz,). Batıl, abes bir istidlâl. * ?.. Crâs: Yarın. Gelecekte ?.. Discessus: Gidiş, ayrılış. Ayrılma. *. Askerî yürüyüş ?.. Falsidicus: Yalan söyleyen ?.. Praes: Kefil. Bir kefilin mülkü ?.. Lehçe, “ochrana,f”: Koruma, himaye ?.. Makedonca, “kapikira”: Karikatürünü yapmak, çizgilerle alay etmek ?.. Krçma: Meyhane ?.. Ponor: Uçurum ?.. Romence, “renova”: Tamir etmek (Yenilemek,) ?.. Rumca, “erevno”: Araştırmak, aramak, soruşturmak ?.. Harizma: Hediye (Armağan,). Allah vergisi. Yetenek, kabiliyet. Bedava ?.. Parimia: Atasözü ?.. Rusça, “ohrana”: Koruma ?.. Sırpça, “krčma”: Meyhane (Lokantalı han,) ?.. Ponor: Uçurum, dipsiz derinlik ?.. Rečni: Irmakla ilgili ?.. Ebcedleri, 264…

   Almanca, “sinngedicht,n”: Epigram, iğneleme ?.. Autor,m: Yazan, müellif; eser sahibi; muharrir. İmza ?.. Rotz,m: Sümük. (Tıb) Ruam (veya sakağı) hastalığı; mankafalık ?.. Danca, “tredje”: Üçüncü ?.. Endonezca, “petir”: Yıldırım. Gök gürlemesi. *. Şimşek ?.. Fince, “etsiskellä”: Araştırmak ?.. Fransızca, “bardot,m”: Katır. Yük hayvanı ?.. Faignante: Tembel ?.. Feignante: Tembel ?.. Héraut,m: Haberci, öncü, muştucu. [Eski çağlarda] Çavuş, münadi. * ?.. Pitre,m: Palyaço, soytarı ?.. Tueur: Öldüren, katil. Kesici, kasap ?.. İngilizce, “departed”: Vefat etmiş (Geçmiş, müteveffa,) ?.. İspanyolca, “arreador,m”: Kamçı, kırbaç. Sopayla vurup dallardan zeytinleri düşüren kimse ?.. Autor,m,f: Yaratıcı, yaratan. Yazar, müellif. Tiyatro idarecisi. Bir suçu işleyen kimse veya suç ortağı, fail ?.. Barcote,m: “Barco”nun büyültülmüşü ?.. Corbeta,f: Gemi, korvet (Dört direkli) ?.. Retajo,m: Kesilmiş şey (Budanmış veya kırpılmış veya). Çepeçevre kesme. Budama, kırpma. Sünnet etme. * ?.. Simplista: Aktar (M. Botanik âlimi, ilâçlık otlar satıcısı,). Basitleştiren. Yalınlaştırıcı. *. Şifalı ot koleksiyonu yapan kimse ?.. Sugestión,f: İmâ, ihtar, fikir verme. Telkin. *. Öneri, teklif. Tavsiye ?.. Votar: Sövmek, küfür etmek. Bir adak adamak. *. (Por) Oy vermek ?.. İsveççe, “tjur”: Boğa ?.. İtalyanca, “fossato”: Çukur, hendek (Uzun). Dere(cik) ?.. Latince, “tiarae”: “Tiara”nın çoğulu ?.. Tueor: Korumak, kollamak, savunmak, desteklemek, muhafaza etmek. Görmek, seyretmek, gözönünde tutmak, düşünüp taşınmak, yoklamak. * ?.. Lehçe, “tożsamość,f”: Kimlik, hüviyet ?.. Norveççe, “tredje”: Üçüncü ?.. Rumca, “pseftis”: Yalancı, yalan söyleyen, uydurukçu ?.. Ebcedleri, 613…

   Almanca, “sinngemäß”: Mümasil, analog. Mânâsına uygun olan (olarak). *. Bina-enaleyh ?.. Anhängeschloß,n: Kilit (Asma) ?.. Gedrungen: Kısa boylu (Bodur, tıknaz;). Mucez, veciz ?.. Lindwurm,m: Ejderha ?.. Mariendbild,n: Meryem Ana tasviri ?.. Sich waffnen: Silâhlanmak ?.. Bulgarca, “leşoyàd”: Akbaba ?.. Çince, “cu şığ çi”: Şırınga ?.. Danca, “granske”: Araştırmak. (Hek.) Muayene etmek ?.. Fransızca, “farceuse”: Maskara, soytarı. Zirzop. Şakacı, matrak ?.. Fraise,f: Testere ([Dişçilikte] Tekerlek). Çilek. Bir deliğin ağzını genişletecek âlet, freze. *. Dana veya kuzu gömleği, yağlı karın zarı. [Eskiden] Kırmalı yakalık. Hindinin kırmızı gerdanı. Köprü ayağı çevresindeki kazıklar. Yüz, surat ?.. Frisée: Kıvırcık. Kıvırcık saçlı, kıvırcık tüylü. Bürümcük yapraklı, yaprakları bürümcük gibi kıvrılı ?..  Huissier,m: Kapıcı. Odacı. Mübaşir ?.. Liminaire: Başında yer alan (Bir kitab, bir nutuk veya tartoşmanın) ?.. Hollandaca, “gedrongen”: Kısa boylu (Tıknaz, bodur,) ?.. Kassier: Veznedar (Kasier,) ?.. Krakeling: Kelebeği (Gece). (Susamlı, ekseri tuzlu) Simit. * ?.. Lansier: Süvari (Mızraklı) ?.. İngilizce, “grandiose”: Heybetli, muhteşem, yüksek. Göz alıcı. Tantanalı, debdebeli, gösterişli ?.. İspanyolca, “alfiler,m”: İğne. İğne şeklinde mücevher. İğnenin sivri ucu. Küba’da yetişen bir cins ağaç. Sığır filetosu. Bıçak, hançer. Pl. İğnelerle oynanan bir çocuk oyunu ?.. İtalyanca, “erinni (la)”: İşkence (Cehennem ilâhesi,) ?.. Pangere a caldi occhi: Ağlamak (Hüngür hüngür) ?.. Japonca, “busoo suru”: Silâhlanmak ?.. Shikyuu: Dölyatağı, rahim ?.. Latince, “perspicâcîs”: Ferasetli, sürati intikal sahibi (Keskin zekâlı, keskin gözlü, anlayışlı,) ?.. Piscârius: Balığa âit. Balıkçılığa âit ?.. Rîdibundus: Gülen ?.. Lehçe, “roznosić”: Yaymak. Götürmek, taşımak. * ?.. Norveççe, “granske”: Araştırmak, aramak ?.. Rumca, “dierevnisi”: Araştırma, tahkik. Sorgulama, sorgu ?.. Sırpça, “predsednik”: Başkan, reis ?.. Ebcedleri, 352…

   Almanca, “sinnverwandt”: Müteradif, eşanlam(lı), anlamdaş ?.. Fransızca, “bateau plat”: Gemi (Dibi düz) ?.. Quart d’heure,m: Ân, kısa bir süre. Onbeş dakika, çeyrek. * ?.. İtalyanca, “guaritore”: Doktor (Diplomasız). İyileştir/ici (-en). *. Otçu, köy doktoru ?.. Il frangente: Kaya ((Dalgakıran) Kaya(lık), kör) ?.. Soffiatore: Haber uçuran, muhbir. Üfle/yici (-yen). Üfür/ücü (-en). Hava ver/ici (-en) (yap/ıcı, -an). Elinden al/ıcı (-an). * ?.. Latince, “fraudulentus”: Hilekâr, aldatıcı, hileli, sahte ?.. înstrênuus: Gevşek, yavaş (Ruhsuz,) ?.. Ebcedleri, 844…

   Almanca, “wortsinn”: Mânâsı; söz anlamı (Lûgat) (Wort,n : Atasözü. Kelime, lûgat, lâf, lâkırdı. Tâbir, deyim, ıstılah, terim. *. Vecize; kelâm-ı kibar; ulusöz. Söz, vaad. Güfte.) ?.. Ebcedi, 788…

   İsveççe, “sinne”: Duyu ?.. Danca, “sans”: Mânâ. His, duyu. Anlayış. Akıl, fikir ?.. Fin-ce, “sinne”: Oraya ?.. Fransızca, “sans”: -siz, -meden, onsuz (Okunuşu, “san”) (İspanyolca, “sin”in karşılığı) ?.. Sens,m: Mânâ . His. Duy-gu. *. Düşünce, kanı. Oluş nedeni, mânâ, gerekçe. Anlayış. Yön, yan. Nefs; cinsî istek duygusu. (Okunuşu, “sans”) ?.. Lehçe, “senny”: Uykuda, uykulu ?.. Norveççe, “sans”: Mânâ. His, duyu. Anlayış. Akıl, fikir ?.. Sinne”: Hiddet, öfke ?.. Romence, “sens”: Mânâ. Yön, istikamet ?.. Almanca, “fels,m”: Kaya ?.. Simse,f: Saz otu ?.. Skizzenbuch,n: Kroki (veya taslak) defteri ?.. Çince, “guan kou pin”: Kavanoz ?.. Len sığ: Mavi ?.. Danca, “snes”: Yirmi adet ?.. Endonezca, “mendung”: Bulutlu, kapalı (hava). Karanlik; üzüntülü, mahzun, karanlık. Sıkıcı, sönük. Gri. Bulutlu; bulanık ?.. Fransızca, “boussole,f”: Kılavuz. Pusula. * ?.. Face-à-face,m: Görüşme, karşılıklı tartışma (Karşılıklı konuşma, karşılıklı) ?.. Simien: Maymuna âit, maymun ile ilgili, maymunsu ?.. Hollandaca, “eigenwijs”: Gizliyi arayan, meraklı. Saygısız, küstah, dikkafalı. * ?.. Fles: Şişe ?.. İngilizce, “liminal”: Eşiğe âit. (Psik.) Şuur eşiğine âit ?.. Maxim: Mesel (Vecize,). Kural, düstur. * ?.. Mayfly: Sineği (Mayıs) ?.. Simian: Maymun, özellikle insana benzeyen maymun. Maymu-na benzer. * ?.. İtalyanca, “alluvione (la)”: Su bas/ması (-kını). Lığ ?.. Casino (il-): Kumar-hane ?.. Delineazione: Resim (Kenar çizgili). Belirle(n)me(-yiş,-iş). Taslak. Çiz(il)me (-iş). Göster(il)me (-iş). Ortaya koy(ul)ma (-uş) (çık/ar/ma, -ış). Ana çizgiler(iyle gösterme). * ?.. Monachhina: Kıvılcım. Genç rahibe. Yapmacık (yalancı) sofu. Akbaş, denizkazı. * ?.. Mondiglia: Atılacak şey (Döküntü, artık,) ?.. Japonca, “anzenpin”: Çengelliiğne ?.. Latince, “culullus”: Bardak, tas (Büyük) ?.. Dêfingô: Resmetmek (Yapmak, şekil vermek,) ?.. Pampinus: Asma filizi ?.. Venêficiî: Büyü, sihir. Zehirleme. * ?.. Macarca, “fecskendő”: Şırınga. İtfaiye ?.. Romence, “seism”: Deprem ?.. Rumca, “skafi”: Tekne ?.. Skinika: Sahne dekoru ?.. Rusça, “byezvozmyezdnıy”: Bedava (Karşılıksız, parasız,) ?.. Ebcedleri, 171…

   İtalyanca, “senza”: -siz, -meden, onsuz ?.. Almanca, “schalk,m”: Soytarı, muzip (Şakacı, nükteci, lâtifeci,) ?.. Schlag,m: Yumruk(lama). Darbe, vuruş. Sille, tokat, şamar. *. (Boksta) Punç. Saatin çalması. Nabız atması. Kalbin çarpması. Kalb sektesi. Beyin sektesi. Felç. Gübürtü. Gök gürültüsü. Yıldırım düşmesi. Felek sillesi. Elektrik çarpması. Çifte. Ötme; den çekme. Rakkasın sallanışı. Kapı. Cins, nevi, tip, biçim. Güvercinlik. (Denizc.) Büküm, volta. Hamla. Trampete sesleri. Kötek, dayak ?.. Spähen: Tecessüs etmek, gözetlemek. Müterakkıp olmak, gözetmek. Bakmak; keşfetmeye çalışmak. Birini, birşeyi merakla gözlemek ?.. Vademekum,n: Kılavuz (Küçük ders kitabı; manüel, rehber) ?.. Arnavutça, “fabul”: Masal. Hikâye ?.. Boşnakça, “mangup”: Serseri, hayta ?.. Nadnica: Maaş, ücret ?.. Fransızca, “ballon,m”: Bardak (Yuvarlak). Top. Balon. *. Yuvarlak tepe. Kıç, arka, göbek ?.. Peson,m: Kantar, el kantarı ?.. Hollandaca, “aanbiden”: Takdim etmek (Teklif etmek;). Sunmak, ikramda bulunmak; takdir etmek. * ?.. İngilizce, “abandoned”: Terkedilmiş (Metruk,). Hayasız, ahlâksız ?.. Behalf: Yan, taraf (Be-Halife?..) ?.. Bludgeon: Sopa (Kısa ve kalın). Cop, bir ucu tokmak gibi olan sopa. Böyle bir sopa ile vurmak. (Birisini) Bir iş yapmaya zorlamak ?.. Blueing: Çivit ?.. Gobelin: Halısı (Goblen duvar) ?.. Gospel: Müjde (İyi haber,). İncil. Dört İncil’den biri. *. Doğru söz, hakikat. Akide ?.. Medicine: Büyü. (İbtidaî insanlar arasında). İlâç, deva. Tıb ilmi, hekimlik. *. Afsun. İlâç vermek, ilâçla tedavi etmek ?.. Pommel: Yumruklamak (Dövmek,). Kılıç veya kamçının topuz gibi kalın olan başı. Eyer kaşı. * ?.. İspanyolca, “abismo,m”: Uçurum (Çok derin veya dipsiz). İnsanın kendini içinde kaybettiği şey, derya ?.. Alusivo: İmâ eden, imâlı ?.. Analogía,f: Kıyas, benzerlik, analoji, karşılaştırma ?.. Esquela,f: Tezkere, küçük mektup, pusula. Gazetede ölüm ilânı ?.. İsveççe, “köpman”: Tüccar,tacir ?.. İtalyanca, “discolo”: Çapkın (Uçarı, sapık,). Başıboş, ipsiz. *. Yaramaz, haylaz ?.. Domicilio: Adres. Ev, oturma yeri. * ?.. Egemone: Kılavuz (Önder,). Hakim. Üstün. * ?.. Enologo: Şarap uzmanı (ustası), usta şarapçı ?.. Falbo: Sarı (Koyu) ?.. Mezzamacchia: Resim (Gölgeli kazma) ?.. Obelisco: Dikilitaş ?.. Savana: Sarı (Yanık). (Geniş) Çayır. * ?.. Latince, “damascî”: Şam ?.. Ipsum: Kendiliğinden, kendi rızasıyla, kendi kendine. Kendi. Bizzat, şahsen. *. Tam tamına, kesin olarak, tümüyle, tâ kendisi. Üstad. Ev sahibi ?.. Pûlex: Pire ?.. Lehçe, “zagajnik,m”: Orman, koru ?.. Norveççe, “jeksel”: Azı (Dişi) ?.. Romence, “schemă”: Şema, kroki ?.. Spoială: Badana. Göz boyama ?.. Rumca, “eponomazo”: İsim takmak (İsim değiştirmek, yeni) ?.. Sırpça, “bližnji”: Benzer; eş. Yakın, komşu. * ?.. Ebcedi, 119…

   Arabça, “esinne”: Dişler. Mızrak uçları. (“Sinân”ın cem’i) Kılıçlar, seyfler. Süngüler. Bileği taşları ?.. Danca, “søn”: Oğul ?.. Fransızca, “son,m”: Ses ?.. Son,m: Kepek. Yonga, talaş ?.. Son: Onun ?.. İngilizce, “son”: İsa (Hazret-i). Oğul, erkek evlâd, çocuk, evlâd. * ?.. (Okunuşu, “san”) ?.. İspanyolca, “son,m”: Haber. Ses. *. Bahane, vesile. Tarz, tavır ?.. Son: Oluyorlar ?.. İsveççe, “son”: Erkek evlâd, oğul ?.. Japonca, “son”: Kayıp, zarar, dezavantaj ?.. Latince, “scaena”: Sahne, sahne dekoru. Kamu yaşamı. Dış görünüm, yanıltıcı görünüş, – gibi görünüş ?.. Makedonca, “son”: Uyku. Rüyâ ?.. Son: Uyku ?.. Almanca, “anblick,m”: Manzara, görünüş, temaşa, nezaret, çehre. Görüş, nazar, bakış. * ?.. Beispiel,n: Misâl, örnek, numune, mesel; temsil. İbret, ders. Numune-i imtisal; hüsnü misâl ?.. Benzoe-baum,m: Günlük ağacı (Aselbent; kara) ?.. Flebbe,f: Kimlik kâğıdı (Vesika, tezkere;) ?.. Publikum,n: Halk. Dinleyiciler. Ortalık. Okuyucular. Seyirciler. Alenî ders takriri. Kamuoyu; efkâr-ı umumiye ?.. Soldbuch,n: Yevmiye ücret defteri ([Ask.]) ?.. Danca, “fælde”: Tuzak, kapan. (Ağaç) Kesmek. Tüyü dökülmek ?.. Snu: Kurnaz, açıkgöz, anasının gözü ?.. Spydighed: Dokunaklı alay, iğneli söz, ince alay ?.. Filipince, “pampang”: Sahil. Nehir, göl kıyısı. Sahile yakın. Nehir kıyısı. * ?.. Fransızca, “anaconda,m”: Yılanı (Amerika boa) ?.. Apocalypse,f: Kıyamet; dünyanın sonu; çok büyük yıkım. İncil’in son kitabı. * ?.. Bipenne: Teberi (F. İki ağızlı balta, eski Roma). İki kanatlı, çift kanatlı ?.. Connue: Ünlü, tanınmış. Bilinen, iyi bilinen. *. M. Malûm, bilinen şey ?.. Doubleuse: Oyuncu ([Tiyatro, sinema] Yedek). Sınıfta kalan talebe, çift dikiş yapan. * ?.. Fol: Soytarı (M. Kral soytarısı,). Deli, kaçık. M. (Satrançta) Fil. *. M. Bir tür martı ?.. Fol: Deli. Delice, deli gibi. Saçma, mantıksız, mânâsız. Çılgınca, aşırı. Tutulamayan, engellenemeyen. Yanlış çalışan, ayarı bozuk. Boşa dönen. Savrulan, dağınık. Yaban, yabanıl. Çok fazla, çok büyük, pek çok ?.. Hollandaca, “fuik”: Ağı, tutmak için balık sepeti (Bölmeli uzun balık) ?.. Genodigde: Misafir, davetli, ziyaretçi ?.. Lof: Övme, övgü, ün, şân ?.. Lof: Marul, hindiba (Acı) ?.. İngilizce, “digamma”: Vav harfinin eşiti olan harf (En eski Yunan alfabesinde altıncı ve İbranice’de) ?.. Domino: Maske veya yarım maske (Bir çeşit). Domino taşı ?.. Leading: İmâ. Yol gösterme, rehberlik. *. Önde olan, yol gösteren, rehber olan ?.. Slog: Vurmak ([Bilhassa boksta] Şiddetle ve rasgele). Ağır ağır ve zahmetle yürümek veya çalışmak. Şiddetli vuruş. Ağır ve zor yürüyüş. Uzun gayret ?.. Slug: Yumruk, muşta. Bir yudum saf viski. Ç. Öğretmenin dayak atması. Yumruk veya sopa ile vurmak ?.. Slug: Eskiden tüfeğe doldurulan kesme kurşun. Anterlin. Linotip makinesinin döktüğü bir satır yazı. Jeton. Sahte jeton ?.. Slug: Sümüklüböcek. “Limax” ?.. İspanyolca, “abolengo,m”: Başlangıç, kaynak, kök, asıl. Atalar, ecdad. (Huk.) Tevarüs ?.. Agalbanado: Tembel, tasasız, gevşek ?.. Azuloso: Mavimtrak ?.. Olisco: Mütecessis, meraklı. Kötü kokan. * ?.. İsveççe, “likadan”: Benzer ?.. Slug: Kurnaz ?.. İtalyanca, “i selaci”: Balıklar (Köpekbalıkları, kıkırdaklı) ?.. Japonca, “inazuma”: Şimşek ?.. Latince, “amygdali”: Badem, badem ağacı ?.. Lûdius: Oyuncu (Erkek). Gladyatör ?.. Lûx: Işık. Gün ışığı. Gün. Yaşam. Halk, dünya. Umut ışığı. Cesaretlendirme. Görkem, haşmet ?.. Miniô: Boyamak (Kırmızıya) ?.. Vâsculî: Çanak (Küçük kab, tabak) ?.. Letonca, “logs”: Pencere. Şeffaf sır. Kanatlı pencere ?.. Makedonca, “minuvaç”: Geçen kimse (Yoldan) ?.. Norveççe, “skål”: Çanak, fincan altı (Kâse,) ?.. Portekizce, “abelha de mel”: Balarısı ?.. Alface: Marul ?.. Romence, “legendă”: Efsane ?.. Rumca, “dekaniki”: Değnek (Koltuk değneği,) ?.. Dolios: Hilekâr, kurnaz ?.. Likno: Beşik ?.. Rusça, “koldun”: Büyücü ?.. Sırpça, “kljun”: Gaga ?.. Ebcedleri, 116…

   Arabça, “isnân”: İki. İki kişi. Pazartesi ?.. Almanca, “geheimpolizist,m”: Hafiye, detektif; sivil polis ?.. Fransızca, “être“: Var olmak. Olmak; -imek. Fiili pasif yapmaya yarar. (Mişli veya dili geçmiş zaman) Gitmek. Bulunmak. Yaşamak, hayatta olmak…. ?.. être,m: Yürek, derun (İç,). Varlık, yaratık, var olan şey; insan bilincinden bağımsız olarak var olan. Kişi, kimse. Adam, herif. * ?.. Fastes,m,pl: Takvimi, yıllık (Eski Romalılarda hâdiseler) ?.. Laxatif: Bağırsakları yumuşak tutan, yumuşatıcı. M. Yumuşatıcı (ilâç) ?.. Semno-pithèque,m: Maymunu, langur (Hind) ?.. İngilizce, “grappling iron”: Kanca, borda kancası ?.. Tear: Gözyaşı. Gözyaşına benzer şey. Damla. Ç. Keder ?.. Tear: Yırtmak. Yarmak. Koparmak. Çok hırpalamak. Kopmak. Yırtılmak, yarılmak. Çılgın gibi koşmak. Yırtık, yırtık şey. Cümbüş, çılgınca eğlence. Çılgınca hareket ?.. İtalyanca, “mensilita”: Aylık (Maaş, ücret, ödeme) ?.. Motoscafo: Vapur (Motorlu (tekne), (küçük)) ?.. Piccione selvatico: Yaban güvercini ?.. Scatolino (lo-): Kutu (Küçük). Kılıf, mahfaza, kutu ?.. Latince, “exitiâlis”: Öldürücü (Tahrib edici, ölümcül,) ?.. Norveççe, “utsending”: Elçi, sefir ?.. Rumca, “ksanthos”: Sarışın ?.. Thlimenos: Kederli, mahzun, üzgün ?.. Ebcedleri, 602…

   “Onlara o Karye ashabını misâl ver. Hani oraya elçiler gelmişti. Bir vakit onlara iki kişi göndermiştik. Fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de bir üçüncüsü ile onları desteklemiştik de, “gerçekten biz size gönderilmiş elçileriz” demişlerdi.” (Yasin, 36 / 14)

   “Süyum: Emin, mahfuz… Süvüm: Üçüncü.” (T.G. 4.213) Emin ?.. Îman: İnanmak. İtikad. İslâm dinini kabul etme ?.. “Dünya Çapında Bir Hâdise – Kaptan Kusto Müslüman” !..

   “İsmini zikretmediğimiz… Çünkü bu, inanç işi !” (T.G. 6.37) ?.. “Her türü fikrî yaklaşımdan önce her mevzuu her alanda mütalâa ederken görünen imân ne güzel !” (T.G. 6.38) ?..

   “Karye: Köy… Karya: Eski çağlarda Bursa ve Balıkesir bölgesinin adı.” (T.G. 5.267)

   İtalyanca bir kelime, “parusia”: Hazret-i İsa’nın kıyamet günü dönüşü… Bursa ?..

   Arabça, “senâyâ”: Ön dişler, köpek dişleri, kesici dişler ?.. Almanca, “allseitig”: Her tarafta. Üniversel, şâmil ?.. Anzüglichkeit,f: İmâ, kinaye, iğne. İstihza, alay. *. Tecavüzkârlık, dokunaklılık. Kapalı sözler ?.. Besichtigen: Ziyaret etmek (Bakmak, gezmek, dolaşmak, seyretmek,). Gözden geçirmek; teftiş, tedkik, muayene etmek; yoklamak. (Huk.) Keşif ve muayene etmek ?.. Rundfrage,f: Soruşturma, anket ?.. Weinstock,m: Asma (veya bağ) kütüğü; omça, çotuk ?.. Wurfspeer: Kargı, cirit, cırdaval (Harbe,) ?.. Çince, “den tzı sığ”: Eflâtun ?.. Filipince, “tsunggo”: Maymun ?.. Fransızca, “demeure sombre”: Cehennem ?.. Se faire l’écho de quelque chose: Yaymak ([-i]) ?.. Grisailler: Boyamak (Külrengi). Kırlaşmak ?.. Mantille,f: Başörtüsü (İspanyol kadınlarının taktığı ipek veya dantela) ?.. Négatif: Menfi, olumsuz. (Mat.) Eksi. Olumsuzluk anlatan, olumlu olmayan, olumsuz. (Fiz.) Eksi yüklü, eksi. (Resimde) Kara ?.. Hollandaca, “ontplooien”: Yaymak ([Dürülü, katlı bir şeyi] Açmak,). Gelişmek. Gün ışığına çıkarmak (yüze vurmak) ?.. Stapelwolk: Bulut(Küme) ?.. İngilizce, “a howling wilderness”: Çöl, ıssız çöl veya kırlar ?.. Maintain: Korumak, muhafaza etmek. Sürdürmek. *. Beslemek, bakmak. Bakımını sağlamak. İddia etmek, teyid etmek ?.. Squinteyed: Şaşı gözlü. Yan bakan. Taraf tutan ?.. Swift: Kertenkele (Çok süratli hareket eden bir çeşit). Kırlangıca benzer bir kuş, kılıç kırlangıcı. “Apus apus”. *. İplik sarma silindiri. Çabuk, hızlı, süratli. Çabuk gelen. Ayağına tez, çevik. Çabuk geçen, kısa süren, ömürsüz. Çabucak, süratle ?.. İtalyanca, “frignare”: Ağlamak, için için ağlamak, sızlanmak (Viyaklamak, durup durup) ?.. Latince, “amantis”: Aşık, seven, düşkün. Aşık ?.. Romence, “execuţie”: İdam. Yerine getirme, yapma, ifa. İcra. * ?.. Rusça, “byesplatno”: Bedava (Parasız,) ?.. Sırpça, “poslužitelj”: Odacı, hizmetli (Hademe,) ?.. Ebcedleri, 562…

   Estçe, “sinine”: Mavi. Mor ?.. Almanca, “geigenbogen,m”: Yayı (Keman) ?.. Lässig: Tembel, gevşek, uyuşuk. Kayıtsız, kaygısız. Heyecansız; sağı solu olmayan; lâubali. İhmâl-kâr, atıl, savsak, sünepe ?.. Sehfeld,n: Manzara (Görüş sahası;) ?.. Boşnakça, “diskusija”: Görüşme (Tartışma,) ?.. Klimaks: Doruk, zirve ?.. Snimak: Fotoğraf ?.. Bulgarca, “snìmka”: Resim, fotoğraf ?.. Danca, “nisse”: Cin (Cüce) ?.. Fransızca, “jongleuse”: Hokkabaz. Hokka-baz; -i ustalıkla kullanan. M. (Ortaçağda) Saz şairi ?.. Louangeuse: Övücü, övgü dolu ?.. Pleine lune: Dolunay ?.. Hollandaca, “bewijsmiddel”: Delil; isbat; kanıt; vesika (Belge) ?.. Loochening: Reddetme, tanımama (İnkâr etme,) ?.. Scholagenda: Takvimi, okul ajandası, talebe takvimi (Okul) ?.. Wijfjesaap: Maymun (Dişi) ?.. İngilizce, “canvass”: Tedkik etmek, incelemek. Kapı kapı dolaşarak oy veya sipariş toplamak. *. Soruşturmak. Müzakere etmek, tartışmak. Sipariş toplama. Oy toplama. Tedkik, inceleme. Soruşturma. Seçim kam-panyası ?.. Flush: Gemi (Güvertesi baştan kıça kadar düz olan). Dopdolu, taze. Bol, mebzul, bereketli, cebinde çok para taşıyan. Bir seviyede, düz. *. Düzlemek, bir seviyeye getirmek. Boşluklarını doldurup düzeltmek (Duvar). Düz bir şekide, yüzeyde, tam ?.. Flush: Kuşlar (Birden ürkütülüp kaçırılan). Kanatlanıp uçmak, ürkmüş kuş gibi uçmak. Ürkütüp kaçırmak (Özellikle av kuşu). * ?.. Flush: Floş, poker oyununda aynı renkten olan bir el kâğıt ([İsk.]) ?.. Flush: (Kan) Birden akmak, hücum etmek. Kızarmak. Heyecanlandır-mak. Akıtmak, bol su ile temizlemek. Kızartmak. Kızarma. Isınma, heyecan, galeyan, coşma, taşkınlık. Kırmızılık, kızartı. Ateş, hararet, sıcaklık. “Okunuşu, flaş” ?.. Hagfish: Balığı (Yılanbalığına benzeyen ve başka balıkların vücuduna başını sokarak yaşayan ufak deniz) ?.. Manikin: Cüce (Adamcık, ufak adam,). Manken, insan şekli. Anatomi modeli. * ?.. Opossum: Sıçangillerden Amerika’ya mahsus memeli bir hayvan (Keseli). “Didelphis” ?.. Skyline: Ufuk çizgisi. Siluet ?.. İsveççe, “gissel”: Kırbaç ?.. Klimax: Doruk, zirve ?.. Snilla: Deha, dahi ?.. Snille: Deha, dahi ?.. İtalyanca, “culmine (il-)”: Doruk, tepe, en yüksek nokta. En önemli ân ?.. Degno di fede: Güvenil/ir (-en, -ecek) (İnanıl/ır (-acak, -an),) ?.. Delfino: Yunus balığı ?.. Incenso: Günlük (otu), (bir çeşit) ağaç sakızı, tütsü otu. Günlük buğusu (buharı), günlük kokusu. Koku. Övgü, dalkavukluk, yaltaklanma, popohlama ?.. Piagnone (il-): Ağlayan, gözü sulu, durup dururken ağlayan, ağlamak için neden arayan (Her şeye) ?.. Singhiozzo: Ağlama (Hıçkırarak). Hıçkırık. * ?.. Japonca, “nenkin”: Aylığı (Emekli) ?.. Latince, “cônfluô”: Toplanmak (Koşuşmak, üşüşmek,). (İki ırmak) Birleşmek, kavuşmak. * ?.. Fêlis: Kedi ?.. Hominis: Halk, dünya (Ç. Toplum,). İnsanoğlu, insan. *. (Küçültücü anlamda) Herif, yaratık ?.. Incânus: Gri, kır, ağarmış ?.. Obsônium: Balık (Ekmekle yenen yiyecek, çoğunlukla) ?.. Silex: Kaya. Çakmaktaşı. * ?.. Litovca, “seklys”: Hafiye. Dedektif ?.. Norveççe, “slyngel”: Çapkın, yaramaz, kötü, serseri ?.. Rumca, “ipenisome”: İmâ etmek, üstü kapalı söylemek (Sezdirmek,) ?.. Sendoni: Çarşaf, yatak çarşafı ?.. Sırpça, “opunomoċen”: Ruhsatlı (Tam yetkili; vekil,) ?.. Pisani jezik: Dili (Yazılı dil, yazı) ?.. Snimak: Resim, fotoğraf, kopya. Banda alınan resim ?.. Ebcedi, 181…

   Fince, “sininen”: Mavi ?.. Almanca, “boxkampf,m”: Boks maçı ?.. Ocker,m: Boya; aşıboyası (Toprak) ?.. Bulgarca, “rıkà”: El, kol ?.. Danca, “dværg”: Cüce ?.. Fransızca, “bouvier”: Sığırtmaç. Kaba adam, hödük ?.. Chaudière,f: Kazan ?.. Orchidée,f: Salep (Orkide,) ?.. Vicaire: Vali (Eski Roma İmparatorluğunda). Naib. *. Papaz yardımcısı ?.. Hollandaca, “gier”: Akbaba. Gübre nemi ?.. Jaarwedde: Maaşı (Memur). Senelik maaş ?.. Voorbode: Öncü, nişan, iyi haber verip sevindiren ?.. İngilizce, “flagging”: Gevşek, zayıf, cansız ?.. Gray / Grey: Kül rengi, boz (Gri, kurşunî,). Ağartılmamış (Çamaşır). Kır, ağarmış. Eski, yaşlı. Gri elbiseli. Kurşunî renkte hayvan veya şey. Ağartmak, ağarmak ?.. Guard: Koruma, müdafaa (Muhafaza, himaye,). Muhafız, nöbetçi. Muhafız alayı. *. Nöbetçilik, muhafızlık. Kendini korumak için alınan pozisyon. Trende memur. Herhangi bir şeyi muhafaza eden âlet. Korumak, muhafaza etmek, himaye etmek. Gözaltına almak, nezaret altında bulundurmak. Nöbet tutmak, beklemek. Dikkat etmek, uyanık bulunmak ?.. Kinsman: Akraba (Erkek) ?.. Kinsmen: Akrabalar (Erkek) ?.. İspanyolca, “denominación,f”: Adlandırma, ad verme, isim koyma. Ad, isim. Atama, tâyin ?.. Diario,m: Gazete (M. Günlük). Günlük, her günkü. *. Günlük ev masrafı ?.. Grado,m: Ünvan. Basamak. Akrabalık derecesi. Rütbe. *. Sınıf. Derece. Aşama ?.. Grado,m: İstek, arzu, irade ?.. Vicaria: Vekil. Naib. M. Kasaba rahibi ?.. İsveççe, “dvärg”: Cüce ?.. İtalyanca, “diario”: Günlük. (Günlük kayıt) Defter(i), yoklama defteri ?.. Drago: Ejderha ?.. Masochismo: İşkence (etme), kendini yaralama, kendine kıyma ((Kendi) Kendine). Sevdiğinin kulu (kölesi) olma ?.. Macarca, “meggyilkolni”: Öldürmek (Cinayet işlemek,) ?.. Norveççe, “dverg”: Cüce ?.. Romence, “broboadă”: Başörtüsü, şal ?.. Gară: Gar, istasyon ?.. Grai: Dil, lisân, ses. Konuşma. * ?.. Rumca, “gria”: Yaşlı kadın ?.. Ebcedi, 231…

   Almanca, “sinnen”: Birşey hakkında derin düşüncelere dalmak ?.. Äffin,f: Maymun (Dişi) ?.. Auskömmlich: Kâfi, yeter ?.. Vorbau,m: Cumba (Bina çıkıntısı;). Kadın memesi ?.. Warze,f: Beni (Siğil; et). Meme başı ?.. Fransızca, “d’accord”: Olur, hayhay, tamam; anlaştık ?.. Chasselas,m: Üzüm (Yemeklik beyaz) ?.. écuyer,m: At eğiticisi. [Eskiden] Bir şövalyenin hizmetindeki soylu delikanlı. Henüz şövalye olmamış soylu delikanlı. Binicilik öğretmeni. *. At cambazı ?.. Pipeur: Hileci, dalavereci, oyuncu ?.. Urubu: Akbaba, akbabakralı(Kara) ?.. Hollandaca, “rag”: Örümcek ağı, örümcek bağlama ?.. İngilizce, “bower”: Çapadan biri ([Den.] Pruvada iki lenger). “Euchre” denilen iskambil oyununda bacak. Bahçe köşkü, kameriye, kulübe. *. Etrafına kameriye yapmak. İhata etmek, kuşatmak ?.. İspanyolca, “ahorcada”: Asılmış kimse. Bağlı potinler ?.. Corvo: Kıvrık ?.. Cribo,m: Kalbur. Elek. Süzgeç ?.. Curvada: Eğri ?.. Curvo: Kavis (F). Eğri, kıvrık. *. Viraj, dönemeç ?.. Propia: Haberci, ulak (M.). Özel, kendinin. Uygun, münasip. Özelliği olan, özgü. Orijinal. Gerçek, hakiki Tam, tamam, kesin, kat’i. Kendisi. *. Pl. Kamu malı ?.. İsveççe, “begynnelse”: Başlangıç ?.. Grâ: Gri, külrengi ?.. İtalyanca, “crocco”: Çengel (Kanca,) ?.. Curvo: Eğri (eğ/ik), eğilmiş (-en). Kemerli, tonoz biçiminde. Kambur ?.. Radazza: Süpürge (İp) ?.. Rezzo: Gölge(lik), gölgeli yer. Serin yer. Meltem. Serin hava ?.. Japonca, “darui”: Yorgun, bitkin, soluk ?.. Hori: Hendek ?.. Latince, “hydrae”: “Hydra”nın çoğulu ?.. Latince, “maleficium”: Büyü veya vasıtası (Herhangi bir). Haksızlık etme, kötülük etme. Kötülük, haksızlık, zarar ?.. Mênsis: Ay (takvim) ?.. Plausîbilis: Övülmeye değer, takdire lâyık ?.. Procî: Aşık, evliliğe talib erkek ?.. Salacônis: Kabadayı ?.. Suâveolêns: Kokulu (Güzel) ?.. Urceî: Testi, sürahi, ibrik ?.. Vîperae: “Vîpera”nın çoğulu ?.. Lehçe, “parów,m”: Çukur, çukurluk ?.. Romence, “abrevia”: Kısaltmak ?.. Covor: Halı, kilim ?.. Rumca, “radvi”: Değnek, baston, sopa. Sırık ?.. Ravdi: Değnek, baston, sopa. Sırık ?.. Rusça, “vryed”: Zarar, ziyân ?.. Sırpça, “vreċa”: Çuval ?.. Ebcedi, 221…

   İspanyolca, “sino,m”: Alınyazısı, mukadderat. Talih ?.. Sino: Fakat, ama, lâkin, ancak, halbuki. -den başka, -den maada, hariç. Fakat, aynı zamanda, hem de ?.. İtalyanca, “sino”: …(y)e kadar (dek), … (y)inceye kadar (dek) ?.. Latince, “sinô”: İzin vermek, müsaade etmek, hâline bırakmak ?.. Almanca, “hilfe,f”: Yardım, muavenet, müzaheret. İmdad. Arka, destek, mesned. (Ask.) Takviye kıtaları. Vasıta, çare, medar, yol. Yardımcı, hizmetçi ?.. Lochsäge,f: Testeresi (Delik) ?.. Boşnakça ve Sırpça, “nadimak”: Lâkab (Takma ad,) ?.. Bulgarca, “nazvànie”: Ad, isim, başlık ?.. Danca, “gadespejl”: Casus, ajan ?.. Mandel: Badem. (Anat.) Bademcik ?.. Fince, “lisko”: Kertenkele ?.. Benjoin,m: Aselbent ?.. Cassée: Kırık, kırılmış. Beli bükülmüş. Kısık, kısılmış ?.. İngilizce, “almanac”: Takvim, yıllık ?.. Benzoin: Aselbent, aselbent sakızı ?.. Flood: Sel, taşkın, tufan, seylâb. Med, kabarma. Su, deniz, derya, nehir. Bolluk. Üstüne sel gibi su salıvermek, sel basmak, istila etmek. Sel gibi akmak, taşmak, coşmak. (Tıb) (Rahim) Fazla kanamak ?.. Longbow: Yay (Uzun) ?.. Sash: Çerçevesi (Pencere). Pencere çerçevesi takmak ?.. Sash: Kuşak ?.. Shine: Hile (Oyun, düzen,). Parlamak, ışık saçmak, parlak olmak. Üstün olmak, mümtaz olmak, seçkin bir şahsiyet olmak. Çevresine renk katmak. Parlatmak, cilâlamak. Parlaklık, renk, canlılık, revnak. Cilâ. Isınma. * ?.. Sound: İmâ, mânâ, mesaj. Ses, seda, avaz. *. Gürültü, şamata. Ses menzili. Ses çıkarmak, ses vermek. Yüksek sesle ilân etmek. Gibi görünmek. Çalınmak, ötmek. Ses çıkarttımak, çalmak, öttürmek. Açıkça övmek, herkesin içinde medhetmek. (Tıb) Ses çıkarttırarak muayene etmek ?.. Sound: Emin, emniyetli. Sağlam, kusursuz. Sıhhatli, salim, esen. *. Doğru, sahih. İyi, tam. Mükemmel. Derin (uyku). Geçerli, kanunî, sağlam. Derin derin ?.. Sound: Geniş boğaz. Solungaç ?.. Sound: İskandil etmek, derinliğine yoklamak. Bir kimsenin fikrini anlamaya çalışmak. (Tıb) Sonda ile muayene etmek. Çok derine dalmak. Mil, sonda ?.. Subvene: Yardımına yetişmek (Desteklemek,). Araya girmek ?.. İspanyolca, “canoso”: Kır. Kıranta, kır saçlı. Kır tüylü (hayvan) ?.. Discípula,m,f: Mürid, talebe, taraftar. Havari ?.. İsveççe, “moln”: Bulut ?.. Såll: Elek ?.. İtalyanca, “epulone (l’-)”: Obur, pisboğaz, boğazına düşkün ?.. Giuncacee (le-): Hasırotugiller ?.. Moloc (il-): Keler (Avusturalya’da bir). (Eskiden) İnsan yiyen canavar. Kanlı örgüt (kuruluş). * ?.. Piccione (il-): Güvercin ?.. Uncino: Çengel, kanca. Küçük çengel (kanca), çengelcik, kancacık. Bahane ?.. Japonca, “bakemono”: Ruh, hortlak ?.. Dai san: Üçüncü ?.. Senchoo: Kaptan ([Gemi, uçak]) ?.. Latince, “cômoedus”: Komedi oyuncusu ?.. Congemô: Ağlamak, feryad etmek (Ölüye). Yüksek sesle inlemek, feryad etmek. * ?.. Discipula: Mürid (Talebe, çırak,) ?.. Glaucus: Mavi (Açık) ?.. Lîvidus: Mavimsi, morarmış. Kıskanç, gıbta eden, kötü niyetli, bedhah ?.. Uncus: Kanca, borda kancası ?.. Uncus: Eğri, çarpık, dikenli (Kancalı,) ?.. Macarca, “kivégezni”: İdam etmek ?.. Makedonca, “idnina”: Gelecek, istikbâl ?.. Smok: Karayılan ?.. Portekizce, “filha”: Kız evlat ?.. Rumca, “filada”: Gazetesi (Bulvar). Az sayfalı ucuz broşür ?.. Kendima: Nakış işleme. İğne sokma ?.. Skoli: Bayram (Tatil günü,) ?.. Rusça, “sudno”: Gemi, tekne ?.. Ebcedleri, 126… SALİH !..

   (İspanyolca, “destino,m”: Mukadderat, takdir. Tayin, tahsis, takdir (Kader, nasip, kısmet,). Atama, tayin. İş, görev ?.. Ebcedi, 531…)

   İspanyolca, “sin quisto”: İstenilmiş olmadan, istenilmişsiz ?.. Sinquisto: Beraber iste[nil]miş (sev[il]miş) ?.. Almanca, “eselstasche,f”: Heybe ?.. Schwarzfärben: Boyamak (Siyaha). Rastık çekmek ?.. Sich verschwören: Suikasd hazırlamak (Komplo yapmak;). Şart etmek, büyük yemin etmek ?.. Träge: Tembel, üşengeç, gevşek. Uyuşuk, uyuntu, miskin, külkedisi, nanemolla, ağırkanlı. Mızmız, mıymıntı, hımbıl. (Fizikte) Atıl. Ruhsuz, cansız ?.. Trage,f: Sedye. Küfe, zembil. Hamal sırığı ?.. Verputz,m: Sıva. Badiyonaj. * ?.. Weisheitszahn,m: Dişi; yirmi yaş dişi (Akıl) ?.. Wirt(in,f),m: Meyhaneci; taverna sahibi; büfeci; birahane sahibi; otelci, lokantacı, kahveci. Ev sahibi (sahibesi). (Ask.) Konak sahibi. Aile reisi; evin hanımı. İdareci. Üzerinde asalak bulunan bitki veya hayvan; konak(çı) ?.. Endonezca, “cat biru”: Mavi. Kobalt mavisi ?.. Fince, “etsiminen”: Araştırma ?.. Fransızca, “barricader”: Kapamak, tıkamak. Tırkazlamak, sıkıca kapamak ?.. Canalisation,f: Boru hat (Boru hat çekme;). Kanal içine alma. *. Lâğım, kanalizasyon ?.. Couvert: Örtülü, kapalı. Kapalı, bulutlu. Üstü kapalı, çatılı. Kısık. Giyinmiş, giyinik. Şapkası başında. Yatacak, yiyecek yeri olan, aç değil açıkta değil ?.. Couvert,m: Adres (Paket zarfında). Sofra takımı. Çatal bıçak takımı. Mesken, barınılacak yer. Dallar ve yaprakların oluşturduğu kubbe. * ?.. Créative: Yaratıcı, yaratıcılığı olan ?.. érudite: Alim, uzman (Büyük). Bilgisi derin, bilgili. * ?.. étudier: Araştırmak, bulmaya çalışmak. Öğrenmek, öğrenmeye çalışmak, okumak. İncelemek. *. Okumak, öğrenim yapmak. Çalışmak, el alıştırması yapmak, temrin yapmak ?.. Réprouver: Reddetmek. Kınamak, beğenmemek, eleştirmek. Cehennem azabına çarptırmak ?.. Hollandaca, “opdracht”: Önsöz ([Kitab]). Emir, komut. * ?.. Traag: Tembel, üşengeç, gevşek ?.. İngilizce, “grate”: Kalbur (Maden filizini ayırmaya mahsus). Pencere kafesi. Izgara. Ocak ızgarası. Ocak. *. Rendelemek. Sürterek ses çıkarmak ?.. Half-length: Resim (Vücudun yukarı kısmını gösteren). Yarım boy. * ?.. Magnetism: Manyetizma. Mıknatıslı. *. Mıknatısiyet husule getiren şey ?.. Picture: Resim, tasvir, suret, timsal. Tanımlama, tarif. Film. Görüntü. Tanımlamak, tarif veya tasvir etmek, resmetmek. Canlandırmak, tasavvur etmek, hayâl etmek ?.. İspanyolca, “grata”: Bedava. Hoş. Sevimli. * ?.. Trópica: Mecazî, kinaye kabilinden. M. (Astrol.) Tropika ?.. İtalyanca, “caffetano”: Kaftan ?.. Curvato: Yay biçimli. Eğik, eğil/miş (-en). Bükük, bükül/ü (-müş, -en). *. Kambur(laş/mış), kamburu çıkmış ?.. Gentildonna: Kadın (Soylu) ?.. Latince, “adsimilâtus”: Benzer. Sahte, suni, yapmacık, uydurma ?.. Cognômentum: İsim. Aile adı, soyadı. * ?.. Cytherêae: “Cytherêa”nın çoğulu ?.. Pictûra: Resim, boyalı resim, boya ile resmetme. Resim sanatı. Ressamlık. Gergef veya nakış işi, nakış. (Dil) Tasvir ?.. Lehçe, “jutro”: Yarın ?.. Litovca, “krata”: Arama, araştırma ?.. Portekizce, “doutor”: Doktor ?.. Romence, “indolenţă”: Tembellik, uyuşukluk ?.. Rumca, “epitrepo”: İzin vermek, müsaade etmek ?.. Tihero: Kader, talih ?.. Ebcedleri, 622… Sin Kusto ?..

   Fransızca, “sinueuse”: Kıvrıntılı, yılankavi. Dolambaçlı ?.. Poisson,m: Balık ?.. Almanca, “auslegung”: Tevil. Tefsir, şerh, izâh, yorum. *. Tâbir. Yayma, serme, teşhir. Marketri, kakma ?.. Schoß,m: Rahmi (Ana). Kucak, koyun. *. Etek, kuyruk. Filiz, fidan ?.. Schuß,m: Endaht (Atım, atış,). Silâh sesi; patlama. Kurşun yarası. Atımlık barut; fişek; mermi. Cephane, mühimmat. (Dokumacılık) Atkı, argaç. Fırlama, atılma. (Bitki) Fışkırma. Boy atma. (Futbol) Vuruş, kaleye çekilen şut ?.. Weißen: Badanalamak. Beyazlatmak, ağartmak. * ?.. İtalyanca, “allusione”: İmâ, dokundur/ma (-uş) (Kapalı (dolaylı) anlat/ım (-ma,-ış)). Tedai ettirme. Değin(il)me (-iş), değinmek iste/me (-yiş). (Üstü örtülü olarak) Belirt(il)me (-iş). …demek iste(n)me (-yiş, -iş) ?.. In compagnia: Birlikte, eşlikte, arkadaşlarla, toplu olarak ?.. Latince, “câlîginis”: Bulanıklık, sis, duman, karanlık, zulmet. (Akıl) Bulanıklık, sersemlik. (Kişi) Felâket, zulmet ?.. Fêlîcis: Meyve veren, meyvedar (Verimli,). Uğurlu, hayırlı, lehte. Talihli, bahtiyar, mutlu, başarılı ?.. Supînus: Tembel, kayıtsız. Arkaüstü yatan. Sırtüstü uzanan. Eğik, meyilli. Geriye doğru. * ?.. Rumca, “spiunos”: Ajan (İspiyoncu, ihbarcı,) ?.. Sırpça, “nosač aviona”: Gemisi (Uçak) ?.. Ebcedleri, 194…

   Fransızca, “sinueux”: Kıvrıntılı, yılankavi. Dolambaçlı ?.. Crèche,f: Beşik. Hayvan yemliği. İsa Peygamberin, doğduğu zaman içine konulduğu yemlik; bu durumu temsil eden sahne. *. Oda, ev. Yuva, çocuk yuvası, kreş ?.. écharpe,f: Başörtüsü (Atkı,). Omuzdan bele çapraz olarak takılan veya bele sarılan nişan kurdelası. *. (Yaralı kol için) Askı ?.. Insidieuse: Kurnaz, faka bastıran, tuzağa düşürücü. Aldatıcı, yalan. * ?.. Lunaison,f: Ayı (Kamer) ?.. Papaver,m: Haşhaş ?.. Perdu: Kayıp. Hapı yutmuş, kurtuluş ümidi olmayan. Boşa gitmiş, boşa harcanmış. Rastgele giden, serseri. Boş, serbest. Yenik düşülen, kaybedilen. Uzak; uzaklarda ve geri kalmış. Yoldan çıkmış, ahlâkı bozulmuş. Mahvolmuş, her şeyini yitirmiş, gelecekten hiç bir ümidi olmayan. Görünmez olmuş ?.. Radja,m: Hind soylusu, raja ?.. De rêve: Düşe âit; hep düşte kalan, gerçekleşemeyen ?.. Almanca, “aperçu,n”: Nükteli söz ?.. Aufwickeln: Yaymak ([Sarılan, dürülen bir şeyi] Açmak,). Sarmak, dolamak; yumak yapmak; ipliği makaraya sarmak; saçı papiyotlara sarmak; (Denizc.) Kangallamak. (Çocuk) Kundağını çözmek. * ?.. Herz,n: Kalb, yürek. Yürek, cesaret. Gönül, ruh, can. Göğüs, koyun, kucak. Yürek, insaf, merhamet. Göbek, merkez; cücük. (İsk.) Kupa, kör. (Denizc.) Fitil. (Bot.) Kanlı yürek; ciğerci sırığı ?.. Jahr,n: Sene, yıl ?.. Weinschenke,f: Meyhane ?.. Zeder,f: Selvisi; katran ağacı; Lübnan çam ağacı (Sedir; dağ) ?.. Boşnakça, “ždera”: Obur ?.. Bulgarca, “vrabçè”: Serçe ?.. Çekçe, “hrob”: Mezar ?.. Estçe, “värv”: Renk, boya ?.. İngilizce, “assiduous”: Çalışkan, yorulmaz, yılmaz, bezmez, usanmaz. Devamlı, sürekli. Dikkatli ?.. Bailiff: Mübaşir. İcra memuru. Muhafız. Kazalarda “Sheriff” denilen baş icra memurunun vekili. Çiftlik veya şato kâhyası. Sınırlı görevleri olan hakim ?.. Beginning: Başlangıç. Menşe. Baş, esas, mebde ?.. Board: Sahne ([Ç. Tiy.]). Kereste, tahta. *. (Satr. vb) Oyun tahtası. Mukavva. Masa, sofra. Yiyecek, içecek, iaşe. İdare heyeti. Geminin yanı veya bordası. (Den.) Volta seyrinde bir rüzgâra karşı gidilen yol. Tahta döşemek, tahta ile kaplamak. Para karşılığında yiyecek içecek temin etmek. (Vapur veya trene) Binmek. Pansiyoner olmak. (Den.) Borda etmek ?.. Crud: Çerçöp (Çöp, değersiz şey,) ?.. Cry: Ağlamak. Feryad etmek. Bağırmak. Yalvarmak. Ses, nida. Bağırma. Ağlama. Feryad. Nara, avaz. Yalvarma. Hayvan sesi. İstek ?.. Defensive: Müdafaa eden. Saldırıya uğrayanın durumu, kendini koruyucu harekette bulunma ?.. Halfsole: Pençe (Gizli pençe, yarım) ?.. Laconicism: İcaz, özlü söz, veciz ifâde (Kısa söz,). Özlülük. * ?.. Perdu: Gizli, gözle görülmez (Saklı,) ?.. İspanyolca, “abocar”: Görüşmek üzere bir araya gelmek (Bir mevzuyu). Ağızla yakalamak, kapmak. Ağız ağıza birleştirip boşaltmak. *. (Den.) Kanal, boğaz vb ye girmek ?.. Cerco,m: Çerçevesi (Kapı veya pencere). Çit. Engel, mâni. Halka, kuşak, kemer. Kenar. Hale. Kuşatma, muhasara. Daire şeklinde hareket. İnsanların daire şeklinde toplanması. *. Çevre, muhit. Genelev ?.. Charca,f: Su birikintisi ?.. De confianza: Güvenilir kimse; Amaca uygun (şey) (Teklifsiz, yakın (dost);) ?.. Gusanillo,m: Nakış (Gusano’nun küçültülmüşü). Sırma iplik ?.. Pedrada,f: İmâ, taş atma, sitem (Üstü kapalı söz,). Taş atma. Taş atıp vurma, taşlama. Eskiden şapkaya veya saça takılan bir tür rozet. * ?.. İtalyanca, “croce”: Haç. Çarmıh. Çarpı (işareti) ?.. Eparco: Valisi (Bizans) ?.. Fasullo: Yalan(cı). Boş. *. Yapma(cık), suni ?.. Prode: Yiğit. Yarar(lı) ?.. Ripa: Kıyı, yaka. (Yalı)Yar ?.. Latince, “adôrea”: Şân, şöhret (Şeref,) ?.. Êruô: Kökünden sökmek, yırtmak, koparmak. Tahrib etmek, yerle bir etmek. Aydınlığa çıkarmak, ortaya çıkarmak. Kurtarmak ?.. Praebeô: Arz etmek, ileri sürmek (Önermek, teklif etmek,). Vermek, tedarik etmek, sağlamak, bir eksiğini doldurmak. Göstermek, tasvir etmek, temsil etmek ?.. Praecô: Haberci, müjdeci (Tellal, gezgin satıcı,). Mezatçı ?.. Rîpa: Sahil (Kıyı,). Irmak kıyısı. * ?.. Verû: Mızrak, kargı. Kebab şişi. * ?.. Lehçe, “broda,f”: Sakal ?.. Makedonca, “preod”: Geçiş ?.. Norveççe, “dråpe”: Damla ?.. Romence, “broda”: Nakış yapmak ?.. Cord: Yürek, kalb ?.. Cruce: Haç, çarmıh ?.. Erou: Kahraman ?.. Rumca, “ohra”: Boyası (Aşı) ?.. Rusça, “donyesyeniye”: Haber (Rapor,) ?.. Ebcedleri, 213…

   Fince, “sinun”: Senin ?.. Sonni: Boğa ?.. Almanca, “aufzeigen”: Arz etmek, izhâr etmek. (Göstermek,) İsbat etmek. Malik (veya haiz) olmak. Yanlışını çıkarmak ?.. Hominiden,pl: İnsanlar, insaniye ?.. Spielbank,f: Kumarhane (Umuma açık olan) ?.. Danca, “ophavsmand”: Mucid, eser sahibi (Yaratıcı,). Aslî suçlu. * ?.. Fransızca, “affidé”: Hafiye (Gizli görevli, çaşıt,). Güvenilir, inanılır. *. Hempa ?.. Balai mécanique: Süpürge, gırgır (Mekanik) ?.. Coulisse,f: Sarraf takımı (Borsa dışı iş yapan). (Doğramacılıkta) Sürme oluğu, yiv. (Tiyatroda) Kulis. Bir şeyin gizli yanı, kulis. (Kumaşın bir yerinde) Uçkurluk. * ?.. Manigance,f: Entrika (Oyun, dalavere,) ?.. Plongeuse: Dalgıç. Bulaşıkçı. M. Karabatak; dalgıçkuşu ?.. Hollandaca, “nieuwsblad”: Gazete, günlük haber gazetesi ?.. İngilizce, “cognomen”: Soyadı. Lâkap ?.. Coulisse: Kanal (Oluk,). (Tiy.) Kulis ?.. Essence: Mahiyet, keyfiyet. Öz, cevher, asıl, öz varlık, nefis, hakikat. *. Varlık. Ruh. Esans, ıtır ?.. Flesh: Beden, cisim, ten, vücut. Et. Kasaplık et. Tavuk veya balık eti. *. Beşer tabiatı, insaniyet. Ten rengi. Şişmanlık. Nesil, soy, ırk. İnsanoğlu. Canlı yaratıklar. Meyvenin etli kısmı. Et yedirmek, etle beslemek. Kan dökmek. Hırsını tahrik etmek. Etle kaplamak. (Deriden) Eti sıyırmak ?.. Foxy: Tilki gibi,  kurnaz. Tilki renginde, sarımsı veya kızılımsı kahverengi. Zamanla solmuş, eskimiş. Fazla ekşimiş ?.. Gloss: Şerh, haşiye, tefsir (Açıklama,). Satır aralarında verilen metin tercümesi. Tevil, tahrif. Açıklamak, şerhetmek, tefsir etmek, haşiye yazmak. Yanlış tefsir etmek, tevil etmek, tahrif etmek ?.. Incense: Günlük, buhur, tütsü. Tütsülemek, buhur yakmak. *. Herhangi güzel bir koku ?.. Incense: Kızdırmak, öfkelendirmek, darıltmak ?.. Sam hill: Cehennem ?.. Send in: Arzetmek, takdim etmek (Sunmak,). İçeri göndermek. * ?.. Shelf: Kaya tabakası. Raf. (Coğr.) Şelf. Denizde sığlık. * ?.. Squiggly: Eğri büğrü, kargacık burgacık ?.. İspanyolca ve İtalyanca, “sismo,m”: Zelzele (Deprem,) ?.. İtalyanca, “fenice (la-)”: Anka (kuşu) ?.. Japonca, “suimin”: Uyku ?.. Latince, “cognômen”: İsim. Aile adı, soyadı. * ?.. Dominus: Ev sahibi. Efendi, sahib, hükümdar. Mülk sahibi. *. Müstebit ?.. Lûdiônis: Oyuncu (Erkek) ?.. Mendâx: Yalan söyleyen, yalancı, aldatıcı, aldatan. Gerçeksiz. Yalancı kimse ?.. Letonca, “ziemas guïa”: Uykusu (Kış). Uyku ?.. Norveççe, “kjøpmann”: Tüccar ?.. Pensjon: Maaşı (Emekli) ?.. Slusk: Serseri, avare ?.. Sırpça, “polusenka”: Gölge (Yarı) ?.. Ebcedi, 176…

   Fransızca, “sinuosité”: Kıvrım, kıvrımlık, yılankavilik, dolambaç. Dolambaçlılık ?.. Arête,f: Doruk çizgisi, hatt-ı bâlâ (Dağ sırtı;). (Balıkta ve bitki başaklarında)  Kılçık. Sivri köşe. * ?.. Surnommer: Ad takmak, lâkab vermek ?.. Almanca, “bart,m”: Sakal. Bıyık. Favori. Dil, diş, ağız ?.. Hollandaca, “kletskous”: Geveze (kadın) (Çok) ?.. İngilizce, “aréte”: Dağın bir tepesinden diğerine uzanan dar ve sarp geçit ?.. Bert: Yatak, (vasıtalarda) ranza. (Den.) Manevra veya rıhtımda palamar yeri. Gemici ranzası. İş, vazife. Mevki. (Gemiye) Manevra yaparak yer vermek. Yatacak yer vermek. (Gemi) Rıhtıma yanaşmak ?.. Festoon: Kavis şeklinde sarkan çiçek veya krepon kâğıdından yapılmış kordon. (Güz. San.) Bu desende kabartma süs. Böyle çiçek veya kâğıtla süslemek ?.. İspanyolca, “flamante”: Yeni, yeni olmuş, yeni yapılmış. Alevli. Parlak. * ?.. Mandamiento,m: Ferman (Emir,). Uyarı, tembih. Öğüt, nasihat. (Huk.) İlâm, yazılı emirnâme, celbnâme. Bir elin beş parmağı ?.. Reata,f: Atlar (Arabaya koşulan). Halat, ip. Ucu ilmikli ip, kement. * ?.. İtalyanca, “messiticcio”: Tomurcuk (Filiz,) ?.. Schiumatolo (lo-): Süzgeç (Kevgir,) ?.. Latince, “fictilis”: Kavanoz. Killi, topraktan. *. Kilden kabartma ?.. Rûmusculôrum: Dedikodu, gevezelik ?.. Macarca, “fegyveres”: Silâhlı ?.. Megijeszteni: Korkutmak ?.. Makedonca, “trap”: Hendek, çukur ?.. Sırpça, “svedočanstvo”: Diploma; öğrenim belgesi, tasdikname ?.. Ebcedleri, 603

   Latince, “sinuôsus”: Kavisli, bükük, kıvrımlı ?.. Almanca, “born,m”: Kuyu. Memba, pınar, kaynak, çeşme ?.. Schulzeugnis,n: Diploma. Okul karnesi. Tasdikname. * ?.. Vorbild,n: Misâl (Numunei imtisal;). Numune, örnek, model. *. Asıl, orijinal. Prototip. Norm(a), düstur, kaide. İdeal, mefkûre ?.. Wurm,m: Kurt, solucan, askarit, şerit, tenya. (Efsanede) Ejderha, dragon. (Tıb) Dolama, ruam, iltihabı gamdı veter. (Zavallı, biçare, metruk). Çocuk; yavrucak, masum, çocukcağız ?.. Danca, “komsammen”: Toplanma, buluşma ?.. Kvaler: İşkence, eziyet, cefa, azap (Istırab,) ?.. Værne: Korumak. Savunmak, müdafaa etmek ?.. Endonezca, “insinuasi”: İmâ ?.. Fince, “ruukku”: Testi ?.. Fransızca, “cancer,m”: Yengeç burcu. Kanser hastalığı. *. İç ezici büyük acı ?.. Cancre,m: Yengeç. Tembel teneke, çok tembel talebe. Pinti ?.. Année Julienne: Yıl (365 gün ve 6 saatlik) ?.. Pendre: İdam etmek (Asmak,). Asmak. *. Sarkmak ?.. Urne: Şişe, kavanoz (Ölü küllerini sakalamaya yarayan). Yuvarlak karınlı eski zaman kavanozu. Oy sandığı ?.. Hollandaca, “pruim”: İğneli söz. Erik. *. Ağızda çiğnenen tütün parçası ?.. İngilizce, “burn”: Irmak, dere (Çay,). Yanık, yanık yeri. (Tuğla veya kiremit) Pişirme. *. (Elektrikle) İdam etmek. Yanmak, yanıyor gibi olmak, alev alev olmak. Işık saçmak. Parıldamak. Tutuşmak. Yakmak, tutuşturmak. Kavurmak. (Tuğla veya kiremit) Pişirmek. Aldatmak ?.. Cackler: Geveze kimse ?.. Cancer: Yengeç Burcu. Kanser. * ?.. Jigger: Pire (Batı Hind adaları, Amerika ve Afrika’da görülen ve dişisi hayvan veya insan etine gömülen bir cins) ?.. Jigger: Gemisi (Ufak bir çeşit yelken). (Den.) Bocurum veya mancana yelkeni. *. Golfta demir uçlu ufak çomak. Kokteyl karıştırmak için ölçü olarak kullanılan ufak cam bardak ?.. Lapidary: Cevahirci (Hakkâk, oymacı, kıymetli taş kesicisi,). Kıymetli taş kesme sanatına âit. Taşlara âit. Özlü. Kitabeye elverişli ?.. Our lady: Meryem Ana ?.. Symbolism: Simgecilik, sembolizm ?.. İspanyolca, “cachigordo”: Ufak tefek ve tombul, bodur ?.. Cáncer,m: Yengeç burcu. Kanser. * ?.. Consanguínea: Akraba (Aynı soydan, aynı kandan,) ?.. Regalo,m: Hediye (Armağan,). İhsan, lütuf. İkramiye. Ödül, mükâfat. Ziyafet, şölen, ikram. Rahat, huzur, refah ?.. İsveççe, “cancer”: Kanser ?.. İtalyanca, “fulmine (il-)”: Yıldırım ?.. Galero: Şapka (Eskiden) ?.. Prodigio: Mucize ?.. Regalo: Armağan. Bağış. Takı, benek. Sunu ?.. Regola: Örnek. Kural. İlke. *. Ölçü. Yönetmelik, kurallar. Düzen. Gelenek, alışkanlık. Perhiz ?.. Rivolo: Dere, çay (Küçük) ?.. Urna: Kavanoz. Oy sandığı. *. Kap. Sandık. Ölü külü kabı (kavanozu) ?.. Japonca, “homeru”: Övmek ?.. Kokoro: Kalp, yürek ?.. Orime: Kıvrım, plise ?.. Latince, “cancer”: Yengeç. Yengeç takımyıldızı. Güney, tropikal sıcaklık. Kanser ?.. Harêna: Çöl. Kum. *. Kumlu yer. Kumlu meydan, arena (tiyatroda) ?.. Relêgô: Reddetmek. Kovmak, uzaklaştırmak, yoldan uzaklaştırmak. Sürgün etmek. *. İsnad etmek, yüklemek ?.. Urna: Kavanoz (Oy kullanılan vazo, piyango kabı, ölü külü konulan vazo, para konulan). Pişmiş kilden kab, su kabı, vazo. *. Sıvı birimi, aşağı yukarı iki buçuk galon ?.. Lehçe, “wykrój,m”: Çukur, delik (Oyuk,). Biçki ?.. Macarca, “varázsló”: Büyücü, sihirbaz ?.. Makedonca, “glavar”: Başkan (Lider,) ?.. Veren: Güvenilir, sadık. Otantik, uygun ?.. Norveççe, “verne”: Korumak, savunmak ?.. Portekizce, “aranha”: Örümcek ?.. Câncer: Kanser ?.. Romence, “cancer”: Yengeç. Kanser. * ?.. Sırpça, “glavar”: Baş; lider ?.. Zimski san: Uykusu (Kış) ?.. Ebcedi, 258…

   Latince, “sinus”: Eğri, kavis, kıvrım, büklüm, kat. Ağ. Koy, körfez, vadi. (Saç) Kıvrım, bukle. Yelken. Göğüs, sine. Koruma, himaye. Aşk, yürek, gizlenme yeri ?.. Sînus: Büyük kâse ?.. Arabça, “senaa”: Cemali güzel ?.. Almanca, “schaufel,f”: Faraş. Kürek. *. Kanat, pala, palet ?.. Çince, “fın mu”: Mezar ?.. Fince, “avojalkainen”: Yalınayak ?.. Fransızca, “dessein,m”: Tasarı, niyet ?.. Digne de foi: Güvenilir, inanılabilir ?.. Maison de jeu: Kumarhane ?.. Polysémique: Mânâlı, bir çok mânâsı olan (Çok) ?.. Hollandaca, “inleiding”: Başlangıç, önsöz, giriş ?.. İngilizce, “hogfish”: Balık (Baş kısmı domuza benzeyen bir) ?.. İtalyanca, “colpi di sonda”: Araştırma (Yoklama,) ?.. Impiccagione (l’-): As(ıl)ma (-ış) ?.. Lucciolone (il-): Gözyaşı (Üzüm tanesi gibi iri). Büyük (iri) ateşböceği. * ?.. Latince, “ôscillum”: Maske (Küçük) ?.. Signum: Resim, küçük heykel. İşaret, belirti, nişan. Sancak. Parola, işaretle verilen emir. *. Mühür. Takımyıldız ?.. Sîmius: Maymun ?.. Vocâminis: İsim, lâkab, mahlas, ünvan (Ad,) ?.. Letonca, “indîga èûska”: Engerek yılanı ?.. Portekizce, “camundongo”: Fare ?.. Rusça, “analagîçnıy”: Benzer, andıran, aynı ?.. Snimok: Fotoğraf, resim ?.. Ebcedleri, 186…

   İspanyolca, “seno,m”: Sine, bağır (Göğüs,). Koyun. Meme. Rahim. Karın. Karın boşluğu. Boşluk. Körfez. İç kısım. (Mim.) Alın. İçinde cerahat bulunan boşluk. Sinüs ?.. Sano: Güvenli, emin. Sağlıklı, sıhhatli, sağlam, iyi. *. Doğru. Kusursuz. Tam, bütün. İyi niyetli, içten, samimi ?.. İsveççe, “sona”: Cezasını çekmek ?.. Latince, “scaenae”: “Scaena”nın çoğulu ?.. Sırpça, “seno”: Kuru ot ?.. Boşnakça, “smjeo”: Yiğit (Yürekli,) ?.. Zapovjednik: Kumandan, komutan ?.. Danca, “flue”: Sinek ?.. Endonezca, “kijing”: Mezar taşı. Kabuklu deniz hayvanı ?.. Meong: Kedi ?.. Filipince, “asno”: Eşek, merkep ?.. Fince, “ahnas”: Obur (Açgözlü,) ?.. Salko: Sırık ?.. Fransızca, “aiglon”: Kartal yavrusu. M. İkinci Napolyon ?.. Chemineau,m: Serseri, dilenci, sokak serserisi. İş arayan işçi, aylak işçi. * ?.. Chialeuse: Ağlayan (Gözü sulu; ikide bir) ?.. Mâcheuse: Obur (Çok yiyen,). Çiğneyen. * ?.. Moïse,m: Musa Peygamber ([Büyük harfle]). Bebek sepeti. * ?.. Omis: Unutulan, unutulmuş ?.. Hollandaca, “dagloon”: Yevmiye; gündelik; ücret ?.. Mokkel: Şişman çocuk. Genç kız ?.. Scheluw: Eğri büğrü (Eğri, çalık çarpık,) ?.. Soldij: Maaşı (Asker) ?.. Wijfje: Kadıncık, küçük kadın, kadıncağız ?.. İngilizce, “ashen”: Kül rengi, soluk renkli. Kül gibi. *. Dişbudak ağacına âit veya ondan yapılmış ?.. Champion: Müdafaa eden kimse (Savunucu kimse,). Şampiyon, bir karşılaşmada birinci gelen kimse. *. Mücadeleci kimse. Galip. Savunmak, müdafaa etmek. Tarafını tutmak, destek olmak ?.. Convene: Toplanmak, bir araya gelmek. Toplamak. Mahkemeye celbetmek. * ?.. Display: Arz, izhâr, gösteriş (Gösterme, teşhir, sergileme,). Göstermek, teşhir etmek, göz önüne sermek, izhâr etmek, arz etmek. (Matb.) İri harflerle teşhir etmek ?.. Flue: Ağı (Bir çeşit balık) ?.. Flue: Hafif tüy ?.. Flue: Ocak bacası, baca. Hava veya gaz borusu ?.. Gnome: Vecize, atasözü, darb-ı mesel ?.. Gnome: Cüceler (Yeraltındaki hazinelerin bekçileri farzolunan biçimsiz) ?.. Nose: Burun. Koklama hissi. Burun gibi çıkıntılı yer veya şey. Uçağın ön kısmı, burun. (Den.) Pruva. Kokusunu almak. Koklamak. Burun ile dokunmak veya burnu sürmek. Başkasının işine burnunu sokmak. Ağır ağır ilerlemek. Koklayarak aramak ?.. Shekel: Servet (Ç. Para,). Miskal, İbranilerde bir ağırlık birimi. Altın veya gümüş sikke. * ?.. İspanyolca, “asno,m”: Eşek. Aptal adam, eşek ?.. Campiña,f: Ova, kır. Ekilebilir arazi, tarla. Kır manzarası ?.. Mohíno: Kederli, elemli. Üzgün. *. Babası at anası eşek olan (Katır). Yağız (at). Siyah renkli (boğa vb.) M. Bir cins mavi saksağan. Diğerlerine karşı tek başına oynayan oyuncu ?.. İsveççe, “skalv”: Deprem ?.. İtalyanca, “anagogico”: Esrarcı, esrarcı yorum … (s)i ?.. Cuspide (la-): Uç, tepe ?.. Demonio: Tilki, kurnaz. Şeytan, iblis. Kötü ruh(luluk). *. Afacan, yaramaz ?.. Fedele: Güvenil/ir (-en, -ecek), aldatma/z (-yan). Bağlı, ayrılmaz. Güçlü, yanılmaz. *. Doğru, gerçek. Kaynağına uygun. İnanan ?.. Fola: Masal. Yalan, kıtır ?.. Lingua: Dil ?.. Modello: Örnek. Model. Kalıb. Manken. Taslak. Doldurulacak kâğıt ?.. Saggio: Bilgili, bilge. Görmüş geçirmiş, görgülü, tecrübeli. Usta. Ölçülü, düşünceli, dengeli, ayağını denk atan. Yerinde, akıllıca ?.. Japonca, “obiyakasu“: Korkutmak ?.. Latince, “anceps”: Mânâlı (Mübhem, iki). İki başlı. Çift. Şübheli, karışık. Tehlikeli. * ?.. Angulî: Köşe (Açı,). Tenha ?.. Conchylî: Erguvan (Erguvan boya,). Küçük midye. İstiridye. Erguvan boya veren sedef. Erguvan elbise ?.. Convena: Kavuşan (Birleşen,) ?.. Fleô: Ağlamak, gözyaşı dökmek, feryad etmek. Yasını tutmak ?.. Lapidis: Mezar taşı (Kilometre taşı, sınır taşı,). Taş. *. Değerli taş. Mermer. Mezatçının durduğu yer ?.. Laxô: Yaymak, genişletmek, dışarıya doğru açılmak (Uzatmak,). Bozmak, ibtal etmek. Gevşetmek, şiddetini azaltmak. Gönlünü ferahlatmak, sıkıntısını hafifletmek. Gevşetmek, azaltmak. (Fiyat) Düşmek ?.. Lingua: Dil. Konuşma, söz söyleme, lisân. (Coğr.) Dil ?.. Mangô: Tacir (Satıcı,). (Özellikle) Köle taciri ?.. Scopulî: Kaya, sarp ve kayalık uçurum, dağlık burun. Tehlike ?.. Lehçe, “męczyć”: İşkence etmek (Acı çektirmek, ıstırab vermek). Yormak ?.. Przodownik,m: Öncü, lider ?.. Litovca, “jojikas”: Süvari. Binici ?.. Macarca, “fekhely”: Yatak ?.. Norveççe, “flue”: Sinek ?.. Snev: Boya, rötuş yapmak. Fırlatmak. İz ?.. Portekizce, “língua”: Dil ?.. Romence, “desena”: Resimlemek. Belli olmak ?.. Oboseală: Yorgunluk ?.. Rumca, “fokia”: Fok. (Mec.) Çok şişman kadın ?.. Glosa: Dil, lisân. Dil bağı ?.. Lakos: Çukur, hendek, çukurluk ?.. Logas: Konuşan (Çok) ?.. Onomazo: İsim vermek, ad koymak ?.. Psahulevo: Aramak, karıştırmak (El yordamıyla) ?.. Sholio: Yorum ?.. Rusça, “zapovyednik”: Orman (Milli orman, korunan) ?.. Sırpça, “dnevno”: Günlük (Bir günde yapılan,) ?.. Ebcedleri, 117…

   (Fransızca, “senau,m”: Gemi ([Eski] Çift direkli).     (Okunuşu, “seno” ?.. İngilizce, “jingle”: Yazmak (Vezinsiz şiir). Şıngırtı. Vezinsiz şiir. (Tekerleme gibi) Küçük eğlenceli şiir. İrlanda veya Avustralya’ya özgü iki tekerlekli ve kapalı araba. Küçük şarkı. Şıngırdatmak, tıngırdatmak.* (Okunuşu, “cing’gıl”) ?.. Çengel ?.. Seven: Yedi, (7) ?.. Ebcedleri, 118)

   Farsça, “sin vü sâl”: Yaş ?.. Almanca, “aufenwolke,f”: Bulut, kumulus (Küme) ?.. Sich bedanken: Reddetmek (Nezaketle). Birine bir şeyden dolayı teşekkür etmek. * ?.. Augenschein,m: Manzara (Görünüş; suret-i zâhire;). Müşahede ?.. Bulgarca, “çèrep”: Kafatası ?.. Çekçe, “dráp”: Pençe. Toynak * ?.. Çince, “len lü sığ”: Türkuaz ?.. Danca, “ræv”: Tilki. Tilki kürkü ?.. Sølvsmed: Kuyumcu (Gümüşçü,) ?.. Drab: Cinayet. Adam öldürme ?.. Bred: Sahil, kıyı. Geniş, enli ?.. Fransızca, “acérée”: Dokunaklı, acı, çok sert. Çelikli. Keskin, sivri. * ?.. Crabe,m: Yengeç, çağanoz. Gülünç ve huysuz adam ?.. Cueillaison,f: Meyve devşirme zamanı. Meyve devşirme. * ?.. Drap,m: Çarşaf. Yünlü kumaş, çuha. * ?.. Fossé,m: Hendek. Savunma hendeği. Uçurum ?.. Fosse,f: Çukur. Kapan, tuzak. Mezar, çukur ?.. Fusain,m: Resim (Kömürkalemle yapılmış). İğ ağacı, taflan. Kömürkalem. * ?.. Mesdames,f,pl: Hanımlar, bayanlar ?.. Mouche commune: Sineği(Ev) ?.. Pépère,m: Şişko (M. Koca bebek, sessiz ve şişko çocuk; koca adam,). (Çocuk dilinde) Dede. *. Sessiz, gürültüsüz. Kolay, rahat ?.. Perce,f: Matkap. (Nefesli çalgılarda) Delik ?.. Sismique: Depremle ilgili, depreme âit ?.. Hollandaca, “leidinggevend”: Öncülük yapan (Liderlik eden,) ?.. İngilizce, “figuline”: Çanak, çömlek. Kil, toprak ?.. Folding bed: Karyola (Açılır kapanır) ?.. Fosse: Hendek, kale hendeği ?.. Glossal: Dile âit ([Anat.]) ?.. Leading man: Oynayan erkek (Başrolü) ?.. Suspicion: İmâ, iz. Şübhe, kuşku, vehim. *. Gayet az miktar ?.. İspanyolca, “barca,f”: Kayık ?.. Carpa,f: Sazan balığı ?.. Carpa,f: Üzüm salkımı (Küçük) ?.. Cebra,f: Yaban eşeği, zebra ?.. Jara,f: Mızrak (Kargı,) . Laden. * ?.. Raja,f: Uçurum, kanyon (Derin yarık,). Çatlak, yarık, aralık. Birleşme çizgisi, ek yeri. *. Meyve dilimi ?.. Raja,f: Bir cins kaba kumaş ?.. Rajá,m: Raca ?.. Reo,m: Balık(Bir cins ala) ?.. Reo,m,f: Suçlu. Sanık. Davalı ?.. İsveççe, “år”: Yıl, sene ?.. Räv: Tilki ?.. İtalyanca, “barca“: Sandal, kayık. Yelkenli gemi ?.. Figulina: Çanak çömlek(çilik) ?.. Fossa: Çukur, oyuk. Hendek. Mezar, sin. Tuzak. Delik. Çökme, çöküntü ?.. Latince, “barbae”: Sakal ?.. Flûmen: Akarsu, ırmak. Akıntı, akış ?.. Fossa: Hendek, ark, siper ?.. Fulmen: Yıldırım. Yıldırım çarpması. Ateş. Felâket, belâ, musibet ?.. înfundô: Yaymak, sermek. İçine veya üstüne dökmek. Hizmet etmek. * ?.. Sanguis: Ahfat, aile (Zürriyet,  neseb, soy, asıl,). Kan, kan dökme. *. Ürün, döl, evlâd. Güç, yaşam ?.. Venêficium: Büyü, sihir. Zehirleme. * ?.. Portekizce, “golfinho”: Yunus ?.. Rumca, “fonias”: Katil, cani ?.. Siaksimo: Tamir, düzeltme ?.. Sinefo: Bulut ?.. Rusça, “çerep”: Kafatası ?.. Sırpça, “berač”: Hasatçı (Ürün toplayan,) ?.. Dvomislen: İki anlamlı ?.. Ebcedi, 207…

   Latince, “syngraphî”: Yazılı sözleşme. Pasaport ?.. Furvus: Siyah (Kara,) ?.. Squâmiger: Balıklar. Pullu. * ?.. Subnigrî: Siyahımsı, esmerimsi ?.. Bulgarca, “spravòçnik”: Kılavuz ?.. Fince, “nyrkkeilijä”: Boksör ?.. Fransızca, “crépissage,m”: Sıvama, kaba sıvasını yapma, çarpı vurma ?.. Faiseur: Düzenbaz, üçkâğıtçı. Yapıcı, yapan. * ?.. Mémoires: Hatıra, hatıralar; hatıra türü ?.. Miraculeuse: Mucizevî. Mucizeli. Şaşırtıcı, inanılmaz, akılalmaz ?.. Par exemple: Meselâ, örneğin. Yalnız, ne var ki. (Ünlem olarak) Bak sen, olur şey değil, bu da nesi !.. Qualifier: İsim vermek (Vasıflandırmak;). -e son yarışmaya katılma hakkı kazandırmak, -i finale bırakmak ?.. Sérieux: Güvenilir, güven verici, sağlam, emin. Ağırbaşlı, ciddi. *. Ciddi, şaka etmeyen. Önemli, şaka götürmeyen, şakaya gelmeyen. Gerçek, içten. Ağır, tehlikeli, ciddi. (Addan önce geldiğinde) Büyük, esaslı, çok, birçok. Ağırbaşlılık, ciddilik, ciddiyet ?.. Sommaire: Kısa, özet halinde, kısaltılmış, özetlenmiş. Üstünkörü, kısa yoldan, kestirmeden, baştan savma, çırpıştırma. Özet, kısaltma ?.. Surmené: Yorgun, bitkin (Aşırı) ?.. Hollandaca, “memoires”: Hatıralar ?.. İngilizce, “engraving”: Resim (Oyma klişeden çıkarılan). Hakkâklık, oymacılık. Hakkâk işi ?.. Surname: İsmi (Soyadı, aile). Lakap. Soyadı koymak. Soyadı ile tanınmak ?.. İtalyanca, “muro comune”: Duvar (Ortak) ?.. Palischermo: Kayık, sandal. Tekne ?.. Lehçe, “wyszywać”: Nakış işlemek ?.. Rumca, “hrisohoos”: Kuyumcu, mücevheratçı ?.. Lemargos: Obur, pisboğaz (Açgözlü,) ?.. Rusça, “spravoçnik”: Kılavuz (Rehber,) ?.. Ebcedi, 358…

   Latince, “syngraphus”: Yazılı sözleşme. Pasaport ?.. Aurôra: Tan vakti, şafak, gün ağarması. Şafak tanrıçası. Doğu, şark ?.. Auxiliârius: Yardım eden, yardım getiren ?.. Rôbur: Meşe ağacı. Sert ağaç. (Roma’da) Hapishane, zından. Güç, kuvvet, gayret, enerji. En iyi bölüm, seçkin sınıf ?.. Ûtva: Asma, üzüm salkımı (Üzüm,). Bağ kütüğü. Hevenk ?.. Almanca, “bohrer”: İşkence etmek (Eziyet,). Burgulamak, delmek. Delik, çukur, tünel vs açmak. Batırmak. Parmağıyla burnu karıştırmak. Sondaj yapmak; sondalamak, aramak. *. Zihnini işgal etmek; kafasını kurcalamak. İncitmek, gücendirmek. Bastonunu yere saplamak. (Kurt) Tahtayı delerek içine yerleşmek. Birinin birşeyi yapması için sıkıştırmak; birinin çok üstüne varmak ?.. Bohrer,m: Matkap (Burgu,). Delen, delik açan; sondacı ?.. Haupt,n: Reis (Baş,). Baş, kafa, kelle. *. Esas, başlıca, asıl, ana ?.. Danca, “brodere”: Nakış işlemek ?.. Fransızca, “aurore,f”: Başlangıç, eşik. Tan; gün ağarması. Tan kızıllığı. Doğu. Altın sarısı. * ?.. Cirer: Boyamak, parlatmak. Balmumu sürmek. *. Cilâlamak ?.. Député,m: Elçi, delege, heyet üyesi, kurul üyesi. Mebus, milletvekili. *. Temsilci ?.. Fournaise,f: Cehennem (Cehennem gibi sıcak yer,). Büyük fırın. Harlı ateş, alevler, yangın ateşi. *. Savaşın en kızışık olduğu yer ?.. Pierre,f: Kaya. Taş. *. Çakıl, ufak taş. (Böbrek, mesane gibi organlarda) Taş. (Meyvelerde) Kum ?.. Topo: Plân ([Eski]). Konuşma, nutuk ?.. Hollandaca, “neerknielen”: Diz çökmek (Yere diz çökmek,) ?.. İngilizce, İspanyolca ve Portekizce, “burro”: Eşek, merkep ?.. Catling: Kedi yavrusu. Kiriş, bağırsaktan yapılan çalgı teli. Her iki yüzü keskin uzun bıçak, bisturi, neşter. * ?.. Dead beat: Yorgun, bitkin (Çok) ?.. Repair: Tamir etmek, onarmak. Zararını telâfi etmek, tazmin etmek. Tamir, onarma. Tazmin. Ç. Tamirat. İyileştirme, şifa verme ?.. Repair: Gitmek, çekilmek ?.. Roman nose: Gaga burun (Eski Romalılara mahsus hafif) ?.. İspanyolca, “aurora,f”: Başlangıcı (Bir şeyin). Şafak, gün doğması, fecir. Gün doğarken okunan ilâhi. *. Yüz güzelliği. Bademden yapılan bir çeşit içki ?.. Cacheta,f: Yayı (Kilit) ?.. Cita,f: Görüşme (Randevu, buluşma,). Resmî emirle davet, celbetme, çağırtma. Mahkemeye çağırma, celp. İktibas, alıntı ?.. Parador: Meyhane. Durduran, duran. M. Han, otel. * ?.. Ribera,f: Sahil (Kıyı, yaka,). Yalıboyu ?.. Tajada,f: Kesilmiş parça. İnce dilim. *. Soğuk algınlığından ses kısılması. Sarhoşluk, çakırkeyiflik ?.. Tapia,f: Duvar (Kerpiçten yapılmış). Kerpiç. * ?.. Zorra,f:  Tilki. Dişi tilki. Kurnaz kimse. Fahişe. Sarhoşluk ?.. Zorra,f: Ağır yükleri taşımakta kullanılan alçak araba ?.. İsveççe, “brodera”: Nakış işlemek ?.. İtalyanca, “aurora”: Başlangıç. Tan. Ortalık ağarması, gün ışıması. * ?.. Frasologia: Cümleler ?.. Topo: Sıçan ?.. Topo: Yer… ?.. Japonca, “hoosekisho”: Kuyumcu ?.. Kenkyuusha: Araştırmacı ?.. Letonca, “ekspresis”: Kapıcı. Ekspres posta ?.. Makedonca, “şpenigla”: İğne(Toplu) ?.. Rumca, “apati”: Hile, sahtekârlık, dalavere ?.. Pieta: Büklüm, pile ?.. Ebcedi, 414…

   Macarca, “sín”: Ray (“S”, “ş” okunuyor ve í, uzun i okunuyor) ?.. Romence, “şină”: Ray ?.. Almanca, “behelfsmäßig”: Yardımcı, iğreti (Geçici, muvakkat,) ?.. Fallgrube,f: Tuzak, kapan. Kurt kuyusu. * ?.. Marschall,m: Mareşal, müşür ?.. Pfirsich,m: Şeftali ?.. Riff: Kayalar silsilesi (Resif; su hizasında sığ) ?.. Schuldiener,m: Kapıcısı (Okul). Okul hademesi. * ?.. Wagenfeder,f: Yayı (Makas) ?.. Danca, “sikring”: Koruma. (Elekt.) Sigorta. Emniyet mandalı, emniyet kilidi ?.. Fince, “muurahainen”: Karınca ?.. Fransızca, “personne,f”: Beden, vücut. Kişi, kimse, adam, insan. (Huk.) Kişi. Şahsiyet. Varlık, tüm varlık. *. Kimse, hiç kimse, hiçbir kimse ?.. Hollandaca, “nasporen”: Araştırmak, incelemek (Özenle). İz takip etmek, izini izlemek (araştırmak). * ?.. İngilizce, “frisk”: Arama, yoklama. Sıçrayıp oynamak, Oynatmak. Bir kimsenin üstünü aramak, silâh aramak. Arama yaparken kıymetli şeyler çalmak. Sıçrama. Oyun, neşe. * ?.. Milk of magnesia: Müshil (İngiliz tuzu karışımı, bir çeşit) ?.. Prolusion: Önsöz olarak yazılmış yazı ?.. İspanyolca, “alfombrado”: Halıların tümü (Bir salon veya mağazadaki) ?.. Corfadillo,m: Bardak (Küçük). Kesme şeker ?.. Desmenuzar: İncelemek, didik didik etmek. Ufalamak. Parçalamak. Kıymak, doğramak. Ayırmak. * ?.. Plumífera: Yazar (M.). Tüyleri olan, tüylü. * ?.. İtalyanca, “israeliano”: Yahudi (İsrail’li, İsrail …(s)i,) ?.. Memoriale (il-): Hatıra(lar) kitabı. Dilekçe. Belgeler defteri (kitabı) katalog ?.. Permesso: İzin veril/en (-miş), izinli. Yapılabil/ecek (-en, -ir). * ?.. Japonca, “hookokusha”: Muhabir (Rüportajcı, haberci,) ?.. Latince, “exspergô”: Yaymak (Serpmek, dağıtmak, saçmak,) ?.. Nauclêricus: Kaptana âit (Gemi sahibi veya) ?.. Macarca, “beszédes”: Konuşkan, çenebaz ?.. Makedonca, “opişan”: Çizilmiş (Yazılmış,). Tasvir edilmiş ?.. Sırpça, “prenosan”: Mecazî ?.. Yiddişçe, “iaschscherke”: Ebcedleri, 370…

   Farsça, “şinâ”: Yüzme ?.. Arabça, “şe’n”: İş, yeni olan hâl. Şan. Tavır. Hadise. Vâkıa. Kasdetmek. Emr ü hâl. Baştan göze gelen damar. Bir şeyin hususiyetinin fiilî tezahürü, neticesi ve eseri ?.. Şın’ (şen’)”: Buğz ve adâvet etmek. Kin bağlamak. Düşmanlık yapmak ?.. Çince, “şen”: Dağ ?.. Almanca, “ausdrücken”: Tâbir etmek (İfâde etmek, anlatmak,). Sıkmak, tasir etmek. Söndürmek. İzhâr etmek. * ?.. Rassig: Boyu bosu yerinde. Cins. *. Ateşli, canlı, atılgan ?.. Sich ansammeln: Toplanmak, yığılmak, birikmek, teraküm etmek. (Ask.) Tahaşşüt etmek. İrkilmek ?.. Endonezca, “orang licik”: Tilki. Kurnaz ?.. Fransızca, “badigeonneur,m”: Ressam (Kötü). Badanacı. * ?.. Bâfreuse: Obur, pisboğaz ?.. Commandeur,m: Şövalyelikte bir aşama ?.. Cuisinière: Aşçı. M. Yemek kitabı ?.. Cuisinière,f: Aşçı kadın. Yemek sobası, yemek fırını, kuzina. Izgara ?.. Frisé: Kıvırcık. Kıvırcık saçlı, kıvırcık tüylü. Bürümcük yapraklı, yaprakları bürümcük gibi kıvrılı ?.. Frise,f: Pervaz (Uzayıp giden düz bir satıh,). Bir tür kıvırcık yünlü kumaş. (Mimarlıkta) Duvar saçaklarında baş tabanla korniş arasındaki bölüm, efriz. *. (Tiyatro sahnesinde) Tavana ufkî olarak asılan dar ve uzun dekor ?.. Frisé,m: Alman ?.. Lyrisme,m: Şiir (Lirik). Liriklik. *. Lirik dil; lirik üslûb. Coşkunluk ?.. Hırvatça, “privlačna devojka”: Tilki ?.. Hollandaca, “figuurzaag”: Testere (Kıl) ?.. İngilizce, “praenomen”: İsim. Eski Roma’da isim ?.. Similar: Benzer, müşabih, birbirine yakın. (Geom.) Şekilde aynı olan. Benzeyen şey ?.. Syringe: Şırınga. Şırınga etmek, şırınga ile yıkamak ?.. İspanyolca, “azul marino”: Lacivert ?.. Lacrimosa: Ağlayan (Gözyaşı döken,). Göz yaşartan ?.. Similar: Benzer ?.. İtalyanca, “erinni (l’-)”: İşkence (Cehennem ilâhesi,) ?.. Lingua di vipera: Dilli, eşek arısı dilli, çekiştirici (Zehir). Dilini eşek arısı sokası(ca) … ?.. Marpione (il-): Tilki, anasının gözü, düzenci, oyuncu ?.. Proselite (il-): Dine geç/miş (-en) (Dönek, başka). Yandaş. …(y)e yeni gir/miş (-en) (başla/mış, -yan, geç/miş, -en). * ?.. Latince, “însidior”: Entrika çevirmek, pusuda beklemek. Pusuya yatmak. * ?.. Praenômen: İsim (İlk) ?.. Romence, “similar”: Benzer ?.. Ebcedleri, 351

   “… İsmail Hakkı Bursevî Hazretlerinden devamla… Yevm: Ân, mânâsınadır. Bu mânâyı şu Âyet-i Kerime ifâde eder:

   –“O, her “gün-ân” bir işdedir…”

   Her ân bir “şe’nde-işde”olan Allah…” (T.G. 4.221)

   Arabça, “şenn”: Eski kırba. Arabtan bir kabile. Dağılıp perakende olmak ?.. Farsça, “şen”: Naz, eda, cilve. Göze ve gönüle hoş görünen hâl. Bayındır, ma’mur. Sevinçli, ferahlı ?.. Şin: Kum, çakıl ?.. Almanca, “besprechung,f”: Mülâkat, görüşme, hasbihâl, temas. Müzakere, tartışma, münakaşa, istişare, müşavere, konferans. Tenkid, tanıtma ?.. Schärfe,f: Firaset. Keskinlik. Ekşilik, acılık. Yakıcılık. *. Şiddet, sertlik. Huşunet. (Fotoğr.) Netlik ?.. Wandmalerei,f: Nakış, nakkaşlık. Duvara yapılan resim ?.. Boşnakça, “srodnik”: Akraba, hısım ?.. Çince, “li şı”: Tarih ?.. Danca, “afrejse”: Gidiş, hareket, kalkış (Yola çıkış, yolculuğa çıkış,) ?.. Filipince, “durungawan”: Pencere ?.. Fransızca, “cagnardise,f”: Tembellik, miskinlik, avarelik ?.. Cuisinier: Aşçı. M. Yemek kitabı ?.. Expliquer: Yorumlamak. Açıklamak. *. Söylemek. Bildirmek. Haklı göstermek, nedeni olmak ?.. Magouilleur: Dümenci, ayakoyuncusu, üçkâğıtçı ?.. Moissonneuse: Hasatçı, orakçı, biçici. F. Orak makinesi, biçer ?.. Nonpareil: Harf (Altı puntoluk küçük). Eşsiz, eşi benzeri olmayan. F. Çok ensiz kurdela. F,M. Kuzey Amerika’da yaşayan değişik küçük kuşlara verilen umumî isim. F. Çok küçük badem şekeri. *. M,F. Değişik karanfil türlerine verilen isim ?.. Hollandaca, “fresco”: Resmi, duvar resim sanatı ([Suluboya veya yumuşak alçıdan yapılmış] Duvar) ?.. Misdadiger: Cani (Suçlu,) ?.. Schilderlj: Tablo (Yağlı boya [resim]) ?.. Wijnrank: Asma bıyığı, asma ?.. İngilizce, “discourse”: Konuşma, mükâleme, muhavere (Karşılıklı). Tez, makale, broşür. Söz, hitabe, nutuk. Söylemek, bahsetmek, konuşmak, hitap etmek, bir mevzuyu sözle veya yazılı olarak işlemek ?.. Fresco: Resmi, fresk ([Ç.-coes, -cos] Yaş sıva üzerine yapılmış duvar). Fresk yapmak ?.. Kermes oak: Meşe ağacı, kırmız meşesi (Kırmızböceğinin üzerinde beslendiği bir çeşit). “Quercus corrifera” ?.. Searching: Araştırıcı, inceden inceye araştıran. Nüfûz eden. Keskin ?.. İspanyolca, “blasonar”: Resmetmek (Arma). Arma takımlarıyla süslemek. *. Süslemek, tezyin etmek. Övünmek, kendini medhetmek ?.. Japonca, “shikii”: Eşiği (Kapı) ?.. Latince, “cûnâbulôrum”: Beşik. (Hayvan) Yuva ?.. Decuriônis: Süvari subayı ([Ask.]). “Decuria”nın, on kişilik bir grubun başı. *. Taşra kentinin veya bir koloninin senatörü ?.. Prôvîsus: Basiret, tedbir (İhtiyat,). İleriye bakma. Önceden görme. Sağlama. * ?.. Sîcârius: Suikasdçi, katil ?.. Makedonca, “srodnik”: Akraba (Yakın) ?.. Norveççe, “innlevere”: Takdim etmek, sunmak, iletmek ?.. Romence, “conferi”: Görüşmek (Konuşmak, danışmak,). Vermek. * ?.. Rumca, “eleografia”: Resim (Yağlıboya) ?.. Rusça, “pryedisloviye”: Önsöz ?.. Sırpça, “srodnik”: Akraba, hısım ?.. Ebcedleri, 350…

   Arabça, “şın”: Kur’ân alfabesinin onüçüncü harfi olup, ebcedî değeri 300’dür ?.. Türkçe, “-şın”: Küçültme sıfatları türeten ek ?.. Almanca, “ausdruck,m”: Sembol. Kelime, söz, lâf, tâbir, deyim. İfâde, anlatış, anlatım, beyân. Istılah, terim. İfâde ve beyân tarzı. Canlılık, mânâlılık. Alâmet-i farika; vasf-ı mümeyyiz; karekteristik. *. Simanın ifâde ettiği mâna. (Müzik) İfâde. İzhâr, tezahür ?.. Bebildern: Resimlerle donatmak; resimlemek ?.. Beipferd,n: Yedek at ?.. Journal,n: Yevmiye defteri. Gazete. Dergi, mecmua. (Gemide) Seyir defteri ?.. Kavallerie,f: Süvari (sınıfı) ([Ask.]) ?.. Arnavutça, “ofroj”: Sunmak, takdim etmek, arzetmek. Teklif etmek ?.. Çekçe, “mračno”: Bulut. Yağmur ?.. Danca, “beskrive”: Tasvir etmek, tarif etmek. Tanımlamak. * ?.. Journal: Günlük, günce, hatıra defteri. Hastalık hikâyesi ?.. Danca, İsveççe ve Norveççe, “sladder”: Dedikodu ?.. Fransızca, “amphigouri,m”: Saçma sapan söz, nutuk veya yazı ?.. Baignoire,f: Locası ([Tiyatroda] Yer altı). Banyo teknesi. * ?.. Fourbu: Yorgun, bitkin, yorgunluktan canı çıkmış (Çok). (Hayvan için) Ayakları tutuk. * ?.. Invoquer: Yardıma çağırmak, yakarmak. Başvurmak. İleri sürmek ?.. Journal,m: Günlük, günce. Dergi. Gazete ?.. Logogriphe,m: Bilmece, anlaşılmaz şey. Bir kelimedeki harflerle başka kelimeler yapmak şeklinde bir zihin oyunu. * ?.. Rhabillage,m: Tamir etme. Yeniden giyinme ?.. Sauvegarde,f: Himaye, koruyuculuk, koruma. Koruyucu, korunma aracı ?.. Vainqueur: Galip, muzaffer. Kazanan, galip. Fatih ?.. Hollandaca, “aardschok”: Yersarsıntısı (Kısa) ?.. Jaargang: Yıl, sınıf, bağbozumu senesi, tamamlanmış yıl ?.. İngilizce, “cauldron”: Kazan ?.. Journal: Yevmiye defteri. Günlük, muhtıra. (Den.) Seyir jurnalı. *. Gazete. Mecmua. Parlamentonun her günkü çalışmasının yazıldığı defter, meclis zabıt defteri. (Mak.) Milin yataklara oturan kısmı ?.. Knocker: Vuran şey veya kimse (Çalan veya). Kapı tokmağı. Kapı kapı dolaşan satıcı ?.. Supineness: Miskinlik. Kaygısızlık. * ?.. İspanyolca, “barquilla,f”: Kayık, hafif sandal (Küçük). Kayık biçiminde pasta kalıbı. *. Gondol. Balon sepeti ?.. Boxeador,m: Boksör ?.. Enlucir: Badanalamak. Sıvamak. *. Temizleyip parlatmak ?.. Novelero: Meraklısı (Haber alma). Yenilik icâd etme meraklısı. Değişken, kararsız ?.. Repulsa,f: Red (Geri çevirme, iteleme,). Hor görme ?.. İtalyanca, “avanguardia”: Öncü ?.. Colore a olio: Boya (Yağlı) ?.. L’idraulico: Su mühendisi ?.. Pozzanghera: Su çukuru, çukur ?.. Servizio: Bahşiş. Görev. İş, çalışma. Hizmet. Servis. İyilik. Takım. *. Vuruş ?.. Latince, “cervîx”: Boyun, ense ?.. Congiârî: Armağan (Askerlere dağıtılmak üzere para olarak verilen). Halka yapılan ihsan, iane ?.. Mirâculî: Mucize, hayret veren şey. Hayret, şaşkınlık ?.. Opifer: Yardımcı olan (Yardım getiren,) ?.. Prôvîsiô: Basiret (Öngörmek, sağduyu, ihtiyat, tedbir,) ?.. Repulsa: Red, kabul etmeme, inkâr, uzaklaştırma, püskürtme (Geri çevirme,). (Seçim) Başarısızlık ?.. Makedonca, “rogozina”: Hasır ?.. Romence, “prenume”: Ad, isim ?.. Ebcedleri, 300…

   “Levha: 16 Şubat 1985… Bir kitap okuyorum… Yanımda Seyfi Bey… Kitap, Üstadım’ın ve estetikle ilgili; ve okudukça, benim yazdığım oluyor… Dipnot kısmında, bir “ş” harfi var… Benimle alâkalı ve bu hususu Seyfi Bey’le konuşuyoruz!..” (T.G. 3.572) Estetik, yani “bedî-güzellik” idrakı…

   Arabça, üçyüz, (300): Selâsümie ?.. Ebcedi, 1472 ?.. İtalyanca, “stereofotografia”: Resim (Üç buudlu) ?.. 1472…

   En küçük ebcedde “şın”: Altı, (6) ?..

   Şın: Şın + ye + nun ?.. 300 + 10 + 50= 360 ?.. Arabça, “şin”: Çok nikâhlı kimse. Huruf-u mu’cemeden bir harf ?.. Şin: (Şeyn) Kusur, ayıp, noksan, kabahat. Yaramaz şey ?.. Çince, “şın”: Böbrek ?.. Şın: Derin ?.. Şın: Çiğ ?.. Şin: Kalb ?.. Şin: Yeni ?.. Şin: Soyadı ?.. Şin: Mektub ?.. Şin: Yıldız ?.. Şin: Tamam ?.. Şin: Uyanmak ?.. Almanca, “beschreibung,f”: Tasvir, portre; evsaf ve eşkalini bildirme (Tarif(name), tavsif,) ?.. Erlaubnis,f: Ruhsat(iye, name) (Müsaade, izin,). Salâhiyet, yetki. Muvafakat. Lisans ?.. Sechkreis,m: Ufuk (Görüş dairesi;) ?.. Fince, “pölynimuri”: Süpürgesi (Elektrik) ?.. Fransızca, “myrmidon,m”: Ufak tefek adam, bücür. Cavalacoz adam ?.. İngilizce, “angleworm”: Solucan ?.. İspanyolca, “alfombra,f”: Halı. Yeri halı gibi kaplayan çiçek, çimen vb ?.. Conminar: Korkutmak, tehdit etmek, gözdağı vermek ?.. İtalyanca, “accumularsi”: Toplanmak ?.. Gioielliere (il-): Kuyumcu, mücevherci, cevahirci ?.. Mosca olearia: Sineği (Zeytin) ?.. Spaderno (lo-): Olta (Üç iğneli) ?.. Latince, “simulâcrî”: Suret, tasvir, portre, küçük heykel (Benzerlik, benzeşme, biçim,). Hayâlet, hayâl. (Yazı) Simge. Suret, gölge ?.. Rumca, “kserizono”: Kökünden sökmek veya sökülmek ?.. Orizondios: Ufkî, yatay ?.. Ebcedleri, 360…

   En büyük ebcedde, “şın”: 1077 ?.. Almanca, “kornett,n”: Süvari sancaktarı. (Müz.) Kornet. *. Sancaktar ?.. Bulgarca, “zastraşàvam”: Kotkutmak (Tehdit etmek,) ?.. Fransızca ve İngilizce, “littoral”: Kıyıya âit, deniz kıyısıyla ilgili. M. Kıyı, kıyı boyu ?.. İtalyanca, “armato come un saraceno”: Silâhlı, silâhlanmış (Baştan ayağa) ?.. Martirizzare: İşkence etmek. Şehid etmek. *. Acı çektirmek ?.. Prospetto: Tanıtma yazısı. Görün/üş (-üm, -tü). Çizelge. Özet. Durum. Program. * ?.. Latince, “tertius”: Üçüncü ?.. Romence, “statură”: Boy bos ?.. Ebcedleri, 1077…

   Üçyüz ?.. Ebcedi, 33 ?.. Çil: 33 ?.. Almanca, “zug,m”: Yürüyüş. Çekme, cerretme. Balık corumu. Balık avı. (Tekn.) Gerilim, gerginlik. *. (Şenlik) Alay. (Dağ) Silsile, sıra. Tren, şimendifer; demiryolu katarı; kara vapuru. Kalem darbesi. Sefer, kampanya. Yüz çizgisi, çehre hattı. Karakter hususiyeti; vasfı mümeyyiz. Meyil, temayül, eğilim, düşkünlük. (Ask.) Takım. Hava cereyanı; kurander. Oynama, sürme, hamle. Manevra, hile. Yudum. Göçme, hicret, geçiş. Küme. Kol, kafile. Nefes. Çerçeve, kadro. İp. Şube. Tüfek namlusundaki yivler ?.. Boşnakça, “židov”: Yahudi ?.. Çince, “bi iye”: Mezun ?.. Danca, “lab”: Pençe ?.. Fince, “kehua”: Övmek; böbürlenmek ?.. Fransızca, “bocage,m”: Koru, koruluk, gölgeli ağaçlık ?.. Pige,f: Yıl. Bir dizgicinin belirli bir sürede çıkarması gereken iş. (Gazetecilikte) Yazılan satır sayısına göre ödeme yapma ?.. Hollandaca, “pal”: Çengeli, maymuncuk (Kilit). Hareketsiz ?.. Papzak: Şişko ?.. İngilizce, “acock”: Eğri. Küstahça. * ?.. Jug: Testi. Hapishane, kodes. Testi veya çömlek içine koymak. Hapishaneye tıkmak ?.. Jug: Bülbül sesi. Bülbül gibi şakımak ?.. İspanyolca, “aguada,f”: Suyu çıkarılan yer (İçme). Gemideki içme suyu. Maden ocağını basan su. Suluboya ?.. Aguja,f: İğnesi (Dikiş). Tığ, şiş. (Saat) Akrep veya yelkovan. Pusula iğnesi. Yıldırımsavar çubuğu. Terazi dili. Sivri kaya, sivri kule, dikilitaş. (Çam yaprağı veya zargana gibi) İnce uzun şey. Yapağı. Pl. (Bir hayvanın) Ön tarafı ?.. İsveççe, “gåva”: Hediye (Armağan,) ?.. Japonca, “eiyuu”: Kahraman ?.. Hoodoo: Haber, röportaj ?.. Latince, “adiuvô”: Yardım etmek. Teşvik etmek, cesaretlendirmek ?.. Lehçe, “odjazd,m”: Gidiş (Hareket, kalkma,) ?.. Zabić: Öldürmek. Çivilemek, mıhlamak ?.. Macarca, “ügyvéd”: Avukat ?.. Zsidó: Yahudi ?.. Makedonca, “kybe”: Battaniye ?.. Rumca, “guva”: Çukur, hendek ?.. Zodio: Alınyazısı, kader. Burç. * ?.. Ebcedleri, 33…

ﻭﻭﻭ

   Meşhur hikâye… Muhiddin-i Arabî Hazretleri Şam’da bir vaaz verirken halktaki alâkasızlık ve edeb dışı hâllere binaen, “sizin rabbiniz ayağımın altındadır!” diyor ve ayakta uyuyan ahâli birden silkelenip uyanıyor, Şeriate aykırı buldukları bu sözünden dolayı da büyük veliyi asıyorlar… Son arzusu, camî kapısına şu beyti yazdırıyor:

   –”İza dehales sîni fiş şîn, – Yazheru kabru Muhyiddîn”… –”Ne zaman ki sin şın’a girecek, o zaman Muhiddin’in kabri zahir olur”…

   Yavuz Sultan Selim Şam’ı fethedince minberi kazdırıyor, bir küp altın… Cuma hutbesinde, -konuşana “sus!” bile denilmez,- dışarıda kübü kırdırıyor ve “yağma!” diye bir ses… Beriki ahâlinin torunlarının hepsi dışarda ve altınları yağmalıyor… Kapılar kapattırılıyor ve Sultan Selim, Şamlılara Muhiddin-i Arabî Hazretleri’ni hatırlatıyor…

   Abdülkadir Geylâni Hazretleri’nin bir yakınının çocuğu olmuyor ve Şeyh’den yar-dım istiyor… Şeyh, “sana çocuk yazmıyor!” demesine rağmen adam ısrarda… Sonunda, “bana bir tane var, sana aktarayım mı?” diyor… Mübarek sırtlarını müridinin sırtına dayıyorlar… Yakını olan müridi, “ensemden belime doğru soğuk bir şey hissettim!” diyor… “Şimdi git, ismini de benim ismim koyarsın!” buyuruyorlar, Hazret-i Gavs-üs sekaleyn mahbûb-i Sübhanî Seyyid Muhyiddîn Ebû Muhammed Abdülkâdir-i Geylânî el-Hasenî el-Hüseynî…

   İzâ dehale-ssîn… Elif + zel + elif + dal + hı + lam + sin + sin + ye + nun… 1 + 700 + 1 + 4 + 600 + 30 + 60 + 60 + 10 + 50 = 1516… Yavuz Sultan Selim’in Şam’a girdiği tarih…

   İzâ dehale-ssîn… Elif + zel + elif + dal + hı + lam + sin + sin + ye + nun… 111 + 701 + 111 + 35 + 601 + 71 + 120 + 120 + 11 + 106 = 1987… “Benim dostum 37 yaşında”…

   İzâ dehale-ssîn-i fi-şşîn… Elif + zel + elif + dal + hı + lam + elif + lam + sin + ye + nun + fe + ye + elif + lam + şın + ye + nun… 1 + 700 + 1 + 4 + 600 + 30 + 1 + 30 + 60 + 10 + 50 + 80 + 10 + 1 + 30 + 300 + 10 + 50 = 1968… 18 yaşına girdiği tarih… Herhâlde, hemen hemen İstanbul Üniversitesi’ne girdiği tarih…

   Dehales sîni fiş şîn… Noktalı harflerinin toplamı olarak, 1410… 1989-1990… Tilki Günlüğü’nün, hemen hemen tamamlandığı günler…

   Kabir: Mezar. Merkad ?.. Merkad: Mezar, kabir. Uyku yeri. Yatacak yer ?.. Menam: Uyku. Uyku zamanı. Rüyâ. Düş. Uyunacak yer, yatak odası ?.. Na’s: Uykusu gelmek, uyku bastırmak ?.. Nâs: İnsanlar. Kur’ân’da 114. Sure ?.. Va’va: İnsan topluluğu. Sesler ?.. Vavî: Vav harfine mensup, vav harfi ile alâkalı ?.. Tilki !..

   Kabir ?.. Gabir ?.. Gabare: Ağaçlık yer ?.. Îşe: Sık ağaçlık, orman. Casus, hafiye ?..

   Muhyiddîn ?.. Dini  ihyâ eden ?.. Müceddid ?.. Yenileyici ?.. “Güneş yenilenmez, göz yenilenir !..”… “Muhyiddîn” ile “Müceddid”in mânâları bir…

   Muhyiddîn… “Dal” şeddesiz ve okunmayan “elif, lam” dahil edilmeyerek, 129… Salih !.. İngilizce, “cuss”: Küfretmek, sövmek, lânetlemek. Lânet. Herif ?.. Kust ?.. Casus ?.. Makedonca, “sonuva”: Rüyâ görmek ?..

   (“Ne zaman ki “sin” “şın”a girer, Tilki (hafiye) Salih zahir olur!..”)

   Muhyiddîn… “Dal” şeddeli ve okunmayan “elif, lam” dahil edilmeyerek, 133 ?.. Fransızca, “bisse,f”: Karayılan ?.. Concise: Veciz, kısa, özlü, muhtasar ?.. İngilizce, “jus civile”: (Latinceden) Medenî hukuk (Hukuk Fakültesi ?..) ?.. İtalyanca, “alluso”: İmâ edil/en (-miş), dokundurul/an (-muş) (Kapalı (dolaylı) anlatıl/an (-mış),). Değinil/en (-miş), değinilmek isten/en (-miş). (Üstü örtülü) Belirtil/en (-miş) ?.. Vinello: Bilmece, bulmaca ?.. Latince, “aspîs”: Engerek ?.. Çinis: A. Erol’a göre “kurt” demek olan “çine”nin çoğuludur.

   Muhyiddîn… “Dal” şeddesiz ve “elif, lam” dahil edilirse, 160… Almanca, “phönomen,n”: Mucize. Hâdise, olay, tecelli. * ?.. Bulgarca, “izslèdvam”: Araştırmak. İncelemek, tedkik etmek, * ?.. İngilizce, “gnomical”: Vecize veya darb-ı meselleri içine alan ?.. İspanyolca ve İtalyanca, “polisemia,f”: Mânâlılık, çeşitli anlamlılık ([Bir kelimede] Çok) ?..

   Muhyiddîn… “Dal” şeddeli ve “elif, lam” dahil edilirse, 164… Fransızca, “exégèse,f”: Yorum, yorma, çözme, çözümleme (Metin yorumlaması;) ?..

   Kabru Muhyiddîn… “Dal” şeddesiz ve okunmayan “elif, lam” dahil edilmeyerek, 431… Almanca, “beziffern”: Numaralamak. Rakam koymak. Falanca miktara baliğ olduğunu beyân etmek ?.. Japonca, “soosaku suru”: Araştırmak (Aramak,) ?..

   Kabru Muhyiddîn… “Dal” şeddeli ve okunmayan “elif, lam” dahil edilmeyerek, 435… Kise-i mısrî: 600 kuruşluk para birimi ?.. Fransızca, “aoûtage,m”: Ağustosta görülen ziraî işler. Orak (işleri) ?.. İngilizce, “gibbet”: Darağacı. (Mak.) Maçuna kolu. Darağacına asmak. Teşhir etmek, rezil etmek ?.. Japonca, “kotoba”: Dil (Kelime, ifâde, deyiş,) ?..

   Kabru Muhyiddîn… “Dal” şeddesiz ve okunmayan “elif, lam” dahil edilerek, 462… Fransızca, “coutume”: Alışılmış davranış, alışkanlık; gelenek, görenek, örf, âdet; ahlâk; kılık, kıyafet, giyecek. “Almanca’da, sitte” ?.. İngilizce, “east”: Doğu ?.. İspanyolca, “asta,f”: Mızrak. Sopa, direk. Boynuz. Mil, şaft. İğ mihferi, dingil. (Mim.) Sivri direk. Akıntı kütükleri götürmesin diye set şeklinde konulmuş zincirli tomruk sırası. Pl. Elbise, kıyafet, kisve ?.. Este,m: Doğu ?.. Este: Bu ?.. Almanca, “rühren”: Elini sürmek (Birşeye dokunmak). Hareket ettirmek; kımıldatmak, oynatmak. Birine çarpmak. *. Birşeyden, birinden ileri gelmek. Çalkalamak, karıştırmak. Tesir etmek; rikkate getirmek; dokunmak; müteessir etmek ?.. İsveççe, “antyda”: İmâ etmek ?..

   Kabru Muhyiddîn… “Dal” şeddeli ve okunmayan “elif, lam” dahil edilerek harflerinin toplamı, 466… Danca, “hast”: Acele ?.. Hest: (Sp.) At. Kasa, atlama beygiri ?.. Fransızca, “hast,m”: Mızrak ?.. İngilizce, “hast”: (Eski kullanım) “Have” fiilinin 2. tekil kişi zamiri ?.. İsveççe, “häst”: At ?.. İtalyanca, “casata”: Soy ?.. Norveççe, “hast”: Sonbahar ?.. Hest: At ?.. Almanca, “bilderreich”: Resimlerle dolu. Teşbih, istiare ve mecaz bakımından zengin ?.. Danca, “antyde”: İmâ etmek (Dolaylı anlatmak,). İşaret etmek ?.. Fransızca, “anecdote,f”: Hikâye, nükteli fıkra (Küçük tarihî vakıa; küçük). Ayrıntı, önemsiz şey ?.. Idiolecte,m: Dil, bir kişinin kendine özgü ve yalnız kendisinin bildiği bir dil kullanması (Şahsî) ?.. İngilizce, “reynard”: Tilki. Eski bir hayvan hikâyesinde tilkinin adı. * ?.. İspanyolca, “cuento,m”: Hikâye. Bir olayın anlatılması. Hesab. Aldatma, yalan. Dedikodu. Anlaşmazlık. Milyon ?.. Cuento,m: Baston vb. nin ucuna geçirilen demir veya pirinç halka. Destek, ayak ?.. İtalyanca, “prologare”: Dolambaçlı yoldan anlatmak (Karmaşık). Giriş yapmak (okumak), konuyu özetlemek. * ?..

و

   “Sin Harfi:

   “Ba” harfinden sonra “sin” harfi, zikredilen ilk “teslis” hükmüyle boyanmış iken zahir ve bâtın arasındaki ortada, fakat kesret-çokluk mertebesinde zuhur eder. Çünkü basit sayıların ait olduğu tecrid mertebeleri, önceki mertebelerle tamamlanmıştır.

   Nitekim daha önceki ifâdelerimiz üzerinde düşünmüşsen, bunu öğrenmişsindir.

   “Sin harfinin rakam değeri, altmıştır; altmış, onlar mertebesindeki tamlık derece-sidir. Çünkü zahir çokluk ile emir tamamlanmıştır. “Bir”in mazhârı olan elif, beraberlik ve cem hükmünün ahadiyet ile sirayeti sırtını bildirmek için, “ba” ile “sin” arasında gizlen-miştir. Elif, aynı şekilde, diğer isimlerin asılları olan “Allah” ve “er-Rahmân” isimlerinin “orta”sında da gizlenmiştir. Daha önce “vasât-orta”nın sırrını açıklamıştım.

   Aynı şekilde o, başka bir açıdan zikredilen bu üç mertebenin mukabili olan üç mertebede gizli kalmıştır. Bunlar, kâmil rubûbiyetin mukabili olan kâmil ubudiyete aittir; bu, “sin” ve “cim” harfindeki sakin “ya” harfidir.

   Böylece Hakkın, bütün hakikatlerde tecellîsi ve sayıları ortaya çıkartan/izhâr birin rakamlara ait mertebelerdeki sirayeti bilinmiş olur; bununla birlikte bir sayısı, hüviyeti ve mâhiyeti itibariyle zuhur etmez, nitekim daha önce bu da ifâde edilmişti. Ayrıca, böylelikle zikredilen iki sirayet ile nisbetler, taalluklar ve hükümlerle sınırlanmaktan münezzehlik ve mutlaklığı birleştirmek/cem mümkün olabilir.

   İmâ ettiğim şeyi, sadece Hakkın hüküm sahibi olduğunu ve O’na icabet etmenin sırrını bilen kimse anlayabilir.

   Sonra şöyle deriz: Bilindiği gibi elif, Zât’a ait “sirâyet”e mahsûstur. “Ba”, taaddüt ve ahadiyet özelliğindeki cem makamından meydana gelmiş kevnî zuhur mertebelerinin ilkidir. Yaratılış kapısını açmak, taayyün ettiği şeye izafe edilmeksizin taayyünün benzeri olan hemze’ye mahsustur. Çünkü Hak, Zâtı açısından yaratma vb. gibi herhangi bir şeyi gerekli kılmaz. Şu halde taalluk/ilişme, iktizâ vb. gibi şeyler, melûh ile irtibatlı olan ve melûhun da kendisine bağlı olduğu ulûhiyet nisbeti itibarına bağlıdır. Ulûhiyet cihetinden, nisbetler, isimler ve itibarlar Hakka izafe edilir.

   Yaratılış/icad, bir olan Vücûd’un -mâhiyeti yönünden ve kendinde taaddüt ve taayyün etmediği halde- taayyünü ve mümkünlerin hakikatleri mertebelerinde ve onlara göre taaddüd etmesi üzerine zait bir şey değildir. İşte bu sebeple şöyle dedik: Hemze, yaratılış sırrının mazhârıdır. Binaenaleyh o, bâtını nisbet ve sıfatların sonuncusu olan kudrete aittir. Bu nisbet ve sıfatlar, meşiyetin izhârına hükmettiği şeylere ilişirler.

   Zikredilen dörtlemenin sahibi olan “mim” harfi ise, mülk” makamıdır. Ferdiyet hükmü, bu mertebede de tamamlanmıştır, çünkü ferdiyetin, her mertebede o mertebeye göre bir mazhârı ve hükmü vardır. İşte, her mertebedeki hükmünün mâhiyetinin bilinmesi için bunu tekrarlıyoruz. Ayrıca, böylelikle mertebelerin ve kendilerine uğrayan ve zuhur eden şeylerdeki tesirlerinin hükmü bilinir.

   “Ba” harfinden sonra Besmele’nin bütün kelimelerine sirayet eden gizli “elif”‘in sırrı ile “sin” harfi zuhur edip, onunla da çokluğun sureti zuhur ettiği için, tecellî ve emir, aslına dönmek ister. Tecellînin aslına dönmeyi istemesi, kesret-çokluk mertebesinde hükmünün gerçekleşip zuhur etmesi ve nisbetlerinin a’yan-varlıklarını ibraz etmesinden sonradır. Tecellînin dönmek istediği aslı, daha önce dikkat çektiğimiz gibi, “ahadiyet makamı”dır. Böylece “sin” harfi için istenilen ittisal gerçekleşmemiştir, çünkü o, zuhur eden her şeyin zuhurunun kendisiyle devam ettiği ilâhî ismin sevb-elbisesinin bir parçasıdır; ahadiyete dönmek ise, bunu ortadan kaldırır ve hâlin hükmü bunu gerektirmez.

   Aynı şekilde, Bir’in mazhârı olan elif de, bütün isimleri camî-birleştiren “Allah” isminin mazhârını ta’yin etmek için evvellik makamında zuhur eder. Eliften önce, herhangi bir kevn-varlığın kendisiyle birleşebileceği hiç bir şey yoktur, çünkü o, ifâde ettiğimiz üzere, “gayb”a komşudur.

   “Sin”‘in, sakin olması mümkün değildir. Çünkü kendisi ile “ba” arasında makûl olan vahdaniyet özelliğindeki yayılan tecellî ile aslî irâde, onun hakkında “hareke” hükmünü vermiştir, böylelikle “emir” gerçekleşir. Böylece zikredilen tecellînin sırrıyla kendinde tam bir daire döner, bunun sonucunda ise, “mim”in ayn-haricî varlığı zuhur eder.

   “Mim” harfi, kendi feleği olan gaybî dairenin, nümerik makamda basit mertebelerden içermiş olduğu şeyleri kapsamış olduğu halde, fakat “kesret”ten ibaret olan kendi mertebesine göre zuhur eder; böylece, daha önce zikredilen aslı gibi iki vecih ve iki hükümlü olur.”… Sadreddin Konevi Hazretlerinin “Fatiha Sûresi Tefsiri” isimli eserinden…

   Muhiddin-i Arabî Hazretleri’nden, ehline, “sin” ve “şın” hakkında bilgiler:

   –“Sin harfinde dört var oluşun sırrı vardır – Tahakkuk ve en yüksek makam ona âittir. – – Bunlar gayb âleminden gelir kevnin eserleridir – Bununla zuhur etmiştir onun güneşi parıl parıl parlıyor.”

   Bil ki “sin” harfi “Gayb”, “Ceberût” ve “Lütûf” âlemindendir. Mahreci “sad” ve “za” harflerinin mahrecidir. Rakam değeri nur ehli nezdinde altmış, bizim nezdimizde büyük ebced hesabına göre üçyüzdür. Küçük ebced hesabına göre ise üçtür. Bunun basit harfleri şunlardır: “Ya”, “nun”, “elif”, hemze” ve “vav”. Feleği birinci felektir. Devir senesi daha önce zikredilmiş-tir. Havasta ve havassü’l-havasta ve havass-ül havasın hülâsasında ve havass-ül havasın hülâsa-sının saf özünde temeyyüz eder. Gaye onundur. Onun mertebesi beşinci mertebedir. Sultanının zuhuru hayvanlardadır. Tabiatı sıcaklık ve kuruluktur. Unsuru ateştir. Tabiatını teşkil eden şeyler ondan var edilirler. Hareketi mümtezicedir. Araf ona âittir. O hâlistir, kâmildir, müsennâdır, munistir. Harfleri “ya” ve “nun”dur. Daha önce geçtiği gibi İlâhî isimleri vardır.”

   –“Şın harfinde düşünen biri için yedi sır vardır – Ona bir gün nâil olan herkes Allah’a ulaşır. – – Senin zâtına ve cisimlere o sükûnet verir – Cibrîl-i emîn indiği zaman, onunla bir kalbin üzerine – – Ah! İnsanlar onun mânâsını, muhteviyatını bir bilselerdi – Şaşkınlıktan görürlerdi Ay’ın, son üç günde, hilâlini nasıl tamamladığını.”

   Ey dost! Allah bizi de seni de konuşma ve anlama yönünden güçlü kılsın! Bil ki “şın” harfi “Gayb” ve “Ceberût” âlemindendir. Orta âlem de ondandır. Onun mahreci tıbkı “cim” harfinin mahreci gibidir. Rakam değeri bizim nezdimizde bin, fakat nur ehli nezdinde üçyüzdür. Onun basit harfleri şunlardır: “Ya”, “nun”, “elif”, “hemze” ve “vav”. Onun feleği ikinci felektir. Bu feleğin hareketinin devir süresi, daha önce zikredilmiştir. Umumî harfler içinde temeyyüz eder. Yolun yarısı ona âittir. Onun mertebesi, beşinci mertebedir. Onun sultanı hayvanlarda tezahür eder.  Onun tabiatı soğuk ve rutubetlidir. Onun unsuru sudur. Onun tabiatını şekillendiren şeyler ondan yaratılırlar. Onun hareketi kaynaşmıştır. O kâmildir, hâlistir, müsennâdır, munistir. Onun zâtı, sıfatları ve fiilleri vardır. Onun harfleri vardır; “ya” ve “nun”. Daha önce geçtiği gibi, onun isimleri vardır. Onun huyları, hâlleri ve kerametleri vardır.”

ﻭﻭﻭ

   Çince, “şın cin”: Sinir ?.. Çan bin şao: Kepçe ?.. Şan suo: Kilitlemek ?.. Almanca, “teppich,m”: Halı, seccade. Kilim. Keçe ?.. Danca, “broderi”: Nakış, el işlemesi ?.. Markedsplads: Pazar yeri ?.. Vareprøve: Örnek, numune ?.. Endonezca, “inskripsi”: Kitabe ?.. Fransızca, “s’amasser”: Toplanmak, yığılmak, birikmek ?.. Brocheur: Nakış yapıcı (Kumaşlara). (Kitab) Dikici. *. M. Nakış makinesi ?.. Brochure,f: Nakış ([Kumaşta] Kabartma). Risale, broşür. * ?.. Indiscernable: Benzer (Ayırd edilemez, tam). Anlaşılamaz, kavranılamaz ?.. Offrande,f: Armağan, bağış. Hayır için verilen para, yapılan bağış, sunulan şey. Papazların bağış kabul töreni. * ?.. Tuyau: Kıvrım, lüle, pli (Kolalı çamaşırlara ütüyle yapılan). Boru. Künk. Boru gibi içi boş şey, zıvana; içi boş sap. İpucu. * ?.. Fransızca ve İngilizce, “infernal”: Cehennemî; cehenneme âit, cehennemle ilgili. Korkunç, yoğun, şiddetli. İğrenç, çok kötü, iblisçe. Çekilmez, dayanılmaz, cehennem gibi ?.. Hollandaca, “advocaate”: Avukat (Kadın) ?.. Germanisme: Lûgat veya Alman dili özelliği ([Lisân tartışmasında] Almanca). Barbar. Alman şivesi (ağzı), Almancılık ?.. Tapperij: Meyhane, birahane ?.. İngilizce, “baptize”: Ad koymak, vaftiz ayini ifa etmek. Vaftiz etmek. *. İlk defa kullanmak ?.. Deputy: Muavin (Yardımcı,). Vekil. *. Bir polis rütbesi. Mebus, milletvekili ?.. Farseeing: Basiret sahibi (Uzağı gören,) ?.. For a song: Ucuza, yok pahasına (Çok) ?.. Seafaring: Denizcilikle uğraşan. Deniz yoluyla seyahat eden. Deniz yolculuğu. Denizcilik ?.. İspanyolca, “apático”: Gevşek, ilgisiz (Duygusuz,) ?.. Arroyada,f: Dere yatağı. İçinden akarsu geçen küçük vadi. Su taşması, sel ?.. Arroyo,m: Akarsu ve bunun yatağı, dere (Küçük). Yolun ortası. İçinde gemi işletmeye elverişli fakat kısa nehir ?.. Barrido,m: Süprüntü. Süpürme. * ?.. Bordador: Nakış ve benzeri işlemeci ?.. İtalyanca, “aiuto”: Yardım. Yardımcı. Destek ?.. Deprofundis: Bizdeki “Fatiha”ya benzettikleri duaları ?.. Japonca, “karera”: Onlar ?.. Zetchoo: Zirve, doruk ?.. Latince, “odôror”: Araştırıp öğrenmek, incelemek, tahkik etmek, sathî bilgi almak. Koklamak, kokusunu alarak izini bulmak. * ?.. Persimilis: Benzer (Çok) ?.. Prôcûrô: Korumak. Bakmak. *. Yönetmek. Kefaret etmek. Maliye memuru olmak ?.. Rubrîcae: “Rubrîca”nın çoğulu ?.. Litovca, “katë”: Kedi ?.. Makedonca, “otepuva”: Öldürmek (Vurmak,) ?.. Norveççe, “allusjon”: İmâ, sözle dokundurma ?.. Romence, “tîic”: Mânâ. Yorum, açıklama ?.. Ebcedleri, 423…

   Çince, “şın çü”: Gövde, beden ?.. Cu bao şan: Kuyumcu ?.. Almanca, “ausfeger,m”: Süpürge ?.. Puffer,m: Yumruk darbesi. Tampon. *. Tabanca. Patates. Yumruk atan ?.. Verneinen: Reddetmek, kabul etmemek. “Hayır” demek. *. İnkâr etmek, tanımamak. (Sual üzerine) Menfî cevab vermek. (Gramer, mantık) Nefyetmek, olumsuz kılmak ?.. Verschwiegen: Gizli, saklı. Ağzıpek, ağzı kenetli (mühürlü, sıkı); ketum. * ?.. Danca, “hangarskib”: Gemisi (Uçak) ?.. Lommelærke: Şişe (Cepte taşınan yassı) ?.. Fransızca, “fouilleur”: Araştırıcı; araştırıp karıştırmayı seven (Karıştırıcı,). (Birinin) Üstünü başını arayan, ceplerini yoklayan. F. Büyük pulluk ?.. Mouche du vinaigre: Sineği(Sirke) ?.. Hollandaca, “buffer”: Yumruk darbesi. Tampon. *. Tabanca. Hafıza ?.. Homografie: Eşyazımlılık ?.. İngilizce, “crimson”: Boya (Kırmızı). Koyu kırmızı. *. Koyu kırmızıya boyamak. Kıpkırmızı olmak, kızarmak ?.. Rebuff: Red. Azarlama, ters cevab. Geri püskürtme. Reddetmek. Ters cevab vermek, azarlamak. Geri püskürtmek ?.. İspanyolca, “licenciarse”: Mezun olmak ([Üniversiteden]) . Cüretkâr davranmak. * ?.. Subsidiario: Yardımcı (Yardım niteliğinde,) ?.. İsveççe, “fallgrop”: Tuzak ?.. Latince, “pugillâris”: Levhaları (Yazı tabletleri, yazı). Elde tutulabilir ?.. Rumca, “sakorafa”: Çuvaldız ?.. Rusça, “lovuşka”: Tuzak (Kapan,) ?.. Sırpça, “narodni jezik”: Dili (Halk) ?.. Vešanje: Asarak öldürme; asılma, asma cezası. Bir şeyi asma ?.. Ebcedleri, 369…

   Çince, “şın in”: İnlemek ?.. Almanca, “auffärben”: Boyamak (Yeniden) ?.. Boşnakça, “prozor”: Pencere ?.. Estçe, “juht”: Lider. Patron. Reis. Baş. Yönetici. Müdür. Kumandan. Kılavuz ?.. Fransızca, “active”: Çalışkan, hamarat. Güç ve kudret dolu, zinde. *. İşle geçen, çok hareketli. Etkili. Faal. (Dilb.) Aktif. Fiilî. M. Elde bulunan, var ve alacak ?.. Batavia,f: Marul (Bir tür) ?.. épervier,m: Ağı (Serpme, kurşunlu balık). Atmaca. * ?.. Pichet,m: Testisi (İçki) ?.. Roman fleuve: Roman (Akışkan) ?.. Hırvatça ve Sırpça, “prozor”: Pencere ?.. Hollandaca, “gat”: Delik. Çukur, oyuk. Yarık, gedik. Kodes. Kulübe. Yırtık ?.. Griffel: İbre. Taş kalem. *. İğne. Pistil ?.. Silimmerik: Kurnaz kişi, şeytan kişi, cingöz, uyanık ?.. İngilizce, “active”: Çalışkan (Faal,). Hareket kuvveti olan, değiştirilebilen, fail. *. Pratik. Hareketli, canlı, yerinde duramayan, çevik. (Gram) Aktif. Faiz getiren, paraya çabuk çevrilebilen (sermaye) ?.. Dejected: Kederli, mahzun (Meyus,) ?.. Epitaph: Mezar kitabesi. Bu tarzda yazılan manzum veya düz parça ?.. Glimmering: İmâ, fikir edinme, seziş. Zayıf ışık. * ?.. İspanyolca, “adherir”: Yazılmak (Katılmak, üye olmak,). Yapışık olmak. Uygun gelmek, tam gelmek. Sarılmak, yapışmak, bağlanmak. *. Uymak ?.. Cerrojo,m: Sürgü [(Kapıda, pencerede vb.) Sürme,]. (Tüfekte) Sürgü. Bir vadiyi kapayan kayalık. Hayvanlara vurulan damga ?.. Recuerdo,m: Selâm (Pl. [Birine yollanan]). Hatırlama. Hatıra, anı. Hatıra eşyası. * ?.. Tejida,m: Ağ. Dokuma. Kumaş. *. Örgü. Doku, nesiç ?.. Urdir: Entrika çevirmek, bir işi tezgâhlamak. Tezgâha geçirmeden önce dokunacak şeyin arış ipliklerini hazırlamak. * ?.. İtalyanca, “cribro”: Elek, kalbur ?.. Sırpça, “parobrod”: Gemi (Buharlı) ?.. Ebcedleri, 421…

   Çince, “şin şın”: Yeni doğmuş ?.. Şin şin: Orangutan ?.. Almanca, “ersetzen”: Yerine geçmek; kaim olmak; birşeyin yerini tutmak; istiflâh etmek. Yerine başka birşeyi, birini geçirmek; tebdil etmek, değiştirmek; birşeyle karşılamak. Zarar ve ziyân ödemek; tazminat vermek; taviz vermek. Telafi etmek. (Ask) İkmal etmek ?.. Vorsichtig: Ferasetli, basiretli. Dikkatli, ihtimamlı, itinalı, özenli, ihtiyatlı, tedbirli. Temkinli, ağırbaşlı, düşünceli. *. Çekingen, sakınan. Usul usul; usulcacık, yavaş. Ağır ol ! Yavaş yavaş !.. Çekçe, “oštěp”: Mızrak. Cirit. Kargı ?.. Estçe, “parandus”: Tamir. Düzel(t)me. İyileşme, düzelme. * ?.. Fransızca, “fourrageur,m”: Süvari (Dağınık düzende savaşan). Hayvanlar için ot biçen. * ?.. Se reprendre: Kavuşmak, birbiriyle yeniden buluşmak (Birbirine yeniden). Kendini tutmak, kendini toparlamak. * ?.. Hollandaca, “agglomeraat”: Toplanma; yığışma ([Geo.] Aglomera; yığışım;). Karışık taş yığını. * ?.. Verdichtsel: Masal (Efsane,). Uydurma, yalan. * ?.. İngilizce, “adumbration”: İmâ, kinaye. Gölgeleme ?.. Counterpane: Örtüsü (Yatak) ?.. Gregorian year: Sene (Milâdi) ?.. Lend oneself to: Yardım etmek. Uygun gelmek ?.. Serjeant: Vekili (Yüksek dava). (Ask.) Çavuş. Komiser muavini. * ?.. İspanyolca, “becerro marino”: Fok balığı ?.. İtalyanca, “artificio”: Hile (Dolap, düzen, oyun,). Kurnazlık. Buluş. *. Ateşle/yici (-yen), tutuştur/ucu (-an). Parla/yıcı (-yan), yan/ıcı (-an). Ustalık, aşırı sanat gösterisi ?.. Macchinatore: Dolap çevir/en (-ici). Düzenle/yen (-yici), kur/an (-ucu), düzenci. *. Tasarla/yan (-yıcı) ?.. Strazio (lo-): İşkence. Sıkıntı. Üzüntü, acı. Kırıp geçirme, kırım. Çarçur (etme) ?.. Japonca, “shiraberu”: Araştırmak (İncelemek,) ?.. Latince, “intervomô”: Yaymak (Dışarıya). Kusmak. Bolca dışarı atmak veya dökmek. * ?.. Manupretiî: Maaş (Ücret,). Ödül, mükâfat, karşılık ?.. Praenûntî: Haberci, müjdeci ?.. Makedonca, “usmrtuva”: Öldürmek ?.. Romence, “trimis”: Elçi ?.. Rumca, “mastorevo”: Tamir işlerini yapmak (Ufak tefek) ?.. Ebcedleri, 720…

   Çince, “şin tı”: Vücud, beden ?.. Şı ou tu iyao ci: Kusturucu ilâç ?.. Almanca, “exekutieren”: İdam etmek. İcra, ifa etmek. İnfaz, tenfiz etmek. * ?.. Journalist(in,f)m: Yazarı; gazeteci (Gazete) ?.. Listenreich: Kurnaz (Çok) ?.. Danca, “skrift”: Yazı. El yazısı. Yayın. Çalışma. Eser ?.. Fransızca, “descriptif”: Tasvirî. Tasvire dayanan ?.. Rhabillement,m: Tamir etme. Yeniden giyinme ?.. Hollandaca, “begunstiger”: Yardım eden (Destekleyen; arka çıkan; iltimas eden; arkalayan; koruyan; maddî). Desteklenen; iltimas edilen ?.. Journalist: Haber verici (Gazeteci, gazete yazarı,) ?.. İngilizce, “excruciation”: İşkence, eza, keder, elem (Istırab,) ?.. İspanyolca, “capitán general”: Mareşal ?.. İsveççe ve Norveççe, “skrift”: Yazı ?.. İtalyanca, “gabbacristiani”: Dolandırıcı ?.. Idioma materno: Dil (Doğulan yerde konuşulan dil, ana) ?.. Sopraddente (il-): Diş ((Diş üstüne çıkan) İkinci) ?.. Spargere lacrime: Gözyaşı dökmek ?.. Latince, “crâstinûm”: Yarın ?.. Indâgâtrîcis: Araştıran kimse, araştırıcı, keşşaf. Tasarım yapan kimse. İz süren kimse, arı avcısı. Su kaynağı bulma uzmanı. * ?.. Letonca, “zils tçrps”: Mavi ?.. Macarca, “bölcsességfog”: Dişi(Akıl) ?.. Rumca, “pronoitikos”: Basiretli, ihtiyatlı ?.. Ebcedleri, 770…

   Çince, “bu şin”: Olamaz ?.. Almanca, “befehishaber,m”: Kumandan, komutan ?.. Durchsuchung,f: Arama ?.. Fince, “nyrkkeillä”: Boks yapmak ?.. Fransızca, “émerillon,m”: Çengel (Fırdöndülü). Bozdoğan. * ?.. Frasque,f: Hile, dolap, muziplik. Delice davranış, çılgınlık, sapkınlık ?.. Fresque,f: Resim, fresk (Duvar suluboyası, yaş alçı üzerine yapılan suluboya) ?.. Offre,f: Arz. Teklif, sunma. *. (Huk.) İcâb ?.. Hollandaca, “handwoorden-boek”: Lûgat (El lûgatı, küçük) ?.. Hersenen: Kafatası (Beyin, dimağ, kafa içi,) ?.. İngilizce, “charnel house”: Mahzen (Cesetlerin veya ölü kemiklerinin konulduğu) ?.. Necropolis: Mezarlık. Eski bir şehrin büyük kabristanı. * ?.. Offer: Takdim etmek, arzetmek, sunmak. Teklif etmek, (fiyat) vermek. Göstermek. Meydana çıkmak, görünmek, gözükmek. Teklif. Fiyat teklifi ?.. İspanyolca, “descalzarse”: Çıplak ayaklı (papaz) olmak. Ayakkabısını çıkarmak. (At) Nalı düşmek. * ?.. Enumeración,f: Numaralama (Sayma, sıralama,). Sayım. * ?.. İtalyanca, “falerno”: Şarap (Bir çeşit) ?.. Marasso: Engerek (Bayağı) ?.. Massora: Tevrat ilmi, Tevratın aslını saptama ?.. Piroscafo: Gemi, vapur (Buharlı) ?.. Japonca, “nooshu”: Kist ?.. Latince, “salârius”: Maaş. Tuza âit. * ?.. Supercilium: Kaş. (Tepe) Yamaç, sırt. Küstahlık ?.. Macarca, “keselyü”: Akbaba ?.. Makedonca, “mravyalnik”: Karınca yuvası ?.. Norveççe, “skjerf”: Eşarp, atkı ?.. Portekizce, “lápis colorido”: Boya (Pastel) ?.. Sırpça, “morska obala”: Deniz kıyısı ?.. Ebcedleri, 368…

   Farsça, “çine”: Kuş veya tavuk yemi. Toprak duvar ?.. İngilizce, “chin”: Çene. Jimnastikte çeneyi çubuğun hizasına getirmek. Konuşmak. Çene hizasına kldırmak, boynunun arasına sıkıştırmak (Keman). (Okunuşu, “çîn”) ?.. Romence, “chin”: İşkence (Acı, ıstırap;). (Okunuşu, “kin”) ?.. A. Erol’a göre,“çine, eçine”, “bozkurt” mânâsına kullanılmıştır ?.. Almanca, “öse,f”: Zımba. Dişi kopça; göz, kulak. Kulp, halka. *. (Denizc.) Matafyon. Bağ deliği ?.. Boşnakça, Makedonca ve Sırpça, “bos”: Yalınayak ?.. Boşnakça, “pomoćai”: Yardımcı ?.. Boşnakça ve Sırpça, “zmija”: Yılan ?.. Bulgarca, “bòs”: Yalınayak ?.. Bulgarca ve Makedonca, “Zmiyà”: Yılan ?.. Çekçe, “zloděj”: Hırsız ?.. Zmije: Engerek. Zehirli yılan. *. Kedi ?.. Çince, “çuen bo”: Yaymak ?.. Danca, “bås”: Kutu ?.. Estçe, “jahimaa”: Orman. Avlanma sahası ?.. Fransızca, “besace,f”: Heybe ?.. Coup d’oeil: Manzara. Şöyle bir göz atıverme, bakıverme. * ?.. Espace,m: Feza. Alan, saha. Ara, aralık. Boşluk. Uzaklık, mesafe. Süre. F. (Dizgide) Aralık ?.. Espacé: Aralıklı, seyrek ?.. Glaive,m: Keskin kılıç (İki ağzı). Savaş. Ölüm hükmü verme hakkı, hukukun kılıcı ?.. Odéon,m: Tiyatro (Eski Yunanda, içinde konser verilen basamaklı). Paris’te Odeon tiyatrosu ?.. En pied: Ayakta, ayakta durmuş olarak, ayaktaki durumda ?.. Pinède,f: Ormanı (Çamlık, çam) ?.. Vase: Kavanoz, küp ([Eski]). Vazo. Kap. * ?.. Vinée: Bağ kütüğünde meyve verecek çubuk (Budanmış). Şarap ürünü. * ?.. Hollandaca, “bos”: Orman; koru; fundalık; çalılık ?.. Kwebbel: Geveze, konuşkan kişi (Çok) ?.. Podium: Sahne (Podyum, kürsü,) ?.. Puin: Süprüntü, yıkıntı (Enkaz, moloz, döküntü,). Harabe, virane, yıkıntı ?.. Wolk: Bulut ?.. İngilizce, “abaddon”: Cehennem. Ölüler diyarı. * ?.. Aquila: Kartal takımyıldızı ?.. Bull: Boğa. Diğer bazı hayvanların erkeği. Boğa gibi kimse. Vurguncu kimse. Gaf. Polis. Saçma, zırva. Boğa burcu. Buldok cinsi köpek ?.. Odeon: Tiyatro veya konser binası. Eski Yunanistan ve Roma’da müzisyenlerin içinde yarıştıkları ufak tiyatro binası ?.. Olla: Toprak kap, güveç (Yuvarlak). Güveçte pişirilen türlü ?.. Pounce: Pençesi (Yırtıcı kuş). Saldırma, atılma, hamle. (Av) Üzerine atılıp avlamak ?.. Pounce: Mürekkep kurutacak toz. Kabartmalı bir sathın modelini çıkartmak için üzerine serpilen toz. Toz serperek kurutmak veya cilâlamak ?.. Pound: Yumruklamak. Ağır darbe, vuruş, hamle. Vurulan yer, darbe izi. Vurmak, dövmek, ezmek. *. Havanda dövmek. (Gemi) Dalgaya çarpmak. (Yürek) Hızla çarpmak veya atmak. Ağır adımlarla yürümek. Güçlükle yürümek ?.. Pound: Libre, değişik zamanlarda ayrı yerlerde değişebilen ağırlık ölçüsü, 454 gram. İngiliz lirası. Türkiye ve Mısır gibi birkaç memleketin lirası ?.. Pound: Başıboş veya sahibsiz hayvanların  muhafaza edildiği belediyeye âit yer. Hayvanların muhafaza edildiği veya tuzağa düşürüldüğü yer. Ağıla kapamak. Tuzağa düşürmek ?.. Quagga: Yaban eşeği (Eskiden Güney Afrika’da bulunan ve zebraya benzer soyu tükenmiş bir) ?.. Save: Korumak, saklamak, muhafaza etmek. Kurtarmak. *. Günahtan kurtarıp bağışlamak. İdare etmek, artırmak, biriktirmek, tasavvur etmek. Kaybetmemek. Para biriktirmek veya saklamak ?.. Save: Maada, -den başka, gayri, yalnız ?.. İspanyolca, “águila,f”: Kartal. Dolandırıcı. Bir cins kedi balığı ?.. Bellaca,m,f: Çapkın, derbeder. Kurnaz. Yaramaz. Hünerli, marifetli. Hilekâr. Kötü, murdar. Alçak adam, namussuz ?.. Cómico: Komedyen (Artist,). Komediye ilişkin. Komik. * ?.. Igual: Benzer. Eşit. *. Aynı, eş. Farksız. Değişmez, sürüp giden. Eş değerde. M. (Mat.) Eşit işareti ( = ) ?.. Llave,f: Anahtar. Kıskaç, anahtar, İngiliz  anahtarı. Vana. (Ateşli silahlarda) Horoz. Dişçi kerpeteni. (Güreşte) Kenetlenme. Şifre anahtarı. İpucu. Maden galerisinde kemer şeklinde kaya. (Müz.) Anahtar ?.. Pino,m: Gemi, tekne. Çam. * ?.. Pino: Dik, sarp. M. Çocuğun veya nekahat hâlinde olan kimsenin ilk adımı ?.. Púgil,m: Boksör ?.. Uña,f: Çengel veya çengele benzer kısım (Bazı âletlerin ucundaki). Tırnak. Yırtıcı hayvan veya kuş tırnağı. At vb. tırnağı. Bazı bitkilerde kıvrık diken. Ağaç gövdesinde kesilen daldan kalan çıkıntı. Yara üzerinde oluşan kabuk. *. Yankesicilik becerisi, tırnakçılık. (Bot.) Damkoruğu. (Denizc.) Çapanın iki ucundaki üçgen kısımlar ?.. Venia,f: İzin, müsaade. Suçu bağışlama. *. Başı eğerek selâmlama ?.. İsveççe, “spö”: Değnek ?.. İtalyanca, “aquila”: Kartal. Olağanüstü (çok) akıllı kişi. Kartal burcu ?.. Galeazza: Çektiri ?.. Moccio: Sümük ?.. Quagga: Yaban eşeği (Bir çeşit) ?.. Japonca, “danwa”: Görüşme (Konuşma,) ?.. Moyoo: Örnek, numune, biçim, model ?.. Latince, “adeps”: Şişman, semiz. Şişmanlık, etlilik. Yumuşak yağ, iç yağı, yağ ?.. Aquila: Kartal. Bir lejyonun sancağı. (Mimarlık) Alın. Bir takımyıldız ?.. Bôs: Kamçı (Bir tür). Öküz, inek. * ?.. Concha: Erguvan boya. Midye. Midye kabuğu. İnci veren istiridye. Erguvan boya veren sedef. *. Yağ, koku vs. için bir kab ?.. Laqueî: Tuzak, kapan. İlmik. *. Yular ?.. Naevî: Ben (Vücuttaki) ?.. Olla: Kavanoz (Kab,) ?.. Pugil: Yumruk dövüşçüsü ?.. Vâsa: “Vâs”ın çoğulu ?.. Venia: Lütuf, iyilik (Hoşgörü, göz yumma, teveccüh,). (Herhangi bir şeyi yapmak için) İzin. Af, suçunu bağışlama, mağfiret ?.. Vînea: Asma, bağ kütüğü. Bağ, üzüm bağı. *. (Ask.) Kuşatanların sığındığı sundurma ?.. Macarca, “hiéna”: Sırtlan ?.. Norveççe, “umak”: Yorgunluk, zahmet, sıkıntı ?.. Portekizce, “concha”: Kepçe ?.. Romence, “elogia”: Övmek, medhetmek ?.. Rumca, “avlaki”: Su arkı, evlek ?.. Rusça, “poluçka”: Maaş (Ücret,) ?.. Sırpça, “bezbedan”: Güvenli, emin, emniyetli ?.. Yunanca, “ouden”: Boş ?.. Ebcedleri, 68…

   İngilizce, “china”: Çin ?.. China: Tabaklar (Çini, porselen; porselen) ?.. İspanyolca, “china,m,f”: Çin’e ilişkin. Çinli. M. Çince ?.. China: Melez. Hizmetçi ?.. China,f: Yerli veya melez hizmetçi kız ?.. China,f: Şifalı bir otun kökü. Porselen. Çin işi ipekli kumaş ?.. China,f: Küçük taş, çakıl. Para ?.. Portekizce, “china”: Çin ?..Almanca, “gleich“:Benzer, müşabih; eş gibi. Aynı. Müsavi, eşit. *. Müsavi; hepsi bir. Kayyım. Çabuk, hemen, derhal, nerede ise. İse de. Şimdi geliyorum ! Bir dakika !.. Wolke,f: Bulut ?.. Boşnakça, “ključ”: Anahtar ?.. Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça, “koplje”: Mızrak. Cirit. Şaft ?.. Boşnakça ve Sırpça, “Zamka”: Ağ, tuzak ?.. Bulgarca ve Rusça, “klyùç”: Anahtar ?.. Zàedno: Birlikte, beraber ?.. Filipince, “pusa“:Kedi. Pisi pisi. Misk kedisi ?.. Fince, “kielevä”: Geveze ?.. Fransızca, “aunaie,f”: Koruluğu (Kızılağaç) ?.. Ballade,f: Masal (Bir çeşit nazımlı). Küçük bir manzume biçimi. *. Bir tür şarkı; bu şarkının eşliğinde oynanan oyun ?.. Bouclage,m: Kilit altına alma, kapatma. Dışarıyla bağlantıyı kesme. Bir derginin, bir gazetenin bağlanması, sayfa düzeninin tamamlanması ?.. Bulle,f: Kabarcık. (Deride) İçi su dolu kabarcık. Süs olarak çakılan çivi. Mukaveleye takılan mühür. Böyle bir mühürü olan sözleşme. M. Saman kâğıdı. Sarı, saman rengi ?.. Clabaudage,m: Dedikodu. Yerli yersiz havlama. *. Pis pis bağırma ?.. Espacée: Aralıklı, seyrek ?.. Ponceau,m: Boya (Yapma kırmızı). Küçük köprü, köprücük. Gelincik (çiçeği). *. Gelincik kırmızısı ?.. Hollandaca, “huilbui”: Gözyaşı dökme (Çırpınarak) ?.. Oogappel: Göz bebeği. En değerli varlık, göz bebeğim ?.. Opklapbed: Yatak (Açılır kapanır) ?.. Poes: Kedi. Pisi pisi. Sıva (kireç) kabarması ?.. İngilizce, “ebony”: Siyah. Abanoz, abanoz ağacı, “Diospyros ebenum”. Abanozdan yapılmış. * ?.. Plough: Süpürgesi (Atlarla çekilen kar). Saban. Sabana benzer herhangi bir âlet. Lokomotifin önünde kar süpüren âlet. *. Saban ile toprağı işlemek, saban sürmek. Gemi gibi yarıp geçmek. Yol açıp arasından geçmek. İmtihanda çakmak, kalmak ?.. İngilizce, Latince ve Romence, “epos”: Destan, manzum hikâye ?.. İspanyolca, “cancheo,m”: Tembellik, avarelik ?.. Candado,m: Kilit (Asma) ?.. Paño,m: Kilimi (Örme ve resimli duvar). Bez, kumaş, dokuma. *. Mutfak bezi, kurulama bezi. Yüzde leke. Cam veya kristalde leke. (Denizcilikte) Yelken bezi. Kadın etekliğini genişletmek için uzunluğuna konulan kumaş parçası. Giyim, üstbaş ?.. Pasada,f: Geçiş ([Bir yerden bir yere] Geçme,). Geçit. Adım. Geçim, maişet. Kötü davranış ?.. Pasada,m: Kaçak, firari. Geçmiş zaman, mazi. *. Geçmiş, bayat. Atalar, ecdad ?.. Pesada: Uyuşuk (Hareketsiz, cansız, ağır.). Ağır, iri, cesim. Derin (uyku). Hantal, iri ve kocaman. *. Sıkıntılı, can sıkıcı. Ağır, yorgun. Ağır, hazmı güç. Yoğun, koyu. İdaresi güç ?.. Pulla,f: İmâ, üstü kapalı söz. Müstehcen söz. *. Nükteli söz ?.. İtalyanca, “canapaia”: Dalavere, oyun, düzen, dolap. Kenevir (kendir) tarlası. * ?.. Ipno: Uyku ?.. Nuova: Haber (Taze (yeni)) ?.. Pieno: Şişman. Dol/u (-gun). Kaplı, örtülü. (… ile) karışık. Tok. Bol. Tam, eksiksiz. *. Yoğun. Sık. Doymuş ?.. Japonca, “hibana”: Kıvılcım ?.. Hookoku: Haber (Rapor, bildiri,) ?.. Latince, “aquilae”: Kartal. Bir lejyonun sancağı. (Mimarlık) Alın. Bir takımyıldız ?.. Conchae: Erguvan boya. Midye. Midye kabuğu. İnci veren istiridye. Erguvan boya veren sedef. *. Yağ, koku vs. için bir kab ?.. Condô: Tasvir etmek (Yazmak, yaratmak, terennüm etmek,). Kurmak, inşâ etmek. *. (Müessese) Kurmak. Tesis etmek. Bir yana koymak. Saklamak, biriktirmek, depo etmek. (Kişiler) Hapsetmek. Ölüyü gömmek. (Zaman) Geçirmek. İkmal etmek ?.. Iânua: Anahtar. Kapı. Giriş. * ?.. Ollae: “Olla”nın çoğulu ?.. Ops: Yardım. Güç, kuvvet, takat. * ?.. Veniae: “Venia”ın çoğulu ?.. Vîneae: “Vînea”nın çoğulu ?.. Lehçe, “badanie,n”: Araştırma, inceleme ?.. Pieklo,n: Cehennem ?.. Zamek,m: Kilit, sürgü. Şato. * ?.. Makedonca, “ponuda”: Arz, sunma (Teklif,) ?.. Zaedno: Birlikte, beraber, birarada ?.. Norveççe, “bolle”: Çanak, kâse. (İçki) Bol ?.. Portekizce, “punho”: Yumruk ?.. Rumca, “bukali”: Şişe ?.. Bunya: Yumruk ?.. Vadizma: Yürüyüş (Yürüme,) ?.. Rusça, “jyena”: Hanım (Eş,) ?.. Sırpça, “epilog”: Son söz (Epilog,) ?.. Ključ: Anahtar ?.. Oblik: Manzara (Biçim, şekil; görünüş,) ?.. Poljak: Korucu (Kır bekçisi,) ?.. Ebcedleri, 69…

   İspanyolca, “chino,m,f”: Çin’e ilişkin. Çinli. M. Çince ?.. Chino”: Melez. Hizmetçi ?.. Chino,m: Çakıl taşı ?.. Benjuí,m: Aselbent ?.. Espía: Casus, gizli ajan. Hafi, muhbir ?.. Palma,f: Avuç içi. Palmiye. Palmiye yaprağı. Birkaç cins hurma ağacı. *. Zafer. At tırnağının alt kısmı. Alkış ?.. Pasado,m: Kaçak, firari. Geçmiş zaman, mazi. *. Geçmiş, bayat. Atalar, ecdad ?.. Pesado: Uyuşuk (Hareketsiz, cansız, ağır.). Ağır, iri, cesim. Derin (uyku). Hantal, iri ve kocaman. *. Sıkıntılı, can sıkıcı. Ağır, yorgun. Ağır, hazmı güç. Yoğun, koyu. İdaresi güç ?.. Puño,m: Pençe (El,). Yumruk. *. Avuç dolusu. Sille, tokat, yumruk. Kol ağzında süs. Bıçak sapı, kılıç kabzası. Herhangi bir âletin tutacak yeri, sap. Yelkenin köşesi. Azıcık şey, bir avuç şey. Güç, kuvvet ?.. Suave: Pastel (renk). Yumuşak, mülâyim, hoş. Tatlı, sert olmayan. Sakin, telâşsız. Akıcı, kayıcı. Pürüzsüz, düzgün. * ?.. Boşnakça, “debeljko”: Şişman, yağlı ?.. Naziv: Ad, isim ?.. Boşnakça ve Hırvatça, “suza”: Gözyaşı ?.. Bulgarca, “hazàin”: Ev sahibi ?.. Ûvoden: Önsöz, giriş ?.. Çince, “ay cın“:Kanser ?.. Hua pin: Kavanoz ?.. Danca, “jolle”: Yelkenli hafif tekne ?.. Estçe, “ajalugu”: Tarih ?.. Fince, “avaus”: Açış, açılış ?.. Palkka: Maaş, ücret, aylık; ödeme ?.. Pullo: Şişe ?.. Sauva: Değnek, sopa ?.. Fransızca, “baille,f”: Denizcilik okulu. Gerdel. Su, deniz. * ?.. Envoyé: Elçi, delege. Muhabir ?.. Goupil,m: Tilki ?.. Imagée: Tasvirlerle dolu, renkli ?.. Paille,f: Saman, ekin sapı. Çubuk, ince kamış. (Sepet yapmakta kullanılan) Sap, hasır. (Cam veya maden eşyada) Kusur, çizik. (Değerli taşlarda) Leke; kusur. Saman renginde ?.. Paillé: Samanla doldurulmuş, hasır (İçi). (Madenler için) Kusurlu, çizik. *. Saman sarısı renginde ?.. Paillé,m: Samanı (Ahırda atların altına serilen bir günlük yatak) ?.. Palmé: Ele benzer ([İlm-i nebat] Açık bir). (Zool.) Perdeli, parmakları arasında perde bulunan. * ?.. Palme,m: Karış (Eski bir ölçü birimi,) ?.. Palme,f: Hurma dalı. Hurma ağacı, hurma ?.. Payse: Hemşehri ?.. Pygmée,m: Cüce. Afrika’da çok kısa boylu bir karaderili ırkı, cüce zenci. Meşhur kimselerle uğraşmaya yeltenen bilgisiz ve önemsiz kimse ?.. Scie,f: Testere, bıçkı. Cansıkıcı şey veya kişi. Kabak tadı veren şey; ikide bir tekrarlanıp durulan şey, sakız, nakarat. Testerebalığı ?.. Sépia,f: Boyası (Sepya, mürekkepbalığından çıkarılan bir çeşit koyu kahverengi resim). Sepya ile yapılmış resim ?.. Hırvatça, “izlog”: Pencere. Vitrin, sergi. Düzenleme. Vitrin, camekân ?.. Hollandaca, “cadeaubon”: Hediye bonu; hediye alınan bono (fiş) ?.. Vadebond: Serseri, gezgin, avare. Sürekli aynı yerde konaklamak ?.. Waas: Güzel koku, parfüm. Nefes, soluk, hohlama ?.. İngilizce, “ample”: Kâfi, çok. Geniş, büyük. Bol, mebzul. *. Etraflı, mufassal ?.. Clam: Tarak, deniz tarağı, istiridye. Sessiz ve içine kapanık kimse. Deniz tarağı toplamak ?.. Clam: Mengene ?.. Haymow: Saman yığını (Burada saklanan). Ahırın üst katında kuru ot saklamaya mahsus yer. * ?.. Magic: Büyü (Sihirbazlık, sihir, büyücülük,). Gözbağcılık, hokkabazlık. Sihirle ilgili, büyücülükte kullanılan. Sihirli, büyülü ?.. İsveççe, “dödlig”: Öldürücü. Ölümlü ?.. Dylik: Benzer, böyle ?.. İtalyanca, “palma”: El. (El) Aya(sı). *. Taban. Perde. (Perde) Ayak ?.. Japonca, “jimuchoo”: Veznedarı (Gemi) ?.. Latince, “cadus”: Şişe biçiminde kab (özellikle şarab için) (Küb,). Ölünün küllerinin konduğu kab ?.. Decus: Şân, şeref, debdebe, güzellik (Ziynet, süs,). Onur. Kahramanca işler ?.. Echidna: Engerek yılanı. “Furia”ların engerek yılanlarından saçları. (Özel isim olarak) “Lerna Hydra”sı ?.. Êvellô: Kökünden söküp atmak, bozmak, silmek, kazımak. Koparmak, asılmak, asılıp çekmek. * ?.. Ipsa: Kendiliğinden, kendi rızasıyla, kendi kendine. Kendi. Bizzat, şahsen. *. Tam tamına, kesin olarak, tümüyle, tâ kendisi. Üstad. Ev sahibi ?.. Ipse: Kendiliğinden, kendi rızasıyla, kendi kendine. Kendi. Bizzat, şahsen. *. Tam tamına, kesin olarak, tümüyle, tâ kendisi. Üstad. Ev sahibi ?.. Palma: El. Avuç, el ayası. *. (Kürek) Pala. Palmiye, hurma. (Ağaç) Dal. Ödül, zafer, şeref, şân ?.. Lehçe, “malpa,f”: Maymun ?.. Oblegać: Toplanmak (Etrafında). Muhasara etmek, kuşatmak. * ?.. Podanie,n: Efsane (Rivayet,). Dilekçe. * ?.. Przyklad,m: Örnek, nümune ?.. Makedonca ve Sırpça, “naziv”: Ad, isim ?.. Makedonca ve Sırpça, “zaseda”: Tuzak (Pusu,) ?.. Norveççe, “belegg”: Örtü, kılıf, kabuk ?.. Rumca, “dondi”: Diş ?.. Rusça, “zamok”: Kilit ?.. Sırpça, “debeljko”: Şişko, şişman kimse ?.. Pokolj: Öldürme (Katliam, kıyım, toptan) ?.. Suza: Gözyaşı ?.. Yiddişçe, “malpe“:Maymun ?.. Ebcedleri, 74…

   Boşnakça, “čin”: İş, ticaret, sınıf, derece, rütbe ?.. Çince, “cın”: İğne ?.. Cın: Buğulamak ?.. Çın: Rakamları çarpmak ?.. Çin: Dünyanın ortası ?.. Çin: Uskumru ?.. Çin: Lütfen ?.. Farsça, “çîn”: Büklüm. Kat, kırışık. Çatıklık. Buruşukluk. Kıvrım ?.. Çîn: “Derleyen, toplayan” mânâlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır ?.. Rusça, “çin”: Rütbe, memur ?.. Sırpça, “čin”: Perde; bölüm (tiyatro). Rütbe, ünvan; sıfat. Davranış, fiil ?.. Divan-ı Lûgat-it Türk’ten… Çın: Doğru, gerçek, sahih (Çın bütün kişi: Kendine güvenilebilen, doğru dürüst kişi.) ?.. A. Erol’a göre “çin”, “sadık” ve “öz” mânâlarına kullanılmıştır ?.. Çıñ: Çınlama, çan ve leğen gibi şeylerln verdiği ses ?.. Çiñ: Leğen ve benzeri şeylerin çıkardığı ses ?.. Çiñ: İyice, büsbütün (Çiñ tolu: İyice dolu, büsbütün dolu.) ?.. Almanca, “pein,f“: İşkence, ıstırab, eza (Eziyet, azab,) ?.. Zahn,m: Diş ?.. Lukav: Kurnaz, uyanık ?.. Gebis: Takma diş(ler) ?.. Pine: İşkence etmek, eziyet etmek. Acıtmak, canını yakmak. Ağrı, sızı. Acı ?.. Estçe, “hüään”: Sırtlan ?.. Fince, “vaimo”: Hanım (Karı,) ?.. Fransızca, “bigle”: Şaşı ([Eski]) ?.. Pendu: Asılmış. Asılmış kimse ?.. Hollandaca, “apin”: Maymun (Dişi) ?.. Oceaan: Okyanus ?.. İngilizce, “asp”: Engerek yılanı ?.. Chiliad: Bin. Bin yıllık devre ?.. Cockle: Tarak. Midye ve istiridyeye benzer eti yenir bir deniz hayvanı. “cardium edule“. Bu hayvanın kabuğu. Küçük hafif sandal ?.. İspanyolca, “alivio”: Avukat. Hafifleme, hafifletme. Ferahlama, rahatlama. Yatışma, avunma. Rahat nefes alma. * ?.. Cómica: Komedyen (Artist,). Komediye ilişkin. Komik. * ?.. Huelga,f: Gevşeklik. Grev. İşsizlik. *. Toprağın dinlendirilmesi, nadas. Eğlence. Dinlenme isteği veren, huzur veren yer. Boş yer ?.. Pina: Dik, sarp. M. Çocuğun veya nekahat hâlinde olan kimsenin ilk adımı ?.. Violado: Eflâtun, morumsu ?.. İtalyanca, “gaulo”: Gemisi ([Eskiden] Büyük yük) ?.. Leale: Güvenilir. Sözünde dur/ur(-an), sözünü tut/ar(-an), sözünün eri. Doğru, dürüst. İçten. Açıksözlü. Olduğu gibi görünen, yapmacıktan kaçınan, yapmacıklığı sevmeyen. Bağlı. * ?.. Macchia: Orman (Çalılık, sık). Leke. * ?.. Vano: Boş(luk), hiç. Kof. Yararsız, gereksiz. Temelsiz, tabansız. Geçici. Değersiz, bilgisiz, çalımlı, çalım satan, büyüklenen. Oda, göz ?.. Japonca, “agohige”: Sakal ?.. Mizo: Hendek, oyuk ?.. Latince, “adluviô”: Sel (Su taşması,). Suların çekilmesinden arta kalan çöküntü toprak, alüvyonlu toprak ?.. Olîvî: Koku (Güzel). Zeytinyağı. Güreş okulu. * ?.. Undae: “Unda”nın çoğulu ?.. Lehçe, “kadlub,m”: Beden, gövde ?.. Macarca, “mohó”: Obur (Açgözlü,) ?.. Napi: Günlük ?.. Ököl: Yumruk ?.. Makedonca ve Sırpça, “lokva”: Su birikintisi (Bir yerdeki çukurda) ?.. Lukav: Kurnaz ?.. Norveççe, “pine”: İşkence etmek ?.. Portekizce, “agulha”: Iğne ?.. Sırpça, “pogled”: Manzara (Görünüş,). Bakış, nazar. *. Görüş, anlayış, düşünce ?.. Ebcedleri, 63…

   Farsça, “çin-i cebin”: Alın buruşuğu. Alın kırışığı ?.. Almanca, “absuchen”: Arayıp taramak, yoklamak. Bucak bucak veya karış karış aramak. Ayıklamak. Bitini bitlemek ?.. Anzeichen,n: Haberci. Alâmet, işaret. İz, eser, delil, delâlet, emare, koku. Araz, semptom, belirti, tezahür. Fecr-i kâzib. Uğur. * ?.. Boß,m: Patron, şef, amir, işveren; işletme müdürü; parti lideri. Değnekçi, çavuş. (Argo) Çorbacı ?.. Melone,f: Karpuz. Kelek, hışır. Kavun. *. Melon şapka ?.. Boşnakça, “mučenik”: Şehid ?.. Boşnakça ve Sırpça, “umnjak”: Dişi (Akıl) ?.. Danca, “aflive”: Öldürmek ?.. Fince, “sivujoki”: Nehir kolu ?.. Fransızca, “nouveau-née”: Yeni doğmuş. M. Yeni doğmuş çocuk, bebek ?.. Hollandaca, “comicus”: Komedi oyuncusu ?.. Kalkoen: Hindi (dişi) ?.. Meloen: Kavun ?.. Zeilschip: Gemi (Yelkenli) ?.. İngilizce, “aquiline”: Kartal gibi. Kartal gagası gibi kıvrık (özellikle burun için kullanılır), gaga burunlu ?.. Flow: Seyelân (Akış, akıntı, cereyan,). (Fiz.) Akı. Belirli zamanda akan su miktarı. Med. Akıcılık. Düzgün konuşabilme kabiliyeti. Akmak, akıntı gibi gitmek, cereyan etmek, seyelân etmek. Dalgalanmak, sallanmak. Kabarmak, med hâlinde olmak. Dolmak, dopdolu olmak. (Şarap) Bol bol içilmek. Su basmak. Akıtmak ?.. Hooligan: Serserisi (Sokak) ?.. İspanyolca, “aguinaldo,m”: Bayram armağanı, ikramiye. Antil Adaları’nda yetişen bir çeşit sarmaşıcı bitki ?.. Buscóna,m,f: Araştırıcı. Usta hırsız, yankesici. F. Fahişe, orospu ?.. En busca de: Arayarak (Bulmak için,) ?.. Ensayo,m: Örnek, numune (Tic.). Deneme. Tecrübe, deney. Prova. Talim, alıştırma. İdman. *. Deneme (yazısı) ?.. Máquina,f: Plân, proje (Tasarı, tasavvur,). Makine. Cihaz. Âlet. Tertibat. *. Çokluk, bolluk. Büyük ve görkemli yapı. Lokomotif ?.. Menguado: Tembel (Aylak,). Korkak, namerd. Aptal,salak. *. Pinti, cimri. M. (Çorap örerken) Eksiltme ?.. Niñez,f: Başlangıç. Çocukluk (çağı). *. Çocukca davranış, çocukluk ?.. İsveççe, “sovande”: Uyuyan ?.. İtalyanca, “fulvo”: Sarımsı (Kızıl (kızıla çalan) sarı (renkte, renkli),) ?.. Gemello: Benzer (Eş,). İkiz (üçüz …). Çift. * ?.. Spadina: İğne (Kılıç (biçimli)). Küçük kılıç. * ?.. Japonca, “anko na”: Güvenilir (Emin,) ?.. Goomon: İşkence ?.. Latince, “ingemô”: Ağlamak, kederlenmek (Yas tutmak,). Özlemini çekmek. * ?.. Mîmulae: “Mîmula”nın çoğulu ?.. Oceanus: Atlas okyanusu. Okyanus. Okyanus akıntısının bir bölümü. * ?.. Pînsô: Yumruklamak, çarpmak (Vurmak, dövmek,) ?.. Subnubae: “Subnuba”nın çoğulu ?.. Vulgus: Halk, ahali, umum. Kalabalık, avam, sürü, güruh. Düzensiz kalabalık, yığın ?.. Lehçe, “nizina,f”: Ova, çukurluk ?.. Pajęczyna,f: Örümcek ağı ?.. Zamierzenie,n: Plân, tasarı (Niyet,) ?.. Letonca, “zaglis”: Hırsız ?.. Macarca, “felhő”: Bulut ?.. Norveççe, “skjegg”: Sakal ?.. Romence, “momeală”: Tuzak. Yem. * ?.. Rumca, “emvlima”: Simge, amblem ?.. Ebcedleri, 128…

   Farsça, “çin-i ebru”: Kaş çatıklığı ?.. Almanca, “bewahren”: Korumak (Hıfzetmek,). Muhafaza etmek, saklamak. *. Yapmakta devam etmek ?.. Maler,m: Ressam. Nakkaş, boyacı, badanacı ?.. Sprache,f: Dil, lisân. Konuşma kabiliyeti; natıka. *. Ağız; ifâde tarzı; lisân, üslub, stil, diksiyon. Konuşma tarzı. ifâde vasıtası; söz ?.. Vokabular,n: Lûgat ?.. Danca, “agern”: Meşe palamudu ?.. Maler: Boyacı, badanacı ?.. Ribs: Üzümü (Kırmızı frenk) ?.. Endonezca, “pencuri”: Hırsız. Soyguncu. Sinsi ?.. Fince, “harso”: Peçe (Tül,) ?.. Fransızca, “allier,m”: Ağı (Kuş) ?.. Crocs: Dişler (Kazma gibi diş, sivri) ?.. Enduire: Sıvamak, bulamak ?.. Larme,f: Gözyaşı. Kesilen ağaçlardan akan su. Pl. Vicdan azabı. Pek az miktar, azıcık, bir damlacık ?.. Magyar: Macar; Macaristan ve Macarlara âit ?.. Ombragée: Gölgeli, gölgelik ?.. Sommeil de plomb: Uyku (Ağır ve derin) ?.. Hollandaca, “garen”: Ağ, tuzak (File,). İplik, tire. *. Bükülmüş ipten yapılmış ?.. Krekel: Çekirgesi, cırcır böceği, cırlak (Çayır) ?.. İngilizce, “graphical”: Resim veya yazıya âit. Tam tasvir olunmuş, canlı. Yazıya uygun. Şekillere âit, şeklî, çizgili ?.. Magyar: Macar. Macarca ?.. Murphy bed: Karyola (Katlanıp dolaba giren portatif) ?.. Oleograph: Resim (Yağlıboya taklidi) ?.. Shore: Sahil, kıyı ?.. Shore: Dayanak, destek, payanda ?.. Sour: Ekşi. Ters, huysuz, hırçın, titiz. Tatsız. Asitli (toprak). Acı, acıklı. Ekşitmek, ekşimek. Kesilmek, bozulmak. Ekşi şey. Ekşi içki. Asit mahlulü ile yıkama ?.. İspanyolca, “alegórica”: Kinâyeli ?.. Brusca: Süprüntü, döküntü. Sert, ters, kaba, aksi. M. Yabanî kuşkonmaz. * ?.. Buscar: Araştırmak (Aramak,). Avlamak, peşine düşmek. Rica etmek, rica ile istemek. Sormak, soruşturmak. Maden aramak. El çabukluğu ile çalmak, cebe indirmek, yürütmek ?.. Grumo,m: Tomurcuk. Bir sıvının katılaşan kısmı, (kan) pıhtı, (süt) kaymak. Salkım, küme. *. Kuş kanadının ucu ?.. Húsar,m: Süvari eri (Süslü üniforması olan hafif) ?.. Vencedora,m,f: Galip, muzaffer (Yenen,) ?.. İtalyanca, “crespo”: Kıvrık, büzgülü (Buruşuk,). Kırışık. *. Dalgalı. Kıvırcık. Yas peçesi (örtüsü) ?.. Il sesso debole: Kadınlar, dişiler ?.. Ragna: Örümcek ağı, ağ. Tuzak. Eleğe dönmüş, yenmiş ?.. Venerdì: Cuma ?.. Latince, “dêfessus”: Bitkin, tükenmiş (Bezgin,) ?.. Dêmergô: Suya batırmak (Batırmak, daldırmak,) ?.. Perpellô: Dürtmek, zorlamak, etkilemek ?.. Prôpônô: Arz etmek, sunmak, önermek, satış için sergilemek. Öne koymak, öne sürmek, ileri sürmek, gözönüne sermek, teşhir etmek. Önermek, tasavvur ve tahayyül etmek, idrak etmek, kavramak. Göstermek, işaret etmek, ilân etmek, beyân etmek, ifâde etmek, anlatmak, nakletmek, söylemek. * ?.. Sêria: Kavanoz (Uzun) ?.. Lehçe, “akwarela,f”: Boya(Sulu) ?.. Litovca, “ranka”: El. Kol. Kanat. Pençe. Parmaksız eldiven. Eldiven ?.. Norveççe, “agner”: Çöp, süprüntü ?.. Vannledning: Su tesisatı, su boru hattı ?.. Portekizce, “buscar”: Araştırmak ?.. Romence, “mugur”: Tomurcuk ?.. Omucidere: Cinayet ?.. Rumca, “hronia”: Yıl, sene ?.. Sırpça, “prozvan”: Lâkaplı ?.. Vidokrug: Ufuk ?.. Vračanje: Büyü, büyücülük, sihirbazlık ?.. Yiddişçe, “maler”: Ressam. Nakkaş ?.. Ebcedleri, 272…

   Farsça, “haber-çîn”: Dedikoducu. Casus ?.. Almanca, “sich umtaufen lassen”: Din değiştirmek ?.. Danca, “taskenspiller”: Hokkabaz, gözbağcı ?.. Fince, “kuolettaa”: Öldürmek ?.. Fransızca, “verser des larmes”: Ağlamak (Gözyaşı dökmek,) ?.. İngilizce, “earthworm”: Solucan, yer solucanı. “lumbricus terrestris” ?.. İtalyanca, “abitante”: Halk, kişi (Oturan,). Nüfûz ?.. Cranteri: Dişleri (Yirmi yaş) ?.. Paglietta: Avukat bozuntusu. Hasır şapka. (Temizlikte kullanılan) Maden talaşı. * ?.. Una stesa di vernice: Boya (Bir kat) ?.. Latince, “concursâtiônis”: Toplanma (Bir yere koşuşma,). (Ask.) Çarpışma. Rüyâların hakikate uyması. Kararsızlık, duraksama ?.. Ebcedleri, 865…

   (“Kaya Balaban’a, birini anlatıyorum… Geveze bir dedikoducuyum… Uzun ve muntazam cümlelerle çok güzel konuşuyorum…” T.G. 2.174)

   Farsça, “huşe-çîn”: Başak toplayan ?.. Almanca, Fransızca ve İngilizce, “annotation,f”: Şerh (Not, haşiye,) ?.. Hollandaca, “toneelstuk”: Tiyatro parçası, drama ?.. İtalyanca, “i serramenti”: Kilit, kapama araçları (kepenk, kap…) ?.. Perlustrazione: Ara(n)ma (-yış, -ış), tara(n)ma (-yış, -ış) ?.. Tessuto (il-): Tuzak (Düzen,). Doku(ma). Kumaş. * ?.. Ebcedleri, 974…

   Farsça, “Ma-Çin”: Çin hindi. Çin ?.. Almanca, “ähnlich”: Benzer, benzeş, müşabih, mümasil; -vari. Küfüv, akran ?.. Neben: Beraber (Yanın(d)a, tarafın(d)a. -den başka; … ile). Birine nisbetle ?.. Penne,f: Meyhane; serseriler yatağı (Adi). Lise. *. Gece barınağı ?.. Schädel,m: Kafatası, cümcüme; baş çanağı; kıhıf ?.. Solch: Benzeri, eşi, emsali. Böyle, şöyle, öyle; bunun (şunun, onun) gibi; bu (o) kabilinden; bu güna. * ?.. Wildgehege,n: Koruluğu (Av) ?.. Arnavutça, “udhëheqës”: Rehber. Lider. Şef. Kondüktör. Müdür ?.. Çekçe, “okénko”: Pencere. Yarık, delik ?.. Çince, “huo cığ cen”: Gar, istasyon ?.. Danca, “spjæld”: Sürgü (Kapak,) ?.. Endonezca, “pemandu”: Kılavuz ?.. Fince, “esikuva”: Örnek, kalıb (Model,) ?.. Kielikuva: Mecaz ?.. Manaaja: Büyücü ?.. Fransızca, “aumône,f”: Bağış, lütuf. Sadaka. * ?.. Banne,f: Gölgelik (Tente,). Kömür arabası. Büyük kamış sepet. * ?.. Escalope,f: Kulaklar ([Pl.]). Et veya balık dilimi. * ?.. Esculape,m: Hekim, ünlü hekim ?.. Fichu,m: Baş örtüsü ([Kadın] Boyun atkısı,) ?.. Fichu: Bitmiş, hapı yutmuş, umut kalmamış, çuvallamış. İşe yaramaz hâle gelmiş, hâl kalmamış. Çok kötü, berbat, felâket. Önemli, esaslı, çok büyük ?.. Julien: Yıl (365 gün ve 6 saatlik) ?.. Libellé,m: Örnek (Formül,). Kaleme alma, yolu yordamınca yazma. * ?.. Panne,f: Kadife (Uzun tüylü). Paçavra. Sefalet, yoksulluk. Arıza; bozulma. Değersiz rol, önemsiz rol. (Den.) Yelken takımı. Çekicin ters yanı, çekiç çatalı. Çatı merteklerini taşıyan aşık, çatı aşığı. (Domuz ve başka hayvanlarda) Derialtı yağı ?.. Panné: Meteliksiz, cebinde beş kuruşu yok (kimse) ?.. Hollandaca, “avondblad”: Gazetesi (Akşam) ?.. Jokken: Yalan söylemek ?.. Zoals: Gibi, kadar ?.. İngilizce, “buck saw”: Testere (Çerçeveli) ?.. Keeping: Himaye. Tutma, koruma, muhafaza etme. Geçim, geçimini temin etme. * ?.. Sleepy: Tembel (Uyuşuk,). Uykusu gelmiş, uykulu. Mahmur. *. Uyuklatıcı ?.. İspanyolca, “alevino,m“:Balık yavruları (Üretim için havuza atılan) ?.. Bolso,m: Kesesi (Para çantası, para). Kadın çantası. (Den.) (Yelken) Karın ?.. Campeóna: Kahraman. Şampiyon. Savunucu ?.. Cáncamo,m: Çengel [(Deniz.) Geminin karaya palamarla bağlandığı] ?.. Cáncamo,m: Eski zamanlarda kullanılan ve doğuda yetişen bir ağaçtan çıkarılan reçine ?.. Mimica,f: El yüz işaretleri ve işaretlerle anlatış, mimik ?.. İsveççe, “slöja”: Peçe, çarşaf ?.. İtalyanca, “casa calda”: Cehennem ?.. Leguleio: Avukat bozuntusu ?.. Paladino: Yiğit. Atlı. Koruyucu, bekçi. Savunucu ?.. Penna: Tepe, doruk. Tüy. Kalem. Uç. *. Kanat. Çekiç başı (ucu, çatalı). Mızrap. Kuş. Yazar. Ağız, kıyı ?.. Piccozzino: Baltası, (hayvanlarda) ön diş (Keser, marangoz) ?.. Japonca, “hoosaku”: Plân, proje. Önlem, tedbir ?.. Latince, “aclys”: Mızrak (Kayışlı kısa) ?.. Alveus: Çukur (Oyuk yer,). Tekne, yalak, oluk. Gemi ambarı. Banyo teknesi, nehir yatağı ?.. Cacûmen: Zirve, son, ağacın tepesi (Uç,). Son, sınır ?.. Capsulae: Kutu, çekmece (Küçük) ?.. Cloâcîna: Venüs ?.. Illuviêî: Sel, taşkın. Kir, pislik, murdarlık. * ?.. Laevus: El (Sol). Sol. Budala. Uğursuz, talihsiz. Elverişli, şanslı. * ?.. Lupus: Kancası (Borda). Kurt. Turna balığı. Dişli gem. Filika demiri. * ?.. Plêias: Süreyya burcu. Ülker. Yedi kardeşler ?.. Scapulae: Omuzlar. Kürek kemikleri. * ?.. Lehçe, “opowiadanie,n”: Hikâye, destan ?.. Panna,f: Genç kız ?.. Slać: Yaymak, döşemek (Sermek,). Yollamak, göndermek ?.. Slawa,f: Şân, şöhret (Ün,) ?.. Zasypiać: Uykuya dalmak ?.. Makedonca, “solza”: Gözyaşı ?.. Zavodnik: Aldatıcı (Yanlış yola götüren kimse,) ?.. Norveççe, “avlåse”: Kilitlemek, anahtarla kapatmak ?.. Bengel: Sopa, değnek. Yaramaz, serseri kişi ?.. Romence, “galben”: Sarı ?.. Rumca, “fidi”: Yılan. (Mec.) Kurnaz, sinsi ?.. Ksidi: Sirke ?.. Onoma: Ad, isim ?.. Psema: Yalan, palavra ?.. Yenikevo: Yaymak. Genelleştirmek. * ?.. Rusça, “posol”: Elçi(Büyük) ?.. Sırpça, “daždevnjak”: Keleri (Semender, su) ?.. Ebcedleri, 104…

   Farsça, “Çin-i maçin”: Çin ve Çin’in güney kısmı ?.. Almanca, “sonne,f”: Süpürgesi (Ocak). Güneş. * ?.. Fransızca, “sonne”: Çalıyor, çınlıyor. (Birinin) Başına vuruyor. Zille çağırıyor ?.. Almanca, “löhnung,f”: Maaşı ([Ask.] Asker). Ücret, gündelik. * ?.. Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça, “konjanik”: Atlı, süvari ?.. Fince, “annos”: Pay; hisse; porsiyon ?.. Lammikko: Su birikintisi ?.. Savenvalaja: Çömlekçi ?.. Fransızca, “mezzanine,f”: Penceresi (Asma kat). Ara kat, asma kat. * ?.. Semblable: Benzer, birbirine benzeyen. Böyle, böylesi, bu gibi. Eş, benzer. M. Hemcins ?.. Spécimen: Örnek. Örneklik, örnek olarak dağıtılan şey ?.. Hollandaca, “gesuf”: Uyuklama, dalgınlığa gelme ?.. Hengsel: Olta. Kulp, sap. *. Kapı rezesi, menteşe ?.. İngilizce, “delusion”: Hile, oyun. Hayâl, hülya, vehim, kuruntu. Bir çeşit delilik ?.. Gunman: Silâhlı kimse, silâhlı gangster. Tüfekçi ?.. Lazybones: Tembel adam ?.. Sagacious: Ferasetli, sezgin, anlayışlı (Arif, akıllı, zeki,) ?.. Semblable: Benzer, müşabih. Görünüşte olan. Başkasına benzeyen şey, eş ?.. İsveççe, “fuska”: Hile yapmak. Kopya çekmek ?.. İtalyanca, “cognome (il-)”: Soyadı ?.. Emanazione: Yay(ıl)ma (-ış), yayım, yayılan şey. Türe(til)me (-yiş, -iş), (-yim). Gel/me (-iş). Çıkar(ıl)ma (-ış). Bırak(ıl)ma (-ış). *. Sal(ın)ma (-ış) ?.. Feciale (il-): Elçi ?.. Fededengo: Güvenil/ir (-en, ecek) ?.. Gallo d’India: Hindi, mısırga ?.. Immondezza: Çöp. Pislik, kir. * ?.. Lassezza: Yorgunluk. Bitkinlik. Bıkkınlık, usanç ?.. Masso: Kaya (parçası), taş (parçası). Blok ?.. Japonca, “hansen”: Yelkenli ?.. Latince, “animus”: Ruh (Zihin,). Bilinç, akıl, düşünce, fikir, hayâl. Huy, karakter. Kalb, duygular. Hafıza. Cesaret, yüreklilik, gurur, kuvvetli duygu. Amaç. Huysuzluk, gazab ?.. Asîlus: Sineği (At) ?.. Beneficiî: Lütuf (İyilik,). (Siy.,Ask.) Terfi, yükselme ?.. Dênôminô: İsim vermek, ünvan vermek ?.. Nânus: Cüce, bodur ?.. Sêdulus: Çalışkan, gayretli (Meşgul,) ?.. Specimen: Örnek, numune, ideal. İşaret, kanıt, delil, isbat ?.. Macarca, “szemöldök”: Kaş ?.. Makedonca, “konyanik”: Atlı, binici, süvari ?.. Nasolzuva: Gözyaşı dökmek, göz yaşarmak ?.. Portekizce, “planícies”: Ova ?.. Romence, “specimen”: Örnek, numune ?.. Rumca, “bazmenos”: Cüce ?.. İmnos: Medhiye, övgü. İlahi. * ?.. İskios: Gölge ?.. Nanos: Cüce ?.. Sinagoyi: Toplanma, toplantı ?.. Rusça, “kosınka”: Baş örtüsü, atkı ?.. Lyesnoy: Orman, ormancılık ?.. Sırpça, “čukununuk”: Torunun torunu ?.. Ebcedleri, 167…

   Romence, “cine”: Kim ?.. Cană: Bardak ?.. İtalyanca, “Cina”: Çin ?.. Almanca, “biene,f”: Genç kız. Arı; bal arısı. * ?.. Bühne,f: Sahne, tiyatro. Peyke, kerevet, tribün. Hatib kürsüsü ?.. Boşnakça, “golub”: Güvercin ?.. Bulgarca, “opàzvam”: Korumak, muhafaza etmek ?.. Çince, “du çan”: Kumarhane ?.. Endonezca, “awan”: Bulut. Bulutlu, kapalı (hava) ?.. Estçe, “pealik”: Reis. Kaptan. Lider ?.. Fince, “aavikko”: Çöl, çorak arazi ?.. Apina: Maymun ?.. Kampa: Tarak ?.. Oheen: İle (Yanında;) ?.. Poimu: Kıvrım, büklüm ?.. Fransızca, “pendue”: Asılmış. Asılmış kimse ?.. Sape,f: Çukur, hendek, lâğım ([Bir duvarı yıkmak için dibinde açılan]). (Ask.) Sıçanyolu, toprakaltı yol. (İstihkâmcılıkta) Geniş ağızlı kazma. Kökünden yıkma ?.. Hollandaca, “kleedje”: Halı parçası, küçük örtü, kaplama parçası (Küçük) ?.. Koddig: Maskara (Eğlendirici, güldürücü, komik, şaklaban,) ?.. Lepel: Kepçe (Kaşık,) ?.. İngilizce, “cudgel”: Sopa, çomak (Kısa kalın). Sopa ile dövmek, dayak atmak. Ç. Eskrim gibi bir oyun ?.. Cyan-: Mavi, koyu mavi. Siyanür ile ilgili ?.. Gloze: Tevil etmek, kelimeye veya davranışa başka mânâ vermek ?.. Gulch: Dere (Küçük ve derin) ?.. Nepho-: Bulut ?.. İspanyolca, “peine,m”: Tarak. Vücudu germek suretiyle işkence yapılan âlet. Ayağın üst kısmı, tarak. Düzenbaz kimse ?.. Peña,f: Kaya, büyük taş parçası. Kayalık. Arkadaş grubu. Eğlence yeri ?.. Plegado: Kıvrım, kıvrılma. Katlı, bükülü. M. Katlama. *. Kırma, pli ?.. İsveççe, “ljuga”: Yalan söylemek ?.. İtalyanca, “medico“: Tıb (doktor) …(s)i ?.. Paglia: Saman. Sap. Anız. Çatla/k (-ma) ?.. Pania: Tuzak, oyun, düzen. Ökse. * ?.. Piaggia: Deniz kıyısı. Bayır. Tarla. Dalkavukuk ?.. Piena: Su baskını, su bas/ması (-ışı), su taşması. Suyun (su düzeyinin) yükselmesi, suların artması (kabarması). Bolluk, çokluk. Kalabalık. Doluluk ?.. Ugola: Dil (Küçük) ?.. Japonca, “gemba”: Sahne ?.. Nazo: Bilmece, bulmaca ?.. Latince, “medicô”: Boyamak, renklendirmek. İlâçla tedavi etmek, iyileştirmek ?.. Vocâbulî: İsim, ünvan, lâkab. (Dilb.) İsim ?.. Makedonca, “ponada”: Arz (Sunma, teklif,). Hastaya götürülen yiyecek ?.. Portekizce, “médico”: Doktor ?.. Rumca, “kolpo”: Hile (Numara,) ?.. Zugla: Orman (Cangıl, balta girmemiş) ?.. Sırpça, “golub”: Güvercin ?.. Šapa: Pençe, hayvan pençesi. Etkili güç, pençe ?.. Ebcedleri, 64…

   Farsça, “çinende”: Devşiren, toplayan, toplayıcı ?.. Fince, “seinä”: Duvar ?.. Fransızca, “saine”: Sağlam, sıhhate yararlı. (Okunuşu, “sen”) ?.. seine,f”: Ağı ([Balık avında kullanılan] Sürtme). (Büyük harfle) Seine nehri ?.. İngilizce, “Seine”: Balık ağı, serpme (ağ) (Büyük). Serpme ile balık avlamak ?.. Seine: Sen nehri ?.. İspanyolca, “seña,f”: Adres (Pl). Belirti, alâmet, işaret, nişan. İşaret, işaretle verilen emir. Parola. * ?.. Japonca, “sen-i”: Doktoru (Gemi) ?.. Sen-i: Lif ?.. Sono: O ?.. Rumca, “sono”: Kurtarmak ?.. Almanca, “abschlag,m”: Taksit. Fiatın in(diril)mesi; tenzilât. Elle vuruş. *. Mahreç, başlangıç. (Futb.) Kalecinin vuruşu ?.. Abzahlung,f: Taksit, akont. Taksitle ödeme. * ?.. Belob(ig)en: Övmek; takdirle zikretmek; medhetmek ?.. Galgen,m: Darağacı, sehpa ?.. Geschick,n: Alınyazısı, akıbet, mukadderat, tecelli (Talih, kısmet; kaza ve kader;). Maharet, beceriklilik; beceri; el çabukluğu. Ustalık, hüner, sanat, marifet. Kabiliyet, istidat. Kıvraklık, atiklik ?.. Höhlung,f: Çukur, boşluk, oyukluk, oyum ?.. Malen: Resim yapmak (Boyalı). Badana etmek, boyamak. Tasvir etmek, portresini çizmek ?.. Arnavutça, “kafkë”: Kafatası ?.. Boşnakça, “neobuven”: Yalınayak ?.. Bulgarca, “huligàn”: Külhanbeyi, serseri ?.. Çince, “in in”: Gölge ?.. Mın iya: Diş (Kesici) ?.. Danca, “skema”: Şema. Ders programı ?.. Skovl: Faraş. Kürek. * ?.. Filipince, “libing”: Mezar. Defin. Gömme, defnetme. Cenaze töreni. * ?.. Fince, “keksijä”: Mucid ?.. Laiska: Tembel, miskin ?.. Fransızca, “canevas,m”: Taslak. Kanaviçe. * ?.. Chêne-liège,m: Meşesi (Mantar) ?.. énigme,f: Bilmece. Mesele, anlaşılması güç şey. Esrar, muamma ?.. Logomachie,f: Boş sözler, yuvarlak lâflar. Önemsiz kelimeler üzerine boşuna tartışıp durma. * ?.. Uncinée: Çengelli ?.. Hollandaca, “falie”: Baş atkısı (Pelerin, omuz atkısı,) ?.. Lakken: Boyamak (Verniklemek, cilâlamak,) ?.. Loof: Tütün (Nebat; lâhana;). Ağaç yaprakları. * ?.. Van das: Mağara, kovuk, oyuk ?.. İngilizce, “all in”: Yorgun, bitkin (Çok) ?.. Done in: Öldürülmüş. Yorgun, bitkin. * ?.. Enigma: Bilmece, muamma ?.. Fame: Nam, ün (Şöhret,) ?.. Feme: Zevce, karı ?.. Fool: Soytarı. Ahmak veya budala kimse, enayi veya aptal kimse, alık veya akılsız kimse. *. Küçük düşürülen kimse. Aldatmak, oynatmak. Delilik ve maskaralık etmek. Boşuna vakit geçirmek, eğlenmek ?.. Pip-squeak: Kısa boylu insan. Değersiz kimse ?.. İspanyolca, “almizcle,m”: Misk. Misk otu ?.. Añas,f: Tilki (Peru’da yaşayan bir cins) ?.. Floja: Tembel. Gevşek. Zayıf. Güçsüz. *. Üşengeç ?.. Vendimia,f: Bağ bozumu. Bol ürün. Kazanç, kâr ?.. İsveççe, “byling”: Polis ?.. Kanna: Testi ?.. İtalyanca, “asina”: Eşek (Dişi) ?.. Discepolo: Talebe, çömez ?.. Fama: Ad. Ün. *. Onur ?.. Fiala: Şişe (Küçük). Ampul, ilaç şişesi ?.. Mollezza: Tembellik. Yumuşaklık. Esneklik. Bükülgenlik. Gevşeklik. Kadın(ım)sılık, çıtkırıldımlık. * ?.. Japonca, “haikingu”: Yürüyüş ?.. Meisei: Ün, şân, şöhret ?.. Menkai: Görüşme ?.. Latince, “adfleô”: Ağlamak ?.. Amâsiî: Aşık ?.. Ânelli: Yüzük (Küçük) ?.. Bacillum: Asâ, çubuk (Küçük değnek,). Lictor’un taşıdığı sopa ?.. Dêfleô: Ağlamak (Acı acı). (Biri için) Yas tutmak, feryad etmek. * ?.. Fâma: Ün, şân. Konuşma, söylenti, gelenek. Kamuoyu. *. Rezalet, alçaklık ?.. Lâmna: Levha, tabaka ([Maden, ağaç]). Bıçak ağzı. Sikke ?.. Lixae: “Lixa”nın çoğulu ?.. Logos: Nükteli söz, şaka, espri. Kelime. Boş konuşma. * ?.. Logus: Nükteli söz, şaka, espri. Kelime. Boş konuşma. * ?.. Sîmîae: “Sîmîa”nın çoğulu ?.. Vîndêmia: Bağ bozumu mevsimi veya benzeri şeylerin toplanma, hasad edilme zamanı. Bağ bozumu. * ?.. Lehçe, “pilnik,m”: Eğe, törpü ?.. Pościel,f: Yatak, döşek ?.. Rumca, “enigma”: Bilmece ?.. Hasimo: Kayıp, yitik. Zarar, ziyân ?.. Mayisa: Büyücü ?.. Ebcedleri, 122…

   Farsça, “çînî”: Çinli. Porselen, çini. Çin’e âit ?.. Sırpça, “čini”: Büyü, sihir ?.. Almanca, “image,n”: Örnek, model (Numune,). Prototip. Bir şahsiyetin umumî efkârda görünüşü ?.. Sieb,n: Süzgeç, elek, filtre. Kalbur ?.. Wein,m: Şarap. (Şiir) Üzüm kızı. Asma ?.. Boşnakça, Bulgarca, Makedonca ve Sırpça, “izgled”: Manzara, görünüş, hava (Görünüm,) ?.. Boşnakça, “Paučina”: Örümcek ağı ?.. Bulgarca, “pomagàç: Yardımcı, muavin ?.. Spyà: Uyumak ?.. Çince, “çüen ci”: Boks ?.. Çüen çı: Dişi(Köpek) ?.. Danca, “kneb”: Hile, dolap. Çimdik. * ?.. Pudse: Boyamak (Parlatmak,). Temizlemek. *. Silmek ?.. Fince, “luola”: Mağara; in ?.. Fransızca, “almée,f”: Çengisi (Mısır) ?.. Appliquée: Çalışkan (Dikkatli, özenli, ciddi;). Uygulanmış, atılmış, yapılmış. Uygulamalı. * ?.. Avion,m: Uçak. Uçma, uçuş ?.. Daphnie,f: Piresi(Su) ?.. Igame,m: Vali, özel yetkilerle donatılmış umumî müfettiş; mülkiye müfettişi (Umumî) ?.. Image,f: Resim, tasvir, suret. (Hıristiyanlarda) Dinî resim, ikon. Anı, izlenim. (Ed.) Benzetme. (Fiz.) Hayâl. Tablo, manzara ?.. Imagé: Tasvirlerle dolu, renkli ?.. Noyau,m: Çekirdek. (Astr.) Çekirdek. (Fizik, kimya, biyolojide) Çekirdek. Ana parça, ana bölüm, öz. Merkez, küçük topluluk, çok küçük grup ?.. Pays,m: Halk, ülkenin bütün halkı (Bütün). Memleket, ülke. Yurt. Bölge. Köy, kasaba. * ?.. Pays: Hemşehri ?.. Pinceau,m: Resim. Resim fırçası. Duvar boyacısı fırçası. *. Resim tekniği. Ayak. Süpürge ?.. Pucelle: Genç kız. Bâkire ?.. Hollandaca, “bies”: Hasır otu; kavalık (Sandalye sazı; saz kamışı;). Bant; kemer. Tüymek, sıvışmak; tabanları yağlamak ?.. Casco: Gemi. Aksesuarsız araba (uzun araç). * ?.. Image: Örnek, model (Numune,) ?.. Pias: Maskara, şaklaban, palyaço ?.. İngilizce, “balm”: Güzel koku, rayiha. İlâç olarak kullanılan birkaç çeşit yağ. Belesan yağı. Melisa, oğulotu. *. Kokulu merhem. Ağrı veya sızıyı dindiren, tedavi eden merhem ?.. Blue book: Adres defteri (İçtimaî hayatta yeri olan kimselere mahsus). Yüksek okulların imtihanlarında kullanılan genellikle mavi kaplı defter. İmtihan. İngiliz parlamentosuna veya diğer bir resmî daireye âit mavi kaplı kitap ?.. Chicane: Hile, oyun, şike. Hile yapmak, aldatmak, şike yapmak ?.. Envoy: Elçi, sefir, murahhas, özel görevi olan memur. Düzyazı veya şiirde yazar veya şairin özellikle ithaf şeklindeki son sözü ?.. Escapade: Macera (Sergüzeşt,). Yaramazlık, haylazlık ?.. Eulogy: Sena, sitayiş, kaside (Medhiye,) ?.. Image: Tasvir, heykel (Şekil, suret,). Sanem, put. Fikir, hayâl. Timsal. (Bir kimse hakkında) Toplumun kanaati. (Fiz.) Işınların etkisi veya mercek vasıtasıyla meydana gelen şekil, görüntü, hayâl. Tasvirini yapmak. Yansıtmak, aksettirmek (ayna). Hayâl etmek, zihninde şekillendirmek ?.. Polled: Kesilmiş, kel (Boynuzu, saçı veya başı) ?.. Scud: Bulutlar veya deniz köpüğü (Çok hızlı ilerleyen alçak). Hızla kaçmak veya hareket etmek. (Den.) Rüzgârın önüne düşüp seyretmek. Hızla uçma veya gitme. (Den.) Rüzgar önünde hızla seyretme. *. Hızlı koşucu ?.. Secco: Resmi (Sıva kuruduktan sonra üzerine yapılan duvar). Kuru. *.     (İtalyanca’dan) ?.. Shop: Aramak (“For” ile). Dükkân, mağaza. Atölye. Fabrika, imalâtha-ne, iş. Çarşıya gitmek, alışverişe çıkmak. *. Suç ortaklarını ele vermek ?.. İspanyolca, “acción,f”: Hisse senedi, aksiyon. Hareket. Davranış. İş, eylem. El kol hareketleri. *. (Huk.) Kovuşturma. (Ask.) Çarpışma. (Resim) Poz, duruş. (Ed.) Olay, olaylar zinciri ?.. Almea,f: Çengi (Doğu ülkelerinde) ?.. Avenida,f: Sel, tufan, ırmağı tıkayan buz ve benzerinin  birden boşanması. Cadde, geniş yol, bulvar. İki tarafı ağaçlıklı geçit veya yol. *. Kapı ?.. Avión,m: Uçak ?.. Avión,m: Pencere kırlangıcı, şehir kırlangıcı ?.. Bellaco,m,f: Çapkın, derbeder. Kurnaz. Yaramaz. Hünerli, marifetli. Hilekâr. Kötü, murdar. Alçak adam, namussuz ?.. Caballada,f: At sürüsü. Atlı kalabalığı ?.. Casco,m: Kafatası, kafa kemiği. Kırık çömlek parçası. Miğfer. Soğanın her bir katı. Eyer kaltağı. Şarap vb. için varil veya şişe. Atın tırnağı. Geminin tekne kısmı. Pl. Koyun veya sığır kellesi. Kafa ?.. Escoba,f: Süpürge, çalı süpürgesi. Süpürge otu ?.. País,m: Manzarası ([Resim] Kır). Ülke, memleket. Toprak. *. Yelpazeyi kaplayan kâğıt veya kumaş ?.. Pilla: Kurnaz, düzenbaz. Alçak, namussuz. Hilekâr, dolandırıcı. * ?.. Vaso,m: Bardak. *. Kap. Kadeh. Tekne, gemi. Oturak. Atın tırnağı. Vazo. (Anat. ve Bot.) Damar ?.. İsveççe, “knep”: Hile, dolap, dümen ?.. İtalyanca, “abbaione”: Geveze. Çenesi düşük, boşboğaz, çalçene, çok konuşan ?.. Almea: Çengi, köçek (Doğulu) ?.. Elogio: Öv/gü (-me, -üş) (yazısı) ?.. Pagliuca: Çöp, sap. Baba hasırı ?.. Pulce (la-): Pire ?.. Vaglio: Elek. Kalbur. *. Kalburdan (elekten) geçir/me (-iş), titizlikle (iyice) incele/me (-yiş), kılı kırk yar/ma (-ış) ?.. Vaso: Kavanoz, çanak, çömlek. Saksı. *. Vazo ?.. Japonca, “gogaku”: Dilbilim ?.. Latince, “apis”: Arı, bal arısı ?.. Aquilô: Kuzey rüzgârı, poyraz. Kuzey ?.. Equulî: Sıpa (Tay,) ?.. Pôscae: “Pôsca”nın çoğulu ?.. Macarca, “gólya”: Leylek ?.. Mágia: Büyü, sihir ?.. Ovni: Korumak ?.. Makedonca, “avion”: Uçak ?.. Pomagaç: Yardımcı ?.. Spie: Uyumak ?.. Portekizce, “espaço”: Uzay ?.. Romence, “abis”: Uçurum ?.. Avion: Uçak ?.. Elogiu: Övme, övünme ?.. Rumca, “voas”: Yılanı (Boğa) ?.. Rusça, “julik”: Hırsız, yankesici, kazıkçı, hileci, sahtekâr ?.. Sud’ba: Kader ?.. Slovakça, “dubina”: Meşe korusu. Meşe ?.. Sırpça, “avion”: Uçak ?.. Davanje: Arz (Sunma, sunuş,). Verme verilme. * ?.. Paučina: Örümcek ağı ?.. Pomagač: Yardımcı ?.. Ebcedleri, 73…

   “Levha: 28 Mayıs 1986… Deniz kenarında, balıkçı motorundayım… Deniz çok dalgalı… Ben iki kişi ile birlikte kayıkta iken, oturduğum yerde takla atıyorum… Gözucuyla denize bakıyorum; lacivert çini renginde !..” (T.G. 5.435)

   “Çin: Cim + (elif) + nun… 3 + 1 + 50 = 54…” (T.G. 6.197) ?.. Çince, “çan”: Sahne ?.. Çan: Uzun ?.. Çan: Söylemek ?.. Rusça, “çan”: Dolap ?.. Ebcedleri, 54…

   Farsça, “çün”: Gibi. Ne zaman ki. Çünkü. Şu sebebden ki. *. Şayet. Zirâ, çünkü, madem ki. Nasıl, nice. Niçin ?.. Ebcedi, 59…

   Farsça, “çünki”: Zirâ, şundan dolayı ki, şuna binâen ki, şu sebebden ki ?.. Ebcedi, 84…

   Sin : Ay Tanrısı Nanna’nın Sami dilindeki adı. (Kramer)

  İbbi-Sin: Üçüncü Ur Hanedanlığı’nın son hükümdarı, Elamlılar tarafından esir alınmıştır. (Kramer)

   Naram-Sin: Büyük Sargon’un Ekur’u kirleten torunu. (Kramer)

   Rim-Sin: İsin Hanedanlığı’ını sona erdiren Larsa hükümdarı. (Kramer)

   “Nanna” Sümer mitolojisindeki Ay ilâhtır… Kaderin ilâhı olarak da anılan “Nanna”, “Enlil” ve “Ninlil”in oğludur… “Nanna” Sümerce “aydınlatıcı” mânâsına gelir… Kutsal şehri Ur’dur… Babil ve Asur’da ise bu ilâha “Sin” denmiş, Sina yarımadasına da isim vermiş ve ona Harran’da da tapılmıştır… Kanatlı bir boğayı süren Sin’in “lapis lazuli”den bir bıyığı vardır… (Lapis lazuli veya lacivertta, eski çağlardan beri mücevher olarak kullanılan, özellikle Antik Mısır’da Firavunlar tarafından çok önem verilmiş, koyu mavi renkte, yarı şeffaf, kıymetli bir taştır. Eski Yunan’da “sapphirus” olarak geçen “lapis lazuli”, “mavinin taşı” veya  “gökyüzü taşı” mânâsına gelir… “Lapis”, Latince “taş” mânâsına ve “lazuli” ise “lazulum” kelimesinin –in hâlidir… İngilizce, “azure”un kökü…)

   Karısı Ningal olan “Nanna-Sin”, Utu (Shamash-Güneş) ve İnanna’nın (daha sonraları İştar) babasıdır… Bazı metinlere göre İşkur da onun çocuğudur…

   Takvimin ve bereketin de ilâhı olan Sin’in sembolleri hilâl, boğa ve üç ayaklı sehpa-iskemledir… Babil ve Asur’un büyük şehirlerinde mabedleri bulunan Sin’in iki ana mabedi vardır; güneyde Ur ve kuzeyde Harran… Ur’daki baş mabedinin ismi “Egish-shir-gal-Yüce ışığın evi”, Harran’daki mabedinin ismi ise “E-khul-khul-Zevklerin evi” idi…

   Astral-teolojik sistemde 30 sayısı ile temsil edilirdi… Büyük bir ihtimalle 30, bir kamerî aydaki ortalama gün sayısından (yaklaşık 29.53) türemiştir…

   Sin (Nanna-Ay), Shamash (Utu-Güneş) ve İştar (İnanna-Dünya) ile birlikte Mezopotamya ilâhlarının ikinci üçlüsünü oluştururlar…

Cevap bırakın:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Site Footer