Ölüme Mahkûm – İzzet Cüsten

   Allah Resûlü buyuruyorlar:

   –“Le tuftehenn-el Kostantîniyye. Fele nı’mel emîru emîruhâ ve vele nı’mel ceyşu zâlik-el ceyş.”

   –“Kostantîniyye mutlaka fetholunacaktır. O kumandan ne güzel kumandan ve onun askeri ne güzel askerdir.”

   Feth: Açma, başlama. Zabtetme. Ele geçirme. Zafer. Nusret. Faydalı şeyleri elde etmek için yolları açmak. Muğlak şeyleri açmak ?..

   Nı’me: Ne iyi, ne âlâ, ne güzel ?.. Nı’me: Mal. Sanat ?.. Saydânî: Mülk. Tilki. Bir küçük canlı !..

   Emîr: Emredici olan. Seyyid. Şerif. Bir memleketin, bir aşiretin veya kabilenin reisi. Büyük ve meşhur bir soydan gelen. Hazret-i Peygamber’in soyundan gelen. Zengin ?.. Emîr-ül ceyş: Serasker, serdar, başkumandan !.. Elif+mim+ye+re+elif+lam+cim+ye+şın…1+40+10+200+1+30+3+10+300 = 595… Fransızca bir kelime, “justesse”: Doğruluk, yanlışsızlık, tamlık. Uygunluk, yerinde olmaklık ?.. Litovca, “kastuvėlis”: Büyük kepçe. Mala ?.. Ebcedleri, 595…

   Mîr: Emir. Bey. Baş. Kumandan. Vâli ?.. Kustâr: (Kıstâr): Kesedâr. Sarraf. Tüccar, tâcir. Mizan, ölçü. Bir şehre veya beldeye vâli olan kimse ?.. Kusto !..

   Ceyş: Asker, ordu. En az dörtyüz nefer süvari ve piyadeden müteşekkil bir askerî kıt’a. Dolup taşmak. Ses, sadâ ?.. Ebcedi, 313… “Asker: Seyyar, devredici… HAFİYE !..” (T.G. 6.527) … Asker, aşikâr: Hafiye… Ufuk ile Hafiye !..

   –“Kusto yazısı mutlaka açılacaktır. Onu açan “Kumandan” ne güzel Kumandan ve onun “Günlük”ü ne güzel günlüktür.”

    “Ne güzel günlüktür”… “Tilki Günlüğü’dür” !..

ﻭﻭﻭ

 

   Hiçbir  Peygamber gönderilmiş olmasın ki, kavmi tarafından öldürülmeye çalışılmasın, öldürülmek istenilmesin… En son Resûller Resûlü…

   Kusto’nun Allah Sevgilisi’ne eksiksiz mütabaatının bir başka vechesine daha şahid oluyoruz…

   İspanyolca bir kelime, “ajusticiado”: Ölüm cezasına çarptırılmış (kimse)… Ebcedi, 508…

   İtalyanca bir kelime, “giustiziando”: Ölüme mahkûm, asılacak, kurşuna dizilecek… Ebcedi, 584…

   Boşnakça, “ugasiti”: Söndürmek ?.. Fince, “kivistää”: Ağrımak ?.. İtalyanca, “ostile”: Düşman ?.. Ebcedleri, 508…

   Almanca, “gastspiel,n”: (Tiy.) Misafir artist(ler)in sahneye çıkması ?.. Fransızca, “invention,f”: İcâd, ihtira, keşif. Buluş, bulunan şey. Uydurma, yalan ?.. Mangouste,f: Mangustan ağacının yemişi. Firavun faresi ?.. İngilizce, “suggestive”: Mânâlı, imâlı. Müstehcen ?.. İspanyolca, “gesticulación,f”: Konuşurken el kol hareketleri yapma. Yüzünü buruşturma ?.. Latince, “hospitâlis”: Ev sahibine âit. Misafire âit. Misafirperver ?.. Ebcedleri, 584…

Almanca, “geschichte,f”: Tarih. Tarihçe. Hikâye. Mesele, iş, hâdise, olay; (argo) ifâde ?.. (““Gölgeler” isimli romanımın kapağındaki yürüyen el resmi… Sonra “tarih muhasebesi” ile ilgili bir yazı…” T.G. 3.284) … Çince, “fa tiyao”: Yay, zemberek ?.. Endonezca, “panggung sandiwara”: Kanunî tiyatro. Tiyatro ?.. Fince, “valtias”: Hükümdar ?.. Fransızca, “pendant”: Asılı, sarkan; sarkık; sarkmış. Askıda kalan, henüz bir çözüme bağlanmamış ?.. Pendant: Sırasında; esnasında; -leyin; -in. Boyunca ?.. Pendant,m: Bir sanat eseriyle mütenazır olarak konulan başka bir eser. Eş, benzer ?.. Pleurnicher: Ağlamak, sızlanmak ?.. Subtil: Kurnaz (Cin gibi, çok zeki, çok). İnce. Keskin, tez kavrayıcı. Anlaşılması güç, karışık. Etkili, çabuk nüfuz eden. *. Kurnazca, zeki. Becerikli, usta. (Eski) Çok akışkan, sulu. (Eski) Sivri. Uçucu hale getirilmiş ?.. Hollandaca, “verklikker”: Muhbir, gammaz. Ajan, ispiyoncu ?.. Reiswijzer: Kılavuzu (Yol gösterici, seyahat) ?.. İngilizce, “adulation”: Medhetme, aşırı övgü, tabasbus, yaltaklanma (Mübalâğalı bir şekilde) ?.. Lenitive: Müshil (Sükûnet verici ilâç, hafif). Yumuşatıcı, sükûnet verici, yatıştırıcı. * ?.. Anatomy: Teşrih (Anatomi, hayvan (özellikle insan) yapısı,). Teşrih edilecek şey. İskelet. İnceden inceye tedkik ?.. Exhibit: Arz etmek (Göstermek,). Sergi. Mahkemeye veya hakimlere ibraz olunan vesika veya delil. Vesika gösterme. Teşhir etmek, sergilemek. *. Resimle göstermek. İlâç olarak vermek. Dava esnasında vesika veya delil ibraz etmek ?.. Pendant: Asılı şey. Boyuna takılan zincirin ucundaki sallantılı süs. Sallantılı küpenin ucundaki süs. Avize. Saat mahfazasının halkası. Eş veya benzer olan şey ?.. Pendent: Asılı, sarkık, sarkan, muallâk. Askıda olan, muallâktaki, karar verilmemiş. (Gram.) Tamamlanmamış (cümle) ?.. İspanyolca, “cautelosa”: Kurnaz, düzenci (Açıkgöz,). İyi düşünür, ihtiyatlı, dikkatli. * ?.. Marinero: Gemi (Kolaylıkla manevra yapabilen). Denizle ve gemicilikle ilgili. M. Deniz-ci, gemici. Bahriyeli ?.. Morralla,f: Çerçöp, süprüntü, döküntü. Küçük balık. Ayak takımı. * ?.. İtalyanca, “fegato”:Yürek. Karaciğer. * ?.. Frugare: Ara(ştır)mak (İyice). Didik didik etmek, altını üstüne getirmek, aramadık yer bırakmamak ?.. Politico (il): Kurnaz, işini bil/ir (-en) (Politikacı,) ?.. Toppone (il): Çarşaf (Muşamba, katlanmış). (Ayakkabının arkasını) Kuvvetlendirme parçası (derisi, köselesi). * ?.. Japonca, “dookutsu”: Mağara, in ?.. Latince, “aquaeductus”: Su yolu (Kemerli) ?.. Odôrifer: Kokulu (Güzel). Rayiha çıkaran ?.. Tamquam: Gibi, suretle, tıpkı, aynen. Sanki, gûya ?.. Vultus: Portre, benzerlik (Boyalı yüz,). Çehre hatları, yüz ifâdesi, ifâde. Yüz, (hatları ve mânâlarıyla) Çehre, eda, surat, anlam, tavır. Kızgın veya kederli yüz ifâdesi, sert bakış. *. Dış görünüş ?.. Makedonca, “şavar”: Hasır otu ?.. Norveççe, “kjerring”: Kadın, dişi ?.. Romence, “subtil”: Kurnaz. İnce. * ?.. Laolaltă: Birlikte, beraber ?.. Rumca, “levitas”: Kazan ?.. Sırpça, “levica”: El, sol taraf (Sol). Sol, sol parti. * ?.. Yiddiş dilinde, “geschichte”: Tarih ?.. Ebcedleri, 508…

   (Marr: Geçen, geçmiş, yürüyen ?.. Güzer: Geçiş, geçme. Geçici, geçen ?.. Güzâre: Rüyâ tâbir etme, düş yorma ?..

   Geçiş, geçme ?.. Pass ?.. “Bir yerde futbol maçı yapıyoruz… Farkında olmadan öyle güzel paslaşma hareketleri ki… Takımda iki zenci var…” T.G. 5.366… İki kişi ?..

   Abir: Bir yerden geçen, giden yolcu. Geçen ?.. Abran: Ağlayan, ağlayıcı ?.. Abr: Rüyâ tâbir etmek. Düş yormak. Yaş akıtmak. Sudan veya başka bir yerden geçmek. Söylemeden bir şeyi düşünmek ?.. “Beraber karşıya geçeriz… Artık görünme zamanın geldi…” T.G. 5.271

   (İspanyolca, “transflorar”: (Bir şeyin içinden veya ötesinden) Görünmek, kendini göstermek ?.. (“Halife görünecek!”) ?.. Transflorar: (Altın veya gümüş vb. üzerine) Resim yapmak. Resim taslağını yapmak, şeklini çizmek ?.. Almanca, “konstruktion,f”: Tersim, çizim. Tertib, terkib, inşâ(at). Bünye, yapı, yaratma. Uydurma, faraziye ?.. Fransızca, “militarisation,f”: Silâhlandırılma (Silâhlandırma,). Süelleştirme, süelleşme; askerleştirme, askerleşme. * ?.. İtal-yanca, “iscrizione rupestre”: Yazı (Kaya yazısı, kayaya yazılmış) [Derviş M……. !..] ?.. Ebcedleri, 1228…)

   Mâşî: Yürüyen, yürüyüş ?.. Kusto !..

   “Kalabalık bir yürüyüş… Ve taşınan iki resim… Resimler Maviye Hanım’ın resimleri… Ağlayan bir pozda !..” T.G. 4.113…

   “Orman Ahmet… Ahmet Güvenli ağlıyor… Şikâyet eden bir hâli var… Ortada benim lûgatlar… Öz onun içinde !” diyorum !..” T.G. 4.534…

   Nakş: Resim. Bir şeyin esasını araştırmak ?.. Tegavvür: Derine dalma. Bir şeyin esasını araştırma ?.. Gavs: Bir meselenin derinliğine ve hakikatine vakıf olmak. İşe gayretle girmek. Suya dalmak. Dalgıçlık ?.. Kavs: Yay. Büklüm. Eğri, yay biçiminde olan şey. Dokuzuncu burcun adı ?..  Şiken: Kıvrım, büklüm ?.. Vavî: Kıvrım, büklüm ?.. Vavî: Vav harfine mensup. Tilki !..

   (Diğer yandan, iktinâh: Bir işin esâsını, künhünü, kökünü ve gerçeğini anlama. İçyüzüne, derinliğine varma ?.. İktinâ’: Anlaşılamayacak surette söyleme. Künyelenme. Gizlenme, saklanma ?.. “Yazmakla kalmadım, çizdim de…” T.G. 6.341)

   (“8 Mart 1987… Üstadım’ı, gezmeye çıktığımız bir yerde veya onu görmek üzere gittiğimiz bir yerde görüyorum… Resimle ilgili bir şeyle münasebetli olarak yazı yazmaya gidiyormuş… Topluca ve 50 yaşlarında gösteren bir hâli var !..” T.G. 6.120)

   Çeng: Pençe. El. Çalgı âletlerinden bir saz çeşidi. Eğri büğrü ?.. Çengel: Pençe. Bir şey asmağa yarayan âlet. Orman, ağaçlık yer ?.. Îşe: Orman. Sık ağaçlık. Casus. Hafiye ?.. Ufuk ile Hafiye ?..

   “Benim yürüyen el resmimi Ayhan Yılmaz’a vermişim… Veya nasılsa elinde…” T.G. 3.533)

   “Satranç oyunu… Benim çizdiğim “yürüyen el” resmi yenildiği için kaldırılmış ve oradan hareketle başka bir yere sarkılmış !..” T.G. 3.89… Mahzûf: Silinmiş. Yerinden düşürülmüş. Kaldırılmış. Noktasız harflerle yazıl-mış ?.. Mühmel: Mânâsız ve boş söz, cümle. İhmâl edilmiş. Bırakılmış. Kıymet verilmemiş. Bakılmamış. Sonraya atılmış. Boşlanmış. Noktasız harf, noktasız harflerle yazılmış olan. Ebcedde, noktasız harflerin hesabı ile çıkan tarih ?..

   (Latince, “concessus”: Terkedilmiş, bırakılmış. Görünmez olunmuş. İhsan edilmiş, bahşedilmiş. İzin verilmiş ?.. Concessus: İzin, müsaade ?.. İtalyanca, “il padre”: Yol göster/en (-ici) (Önder,). Baba. Ata. Kaynak. Başlangıç. Kurucu, temelini atan. *. Baş, ağa ?.. Ebcedleri, 249…)

   “Yanımda yetişkin bir çocuk var; Harun Yüksel’in oğlu imiş… Babasının temelli gidip gitmediğini soruyo-rum; çünkü tesbihi kalmış… Onların yanındaki kava-nozdan bıçakla siyah bir şey alıp ekmeğine süren biri, Harun Yüksel’in gittiğini söylüyor… Demek tesbihi filân unutmuş… Oğlu, “madem yemek yiyoruz, şunu doğru dürüst bitirelim !” diyor… Elimizdeki ekmek içinde tavuğu yiyerek, yemek yiyen başkalarının oraya gidiyoruz ve kavanozdaki iri taneli kırmızı biberi ekmeğimize serpiyoruz !..” (T.G. 5.597)

   Tarih muhasebesi ?..

   Tarih: Zaman tesbiti. Hadiseye vakit tayin etmek. Geçen hadiseleri tesbit eden ilim ?.. Tarih: İşe yaramaz diye bir kenara atılmış nesne ?.. Ahâl: Bir şeye yaramayarak atılacak olan şey. Çerçöp ?.. Esleb: İnsanın vücudunda veya yüzünde bulunan ben. Çerçöp, moloz, süprüntü ?..

   Ayrıca… Tevarih: Tarihler ?.. Tevârî: Gizlenme, kaybolup göze görünmeme ?.. Azb: Gizli kalma. Görünmez olma ?.. Azâp-Azâb: Eziyet. Büyük sıkıntı. Şiddetli elem ?.. Şikence: İşkence. Azap. Eziyet ?.. Şikenc : Kıvrım, büklüm ?.. Vavî: Kıvrım, büklüm ?.. TİLKİ !..

   Tevârî ?.. Tevrat ?.. “17 Ağustos 1991… Musevîler aralarında konuşuyorlar… Bir şekil ifâde eden Tevrat’ın içinde hemen belli olmayan rakamlar ve gizli mânâlar olduğunu söylüyorlar, tabir ediyorlar… Musevîler İbdacı gençler ve sözkonusu Tevrat da “Tilki Günlüğü” gibi !” (T.G. 6.15)

   “12 Mart 1989… Üstadım’ın elinde, sayfalarını numaraladığı bir defter… Benim “Tilki Günlüğü” gibi… Ama o rüyâları değil, sadece günlük hadiseleri yazıyormuş… Bana, “senin yazdıklarında kendimi buluyorum !” diyor !..” (T.G. 6.105)

   Almanca, “stampfe,f”: Eli (Havan). Tokmak, tokaç; (tekn.) baskı. Şahmerdan. * ?.. Erz-faulenzer,m: Tembellerin tembeli; boş gezenin boş kalfası ?.. Freibrief,m: Ruhsatnâme (İmtiya senedi;) ?.. Fransızca, “fourmilière,f”: Karınca yuvası. Karınca sürüsü. Kalabalık yer; büyük kalabalık, mahşer ?.. Invention,f: İcâd, ihtira, keşif. Buluş, bulunan şey. Uydurma, yalan ?.. Métonymique: Mecaz-ı mürsele âit ?.. Hollandaca, “wandelstok”: Baston, gezi değneği ?.. İngilizce, “bassinet”: Beşik (Sepet,). Sepet işi çocuk arabası ?.. Engagement: Mülâkat. Meşguliyet. Nişanlanma. Randevu. Rehin. Söz. Vaad, taahhüd. Çarpışma, dövüşme. Belirli bir süre için ücretli iş. *. Ç. Borçlar ?.. Stippling: Resimlendirme usûlü (Noktalarla hakketme veya) ?.. Snapshot: Fotoğraf (Enstantane) ?.. İtalyanca, “denominativo”: Adlandır/an (-ıcı), ad ver/en (-ici). Addan türe/me (-yen, -miş) ?.. Nullaosta: İzin, onay ?.. Japonca, “mohanteki na”: Örnek ?.. Latince, “conchyliâtus”: Erguvan (Erguvan renge boyanmış,). Erguvan elbise giyinmiş, erguvan elbiseli ?.. Lehçe, “pamiętnik,m”: Günlük, hatıra defteri ?.. Sırpça, “pesnica”: Yumruk ?.. Ebcedleri, 584…

Sonra ?.. Hazîre-i kuds’te, insanlık âleminde yürürlüğe konulmak istenen düzen, Allah’ın kanunlarının yeryüzünde tatbik edilmesini isteme suçu(!) sebebiyle verilen “öldürme” cezası “müebbed hapse” dönüştürüldü… Onu da İtalyanca, “ergastolo” kelimesinde takib edeceğiz…

  1. BÖLÜM

   “Ufuk: Vav Dünyası İcabı… 28 Eylül 1987… Amcaoğlu Remzi Yalçın bize gelmiş… Dışarı çıktığımda ona para vermek gerektiği aklıma geliyor… Pantalonun cebinden para çıkarıyorum ama, hep küçük paralar… Bunun üzerine Mark demetinden bir 100 Mark çekiyorum… Ben bununla uğraşırken, Nalân Said içeri giriyor ve Üstadım’ı çekiştiriyor: Üstadım ben yokken eve gelmiş ve Remzi Yalçın yemek yerken, onun ağzını şapırdatmasından memnuniyetsiz kalmış… Ablam da Üstadım’ın Remzi Yalçın için, “bunlar yaşasa ne olur? Halbuki ben!” deyişini tenkid ediyor… Ben, Üstadım eve geldiğinde evde bulunmamış olmaktan perişanım… Sonra, Üstadım’ın gelişini haber veriyorlar; Şerif Muammer ile hemen karşılamaya davranıyoruz… Ayakkabıların üstüne basarak fırlıyorum ve sokakta onu karşılayıp elini öpüyorum, boynuna sarılıyorum, koluna giriyorum; beraber yürüyoruz… Tekel’de işe girdiğimden dolayı kendisini ziyaret edemediğimi söylüyorum… O da, evdekilerin kendisine kötü muamele edişlerinden ve “daha ölemedin!” diye çıkışmalarından bahsediyor… Bu yüzden adalara gidip geliyormuş ve bu arada bize de gelmiş… Adalarda onun bir piyesi oynuyor… Gazetede bir büyük resmi çıkmış; ve torununun, hiç kimsenin muvaffak olamadığı “biyoloji-nebatat” ilminde en yüksek notu alması ve birinciliği sözkonusu ediliyor… Müjde… Sonra Üstadım’ın, torun, lisan ve müjde sevgisine tatbik edilmiş bir mısraı… “Misk” kelimesi dikkatimi çekiyor… Sonra, Üstadım’la bir yatakta yatarken, bana “Salih’im !” diye iltifat ediyor… Sevinçten ağlıyorum… Ve, bir levha üzerindeki şekilden, kendi ruhî hâlini izâh ediyor… Şekil önce karışıkken, sonra nizâm belirtici bir hâle giriyor, ortaya şema çıkıyor… Bir yerde, “vav dünyası icabı, Ağustos’ta…” diye, o zaman gelen sıkıntılarını söylüyor… Ben de cüret edip, Ağustos’ta kalbime çöken ağırlıktan bahsediyorum… Ağustos sonu, Eylül başı diyeceğim ama, ona uygun olsun diye öyle diyorum!..” (T.G. 6.13,14)

   Almanca, “august,m”: Ağustos ayı. Ogüst ?.. Boşnakça, Norveççe ve Romence, “august”: Ağustos ?..  Boşnakça, Bulgarca, Makedonca, Rusça ve Sırpça, “avgust”: Ağustos ?.. İngilizce, “august”: Ağustos ayı. Muhterem, aziz ?.. İspanyolca, İtalyanca ve Portekizce “agosto”: Ağustos ?.. Hypocaust: Yerden ısıtma. (G. Bean) ?.. Ebcedleri, 493…

   İspanyolca, “masculino-müzekker” bir isim olduğundan; “el agosto”: Ağustos. Hasat zamanı. Hasat ?.. 524… Publicista,m: (Eskiden) Politika yazarı. Gazete yazarı. Reklâm şirketi, reklâmcı ?.. Boşnakça “nečist”: Katışık ?.. Farsça, “çistan”: Bilmece ?.. Fransızca “publiciste,m”: (Eskiden) Politika yazarı. (Şimdi) Gazeteci, gazete yazarı. Reklâmcı ?.. Hırvatça, “častoljubiv”: Hırslı ?.. Hollandaca, “gestamp”: Ayağıyla yere vurma, tepinme, döğünme ?.. Oosten: Doğu ?.. Hollandaca ve Almanca, “westen”: Batı ?.. İngilizce, “encyst”: Kese teşkil etmek, kese içine almak veya alınmak ?.. Casts: “Cast” fiilinin 3. tekil şahıs geniş zaman biçimi. “Cast” kelimesinin çoğul biçimi ?.. İtalyanca, “giustizia”: Adalet, hukuk. Adliye. Doğruluk ?.. Slovakça, “čestný”: Namuslu. Dürüst. Hilesiz. Doğru ?.. Ebcedleri 524…

   Almanca “gehuste,n”: Usandırıcı öksürme ?.. Fince “kostua”: Nemlenmek ?.. Hollandaca “oogst”: Ürün, hasat, mahsul, rekolte ?.. Kwast: Fırça. Ağaç dalı. (Kişi) Kaçık ?.. İtalyanca, “guasto”: Bozuk, bozulmuş, bozulan ?.. Questo: Bu (erkek) ?.. Lehce, “koszt,m”: Masraf, harcama ?.. Rusça, “çistıy”: Temiz, saf, has, hâlis ?.. Bunlar da harflerinin değerleri toplamı 493 olanlardan…

   Hollandaca, “publicist”: Fikir yazarı, köşe yazarı ?.. Hoesten: Öksürmek. Öksürük hastalığına tutulmuş olmak. Öksürtmek, öksürüklendirmek. Öksürük çıkarmak ?.. Estçe, “kestama”: Balık, yılan ve benzeri pulu ?.. İngilizce, “cost much”: Pahalıya mâl olmak ?.. Publicist: Milletler hukuku uzmanı. Siyaset yazarı. Halkla ilişkiyi düzenleyen kimse ?.. Quantum: Hisse (Belirli miktar, pey,). Miktar, meblâğ. *. (Fiz.) En ufak enerji birimi. (Ç. -ta) ?.. “Ama senin bizim davamızda bir hayli hisse sahibi olarak görünmen lâzım… Zaten benim bir takdim yazım olacak… Bütün hüviyetin görünecek !..”… Rumca, “akustiko”: İşitme cihazı, kulaklık ?.. Bunların ebced değerleri de 523… İstinbât: Bir söz veya işten gizli bir mânâ çıkarma. Zımnen, açık olmayarak, dola-yısıyla anlatma… İstinbât: Elif+sin+te+nun+be+elif+tı… 1+60+400+50 +2+1+9= 523… “Hırka-i tecrîd: 1522… Elf: 1000 … Elf: Elif… Elif: 1… 522+1= 523.” Hırka-i Tecrîd sh 225…

   (İngilizce, “quantum” ?.. Quota: Hisse, pay. Belirli sayı veya miktar, kontenjan, kota ?.. “…Kusto olarak görünmen lâzım” ?..)

   Sırpça, “publicista”: Gazete yazarı, gazeteci ?.. šestorica: Altı kişi ?.. Farsça, “keştîrân”: Kaptan ?.. Fransızca, “gesticulant”: El, kol hareketleri yapan ?.. Hırvatça, “čistač cipela”: Ayakkabı boyacısı ?.. İngilizce, “just a minute”: Bir dakika !.. Just the same: Tıpatıp aynı. Bununla birlikte, yine de. Buna rağmen, mamafih. Aynı şekilde. Eskisi gibi ?.. İtalyanca, “investigativo”: Araştırma …(s)i. Araştır/ıcı (-an), araştırma yapan ?.. Bu kelimelerin ebced değerleri, 981… Tahkîk-üş şahsiyye rûznâmçe… Noktalı harflerinin toplamı olarak 1980… Mehdî Salih İzzet Mîrzabeyoğlu: Mim+ha+dal+ye+sad+elif+lâm+ha +ayn+ze+te+mim+ye+re+ze+elif+be+ye+vav+gayn+lâm+vav… 40+8+4+10+ 90+1+30+8+70+7+400+40+10+200+7+1+2+10+6+1000+30+6= 1980

   (Fâris: 6 kişi ?.. Faris: Suvâri, binici. İran, İranlı ?.. Kaptan ?.. Hadîs-i Şerîf’te, ilmin Süreyya yıldızında da kalmış olsa farislerden birinin onu alıp getireceğinden bahseder !..)

   Boşnakça ve Sırpça, “šest”: Altı, (6) ?.. Bulgarca ve Makedonca, “şest”: Altı, (6) ?.. Arabça, “el-kestene”: Kestane ?.. Fransızca, “boursicoteuse”: Küçük borsa oyunlarına girişen kimse ?.. Gastéropodes,m,pl: Karındanbacaklılar, salyangozlar ?.. İspanyolca, “disgustar”: Darıltmak, gücen-dirmek, canını sıkmak, sinirlendirmek. Tadı hoşuna gitmemek ?.. İtalyanca, “estragiudiziale”: Mahkeme/siz (-ye gitmeden), yargılanmadan. Kavgasız, tartışmasız ?.. Romen-ce,  “a se căsători“: Evlenmek ?.. Rumca, “angistiri”: Olta iğnesi; küçük çengel ?.. Ebcedleri 761 …

Rusça, “şyest‘”: Altı, (6) ?.. Şyest: Sırık ?.. Danca, “gæstfri”: Misafirperver ?.. Farsça, “engeşt”: Kömür ?.. Enguşt: Parmak ?.. Kâşten: Ekin ekmek, tohum saçmak. Dikmek. Ağaç dikmek ?.. Şâyist: Yaraşma. İmkân. Caiz ?.. İngilizce, “quaestorship”: Defterdarlık ?.. İsveççe, “gästfri”: Misafirperver ?.. Romence, “îndrăgosti”: Âşık olmak ?.. Ebcedleri, 771…

(Arnavutça, “giashtë”: Altı, (6) ?.. Çekçe, “sest”: Altı, (6) ?.. Eski Slavca, “sesti”: Altı, (6) ?..)

Rusça, “şyestoy”: Altıncı ?.. Çekçe, “jevištní”: Tabiî manzaralı ?.. Farsça, “peydâ geşten”: Ortaya çıkmak, belir-mek. Zuhûr etmek ?.. Fransızca, “juridictionnel”: Yargılama-ya âit, kazaî ?.. Hırvatça, “koštani”: Kemikle ilgili, kemikli ?.. Letonca, “kastrolis”: Saplı tencere. Tava. Ocak ?.. Sırpça, “gostoprimljiv”: Misafirperver ?.. Koštani: Kemikten, kemik-ten yapılmış ?.. Ebcedleri 787…

Farsça, “şast”: Altmış, (60) ?.. Şast: Okçuların baş parmaklarına taktıkları yüksük. * Balık oltası ?.. Hırvatça, “ćoškast”: Bir açıya âit ?.. Gostoprimljiv: Misafirperver ?.. İtalyanca, “accostumarsi”: Alşmak. Yatkınlaşmak, uymak ?.. Ebcedleri, 790… “İzzet Mirzabeyoğlu: 477+1312= 1789= 790.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 693)

Makedonca, “şeeset”: Altmış, (60) ?.. Farsça, “çâşt dâden”: Öğün vakti yemek vermek ?.. Gûşt-âlû: Semiz. Etli ?.. Hollandaca, “geestegrond”: Kumlu yer, sahil ?.. De hoop koesteren: Ümidini kaybetmemek ?.. İtalyanca, “il gastro-cele”: Mide fıtığı (taşması) ?.. Ebcedleri, 763…

Hollandaca, “zestig”: Altmış, (60) ?.. Almanca, “gastebuch,n”: Defter-i mahsus ?.. Boşnakça, “ugasit”: Koyu ?.. Estçe, “kustuv”: Ölmekte olan, ölen ?.. Fince, “kiusata”: İşkence etmek; üzüntü vermek, canını sıkmak ?.. İtalyanca, “gesuita”: İsa Derneği’nden. (Bir çeşit) Simit ?.. Japonca, “kosuto”: Harcamalar, masraflar ?.. Ebcedleri, 498… Mirzabeyoğlu İrşad Kutb(u): Mim +re+ze+elif+be+ye+vav +gayn+lâm+vav+elif+re+şın+elif+dal+kaf+tı+be… Noktasız harfler: Mim+re+elif+vav+lâm+vav+elif+re+elif+dal+tı… 40 +200+1+6+30+6+1+200+1+4+9= 498… “Mehdî Salih Mir-zabeyoğlu: 59+126+1312= 1497= 498.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 524)

Bulgarca, “şestdesèt”: Altmış, (60) ?.. Şèstotin: Altı yüz, (600) ?.. Ebcedleri, 1227… “Moğol Mehdî Muhammed: 1076+151= 1227.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 328)

Bulgarca, “şestnàdeset”: On altı, (16) ?.. Farsça, “hâstârî”: İstek, arzu. Görücülük ?.. Ebcedleri, 1278…

Makedonca, “şestotini”: Altı yüz, (600) ?.. Rusça, “şyest’sot”: Altı yüz, (600) ?.. Çekçe, “ješitnost”: Kibir, kendini beğenmişlik. Gurur. Kendini beğenme ?.. Latince, “pervestîgatiônis”: Baştan başa araştırma, inceleme ?.. Eb-cedleri, 1237…

Sırpça, “šestica”: Altılı. Altı notu, altı rakamı ?.. Fransızca, “perquisition,f”: Arama. Arama tarama ?.. İtal-yanca, “ergastolano”: Müebbed hapis ?.. Sırpça, “prelom kosti”: Kemik kırığı ?.. Slovakça, “gastroskop”: Midenin içini inceleyen âlet ?.. Ebcedleri, 775…

Farsça, “şest”: Olta çengeli. Halka ?.. Şest: Baş par-mak ?.. Şest: Oturma, cülûs ?.. Şost: Yıkama ?.. Hollandaca, “gestrompel”: Tökezleme. Ayağı dolaşma. Sendeleme ?.. Historicus: Tarih. Tarihçi. * ?.. İngilizce, “exorcist”: Dua okuyarak cin veya şeytan kovan kimse, üfürükçü ?.. İtal-yanca,  “investigare”: Araştırmak, araştırma yapmak ?.. Stragiudiziale: Yargıdışı olarak. Kavgasız (tartışmasız) ola-rak, gürültüsüz patırtısız ?.. Latince, “historicus”: Tarihî. Tarihçi ?.. Ebcedleri, 760…

(Boşnakça “kolovoz” da, “ağustos”… Ebcedi 81… Arapça “kisâ”: Halı, seccâde. Yünden yapılan elbise… Küs’: Tâbi olmak, ittibâ etmek, uymak… Ebcedleri 81…)

(Fince, “elokuu”: Ağustos… Fransızca, “aunaie,f”: Kızılağaç koruluğu ?.. Ebcedleri, 69…)

(Çince, “ba yüe”: Ağustos ?.. Cuay: Sürüklemek ?.. Farsça, “cûyâ”: Arayan, arayıcı ?.. İspanyolca, “cuya”: Âşık, kur yapan kimse (M.). Kimin, ki onun, ki ondan, ki bunun, ki bundan. Onunki. * ?.. Fransızca, “chou,m”: Lâhana, kelem. (Okunuşu, “şu”) ?.. Ebcedleri, 20…)

(İspanyolca, “cuyo”: Âşık, kur yapan kimse (M.). Kimin, ki onun, ki ondan, ki bunun, ki bundan. Onunki. * ?.. Apoyo: Yardımcı. Dayanak, destek. Destekleme. *. Koltuk değneği. Konsol. Temel. Çıkış yeri, kaynak. Destek, yardım, himaye ?.. Ebcedleri, 25…)

Farsça, “”: Arayan ?.. : “Cüsten” fiilinin emir kökü. Birleşik kelimeler yapılır ?.. : Yuğ ?.. : Su yolu. Akarsu, ırmak, nehir, çay. * ?.. “Cov” veya “cev”: Arpa. Bir ağırlık birimi ?.. Çov: Şayia, söylenti ?.. Çu: Gibi. Çünkü, zira. *. Madem ki. -ince ?.. Çince, “cu”: Domuz ?.. Cu: Haş-lama ?.. Cu: Sirke ?.. Cü: Tiyatro ?.. Çu: Dokunmak ?.. Çü: Almak. Gitmek ?.. Çü: Gibi. Dikkat. Âhenk ?.. İspanyolca, “cu,f”: “Q” harfinin ismi ?.. Cu,m: Eski meksika mabedi ?.. Co: Beraberlik belirten öntakı ?.. Lehçe, “co”: Ne, efendim ?.. Romence, “cu”: İle ?.. Arabça, “cevv”: Feza, uzay ?.. Portekizce, “chá”: Çay. (Okunuşu, “şa”) ?.. Co: Kobalt’ın kısaltması ?.. Ebcedleri 9…

(Farsça, “bicû“: “Cüsten”, “aramak” mastarının emir köküne “bi” eklenerek yapılmıştır. “Ara, bul” meâlinde emir-dir ?.. Fransızca, “avec”: İle, ile birlikte. Gibi. Karşı. Yüzün-den. Karşın, rağmen ?.. Lehçe, “badacz, m”: Araştırmacı ?.. Macarca, “csapda”: Tuzak ?.. Ebcedleri 11…)

(Çince, “ciyan”: Irmak ?.. Aycın: Kanser ?.. Hua pin: Kavanoz ?.. Ebcedleri, 74…)

Latince, “coeô”: Toplanmak, bir araya gelmek. (Küt’a: Tilki eniği. Kötü adam. Tamamlanmak, toplanmak ?..) Muharebeye girişmek, çarpışmak. Toplanarak birlik oluş-turmak. (Cinsî münasebet) Birleşmek. Pıhtılanmak, (yara) kapanmak. Birleşmek, uyuşmak, anlaşmak ?.. Makedonca, “çuva”: Korumak, muhafza etmek, saklamak ?.. Ebcedleri, 16…

Farsça, “cov-cov” veya “cev-cev”: Az az ?.. İngilizce, “doze”: Uyku, tavşan uykusu, şekerleme, kestirme, uyuklama (Hafif). Uyuklamak, kestirmek, şekerleme yapmak ?.. İtal-yanca, “cida”: Öldüren, öldürücü ?.. Ebcedleri 18 ?..

İngilizce, “coo”: (Kumru) Ötmek, dem çekmek. Öpü-şüp koklaşmak, sevişmek. (Okunuşu, ku:) ?.. Çince, “cou”: Dirsek. Şaft. Kıta ?.. Fransızca, “cou,m”: Boyun ?.. Ebcedleri 15…

İngilizce, “cow”: İnek. Dişi fil, dişi balina, büyük dişi hayvan. (Okunuşu, “kau”) ?.. Cow: Korkutmak, sindirmek (Yıldırmak,) ?.. Chew: Çiğnemek. Düşünmek, kafa yormak. Tütün çiğnemek. Çiğneme. Lokma. (Okunuşu, “çu”) ?.. Eb-cedleri, 21…

Farsça, “ab”: Ağustos ayı (Yahudi ve Süryani takvi-minde ay yılına göre beşinci ve onbirinci ay;) ?..

İngilizce, “chow”: Yiyecek, yemek. (Okunuşu, “çau”) ?.. Back: Yardım etmek (Bir şeye destek olmak, arka ol-mak,). Tarafını tutmak, üzerine bahse girmek (at vb). Geriye sürmek. Sırtına binmek. (Denizc.) Güneşin aksi yönüne dönmek, dirise etmek (rüzgâr). Arkadaki, arkasında olan. Arkaya doğru olan, evvelki. Eski. Geri, geriye. Yine, tekrar. Arka, sırt, geri. Belkemiği. (Futbolda) Bek, müdafi. Tekne, küçük havuz ?.. Booby: Tembel talebesi (Sınıfın en). Budala kimse, bön kimse, ahmak kimse. Bir oyun veya müsabakada en kötü oyuncu. * ?.. Cobweb: Örümcek ağı. Dayanıklı olmayan herhangi bir şey. Tuzak, ağ, hile. Ç. Örümcek ağla-rı. Zihin karışıklığı ?.. Deceive: Yalan söylemek (Aldatmak,) ?.. Hag: Yaşlı çirkin kadın, kocakarı, acuze. Büyücü kadın. Dişi hayâlet veya cin ?.. Ebcedleri, 26

Sanat bize gerçeği anlatan bir yalandır !” diyen “Picasso”dan epey zaman önce Fuzûlî şu beyti söylemiş:

–“Gel derse Fuzûlî ki güzellerde vefa var Aldanma ki şair sözü elbette yalandır.”

Üfuk: Yalan söylemek ?.. Ufuk !.. Ufuk ile Hafiye !..

Şair sözü ufuk, git gidebildiğin kadar… Sahici şair olmak şartıyla…

İngilizce, “cue”: Üstü kapalı söz. Sahnede veya kulis-te aktörün sözü arkadaşına bırakmadan evvelki son söz veya hareketi. Başlama işareti. *. Harekete geçirici söz veya olay. Sufle etmek ?.. Cue: Sopası, isteka (Bilardo). Kuyruk şeklin-de saç  örgüsü. *. Sıra, kuyruk ?.. Çince, “cao”: Aramak ?.. Ebcedleri, 10…

Farsça, “cu’”: Açlık ?.. İspanyolca, “huésped”: Yatıya kalan misafir. Bir yerde konaklayan kimse. Hancı. Pansiyon-cu. Ev sahibi. Parazit barındıran bitki veya hayvan ?.. İtal-yanca, “accuso”: Sayısını söyle/me (-yiş) ?.. (Accusata) ?.. Ebcedleri, 79…

Farsça, “arbede-cû”: Kavgacı. Kötü sarhoş. Naracı. Hokkabaz ?.. İspanyolca, “hospedadora”: Misafir ağırlayan, yatacak yer veren, oda kiralayan (kimse) ?.. Hospedería,f: Misafirhâne. Pansiyon. Yurt. Misafir ağırlama, yatacak yer verme ?.. Ebcedleri, 290… Fatır: Benzeri bulunmayan şeyi yaratan… Fatır: Fe+elif+tı+re… 80+1+9+200 = 290…

Farsça, “ayb-cû“: Ayıb arayan, kötü dilli ?.. Çince, “iyen ciu”: Araştırmak?.. Ebcedleri, 91… Salih: Sin+elif+ lâm+hı… Noktasız harfler: Sin+elif+lâm… 60+1+30= 91…

Farsça, “bâz-cû”: Tahkikat yapan, muhakkik ?.. Cûy: Nehir, akarsu, ırmak, dere, çay ?.. Arabça, “cevvî”: Fezaya âit ?.. Çince, “ciu”: Dokuz, (9) ?.. Ciu: Havan ?.. Co cao: Ruhsat ?.. Cü cüe: Reddetmek ?.. İngilizce, “coy”: Cilveli, nazlı. Çekingen, mahcup, utangaç ?.. İspanyolca, “coy,m”: Yatak, hamak ([Denizc.] Asma) ?.. Ebcedleri, 19… Mirza-beyoğlu: Mim+re+ze+elif+be+ye+vav+gayn+lâm+vav… Noktalı harfler: Ze+be+ye+gayn… 7+2+10+1000=1019…

(“Ayhan Yılmaz… Gayet net, ikiliklerden bir şiir… Şiir şelâle ile ilgili… İsmi de “Ruhsat”… Bana büyük gü-ven verici ve delil olucu gibi bir itminan hissi içindeyim…” (T.G. 6.251)

Farsça,  “çâre-cû”: Çare arama ?.. Endonezca, “biru”: Mavi. Mika ?.. Fransızca, ”esquisse,f”: Taslak (İlk taslak,). Özet, ana çizgi, umumî keyfiyet. İz, gölge. (Resimde) Deneme, ilk çalışma taslağı ?.. İspanyolca, “bordada, m”: Nakış işleme. İşleme, gergef işi ?.. Riza: Kıvrım. Kendinden dalgalı, kıvırcık. M. Kıvırcık saç. Bukle. Dalga. * ?.. Ebced-leri, 218… Gâhvâre: Beşik… Gâhvâre: Kef+elif+he+vav+elif +re+he… Noktasız harfler: Elif+he+vav+elif+re+he… 1+5+6 +1+200+5= 218…

Farsça, “dil-cû”: Gönül alan, teselli eden. Şefkatli. Beğenilmiş ?.. Filipince, “wika”: Dil, lisân. Lehçe. Dil, ağız. * ?.. İspanyolca, “vaguedad,f”: Mübhem söz, muğlak ifâde (Belirsiz lâf,). Avarelik. *. Belirsizlik, mübhemiyet ?.. Vaguedad,f: Boşluk, işsizlik ?.. İtalyanca, “quiz”: Bilmece ?.. Ebcedleri, 43…

Farsça, “fursat-cû”: Fırsatçı ?.. Almanca, “feuer-geist”: Ateş ruhlu bir insan ?.. Korpsgeist: Beraberlik hissi; tim zihniyeti; topluluk ruhu ?.. Litovca, “gastrolės”: Gezi, tur ?.. Türkçe, “varda-kosta”: Kıyıları koruyan gemilere verilen ad. İri yarı ve gösterişli (kadın) ?.. Ebcedleri, 779… Latince, “speculâtôris”: Casus, gözcü ([Ask.]). Kâşif, müfettiş. * ?.. Ebcedi, 779…

Farsça, “kâr-cû”: İş arayan. Muhabir ?.. Arabça, “el-kastalu”: Kestane. Toz ?.. Kıstas: Mizân, ölçü. Büyük terazi. Kıyamet günündeki büyük terazi. Mânevî değer ve kıymet ölçüsü. En doğru tartan. Taksit. Taksitle ödenen şey ?.. Kustas: Büyük terazi ?.. Ebcedleri, 230… Fransızca, “fouil-leuse”: Araştırıcı; araştırıp karıştırmayı seven (Karıştırıcı,). (Birinin) Üstünü başını arayan, ceplerini yoklayan. F. Büyük pulluk ?.. Ebcedi, 230…

(Arabça, “el-kıstâsu”: Ölçülerin en sıhhatli ve mazbut olanı. Terazi ?.. Almanca, “erdbe-ben,n”: Zelzele ?.. İtalyan-ca, “chiamare”: …(n)in ismini söylemek (anmak), …(y)i an-mak. … de-mek, …(y)e… demek, …(y)e ismini vermek. Çağır-mak. Getir(t)mek. *. Çekmek, …(y)e neden olmak. Kâğıt istemek. Yalvarmak, yakarmak ?.. –“Yalvardım: gösterin bilmeceme yol ! Ey yedinci kat gök, esrarını aç !” ?.. “Seni meşhur bir isimle isimlendiren ben !..” Ebcedleri, 261…)

Farsça, “kenâre-cû“: Uzlete çekilen, münzevî ?.. İspanyolca, “hospedero”: Pansiyoncu ?.. Makedonca, “narekuva”: Ad koymak, adlandırmak ?.. Ebcedleri, 285…

Farsça, “kîne-cû”: Kinci ?.. Fince, “vakoilija”: Casus, ajan ?.. Fransızca, “diplômée”: Diplomalı; mezun ?.. Lapse: Katolikliğe kendi isteğiyle girmişken dönen mânâsında olup hep “laps et relaps” biçiminde kullanılır ?.. Hollandaca, “gids”: Kılavuz. Komutan. Şef, makinist. Pilot ?.. İngilizce, “spook”: Casus. Hayâlet, tayf. *. Zenci. Hayâlet hâlinde görünmek. Korkutmak. Zıvana-dan çıkarmak ?.. İtalyanca, “loquela”: Dil. Konuşma (söz söyleme) melekesi, söz. *. Konuşuş, konuşma biçimi ?.. Il puzzle: Bilmece, bulmaca ?.. Letonca, “lapsa”: Tilki ?.. Macarca, “lándzsa”: Mızrak, kargı ?.. Boşnakça, İspanyolca, Makedonca ve Sırpça, “novela,f”: Roman ?.. Ebcedleri, 94…

Farsça, “mâcerâ-cû”: Maceracı ?.. İtalyanca, “disqui-sizione”: Ara(ştır)ma (-yış, -ış). Ayrıntılı sergile(n)me (-yiş, -iş) (ortaya ko/n/ma, -yuş, -uş) ?.. Ebcedleri, 254…

Farsça, “nâm-cû”: Şöhret arayan. Mevki düşkünü. Cesur ?.. Arnavutça, “lis”: Meşe. Meşe palamutu ?.. Endo-nezca, “pemanah”: Okçu ?.. Fransızca, “oliban,m”: Günlük ([Yakılan]) ?.. Latince, “faciô”: İmâ etmek, zannetmek. Yapmak, yaratmak, oluşturmak, neden olmak. Etmek, yerine getirmek, icra etmek, uygulamak, tatbik etmek. (Meslek) İcra etmek. (Mülk) Hükmü altına almak. Değer vermek, saymak, itibar etmek. (Kelimeler) İfâde etmek. *. Yapmak, eylemek. Kurban olarak sunmak. Geçerli olmak ?.. Vocâbu-lum: İsim, ünvan, lâkab. (Dilb.) İsim ?.. Hollandaca, “knik”: Büklüm, büküm, büküntü (Dirsek,). Başı eğme (kafa ile “evet” deme) ?.. İspanyolca, “búsqueda,f”: Arama, araştırma ?.. Lehçe, “lis,m”: Tilki ?.. Litovca, “įžanga”: Önsöz, mukaddeme, başlangıç ?.. Rusça, “povsyudu”: Her yerde, her tarafta ?.. Ebcedleri, 100… İftihâs: Gerçeği dikkatle araştırma. Gerçek dikkatle araştırılma… İftihâs: Elif+fe+te+ha+elif+sad… Nok-tasız harfler: Elif+ha+elif+sad… 1+8+1+90= 100…

Nâm-cû ?.. İsim arayan ?.. Nâm-cüst-ü cû ?..

Bekâ hil’ati giyen bir salik şöyle demiş:

–“Her nakşimin nakkaşı bellidir. Ben hep o eski âşığım. Arada hiç kimse yoktur. Ben hep o eski âşığım. Ben hem arzım, hem semayım. Ben seninle her yerde-yim. Ben hem güneşim hem ziyâ. Ben hep o eski âşı-ğım.

Farsça, “nân-cû”: Dilenen, dilenci. Dünya düşkünü ?.. Almanca, Fransızca, Hollandaca, İngilizce ve İsveççe, “schema”: Şema, numune, taslak, örnek, model, plân, kroki ?.. Fince, “nimi”: İsim, ad ?.. İngilizce, “scheme”: Plân, proje (Tasavvur olunan düzen,). Sınıflandırma cedveli. Tertip, entrika, dolap. Tertip etmek, tasavvur edip kurmak. Plân yapmak. Dolap çevirmek, entrika çevirmek ?.. İspanyolca, “vulpino”: Tilki gibi. Kurnaz ?.. Japonca, “nikki”: Günlük. Hatıra defteri ?.. Latince, “mâchina”: Tertib, entrika, hile, dolap, desise. Makine ?.. Ebcedleri, 110…  Mugayyeb: Kay-bedilmiş, kayıb… Mugayyeb: Mim+gayn+ye+be… Noktasız harf: Mim… 40… İstibhâs: Bir şeyin doğruluğunu anlamak için gereği gibi araştırıp soruşturma… İstibhâs: Elif+sin+te+ be+ha+elif+se… Noktasız harfler: Elif+sin+ha+elif… 1+60 +8+1= 70… Mugayyeb istibhâs: 40+70= 110…

Farsça, “sarfe-cû”: Tutumlu, iktisatlı ?.. Almanca, “ausrollen”: Yaymak (Dürülen bir şeyi açmak,). (Hamur) Açmak. *. (Uçak) Rulmanını tamamlamak ?.. Danca, “finger-peg”: İmâ ?.. Fransızca, “messagère”: Elçi. [Eskiden] Posta arabacısı. Muştucu, haberci, öncü ?.. Hırvatça, “sanjarenje“: Hayâl. Rüyâ. Düş ?.. Hollandaca, “permissie”: Ruhsat, lisans, icazet, izin ?.. İtalyanca, “il leggendario”: Efsane (masal, olağanüstü hikâyeler) kitabı ?.. Latince, “moribundus”: Öldü-rücü, ölümcül. Ölme noktasında, ölen, ölümlü, fani. * ?.. Spônsor: Kefil, rehin, teminat ?.. Ebcedleri, 384… “Mehdî Mirzabeyoğlu: 62+322= 384.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 453)

Farsça, “selâmet-cû”: Selâmet arayan, barışçıl ?.. Almanca, “geistliche”: Hoca, sarıklı imam; ilmiyeden bir zât. Papaz, rahib, keşiş, pastör ?.. Fince, “kastanja”: Kestane ?.. Hollandaca, “onjuist”: Doğru değil, yanlış, uygun değil ?.. Kastanje”: Kestane ?.. İspanyolca, “descastado”: Ailesine saygı göstermeyen. Kendisine gösterilen sevgiyi karşılıksız bırakan ?.. Castillo: Şato, derebey konağı. Kale. Köy. Çatı. Konak ?.. Costilla,f: Kaburga, pirzola, kotlet, külbastı. Zen-ginlik, servet. Karı, zevce. Kiriş. Meyve veya yaprağın üstün-deki çıkıntılı çizgi. Pl. İnsan sırtı ?.. İtalyanca, “ipocastano”: Atkestanesi ?.. Giurisdizionalismo: Yargılamacılık, devletin din işlerine karışmasını isteme ?.. Sırpça, “pakostan”: Kötü-lük eden ?.. Ebcedleri, 540…

Farsça, “sitîze-cû”: Savaşçı. İnatçı. Öfkeli. Serkeş. Âsi ?.. Kâstî: Azlık, noksanlık, eksiklik. Zarar, ziyân. Eğri-lik, sapma ?.. Almanca, “geist,m”: Zihin, akıl, zekâ, beyin. Can, ruh. Espri, nükte. Deha, jeni. (Kimya) Ruh. Hayâl(et), cin, peri. Hortlak, ruh ?.. (“Onlar yanımızdan ayrıldıktan sonra Maviye Hanım, bana hadisenin nasıl olduğunu ha-ber veriyor… Cin gelip, ona olan biteni anlatıyormuş…” [T.G. 3.83]) … Kiste,f: Büyük kutu; sandık, kasa. Tahtaperde. (Eski) Otobüs, gemi. Uçak. Mesele, iş. Tabut ?.. Bulgarca, “oçìstya”: Öldürmek (Yok etmek,). Temizlemek, ayıklamak. * ?.. Çekçe, “jistě”: Şüphesiz. Elbette. Kesinlikle ?.. Danca, “kaste op”: Kusmak, çıkarmak ?.. Kiste: Sandık, kasa. Tabut ?.. Endonezca, “gesit”: Çabuk. Eliçabuk. Atik, çevik. Faal. Kıvrak. Çevik. Kolay kıvrılır. Seyyar. Canlı. Becerikli, hü-nerli ?.. Kista: Kist ?.. Fransızca, “châtaigne,f”: Kestane. At ayaklarında çıkan boynuzumsu çıkıntı, kestanecik. Yumruk, surata yenen veya indirilen yumruk ?.. Kyste,m: Kist, tulum biçiminde ur ?.. İngilizce, “ghost”: Ruh, can. Hayâlet, hort-lak, heyûlâ, tayf. Cin. İz, gölge ?.. İsveççe, “kista”: Sandık ?.. Litovca, “gesti”: Bozmak. Kötüleştirmek. Çürümek ?.. Kasti: Kazmak. Çıkarmak. Çukur açmak, hafriyat yapmak ?.. Nor-veççe, “kiste”: Sandık, tabut ?.. Rusça, “gasît”: Söndürmek, imha etmek, ödemek ?.. Yiddiş dilinde, “geist”: Ruh, can. Hayâlet, hortlak, heyûlâ, tayf. Cin. İz, gölge ?.. Ebcedleri, 491… “Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 59+129+1302= 1490= 491. Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 62+126+1302= 1490= 491.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 520)

Shakespeare’in 86. sonesinin sonu:

–“He, nor that affable familiar ghost

Which nightly gulls him with intelligence

As victors of my silence cannot boast;

I was not sick of any fear from thence:

     But when your countenance filled up his line

     Then lack’d I matter; that enfeebled mine.

–“Ne şair övünmeli, ne de onu her gece

Düşünceyle besleyen karagün dostu ruh

Ben yenilmişim gibi sessizliğe düşünce;

Onlar gönlüme asla korku salamayacak:

     Gel gör ki cömerd yüzün gülmüş diğer şaire,

     Güçsüz kalmış şiirim, mevzu kalmamış bana.”

Üstad’ın “Boş Odalar” isimli şiirinden:

–“Şu karşı evin boş odalarında,

Duvarlara sinmiş bir hayâlet var.

Elinde mum, gece ortalarında,

Bucak bucak gezer, birini arar.”

Farsça, “sulh-cû”: Sulh yanlısı ?.. İtalyanca, “giusto”-dan türemiş bir kelime “il gius”: Kanun ?.. Ebcedleri, 137…

Üstad’ın ÇİLE’sinden:

–“O kanun ölümsüzlük nizamının hevengi, O kanun doğru, güzel, iyinin tek mihengi…

Farsça, “hak-cûy”: Hakkı arayan, gerçeği arayan ?.. Fransızca, “judicieux”: Aklı başında, iyi düşünen. Akıllıca, akla uygun, yerinde ?.. Ebcedleri, 127… Cevâsîs: Casuslar… Cevâsîs: Cim+vav+elif+sin+ye+sin… Noktasız harfler: Vav+ elif+sin+sin… 6+1+60+60= 127…

Farsça, “pey-cûy”: Araştıran. İz sürücü. * ?.. Çince, “day duo”: Tembel ?.. Danca, “gåde”: Bilmece, bulmaca. Sır ?.. İngilizce, “boohoo”: Ağlamak (Hüngür hüngür). Hıçkıra-rak ağlama sesi ?.. Japonca, “geppu”: Taksit (Aylık) ?.. Sırp-ça, “gaj”: Koru, koruluk, ağaçlık ?.. Ebcedleri, 31… Sehâib… Noktalı harf: Be… 2… Bergüzâr: Hediye, hâtıra… Bergüzâr: Be+re+kef+ze+elif+re… Noktalı harfler: Be+kef+ze… 2+20 +7= 29… Sehâib bergüzâr: 2+29= 31… Elf… Elif+lâm… Bu noktasız harflerin toplamı: 1+30 = 31…

Farsça, “cûyân”: Arayan, arayıcı ?.. Kâm-cû: Mutlu-luk arayan ?.. Danca ve İsveççe, “mig”: Beni. Bana ?.. Dan-ca, “myg”: Sivrisinek. Tatarcık ?.. Endonezca, “bahasa”: Dil, lisân. Argo. Tâbir. Terim ?.. Hırvatça, “mig”: İmâ. İşaret. Baş sallama. Kısa uyku. Seziş ?.. İngilizce, “equivoke”: Çift mânâ, belirsizlik, mübhemiyet, kaçamak. Mübhem söz. Keli-me oyunu ?.. Secede: Özellikle siyasî veya dini bir örgütten çekilmek, ayrılmak ?.. Norveççe, “bevilge”: İzin vermek, müsaade etmek, tasvib etmek ?.. Ebcedleri, 70… Sehâib: Bulutlar… Sehâib: Sin+ha+elif+ hemze+be… Noktasız harf-ler: Sin+ha+elif+hemze… 60+8+1+1= 70… İstibhâs: Birşe-yin doğruluğunu anlamak için gereği gibi araştırıp soruştur-ma… İstibhâs: Elif+sin+te+be+ha+elif+se… Noktasız harfler: Elif+sin+ha+elif… 1+60+8+1= 70… Ayın: 70 ?.. Ayna ?.. Misâl ?.. Vâri ?.. Tilki !..

Farsça, “cûybâr”: Irmak, çay. Büyük nehir. Irmak kenarı ?.. İtalyanca “giusto”dan türemiş bir kelime, “deiure”: Haklı (yerinde) olarak ?.. Ebcedleri, 222… Rekb: Atlılar alayı, süvâri takımı… Rekb: Re+kef+be … 200+20+2= 222…

Farsça, “cûyende”: Arayan. Soran, soruşturan ?.. İspanyolca, “hueso”: KEMİK. ÇEKİRDEK. Sıkıntı, güçlük. Bir şeyin en lüzumsuz kısmı. Bir işin en berbat kısmı. Huy-suz kimse. (Boşnakça, hırvatça, slovakça, sırpça ve rusçada “kost”a bakınız.) ?.. Ebcedleri, 78…

(“Kusto”nun iskelet harfleri “kst”… “H, g, k”nın ken-di arasında dönüşümünü “Kusto Lûgatı – Tilki Günlüğü”nden biliyoruz… “C” harfinin bazı Hind-Avrupa dil ailesi sınıflan-dırılmasına mensub lisanlarda “ç”, “k” ve “s” telâffuzu mev-cud… Keza “j” yazılıp “c” veya “y” okunabiliyor… Arabçada “med harfleri” olan “elif”, “vav” ve “ye”nin de kendi aralarında bir dönüşümü var; “alî” yazılıp “alâ” okunması gibi… Demek ki, “kusto”, “kst”, “cst”, “jst”, “yst”, “est” ?.. Farsça, “est”: -dir, -dur. Kemik. Çekirdek ?.. Fransızca, “est,m”: Doğu, gündoğusu. Doğu Avrupa ülkeleri, Doğu bloku ?.. Mi-côte à: Bayırın ortasında, yokuşun ortasında ?.. İngilizce, “est”: Bir veya iki heceli sıfatların en üstünlük derecesini belirten ek ?.. İtalyanca, “est”: Doğu ?.. Romence, “est”: Doğu, şark ?.. Ebcedleri, 461…)

Şâh-ı Nakşibend Hazretleri buyuruyorlar: “Her-çi dîde şüd ve şünîde şüd ve dâniste şüd ân heme gayr-ı ost hakîkat-i kelime-i lâ nefy-i ân bâyed kerd Görülen, işitilen ve bilinen herşey O’ndan başkadır. Lâ kelimesinin hakîkatinde bunların hepsini nefyet !”…

İmam-ı Masum’un 2. cild 52. mektubundan: “Heme ostherşey O’dur” veya “heme ez ost herşey O’ndan-dır”, bekâda söylenen sözlerdir. Fütûhât sahibinin bu sözleri söyleme kudreti yoktur.”

Ve, “heme ost herşey O’dur” tabirinden murad, “heme nistend mevcûd ost teâlâ hiç birşey yoktur, O vardır”, yani   cümle   âlem   görünüştür  ve   Hak   Teâlâ   vardır, demektir. Fakat, burada mecâz vardır. Hakiki değildir. Aynadaki Zeyd’in sûretine Zeyd denilirse, haki-katte, nefs-ül-emrde Zeyd değildir. Zeyd’in zuhurudur. İşte, Muhyiddîn-i Arabî ve ona tâbi olanların, kitab ve risalelerinde izah ettikleri ve açıkladıkları bu mânâ ile herşey O’dur dediler. Eğer bu tabirden Hak Teâlâ müm-künâtta münhasırdır ve mutlak var olan, yarattık-larından gayride vücûdu yoktur anlaşılırsa, bu açık küfürdür. Ve zımnında Allah-ü Teâlâ’nın inkârı vardır.”

Abdullah Dehlevî Hazretleri buyuruyorlar ki: “Haz-ret-i Müceddid-i elf-i sânî  eğer bütün bu büyüklere, tam bir himmetle teveccüh etselerdi, içinde bulundukları bu makâmdan (vahdet-i vücûd makamından) muhakkak yükselirlerdi. Lâkin Hazret-i Muhyiddîn İbn-ül Arabî bu deryaya öyle dalmış ki, onları oradan çıkarıp sahile ulaştırmak pek zordur. Fakat onların da bu makâmdan yükselmeleri umulur.

“Ost” yani “o est”… Bu tasavvufî mevzudan sonra kendi mevzumuza dönersek… Herşey “Kusto”dur… Her keli-me “Kusto”dandır… Döner dolaşır hepsi ”Kusto”ya çıkar…

(“20 Mart 1986… Üstadım’ı görüyorum… Sonra biri bana, “senin yatağın çekirdek dolu!” diyor… Yatak-tan kalkmışım ve çekirdek de kabak çekirdeği… Sonra, “Üstad da öyle dedi!” diye ekliyor!..” (T.G. 6.200)…

Menâme: Yatak, döşek ?.. Menam: Uyku. Uyku za-manı. Rüya. Düş. Uyunacak yer, yatak odası ?.. Na’s: Uykusu gelmek, uyku bastırmak ?.. Nâs: İnsanlar. Kur’ân’da 114. Sure ?.. Va’va: İnsan topluluğu. Sesler ?.. Vavî: Vav harfine mensup, vav harfi ile alâkalı ?.. Tilki !..

Bir: Yıldırım. Halı, kilim, yatak, örtü, seccade gibi eşyalar ?.. Birr: Tilki yavrusu. Fare. Koyunu sevketmek. İyi amel. İhsan etme. Takva. Temizlik. Gönül, kalb ?..

Serîre: Gizli hâl ve fikir. Gizli şey, gizli sır. Yatak ?.. Serâr: Ayın son gecesi ?.. Felte: Ânsızlık. Her ayın son gecesi ?.. Felât: Sahra, çöl. Şenliksiz yer ?.. Sahrâ: Çöl. Kır. Ova. Yazı. Kızıl dişi eşek ?.. Vârî: Vahşi hımar, yabanî eşek (Günlük ?..) ?.. Mishel: Yabanî eşek. Dil, lisân. Ziynet vere-cek nesne. Dizgin. Eğe, törpü ?..

Merkad: Mezar, kabir. Uyku yeri. Yatacak yer ?.. Kabir ?.. Gabir ?.. Gabare: Ağaçlık yer ?.. Îşe: Sık ağaçlık, orman. Casus, hafiye ?..)

(Rusça, “yest‘”: -dir, -dır, olmak, var olmak, bulun-mak ?.. Fransızca, “c’est”: Bu …dir. [”Ce”, “bu” ve “être”, “olmak” fiilinden “est”in birleştirilmişi… Okunuşu, “se” ?.. “İtalyancada “è”, İspanyolcada “es”, İngilizcede “it’s“, Almancada “es ist“, Hollandacada “het is“] ?..)

(Lehçe, “jest”: -dır, -dir. (Okunuşu, “yest”) ?.. Fran-sızca, “hastée”: Mızrak biçiminde, mızrak gibi ?.. Zest: (Olumsuzluk, red bildirmek için) Nah. (Uçuş veya kaçıştaki birdenbireliği belirtmek için) Pırr ! Fırt !.. İngilizce, “jest”: Alay, istihza. Şaka, lâtife. Kendisine gülünen kimse veya şey, maskara, soytarı. Alay etmek, şaka etmek, lâtife etmek. Mas-karalık etmek ?.. Zest: Tad. Lezzet. Çeşni. Heves. Yiyecek-lere tad vermekte kullanılan limon veya portakal kabuğu. Lezzet katmak. Tad vermek. Çeşni katmak. Zevk vermek. Haz vermek ?.. İsveççe, “jäst”: Maya (J, y okunur) ?.. Latin-ce, “hastae”: Mızrak (Kargı,). Müzayede satışında işaret. (Mızrak) Yere tutturulmuş ?.. Rumca, “oste”: Sonuç olarak, dolayısıyla, böylece. Demek ki ?.. Sırpça, “jest”: Evet ?.. Türkçe, “ceste”: “Azar azar, kısım kısım” anlamındaki “ceste ceste” tabirinde geçer ?.. Zerdüştilerde, “çeçast“: Mitolojik göl ?..Osta”: Mürid. Havari. Din adamlığına aday ?.. Ebced-leri, 468… Ebu-l husayn: Tilki … Noktalı harfler: 62… Cüst-ü cû: Arayıp sorma, araştırma, arama… Cüst-ü cû: Cim+sin+ te+vav+cim+vav… Noktalı harfler: Cim+te+cim… 3+400+3= 406… Ebu-l husayn cüst-ü cû: 62+406= 468…)

Üstad’ın ÇİLE’sinden:

–“Herkesin dünyada varsa bir yeri,

Ben de bütün dünya benimdir derim.

Me-: Beni. Benim. Bana ?.. Mer: Elli (50) sayısı ?.. Nûn ?..

–“Ölenler yeniden doğarmış; gerçek!

Tabut değildir bu, bir tahta kundak.

Tabut değil Kusto bu…

–“Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir Kusto lisanı…

–“Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;

Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Bütün bunlar sende Kusto, bu girift bilmeceler…

–“Ufuk bir tilkidir, kaçak ve kurnaz;

(İngilizce, “east”: Doğu ?.. İspanyolca, “este,m”: Doğu ?.. Este: Bu ?.. Asta,f: Mızrak. Sopa, direk. Boynuz. Mil, şaft. İğ mihferi, dingil. (Mimarlık) Sivri direk. Akıntı kütükleri götürmesin diye set şeklinde konulmuş zincirli tomruk sırası. Pl. Elbise, kıyafet, kisve ?.. Fransızca, “cou-tume”: Alışılmış davranış, alışkanlık; gelenek, görenek, örf, âdet; ahlâk; kılık, kıyafet, giyecek. “Almanca’da, (sitte)” ?.. Ebcedleri, 462)

Üstad’ın Büyük Doğu Marşı’ndan:

–“Doğsun BÜYÜK DOĞU, benden doğarak!

İsveççe, “ost”: Doğu ?.. Öst: Peynir. Doğu ?.. Väst: Yelek. (Zarf olarak) Batı ?.. Bulgarca, “vèst”: Haber, havadis ?.. Danca, “haste”: Acelesi olmak ?.. Ost: Peynir ?.. Vest: Yelek. Batı ?.. Endonezca, “hasta”: Dirsekten orta parmağın ucuna kadar olan mesafede bir uzunluk ölçüsü (45-56 cm) ?.. Fransızca, “hasté”: Mızrak biçiminde, mızrak gibi ?.. İngiliz-ce, “be cast”: Neşesiz ve kederli olmak. Yüreği kabarmak. (Denizc.) Deniz kazası geçirmek. Rotasından ayrılarak bir yere sürüklenmek ?.. Haste: Acele, hız, sürat. İvedilik ?.. Vest: Yelek. Kadın yeleği. İlâve yelek. Haczetmek. El koymak. Cüppe giymek. Giydirmek. İç gömlek. Fanila. Elbi-se. Urba. Giyecek. Hak vs vermek. Hak olarak geçmek. Donatmak ?.. İspanyolca, “geest”: Zihin, akıl, zekâ. Can, ruh, cin, peri ?.. Gesta,f: Kahramanlık hikâyesi, destan ?.. Hasta: -e dek, -e kadar ?.. Latince, “hasta”: Mızrak (Kargı,). Müza-yede satışında işaret. (Mızrak) Yere tutturulmuş ?.. Makedon-ca ve Sırpça, “vest”: Haber ?.. Norveççe, “ost”: Peynir ?.. Ebcedleri, 467… “Mehdî Muhammed Mirzabeyoğlu: 62+92+1312= 1466= 467.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 503)

(Arabça, “vest”: Ev içerisinde olan her bir kapalı mekân ?.. Ebcedi, 75 ?..)

Üstad’ın ÇİLE’sinden:

–“Eser darmadağın, emek yüzüstü;

Toplayın eşyamı, işim acele!

(Hasta ?.. Arabça, “hişt”: Eskiden kullanılan, kısa el mızrağına benzer bir savaş âleti. Daha ziyade Osmanlı ordularında kullanılan bu silâh, özellikle hassa birliklerine verilirdi ?.. Farsça, “hışt”: Küçük mızrak şeklinde, ortasında ipten örtülü bir halka olan ve orta parmağa geçirilerek atılan eski bir savaş âleti. Kerpiç. Tuğla ?.. Hollandaca, “gastvoor-stelling”: Misafir artistlerin sahneye çıkması ?..  Ebcedleri, 1300…)

(Wahiştohişt: Gatha’nın adı. (Ateşe Tapmayanlar: Zerdüştiler) ?.. Ebcedi, 1443…

Farsça, “hışt-ı ham”: Ham kerpiç. Tam pişmeiş ker-piç. Güneşte kurutulan kerpiç ?.. Ebcedi, 1941…

Farsça, “hışt-ı puhte”: Fırında pişirilmiş tuğla ?.. Ebcedi, 2307…

Üstad’ın ÇİLE’sinden:

–“Avlu… Bir uzun yol… Tuğla döşeli,

Kırmızı tuğlalar altı köşeli.

Bu yol da tutuktur hapse düşeli…

Farsça, “hışt-tabe”: Tuğla ocağı ?.. Ebcedi, 1708…)

(Fuzûlî’den…

–“Bergi güller sanma rengin hıştlar cem eylemiş Çekmeğe ol genci zer hıfzına bir divar gül.

–“Güllerin yaprağı sanma, gül altın hazinesini koru-mak maksadıyla duvar çekmek için renkli tuğlalar toplamış.”

Verde: Renkli olmak ?.. Verd: Gül ?.. Perd: Kıvrım, büklüm, kat ?.. Tilki ?..

Renkli Kusto’ları toplamış ?..)

Farsça, “cûyende yâbende bâşed”: Arayan bulur ?.. Almanca, “silberfuchs,m”: Tilki (Gümüşî) ?.. Zusammen-fassen: İcmal etmek, hülâsa etmek, özetlemek. Tazammun etmek, ihtiva etmek. Bir araya getirmek; toplamak, toplulaş-tırmak. *. Toplamak ?.. Fransızca, “renarde,  f”: Tilki (Dişi) ?.. Hollandaca, “heten”: İsim (lâkab) vermek (Adlan[dırıl]-mak,). Birine birşey yapmasını söylemek, emretmek. İsmi olmak, demek. Birini güleryüzle karşılamak. Yâni, demek, şu demek ki. Derler, söyleniyor, rivayet edilir ?.. İspanyolca, “información,f”: Soruşturma, tahkikat. Danışma. Haber. Pl. (Bir mevzuda veya biri için) Edinilen veya toplanan bilgiler. Enformasyon, tanıtma ?.. Maherir: Aramak, beklemek, ön-görmek. Göstermek, belirtmek, dikkati çekmek. * ?.. İtalyan-ca, “rendere”: Geri vermek. Etmek, kılmak, yapmak, …de bulunmak. Gelir getirmek, vermek, (kazancı) sağlamak. Ka-zandırmak. Çevirmek, geçirmek. Anlatmak, dile getirmek, temsil etmek, göstermek, simgelemek. Çıkarmak, vermek ?.. Il soprannome: Takma isim ?.. Ebcedleri, 457… “Mehdî Muhammed Mirzabeyoğlu: 62+92+1302= 1456= 457.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 496)

Farsça, “pey-cûyî kerden”: Araştırmak. İz sürmek. * ?.. İtalyanca, “le giudiziario”: Mübaşir ?.. Ebcedleri, 315…

Farsça, “sarfe-cûyî kerden”: Tutumlu davranmak. Tasarruf etmek, biriktirmek ?.. Endonezca, “dgn kusut masai”: Karmakarışık ?.. Fransızca, “hastaire,m”: Mızraklı asker ?.. Hollandaca, “bijkomende kosten”: Yan masraflar ?.. İngilizce, “overcast”: Karartmak. Sürfle yapmak. Bulutlarla kaplı. Kasvetli. Sürfle yapılmış. Kaplama ?.. Call in question: Teslim ve kabul etmemek, itirazda bulunmak ?.. Latince, “oestrî”: Sineği (At). Çılgınlık, cinnet ?.. Ebcedleri, 678…

Farsça, “ayb-cûyî”: Tenkid, ayıb arama ?.. Boşnakça, “mučenje”: İşkence ?.. Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça, “nalik”: Benzer. Benzeyen ?.. Hollandaca, “bekijken”: İnce-lemek. Bir şeye bakmak; tartmak; karşılaştırmak ?.. Bijnaam: Lâkab; şöhret. Lâkab, takma ad ?.. Latince, “laudis”: Ün (Şeref, şân, şöhret,). Övgü, tasvib. *. Övgüye değer hareket, değer, kıymet ?.. Norveççe, “benevne”: İsimlendirmek ?.. Romence, “îngădui”: İzin vermek, müsaade etmek. Sabret-mek. İzin verilmek ?.. Sırpça, “aluzivan”: İmalı, mânidar, gizli mânâsı olan ?.. Ebcedleri, 111…

Mugayyeb: Kaybedilmiş, kayıb… Mugayyeb: Mim+ gayn+ye+be… Noktasız harf: Mim… 40… Aksât: Hisseler, nasibler, paylar… Aksât: Elif+kaf+sin+elif+tı… Noktasız harfler: Elif+sin+elif+tı… 1+60+1+9=71… Mugayyeb aksât: 40+71= 111…

Mugayyeb… Noktalı harfler: Gayn+ye+be… 1000+10 +2= 1012… Aksât… Noktalı harf: Kaf… 100… Mugayyeb aksât: 1012+100= 1112… “Salih: Sad+elif+lâm+ha… 90+1+ 30+8= 129… İzzet: Ayn+ze+te… 70+7+400= 477… Erdiş: Elif+re+dal+elif(ye)+şın… 1+200+4+1+300= 506… Salih İzzet Erdiş: 1112.” (H.T. sh 48)

Farsça, “bâz-cûyî”: Tahkikat ve teftiş, sorgulama ?.. Almanca, “blau”: Mavi. Bereli, mor. Gökmavi; açık-mavi. Lâcivert; koyu mavi. Sarhoş. Gökkandil.  Mavi(lik). Çivit ?.. Boşnakça, “plav”: Mavi. (Saç) Sarı ?.. Fince, “lupa”: İzin ?.. Fransızca, “bleu”: Mavi, gök. M. Mavi renk. M. Morluk, morartı. M. Bir okula yeni gelmiş talebe; acemi er. M. Mavi iş tulumu ?.. Hırvatça, “plav”: Mavi. Gök renginde. Siyanik. Sarışın ?.. Hollandaca, “bleu”: Mavisi (Açık mavi; gök). Çekingen; sıkılgan; mahcup; utangaç. * ?.. İngilizce, “blue”: Mavi renk, gök mavisi rengi. Çivit. Mavi üniformalı kimse. Sembolü mavi olan bir zümrenin üyesi. Mavi, morarmış, çürük (cild, et). Katı kurallara dayanan, tutucu. Müstehcen, açık saçık. Maviye boyamak, mavileştirmek. Çivitlemek ?.. Booked: Defterde kayıtlı. Yeri ayrılmış. Temsil için anlaş-mış. * ?.. “Sana zevk duyacağın bir şey söyleyeceğim: Belki de kaydedilmişlerdensin… Seni kaydetmişlerdir… Sözüme dikkat et!” (T.G. 1.64)… “Belki de Kusto’sun… Seni araştırmışlardır…”… Leave: İzin, ruhsat, müsaade, me-zuniyet. İzin müddeti. Veda, ayrılma. Müsaade etmek. Bırak-mak, terketmek. Kalkmak. Bir yerde bırakmak. Vasiyet et-mek, miras olarak bırakmak. Vazgeçmek. Havale etmek, tevdi etmek. Yanından çıkmak, hizmetinden ayrılmak. Hâline bırakmak, kendi hâline bırakmak, karışmamak, yalnız bırak-mak. * ?.. Leave: Yaprak sürmek, yapraklanmak (Umumi-yetle “out” ile.) ?.. Pule: Ağlamak, ağlayarak şikâyet etmek (Çocuk gibi) ?.. İtalyanca, “lupa”: Ağ ([Bir çeşit] Balık ağı,). Dişi kurt, kurdun kancığı. * ?.. Lehçe, “zabójczy”: Öldürücü, mahvedici ?.. Romence, “ghid”: Rehber, kılavuz ?.. Ebcedle-ri, 39…

Farsça, “çâre-cûyî”: Çare arama ?.. Almanca, “besch-einigung,f”: Şehadetnâme, belge (Vesika, tasdik(nâme), rapor, sertifika,). Makbuz. (Ask.) İlmühaber ?.. Boşnakça, Bulgarca, Hırvatça, Makedonca ve Sırpça, “popravka”: Tamir ?.. Filipince, “insenso”: Günlük, buhur, tütsü ?.. Hol-landaca, “jaarboek”: Yıllık, almanak (yılın bölümlerinden başka, belli günleri ve birtakım gök ilmi, meteoroloji vs bilgilerini gösteren takvim) ?.. Prul: Süprüntü (Değersiz şey,). Beş para etmez adam ?.. İngilizce, “purl”: Kıvrım, pli. Bir çeşit dantela kenarı. Dantela için sırma teli. Yün örgü-sünde ters iğne. *. Ters iğne örgü yapmak. Çağıldayarak akmak. Kıvrılarak hareket etmek. Çağıltı, çağıldama. Girdab. Dalgacık ?.. İspanyolca, “lavar”: Resim yapmak (Suluboya). Yıkamak. (Duvar vb.) Sıvamak. *. (Şerefini vb.) Temizlemek ?.. Reagudo: Çok dokunaklı (söz). Çok sivri. Çok keskin (ses, ağrı). *. Çok derin (keder) ?.. Lehçe, “wyprawa,f”: Araştır-ma. Sefer, seyahat. Çeyiz ?.. Litovca, “žiežirba”: Kıvılcım ?.. Makedonca, “vrekya”: Çuval ?.. Portekizce, “parcela”: Taksit ?.. Sırpça, “govor”: Dil, lisân; konuşma özelliği; ağız. Nutuk. * ?.. Ebcedleri, 238…

Farsça, “dil-cûyî”: Teselli. Şefkat. Hâl hatır sorma. Beğenilmişlik ?.. Almanca, “pein,f”: İşkence, ıstırab, eza (Eziyet, azab,) ?.. Danca, “gebis”: Takma diş(ler) ?.. Danca ve Norveççe, “pine”: İşkence etmek, eziyet etmek. Acıtmak, canını yakmak. Ağrı, sızı. Acı ?.. Estçe, “hüään”: Sırtlan ?.. İngilizce, “asp”: Engerek yılanı ?.. İtalyanca, “leale”: Güve-nilir. Sözünde dur/ur(-an), sözünü tut/ar(-an), sözünün eri. Doğru, dürüst. İçten. Açıksözlü. Olduğu gibi görünen, yap-macıktan kaçınan, yapmacıklığı sevmeyen. Bağlı. * ?.. Latin-ce, “olîvî”: Koku (Güzel). Zeytinyağı. Güreş okulu. * ?.. Macarca, “napi”: Günlük ?.. Ebcedleri, 63… Cûyende: Ara-yıcı, araştırıcı… Noktalı harfler: Cim+ye+nun… 3+10+50= 63…

Farsça, “kenâre-cûyî”: Uzaklaşma, bir kenara çekil-me, istifa ?.. İtalyanca “giusto”dan türemiş, “pregiudi-chevole”: Tehlikeye at/an (-ıcı) (sok/an, -ucu) ?.. Ebcedleri, 305… Sanskritçe, “şad”: Altı, (6) ?.. Şad: 300+1+4= 305…

Farsça, “pey-cûyî”: Araştırma. İz sürme. * ?.. Fransız-ca, “au jugé”: Tahminle, kestirmece ?.. Ebcedleri, 41… İki: Elif+ye+kef+ye… 1+10+20+10= 41…

Farsça, “sarfe-cûyî”: İktisat, tutum, tasarruf, biriktir-me ?.. Hollandaca, “beraadsladging”: Görüşme; müşavere ?.. İngilizce, “cat”: Kedi. “Felis domestica”. Kedigiller familya-sından herhangi bir hayvan. Dedikoducu ve kinci kadın. Çe-lik çomak oyunu. Bu oyunda kullanılan sopa. Kotra (Büyük yelkenli). Yayın balığı. (Denizc.) Griva palangası. Adam, delikanlı ?.. Japonca, “kensa suru”: Araştırmak (İncelemek,) ?.. Shoosoku: Haber, bilgi ?.. Latince, “fûnereus”: Öldürücü, mahvedici. Cenaze törenine âit. * ?.. Macarca, “hasonló”: Benzer ?.. Ebcedleri, 404…

İspanyolca, “agostena”: “Ağustos ayı ile ilgili” mânâ-sına… Castañazo,m: Yumruk vurma… Almanca “geistlich”: Ruhanî. Dinî… Endonezca, “kesatuan”: Birim. Gövde, vücut. Muhtemel. Toplama, birleştirme. Varlık. Öbek. Teçhizat ?.. Fransızca “schiste,m”: Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaların umumi ismi. Molozla karışık bütün moloz maddelerinin ilmî ismi… İngilizce “just so”: Yerli yerinde… İsveççe “kastanj”: Kestane… Latince “jûstus”: Doğru, haklı, âdil, kanunî. Kurala uygun, düzenli, usul veya yönteme göre. Hak. Haklar. Formaliteler. Cenaze törenleri… Macarca, “kosztüm”: Kostüm, tayyör ?.. Sırpça “jesti se”: Yenmek; yenilmek. Kendini yemek, sıkılmak… Ebcedleri 539…

İspanyolca,  “agosteno”: “Ağustos ayı ile ilgili” mâ-nâsına… İtalyanca “agostano”: Ağustos …(s)i… Acquistabile: Satın alınabil/ir (-en, -ecek). Edinilebil/ir (-en, -ecek). Kazanılabil/ir (-en, -ecek) ?… Schisto: Şist, yaprak (yaprak) taş…  Farsça, “fitne-cû”: Fitneci, bozguncu, bölücü ?.. Fili-pince, “kasuutan”: Giyecek. Kostüm ?.. Fince, “akkusatiivi”: -i hali, belirtme durumu… Fransızca, “s’injurier”: Sövüşmek, birbirine sövüp saymak ?.. Hollandaca, “oogsten”: Hasat etmek, mahsul almak (toplamak)… İngilizce,  “augustan”: Roma İmparatoru Ogüst’e veya onun devrine âit. Roma İmparatorluğu veya herhangi bir memleketin edebiyatının altın çağına âit. Üstün zevke âit, klâsik nitelikte ?.. Casting: Suya atma. Döküm, kalıba dökme. Döküm. Atma, atış. Top-lama, hesap etme. Rol taksimi. Astar sıva… İsveççe,  “bekost-nad”: Masraf, hesap… Japonca, “koosaten”: Kavşak… Sırpça, “sud časti”: Haysiyet divanı… Ebcedleri, 544… “Mehdî Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 62+691+477+1312= 2542= 544.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 566)

Jende: Eski, yırtık, yamalı hırka… Jende: Ze+nun+ dal+he… 7+50+4+5= 66… Cüst-ü cû: Arayıp sorma, araş-tırma, arama… Cüst-ü cû: Cim+sin+te+vav+cim+vav… 3+60 +400+6+3+6= 478… Jende cüst-ü cû: 66+478= 544… “İfrat hâlde tecrîd: 1543… Elf, elif olarak 1 sayılınca 544.” (H.T. sh 158)

Jende… Noktasız harfler: Dal+he… 4+5=9… Cüst-ü cû… Noktasız harfler: Sin+vav+vav… 6+60+6=72… Jende cüst-ü cû: 9+72=81… Noktasız harflerinin toplamı olarak “Kusto” !..

İspanyolca “agostador” ve “agostadora”… “Kurutucu. Bağ çubuğu diken kimse. Başkasının parasını yiyen veya tü-keten kimse” mânâsına… 698… 699…

Boşnakça ve Hırvatça, Litovca ve Sırpça, “istorija”: Tarih ?.. Bulgarca, “istòriya”: Tarih ?.. Fince “rikastua”: Zenginleşmek… Fransızca “justicière”: (Eskiden) Kendi böl-gesinde yargılama yetkisi olan derebeyi. Kanunu koruyan, kanunu yaşatan; güçsüzlerin hakkını koruyan, suçluların cezasını veren (kimse)… Hollandaca “gestudeerde”: Akademi üyesi, üniversite mezunu… İngilizce, “customs union”: Güm-rük anlaşması… Ostler: Seyis… Predigest: Önceden hazmet-mek, gıdayı sunî hazma tabi tutmak… İspanyolca “ajusticiar”: Ölüm cezasına çarptırmak… Justiciera: Adaleti koruyan, âdil. Adaleti yerine getiren… Ebcedleri, 698… “Muhammed Salih İzzet: 698.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 632)

Boşnakça, “historija”: Tarih ?.. Danca, “gåseetjer”: Kaz tüyü ?.. Farsça “dâd-güsterî”: Adâleti yayıcılık, adâlet-lilik. Adliye ?.. Hırvatça ve İngilizce, “gastropod”: Karından-bacaklı… İtalyanca “questione solubile”: Çözülebilecek me-sele… Romence, “căsători”: Evlendirmek… Ebcedleri, 699…

İspanyolca, “agostar”: Kavurup kurutmak, kavurmak, kurutmak, soldurmak. Bağ çubuğu dikmek için toprağı kazmak. (Yerde kalmış saman köklerinden) Otlamak… Gestero: Konuşurken el kol hareketleri yapan. Yüzüyle şaklabanlık eden. Yüzünü ekşiten, suratını buruşturan… Almanca, “kotieren”: (Borsa) Kote etmek. Kotlamak ?.. Fili-pince, “istorya”: Hikâye. Tarih. Söylenti, rivayet ?.. Fransız-ca, “reconquête,f”: Kavuşma (Yeniden fethetme; yeniden elde etme; yeniden) ?.. Hollandaca, “gastheer”: Cemiyet (ev) sahibi. Misafir ağırlayan kimse… Kostwinning: Geçim. Na-faka. Rızk temini… İngilizce, “gesture”: Hareket, jest, dikkati çekmek için yapılan hareket. El ile hareket yapmak, jest yapmak… Request: Rica, dilek, niyaz, temenni, istirham. Revaç, talep. İste-nilen şey. Rica etmek, yalvarmak, niyaz etmek, istirham etmek, dilemek… İtalyanca “gustare”: Tadına bakmak. Tatmak, duymak, denemek. Doya doya yemek, tadını çıkarmak. Hoşuna gitmek, sevmek… Geastro: Bir şapkalı mantar… Latince “gustâre”: Tad almak. Bir iki lokma yemek, ayaküstü atıştırmak. Denemek, tecrübesini yapmak. İştirak etmek… Romence “gustare”: Kahvaltı. Tatma… Istorie: Tarih ?.. Rumca, “istoria”: Tarih. Hikâye ?.. Slovak-ça, “čistá pravda”: Düz, doğ-ru ?.. Ebcedleri, 688… “Benim dostum 37 yaşında !”: “Dost-ı men 37 sâl !”… Dal+vav+sin +te+mim+nun+37+sin+elif+lâm… 4+6+60+400+40+50+37 +60+1+30= 688

İtalyanca, “ferragosto”: Ağustos başı, bir ağustos. Ağustos ortası, 15 ağustos. Ağustos tatili, yaz tatili… Farsça, “enguşterpâ”: Masrafsız şey ?.. Fransızca, “coûteusement”: Pahalı, pahalıya mâl olarak ?.. Ebcedleri, 974

İtalyanca, “fieno agosto“: Ağustos (ayı) otu… Hollan-daca,  “aanlegkosten”: İnşa giderleri, masrafları… İngilizce, “disgusting”: Menfur, iğrenç… Ebcedleri, 640… Tansîs: Kayıdları ve teferruatını inceden inceye tedkik etme. Kur’ân veya Hadîs’ten şahid göstererek bir davayı müdafaa etme… Tansîs: Te+nun+sad+ye+sad… 400+50+90+10+90= 640…

İtalyanca “agostino”: Ağustos doğumlu, ağustos …(s)i … Boşnakça, “gostoljubiv”: Misafir-perver ?.. Çekçe, “hos-teska”: Ev sahibesi. Hostes ?.. Estçe, “kestvus”: Dayanıklılık. Süreklilik ?.. Fince “kosteus”: Nem… Fransızca, “augustin”: Aziz Augustinus tarikatından olan kişi ?.. Gousset,m: Koltuk altı. (Eski) Koltuk altında veya kuşakta taşınan küçük para kesesi. Küçük cep, yelek cebi. Raf konsolu (Kist ?.. Kise ?..)… Question,f: Soru. Mesele, problem. (Eski) İşkence… Hollandaca “gestamel”: Dili dolaşma, kekeleme, pepeleme… Kastijden: Dövmek. Terbiyesini vermek. Kamçılamak… İngi-lizce, “exhaust”: Tedkik etmek (Teferruatıyla incelemek, in-ceden inceye). Tüketmek, bitirmek. Boşaltmak. Boşluk mey-dana getirmek. Kuvvetini tüketmek. (Bütün imkânları) Dene-mek. Bitap düşürmek, yormak. *. (Kimya) Eriyebilen madde-leri içinden çıkarmak ?.. Question: Soru, sual. Mesele, bahis. Şüphe. Sorgu, muhakeme. İstintak. Sorulan şey. Teklif, önerme. Mevzu, madde. Tartışma. Söz konusu. İş. Açıklayıcı bilgi isteme. Gensoru. İtiraz. Önemli nokta. Tahkikat… Question: Soru sormak, sorguya çekmek. Şüphe etmek. Karşı gelmek, inkâr etmek. Bir şeyden şüphe etmek. Bir şeyden emin olamamak. İnkâr etmek… Cast a shadow: Gölge yap-mak… Casuistic: Ahlâk kurallarıyla ilgili. Ahlâk kurallarını kendi çıkarına göre yorumlayan ?..  Coast wise: Kıyı boyun-ca… Be in custody: Mahpus olmak. Bir kimsenin vesayeti altında bulunmak ?.. İspanyolca, “angustiada”: Kederli. Az, kıt. Sefil ?.. Gustosa: Tadı güzel, lezzetli. Hoşnud, memnun. Zevkli… İtalyanca “e con questo”: Ne demek istiyorsun ? Bu ne demek oluyor ?.. Latince, “hospitis”: Ev sahibi, ev sahi-besi. Misafir, arkadaş. Yabancı, ecnebi. Yabancı ?.. Questus: Yakınma, şikâyet, yas tutma… Rumca “akustos”: İşitilen, işi-tilebilen. Ünlü… [Akuo: Duymak, dinlemek, işitmek. Öğren-mek. İkna olmak.]… Sırpça “uskost”: Darlık…  Slovakça, “hosteska”: Hostes ?.. Ebcedleri, 553… “Muhammed Salih Mirzabeyoğlu: 92+129+ 332= 553.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 572)

İtalyanca “agostiniano”: Aziz Agostino tarikatından, Aziz Agostino rahibi… 614… Squassato: Sarsılmış, sarsılan… Fransızca “accoter”: Bir şeyi, bir şeyini bir yere dayamak… İspanyolca, “angustiosa”: Çok acılı veya kederli ?.. İngilizce “in question”: Düşünülmekte olan. Ortadaki. Bahis mevzuu olan… Ebcedleri, 614… Tedkîk: Dikkatle araştırma, araştırıl-ma. İnceden inceye yoklama, inceleme… Tedkîk: Te+dal+ kaf+ye+kaf… 400+4+100+10+100= 614…

Fransızcada “g” ve “s” düşmüş… Août: Ağustos. Orak, hasat (Okunuşu, “u”veya “ut”)… Boşnakça ve Sırpça, “razarač”: Muhrib, destroyer, kruvazör ?.. Fince, “hauta”: Mezar, türbe ?.. Fransızca, “fanfare,f”: Övgü (Abartmalı). Borularla çalınan kısa bir asker havası. Savaş havası. Avda geyikleri yerlerinden uğratmak için çalınan hava. Bando, mızıka takımı. * ?.. Hollandaca, “vergunning”: Ruhsatnâme, lisans, müsaade ?.. İngilizce, “search high and low”: Aramak (Her yerde) ?.. İspanyolca, “atajo,m”: Kestirme (yol).  (Kise ?..) Durdurma ?.. Auto: “Kendi kendisine” mânâsına ön ek ?.. Auto,m: Ferman, ilâm (Adlî hüküm, irade,). Kural, kaide, hüküm. Dava, dava işlemleri ?.. Auto,m: Otomobil ?.. Capote,m: Bulutlar (Bir dağın tepesindeki yoğun). Kaput, yağmurluk. Palto. Boğa güreşçilerinin kullandıkları renkli örtüler. Ters bakış veya sert sözle korkutma, yıldırma. *. İskambil oyununda her eli kazanma ?.. Yarará,f: Engerek yılanı (Bir cins) ?.. İtalyanca, “monografi”: Araştırma …(s)i (Tek mevzulu, tek mevzu) ?.. Japonca, “haato”: Kalb, yürek ?.. Latince, “exôrsus”: Başlangıç, başlama, önsöz ?.. Litovca, “išdavikas”: Din değiştiren kimse. Hain. * ?.. Ebcedleri, 413…

“Août” müzekker olduğu için başına “le” alır… Le août… Coronne d’épines: İşkence, acı, ıstırab ?.. Pleurard: Ağlayan (Gözü sulu, olur olmaz). Ağlar gibi ?.. Almanca, “linearzeichnung,f”: Resm-i hattî; çizgiye âit resim ?.. Boşnakça ve Sırpça, “odbijati”: Reddetmek (Geri çevirmek,). Savuşturmak, püskürtmek. İndirmek, hesabtan düşmek ?.. Bulgarca, “grozdobèr”: Bağbozumu ?.. Fince, “luvata”: İzin vermek. Söz vermek. * ?.. İngilizce, “the goahead”: İzin, mü-saade, başlama işareti ?.. İtalyanca, “tavola”: Resim. Masa, tahta. Sofra. Yemek. Çizelge. * ?.. Velato: Dolaylı (Üstü örtülü, kapalı, gizli,). Örtülü, kapalı. Peçeli, zarlı. Perdeli, duvaklı. Cılız, ince. * ?.. Letonca, “meklēšana”: Araştırıcı, inceden inceye araştıran. Arama, araştırma. Avlama ?.. Makedonca, “prolor”: Başlangıç ([Bir kitapta] Önsöz, giriş,) ?.. Ebcedleri, 444… Salih İzzet Mirzabeyoğlu: Sin+elif+lâm +hı+ayn+ze+te+mim+ye+re+ze+elif+be+ye+vav+kef+lâm+vav… Noktasız harfler: Sin+elif+lâm+ayn+mim+re+elif+vav+ lâm+vav… 60+1+30+70+40+200+1+6+30+6= 444…

Fransızca, “aoûtage”: Ağustosta görülen zirai işler. Orak (işleri)… Farsça, “kise-i mısrî”: 600 kuruşluk para birimi ?.. Ebcedleri, 435…

Fransızca, “le aoûtage” ?.. Hast,m”: Mızrak ?.. Danca “hest”: At (Sp.). Kasa, atlama beygiri… Hast: Acele, ivedilik… İngilizce “hast”: (Eski kullanım) “Have” fiilinin 2. tekil kişi zamiri… İsveççe “häst”: At… (Höst: Sonbahar, güz. ?. ) ?.. İtalyanca “casata”: Soy… Norveççe, “hast”: Sonbahar ?.. Hest: At ?.. A-ce-ste: Türklerin Aşidz kolunun ismi. (Gumilöv) ?.. Ebcedleri, 466… Çihil-sâl mütecessisîn: 466… Mehdî Salih İzzet Mîrzabeyoğlu: Mim+he+dal+ye+sad+ elif+lâm+ha+ayn+ze+te+mim+ye+re+ze+elif+be+ye+vav+ kef+lâm+vav… Noktalı harfler: Ye+ze+te+ye+ze+be+ye+kef … 10+7+400+10+7+2+10+20= 466…

Fransızca, “aoûté” ve “aoûtée”… “Ağustos sıcağı gör-müş, olgunlaşmış” mânâsına… 414 ve 415…

Fransızca, “jurer”: -e yemin etmek ?.. Ebcedi, 414… “Muhammed Mirzabeyoğlu: 92+322= 414.” (Lûgat-ı Sali-hûn, sh 469)

Farsça, “kîse-keş”: Dellak, natir, keseci ?.. İspanyol-ca, “coto,m”: Tüccarlar arasında bir malı belirli fiyata satma mevzuunda anlaşma. Azami veya asgari satış fiyatı. Bilar-doda bir oyun ?.. Coto,m: Çitle çevrili arazi. Av hayvanları için ayrılmış koru vb, rezerv. Sınır işareti. Sınır, hudut ?.. Coto,m: Dört parmak eninde bir uzunluk ölçüsü ?.. Ebcedleri, 415…

Fransızca, “aoûtement”: Yaz sonuna doğru genç dal dokularında odunlaşma… 905… Müzekkeri 936…

Almanca, “beschaffungskosten”: Tedarik masrafları… Fransızca, “accotement,m”: Şose ile hendek arası; yol yanı, yol eteği… Boursicotière: Küçük borsa oyunlarına girişen kimse… Ebcedleri, 905…

Boşnakça “čestitanje”: Kutlama, tebrik… Fransızca “se rajuster”: Üstünü başını düzeltmek… Hollandaca “cysto-tomie”: Sidik torbası yarımı… İtalyanca “accastellato”: Yığıl-mış, yığılan, yığılı…  Accostumatezza: Görgü, görenek, göre-neklilik. Alışkanlık… Hırvatça ve Sırpça, “čestitanje”: Kutlama, tebrik ?.. Slovakça, “častosť”: Bolluk, bereket. O-ran ?.. Türkçe, “ceste ceste”: “Azar azar, kısım kısım” anla-mında ?.. Ebcedleri, 936…

Fransızca “aoûteron”: Orakçı… 670… Müzekkeri 701 …

Boşnakça ve sırpça “jesetra”: Mersin balığı… Farsça, “ber-ceste”: Sıçramış. Kabarmış. Seçkin. Beğenilmiş, tanın-mış, mümtaz ?.. Fransızca, “castor,m”: Kunduz. Kunduz kür-kü. Ortaklaşa mesken yaptıran kişiler. Tüysüz oğlan, parlak ?.. İngilizce “castor”: Atan kimse veya şey. Dökümcü. Eşyaların hareketini kolaylaştıran küçük tekerlek. Sofrada kullanılan yağ, sirke veya limon şişesi. Şekerlik. Tuzluk… Castor: Kunduzun guddelerinden çıkarılan keskin kokulu, eczacılık ve parfümeride kullanılan bir madde. Kunduz kürkünden yapılmış şapka. Kunduz… Co-star: Piyes veya filmde baş oyunculardan biri. Baş rollerden birinde oynamak … Coster: Seyyar satıcı. Seyyar meyve satıcısı. Seyyar balık-çı… A leading question: Verilecek cevabı belirleyen soru… İspanyolca “costar”: Mâl olmak. Değeri … olmak, … etmek. Neden olmak, mâl olmak… Costra,f: Kabuk, üstüne kabuk bağlama, kabuklaşma. Bir çeşit peksimet ?.. Latince “castrô”: İğdiş etmek, hadım etmek. Zayıflatmak… Romence “castor”: Kunduz… Ebcedleri, 670… Sîret: Bir kimsenin içi, hâli, tavrı, gidişi, ahlâkı. Hâl tercümesi, biyografi… Sîret: Sin+ye+re +te… 60+10+ 200+400= 670…

Fransızca, “châtaignier,m”: Kestane ağacı ?.. Gasté-ropode,m: Karındanbacaklı (hayvan)… İngilizce, “Coast Guard”: Vardakosta. Sahil muhafızı. (İngiliz, Askerî) Sahil koruma örgütü… İspanyolca, “justiciero”: Adaleti koruyan, âdil. Adaleti yerine getiren ?.. İtalyanca, “spergiurare”: Yalan yere yemin etmek ?.. Latince, “conquîsîtîônis”: Arama, araş-tırma, toplama, elde etme. Asker yazma, toplama… Ebced-leri, 701…

Fransızca, “aoûtien” ve “aoûtienne”: Ağustosta tatile giden. Ağustosta Pariste veya büyük bir şehirde kalan kişi… 474 ve 525…

Boşnakça, “vjest”: Haber ?.. Fransızca, “ciste,m”: Lâ-din. F. (Eski Yunanlılarda) Tören sepeti… Juste: Âdil. Doğru, yerinde. Akla yatkın. Haklı. Gerçek, tam. Doğru, tam, eksik-siz. İyi çalışan, doğru çalışan. Tıpatıp. Ancak yetişen, zar zor yeten. Tam. M. Doğru adam, namuslu kişi. M. Allah katında makbul kişi. Sadece, ancak, yalnız. Tam zamanında, son ân-da… [Salih: İşe yarar, elverişli, uygun, iyi. Haklı olan, dindar ?..]…  Ouest: Batı ?.. Ouste !: Haydi, hadi bakalım !.. Hollan-daca, “cyste”: (Tıb) Kese. Kist… İspanyolca, “justa”: Âdil. Doğru, yerinde, akla uygun. Haklı. Tam, eksiksiz. Doğru, dürüst. Allah’ça makbul kimse. Doğru bir şekilde. Tam ola-rak… (Salih ?..) ?.. İsveççe, “cysta”: Kist… İtalyanca, “ci sta”: Var (İspanyolcadaki “hay”) ?.. Ovest: Batı ?.. Latince, “cista”: Sandık. Çekmece. Kutu… Jûstê: Hakkıyla, lâyıkıyla, doğru olarak… Slovakça, “častý”: Sık sık. Çoğu kez. Tekrar-layarak ?.. Romence, “castă”: Kast; grup, zümre… Rusça, “çyest’”: Şeref, onur, namus ?.. Ebcedleri, 474…

Arabça, “küsse”: Kaba sakal ?.. Fransızca, “juge-ment,m”: Yargılama. Düşünme, ayırdetme melekesi; sağduyu ?.. İngilizce, “all cast”: Ünlü aktörlerden oluşan oyuncu kadrosu ?.. Gestical: Bedene âit, özellikle dansa âit hareket-lerle ilgili ?.. Lehçe, “kosztować”: Ederi olmak, para etmek. Tadmak ?.. Romence, “castană”: Kestane ?.. Ebcedleri, 525… İctisâs: Araştırma. Hayvanın, ağzı ile çayırı araştırarak otla-ması… İctisâs: Elif+cim+te+sin+elif+sin… 1+3+400+60+1+ 60= 525…

Fransızca, “auguste”: Yüce, ulu. (Masculin) Yüzünü gözünü çok koyu ve renkli boyamış sirk soytarısı… 494… Müzekkeri 525… (“Aoûtienne” ?..)

Tablo: Mavi Yüzlü Aktör… 13 Ocak 1990… Ya-bancı ve yaşlı bir tiyatrocu… Çok meşhur… Bir kaç sene sonra bir yerden tiyatrocu yetiştirmek üzere çocuk alacakmış… Burslu filân vakıf var herhâlde… “Bu kutsal meslek” gibi lâflarla, ortada hislenip ağlanacak bir durum… Gayet geniş bir beton saha içinde, güzel bir bina: helâ imiş… Yüksekte kalan ve dikenli telle çevrili o sahaya, dar bir asma merdivenle çıkılıyor… Bana çabuk olmamı ve yüzümü boyamamı söylüyorlar; ben de tiyatrocu olarak sahneye çıkacağım… “Tamam! Bir tuvalete gireyim de!” diyorum… Benim yüzümü ablam boyayacaktı ama, çok savsaklanmamdan boyamıyor… Ben bütün yüzümü maske gibi, mavi boyayla sıvadım… Rahmetli Adile teyzem, o mavi üzerine başka renkle gözlerimi boyayacak… Kaşımın hemen altında boyanın dökülüşünü, altına sürdüğüm maddeyi iyi süremememe bağlıyor!..” (T.G. 6.12)

Arthur Rimbaud’nun, “Chanson de la plus haute tour” isimli şiirinden…

–“Je me suis dit: laisse,

Et qu’on ne te voie;

Et sans la promesse

De plus hautes joies.

Que rien ne t’arrête,

Auguste retraite.

–“Dedim kendi kendime: Bırak,

Ve seni görmeyeyim;

Ve verilmiş söz olmadan

Ayrıca yüce nimetler.

Hiçbirşey durduramaz seni,

Auguste (zaten) emekli.”

Retraite (la): (Askerlikte) Geri çekilme. Fener alayı. Bir köşeye çekilip dinlenme. Sığınak, barınak, çekilip kafa dinlendirilecek yer. Dünya işlerinden el çekme, inziva, mün-zevilik. Kuruyup oylum küçülme, çekme, çekilme. (Bir yer-den) Ayrılma, çekilme, gitme, uzaklaşma. Emeklilik. Emekli aylığı. Suların yataklarına çekilmesi ?.. Tekaüd ?.. Kaid: Oturan, oturucu, oturmuş ?.. Kadd: Boy, bos ?.. Kımme: İnsan cemaati, topluluk. Boy, kamet. Beden. Başın tepesi. Dağ tepesi. Her şeyin yükseği ?.. Tilki !..

İtalyanca “augusta”: Romalı Kraliçe… Latince “au-gusta”: İmparatorun annesine, eşine, kızına ve kızkardeşine verilen ünvan… Ebcedleri, 494… Augustae: Augusta’nın ço-ğulu… 495…

Boşnakça, “obavijest”: Bilgi, haber ?.. Hollandaca, “gewest”: Arazi, toprak, diyar, mıntıka, havali, bölge, çevre, Yüzölçümü, saha, alan… Hırvatça, “čistka”: Temizleme, tasfiye ?.. İngilizce, “gestic”: Bedene ait, özellikle dansa ait hareketlerle ilgili… İtalyanca, “gesuato”: İsa Derneği’nden ?.. Augusta: Romalı Kraliçe ?.. Questua: Dilenme, sadaka (is-teme), para toplama… Letonca, “kāstuve”: Tarak makinesi. Süzgeçli kahve ibriği. Süzgeç ?.. Slovakça, “čistka”: Arın-dırmak ?.. Uviesť: Takdim etmek, sunmak. Almak. Göster-mek. İçeri getirmek. Ortaya çıkarmak, görülmesini sağlamak. Tanıştırmak. Önsöz yazmak. Resmen göreve başlatmak, üyeliğe kabul etmek. * ?.. Ebcedleri, 494…

(“Sana zevk duyacağın bir şey söyleyeceğim: Belki de kaydedilmişlerdensin… Seni kaydetmişlerdir… Sözüme dikkat et!” (T.G. 1.64)… “Belki de takdim edilmişlerden-sindir, edilmişsindir…”… Zaten Arabîde “belki” kelimesi, bu-gün Türkçede kullanılandan çok daha zengin mânâlara sahib … Umulur, ihtimal, olabilir. Hattâ. Kat’iyyetle. Dahi. Şübhe-siz…)

Filipince, “gusto pa”: Elemek, seçmek ?.. Fince, “ku-vastaa”: Yansıtmak… Fransızca, “accostage”: (Gemiler için) Kıyıya yanaşma, yanaşma… Castel,m: Küçük şato…  Digest, m: Kitab veya makale özeti. Belirli sürelerde çıkan ve kitab veya makale özetlerini kapsayan dergi… Quêteuse: Araştıran, – dilencisi (-in ardında koşan, -i elde etmeye çalışan,). (Baş-kası için) Yardım pa-rası toplayan, para toplayıcı. *… Hollan-daca, “zeekust”: Sahil, deniz kenarı… İngilizce, “castle”: Kale, şato, hisar. (Satr.) Kale. Kaleyi şahın yanına koymak. (Satr.) Küçük veya büyük rok yapmak… Digest: Özet, hülâsa, fezleke, icmal. (Huk.) Kazaî ictihadlardan çıkarılan kuralların top-lamı… Digest: Sindirmek, hazmetmek. Tasnif etmek, düzenlemek, tertib etmek.Kavramak, idrak etmek, üzerinde düşünmek. (Kimya) Isı ile yumuşatmak… İspanyolca, “custo-dio,m”: Gözcü, muhafız. Gardiyan… Justicia,f: Adalet. Hak. Yargılama. Adalet örgütleri ?.. Romence, “castel”: Şato; sa-ray…  Ebcedleri, 495…

Latince, “Lûdî Augustâlês”: Augustus şerefine yapı-lan oyunlar… Fransızca, “injustifié”: Haklılığı gösterile-memiş, haksız, yerinde olmayan… İngilizce, “in quest of”: Aramakta. Peşinde. Ardında… Slovakça, “holenná kosť”: İncik kemiği ?.. Ebcedleri, 635…

Latince, “Augustâlis”: Augustus’la ilgili… Almanca,  “unkosten”: Masraf(lar), gider… Estçe, “kussutama”: Susmak ?.. Hollandaca, “onkosten”: Masraf, harcama… İngilizce, “Justinian”: Jüstinyen… İtalyanca, “non guasta”: Bozmaz, zarar vermez, rahatsız etmez… Ebcedleri, 594…

Latince, “Proefectus Augustâlis”: Mısır valisi… Hol-landaca, “reparatiekosten”: Tamir masrafları ?.. Ebcedleri, 1353…

Latince, “Augustus”: Kutsal, mübarek, muhterem, saygıdeğer. Haşmetli, azametli, görkemli, soylu… İlk Roma imparatoru C. Octavius’a ve sonra diğer imparatorlara verilen ünvan. İmparatora ait. Ağustos, ağustosa ait… Hollandaca, “augustus”: Ağustos. Ürün ayı ?.. Ijskast: Buzdolabı… Rum-ca, “avgustos”: Ağustos  ?.. Almanca, “gastisch”: Mideye âit olan; midevî… Letonca, “kustības”: Lokomotif. Motor ?.. Eb-cedleri, 559… “Kaptan Kusto Müslüman: 163+175+221= 559.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 576)

(Latince, “Caesar”: Julius Caesar, büyük Roma’lı as-ker ve devlet adamı, yazar. Augustus.  İmparator… İngilizce, “Caesar”: Sezar ?.. Ebcedleri, 266…)

Fransızca, “augustine”: Aziz Augustinus tarikatından olan kişi… Almanca, “gastehaus,n”: Lokanta, restoran, gazi-no. Küçük otel; han… Hollandaca, “kostelijk”: Mükemmel. Şahane. Enfes. Harikulâde. Şeker gibi… İngilizce, “caustic soda”: Sodyum hidroksit… Maladjusted: İntibak ede-meyen, uyumsuz… İtalyanca, “questione”: Soru, problem, mesele. Tartışma. Anlaşmazlık, dava. Çekişme… Latince, “quaestus”: Kâr, yarar, çıkar, menfaat. Para kazanma (işi). İş, güç, meslek… Litovca, “kastuvas”: Bahçıvan küreği. Kürek ?.. Macarca, “gesztus”: Jest ?.. Sırpça, “lenjost”: Tembellik… Ebcedleri, 554… Mümessil Salih İzzet Mirzabeyoğlu: Mim+mim+se+lâm+sin+elif+lâm+hı+ayn+ze+te+mim+ye+ re+ze+elif+be+ye+vav+kef+lâm+vav… Noktasız harfler: Mim+mim+lâm+sin+elif+lâm+ayn+mim+re+elif+vav+lâm+vav… 40+40+30+60+1+30+70+40+200+1+6+30+6= 554… Takdim: Te+kaf+dal+ye+mim… 400+100+4+10+40= 554…

(Kesel: Tembellik. Uyuşukluk. Yorgunluk. Ağırlık ?.. Meyve devşirme mevsimi ?.. Almanca, “kessel,m”: Kazan. (Ask.) Çember. Çukur, oyuk. Tencere. Dağlar tarafından kuşatılmış ova. Galon ?.. Heytale: Helva kazanı ?.. Heytal: Tilki !.. “Duvarda asılı Gölge dergisi üzerinde, Üstadım’ın “keseller” diye el yazısıyla bize ithafı var… Sonra o ithaf, elimdeki lûgatta…” (T.G. 1.325)

(Makedonca bir kelime, “mrza”: Tembellik ?.. Salih Mirzabeyoğlu !..)

(İspanyolca, “cansera,f”: Yorgunluk. Sinirlenme, kız-ma. *. Bir macerayla kaybedilen zaman ?.. Kaybedilmiş Zamanı Ararken ?.. “’’Tilki Günlüğü”nün sahibi, 45-50 yaşlarında, toplu ve aydınlık yüzlü bir adam… Birine, günlüğün geçen seneki bu gününü göstererek, Adile teyzemin kanser hastalığının o günden işaretlendiğini söylüyor; ve “Tilki Günlüğü”nün öyle kolay bir iş olmadığını belirterek günlüğü methediyor…” (T.G. 6.12)) … Latince, “cancer”: Yengeç. Yengeç takımyıldızı. Güney, tropikal sıcaklık. Kanser ?.. Romence, “rac”: Yengeç, ısta-koz. Kanser ?.. Rak: Erkek yengeç ?.. Rakî: Gökyüzü. Ahmak kimse ?..

İngilizce, “augustness”: Azamet, ululuk, yücelik… An open question: Hâllolunmamış mesele, sürümcemede kalmış mesele ?.. Almanca, “linguistisch”: Lengüistik ?.. Ebcedleri, 664… Nakş-perdâz: Ressam… Nakş-perdâz: Nun+kaf+şın +be+re+dal+elif+ze… 50+100+300+2+200+ 4+1+7= 664…

İtalyanca, “Augusteo”: İmparatorluk (krallık). …(s)i. Augusto tapınağı… Castigo: Cezalandırma, cezalandırış, ceza verme, ceza veriş… Farsça, “kise-i meşîmiyye”: Cücük kesesi, embriyon kesesi ?.. Fince, “kuvastua”: Yansımak… Fransızca, “costal”: Kaburga kemiğine âit, kaburga kemiği ile ilgili, böğürle ilgili… Goûteuse: Tadıcı, çeşnici başı. İkindi kahvaltısını yapan (kişi)… İngilizce, “costal”: Kaburgalara âit ?.. İspanyolca, “costal”: Kaburgalara ilişkin. Kiriş… Costal, m: Kumaştan yapılmış hububat torbası… Gustazo,m: Birini aldatma veya incitme zevki… Letonca, “kustībā”: Hareket hâlinde. Olup bitmekte ?.. Litovca, “kisti”: Değiştirmek ?.. Rumca, “kisti”: Kist. Sidik torbası, mesane… Ebcedleri, 500… Aktör Salih: Elif+kaf+te+vav+re+sad+elif+lâm+ha… Noktalı harfler: Kaf+te… 100+400= 500…

İtalyanca, “augusto”: Ulu. Yüce. Kutsal. Görkemli… Fince, “aukaista”: Açmak… Letonca, “kustība”: Hareket. Jest. Oyun. Süreç ?.. Ebcedleri,  499…

İtalyanca, “augustodunese”: Autun’lu. Autun …(s)i … Almanca, “sich kasteien”: Riyazet etmek… Estçe, “kostjaks olev”: Davalı, savunan kişi ?.. Çekçe, “hostinský”: Hancı, otelci. Evini kiraya veren mal sahibi, ev sahibi ?.. Fransızca, “côtière”: Kıyıya âit, kıyıyla ilgili. Kıyıları bilen. M. Kıyı-larda işleyen gemi, kıyı gemisi. Yokuşlarda arabaya yardımcı olarak koşulan at… (Fransızca’da “s” harfi düşmüş)… İngi-lizce, “justice was done”: Adalet yerini buldu… Slovakça, “hostinský”: Ev sahibi ?.. Gestikulovanie: El, kol ve baş ha-reketi; jest ?.. Ebcedleri, 621… “Derviş: Dal+re+vav+ye +şın… 4+200+6+10+300= 520… Gusto: Kef+vav+sin+tı+ vav… 20+6+ 60+9+6= 101… Derviş Gusto: 520+101= 621.” (H.T. sh33)

İsveççe, “augusti”: Ağustos… Estçe, “küsitav”: Tartı-şılabilir, şüpheli ?.. Fince, “kovasti”:  Sert, şiddetli… Hollan-daca, “juistheid”: Doğruluk. Sıhhat. Gerçeklik… Paljastaa: Örtüsünü açmak; açığa çıkarmak… İtalyanca, “quesito”: Sorun, problem, mesele. Soru… Latince, “vestîgô”: Araş-tırmak, izleyerek bulmak, keşfetmek (İzini takib etmek, aramak,) ?.. Ebcedleri, 503…

İngilizce, “august”: Ağustos ayı. Muhterem, aziz… İs-panyolca, “angusta”: Saygıdeğer, yüce. Heybetli, muhte-şem… 538… Angusto,m: Saygıdeğer, yüce. Heybetli, muhte-şem. Sirk palyaçosu… 543… Müzekkeri, 574…

Estçe, “kostüüm”: Takım elbise. Kostüm. Ceket ve etek ?.. Fransızca,  “digestible”: Sindirimli, sindirimi kolay, kolay sindirilir… Hollandaca, “gesteun”: Oflama. (Ağrı veya sızıdan dolayı) İnleme… Kijkkast: Para göstergeci. Penceresi çok olan ev. Televizyon… (Kijk: Bak. Bakma. Dikkat et!)… Koelkast: Buzdolabı, buzkutusu… (Koel: Serin, hafifçe so-ğuk.)… Kostuum: Kıyafet, kostüm. (Tiy.) Özel kıyafet… Schist: Tabakalara ayrılan kaya, şist… İngilizce, “digestible”: Haz-medilebilir, hazmı mümkün, hafif… Schist: Tabaka hâlinde kaya… İspanyolca, “hospitalicia”: Hastaneyle ilgili ?.. Angosta: Dar. Yakın, bitişik. Sıkı… Injusto: Haksız. Ada-letsiz, adalete aykırı ?.. İtalyanca, “accessit”: Seçkinlik, ödüle yaraşırlık. “Cedere”den… Castigabile: Cezalandırılabilir, ce-zalandırılabilen, cezalandırılabilecek… Latince, “angustê”: Dar sınırlar içinde, az ve öz olarak, kısaca… Rumca, “kasta-no”: Kestane… Ebcedleri, 538… Eşk-rîz: Gözyaşı döken, ağlayan… Eşk-rîz: Elif+şın+kef+re+ye+ze… 1+300+20+200 +10+7= 538…

Danca, “kastanie”: Kestane… Endonezca, “kastanye”: Kestane ?.. Estçe, “kestendav”: Kepekli (saç). Pullu ?.. Fili-pince, “gastado na”: Bitmiş ?.. Fince, “kastella”:  Sulamak; su serpmek; ıslatmak; nemlendirmek… İspanyolca, “angos-to”: Dar. Yakın, bitişik. Sıkı… Hospitalicio: Hastaneyle ilgili ?.. İtalyanca, “angusto”: Dar, sıkı. Küçük, aşağı, bayağı… Norveççe, “justis”: Adalet…  Rumca, “kasetina”: Kutusu, ka-lemlik (Kalem) ?.. Kastanya: Kestane ağacı ?.. Sırpça, “neu-kost”: Acemilik, toyluk… Ebcedleri, 543…

Estçe, “õigustundja”: Avukat… Farsça, “kâm cüsten”: Mutluluk aramak ?.. Hırvatça, “gus-ta kosa”: Yele ?.. Gusta kosa: (Dam örtüsü olarak kullanılan) Saz, saman ?.. İngilizce, “castile soap”: Zeytinyağı ve sodadan yapılmış bir çeşit sabun…  Miscast: Tiyatroda yanlış rol vermek… İtalyanca, “costumanza”: Görenek, töre. Görgü. Alışkanlık… Aggius-taggio: Ayar, ayarla(n)ma (-yış, -ış). Uydur(ul)ma (-uş). Çalıştırıp bak/ma (-ış), takıp çalıştır(ıl)ma (-ış) ?.. Sırpça, “gusta kosa”: Gür saç… Ebcedleri, 574…

Macarca, “augusztus”: Ağustos ?.. Arnavutça, “me një çast”: Bir ânda, en kısa zamanda ?.. Boşnakça, “gostio-nica”: Pansiyon, küçük otel, restoran ?.. İspanyolca, “disgus-tada”: Öfkeli, kızgın. Canı sıkkın. Dargın ?.. Disgusto: Tadı hoşuna gitmeme, tiksinme. Hoşnudsuzluk. Üzüntü, sıkıntı, bıkkınlık. Arası bozulma ?.. İtalyanca, “degustazione”: Tadım. Tat/ma (-ış) (tadıl/ma, -ış). Tadını(n) çıkar-(ıl)ma(sı) (-ış/ı). Doya doya ye(n)me (-yiş, -iş) ?.. Disgusto: Tiksin/ti (-me,-iş), iğren/me (-iş). Midesi(ni) bulan(dır)ma (-ış), bulantı. Soğu(t)ma (-yuş, -uş). Bıkkınlık, bıktırma (-ış). Kır(ıl)ma (-ış). Kaygı, tasa, sıkıntı. Üzüntü ?.. Sırpça, “gostionica”: Han, küçük otel. Misafirhane. Meyhane ?.. Ebcedleri, 566… Ferengîs: Zühre… Noktalı harfler: Fe+nun+kef+ye… 80+50+ 20+10= 160… Cüst-ü cû… Noktalı harfler: Cim+te+cim… 3+400+3= 406… Ferengîs cüst-ü cû: 160+ 406= 566… Seyyid Abdülhakîm Arvasî: Sin+ye+dal+ayn+be+dal+lâm+ ha+kef+ye+mim+elif+re+vav+elif+sad+ye… 60+10+4+70+2 +4+30+8+20+10+40+1+200+6+1+90+10= 566…

İtalyanca, “angustamente”: Darca, sıkıca. Küçüklükle, aşağılıkla, aşağıca, bayağılıkla… Guastafeste: Bayram… İs-panyolca, “angostamente”: Dar bir şekilde ?.. Farsça, “germ geşten”: Isınmak. Meşgul olmak ?.. Kirm küşten: Kurt öl-dürmek. Kurt dökmek. Oynaşmak, şehvet gidermek, tatmin olmak ?.. Ebcedleri, 1030…

İtalyanca, “angostura”: Angostura (ağacı)… Accos-tarsi: Yanaşmak, yaklaşmak, yakınlaşmak… İspanyolca, “an-gostura,f”: Darlık, ensizlik. Yakınlık, bitişiklik. Sıkılık… Hollandaca, “hoerenkast”: Umumhane, kerhane… Latince, “rês gestae”: Başarılar… Portekizce,  “não gostar”: Sevme-mek ?.. Ostrakon: Bir çömlek parçasıdır, üzerinde ostra-kismos yani bir kişi hakkında on yıllığına sürgün cezası ka-rarı yazılıdır. (Estin-Laporte) ?.. Ebcedleri, 744… Tecessüs-kâr: Araştırıcı, araştıran, meraklı… Tecessüskâr: Te+cim+sin +sin+kef+elif+re… 400+3+60+60+20+1+200= 744 …

İspanyolca, “angostar”: Daraltmak. Büzmek. Kısalt-mak… Çekçe, “jeviště”: Sahne ?.. 738 …

İspanyolca, “angostarse”: Daralmak. Büzülmek. Kı-salmak… Farsça, “forû cesten”: Atlamak. Sıçramak ?.. Heşt-sad: Sekizyüz, (800) ?.. Litovca, “kastravimas”: Kuvvetten düşürme ?.. Ebcedleri, 799… “İzzet Mirzabeyoğlu: 477+322 = 799.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 695)

Latince, “angustâre”: Daraltmak… Farsça, “gûştâbî”: Kulak bükme, paylama, azarlama ?.. Hest kerden: Var etmek, yaratmak, meydana getirmek ?.. Hollandaca, “koesteren”: Korumak, muhafaza etmek, bakmak. Sıcaklık… Logeergast: Gece (yatısı) misafirliği, yatılı misafir… İngilizce, “guest room”: Misafir yatak odası… İtalyanca, “castrazione”: İğdiş etme (ediş) (edil/me, -iş) ?.. Macarca, “csatározás”: Çatışma, müsademe ?.. Ebcedleri, 739 …

Latince, “angustiae”: Dar geçit, boğaz. (Zaman) Kısa-lık,  darlık. (Araçlar) Kıtlık. (Durumlar) Zorluklar,  karışık-lıklar. (Zihin) Dar görüşlülük. (Kelimeler) İncelik, ihtisar… Çekçe, “justiční”: Adlî, hukukî ?.. Justování: Haklı çıkarma, haklı çıkma ?.. Fransızca, “bal costumé”: Kostümlü balo ?.. Hırvatça, “častoljublje”: Hırs, tutku, ihtiras ?.. İngilizce, “costing”: Fiyat tesbiti… Ebcedleri, 549…

Latince, “angustîclâvius”: Mor renkli, dar çizgili elbi-se giyen (kimse)… İtalyanca, “pregiudicato”: Sabıkalı. Peşin hükümlü, peşin fikir dolu. Tehlikeye atıl/mış (-an) (sokul/ muş, -an). Zarar veril/miş (-en). Peşin hükümde bulunul/muş (-an).Karalan/mış (-an), lekelen/miş (-en) ?.. Ebcedleri, 663…

Latince, “angustum”: Darlık. Tehlike… Inquisitiô: Araştırma, soruşturma. (Kanun) Sorgu, resmî tahkik ve tedkik… Danca, “helsekost”: Tabiî gıda, sağlıklı besin… İtalyanca, “piacevole al gusto”: Hoşa giden, hoşa gidecek, tadı güzel… Ebcedleri, 583… “Mehdî Muhammed Salih Mirzabeyoğlu: 59+92+129+1302= 1582= 583.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 590)

Latince, “angustus”: Dar. (Zaman) Kısa. (Araçlar) Kıtlık, darlık. (Zihin) Vasat. (Sav) İnce. (Durumlar) Zor… Almanca, “malkasten,m”: Boya kutusu… Danca, “kostskole”: Yatılı okul… Estçe, “kastekann”: Süzgeçli kova ?.. Filipince, “kastanyas”: Kestane. Fındık. Kuru yemiş ?.. İtalyanca, “il costolone”: Yuvarlak silme. Çam yarması (gibi adam)… In-cestuoso: Mahremle … (dan ol/ma, -an)… Kastalia: Del-phoi’de Apollon tarafından kovalanınca kendini bir pınara atar, pınar onun adını taşıyor. (Estin-Laporte) ?.. Ebcedleri, 603… “Salih: Sad+elif+lâm+(he)… 90+1+30+5= 126… İzzet: 477… Salih İzzet: 603.” (H.T. sh 139)

İspanyolca, “angustia,f”: Büyük acı veya keder, ıstı-rab. Dert, keder, elem…  İtalyanca, “angustia”: Darlık, sıkılık; sıkıntılık. Kaygı… Casistica: Durumlar, olaylar. Vicdan me-seleleri… Gessato: Alçıyla sıvan/mış (-an) (sıvalı) (kaplan/ mış, -an, kaplı). Alçıya alın/mış (-an), alçıda. Alçılan/mış (-an), alçı (aktoprak) kayıl/mış (-an). Olmamış pirinç… Gestione: Yönetim…  Almanca, “qualgeist,m”: Plagegist… Estçe, “kastehein”: Eğri, kıvrık ?.. Filipince, “kastanyo”: Fın-dık ağacı ?.. Fransızca, “s’enquérir”: Araştırmak, öğrenmeye çalışmak… Injustice,f: Haksızlık. Adalete aykırılık, hak huku-ka aykırılık; adaletsizlik… Hollandaca, “wandkast”: Dolap (Duvara gömülü) ?.. İngilizce,  “injustice”: Haksızlık, insaf-sızlık, adaletsizlik… In justice: Adalet önünde… Inquest: Se-bebi meçhul ölümlere âit resmî soruşturma. Ölüm soruştur-ması. Tahkikat. Adlî soruşturma… Romence, “îngusta”: Da-raltmak; azaltmak. Daralmak… Slovakça, “hustá hmla”: Bezelye çorbası ?.. Hustá polievka: Koyu çorba ?.. Ebcedleri, 548…

İspanyolca, “angustiado”: Kederli. Az, kıt. Sefil… Injusticia,f: Haksızlık. Adaletsizlik, adalete aykırılık… (“J”, 7 olarak hesablandığında.)… Gustoso: Tadı güzel, lezzetli. Hoşnud, memnun. Zevkli… Danca, “kastespyd”: Cirit… Fin-ce, “joustavuus”: Esneklik… İngilizce, “exhausted”: Yorgun, bitkin. Tükenmiş. * ?.. İtalyanca, “castagnaccio”: Kestaneli pasta… Romence, “sugestie”: Telkin; nasihat, öğüt… Ebced-leri, 558…

Üstad’ın “Aynalar Yolumu Kesti” isimli şiirinden:

–“Ey dipsiz berraklık, ulvî mahkeme !

Acı, hapsettiğin sefil gölgeme !

İspanyolca, “angustiar”: Büyük acı veya keder ver-mek, ıstırabdan kıvrandırmak… Almanca, “gastrolle,f”: (Tiy.) Misafir artist tarafından temsil edilen rol. Geçici bir iş… Hol-landaca, “kosteres”: Kadın çancı. (Kadın) Kilise hademesi. Zangoç (kadın)… Litovca, “kastoras”: Kunduz ?.. Romence, “gestionar”: Yönetici ?.. Ebcedleri, 748… Güzâriş-ger: Rüyâ tabir eden… Güzâriş-ger: Kaf+ze+elif+re+şın+kef+re… 20+7+1+200+300+20+200= 748 …

İspanyolca, “angustiarse”: Endişeyle içi içini yemek… Almanca, “reisekosten”: Seyahat masrafı; yol parası; harcı-rah… Gestikulieren: Jestler yapmak… Arabça, “tekaşşeta”: Gökyüzü bulutsuz olmak ?.. Fransızca, “gestionnaire”: Yö-netmeyle, çekip çevirmeyle ilgili. M. Vekil yönetici, iş vekili … Hollandaca, “gisterenavond”: Dün akşam… Kostwinner: (Ailede) Ana gelir getiren… Ebcedleri, 809…

İspanyolca, “angustiosamente”: Çok acılı veya kederli olarak… Farsça, “dil-hâste”: Beğenilen, matlûb. Sevgili ?.. Rumca, “gastritida”: Gastrit… Ebcedleri, 1106…

İspanyolca, “angustioso”: Çok acılı veya kederli… Al-manca, “kostspielig”: Pahalı, masraflı, harçlı, fiyatlı… Danca,  “bekostning”: Masraf… İngilizce, “exhaustion”: Yorgunluk, bitkinlik. Tüketme, tükenme, boşluk ?.. Ebcedleri, 619…

Latince, “sextîlis”: Ağustos. Ağustosa âit ?.. Hırvatça, “kaseta za film”: Film kutusu, kaset ?.. Hollandaca, “schis-tosoma”: Kan kelebekleri (Bir çeşit bağırsak kurdu) ?.. İtal-yanca, “giustapposizione”: Koymak ?.. Ebcedleri, 651…

ووو

Farsça, “cüst”: Araştırma, arama ?.. Çost: Çevik, te-tik, atik, çabuk. Sağlam. Serî. Dar ?.. Ebcedleri, 463… Müte-cessisîn: Tecessüs edenler… Noktalı harfler: Te+cim+ye+ nun… 400+3+10 +50= 463…

Farsça, “vâ-cüst”: Sorgulama, sorguya çekme (Tilki Araştırması !..) ?.. Heste: Çekirdek, iç, öz ?.. Boşnakça, “često”: Sık sık ?.. Fransızca, “châtain”: Kestane renginde. Kestane rengi ?.. Hırvatça, “često”: Sık sık, sıkça ?.. İngilizce, “chaste”: İffetli, namuslu. Saf, bozulmamış. Leke-siz. Basit, sade ?.. Coast: Sahil, deniz kıyısı. Kıyı bölgesi. Kayak yapmak için uygun yokuş. (Kayak, bisiklet) Yokuş aşağı inmek veya kaymak. Otomobilin motorunu çalıştır-madan yokuş aşağı inmek. Beleşten ilerlemek.  (Den.) Kıyı boyunca gitmek ?.. Coats: “Coat filinin 3. tekil şahıs geniş zaman biçimi. “Coat” kelimesinin çoğul biçimi. (Coast, ile aynı harflerden oluşuyor.) ?.. İspanyolca, “casto”: Edebli. İffetli, temiz, nezih ?.. Cesto,m: Küfe. Sepet ?.. Costa,f: Kıyı, sahil ?.. Costa,f: Bedel, fiyat. Harcetme, sarfetme. Masraf ?.. Cesto,m: Eskiden Romalı boksörlerin kullandıkları sert kayıştan yapılmış ve üstü metal kaplı eldiven ?.. Coste,m: Bedel, fiyat. Masraf ?.. İtalyanca, casto: Temiz. Namuslu. El değmemiş, kız. Lekesiz. Faziletli. Azla yetinen ?.. Cesto: Sepet. Kemer. Çalılık ?.. Costa: Kıyı. Bayır. Kaburga. (Bıçağın) Sırt(ı) ?.. Latince, “costa”: Kaburga kemiği, eğe kemiği. Yan, duvar ?.. Portekizce, “costa“: Kıyı ?.. Romence, “costa”: Mâl olmak, tutmak ?.. Sırpça, “često”: Sık sık, çok defa, defalarca ?.. Slovakça, “časť”: Parça, kısım. Taksit. Porsiyon. Pay. Bölüm ?.. Často: Sık sık. Çoğu kez, ekseriya. Defalarca, tekrar tekrar. Çok ?.. Česť: Onur ?.. Ebcedleri, 470…

(Farsça, “heste”: Çekirdek (meyve) ?.. Heste: Yaralı, incinmiş. Yorgun ?.. Fransızca, “castrat,m”: Sesi kalınlaş-masın diye çocukluğunda iğdiş edilmiş şarkıcı ?.. Ebcedleri, 1065…)

(Sırpça, “koštica”: Çekirdek, öz, nüve ?.. Farsça, “süstreg”: Tembel. Güçsüz, zayıf. * ?.. Litovca, “kišti”: Dürt-mek. İtmek. Daldırmak, batırmak, sokmak ?.. Sanskritçe, “kşiti”: Yer ?.. Fransızca, “quarantaine,f”: Kırk yaş. (Katolik-lerde) Kırk günlük perhiz. Karantina. Bir topluluktan geçici olarak uzak tutulma, boykot edilme, dışlanma. Bir patates türü. Bir şebboy türü. Kırk kadar ?.. Ebcedleri, 740… “Mehd(î) Salih: 740.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 674)

Hırvatça, “koštunarski”: Sert çekirdekli meyveyle ilgili ?.. Romence, “castravete”: Hıyar ?.. Ebcedleri, 1073…

Hırvatça, “koštunica”: Çekirdekli meyve ?.. Koštu-nice: Sert çekirdekli meyve ?.. İngilizce, “gastronomist”: Mi-desine düşkün kimse ?.. Sırpça, “gostoprimljivost”: Misafir-perverlik ?.. Ebcedleri, 1253…)

(Heste: Çekirdek, iç, öz ?.. Boğazköy Metinlerinde geçen taş yapılardan “ḫekur” ve “ḫešta” mevzuu Hititolojinin karanlık noktalarından olup; şimdiye dek bazı uzmanlarca üzerinde çalışılmış fakat tatmin edici bir sonuca ulaşıla-mamıştır… Bütün mesele Boğazköy çivi yazılı metinlerinde geçen bu mevzudaki açıklanmaya muhtaç kelimelerin filolo-jik mânâları ile Hitit İmparatorluk Çağı’ndan günümüze inti-kal etmiş arkeolojik buluntuların karşılaştırılmamış olması-dır…

É ḫešti/a için; (bk. J.Friedrich HW s. 59) kült yapısı, “kemikevi-mozole” tanımlarını vermektedir.

  1. Götze (bk. MVAeG 38 Am. 265’de) É ḫešti/a‘-nın “ḫaštai-“; (kemik, iskelet) kelimesi ile bağlantısını araştırmış; ölenlerin “hastai-“lerinin yakıldıktan sonra toplanıp özel bir şekilde defnedilmiş olduğunu ileri sürmüştür. Farklı vokali-zasyonlar, kelime çalışması üzerinde mesele oluşturmaktadır. “É ḫešti-“den başka bir de “ḫaštiḭaš” kelimesi vardır ki; (k. HW s. 63) bu kelime için de “kemikevi-mozole” mânâsı verilmiştir.
  2. Götze (bk. Lg 30 s. 356’da) bir kadın ismi olan “Ḫastaiḭar/Hištaḭara”ya değinmiş ve bu ismi “ḫaštai-savunma gücü”ne bağlamak istemiştir. E. Laroche ise (bk. NH s. 69) bu kadının Eski Karlık personelinden olduğunu belirtmek-tedir.
  3. Otten (bk. RLA IV Band 4/5 s. 369’da) “É ḫešta” adlı yapının XVI. yy. Eski Hitit metinlerinde geçtiğine ve Proto-Hattice’den gelmiş olabileceğine dikkat çekmektedir. “É ḫaštiḭaš” ise yalnızca III. Hattušili metinlerinde geçmekte ve iki yapının arasındaki çelişkili bağlantıyı göstermektedir.
  4. Tischler (bk. HEG Uef 2 s. 237’de) “É ḫaštiḭaš” ile “É ḫešta”nın eş anlamlı olduğunu vurguladıktan sonra “É ḫešta”nın hangi dile mensub olduğu üzerinde durmuştur. “ḫešta” ve “ḫešti” için -a- gödesinin mi yoksa -i- gödesinin mi daha eski olduğunu bulmak zor gibi görünmekle birlikte eğer “Ḫištaḭara, Ḫištaḫšu, Ḫištaḫ-šušar” kelimeleri eğer bunlara âitse -a- gövdesinin daha eski olduğu düşünülebilir.
  5. Bilgiç (bk. AfO 15 s. 178’de) “É ḫešta” evinin eti-molojisine kesinlik kazandırmakta ve “ḫešta” kelime gövde-sinin Proto-Luvice’den geldiğini iddia etmektedir. Oysa “ḫešta” için yapılan en yeni çalışmalardan V. Haas- M. Wafler’in (UF I Band 8 s. 68’de) “É ḫešta”yı, “ḫaštai-”yi temel alarak incelemişler ve kesin olarak belirli bir doğu diline mâledilemeyeceğini ve Hititçe’ye âit olmasının daha akla uygun olabileceğini belirtmişlerdir.

…..

Her ne kadar “ḫešta” ve “ḫekur”un tam anlamları bilinemiyorsa da bu iki külte âit kelimenin kraliyet ailesinin ölülerinin kültü ile ilişkili olduğundan yola çıkarsak; Hitit-lerin ölü gömme âdetlerinden olduğunu bildiğimiz “kremas-yon-ölü yakma” “É ḫešti”de gerçekleştirilmekte, yine Hitit-lerin ölülerini kayaları oyarak gömmeleri de “ZÁ ḫekur”da vücuda gelmektedir.

“É ḫešta” ölülerin kemiklerinin yakılıp sonra da mu-hafaza edildiği bir kült yeri olmalıdır…

Başında “É” yani “ev” ideogramı olan “ḫekur”lar ka-yalık tapınakları, olmayanlar taşlık arazileri işaret etmekte-dir…

Farsça, “cüst-cû”: Arama, yoklama ?.. Boşnakça, “počast”: Hürmet, saygı ?.. Danca, “hoste”: Öksürük ?.. Høste: (Ürün) Toplamak, kaldırmak ?.. Hollandaca, “hoest”: Öksürük ?.. İspanyolca, “gesto,m”: (Konuşurken yapılan) El kol hareketleri. Surat buruşturma, yüz ekşitme. Yüz, surat. Tavır, hareket, jest. Mizaç ?.. Justa: Âdil. Doğru, yerinde, akla uygun. Haklı. Tam, eksiksiz. Doğru, dürüst. Allah’ça makbul kimse. Doğru bir şekilde. Tam olarak… (Salih: İşe yarar, elverişli, uygun, iyi. Haklı olan, dindar ?..) ?.. İsveççe, “hosta”: Öksürük. Öksürmek ?.. Norveççe, “hoste”: Öksür-mek ?.. Ebcedleri, 472… Meşîm İmam: Mim+şın+ye+mim +elif+mim+elif+mim… 40+300 +10+40+1+40+1+40= 472… “Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 691+477+1302= 2470= 472.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 506)

Farsça, “cüst-cû kerden”: Aramak ?.. Keştûk: Kap-lumbağa ?.. Boşnakça, “gušiti”: Boğmak ?.. Çekçe, “dějiště”: Mahal. Tiyatro. Sahne ?.. İngilizce, “sense of justice”: Dü-rüstlük anlayışı ?.. Letonca, “jurists”: Avukat. Hukukçu. Hukuk danışmanı ?.. Litovca, “kyšoti”: Çıkıntı yapmak. Dı-şarı fırlamak, çıkıntı oluşturmak ?.. Sırpça, “gušiti”: Boğmak; soluğunu kesmek, boğazını sıkmak ?.. Ebcedleri, 746…

Farsça, “cüsten”: Aramak, sormak, teftiş etmek. Bul-mak ?.. “Cesten” veya “cisten”: Atlamak, sıçramak. Kurtul-mak, kaçmak ?.. Boşnakça, “okusiti”: Tatmak ?.. Çekçe, “kůstka”: Küçük kemik ?.. Hollandaca, “kasteel”: Saray. Şato. Köşk. Kale, hisar ?.. Pakkist: Sandığı (Paket) ?.. Zuidkust: Güney sahası ?.. İngilizce, “justly”: Adaletle, haklı olarak ?.. Sırpça, “plavičast”: Mavimtrak, mavimsi ?.. Slovakça, “kôstka”: Meyve çekirdeği. Çukur ?.. Ebcedleri, 513… “Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 62+129+322= 513.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 540)

Farsça, “asâyiş cüsten”: Dinlenmek ?.. İtalyanca, “riaccostare”: Yeniden (gene) yanaştırmak (yaklaştırmak) ?.. Arnavutça, “i çastit”: Ânlık. Bir ânlık. Evvelce düşünülüp hazırlanmamış. Düşünmeden yapılmış ?.. Ebcedleri, 885…

Farsça, “aşti cüsten”: Barış istemek ?.. Ma’delet-güster: İnsaflı, adaletli, vicdanlı ve doğru kimse ?.. Hırvatça, “čistilište”: Araf; acı çekilen dönem, durum veya yer ?.. Eb-cedleri, 1224…

Farsça, “gorîz cüsten”: Kaçmak, firar etmek ?.. Küş-tegî: Adam öldürme, cânîlik, katillik ?.. Almanca, “gastro-poden,pl”: Karındanbacaklılar ?.. Slovakça, “hustý hrebeň”: Sık dişli tarak ?.. Sırpça, “kuċište”: Ev yurt ?.. Ebcedleri, 750… Yetmiş: Ye+te+mim+şın… 10+400+40+300= 750 ?.. Ayn ?.. “Mehdî Salih: 59+691=750.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 679)

Farsça, “İZZET CÜSTEN”: Şeref istemek ?.. Hırvat-ça, “častoljubivost”: Hırslılık ?.. İtalyanca, “pioggia costan-te”: Sürekli yağmur ?.. Costituzionale: Anayasa …(s)i, anaya-saya âit, anayasa ile ilgili. Anayasaya uygun. Yapı …(s)i ?.. La costituzione: Anayasa. Yapı, yap(ıl)ma (-ış). Kur(ul)ma (-uş). Oluş(tur)ma (-uş). Seç(il)me (-iş), … olarak göster(il)me (-iş). (adalete) teslim ol/m (-uş) ?.. Litovca, “kasti kastuvu”: Bahçıvan beli ?.. Slovakça, “časť pre fajčiarov”: Sigara içme alanı ?.. Ebcedleri, 990 ?.. 1989 ?.. İzzet araştırması, İzzet bulmak ?.. Kusto İzzet ?.. Tilki Günlüğü’nün hemen hemen tamamlandığı tarihler !.. “Mehdî Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 62+129 +477+322= 990.”  (Lûgat-ı Salihûn, sh 754)

Üstad’ın ÇİLE’sinden:

–“Perde düşse ve herşey olduğu yerde donsa;

Görünse yıldız yıldız, fezada Anayasa…

Feza: Yıldızlar arasındaki geniş boşluk. Gökyüzü. Yer genş olmak. Açık sahrâ. Saha. Yerde akan su ?.. Anan: Bulutlar. Gökyüzü ?.. A’nan: Ufuklar. Ağacın ucu ?.. Ufuk ile Hafiye !.. “Ufuk bir tilkidir, kaçak ve kurnaz;

Farsça, “kenâre cüsten”: Kenara çekilmek, işten el çekmek ?.. İtalyanca, “gastronomo”: Aşçı, yemek ustası, iyi yemek pişiren ?.. Inquisitorio: Soruşturucu, araştırıcı. İnce-den inceye. Sert, düşmanca ?.. Ebcedleri, 789…

Farsça, “mehles cüsten”: Kurtulmaya çalışmak ?.. İtalyanca, “costituire un esempio”: Bir misâl ol(uştur)mak ?.. Ebcedleri, 1273…

Farsça, “râhnemâyî cüsten”: Rehber aramak ?.. Güm geşten: Kaybolmak, zâyi olmak ?.. Şikesten: Kırmak. Yen-mek, yenilgiye uğratmak. Yüz çevirmek. Katlamak, kırış-mak. Avlamak. Yenilmek. Kırılmak ?.. Macarca, “kazetta”: Kaset ?.. Ebcedleri, 830…

Farsça, “sefer cüsten”: Seyahate çıkmak, geziye çık-mak ?.. İtalyanca, “lo scongiuramento”: (Şeytan/ın, cin/in) Kov(ul)ma(sı) ?.. (Alâkasız gibi görünse de “giusto” kökün-den gelen bir kelime.) ?.. Latince, “requîritô”: Araştırmak (Ardına düşmek, ısrarla) ?.. Ebcedleri, 853…

Farsça, “sevâb cüsten”: Doğruyu aramak ?.. Güsiste-bünyâd: Temelden yok edilmiş. Dayanıksız, gevşek ?.. Çek-çe, “hostinská”: Ev sahibesi, pansiyoncu kadın ?.. Rusça, “çuvstvyennıy”: Duygu, şehvanî ?.. Slovakça, “hostinská”: Ev sahibesi ?.. Ebcedleri, 612… Derviş Muhammed: Dal+re +vav+ye+şın+mim+ha+mim+dal… 4+200+6+10+300+40+8 +40+4= 612… “Mehdî Muhammed Salih Mirzabeyoğlu: 59+92+129+332= 612.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 609)… Delk: Kılıcı kınından çıkarmak. Eski ve yamalı elbise. Dervişlerin giydikleri eski aba… Delk: Dal+lâm+kaf… 4+30+100= 134… Delk cüst-ü cû: 134+478 = 612…

Farsça, “vâ cüsten”: Araştırmak, aramak. İncelemek (Tilki Araştırması !..) ?.. Süst: Yumuşak. İnce. Zayıf. Gev-şek. Tembel. Dayanıksız. Mânâsız. Yavaş ?.. Filipince, “kus-table”: Polis memuru. Polis örgütü ?.. İngilizce, “custodial”: Nezaret ve emanete âit ?.. İspanyolca, “ceston ,m”: Büyük sepet. (Ask.) Tabya sepeti ?.. Macarca, “készétel”: Hazır gıda, hazır yemek ?.. Sırpça, “luckast”: Delişmen, zirzop ?.. Ebcedleri, 520… İtalyanca, “quadragenario”: Kırk yaşın-da(ki) (Kırklık,) ?.. Ebcedi, 520… Derviş: Dal+re+vav+ ye+şın… 4+200+6+10+300= 520 ?.. Sittîn: Altmış. (60)… Sittîn: Sin+te+ye+nun… 60+400+10+50= 520… İcazetnâ-me… Noktalı harfler: Cim+ze+te+nun… 3+7+400+50= 460… Rûznâmçe… Noktalı harfler: Ze+nun+cim… 7+50+3= 60 (Sin ?..)… İcazetnâme rûznâmçe: 460+60= 520 ?..

(Farsça, “süstî”: Gevşeklik. Zayıflık. Tembellik ?.. Kosten: Ezmek ?.. Fransızca, “justiciable”: Mahkeme edile-bilir, sorguya çekilebilir ?.. Hırvaçça, “kost i koža“: Kemik torbası. Zayıf kimse ?.. İngilizce, “cestus”: Eski Roma’da boksörlerin giydiği deri bağcıklardan yapılmış ve üstünde maden parçaları olan bir çeşit eldiven ?.. Cestus: Kuşak, kemer. Korse. (Mit.) Aşk ilhâmı veren ve üzeri birçok şeyle süslenmiş olan Venüs’ün kuşağı  ?.. Gold coast: Afrika’da Altın Kıyısı ?.. Coasts: “Coast” fiilinin 3. tekil şahıs geniş zaman biçimi. “Coast” kelimesinin çoğul biçimi ?.. Cosset: Çok sevmek, şımartmak. Annesiz büyütülen kuzu. Evde zevk için beslenen hayvan ?.. Just on: Tam olarak. Neredeyse. Hemen hemen ?.. Justiciable: Mahkeme edilebilir, sorguya çekilebilir ?.. İspanyolca, “hostilidad,f”: Düşmanlık. Düş-manca davranış. Savaşma, çatışma ?.. İsveççe, “sist”: En son ?.. İtalyanca, “cestino”: Çöp sepeti ?.. Scosta !: Açıl !  Uzak-laş !.. (–“Açıl susam açıl! Açıldı kapı; Atlas sedirinde maverâ dede.”) ?.. Gustabile: Tadına bakılabil/ir (-en, -ecek), duyulabil/ir (-en, -ecek) denenebil/ir (-en, -ecek). Doya doya yenebil/ir (-en, -ecek). Tadı çıkarılabil/ir (-en, -ecek). Hoşa gidebil/ir (-en,-ecek), sevilebil/ir (-en, -ecek) ?.. Gustevole: Tadı güzel, tatlı. Hoş. Beğenilebil/ir (-ecek, -en) ?..  Latince, “castus”: Temiz, saf, arı, temiz ahlâklı, masum. Kutsal, ilâhî, aziz, dinî, dindar  ?.. Cestus: Kemer ([Özellikle Venüs’e âit]) ?.. Portekizce, “costas”: Arka. Sırt ?.. Sırpça, “kost i koža”: Bir deri bir kemik, canlı cenaze ?.. Ebcedleri, 530…)

Farsça, “cüst-ü cû”: Arayıp sorma, araştırma, arama ?.. Almanca, “wüst”: Karışık, dağınık. Issız, tenha. Kaba ?.. Zyste,f: (Tıb) Kist, kese ?.. Boşnakça, “jesti”: Yemek ?.. Danca, “højst”: Ga-yet, son derece, aşırı. En çok, olsa olsa ?.. İngilizce, “adjust”: Düzeltmek, uydurmak, alıştırmak, ayar etmek ?.. İspanyolca, “ajustada”: Sıkı, vücuda yapışan ?.. İtalyanca, “ostia”: Kurban, adak. Mayasız ekmek. Hamur ?.. Romence, “chist”: Ur, kist ?.. Rumca, “zesti”: Sıcaklık, ısı ?.. Rusça, “jyest’”: Teneke ?.. Sırpça, “jesti”: Yemek. Kemir-mek, oymak, yemek ?.. Ebcedleri, 478… Kaptan Kusto Müslüman: 478… Bürd: Bilmece, bulmaca; muamma… Bürd: Be+re+dal… 2+200+4= 206… Abr: Rüyâ tabir etmek. Düş yormak. Yaş akıtmak. Sudan veya başka bir yerden geçmek. Söylemeden bir şeyi düşünmek… Abr: Ayn+be+re… 70+2+200= 272… Bürd abr: 206+272= 478…

(Sırpça, “najesti”: Doyurmak ?.. Hollandaca, “zes-tien”: On altı, (16) ?.. İngilizce, “in jest”: Şaka olarak ?.. Slovakça, “čistý lieh”: Tuvalet ispirtosu ?.. Hustý olej: Sulu çamur ?… Ebcedleri, 529…)

(Boşnakça ve Sırpça, “jestiv”: Yenilebilir, yenir; ye-meklik ?.. Boşnakça, “vjesti”: Nakış işlemek ?.. Fransızca, “cistude,f”: Bir tür su kaplumbağası ?.. Hollandaca, “hospi-ta”: Ev sahibinin karısı ?.. İngilizce, “cestoid”: Parazit kurt. Bağırsak şeridi ?.. Jesuit: Cizvit, 1534’de İspanyol Ignatius Loyola’nın kurduğu tarikata bağlı kimse. Entrikacı kimse, dü-zenbaz kimse ?.. İtalyanca, “casatico”: Ev vergisi ?.. Acus-tica: Ses ilmi ?.. Latince, “hospita”: Ev sahibi, ev sahibesi. Misafir, arkadaş. Yabancı, ecnebi. Yabancı ?.. Ebcedleri, 484 …)

Farsça, “cüst-ü cû kerden”: Aramak ?.. Hollandaca, “gestreng”: Sert. Şiddetli. Katı. Sıkı. Keskin. Olduğu gibi ?.. İspanyolca, “encostalar”: Torbaya koymak, torbaya doldur-mak ?.. İtalyanca, “costiparsi”: Yığılmak, istif olmak, sıkış-mak. Tıkanmak. Tıkışmak. Ufalanmak. Kabız olmak. Üşüt-mek, nezleye yakalanmak. Yoğunlaşmak ?.. Ebcedleri, 752…

Farsça, “cüst”: Araştırma, arama ?.. Geşt: Arama. Dolaşma. Gezme. Gezinti. *. Değişim. Hâk ?.. Kişt: Ekin. Ziraat. Tarla. Ürün. Mahsûl ?.. Arabça, “keşt”: Seyir ve temâşâ etmek. Gezmek ?.. İngilizce, “druggist”: Eczacı ?.. İtalyanca, “provaci gusto”: Hoşuna gitmek, sevmek ?.. Romence, “castron”: Kâse ?.. Ebcedleri, 720… Te’vîlî: Te’vil ile ilgili… Te’vîlî: Te+elif+hemze+vav+ye+lâm+ye… Noktalı harfler: Te+ye+ye… 400+10+10= 420… Şam: Akşam, akşam yemeği. Şe’m. Sol. Nuh Peygamberin oğullarından “Şam”ın nesli tarafından mamûr dildiği için bu isim verilmiştir… Şam: Şın+elif+mim… Noktalı harf: Şın… 300… Te’vîlî Şam: 420+ 300= 720…

Farsça, “geşten”: Aramak. Olmak. Gezmek. Dolaş-mak. Geri dönmek. Değişmek. Dönüşmek. Yansımak. *. Savaşmak. Ulaşmak. Gurub etmek. Isırmak, sokmak ?.. Kişten: Ekmek, dikmek ?.. Küşten: Öldürmek. Söndürmek ?.. Arnavutça, “shist”: Tabaka hâlinde kaya ?.. Boşnakça, “mje-šovit”: Karışık, karma ?.. Hırvatça, “gust saobraćaj”: Ağır trafik ?.. İtalyanca, “il castracani”: Köpek burucu, köpek iğdişçisi. Cerrah bozuntusu ?.. Questionario: Doldurulacak, karşılık verilecek sorular kâğıdı. Sorular. Anket ?.. Ukray-naca, “şist”: Altı, (6) ?.. Ebcedleri, 770… Güzârende: Geçici, geçen. Geçirici, geçiren… Güzerân: Geçici, geçen… Güzer-nâme: Geçiş tezkeresi… Noktalı harfler: Kef+zel+nun… 20+ 700+50= 770…

Farsça, “kişte”: Ekili ?.. Küşte: Öldürülmüş, maktûl. Sönük. Çelik çomak oyununda yanan. Arzulu ?.. Fransızca, “inventeur”: Mucid, muhteri. Bulan, bulucu ?.. İtalyanca, “cisterna”: Sarnıç ?.. Giustiziare: …(y)i öldürmek, …(y)e ölüm cezasını uygulamak. Asmak. Kurşuna dizmek ?.. (Asmak istediler ama asamadılar !..)… Giustiziere: Doğru, özü sözü bir ?.. Slovakça, “húšťa-va”: Çalılık, ağaçlık ?.. Ebcedleri, 725… Halife: Birinin yerine geçen… Halife: Hı+lâm+ye+fe+he… 600+30+10+80+5= 725… İngilizce, “elf”: Cüce ve muzib peri… Elf: Elif+lâm+fe… 1+30+80= 111… Tedkik: Dikkatle araştırma, araştırılma. İnceden inceye yoklama, inceleme… Tedkik: Te+dal+kaf+ye+kaf… 400+4+100+10+100= 614… Elf tedkik: 111+614= 725…

Farsça, “küştegân”: Öldürülmüşler, öldürülmüş olanlar ?.. Hollandaca, “cystografie”: Sidik torbası röntgeni ?.. İtalyanca, “accastellinare”: Yığmak ?.. Ukraynaca, “şist-ka”: Altı, (6) ?.. Ebcedleri, 791… Neslihan: Nun+sin+lâm +hı+elif+nun… 50+60+30+600+1+50= 791…

Farsça, “küştar”: Kesilmiş, kurban edilmiş (koyun).  Kesilmiş hayvan. Et. Öldürme, katletme, kıyım ?.. İtalyanca, “costante”: Sürekli. Sabırlı, sebatlı. Değişme/z (-yen). Katsa-yı ?.. Ospi-talità: Misafirperverlik ?.. Ebcedleri, 921…

Farsça, “küşende”: Öldüren, öldürücü ?.. İtalyanca “giusto”dan türemiş bir kelime, “ingiurioso”: Hakaret eden ?.. Ebcedleri, 379…

Farsça, “küş”: “Öldüren, öldürücü” mânâlarına gele-rek tamlama yapmada kullanılır ?.. Fransızca, “louangeur”: Övücü, övgü dolu ?.. Hollandaca, “naamwoord”: İsim, ad ?.. İngilizce, “explore”: Araştırmak (İncelemek, tedkik etmek,). Keşfetmek. *. (Tıb) İnceden inceye muayene etmek, ameli-yatla araştırmak ?.. Lachrymal: Gözyaşına âit ?.. İspanyolca, “espulgar”: İncelemek, didik didik etmek, kusur aramak (İyi-ce). Bit ayıklamak. * ?.. İtalyanca, “levare al cielo”: Öve öve bitirememek (Göklere çıkarmak,) ?.. Japonca, “yume o miru”: Rüyâ görmek ?.. Latince, “ephêmeris”: Günlük, günce ?.. Prôlûsiô: Başlangıç, giriş, prelüd ?.. Sırpça, “miris”: Koku. Güzel koku, ıtır ?.. Ebcedleri, 320…

Farsça, “âdem-küş”: Adam öldüren, katil ?.. Boşnak-ça, “prenesen”: Mecazî ?.. İspanyolca, “prelusión,f”: Giriş (Bir mevzuya vb.). Hazırlayıcı bilgi. * ?.. İtalyanca, “premes-sa”: Giriş, önsöz. Önceden denen (varsayılan) ?.. Ebcedleri, 365… “Mehdî Mirzabeyoğlu: 62+1302= 1364= 365.” (Lû-gat-ı Salihûn, sh 444)… Murakka’-pûş: Yamalı hırka giy-miş olan (derviş)… Murakka’-pûş: Mim+re+kaf+ayn+be+ vav+şın… Noktasız harfler: Mim+re+ayn+vav… 40+200+70+ 6= 316… Mehdî: Mim+he+dal… Bu noktasız harflerin topla-mı: 40+5+4= 49… Murakka’-pûş Mehdî: 316+49= 365… “36 ve nokta… Nokta: 0… Sıfır: 5… 365 gün… Eski rakamlarda nokta, sıfırın karşılığı… Sıfır (0) da, yeni rakamlarda 5 sayısının karşılığı !..” (T.G. 4.494)

Farsça, “küşâ”: “Açan, açıcı” mânâlarına gelerek tam-lama yapmada kullanılır ?.. Boşnakça, Hırvatça, Makedonca ve Sırpça, “slikar”: Ressam ?.. Hırvatça, “srodan”: Benzer. İlgili. *. Yakın. Alâkalı. Yanyana, bitişik ?.. Hollandaca, “mierenhoop”: Karınca yuvası ?.. İngilizce, “new-born”: Ye-ni doğmuş ?.. İspanyolca, “ordenanza,f”: Ferman (Emir, buy-ruk,). Düzen, nizâm, kural, kaide. Yönetmelik. *. (Binada) Dağılım. Taksimat. (Resim) Nesnelerin dağılımı. M. (Ask.) Emir eri. Haberci. Odacı ?.. Japonca, “juusho”: Adres ?.. Latince, “lacrimula”: Gözyaşı, yalancıktan ağlama ?.. Mar-suppî: Kese, torba, para kesesi ?.. Makedonca, “nedopraven”: Tamamlanmamış, sonuna kadar yapılmamış ?.. Ebcedleri, 321… Âb-süvârân: Suyun veya şarabın üzerindeki kabar-cıklar… Âb-süvârân: Elif+be+sin+vav+elif+re+elif+nun… 1+2+60+6+1+200+1+50= 321…

(“… Sonra o paraları çıkarmak için, bir tahta parçasını kama gibi saplayarak yuvayı oyuyorum… Orta-ya çıkan gayet büyük karıncalar, üzerime saldırıyorlar… O ânda damda-yım ve karıncaların muhasarası altında-yım… İmdat istiyorum… Biri, elinde kamçı ile, kamçıyı şaklatarak onları dağıtmaya geliyor!..” T.G. 6.161…

Ku’şam: Sırtlan. Karınca yuvası. Örümcek. Arslan. Belâ. Yaşlı, ihtiyar, koca kimse. Pîr ?.. Sürmüle: Sırtlanın dişisi. Tilkinin dişisi. Bir erkek ismi !..

Katî’: Kamçı. Deve ve koyun sürüleri ?.. Kut’a: Düş yormak, rüya tâbir etmek. Su kesilmek. Başka yere gitmek ?..

Karınca sarayı, kupkuru kelle…” ?.. Kelle: Baş. Kafa ?.. Kell: Yorgunluk. Ağırlık. Ufak taneli yağmur. Yetim ?.. Kesel ?.. “Keseller” ?.. )

Farsça, “küşad  / küşât”: Açış. İlk açılış merasimi. Açma, fethetme. Yeni yapılan resmî bir binanın ilk defa ola-rak açılması ?.. Almanca, “absprechen”: Reddetmek, kabul etmemek. Danışmak. Bir şey hakkında söz kesmek. Tertip etmek, pişirmek. İnkâr etmek. Tabiiyetten ıskat etmek. * ?.. Fransızca, “allégorique”: İstiareli ?.. épingliére: İğne yapım-cısı (Toplu). M. Toplu iğne kutusu ?.. İngilizce, “sherlock”: Dedektif ?.. Latince, “explôrô”: Araştırmak, yoklamak, ince-lemek. (Ask.) Casusluk yapmak, keşfe çıkmak. Denemek veya tecrübe etmek ?.. Praeses: Koruyucu, muhafız, hami. Başkan, yönetici ?.. Venereus: Venüs’e âit, cinsî sevda veya cinsî münasebetlere âit ?.. Norveççe, “skildre”: Resimlemek, tanımlamak (Çizmek,) ?.. Rumca, “paromios”: Benzer (Yakın,) ?.. Proisagoyi: Önsöz ?.. Zografia: Resim, tablo ?.. Ebcedleri, 325…

Arabça, “el-küşşetü”: Saç tutamı ?.. Farsça, “pîç-gûştî”: Tornavida ?.. İngilizce, “fore-cast”: Önceden tahmin etmek. Belirtisi olmak. Tasarlamak ?.. Fore cast: Tahmin, hava tahmini ?.. İtalyanca, “far cesto”: Bkz. “accestire” ?.. Gastralgico: Mide ağrısı … (s)i ?.. Ebcedleri, 751…

Farsça, “küştere”: Uzun dülger rendesi ?.. Fransızca, “hospitalité”: Misafirperverlik ?.. Hollandaca, “justitieel”: Mahkemece. Adlî ?.. İngilizce, “chestnut”: Kestane, “casta-nea dentata”. Kestane kerestesi. Kestane rengi. Çok duyul-muş fıkra veya espri. Doru at. Kızıl kahverengi, maron ?.. Flee from justice: Adaletten kaçmak ?.. İtalyanca, “giurispe-rito”: Kanun uzmanı (danışmanı) ?.. Slovakça, “mať hosťa”: Sahib olmak ?.. Ebcedleri, 925…

Farsça, “geştî”: Gece bekçisi. (Ask.) Kol gezme ?.. Bâz-geşt: Geri dönüş, ric’at. (Müz.) Bir makamdan uygun bir makama dönüş ?.. Keştî: Gemi, vapur, sefine ?.. Küştî: Gü-reş. Pehlivanlık, güreşme ?.. Almanca, “meereküste,f”: Deniz sahili, kıyısı ?.. Hırvatça, “koščat”: Kemikli. Kuru. Kemik gibi. Cılız ?.. İspanyolca, “descastar”: (Bir hayvanın) Neslini tüketmek ?.. İtalyanca, “castrino”: İğdiş keçi. Kestane bıçağı. Kötü bıçak ?.. Sırpça, “koščat”: İri kemikli ?.. Koštac: Kapışmak, kavgaya tutuşmak, boğuşmak ?.. Türkçe, “kışt”: Kovalama mânâsına ?.. Ebcedleri, 730…

Arabça, “keşt”: Soymak. Keşfetmek. Fazlalığı kes-mek. Koparmak. Açmak. Deriyi yüz-mek. Yüzden perdeyi kaldırmak ?.. Keşeta: Yüzünü örten şeyi yüzünden çıkarıp açmak ?.. Ebcedleri, 329…

Üstad’ın Reşahat isimli eserinden:

BAZ-I KEŞT:

Zikirde ihtiyarsızca hatıra gelen, iyi ve kötü her fikri nefyetmek, kovmak.. Zikirde kalbin «Allahım, benim muradım sensin, senin rızandır; başka hiç bir şey değil!.» itminanına ermesi şarttır. Kalbde başka alâka-lara yer kaldıkça böyle bir itminan teşekkül edemez ve zikr halis olamaz. Başlangıçta bu itminana erilemese de yine zikri bırakmamak ve bu his elde edilinceye kadar zikre devam etmek gerekir.

Mevlâna Aliyüddin diyor ki:

“Başlangıçta ilk zikir emrini aldığım zaman «Allahım, benim muradım sensin, senin rızandır; başka hiç bir şey değil!» fikrini benimsemedim, böyle bir iddiadan utandım. Zira bu iddiada sadık değildim. Yalan söylemiş olacaktım. Vaziyeti üstadıma anlattım. Dediler ki: «insan bu sözde sadık olmasa bile yalanını hakikat haline getirinceye kadar onda sabit olmalıdır.» Sonradan işin hakikatini anladım.”

Tam doğruluk, işte, yalanı bile gerçeğe çevirmeğe bakan bu sebat ve ısrardadır.

Arabça, “inkeşeta”: Bir şeyin yüzünü örten şey yü-zünden açılmak ?.. Çince, “şin çı u“: Cuma ?.. İtalyanca, “affacciare“: Sunmak. Pencereden göstermek, pencereye çı-karmak. *. İleri sürmek, belirtmek. Yaklaştırmak, yanaştır-mak ?.. Latince, “aurificis“: Kuyumcu, altını işleyen kimse ?.. Romence, “permisiune”: İzin, müsaade ?.. Rumca, “zogra-fos“: Ressam ?.. Ebcedleri, 380… Endâyiş-ger: Sıvacı, yal-dızcı… Endâyiş-ger: Elif+nun+dal+elif+ye+şın+kef+re… Noktalı harfler: Nun+ye+şın+kef… 50+10+300+20= 380… Mû-şikâf: Kılı kırk yaran, inceden inceye araştıran… Mû-şikâf: Mim+vav+şın+kef+elif+fe… Noktalı harfler: Şın+fe… 300+80= 380…

Arabça, “tekeşşeta”: Bulut parçalanıp dağılmak ?.. Almanca, “zisterne”: Sarnıç ?.. İngilizce, “cast anchor”: De-mir atmak. Fundo etmek ?.. İspanyolca, “hostilizar”: Düşma-na zarar vermek ?.. İtalyanca, “il gestore”: İşlet/ici (-en). Yönet/ici (-en) ?.. Litovca, “kušetė”: Kanepe, divan. Minder ?.. Slovakça, “čestný dar”: Bonservis. Takdirnâme, başarı belgesi ?.. Ebcedleri, 729…

Arabça, “el-keşşâtu”: Kasap ?.. Çekçe ve Slovakça, “liška”: Tilki. Dişi tilki. Dişi köpek ?.. Danca, “skærf”: Eşarp, atkı ?.. Fince, “rukousnauha”: Tesbih ?.. Sormenpää: Parmak ucu ?.. Hol-landaca, “puzzelwoordenboek”: Bulmaca lûgatı ?.. İspanyolca, “expresiva“: Mânâlı (Anlamlı,). İfâdesi kuvvetli, etkili, canlı. Dokunaklı. Sevgi ifâde eden ?.. Latin-ce, “fraudis”: Hile, yalan, dolandırıcılık. Oyun, düzen. Kusur, kabahat, suç, yanlış. Zarar, ziyân, hasar ?.. Lehçe, “ploszyć”: Korkutmak, ürkütmek ?.. Ebcedleri, 361 …

Arabça, “keştite”: Yuvarlak karpuz ?.. Almanca, “nichtstuer”: Tembel, haylaz, aylak ?.. Fince, “hautakir-joitus”: Mezar kitâbesi ?.. İtalyanca, “canale irrigatore”: Arkı, kanalı (Sulama) ?.. Latince, “tridentis”: Mızrak (Üç dişli). Üç sivri uçlu. * ?.. Macarca, “tengerészet”: Bahriye ?.. Ebcedleri, 1135… Ebu-l husayn: Tilki… Ebu-l husayn: Elif+be+vav+elif+lâm+ha+sad+ye+nun… Noktasız harfler: Elif+vav+elif+lâm+ha+sad… 1+6+1+30+8+90= 136…

“Levha: 29 Mayıs 1987… Türk-İş Sendikası Genel Başkanı Şevket Yılmaz, elinde bir ud ile basın toplantısı yapıyor… O udun ses çıkan yuvarlak deliğinden soyar gibi iken, “geçen sefer kavundu !” diyor; ve o ânda udun gövdesi sanki yeşil ve sarı çizgili karpuz… Sonra nasılsa, ortaya bir sürü marul yaprakları ve göbeği çıkıyor… Harun Yüksel’e, “bunları Yahudilere götür !” diyorum !..” (T.G. 5.444)

Keşt ?..

Mehd: Yayıp döşemek. Beslenilecek, büyüyecek yer. Beşik. Yeryüzü. Kâr kazanmak. Hazırlanmak… Meh-ded: Hindibâ otu. Acı marul… “Marulun göbek tarafındaki yapraklarından olmak istiyorum !”…” (T.G. 4.569)

Hass: Alçak, bayağı, âdi. Marul… Mehded: Acı marul. Hindibâ otu… Romaine: Bir cins marul… Romaine: Toplu asma kantar… Roman: Uzun hikâye. Hayâl.” (T.G. 6.203)

و و و

Farsça, “cüst”: Araştırma, arama ?.. Cüst-cû: Arama, yoklama ?.. Cüsten: Aramak, sormak, teftiş etmek. Bulmak ?.. İdi…

İtalyanca, “costituto”: Sorgu(ya çekme). (Gemi kapta-nının sağlık) Bildirim(i) ?.. Slovakça, “vedľajšia cesta”: Yan yol. Servis yolu. Sapa yol ?.. Ebcedleri, 1291…

Üstad’ın “Biter” isimli şiirinden: “Kabir sualiyle kapanır kepenk, Sorgular biter.”… Bitmek ?.. Pass ?.. Kusto’lar tevil eder ?..

İspanyolca, “encuesta,f”: Soruşturma, tahkikat. Araş-tırma, anket ?.. Danca, “kighoste”: Boğmaca ?.. Estçe, “kast-ma”: Sulamak ?.. Kestma: Sürmek. Devam etmek. Dayan-mak ?.. Farsça, “sâstâ”: Zâlim. Ehrimen ?.. Filipince, “kasti-la”: İspanyalı. İspanyolca ?.. İtalyanca, “castaneo”: Kestane rengi(nde), kahverengi ?.. Macarca, “kastély”: Şato, kale, saray ?.. Rumca, “ksotiko”: Cin, peri ?.. Slovakça, “kôstoč-ka”: Meyve çekirdeği ?.. Kostol: Kilise ?.. Divan-ı lûgat it Türk’ten, “kestem”: Geceleyin davetsiz gelen adamlara veri-len içki ziyafeti ?.. Ebcedleri, 522…

Latince, “quaesîtiô”: Soruşturma, araştırma, sorgu ?.. İspanyolca, “hospital,m”: Hastane. Güçsüzler yurdu, düşkün-ler evi ?.. Ebcedleri, 514…

Latince, “quaesîtiônis”: Soruşturma, araştırma, sorgu  ?.. Fransızca, “quêteur”: (Başkası için) Yardım parası top-layan, para toplayıcı. -in ardında koşan, -i elde etmeye çalı-şan, araştıran, – dilencisi ?.. İtalyanca, “cibo che non ha gusto”: Tatsız yiyecek, yemek ?.. Quesito di lingua: Dil sorusu (meselesi) ?.. Kusto Lisânı ?.. Ebcedleri, 634…

Latince, “quaestiô”: Arama, sorgulama. Araştırma, tahkik, teftiş, inceleme. Cinayet davası. Duruşma, mahkeme ?.. Boşnakça, “pepeljast”: Külrengi ?.. Hırvatça, “čistač za tepihe”: Süpürgesi (Halı) ?.. Hollandaca, “kwestie”: Mesele, sorun ?.. İngilizce, “jostle”: İtip kakmak, dürtüklemek. İtip kakma, kalabalık arasında sıkışma ?.. Lehçe, “kwestia,f”: Mesele, sorun, problem ?.. Ebcedleri, 504… “Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 62+129+1312= 1503= 504.” (Lûgat-ı Sali-hûn, sh 530)

Latince, “quaestor”: Roma’da idam cezası vermeye yetkili hakim. Maliye, Hazine Bakanı ?.. Çekçe, “kvestura”: Okul muhasebesi ?.. Fransızca, “questeur,m”: (Meclislerde) İdare amiri ?.. Questure,f: (Meclislerde) İdare amirliği ?.. İngilizce, “gastric”: (Tıb) Mideye ait, midevî ?.. Quaestor: Eski Roma’da idam cezası verme yetkisi olan hâkim. Defter-dar ?.. İtalyanca, “questura”: Polis komiserliği, emniyet mü-dürlüğü ?.. Ebcedleri, 694… Cifriyyât: Cifirle ilgili olan şeyler… Cifriyyât: Cim+fe+re+ye+elif+te… 3+80+200+10+ 1+400= 694…

İtalyanca, “proquestore”: Maliye başkan yardımcısı ([Eskiden]) ?.. Geostatica: Yer statiği ?.. Sapore disgustoso: İğrenç (iğrendirici) tat ?.. İngilizce, “quest about”: Araştır-mak ?.. Sırpça, “vitkost”: Bükülgenlik, esneklik ?.. Ebcedleri, 902… İstibhâs: Birşeyin doğruluğunu anlamak için gereği gibi araştırıp soruşturma… İstibhâs: Elif+sin+te+be+ha+elif +se… Noktalı harfler: Te+be+se… 400+2+500= 902…

İspanyolca, “investigación”: Araştırma ?.. Estçe, “kü-sitlemine”: Sorgu ?.. Fransızca, “quêter”: (Yardım için) Para toplamak. -i araştırmak, dilenmek, elde etmeye çalışmak, yalvarırcasına istemek; -in ardında koşmak ?.. İtalyanca, “il mal costume”: Ahlâksızlık, ahlâk bozukluğu. Yolsuzluk, bozukluk. Kötü alışkanlık ?.. Slovakça, “čestný sľub”: İnanç ?.. Ebcedleri, 628… Tahkîkî: Tahkikat ile ilgili… Tahkîkî: Te+ha+kaf+ye+kaf+ye… 400+8+100+10+100+10= 628…

Latince, “investigâtiô”: İnceleme, araştırma ?.. Çekçe, “hašteření”: Ağız kavgası. Atışma, tartışma ?.. İtalyanca, “accestimento”: Göbeklen/me (-iş), sürgün ver/me (-iş) ?.. Macarca, “csattanni”: Çıtlatmak ?.. Slovakça, “bez cesti-čiek”: İzsiz, yolsuz, iz bırakmayan ?.. Ebcedleri, 975…

İtalyanca, “agente investigativo”: Araştırma görevlisi ?.. Notizia inattendibile: Haber (Güvenilmez) ?.. İngilizce, “get together”: Toplanmak, bir araya gelmek. Anlaşmaya varmak. Toplamak ?.. Ebcedleri, 1454…

Latince, “investîgâtor”: Araştırıcı, inceleyen kişi, mü-fettiş ?.. Farsça, “sâl-geşt şuden”: Bir yıl geçmek ?.. Meded hâsten: Yardım istemek. Yardımcı kuvvet istemek ?.. Fince, “elin-kustannukset”: Geçim masrafları ?.. İtalyanca, “costi-tuirsi”: Kurulmak. Oluşmak. Yapılmak ?.. Gastroptosi: Mide sarkması (düşmesi) ?.. Ebcedleri, 1165…

Latince, “investîgâtôris”: Araştırıcı, inceleyen kişi, müfettiş ?.. İtalyanca, “cassetta di sicurezza”: Emniyet sandı-ğı ?.. Ebcedleri, 1235…

İtalyanca, “investigazione”: Araştır(ıl)ma (-ış), araş-tırma yap(ıl)ma (sı) (-ış/ı) ?.. Almanca, “kostenlos”: Bedava, parasız, masrafsız, caba, karşılıksız ?.. Fransızca, “goûter”: Tatmak, tadına bakmak. -in tadını çıkarmak. Tadına vara vara yemek, zevkini çıkararak yemek veya içmek. Sevmek, -den hoşlanmak. İkindi kahvaltısı yapmak (Fransızlar “s”yi yuvarlamışlar) ?.. Goûter,m: İkindi kahvaltısı ?.. Inquisi-tion,f: Zorbaca soruşturma, bezdirici soruşturma. Engizisyon. * ?.. Hollandaca, “aanloopkosten”: Başlangıç giderleri; baş-lama masrafı ?.. İngilizce, “suggestion”: İma, ihtar, fikir verme, teklif. İma ve ihtar olunan şey. Telkin ?.. Inquisition: Soruşturma. Araştırma. Sorgu. Sorguya çekme. Adlî soruş-turma. Sorgulama. Engizisyon mahkemesi. Dikkatle bakma. İnceleme ?.. Latince, “suggestus”: Plâtform, sahne ?.. Ebced-leri, 633…

Latince, “pervestîgatiô”: Baştan başa araştırma, ince-leme ?.. Farsça, “nevhast”: Taze ve genç hayvan ?.. Hâsten: İstemek, dilemek. Rica etmek. Arzu etmek. İhtiyacı olmak. Buyurmak. Çağırmak (Darice, “hvastan”… Tacikçe, “hos-tan”… Kürtçe, “xvestin”… Zazaca, “waştene /waze-no/waşta” vesaire) ?.. İtalyanca, “accostolatura”: (Sunî) Kıvrım ?.. Slovakça, “cesta spomienok”: Manzara ?.. Ebcedleri, 1117…

(Hahem: (Hâsten) mastarından, “isterim” mânâsına fiildir ?.. Fransızca, “pictural”: Resme âit, resimle ilgili ?.. İtalyanca, “cavalcatore”: Atlı (Ata bin/en (-ici),) ?.. Ebced-leri, 652…)

Latince, “pervestîgô”: Araştırmak, peşini bırakmamak (Aramak,). İzleyerek bulmak. *. Gözden geçirmek ?.. Fran-sızca, “juridiction,f”: Yargılama yetkisi. Yargılama alanı. Yargılama kurulu. Aynı vasıftaki işlere bakan mahkemeler ?.. Hırvatça, “kaseta za papir”: Fişek kartonu ?.. İngilizce, “air castle”: Hayâl edilen şey ?.. Ebcedleri, 706… “Fikir Kahramanı: 706.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 658)

İtalyanca, “sciogliere un quesito”: Bir meseleyi çözmek ?.. Castigato: Cezalı, cezalandırıl/mış (-an). Temiz. Düzgün, düzenli, düzeltil/miş (-en). Eksiksiz, kusursuz ?.. Boşnakça, “počisti-ti”: Temizlemek ?.. Danca, “leveomkost-ninger”: Geçim masrafları ?.. Farsça, “sâkin geşten”: Yer-leşmek. Durmak. Yatışmak ?.. Hollandaca, “bedrijfskosten”: İşletme giderleri, masrafları ?.. Ebcedleri, 901…

İngilizce, “quest after”: Araştırmak ?.. İtalyanca, “amore costante”: Değişme/z (-yen) sevgi ?.. Costare salato: Pahalıya (tuzluya) gelmek (oturmak) ?.. Ebcedleri, 1169…

İngilizce, “request stop”: İhtiyarî durak ?.. Coasting trade: Kabotaj. Sahil ticareti ?.. Farsça, “merkûm geşten”: Yazılmak ?.. Ebcedleri, 1156…

İngilizce, “by request”: Rica üzerine ?.. Gasteropod: Karındanbacaklı ?.. Hırvatça, “gast-ropoda”: Karından ayak-lılar, karındanbacaklı ?.. İtalyanca, “gastrico”: Mide … (s)i ?.. Epigastro: Üst-karın bölgesi. Mide ağzı ?.. Romence, “căsă-torie”: Evlenme; evlilik ?.. Ebcedleri, 700… Südâsî… Noktalı harf: Ye… 10… Halife… Noktalı harfler: Hı+ye+fe… 600+10 +80= 690… Südâsî halife: 10+690= 700… Hırk Salih: Hı+re+kaf+sad+elif+lâm+ha… Noktalı harfler: Hı+kaf… 600 +100= 700…

İngilizce, “coroner’s inquest”: Sebebi meçhul ölümle-re âit resmî soruştuma. Şübheli ölüm vakalarını araştıran me-murun tahkikatı ?.. Farsça, “vâ-hâst”: İtiraz. Protesto ?.. Be-hâsti: İsteğiyle, iradesiyle ?.. İtalyanca, “portaceste”: Sepet ?.. Ebcedleri, 1074…

İngilizce, “in great request”: Çok aranır, çok revaçta ?.. Farsça, “hışt-mâl”: Kerpiç yapan işçi ?.. İtalyanca, “poten-za gustativa”: Tat (tat alma) gücü ?.. Slovakça, “cestovateľ”: Seyyah, yol-cu ?.. Ebcedleri, 1371… “Mehdî Mirzabeyoğlu: 59+1312= 1371.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 446)… Hicri 01.01. 1371, milâdi 02.10.1951 ?.. Bir önceki gün 1370… 1370’de 1950 de var… Yunus sûresi 47. âyeti meâli: “Her ümmetin bir peygamberi vardır. Ne zaman ki onlara Resûl gelir aralarında adaletle hüküm verilir. Onlar hiç zulüm gör-mezler.”… “Veli külli ümmetin resûlün fe izâ câe resûlü-hüm…”… Ebcedi, 1951… Devamı: “… Kudiye beynehüm bil KISTI ve hüm lâ yüzlemûn.”…

Üstad’ın “Ben” isimli şiirinden…

–“Ben, kimsesiz seyyahı, meçhûller caddesinin;

Ben, yankısından kaçan çocuk, kendi sesinin.

İngilizce, “on request”: İstenildiği zaman ?.. Farsça, “ferhest”: Sihir, büyü. Çok fazla. * ?.. Hırvatça, “gastričan”: Mideye âit, midevî ?.. Slovakça, “čistiareň”: Kuru temizleme dükkânı ?.. Ebcedleri, 745…

İtalyanca, “in questi giorni”: Bu günlerde ?.. Kusto Günlüğü’nde ?.. Farsça, “pâymâl geşten”: Ayak altında ezil-mek. Ortadan kalkmak ?.. Ebcedleri, 854…

İtalyanca, “È una questine  delicate”: İncelik isteyen bir mevzu, titizlikle ele alınması gereken bir mesele ?.. İngi-lizce, “be cast in costs”: Masrafları ödemeye mahkûm olmak ?.. Ebcedleri, 1057…

İngilizce, “a general question”: Umumî bir soru ?.. Bulgarca, “kotlèt”: Pirzola ?.. Farsça, “nihâl kâşten”: Fidan dikmek ?.. Küştegân-ı zinde: Şehidler. Şehid olmuş kimseler ?.. Ebcedleri, 857…

İngilizce, “burke the question”: Cevabtan kaçınmak. Kaçamaklı cevab vermek ?.. İtalyanca, “acquafortista”: Re-sim baskıcısı (Islak kazı baskıcısı, yedirme) ?.. Prorompere in pianto: Ağlamaya başlamak (Birden) ?.. Latince, “inter-nûntiî”: Haberci. Aracı, arabulucu ?.. Ebcedleri, 1188…

İngilizce, “indirect question”: Dolaylı soru ?.. İtalyan-ca, “gittata”: Gidiş. At(ıl)ma (-ış). * ?.. Risposta salata: İğne-leyici karşılık ?.. Ebcedleri, 1232…

İngilizce, “leading question”: Belirli bir cevabı gerek-tiren soru. (Huk.) İpucu sorusu ?.. Jester: Şakacı adam. Dal-kavuk, soytarı ?.. Fransızca, “zester”: (Turunçgillerin) Kabu-ğunu soymak. (Cevizin) İç kabuğunu almak ?.. Ebcedleri, 669…

İngilizce, “loaded question”: Şaşırtıcı soru ?.. Indi-gestible: Hazmolunamayan, sindirilemeyen ?.. Linguistic: Dile âit. Lisân ilmine âit ?.. Fransızca, “judicieusement”: Pek zekice, bilerek; pek yerinde olarak ?.. İtalyanca, “coesis-tenza”: Birlikte (birarada, yanyana) bulun/ma (-uş) (yaşa/-ma, -yış, ol/ma, -uş) ?.. Conquistabile: Ele geçirilebil/ir (-en, -ecek) ?.. Ebcedleri, 599…

İngilizce, “out of the question”: İmkânsız, olamaz ?.. Macarca, “történet”: Hikâye ?.. Sırpça, “atentator”: Suikastçi ?.. Ebcedleri, 1459… “Mehdî Mahmud (sıfat) Mirzabe-yoğlu: 59+98+ 1302= 1459.”  (Lûgat-ı Salihûn, sh 497)

İngilizce, “past question”: Şübhesiz, şübhe kaldırmaz ?.. Farsça, “verşikestegî”: İflâs ?.. Hırvatça, “kaustičnost”: Yakıcılık, aşındırıcılık ?.. Ebcedleri, 1016… Eşk-rîz: Gözyaşı döken, ağlayan… Eşk-rîz: Elif+şın+kef+re+ye+ze… 1+300+ 20+200+10+7= 538… Cüst-ü cû: Arayıp sorma, araştırma, arama… Cüst-ü cû: Cim+sin+te+vav+cim+vav… 3+60+400 +6+3+6= 478… Ağlayan araştırma: 538+478=1016… Abr: Rüyâ tabir etmek. Düş yormak. Yaş akıtmak. Sudan veya başka bir yerden geçmek. Söylemeden bir şeyi düşünmek… Abr: Ayn+be+re… 70+2+200= 272… Tecessüskâr: Araş-tırıcı, araştıran, meraklı… Tecessüskâr: Te+cim+sin+sin+kef +elif+re… 400+3+60+60+20+1+200= 744… Abr tecessüs-kâr: 272+744= 1016…

İngilizce, “put a question”: Bir meseleyi oya koymak. Bir sual sormak ?.. Estçe, “kostitus”: İkram, ziyafet. Eğlence, davet, ziyafet ?.. Hollandaca, “begrafeniskosten”: Cenaze masrafları; cenaze giderleri ?.. İtalyanca, “conquistato”: Ele geçiril/en (-miş), kazanıl/an (-mış), elde edi-l/en (-miş) ?.. Ebcedleri, 962… Künyet-üs sa’leb: Tilkinin künyesi… Kün-yet-üs sa’leb: Kef+nun+ye+te+elif+lâm+se+ayn+lâm+be… Noktalı harfler: Nun+ye+te+se+be… 50+10+400+500+2= 962…

Üstad’ın “Dua” isimli şiirinden…

–“Şanındır fakire ziyafet…

Allah’ım affet !

Mesnevî’nin 570. beyti:

–“Seyr-i birunist kavl-ü fi’l-i mâ

Seyr-i batın HEST balay-i sema.”

Ebced değeri olarak ikinci mısra 962… –“Bizim sözümüz de işimiz de dışarıda yürüyüştür (dış âlem hadi-sesidir) – İç âlemde yürüyüşse göklerin üstünde olur.”

İngilizce, “rhetorical question”: Cevabı beklenmeyen ve etkili olsun diye kullanılan sual ?.. İtalyanca, “costuma-tamente”: Gör/gülüce (-eneklice) ?.. Slovakça, “kostnatosť”: Sıskalık ?.. Ebcedleri, 1409…

İngilizce, “speak to the question”: Asıl meseleden bahsetmek ?.. Quarterstaff: Sopa (Eskiden silâh olarak kulla-nılan bir kadem boyunda) ?.. Ebcedleri, 1449…

İngilizce, “the point in question”: Bahis mevzuu olan mesele ?.. İsveççe, “inbrottbtjuv”: Hırsız ?.. Romence, “stre-curătoare”: Süzgeç ?.. Ebcedleri, 1488…

İngilizce, “question mark”: Soru işareti ?.. Fransızca, “accoster quelqu’un”: Birinin yanına yanaşmak, sokulmak, yaklaşmak ?.. Ebcedleri, 814…

İngilizce, “question master”: Radyo veya TV’de bul-maca programını yöneten kişi ?.. Almanca, “legitimations-papiere,pl”: Evrak-ı müsbite ?.. Tageblatt,n: Günlük gazete ?.. Norveççe, “permittere”: İzin vermek ?.. Ebcedleri, 1255…

İngilizce, “a question of time”: Zaman meselesi ?.. Fransızca ve İtalyanca, “gastrite,f”: Mide iltihabı ?.. Ebced-leri, 1092…

İngilizce, “questionableness”: Şübheli hâl ?.. Alman-ca, “requisiten,pl”: Sahne donatımı ([Tiy.] Aksesuar;) ?.. Hır-vatça, “gustiranje”: Tadına bakma ?.. Hollandaca, “gistera-vond”: Dün akşam ?.. İtalyanca, “guastarsi”: (Ara/ları, -sı) Bozulmak, bozuşmak ?.. Rumca, “kasiteros”: Kalay ?.. Sara-kosti: Perhiz (Paskalyadan önceki kırk günlük oruç) ?.. Eb-cedleri, 758…

İngilizce, “questionably”: Şübheli surette ?.. Danca, “kistegland”: Keyiften dört köşe ?.. Estçe, “kaasaaitamine”: Yardım ?.. Farsça, “nâ-güsiste”: Kesilmemiş. Devamlı, ardarda ?.. Hollandaca, “kostschool”: Paralı yatılı okul ?.. Le-tonca, “kostīms”: Takım elbise. Kostüm ?.. Sırpça, “vilična kost”: Çene kemiği ?.. Ebcedleri, 596… “Mehdî Muhammed Salih Mirzabeyoğlu: 1595 = 596.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 596)

İtalyanca, “questionare”: Mesele yapmak. Kavga et-mek. Tartışmak ?.. Estçe, “kostümeeri-ja”: Kostümcü. Giydi-ren ?.. Farsça, “kâst kerden”: Eksiltmek, azaltmak ?.. Fransız-ca, “juridique-ment”: Adalet açısından. Hukuk bakımından ?.. Ebcedleri, 755…

İngilizce, “questionary”: Anket. Form, belge ?.. Pre-digestion: Sunî hazım ?.. Farsça, “kostî kerden”: Güreşmek, güreş tutmak ?.. İtalyanca, “pregustazione”: Önceden tadına bak(ıl)ma (-ış). Önceden dene(n)me (-yiş, -iş). Önceden duy(ul)ma (-uş). Önceden tad(ıl)ma (-ış). Önceden tadını(n) çıkar(ıl)ma(sı). Umma tadı (zevki) ?.. Ebcedleri, 764…

İtalyanca, “comporre una questione”: Bir meseleyi çözmek (tatlıya bağlamak) ?.. Restaurare: Onarmak. Eski durumuna (yerine, görevine) getirmek (döndürmek). Yeniden kurmak (getirmek), geri getirmek ?.. İngilizce, “tincture”: Renk vermek (Hafif). Hafif renk. (Ecz.) Mahlul, ruh, ispirto eriyiği. Başka şeye katılmış cüzî şey. *. İçine katmak. Hafif-çe etkilenmek.  (Hafif) Renk ?.. Norveççe, “trist”: Kederli (hüzünlü,) ?.. Ebcedleri, 1070… Arz: Takdim etmek. Bir kimseye bir şeyi anlatmak, izâh etmek. Bir kimseye bir şeyi izhâr etmek. Bir büyüğe bir şeyi hürmetle vermek. Kıymetli bir şeyi, diğer bir şeyle değiştirmek. Bir şeyin birden, ânîden meydana gelmesi. Altın ve paradan gayrı mal. Bir şeyin genişliği. Bir muamelede aldanmak. Sağlam insanın hemen ölmesi. Delirmek ?.. 1070 ?.. “Aynı Moğol” !.. 1070 ?.. (bkz. T.G. 6.112)… Şam… Noktalı harf: 300… Güzernâme: Geçiş tezkeresi… Güzernâme: Kef+zel+re+nun+elif+mim+he… Noktalı harfler: Kef+zel+nun… 20+700+50= 770… Şam güzernâme: 300+770= 1070…

İtalyanca, “essere di questione”: Meseleyi bulmak ?.. Pregustare: Önceden tadına bakmak. Önceden denemek. Önceden duymak. Önceden tatmak. Önceden tadını çıkarmak ?.. Perquirente: Ara/yıcı (-yan), araştır/ıcı (-an), arama yapan ?.. İsveççe, “kostnadsfri”: Bedava, parasız ?.. Ebcedleri, 891 …

İtalyanca, “in questione”: Söz konusu, sözü edilen ?.. Almanca, “schöngeist”: Edebiyat meraklısı ?.. Hırvatça, “gusto zasađen”: Kalın yapılı (kimse). Sık dikilmiş, birbirine çok yakın dikilmiş (bitkiler) ?.. Ebcedleri, 615…

İtalyanca, “libro in questione”: Söz konusu kitap, sö-zü edilen kitap ?.. Finestrella: Pencere (Küçük) ?.. Fransızca, “tour de passe-passe”: Oyun, düzen, dolap, aldatmaca. Hok-kabaz oyunu. * ?.. İspanyolca ve Portekizce, “permitir”: İzin vermek, müsaade etmek. Bırakmak, kabul etmek, razı olmak ?.. Latince, “attonô”: Korkutmak, hayret içinde bırakmak ?.. Ebcedleri, 863… Hezârmîh: Çok süslü. Bin yerinden yamalı derviş hırkası. Gök yüzlü… Hezârmîh: He+ze+elif+re+mim +ye+hı … 5+7+1+200 +40+10+600= 863…

İtalyanca, “venire a questione”: Ağız kavgası yapmak ?.. Attivo: Çalışkan. Müessir. Etkili. *. Hamarat. İşleyen, işlek. Kazanç getiren, açık vermeyen, açığı olmayan ?.. Lasciar intendere: İmâ etmek, dokundurmak, üstü örtülü olarak belirtmek, … demek istemek (Kapalı (dolaylı /yoldan) anlatmak,) ?.. Almanca, “werdreht”: Eğri büğrü. Burkulmuş. *. Aklını oynatmış ?.. Reiterei, f: Süvari (sınıfı) ?.. Estçe, “usaldusväärne”: Güvenilir. Emin ?.. İsveççe, “efternamn”: Soyadı ?.. Latince, “arbitrî”: Şahid. Hakim, hakem, aracı. Baş, üstad, hükümdar ?.. Curvâtûra: Kavis ?.. Perditor: Yok edici veya tahrib eden şey veya kimse ?.. Ebcedleri, 823…

İtalyanca, “questione insoluta”: Çözülmemiş (açıklan-mayan, açıklığa kavuşmamış) mesele ?.. Nâ-hâst: İsteksiz. İstenilmemiş. İstemeden ?.. Ebcedleri, 1118…

İtalyanca, “questione linguistica”: Dil sorunu, lisân il-mi meselesi ?.. Farsça, “lefç forû hişten”: Dudağı sarkmak. At sinirli olmak ?.. Hollandaca, “gestationeerd”: Yerleşme. Temelleştirme ?.. İngilizce, “a tough customer”: Çetin kimse, geçinilmesi zor adam ?.. Debate on request: (Politika) Gündem dışı görüşme ?.. Ebcedleri, 1154…

İtalyanca, “una questione sciogliere”: Çözülebilecek  bir mesele, kolay çözülecek bir mesele ?.. Almanca, “kramer-geist”: Bezirgânlık, sarraflık ?.. Anschaffungskosten: Tedarik masrafları ?.. Çekçe, “kastaněty”: Kastanyet. Kemik ?.. Est-çe, “kastutus”: Daldırmak. Batırmak ?.. Fransızca, “gusta-tion,f”: Tatma ?.. Hollandaca, “videocassette”: Video bandı ?.. İngilizce, “gustation”: Tatma, tadına bakma ?.. Latince, “gustâtus”: Tad alma duyusu, lezzet, tad, çeşni ?.. Portekizce, “quanto custa”: Ne kadar (Kaç para) ?.. Romence, “gestaţie”: Gebelik ?.. Ebcedleri, 953…

İtalyanca, “questione secondaria”: İkincil sorun, ikin-ci derecede önemli sorun ?.. Estçe, “gastronoomiline”: Gast-ronomik ?.. Ebcedleri, 890…

İtalyanca, “questione vitale”: Çok önemli (temel önemdeki) mesele ?.. Slovakça, “hostiť nápojom”: Bağırmak ?.. Ebcedleri, 1002… Hırka-pûş: Hırka giyen fakir, derviş… Hırka-pûş: Hı+re+kaf+he+be+vav+şın… Noktalı harfler: Hı+kaf+be+şın… 600+100+2+300= 1002…

Fransızca, “questionner”: -e sorular sormak; -i sor-guya çekmek; -in ağzını aramak ?.. Farsça, “süstî kerden”: Gevşek davranmak ?.. Hırvatça ve Letonca, “gastronomija”: İyi yemek yeme ve pişirme sanatı ?.. İtalyanca, “castello in aria”: Kuruntu, olmayacak tasarı (Boş düş,) ?.. Ebcedleri, 804 …

Fransızca, “questionneur”: Herşeyi soran kimse; soru-larıyla bezdiren, çok sorucu, sorgucu başı ?.. Farsça, “sâye-güsterden”: Gölge salmak, hâmi olmak, kol kanat germek ?.. Şikestegî: Kırıklık, kırılma ?.. Şosten: Yıkamak, yumak ?.. İtalyanca, “cotta”: Pişme, pişirme. Vurulma, tutulma, aşık olma ?.. Gastricismo: Mide rahatsızlıkları ?.. Ebcedleri, 810… Murakka’-pûş: Yamalı hırka giymiş olan (derviş)… Murak-ka’-pûş: Mim+re+kaf+ayn+be+vav+şın… 40+200+100+70 +2+6+300= 718… Muhammed: Mim+ha+mim+dal… 40+8 +40+4= 92… Derviş Muhammed: 718+92= 810…

Fransızca, “questionneuse”: Herşeyi soran kimse; so-rularıyla bezdiren, çok sorucu, sorgucu başı ?.. İngilizce, “coaster”: Tahta peynirlik. İki kulplu şarap bardağı. Bardak altı. Tobogan. El kızağı. Koster. Kıyı boyunca işleyen ticaret gemisi ?.. İspanyolca, “acostar”: Yatağa yatırmak. Yaklaştır-mak. (Denizc.) Kıyıya yanaştırmak ?.. Costear: Ödemek. Masraflarını karşılamak ?.. Costear: (Denizc.) Kıyı boyunca seyretmek ?.. Gestor: Yöneten. Girişimde bulunan. M. (Tica-rette) Yönetici ?.. İtalyanca, “costare”: Değeri (fiyatı) … olmak, … etmek (değmek), (y)e gelmek, paha/lı (-da) olmak, … (y)e mâl olmak. Gerektirmek, istemek ?.. Ebcedleri, 671… “Mehdî Derviş Muhammed: 59+520+92= 671.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 640)

İtalyanca, “in questo questa”: Bu arada ?.. Almanca, Holladaca ve İsveççe, “assistent”: Muavin, yardımcı, asistan ?.. Boşnakça, “denuncijant”: Muhbir ?.. Fransızca, “talitre”: Kumpiresi, deniz piresi ?.. Fransızca ve İngilizce, “assistant”: Muavin, yardımcı, asistan ?.. Latince, “littera”: Harf ?.. Macarca, “termet”: Boy bos, endam ?.. Ebcedleri, 1042…

İtalyanca, “questorio”: Polis komiseri (komiserliği) …(s)i, emniyet müdürü …(s)i ?.. İngilizce, “colorcast”: Renkli televizyon yayını. Renkli televizyon yayını yapmak ?.. İspan-yolca, “hostelero”: Pansiyoncu ?.. Ebcedleri, 709…

İtalyanca, “questuante”: Dilen/en (-ci) ?.. Costata-zione: Ortaya çıkar(ıl)ma (-ış) (koy/-ul/ma, -uş), doğrula(n)-ma (-yış, -ış), göster(il)me (-iş) ?.. Latince, “circumgestâre”: Çevreye taşımak ?.. Sırpça, “butna kost”: Uyluk kemiği ?.. Ebcedleri, 945…

İtalyanca, “questuare”: Dilenmek, dilenmeye (dilenci-liğe) çıkmak, dilencilik yapmak ?.. Gastrica: Mide ateşi, mi-denin yaptığı ateş ?.. İspanyolca, “castigar”: Cezalandırmak ?.. Sırpça, “gusta brada”: Sakal (Top) ?.. Ebcedleri, 695…

İtalyanca, “questurino”: Polis (görevlisi/memuru) ?.. Almanca, “kostpreis”: Maliyet fiyatı ?.. Boşnakça, “mješati”: Karıştırmak ?.. Farsça, “çâştdân”: Yemek kabı. Kadınların küçük sandığı ?.. Filipince, “kasuutang pangilalim”: İç çama-şırı ?.. Hollandaca, “gekostumeerd”: Kostüme, kostümlü ?.. İngilizce, “gastroscope”: Midenin içine bakmaya yarayan cihaz ?.. Ebcedleri, 759…

Mesnevî’nin 602. beyti:

–“Ma ademhayim ü HESTihay-i ma

Tü vücud-i mutlak-i fani nüma.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 759… –“Biz yokuz, bizim varlıklarımız da (yoktur) – Sen, faniyi (var) gösteren gerçek varlıksın.”

Mesnevî’nin 504. beyti:

–“KİST mâhî ÇİST derya der mesel

Ta bedan maned melike azze vü cell.”

Ebced değeri olarak ikinci mısra 759… –“Misâl geti-rilen balık kimmiş, deniz de neymiş ki, – (Bunlar) Aziz ve Celil Allah’a benzesin.”

Mâhî: Balık. Semek ?.. Mâhî: Yok eden, mahveden, perişan eden ?.. Salib: Kapıp götüren, alan, alıp yok eden. Menfîleştiren. İnkâr eden ?.. Sa’leb(e): Tilki. Süngü demiri-nin ağaç geçirecek yeri !..

Fransızca, “se mettre en quête de”: -in ardında koş-mak, -i araştırmak, bulmaya çalışmak ?.. Almanca, “präsen-tierteller,m”: Tepsi, tabla ?.. Ebcedleri, 1587… Kaybedilmiş Zamanı Ararken ?..

Fransızca, “enquêteuse”: Soruşturucu, araştırıcı; so-ruşturma yapan kimse ?.. Almanca, “baukosten”: İnşaat mas-rafları ?.. Danca, “indkast”: (Futbol) Taç ?.. Kisteglad: Keyif-ten dört köşe ?.. Hırvatça, “kostimi”: Ayar ?.. Hollandaca, “woestijn”: Çöl ?.. İtalyanca, “congesto”: Akın etmiş (eden), yığıl/mış (-an), toplan/mış (-an). … ile dolu ?.. Letonca, “gūsts”: Esaret ?.. Slovakça, “kostný”: Kemikli. Kemikten ibaret. Kemik gibi ?.. Kostýmy: Gardrop, elbise dolabı ?.. Ebcedleri, 546…

İngilizce, “inquire about someone”: Birisi hakkında bilgi edinmek ?.. Outcast: Toplumdan atılmış kimse. Serseri kimse. Mahrum bırakılmış ?.. Fransızca, “cousette,f”: Terzi çırağı genç kız, terzi kız ?.. İspanyolca, “costurera,f”: Dikişçi kadın. Terzi kadın ?.. İtalyanca, “congestionarsi”: Tıkanmak, kapanmak, dolmak. (Kan) Akın etmek, (kan) yığılmak (top-lanmak) ?.. Ebcedleri, 877…

İngilizce, “inquire into”: Tahkik etmek. Araştırma yapmak. Araştırmak. İçyüzünü öğrenmek. Soruşturmak ?.. Cost-covering: Maliyeti karşılayan ?.. Farsça, “heşt-dehân”: Sarısabır ?.. Şoste: Yıkanmış. Küçük sarık ?.. Hollandaca, “kostprijs”: Maliyet. Alım fiyatı. Kârsız alış fiyatı ?.. İtalyan-ca, “predigestione”: Önsindirim, sindirim öncesi işlemler. Önceden sindir(il)me (-iş). Sindirime hazırla(n)ma (-yış, -ış) ?.. Slovakça, “čeština”: Çek, Çekli ?.. čistokrvný: Safkan, soylu ?.. Ebcedleri, 765…

İngilizce, “inquire”: Bilgi istemek. Araştırmak. Sorup öğrenmek. Araştırma yapmak. So-ruşturma yapmak. Tahki-kat yapmak. Sormak ?.. Allegory: Remiz ve kinayeli hikâye, kinaye ?.. Proxy: Vekil. Vekillik, vekâlet. Vekâletnâme ?.. Boşnakça ve Makedonca, “renome”: Ün, şân, nam, şöhret ?.. Fransızca, “mémoire,m”: Defteri (Borç). Dilekçe. (Bir ilim veya yarışma kuruluna sunulan, belli bir mevzuda yazılmış) Bildiri, inceleme yazısı. *. Hatıra, hatıralar; hatıra türü ?.. Meneur: Kılavuz, yol gösterici, öncü. Çoban. *. İyi yöneten, yönetmesini bilen. Elebaşı ?.. Hollandaca, roemen: Övmek, medhetmek, yükseltmek, övgüyle bahsetmek ?.. İspanyolca, “memoria,f”: Hatıra (Hatırlanan şey, anı,). Hafıza. Zihin, ha-tıra. *. Abide. Tutanak, zabıt. Risale. Pl. (Birine yazıyla veya biri aracılığıyla) Saygılar sunma. Bir mevzuda tutulan not. Pl. Hatırat, anılar ?.. İtalyanca, “memoria”: Araştırma (Yazı, in-celeme,). Hafıza. Anı. *. Belge ?.. Latince, “memoria”: Ta-rih. Hafıza. Hatırlama süresi. Ömür. Hatıra. Geçmiş olay. * ?.. Ebcedleri, 298…

Latince, “anquîrô”: Araştırmak. Dikkatle tedkik et-mek. Kanunî araştırma yapmak. (“dê” ile ve dava açmak) ?.. Complôrô: Ağlamak (- için yüksek sesle). Figân etmek, acımak ?.. Êmodulor: Övgüsünü dile getirmek (Terennüm etmek, mısralarla). Türkü yakmak. Kutlamak ?.. “İkimizin şiirlerini yazdım, bayılacaksın!.. Ben yaşadığımı şiirimde de yazarım, romanımda da!” (T.G. 4.126) ?.. Fêriae: Bay-ram veya tatil günleri (Şenlik,). Huzur, sükun ?.. Praeiû-dicium: Örnek, emsal, numune. Peşin hüküm ?.. Boşnakça ve Sırpça, “čarobnjak”: Büyücü, sihirbaz ?.. İngilizce, “crying”: Ağlayan ?.. Favor: Yardım (Yararlı bir). Teveccüh, güleryüz gösterme, lütuf, kerem. İltimas, kayırma, himmet. Taraf tut-ma, himaye. İltifat. Sima, çehre, yüz. Ufak hediye, armağan. Ç. Cinsî münasebet için müsaade etme. Müsamaha etmek, tarafını tutmak, iltimas yapmak, kayırmak, himaye etmek, işini kolaylaştırmak. Onaylamak, tasdik etmek, tercih etmek. Benzemek. Dikkat etmek. Lütuf göstermek. Göz yummak ?.. Japonca, “kon-iro”: Lacivert ?.. Rumca, “parusiazo”: Takdim etmek, göstermek (Sunmak,). Tanışmak ?.. Slovakça, “rov-naký”: Benzer. Aynen, aynı. Eşit. Bir örnek. *. Çift ?.. Eb-cedleri, 293…

Latince, “exquîrô”: Araştırmak, dikkatle aramak, dik-katle bakıp muayene etmek (Araştırıp öğrenmek,). Soruştur-mak, tahkikat yapmak. Tasarlamak, kurmak, icâd etmek ?.. Hollandaca, “verlof”: İzin, müsaade, ruhsat ?.. İspanyolca, “legendario,m,f”: Hikâye kitabı (Bu tür). Azizlerin hayat-larıyla ilgili. Efsanevî. *. Efsane kitabı ?.. İtalyanca, “premo-zione”: Alınyazısı ?.. La sagari: Balta (İki ağızlı) ?.. Lehçe, “agrafka,f”: İğne(Çengelli) ?.. Romence, “mesager”: Haberci. Temsilci. Elçi ?.. Ebcedleri, 323… 1+322 ?.. Dost Mirza-beyoğlu !..

Latince, “inquîrô”: Araştırmak. Soruşturmak. İncele-me yapmak. (Kanun) Delil toplamak ?.. Arabça, “Kostan-tîniyye”: İslâm dünyasında İstanbul için kullanılmış isim-lerden biri ?.. Farsça, “kise-bür”: Yankesici ?.. Çeş: “Dene-yen, tadına bakan” mânâsına gelerek kelimelere eklenir ?.. (Bkz. Latince, “gustus”) Ebcedleri, 303… 1+302 ?.. Mirza-beyoğlu: Mim+re+ze+elif+be+ye+vav+gayn+lâm+vav… 40+ 200+7+1+2+10+6+1000+30+6= 1302…

Latince, “perquîrô”: Araştırmak, bilgi edinmek için sormak, dikkatlice incelemek ?.. Boşnakça, Bulgarca, Hırvat-ça ve Makedonca, “predgovor”: Önsöz. Başlangıç ?.. Fran-sızca, “pleurarde”: Ağlayan (Gözü sulu, olur olmaz). Ağlar gibi ?.. Rubrique,f: Başlık (Eski kitablarda kırmızı boya ile yazılmış). Bir kitabın yayımlandığı yeri belirtme. (Gazete ve dergilerde) Belirli bir mevzuya ayrılan bölüm, sütun. Pl. Ayin usûlleri kitabı. Kırmızı tebeşir, bir tür kırmızı toprak. Düzen, dolap, oyun ?.. Hollandaca,  “afschilderen”: Resmini bitirmek (tamamlamak). Tablo çizmek; boyamak; tabloyu tamamlamak. *. Anlatmak; tasvir etmek ?.. İspanyolca, “ave-riguar”: Araştırmak (Soruşturmak, doğruyu). Meydana çıkar-mak. Öğrenmek, anlamak. Tartışmak ?.. Makedonca, “meç-ta”: Düş, rüyâ, hülya, kuruntu ?.. Ebcedleri, 445… “Muhyid-din-i Arabî: 445.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 486)… Muhyiddin ?.. Müceddid ?..

Latince, “requîrô”: Araştırmak, aramak (Bşi). Sor-mak, soruşturmak. (“ex” veya “ab” ile) Soru sormak. İhtiyaç hissetmek. İstemek, taleb etmek. Elden kaçırmak, boşuna aramak ?.. Fulgurâlis: Şimşek veya yıldırımla ilgili. İlâhî işaret olarak yıldırım veya şimşeğe ilişkin veya ilgili ?.. Fransızca, “chapelet,m”: Tesbih. Tesbihle okunan dua. Kan-gal. Dizi, sıra, takım. (Bir yerde bezek olarak kullanılan) Tesbih çubuk. Bostan dolabı, su dolabı ?.. İngilizce, “plait”: Kıvrım, pli, kırma. Örgü. *. Örmek. Kıvrım yapmak ?.. İtal-yanca, “lingua sacrilega”: Dil (Çekiştiren) ?.. Ebcedleri, 443 …

İtalyanca, “inquisire”: Araştırmak, incelemek. Soruş-turmak. * ?.. Almanca, “befehishaber, m”: Kumandan, komu-tan ?.. Durchsuchung,f: Arama ?.. Fransızca, “frasque,f”: Hile, dolap, muziplik. Delice davranış, çılgınlık, sapkınlık ?.. Fresque,f: Resim, fresk (Duvar suluboyası, yaş alçı üzerine yapılan suluboya) ?.. (“Gazetede benim suluboya ile yapıl-mış bir resmim var !..” T.G. 3.266)?.. Offre,f: Arz. Teklif, sunma. *. (Huk.) İcâb ?.. Hollandaca, “hand-woordenboek”: Lûgat (El lûgatı, küçük) ?.. İngilizce, “offer”: Takdim etmek, arzetmek, sunmak. Teklif etmek, (fiyat) vermek. Göstermek. Meydana çıkmak, görünmek, gözükmek. Teklif. Fiyat teklifi ?.. (“Halife görünecek!”) ?.. İspanyolca, “enumeración,f”: Numaralama (Sayma, sıralama,). Sayım. * ?.. İtalyanca, “ma-rasso”: Engerek (Bayağı) ?.. Massora: Tevrat ilmi, Tevratın aslını saptama ?.. Makedonca, “mravyalnik”: Karınca yuvası ?.. Ebcedleri, 368… “Mehdî Arvasî: 59 +309= 368.” (Lûgat -ı Salihûn, sh 444)

İtalyanca, “perquisire”: Aramak, araştırmak, taramak, elden geçirmek ?.. Boşnakça, “kisi-ti”: Ekşimek ?.. Farsça, “küstel”: Bokböceği ?.. Fransızca, “cystique”: Mesaneye âit, mesaneyle ilgili ?.. Hollandaca, “doodkist”: Tabut ?.. Latin-ce, “cistula”: Küçük kutu ?.. Kestel: Küçük kale. Hisarcık. (İtalyanca’dan) ?.. Ebcedleri, 510… Takdim… Noktalı harf-ler: Te+kaf+ye… 400+100+ 10= 510… Ebu-l husayn: Tilki… Ebu-l husayn: Elif+be+vav+elif+lâm+ha+sad+ye+nun… 1+2 +6+1+30+8+90+10+50= 198… Rûznâmçe: Re+vav+ze+nun +elif+mim+cim+he… 200+6+7+50+1+40+3+5= 312… Tilki Günlüğü: 198+312= 510… “Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 59+129+322= 510. Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 62+126+ 322= 510.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 537)

İtalyanca, “squisitamente”: Çok güzel (biçiminde) ?.. Slovakça, “cesta lesom”: İz ?.. Ebcedleri, 1059…

Üstad’ın ÇİLE’sinden:

–“Suda bir gizli yol, pırıltılı iz; Suda ezel fikri, ebed duygusu.

İngilizce, “perquisite”: Maaştan ayrı gelir. Muntaza-man verilen bahşiş. Bir kimsenin hakkı olan imtiyaz ?.. Custard apple: Hind ayvası, “annona reticulata” ?.. Almanca, “geistreich”: Zeki, akıllı; esprili, nükteli, zarif ?.. Farsça, “heştâd”: Seksen, (80) ?.. Fransızca, “vente judiciaire”: Ha-kim kararıyla yapılan satış ?.. İtalyanca, “epigastrio”: Üst-karın bölgesi. Mide ağzı ?.. Ebcedleri, 710… Tedkîknâme: 400+4+100+10+100+50+1+40+5= 710… Şeriat: Şın+re+ye +ayn+te… Noktalı harfler: Şın+ye+te… 300+10+400= 710…

İngilizce, “requisition”: Taleb, isteme, resmî emir. Taleb etmek, istemek, resmen istemek. Mükellefiyetine tâbi tutmak ?.. Çekçe, “ještě ne”: Henüz değil. Daha değil ?.. Latince, “inquîsîtor”: Soruşturma görevlisi. Araştırıcı, casus. İnceleme yapan ?.. Ebcedleri, 773…

İtalyanca, “acquisitivo”: Satın alma …(s)i, edinme …(s)i ?.. Almanca, “kasten,m”: Kutu, sandık, çekmece, mah-faza. (Matb.) Hurufat kasası. Kasa. Dolap. Konsol, komot. (Denizc.) Bangaçça. Hapishane. (Radyo) Şasi ?.. Boşnakça, “kesten”: Kestane ?.. Çekçe, “hostina”: Ziyafet. Akşam ye-meği. Kaymak ?.. Danca, “ængste”: Korkutmak, endişeye düşürmek, telâşlandırmak ?.. Estçe, “kastan”: Kestane ?.. Farsça, “hem-zîstî”: Birlikte yaşama. (Botanik) Ortak yaşar-lık ?.. Hırvatça, “kesten”: Kestane. Kestane rengi ?.. Hollan-daca, “hostes”: Vasıtalarda yolcu ağırlayan, veya bir toplu-lukta katılanları ağırlayan onlara kılavuzluk eden genç kadın ?.. İngilizce, “seacoast”: Deniz kıyısı, sahil ?.. Macarca, “csa-tázni”: Savaşmak ?.. Norveççe, “engste”: Korkutmak ?.. Sırpça, “kesten”: Kestane ?.. Slovakça, “hostina”: Şölen. Zi-yafet ?.. Hustilka: Pompa ?.. Bez kôstky: Çekirdeksiz. Duvar-cı, taş ustası ?.. Lisân ustası ?.. Ebcedleri, 532… “Telakkub: Lâkab alma. Lâkablanma: 532.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 557)

İtalyanca, “acquisito”: Edinil/en (-miş), kazanıl/an (-mış). (Tıb) Doğuştan sonra dış etkenlerle meydana çıkan ?.. Costume: Alışılmış davranış, alışkanlık; gelenek, görenek, örf, âdet; ahlâk; kılık, kıyafet, giysi (Almanca’da, sitte) ?.. Gesuitico: İsa Derneği …(s)i ?.. Ci ho gusto: Beğeniyorum, seviyorum, hoşuma gidiyor ?.. Fransızca, “costume,m”: Giyim, kılık, kıyafet. Elbise ?.. Costumé: Giyimli, giyinik ?.. Ubiquiste: Her yerde aynı ânda hazır olan ?.. Hollandaca, “gestadig”: Devamlı. Sürekli. Tekrarlanan ?.. Gesteld: Bir şeyi sevme, beğenme, hoşlanma ?.. İngilizce, “costume”: Kıyafet, elbise, kostüm. Kıyafete sokmak ?.. Rusça, “kostoçka”: Kılçık ?.. Yiddiş dilinde, “kostik”: Çok pahalı; masraflı ?.. Ebcedleri, 516…

Son defa yanlarındayım… Hemen hemen son cümle-leri: “Bir süre görüşemeyeceğiz !.. Beni görmek istediğin zaman kitabı açacaksın, ben oradayım !.. Ben her yerdeyim !..”…

İtalyanca, “requisito”: Resmen elkon/muş (-an). Key-fiyet, koşul, özellik ?.. Epigastrico: Üst-karın bölgesi … (s)i. Mide ağzı … (s)i ?.. Estçe, “sisse kastma”: Daldırmak, batır-mak ?.. İspanyolca, “hostigadora”: Kırbaç ve benzeri ile ce-zalandıran. Çok tedirgin eden, canından bezdiren ?.. Ebcedle-ri, 713…

İtalyanca, “squisito”: Çok güzel, seçme, seçkin, ince ?.. Castagnola: Mantar ?.. Saggista: Araştırmacı, denemeci, incelemeci, inceleme (deneme, araştırma) yazarı ?.. Hollan-daca, “gasstel”: Küçük havagazı ocağı ?.. İsveççe, “kasta sig”: Atılmak ?.. Latince, “cistellulae”: Cistellula’nın çoğulu ?.. Norveççe, “oppkasting”: Kusmak, çıkarmak ?.. Ebcedleri, 572…

İtalyanca, “acquisitore”: Satın alan, alıcı. Üretici, iş çeviren (adamı, yapan) ?.. Costoliere: Tek ağızlı kılıç ?.. Cos-tumare: Kullanılmak. …(y)e alış/ık (-kın) olmak. * ?.. Çekçe, “kastrol”: Uzun saplı tencere. Kulplu tencere ?.. Danca, “husassistend”: Evde yardımcı, yardımcı kadın ?.. Estçe, “kastrul”: Tava. Saplı tencere ?.. Farsça, “der cesten”: Sıçra-mak. Hamle etmek ?.. Ziştî: Çirkinlik. Kötülük ?.. Hollanda-ca, “gastrol”: Misafir oyuncu rolü. Misafir artist tarafından temsil edilen rol ?.. İngilizce, “castor oil”: Hindyağı ?.. Slovakça, “kastról”: Güveç. Saplı tencere ?.. Ebcedleri, 717…

Bana çabuk olmamı ve yüzümü boyamamı söylü-yorlar; ben de tiyatrocu olarak sahneye çıkacağım…” (T.G. 6.12)

Fransızca, “inquisitrice”: Araştırıcı, inceleyici, me-raklı. M. Engizisyon hakimi, engizisyoncu ?.. Çekçe, “ješit-ný”: Kibirli, kendini beğenmiş ?.. Danca, “gæsteværelse”: Misafir yatak odası ?.. Farsça, “geşt zeden”: Dolaşmak, gez-mek ?.. Filipince, “kastanyang magulang”: Kestane rengi ?.. Rusça, “çistokrovnıy”: Safkan ?.. Ebcedleri, 781…

İtalyanca, “inquisizione”: Soruşturma, sorguya çek-me. Kilise (papalık) sorgu mahkemesi. Sorguculuk ?.. Fran-sızca, “au juger”: Tahminle, kestirmece ?.. Ebcedleri, 241… Künyet-üs sa’leb: Tilkinin künyesi… Künyet-üs sa’leb: Kef+ nun+ye+te+elif+lâm+se+ayn+lâm+be… Noktasız harfler: Kef +elif+lâm+ayn+lâm… 20+1+30+70+30= 151… Sübül: Sebil-ler, yollar, caddeler… Sübül: Sin+be+lâm… Noktasız harfler: Sin+lâm… 60+30= 90… Künyet-üs sa’leb sübül: 151+90= 241… Mugayyeb… Noktasız harf: 40… Takrîzât: Tenkid etmeler. Ödünç vermeler. Kitabın başına konulmak üzere tanınmış kimselerden istenen takdim ve takdir yazıları… Tak-rîzât: Te+kaf+re+ye+zı+elif+te… Noktasız harfler: Re+elif… 200+1= 201… Mugayyeb takrîzât: 40+201= 241…

İtalyanca, “perquisizione”: Ara(n)ma (-yış, -ış) ?.. Almanca, “agraffe,f”: İğnesi (Toka, kopça, broş; ziynet). (Tıb) Yara çengeli ?.. Bohrmaschine,f: Matkap tezgâhı (Del-me makinesi;). Tur elektrik ?.. Fransızca, “examiner”: Araş-tırmak (İncelemek,). Muayene etmek. Yoklamak, imtihandan geçirmek. Süzmek, uzun uzun bakmak, incelemek ?.. Messa-ger: Elçi. [Eskiden] Posta arabacısı. Muştucu, haberci, öncü ?.. İngilizce, “examiner”: Müfettiş. İmtihan eden kimse, mü-meyyiz. Muayene eden kimse. Sorgu hâkimi. * ?.. İspanyol-ca, “falsaria”: Kalpazan. Sahteci . *. Yalancı ?.. Sufragio,m: Yardım, destek, taraf tutma. Oy, rey ?.. İtalyanca, “iconog-rafo”: Ressamı (Kutsal resim (sanatı) uzmanı,) ?.. Scorpione di acqua: Akrebi (Su) ?.. Letonca, “šķēps”: Mızrak. Cirit. Kargı ?.. Norveççe, “oldermann”: Üstad (Yaşlı usta,) ?.. Ebcedleri, 383…

İtalyanca, “conquistare”: Ele geçirmek. …(n)in gönlü-nü kazanmak, …(y)i elde etmek. Kazanmak. Baştan çıkar-mak, kendine yakmak (aşık etmek) ?.. Gastrosi: Mide iltihabı (hastalığı) ?.. Acquastrino: Batak(lık) ?.. Rusça, “kustarnıy”: Zanaatçı ?.. Ebcedleri, 757…

İtalyanca, “conquistatore”: Ele geçiren, elde ed/ en (-ici). Kadın elde eden, baştan çıkaran, kendine aşık eden ?.. Intercostale: Kaburgalar (kaburga kemikleri) arası ?.. Gast-roectasia: Mide genişlemesi ?.. Fransızca, “intercostale”: Eğeler arası, kaburgalar arası ?.. Hırvatça, “kastracija”: Ha-dım etme; iğdiş etme. Kuvvetten düşürme ?.. Letonca, “kast-rācija”: İğdiş etme ?.. Ebcedleri, 1163…

İspanyolca, “sinquisto”: Beraber iste(nil)miş / sev-(il)miş ?.. Sin quisto: İstenilmiş olmadan, istenilmişsiz ?.. Fransızca, “indigestion”: Sindirim güçlüğü. Bıkkınlık ?.. İngilizce, “indigestion”: Hazımsızlık, mide fesadı ?.. Rumca, “enikiastis”: Kiracı ?.. Ebcedleri, 622…

İtalyanca, “disquistore”: Gerçek ara/yıcı (-yan), ayrın-tılı sergileyen ?.. Farsça, “vâ geşten”: Geri dönmek ?.. Engiştû: Kömür ateşinde pişirilen bir ekmek ?.. Fransızca, “laisser de côté”: Bir yana bırakmak, aldırmamak, üzerinde durmamak ?.. Hırvatça, “koštan”: Kemik ?.. Rumca, “gast-rikos”: Mide -i ?.. Sırpça, “koštan”: Kemikten, kemikten yapılmış ?.. Ebcedleri, 777…

Fince, “tarkastaja”: Müfettiş, kontrolör ?.. Bulgarca, “gastrìt”: Mide iltihabı ?.. Farsça, “gostâhî”: Cesaret. Küstah-lık ?.. Slovakça, “častokrát”: Sık sık, çoğu kez ?.. Ebcedleri, 1091… Enîşe: Hafiye. Dalkavuk… Enîşe: Elif+nun+ye+ şın+he… 1+50+10+300+5= 366… Halife:  Birinin yerine geçen… Halife: Hı+lâm+ye+fe+he… 600+30+10+80+5= 725 … Enîşe halife: 366+725= 1091…

Üstad… İş Bankası eski müfettişlerinden !..

Fince, “tilintarkastaja”: Murakıp, müfettiş ?.. Ebcedi, 1591… Etsiskely: Araştırma ?.. Ebcedi, 592…

Fince, “tarkastelu”: İnceleme ?.. İtalyanca, “gastrorra-gia”: Mide kanaması ?.. Disgustosamente: İğren/ç (-dir/ici, -en; tiksindir/ici, -en) biçimde. Mideyi bulandırarak, mide bu-landır/ıcı (-an, -acak) biçimde. Soğutucu biçimde, soğutarak. Bıktırarak, bıkkınlık ver/erek (-ecek biçimde). Kırarak ?.. Ebcedleri, 1119…

Fince, “tarkastus”: Yoklama; inceleme; teftiş ?.. İngi-lizce, “indirect cost”: Dolaylı masraf ?.. Ebcedleri, 1148…

Estçe, “küsitlema”: Araştırmak. Soruşturmak. Sorgu-lamak. İncelemek. Sormak ?.. Almanca, “languste,f”: Makas-sız istakoz ?.. Fince, “keskusta”: Merkez ?.. İspanyolca, “subcostal”: Kaburgaların altında olan ?.. Langosta: İstakoz ?.. Latince, “aggestus”: Yığma, biriktirme, toplama ?.. Nor-veççe, “kullkaste”: Devirmek ?.. Ebcedleri, 568… “Mehdî Erdiş: 62+506= 568.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 581)

İngilizce, “cast about”: Araştırmak. Arayıp sormak. (Denizc.) Volta vurmak. (Mecazî) Kurmak. (Mecazî) Tasar-lamak ?.. Castor and Pollux: İkizler burcundaki “Kastor” ve “Polluks” adlı yıldızlar ?.. Almanca, “quotient,m”: Harici kısmet, bölüm; hâsılı taksim; (kalansız) tam kısım (Mat.) ?.. Ebcedleri, 879…

İngilizce, “cast about for something”: Aramak. Aran-mak. Çare aramak ?.. Ebcedi, 1757… Allegorist: Kinayeli hikâyeler meydana getiren kimse ?.. Ebcedi, 758…

İngilizce, “cast around”: Bkz “cast about” ?.. Cast iron: Dökme demir, pik, font ?.. Cast-iron: Pikten yapılmış. Çok sert, mukavim, dayanıklı ?.. Farsça, “süst-rây”: Tedbir-siz, kıt akıllı ?.. Fransızca, “gesticuler”: El, kol ve baş hare-ketleri yapmak ?.. İspanyolca, “costurón,m”: Kaba dikiş, te-yel. Büyük yara izi, dikiş yeri ?.. Hospitalario: Misafirperver. Misafir kabul edilen (yer). Düşkünler yurduyla ilgili ?.. İtalyanca, “accastellare”: Yığmak. (Şatolarla, kalelerle) Güç-lendirmek ?.. Incastro: Yuva, oyuk, oluk ?.. Scostare: Uzak-laştırmak, uzağa götürmek (koymak) ?.. Latince, “cessâtor”: Tembel, aylak kimse (Haylaz,) ?.. Ebcedleri, 731…

Keseller ?..

İngilizce, “cast around for”: Araştırmak. Dört bir yana bakınmak. Her yerde aramak ?.. Rusça, “gostînitsa”: Otel ?.. Ebcedleri, 1017…

Üstad’ın ÇİLE’sinden:

–“Ağlayın, âşinasız, sezsiz, can verenlere, Otel odalarında, otel odalarında!..

Kâh: Yüksek binâ. Bir gözlü oda. Tek oda. Köşk, kasır ?.. Kâha: Ev ortası, saha ?.. Ka’ve: Evin ortası ?.. Kaf: Ufuk. Bir harf. Bir dağ adı ?..

Üstad’ın hâline tercüman, Mevlânâ Abdurrahmân-i Câmî Hazretlerinin “Leme’ât” kitabındaki beytlerden fârisî bir beytin tercümesi:

–“Ey dost ! Seni her yerde ararım,

Her ân senden haberler sorarım.

“Seni Neslihan’da ararım” !..  –“Bir işaret, bir misâl; Ayrılık remzi visâl… Allah’a yol bir timsâl; Kadın…” ?..

“Seni Kusto’da ararım” !.. Allah’ın halifesinde !..

و و و

Cüst ?.. Çîst ?.. Kist ?.. Kust ?..

Çîst: Nedir ?.. Kist: Kimdir ?.. Kusto’dur !..

Farsça, “çîst”: Nedir ?.. Çostî: Çeviklik, kıvraklık ?.. Almanca, “just”: Tam. Demincik, henüz ?.. Boşnakça, “čist”: Temiz, arı, saf, pak, suçsuz, namuslu, lekesiz ?.. Danca, “just”: Tam ?.. Fransızca, “bas-côté”: Bir yolun yayalara ayrılan yan bölümü, alçak kaldırım. (Mimarlıkta) Binanın yan sahnı, yan sahın ?.. Oust !: Haydi, hadi bakalım !.. Hır-vatça, “čist”: Temiz. Saf. Taze. Açık. Gösterişsiz. İnce. Lekesiz ?.. İngilizce, “cast up”: Kusmak. Yığmak. Yukarıya kaldırmak. Karaya vurmak. Hesab yapmak. Rakamları topla-mak ?.. Cist: Tarih öncesi devirlere âit taş veya ağaç lahit. Kutsal araçlara mahsus sandık ?.. Cist: “Center for Infor-mation Security Teknology” ?.. Csti: “Sivil feza teknolojisi teşebbüsü”nün kısaltılmışı ?.. Cyst: (Tıb) Kist. (Bot.) Yağ cebi ?.. Just: Doğru, dürüst, hakkaniyetli. Hakbilir, adaletli, insaflı, âdil. Dürüst. Tam, doğru. Haklı, yerinde. Tam, tam tamına, kesin olarak. Hemen, şimdi, biraz önce. Ancak. He-men hemen. Neredeyse. Güç belâ, darı darına. Sadece, yal-nız. Çok… (Salih: İşe yarar, elverişli, uygun, iyi. Haklı olan, dindar.) ?.. Just: Joust ?.. West: Batı ?.. İspanyolca, “hues-te,f”: Sefere çıkmış ordu. Yandaşlar, taraftarlar ?.. Ajuste: Uyar hâle getirme. Ayar verme, ayarlama. Birbirine uydur-ma, ekleme. Uzlaşma. Anlaşma. Mukavele, sözleşme ?.. İs-veççe, “just”: Tam ?.. Norveççe, “just”: Tam, şimdi, o ânda ?.. Romence, “just”: Doğru, haklı; namuslu, dürüst. Haklı olarak. Öyle !, doğru !.. Sırpça, “čist”: Temiz, lekesiz. Arı, katıksız, saf. Bakir, el değmemiş. Net, açık seçik ?.. Ebced-leri, 473… “Mehdî Muhammed Mirzabeyoğlu: 59+92+ 322= 473.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 507)

Farsça, “çeşte”: Yiyecek, nevâle. Yem. Çeşni, meze. Balık yemi ?.. Heşt-pâ: Mürekkep balığı ?.. Boşnakça, “prkositi”: Meydan okumak ?.. Danca, “på bekostning af”: Hesabına ?.. İngilizce, “digastric”: (Anat.) İki karınlı ?.. Requisite: Lâzım, gerekli, zarurî, elzem (şey) ?.. İtalyanca, “pregiudicante”: Tehlikeye at/an (-ıcı) (sok/an, -ucu). Zarar ver/en (-ici). Peşin hükümde bulunan ?.. Slovakça, “kost-rový”: İskeletle ilgili. İskelet ?.. Ebcedleri, 708…

Farsça, “çâşt”: Öğün. Sabah kahvaltısı, sabah vakti ?.. Hollandaca, “gastvrij”: Misafirperver. Gazsız ?.. İngilizce, “questionless”: Şübhesiz, sualsiz ?.. İspanyolca, “hostelera”: Pansiyoncu ?.. İtalyanca, “ingiustificabile”: Uygun (yerinde, haklı) görüleme/yecek (-yen). Bağışlanama/ yacak (-yan). Haksız(ca). Nedensiz, dayanaksız ?.. Latince, “quaesîtor”: Müfettiş, hakim ?.. Ebcedleri, 704…

Farsça, “gest”: Çirkin. Utanç verici ?.. Arabça, “el-mikşetu”: Çakı ?.. Çekçe, “jist”: Yemek yemek. Almak ?.. Fince, “jaosto”: Bölüm ?.. Fransızca, “costaud”: Topuz gibi. Sağlam. Gür-büz, güçlü kuvvetli ?.. Custode,f: Kiliselerde mihrab perdesi. Kiliselerde kutsal ekmek camlığı. M. (Kimi manastırlarda) Başrahib ?.. İspanyolca, “costado,m”: Yan, yan taraf, kanat. (Ask.) Cenah, kanat. Geminin yanı. Soy, nesil, silsile ?.. İsveççe, “ojust”: Haksız ?.. İtalyanca, “cos-tei”: Şu bayan (kadın) ?.. Accusato: Suçlan/an (-mış). “Accusare’den” ?.. Romence, “coastă”: Kaburga kemiği. Yokuş, bayır. Kıyı, sahil ?.. Ebcedleri, 480… Te’vîlî: Te’vil ile ilgili… Te’vîlî: Te+elif+hemze+vav+ye+lâm+ye… Noktalı harfler: Te+ye+ye… 400+10+10=420… Rûznâmçe… Noktalı harfler: 60… Te’vîlî rûznâmçe: 420 +60= 480…

Hollandaca, “kost”: FİYAT. Yemek. Gıda. Yiyecek ?.. Kust: Sahil. Deniz kenarı. Kıyı. Yalı ?.. Almanca, “kost, f”: Gıda, yiyecek. İaşe. Rejim, riyazet ?.. Boşnakça, “gost”: Misafir ?.. Kost: Kemik ?.. Bulgarca, “gòst”: Misafir ?.. Danca, “kost”: Süpürge. Fırça. Gıda, besin ?.. Estçe, “kost”: Pano, tahta ?.. Kust: Nereli ? Nereden ? Neden ?.. Farsça, “kâste”: Eksik, noksan. Çıkarılmış ?.. Hırvatça, “gost”: Misafir. Ziyaretçi ?.. Gust: Kalın. Yoğun. Çalılık. Bükülmez ?.. Kost: Kemik ?.. İngilizce, “costive“: Kabız. Cimri. Hasis ?.. Cystic: Kiste ait. Safra kesesine veya mesaneye âit. Kist ihtiva eden. Kistte olan ?.. Gust: Rüzgârın ani olarak şiddetle esmesi, bora ?.. İsveççe, “kost”: Yiyecek ?.. Kust: Kıyı, sahil ?.. Japonca, “haçigatsu”: Ağustos ?.. Litovca, “justi”: Hisset-mek. Sezmek ?.. Letonca, “kost”: Isırmak. Kemirmek ?.. Kust: Erimek. Çözünmek. Eriyip su olmak ?.. Macarca, “koszt”: Azık, yemek, aş ?.. Norveççe, “kost”: Süpürge. Gı-da, yiyecek ?.. Romence, “gust”: Tat, lezzet; iştah ?.. Rusça, “kust”: Çalı, ağaç, funda ?.. Kost’: Kemik ?.. Slovakça, “čistič”: Bulaşık teli. Kısa kıllı fırça. Fırçalayıcı. Süzgeç ?.. Kost: Kemik ?.. Sırpça, “gost”: Misafir; davetli ?.. Gust: Koyu, yoğun, sık; gür ?.. Pojesti: Yiyip bitirmek ?.. Kost: Kemik ?.. Yiddiş dilinde, “kust”: Çalı, çalılık ?.. Ebcedleri, 486…

Danca, “frokost“: Öğle yemeği ?.. İsveççe, “frukost”: Kahvaltı ?.. Çekçe, “kaštan”: Kestane ?.. Rusça, “kaştan”: Kestane ?.. Slovakça, “gaštan”: Kestane ?.. Húština: Sık di-kilmiş (bitki). Balta girmemiş orman. Çalılık ?.. Ebcedleri, 772…

Almanca, “gesundheitskost”: Perhiz ?.. Gastwirt, m: Lokantacı; meyhaneci. Otelci, hancı ?.. İngilizce, “gusta-tory”: Tatma duyusuyla ilgili ?.. Litovca, “kastruoti”: Kısır-laştırmak. Kuvvetten düşürmek ?.. Ebcedleri, 1103… “Neslihan: Nun+sin+lâm+(elif)+hı+elif+nun… 50+60+30+ (1)+600+1+50= 791–792… Kerimem: Kef+re+ye+mim+ (elif)+mim… 20+200+10+40+1+40= 311… Neslihan Keri-mem: 1102-1103.” (H.T. Sh 135)…

İsveççe, “kosta”: MÂL OLMAK ?.. Kvast: Süpürge ?.. Almanca, “gestade,n”: Yalıboyu; deniz kenarı; sahil, kıyı  ?.. Küste,f: Sahil, kıyı, yalı; deniz kenarı ?.. Quast,m: Çalı demeti. Boya fırçası. Quaste ?.. Çekçe, “kvést”: Çiçeklen-mek. Çiçek açmak. Meyve vermek. Ortaya çıkmak, görün-mek ?.. (“Halife görünecek!”) ?.. Danca, “koste”: Fiyatı … olmak, etmek ?.. Kvast: Püskül ?.. Endonezca, “kasut”: Ça-rık. Terlik ?.. Kusta: Cüzzam ?.. Farsça, “kise-i safrâviyye”: Safra kesesi ?.. Fince, “joustava”: Esnek ?.. Kesto: Süre ?.. Viesti: Haber, bildiri ?.. Fransızca, “justice, f”: Adalet. Hak. Mahkeme. Dürüstlük ?.. Hollandaca, “koest”: Hareketsiz, sakin, durgun, dingin ?.. İngilizce, “aghast”: Çok korkmuş. Dehşet içinde. Donakalmış. Ödü patlamış. Şaşırmış ?.. Guest: Misafir, davetli. Otel veya pansiyon müşterisi. Asalak bitki veya hayvan. Misafir sanatçı olarak rol almak ?.. Justice: Adalet, hak. Hakkaniyet, doğruluk. Hâkim ?.. Quest: Araştır-mak. Birşeyi aramak. Aramak. Elde etmeye çalışmak. (Kö-pek) Havlayarak av izini aramak. Araştırma. Arama. Soruş-turma. Tahkik. Tedkik. Peşine düşme. Mahkeme. Elde etme-ye çalışma. Macera ?.. İspanyolca, “gasto,m”: Harcama. Harç, masraf. (Gaz, elektrik vb.) Sarfiyat ?.. İtalyanca, “gesto”: El kol (baş) oynat/ma (-ış). Davranış, yiğitlik ?.. Letonca, “kūsāt”: Kaynamak. Köpürmek ?.. Romence, “gus-ta”: Tatmak; hoşlanmak ?.. Rumca, “gusta”: Beğeni, zevk ?.. Rusça, “çuvstvo”: Duyu, duyum ?.. Kusat’: Isırmak, sokmak ?.. Slovakça, “gesto”: El, kol hareketi; jest. El hareketleriyle konuşma ?.. Ebcedleri, 487… “Seyyid Fehim (Arvasî): 487. Celcelutiye: Hazret-i Ali tarafından cifr ve ebced hesabiyle tertibedilen Süryanice bir kaside. Esas mânâsı “bedi’” de-mektir: 487.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 517)

Charles Baudelaire’in “La Rançon – Fidye” isimli şii-rinden:

–“L’un est l’Art, et l’autre l’amour.

–Pour rendre le juge propice,

Lorsque de la stricte justice

Paraîtra le terrible jour,

–“Biri sanattır ve diğeri aşk.

–Uygun hakime teslim etmek için,

Ne zaman ki esaslı mahkemenin

Korkunç günü doğacak,”

İsveççe, “bekosta”: Ödemek ?.. Almanca, “justiz,f”: Adalet, adliye; kaza hakkı ?.. Çekçe, “jistý”: Emin. Kesin. Mutlak ?.. Farsça, “kist”: “Kimdir ?” mânâsına soru edatı ?.. Kostî: Zerdüştî kemeri ?.. Danca, “bekoste”: Parasını vermek ?.. Kyst: Sahil, kıyı, deniz kıyısı ?.. Fransızca, “gestapo,f”: Nazi Almanyasında siyasî polis, gizli devlet polisi ?.. Hollandaca, “gestapo”: Nazi Almanyasında siyasî polis, gizli devlet polisi ?.. Gist: Maya. Öz nitelik ?.. Kist: Sandık. Kasa. Bü-yük kutu. Tabut ?.. İngilizce, “gist”: Öz, meselenin esası, hülâsa, özet ?.. İspanyolca, “custodia,f”: Bakma, gözetme. Gözaltında tutma, gözetim, nezaret. Gözcü, muhafız. Gardi-yan. Altın veya gümüş kutsal ekmek kabı. (Dia: Gün. Gün-düz, gün ışığı. Doğum günü. Yaşam, yaşanmış yıllar.) ?.. İtal-yanca, “custodia”: Koru(n)ma (-yuş, -uş). Bekçilik. Bakım, gözetim. Yönet/im (-me). Kılıf ?.. Latince, “custôdia”: Bekle-me, gözetleme, nezaret, himaye. Bekçiler, muhafızlar. Bekçi veya muhafızın bulunduğu yer, karakol. Hapishane. Hapisler, esirler ?.. Norveççe, “kyst”: Kıyı, sahil ?.. Rumca, “kist”: Kist. Sidik torbası, mesane ?.. Sırpça, “jestivo”: Azıklık, yi-yecekler ?.. Ebcedleri, 490…

Nakşî büyüklerinin kitablarından bir beyt:

–“Malûm olur gün gibi sabah oldukta

Gerçek hüviyeti kimdir karanlıkta.

Hüviyet ?.. Takdim !.. Kist: “Kimdir ?” ?.. Kusto’dur !..

Fince, “kostaa”: Öcünü almak ?.. Kostea: Nemli ?.. Kastua: Islanmak ?.. Almanca, “quaste,f”: Püskül. Pompon. (Banyo) Lif ?.. Danca, “kvæste”: Yaralamak, zedelemek, be-relemek ?.. Estçe, “kestev”: Bitmeyen. Sürekli. Uzun süren, dayanıklı ?.. Farsça, “güceste“: Melûn, habis ?.. Hollandaca, “badgast”: Kaplıca, hamam müşterisi ?.. Gehaast: Hızlı, aceleci, alelacele, acelece ?.. İngilizce, “castaway”: Serseri. Akıntıyla sürüklenen. Değersiz diye atılmış. (Denizde) Kazazede. Reddedilmiş kimse veya şey ?.. İtalyanca, “guasta“: … boz/an (-ucu) ?.. Questa: Bu (dişi) ?.. Queste: Onlar, şunlar ?.. Norveççe, “gjest”: Jest ?.. Ebcedleri, 488… “Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 59+126+1302= 1487= 488.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 518)

Hırvatça, “koštanje”: Maliyetlerin hesaplanması ?.. İngilizce, “news caster”: Haber spikeri ?.. İtalyanca, “castel-laneria”: Derebey (şato sahibi) ülkesi. Şato sahibinin (bekçi-sinin) odası ?.. Incastellare: Çatısını yapmak (kurmak). Kale-lerle (şatolarla) güçlendirmek ?.. Lavanda gastrica: Mide yıka(n)ma(sı) ?.. Ebcedleri, 788…

Sırpça, “koštanje”: Maliyet, maliyet fiyatı ?.. Farsça, “gosterânden”: Yaymak. Neşretmek ?.. Şikeste: Kırık, kırıl-mış, yarık. Mağlub olmuş, bozulmuş, hezimete uğramış. Kı-rılmış, kırgın, incinmiş, kederli. Zayıf, güçsüz. Kırık hatlarla yazılmış yazı çeşitlerine verilen isim, şikeste yazı ?.. Estçe, “kostümeerima”: Elbise giymek ?.. İtalyanca, “costola spu-ria”: Yalancı kaburga ?.. Ebcedleri, 785…

Filipince, “kostas”: Maliyet ?.. Almanca, “goldküste”: Altın sahil ?.. Danca, “gestus”: Jest ?.. Estçe, “kestus”: Süreç, süre ?.. Farsça, “kem-o-kâst”: Eksiklik, noksan. Kusur ?.. Be-küsiste: Kopmuş, kopuk. Çözülmüş, çözük, gevşek; düşük ?.. Filipince, “gastahin”: Masraf. Harcamak ?.. Gastos: Maliyet. Masraf, harcama, gider ?.. Fransızca, “gestion,f”: (Başkasının hesabına veya kendi hesabına) Yönetme, çekip çevirme ?.. Hırvatça, “gustina”: Yoğunluk. Sıklık, kalınlık.  Koyuluk ?.. İngilizce, “gusset”: Köşebent. Elbise veya eldivenin üç köşeli peşi ?.. İspanyolca, “desgaste,m”: Yıpranma, aşınma, yenme. Harcanma. Harab olma. Güçten düşme. Cesaretini kaybetme ?.. İtalyanca, “cassatoio”: Kazıyıcı ?.. Latince, “gestus”: Du-ruş, poz, hareket, jest. Jestler yapma ?.. Gestus: Taşınılmış. Getirilmiş. Mâlik olunmuş. (Bitkiler) Meyve, ürün verilmiş. (Duygular) Beslenilmiş. Yönetilmiş. Yapılmış, edilmiş. (Zaman) Harcanılmış ?.. Letonca, “justies”: Dokunmak, his-setmek. Tutmak, bulundurmak ?.. Romence, “îngust”: Dar; dar kafalı ?.. Sırpça, “gustina”: Yoğunluk, koyuluk; gürlük; kıvam ?.. Slovakça, “kostený”: Kemikli. Kemikten ibaret. Kemik gibi ?.. Ebcedleri, 547…

Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça “koštati”: Mâl olmak. Değerinde olmak, etmek, yapmak ?.. Farsça, “güstahâne”: Küstahcasına, edebsizcesine, sıra saygı tanımaksızın. Cesurca ?.. İngilizce, “gesticulator”: Konuşurken eliyle hareketler yapan kimse ?.. Ebcedleri, 1137…

Mesnevî’nin 948. beyti:

–“Cümle bavey bangha ber daştend

K’an harisan ki sebebha KAŞTend.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1137… –“Hayvan-ların hepsi ona haykırdılar – (Dediler ki:) “Ey sebebleri eken, harisler !”

Sırpça, “skupo koštati”: Pahalıya mâl olmak ?.. Farsça, “kâst giriften”: Zayıflamak ?.. Ebcedleri, 1231…

Hollandaca, “kostbaar”: Değerli, yüksek fiyatlı, kıy-metli ?.. İspanyolca, “custodiar”: Bakmak, gözetmek. Muha-faza etmek. Gözaltında bulundurmak ?.. İtalyanca, “custodi-re”: Korumak. Saklamak. Bakmak, gözetmek. …(y)e yardım etmek. Gözetlemek, gözaltında tutmak ?.. Gallina agostina: Ağustos tavuğu ?.. Latince, “custôdîre”: Beklemek, korumak, himaye etmek, savunmak. Hapiste tutmak. Gözetlemek, beklemek, nezaret etmek. Dikkatle bakmak ?.. Ebcedleri, 690… Hafî: Gizli. Açıkta olmayan. Saklı… Hafî: Hı+fe+ye… 600+80+10= 690… Halife… Noktalı harf-ler: Hı+ye+fe… 600+10+80= 690… Terâcim-i ahvâl: Hâl tercümeleri, biyografiler… Terâcim-i ahvâl: Te+re+cim+mim+hemze+ elif+ha+vav+elif+lâm… 400+200+3+40+1+1+8+6+1+30= 690…

Almanca, Danca ve Norveççe, “kostbar”: Değerli, kıymetli. Pahalı, masraflı ?.. Farsça, “dâd-güster”: Adâleti yayan, adâletli. Hâkim. Yüce Allah. Âdil ?.. Güsterde: Yaygı. Döşenmiş, yayılmış ?.. Fince, “rakastua”: Âşık olmak ?.. Fransızca, “echapper juste”: Zor kurtulmak ?.. İtalyanca, “aragosta”: İstakoz ?.. Guastare: Bozmak ?.. Sırpça, “pru-gast”: Çizgili, çubuklu; yollu ?.. Prekost: Hırçınlık, huysuz-luk ?.. Slovakça, “kostrč”: Kuyruk kemiği. (Sığır) But ?.. Ebcedleri, 689…

Danca, “gøre sig kostbar”: Nazlanmak ?.. İspanyolca, “hospitalmente”: Misafirperverlikle, yardımsever bir şekilde ?.. İtalyanca, “giustificato”: Nedeni gösteril/ miş (-en) (belir-til/miş, -en, söylen/miş, -en). Vesikaya dayanan, vesikalı, vesikalan/mış (-an). Doğruluğu (haklılığı) gösteril/miş (-en), haklı, yerinde. Doğrulan/mış (-an). Aklan/mış (-an), temize çık(arıl)mış (-an) ?.. Ebcedleri, 1006…

Almanca, “kostbarkeit,f”: Kıymetli veya nadiren bu-lunan şey ?.. İngilizce, “miscarriage of justice“: Adlî hata. Adaletsizlik ?.. Ebcedleri, 1120…

Danca, “bekostelig”: Masraflı, çok masraflı ?.. Fran-sızca, “jurisprudence,f”: Hukuk ilmi. Kazaî içtihad ?.. Hol-landaca, “geestelijk”: Zihnî, aklî, fikrî, ruhî ?.. İngilizce, “coasting”: “Coast” fiilinin şimdiki zaman çekimi. Pedal çe-virmeden yokuş aşağı kayma. Motorsuz yokuş aşağı kayma. Kıyı seyri. Kabotaj. Kızakla kayma ?.. Macarca, “gesztenye”: Kestane ?.. Ebcedleri, 550… Gâhvâre: Beşik (Mehd ?..)… Gâhvâre: Kef+elif+he+vav+elif+re+he… 20+1+5+6+1+200 +5= 238… Rûznâmçe: 200+6+7+50+1+40+3+5= 312 (A’mar ?..)… Gâhvâre rûznâmçe: 238+312= 550… “M. Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 59+691+477+322= 1549= 550.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 569)

Hollandaca, “kosteloos”: Ücretsiz, parasız. Masrafsız, karşılıksız ?.. Oogstmaand: Hasat ayı, hasat toplama ayı, ürün toplama mevsimi (ayı) ?.. Farsça, “güsiste-dem”: Nefesi kesilmiş, çok yorgun düşmüş ?.. İtalyanca, “incostanza”: Süreksizlik; değişkenlik, istikrarsızlık ?.. Suggestivo: Etkile/ yici (-yen). Büyüle/yici (-yen). Çek/ici (-en), güzel. Duygu-landır/ıcı (-an). (Karşılığı) Telkin ed/ici (-en). Kışkırt/ıcı (-an) ?.. Ostessa: Meyhaneci kadın. Meyhaneci(nin) karısı ?.. Inquisitivo: Soruşturma (sorgu) …(s)i, araştırma …(s)i ?.. Eb-cedleri, 589…

Almanca, “kosten”: Şu kadar para etmek. Pahalıya, hayatına vs. mâlolmak. İcâb (taleb) etmek, istemek (Farsça, “hâsten” ?..) ?.. Kosten,pl: Masraf(lar) ?.. Kosten: Çeşnisine, tadına bakmak; birşeyin lezzetini tadmak ?.. Makedonca, “kosten”: Kestane ?.. Hollandaca, “kosten”: (Fiyat) Değer. Kıymet. Mâl olmak. Para etmek. Gider ?.. Almanca, “log-gast,m”: Paraketeci ?.. Danca, “gusten”: Solgun. Soluk ?.. Vinhøst: Bağbozumu ?.. Farsça, “kâvisten”: Tâkati olmak ?.. Nakaste: Eksiksiz, noksansız. Tamam ?.. Filipince, “kastil-yo”: Kale. Şato ?.. Norveççe, “gusten”: Solgun, soluk ?.. Ebcedleri, 537… İstiknâh: Bir şeyin künhünü, hakikatini, doğruluğunu araştırma, araştırılma… İstiknâh: Elif+sin+te+ kef+nun+elif+he… 1+60+400+20+50+1+5=  537…

Hollandaca, “kosten in de prijzen doorberekenen”: Hesablamak, fiyatları hesablamak ?.. Almanca, “zibetratte,f”: Faresi (Misk) ?.. Latince, “interfectôris”: Katil ?.. Ebcedleri, 1422…

Farsça, “akosten”: Asmak. Sıkıca bağlamak ?.. Kâs-ten: Eksiltmek, azaltmak. Hesabtan düşmek, çıkarma yapmak ?.. Kasten ?.. İngilizce, “sea chest”: Gemici sandığı ?.. Ghostly: Hayâlet gibi. Mânevî ?.. İspanyolca, “continuo”: Sabit ?.. Cuestas: Mâl oluyorsun ?.. Cuestes: Mâl olsan ?.. Gestión,f: Girişim, teşebbüs. Yönetme ?.. İsveççe, “sista”: En son ?.. İtalyanca, “castello”: Şato, derebey konağı. Kale. Köy. Çatı. Konak ?.. Cessato: Kesil/miş (-en), din(diril)miş (-en). Dur-(durul)muş (-an). Bırakıl/mış (-an). Bit(iril)miş (-en) ?.. Incesto: Mahremle (yakın akrabayla) zina ?.. Costalgia: Kaburga (kemikleri) ağrısı ?.. Guastabile: Bozulabil/ir (-en, -ecek) ?.. Latince, “caestus”: Boksörlerin eldiveni. Muşta ?.. Slovakça, “hustý a dlhý”: Çok ciltli, cilt cilt olan ?.. Yiddiş dilinde, “kastn”: Kutu. Sandık ?.. Ebcedleri, 531… Mehdî Salih İzzet Mirzabeyoğlu: Mim+he+dal+ye+sad+elif+lâm +ha+ayn+ze+te+mim+re+ze+elif+be+ye+vav+kef+lâm+vav… Noktasız harfler: Mim+he+dal+sad+elif+lâm+ha+ayn+ mim+re+elif+vav+lâm+vav… 40+5+4+90+1+30+8+70+40+ 200+1+6+30+6= 531…

Almanca, “auskosten”: Tadını, zevkini çıkarmak ?.. Endonezca, “kusut masai”: Darmadağınık, karmakarışık. (Saç, giyecek) Dağınık; düzensiz ?.. Farsça, “merdüm-küş”: Adam öldüren ?.. Fince, “keskustelu”: Görüşme (Konuşma,) ?.. Latince, “succustôs”: Yardımcı muhafız ?.. Ebcedleri, 604… Silâhşôr: Silâhlı adam, savaşçı… Silâhşôr: Sin+lâme-lif+ha+şın+vav+re… 60+30+ 8+300+6+200= 604…

Almanca, “besatzungkosten”: İşgal masrafları ?.. Farsça, “keştî şuden”: Yüzerken çırpınmak ?.. Keştî yedek keş: Römorkör ?.. Fince, “tarkastaa”: Yoklamak. İncelemek. Teftiş etmek ?.. Fransızca, “schiste bitumeux”: Bitümlü yap-raktaş ?.. İtalyanca, “incastellamento”: (Tahta) Kuleler, burç-lar ?.. Ebcedleri, 1084…

Almanca, “betriebskosten”: İşletme masrafları ?.. Hır-vatça, “kosturnica”: Ölü kemiklerinin korunduğu yer ?.. Li-tovca, “geštaltas”: Geştalt ?.. Ebcedleri, 1213…

Hollandaca, “drukkosten”: Matbaa masrafları, baskı masrafları ?.. Almanca, “fahrgast,m”: Yolcu ?.. İtalyanca, “scostolare”: Sırtlarını (sert yerlerini) almak ?.. Sırpça, “grudna kost”: Göğüs kemiği ?.. Rusça, “kustarnik”: Çalılık, fundalık ?.. Ebcedleri, 767…

Hollandaca, “personeelskosten”: İdarî masraflar, per-sonel masrafları ?.. Farsça, “kişt-zâr dîv”: Dünya ?.. Fransız-ca, “gestation,f”: Gebelik. Hazırlanma, yaratma, yaratmak için gerekli çalışmaları yapma ?.. Hırvatça ve Sırpça, “čista-čica”: Yevmiyeyle çalışan kadın. Temizlikçi kadın ?.. İngiliz-ce, “gestation”: Gebelik. Gebelik süresi ?.. İtalyanca, “gesset-to”: Tebeşir ?.. Ebcedleri, 948…

Hollandaca, “reiskosten”: Seyahat masrafı, yol gider-leri. Yol parası ?.. Kaptan Kusto ?.. “Kastanjebruin” veya “kastenjebruin”: Kestane kahverengisi ?.. Farsça, “keştî-sâzî”: Gemi inşâsı ?.. İspanyolca, “desgastarse”: Yıpranmak. Güçten düşmek. Cesaretini kaybetmek ?.. İtalyanca, “castelli in aria”: Boş hayâller ?.. Congestionare: Tıkamak, kapamak, doldurmak, (kana) akın ettirmek, kan (yığmak) toplamak ?.. Latince, “inventrîx”: Mucid, kâşif. Yazar, öneri sahibi, kuru-cu ?.. Ebcedleri, 808…

Almanca, “reparaturkosten”: Tamir masrafları ?.. Est-çe, “teatrikunst”: Tiyatro. Dram ?.. Ebcedleri, 1548…

Hollandaca, “taxatiekosten”: Değerlendirme masrafı, değer biçme ücreti ?.. Ebcedi, 1430 … Latince, “vocitô”: İsim vermek (Çağırmak veya davet etmek alışkanlığında ol-mak, çağırmak,). Yüksek sesle haykırmak, feryad etmek ?.. Ebcedi, 431…

Mesnevî’nin 717. beyti:

–“Cümle danayan hemin güfte hemin

HEST dana rahmeten lil alemin.”

Ebced değeri olarak ikinci mısra 1430… –“Bütün ilim sahibleri hep bunu böyle söylemişlerdir ki – Âlim âlem-lere rahmettir.”

Hadîd sûresi 25. âyet meâli: “Andolsun biz peygam-berlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah’ın dinine ve Peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.”… “… Ve enzelnâ meahüm-ül kitâbe vel mîzâne leyekûmen-nâsü bil KIST…”… Ebced değeri, 1429… Milâdi, 2008… 2008 yılı 1430’un da karşılığı…

Hollandaca, “telefoonkosten”: Telefon (parası, fiyatı) ücreti ?.. Farsça, “hâsten”: Ayağa kalkmak, kalkmak. Ortaya çıkmak, meydana gelmek. Yok olmak ?.. Ebcedleri, 1111…

Almanca, “unterhaltskosten”: Geçim masrafları ?.. Ebcedi, 1691… Fransızca, “métaphorique”: İstiareli. İstiare-lerle dolu ?.. Ebcedi, 692… “Karayılan” mânâsına Salih, 691…

Almanca, “unterhaltungskosten”: Bakım masrafları ?.. Ebcedi, 1767… Fransızca, “main courante”: Gündelik defter. (Merdivenlerde) Parmaklık küpeştesi ?.. Ebcedi, 768 …

Mesnevî’nin 555. beyti:

–“Ma çü tıflanim ü ma ra daye tü

Ber ser-i ma GÜSTEran an saye tu.”

Ebced değeri olarak ikinci mısra 1767… –“Biz ço-cuklar gibiyiz, sen bizim dadımızsın – Gölgeni başımız üzerine ger (de bizi gölgesiz bırakma).”

Hollandaca, “verhuiskosten”: Nakil masrafları, taşın-ma masrafları ?.. Farsça, “nâm güsterden”: Ününü yaymak. Tanınmak ?.. Hestû şoden: İtiraf etmek ?.. Nim-küşte: Yarı öldürülmüş, yarı kesilmiş olan ?.. İsveççe, “sängöverkast”: Yatak örtüsü ?.. Ebcedleri, 825…

Almanca, “verpackungskosten”: Ambalaj masrafları ?.. Boşnakça ve Sırpça, “gostiti”: Mi-safiri ağırlamak, misafir etmek ?.. Ebcedleri, 906…

Almanca, “verpflegungskosten”: İaşe masrafları ?.. Schatzkästhen,n: Kutusu (Mücevherat). Seçme edebî eserler antolojisi ?.. İtalyanca, “congestionato”: Tıkan/ık (-mış, -an), kapan/mış (-an, -ık), dol/u (-muş, -an). (Kan) Akın et/miş (eden), (kan) yığıl/mış (-an) (toplan/mış, -an) ?.. Ebcedleri, 1013… “Salih Mirzabeyoğlu: 691+322= 1013.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 30)

Hollandaca, “vervoerkosten”: Nakliye gideri (masraf-ları), sevk gideri (masrafı) ?.. Lucht-kasteel: Hayâl, hülya, gelecek hülyası ?.. Estçe, “kastanjetid”: Kastanyet ?.. Farsça, “besteküstî”: Zerdüştlük ?.. İngilizce, “casting vote”: Başka-nın oyu ?.. İtalyanca, “castamente”: Temizce. Namusluca. Lekesizce. El değmeden ?.. Slovakça, “kostica”: Balina ke-miği ?.. Ebcedleri, 957…

Almanca, “verwaltungskosten”: İdare masrafları ?.. Farsça, “keştî misafir berî”: Vapuru (Yolcu gemisi, yolcu) ?.. Ebcedleri, 1323…

Hollandaca, “vrachtkosten”: Nakliye masrafları, taşı-ma ücreti ?.. Geestverwant: Kafadar, hemfikir ?.. Hırvatça, “geštalt”: (Psik.) Geştalt ?.. Ebcedleri, 1152…

Almanca, “werbekosten”: Propaganda ve reklâm mas-rafları ?.. İngilizce, “gastrology”: Gastroloji, mide ilmi ?.. İtalyanca, “costrizione”: Zorla(n)ma (-yış, -ış), … zorunda bırak(ıl)ma (-ış) (kal/ma, -ış) ?.. Gestroso: Asık suratlı, yüzü-nü ekşiten ?.. Sırpça, “ugušiti”: (Havasızlıktan) Boğmak, soluğunu tıkamak ?.. Ebcedleri, 753…

Mesnevî’nin 69. beyti:

–“Mi resid ez dur manend-i hilal

Nist bud ü HEST ber şekl-i hayal.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 753… –“ Hilal gibi, uzaktan görünür görünmez bir hâlde geliyordu – Hayal gibi hem vardı, hem yoktu.”

Hollandaca, “kostenbesparing”: Giderleri indirme (düşürme). Masrafları azaltma. Tasarruf etme ?.. Danca, “kastrere”: Hadım etmek, burmak ?.. Estçe, “kasteet”: Demir muşta ?.. Slovakça, “častovať”: Eğlendirmek. Davranmak, muamele etmek. Yiyecek ve içecek temin etmek ?.. Rusça, “çîstit’”: Temizlemek ?.. Geştinanna: Sümer’de Dumuzi’nin fedakâr kızkardeşi. (Kramer) ?.. Ebcedleri, 883…

Hollandaca, “onkostendeclaratie”: Giderler beyânı, masraflar gösterimi ?.. Fransızca, “permettre”: İzin vermek, müsaade etmek (-e) ?.. İtalyanca, “movimento tellurico”: Deprem ?.. Ebcedleri, 1245…

Danca, “sagsomkostninger”: Mahkeme masrafları ?.. Letonca, “kastaņetes”: Kastanyet. Kemik ?.. Slovakça, “hustá tkanina”: Köpekbalığı derisi. Rayon kumaş ?.. Ebcedleri, 1004… “Salih (Karayılan) Mirzabeyoğlu: 691+1312 = 2003 = 1004.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 19)

و و و

“Cüst” diyorduk… İngilizce öğrenmeye başlayan bir fars acaba “cost” kelimesiyle karşılaşınca neler hissediyor ?.. Gerçi buradaki “c”yi ingiliz “k” okuyor ama, “s” okunanlar da oluyor… “Nesl, necl demek ya !” (T.G. 3.) … “Se”: 3, üç… Cim’in ebced değeri de 3… Yine, bazı batı lisanlarında “y” okunmakla birlikte İngilizcede “j”nin “c” okunması… Şu hâlde İsâ Aleyhisselâm’ı işaret eden “Jesus”: Cesus ?.. Yani, “casus” ?.. Muhiddin-i Arabî Hazretlerini hatırlıyorum…

–“Ebcedler ve cifir ilmiyle Hazret-i Ali Efendimiz ve Peygamberlerden de İsâ Aleyhisselâm ilgilenmiştir… Çünkü o, her şeyin içyüzünü kurcalayan bir tecessüs sa-hibiydi !..”

Jesus ?.. Cesus ?.. Cess ?.. Küs ?.. Küst ?.. Kusto !..

Meğer “500 yıldır beklenen mütefekkir yetiştiren mütefekkir”, hazırladığı “takdim”inde kimleri de takdim edi-yormuş !.. Tabiî “dünya çapında bir hadise” !.. Daha önce bir Peygamberin kendi dinini bırakıp bir başka dine girdiği görülmüş mü ?..

Mektubât-ı Rabbânî’den bir incelik:

–“Geleceği haber verilmiş olan Hazret-i Mehdî’nin Rabbi de, ilim sıfatıdır. Bu da, Hazret-i Ali gibi İsâ Aleyhisselâma bağlıdır. Sanki, İsâ Aleyhisselâmın iki ayağından biri, Hazret-i Ali’nin başı üzerinde, ikinci ayağı Hazret-i Mehdî’nin başı üzerindedir.”

……………………………………………………………………….

Kusto Lûgatı’ndan öğrendiğimize göre Arabî ve Farisîde “h”, “g” ve “k”nın kendi aralarında dönüşümü ola-biliyor… Yine “b”, “p”, “f” ve “v”nin de kendi aralarında… Diğer lisan-larda da bunları gözönünde tutuyoruz…

Yine Arabçada “med harfleri” olan “elif”, “vav” ve “ye”nin dönüşümü… Ebced değeri 5 olan “he”nin ise “elif”, hemze” veya “yâ”ya dönüşebilmesi…

Biz burada İngilizce “cost”u hesab ederken “c”yi 3 aldık… Okunuşundan dolayı “kef” harfinin değeri olan 20’yi de alabiliriz… “Kaf” biraz daha değişik mahreçli, o bu lisanda yok… Harflerin okunuşlarıyla ilgili kısa bir listeyi kitabın sonunda bulabilirsiniz…

İngilizce, “cost”: Fiyat, baha, değer, kıymet. Zarar, ziyân. Sermaye, bedel. Dava masrafları, mahkeme harcı. Para tutmak. Mâl olmak. Birisine bir bedele mâlolmak. Bir şeye neden olmak. Birine birşeyi kaybettirmek. Sebebiyet vermek. Meydan vermek. Birini birşeyden mahrum etmek.  Bahası olmak, kıymette olmak. (Maliyet masrafını) Hesab etmek ?.. Chest: Göğüs. Sandık. Kutu. Kasa. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Banka. Eli dar. Muhtaç ?.. Fransızca, “zeste”: (Turunçgillerde) Kabuk; kabukla birlikte kesilen ince dilim. (Cevizin içini dörde ayıran) İçkabuk ?.. İspanyolca, “oeste”: Batı ?.. Romence, “cost”: Masraf; fiyat ?.. Ebcedleri 469…

İngilizce, “cost accountant”: Maliyet muhasebecisi ?.. Exterminator: İmha eden ilâç veya şahıs ([Fare, böcek]) ?.. Roman letters: Harfleri (Lâtin) ?.. Sırpça, “zastrašiti”: Kor-kutmak, ürkütmek, gözdağı vermek ?.. Ebcedleri, 1389…

Mesnevî’nin 18. beyti:

–“Der neyabed hâli puhte, hiç hâm

Pes suhan KUTAH bayed, vesselâm.”

Ebced değeri olarak ikinci mısra 1389… –“Ham olan, pişkin ve olgun kişinin hâlini hiç anlamaz. – Öyleyse sözü kısa kesmek gerekir vesselâm.”

İngilizce, “cost accounting”: Maliyet hesabı ?.. Fransızca, “jurisprudentielle”: İçtihada âit, içtihadla ilgili ?.. İspanyolca, “hospitalariamente”: Misafirperverce ?.. Ebced-leri, 1018…

İngilizce, “cost of living allowance”: Pahalılık zammı ?.. Farsça, “ayb güsterden”: Hatâsını açığa vurmak ?.. Na-şüste: Yıkanmamış ?.. İtalyanca, “sonda gastrica”: Mide sondası ?.. Ebcedleri, 816…

İngilizce, “cost of living index”: Hayat pahalılığı gös-tergesi ?.. Almanca, “sommergast”: Sayfiyeye çıkan kimse ?.. Krankenkost: Hafif yemekler ?.. Kostenfrei: Bedava, parasız, masrafsız, caba, karşılıksız ?.. Danca, “forkastelig”: Ayıp, çirkin, kötü ?.. Ebcedleri, 828…

İngilizce, “cost plus”: Maliyet artı kâr ?.. Suggest: Öne sürmek, ileri sürmek. Hatıra getirmek. İmâ ve ihtar suretiyle bildirmek veya söylemek. Telkin etmek. Fikir vermek, teklif etmek, ortaya atmak. İmâda bulunmak, fikir beyân etmek ?.. Hırvatça, “guskast”: Ahmak ?.. Hollandaca, “kasstuk”: Kasa bonosu ?.. Ladenkast: Dolap (Çekmeceli) ?.. İsveççe, “kost och logi”: Yemek ve yatma ?.. İtalyanca, “il castaani”: Köpek burucu, köpek (it) iğdişçisi. Cerrah bozun-tusu ?.. Ad og-ni costo: Her ne bahasına olursa olsun ?.. Il costone: Bkz. “Costolone”. Çıkıntı, uzantı ?.. Buongustaio: Ağzının tadını bil/en (-ir). Zevk sahibi, beğenili. Güzelden anla/yan (-r) ?.. Ebcedleri, 567 …

İngilizce, “cost price”: Maliyet fiyatı ?.. Fransızca, “enquêteur”: Soruşturucu, araştırıcı; soruşturma yapan kimse ?.. Slovakça, “časť hry”: Oyun ?.. Ebcedleri, 685…

İngilizce, “at the cost of”: Bahasına ?.. Latince, “mônstrâtor”: Mucid (Gösteren veya belirten kimse, öğret-men,) ?.. Ebcedleri, 1363…

İngilizce, “prime cost”: Asıl fiyat, maliyet ?.. Worm cast: Toprak içinde ilerleyen solucanın, toprak üzerinde oluş-turduğu boru biçimindeki kabartı ?.. Çekçe, “ještě”: Başka, bir başkası. Hâlâ. Henüz. Peki. Herhangi bir. Daha çok. -de, -da ?.. İtalyanca, “costeggiare”: Kıyı(sın)dan gitmek, eteğin-den gitmek. Düzlemek, düzeltmek, tabanlamak ?.. Il costiere: Kaptanı (Kıyı) ?.. Slovakça, “húštie”: Çalılık, ağaçlık ?.. Eb-cedleri, 722…

İtalyanca, “… costa molto”: Çok pahalı (…) ?.. İngilizce, “caster sugar”: Pudra şekeri ?.. Ebcedleri, 952…

İtalyanca, “costare caro”: Pahalıya mâl olmak ?.. Çek-çe, “hostit”: Eğlendirmek. Misafir etmek, ağırlamak, ikram etmek. Davranmak, muamele etmek ?.. Hustit: -i pompayla şişirmek. Şişirmek ?.. Ebcedleri, 881…

İtalyanca, “costare il cuore”: Çok pahalı olmak ?.. Boşnakça, “plitkost”: Sığlık ?.. Farsça, “kişt-zâr”: Ekinlik, ekin tarlası ?.. Hırvatça ve Sırpça, “cevast”: Boru şeklinde ?.. Ebcedleri, 928… Salih İzzet Mirzabeyoğlu: Sad+elif+lâm+ ha+ayn+ze+te+mim+re+ze+elif+be+ye+vav+kef+lâm+vav… 90+1+30+8+70+7+400+40+200+7+1+2+10+6+20+30+6= 928…

İtalyanca, “costare una sciocco”: Çok aza gelmek (mâlolmak), çok ucuza gelmek ?.. Boşnakça, “mješati se”: Karışmak, müdahale etmek ?.. Farsça, “gûştmend”: Etli. Şiş-man. İri yapılı ?.. Fransızca, “gastronomique”: Yemek mera-kına âit ?.. Ebcedleri, 820…

İspanyolca, “costearse”: Masrafını karşılayacak kadar üretmek ?.. Acostarse: Yatmak. (Rüzgâr) Yatışmak ?.. Gesti-onar: (Bir işi) Yönetmek. Girişimde bulunmak, teşebbüste bulunmak ?.. Hospitalizar: Hastaneye yatırmak, hastaneye kaldırmak ?.. Almanca, “gestern”: Dün ?.. Fransızca, “invent-rice”: Mucid, muhteri. Bulan, bulucu ?.. İtalyanca, “cassatu-ra”: Silinti. Sil(in)me(-iş) ?.. Costellare: Yıldızlarla süslemek. … ile doldurmak, … saçmak (serpmek) ?.. Gesticolare: El kol (baş) oynatmak ?.. Ebcedleri, 732…

İtalyanca, “a tutti i costi”: Her ne bahasına olursa olsun ?.. Arnavutça, “çast i fillimit të mësymjes”: Operasyon başlama saati. (Eylem) Başlangıç saati ?.. Ebcedleri, 1707…

Mesnevî’nin 992. beyti:

–“Zin nemet bisyar bürhan güft şir

Kez cevab an cebriyan GEŞTend sir.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1707… –“Arslan bu minval üzere bir çok delil söyledi – Cebriler arslanın bu cevablarından tatmin oldular.”

İspanyolca, “costo,m”: Bedel, fiyat. Masraf, maliyet. Değer, kıymet ?.. İtalyanca, “costo”: Değer; fiyat. Maliyet ?.. Farsça, “hestî”: Varlık, vücud, var olma ?.. İngilizce, “cesto-de”: Parazit kurt. Bağırsak şeridi ?.. Hist !: Dur !.. İtalyanca, “accusata”: Sayısını söyle/me (-yiş) ?.. Latince, “cistae”: Cista’nın çoğulu ?.. Norveççe, “hist”: Orada ?.. Romence, “ajusta”: Uydurmak; ayarlamak ?.. Rusça, “çyesat’”: Kaşı-mak, taramak ?.. Ebcedleri, 475…

(“Bu hestî-yi mevhum ki, hicab-ı nistî-yi hakiki-dir… Mürtefi’ ve nâ peydâ ola ve fenâ-yı hakiki ve hestî-i tahkiki meydana çıka… Ve bu yokluk tuzağı ile sayd-ı hestî edeler …” … “Bu mevhum varlık ki, hakiki yokluk perdesidir… Yok ve görünmez ola ve hakiki fenâ ve tahkiki yokluk meydana çıka… Ve bu yokluk tuzağı ile varlığı avlayalar…”…  İmam-ı Masum’un, 2. cild, 72. mektubun-dan…) “Ve bu yokluk tuzağı ile “Kusto”yu avlayalar…”

Şu da 3. cild, 160. mektubundan: “Sayd-ı hestî, bî dâm-ı nistî mutasavver ve sûret pezîr değildir”…  “Varlık avı, yokluk tuzağı olmadan tasavvur edilemez ve zuhûr etmez”… Yani insan kendini yok bilmedikçe, Allah-ü Teâlâ-ya kavuşamaz…

Ve Nakşî büyüklerinin kitablarından bir beyit:

–“Der tarik-i Nakşibendî lâzım amed çehâr-ı terk:

Terk-i dünya, terk-i ukbâ, terk-i HESTÎ, terk-i terk !

“Nakşibendî yolunda dört terk lâzım gelir:

Dünyayı terk, ahireti terk, varlığı terk, terki terk!”

Terk-i hestî ?.. Kusto’yu terk ?.. Terk: Bırakma, salıverme, vazgeçme. Boşama. Bakmama. İhmâl etme ?.. Terkik: İnce ve nazikâne sesle anlatma, mânâsı kinaye yollu olma. Bir kimseyi köle ve cariye etme. Yumuşatma. İnceltme ?.. “Dünya Çapında Bir Hadise …”

İtalyanca, “il costo della vita”: Yiyecek masrafı ?.. Estçe, “kostüümkleit”: Takım elbise. Ismarlama dikilmiş ?.. Slovakça, “cestopis”: Bir seyahat hakkında konferans veya film. Deniz yolculuğu ?.. Kostnatenie: Kemikleşme ?.. Eb-cedleri, 999…

İspanyolca, “cota,f”: Bkz “cuota”. (Topoğrafyada) Yükseklik belirten sayı. Bu yükseklik ?.. Cota,f: Zırh. Eski-den şövalyelerin zırh üzerine giydikleri üstü armalı cübbe. Filipin yerlilerinin ağaç kütüklerinden yaptıkları bir çeşit istihkâm ?.. Fransızca, “cote,f”: Masraf payı, vergi payı. (Ev-rak gibi şeylerde) Sıra numarası veya markası. Fiyat listesi. Kot, deniz yüksekliği. Saygınlık, sevilip sayılma, beğenilme, ün ?.. Côte,f: Kaburga kemiği. Dilim kabarıklığı. Kabarık çizgi. Pir-zola. Bayır, yamaç. Yokuş. Deniz kıyısı, kıyı ?.. Côté,m: Yan, böğür. Yer, yan, yön, taraf. Kenar. Yüz. Taraf, yan, kenar. Yan, keyfiyet, hususiyet. Bakım, açı, yön, husus ?.. écot,m: Yapılacak masrafta herkese düşen pay, masraf payı. Dalları iyice alınmamış ağaç kütüğü ?.. Arabça, “el-kas-tariyyu”: Cüsseli. İri ?.. Akşet: Burun kamışı çökük ve yassı olan (Cem’i, “kuşut”) ?.. Ebcedleri, 410… Çihil-sâl: 129… Giryân: Ağlayıcı, ağlayan… Giryân: Kef+re+ye+elif+nun… 20+200+10+ 1+50= 281… Çihil-sâl giryân: 129+281= 410… Kırk: Kaf+ye+re+kaf… 100+10+200+100= 410 ?.. Tevârî… Noktalı harfler: Te+ye… 400+10= 410…

Romence, “cotă”: Pay, hisse.  (Geom.) Yükseklik ?.. Almanca, “quote,f”: Hisse, pay, kota, kontenjan. (At yarışı) Kazanç payı ?.. Romence, “cută”: Kıvrım; kırışık, buruşuk ?.. Ebcedleri, 419… “Musa Mirzabeyoğlu: 116+1302= 1418= 419.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 472)

Fransızca, “cotation,f”: Değerini saptama; değerlen-dirme, not verme ?.. İngilizce, “dormitory”: Yatakhane, ko-ğuş. Öğrenci yurdu ?.. İspanyolca, “convertir”: Dinini (inan-cını, partisini) değiştirtmek. Değiştirmek, dönüştürmek. *. Başka şekle sokmak ?.. İtalyanca, “ruspatore”: Araştıran, didik eden, her yere bakan (Arayan,). Eşele/yen (-yici). *. Başakla/yan, (-yıcı), topla/yan (-yıcı). Kepçeyle götüren ?.. Latince, “rôstrî”: Gaga, ağız ([Kuş]). (Hayvan) Uzun burun, (böceklerde) hortum. (Gemi) Burun, pruvanın ucu. Forumda hatiblerin çıktığı kürsü ?.. Lehçe, “reperacja,f”: Tamirat ?.. Romence, “reparaţie”: Tamir ?.. Rusça, “putyevoditel”: Kıla-vuz, rehber ?.. Ebcedleri, 876…

İtalyanca, “la cote”: Bileği (taş) ?.. Arabça, “el-kışa-tu”: Bir şeyin yüzündeki gitmekle açılması hâli ?.. El-kuşâtu: Tavla taşı ?.. Farsça, “zebûn-küşâne”: Zebunküş olana yakı-şacak yolda ?.. Fransızca, “côtelé”: Dilimli, kabarık çizgili ?.. Jugeote,f: Düşünme melekesi, düşünce, sağduyu ?.. Ebced-leri, 441… “Kısakürek: 441.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 483)

Fransızca, “écoté”: Dalları alınmış, kökten budanmış ?.. Fransızca, “à- côté,m”: İkinci derecede önem taşıyan me-sele, önemsiz nokta, ufak ayrıntı. Birkaç kuruş; asıl kazanç dışında sağlanan ek gelir; ücret, maaş dışındaki ek kazanç ?.. Ebcedleri, 411… Yazdıklarında: Ye+elif+ze+dal+kaf+lâm +re+nun+dal+he… 10+1+7+4+100+30+200+50+4+5= 411… “Senin yazdıklarında kendimi buluyorum !”…

Fransızca, “écotée”: Dalları alınmış, kökten budanmış ?.. Hôte: Ev sahibi ([Misafire göre]). (Eski) Otelci, hancı. Misafir. Müşteri, kiracı ?.. Ebcedleri, 412… Ta’bîr: İfâde. Söz. Deyim. Rüya yorma… Ta’bîr: Te+ayn+be+ye+re… Nok-talı harfler: Te+be+ye… 400+2+10= 412…

Fransızca, “entrecôte,f”: Pirzola ?.. Farsça, “pol şikesten”: Köprüyü tahrib etmek ?.. Ebcedleri, 862…

Fransızca, “coteau,m”: Küçük tepe, tepecik. Bayır, yamaç. Bağlık yer, bağlar ?.. Château: Şato, derebey konağı. Kale. Köy. Çatı. Konak. (Fransızlar “s” harfini yuvarla-mışlar.) ?.. Ebcedle-ri, 417… Hicrî 1417, milâdî 1997… Meh-dî Salih İzzet Mîrzabeyoğlu: Mim+he+dal+ye+sad+elif +lâm+ha+ayn+ze+te+mim+ye+re+ze+elif+be+ye+vav+kef+lâm+vav… 40+5+4+10+90+1+30+8+70+7+400+40+10+200 +7+1+2+10+6+20+30+6 = 997…

Fransızca, “côtelée”: Dilimli, kabarık çizgili ?.. Çek-çe, “hotel”: Hotel ?.. İspanyolca, “hotel,m”: Konak. Otel ?.. Ebcedleri, 442…

Fransızca, “coter”: Numaralamak, bir numara ver-mek. Değerini, rayicini belirtmek. Değer vermek, saymak, beğenmek. Rakımını belirtmek ?.. Cotre,m: Kotra ?.. İngi-lizce, “sand castle”: Kumdan şato ?.. Schistous: Tabaka hâ-linde ayrılabilen kaya ?.. Ebcedleri, 610…

Fransızca, “se faire quelques à-côtés”: (Dışardan, başka işler yaparak) Birkaç kuruş kazanmak, yolunu bulmak ?.. İspanyolca, “reconquistadora”: Fetheden, yeniden ele geçiren (Yeniden) ?.. İtalyanca, “riguastarsi”: (Ara/ları, -sı) Bozulmak, bozuşmak ?.. Ebcedleri, 968… “Mehdî Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 59+129+477+1302= 1967= 968.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 749)

1968… Kusto İstanbul’da… Hukuk Fakültesi… Maddî sıkıntılar ?.. “Kesekâğıdı yaptım, testi boyadım !.. Ne işler ?..”…

Arabça, “kis” ve Farsça, “kise” kelimelerini bu kitaba sıkıştırırken hatırladım…

İspanyolca, “acotar”: Numaralamak. Fiyat yazmak. Değer vermek, saymak ?.. Acotar: Sınır çekmek, sınırlamak. İşaretlemek. Seçmek, almak ?.. Acotar: Budamak ?.. İtalyan-ca, “… senza gusto“: Tatsız … ?.. Ebcedleri, 611…

“Levha: 12 Mart 1989… Üstadım’ın elinde, sayfala-rını numaraladığı bir defter… Benim “Tilki Günlüğü” gibi… Ama o rüyaları değil, sadece günlük hadiseleri yazı-yormuş… Bana, “senin yazdıklarında kendimi buluyorum !” diyor !..” (T.G. 4.222)

İspanyolca, “acotarse”: Sığınmak. Dayanmak ?.. Hol-landaca, “linnenkast”: Çamaşır dolabı ?.. İspanyolca, “gesto-ra”: Yöneten. Girişimde bulunan. M. (Ticarette) Yönetici ?.. Ebcedleri, 672…

Fransızca, “côtelette,f”: Pirzola. Kaburga kemiği. Ç. Favori, uzun favori, yan sakalı ?.. Farsça, “sıle hâsten”: Ödül istemek. Bağış istemek ?.. Slovakça, “cestovný poriadok”: (Tren, otobüs, vapur veya uçağa âit) Tarife. Vadeli poliçe ?.. Ebcedleri, 1242…

Mesnevî’nin 901. beyti:

–“Bes ki an şir ez kemin der mi rebud

An çera ber cümle nahoş GEŞTE bud.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1242… –“Çünkü arslan pusudan onları boyuna kapıyordu – (Bu yüzden) O otlak, hepsinin üzerine kâbus olmuştu.”

Fransızca, “côtier”: Kıyıya âit, kıyıyla ilgili. Kıyıları bilen. M. Kıyılarda işleyen gemi, kıyı gemisi. Yokuşlarda arabaya yardımcı olarak koşulan at ?.. Farsça, “küşiş”: Öldür-me ?.. Fince, “ennakkoosto”: Rezervasyon ?.. Ebcedleri, 620 …

(Farsça, “kûşiş”: Çalışma, çaba, gayret. Savaş ?.. Eb-cedi, 626…)

Fransızca, “cotisation,f”: Para toplama. Masraf payı, herkesin payına düşen ödenecek miktar; âidat ?.. Farsça, “kâr-küşte”: Tecrübeli ?.. Fince, “kustantaja”: Yayıncı ?.. Hollandaca, “onkostenrekening”: Gider (masraf) hesabı ?.. Ebcedleri, 946…

(Fransızca, “quête,f”: Para toplama, yardım parası toplama. Arama, ardında koşma, bulmaya çalışma, araştırma ?.. Anket ?.. Oniromancien: Rüyâ tâbircisi ?.. Almanca, “einführung, f”: Mukaddeme, medhal (Giriş, önsöz,). Posta sansürünün tesisi. *. Tavsiye(nâme). İrşad ?.. Ebcedleri, 428 ?.. Marifetnâme cüst-ü cû: 428… İstikbâl İslâmındır: Elif+sin+te+kaf+be+elif+lâm+elif+sin+lâm+elif+mim+nun+dal+re… Noktasız harfler: Elif+sin+elif+lâm+elif+sin+lâm+ elif+mim+dal+re… 1+60+1+30+1+60+30+1+40+4+200= 428.)

Fransızca, “cotiser”: Ortaklaşa bir masrafta kendi payına düşen parayı ödemek ?.. Boşnakça, “prevesti”: Nak-letmek (Taşımak,). Çevirmek, tercüme etmek ?.. Farsça, “güster“: Yayan, dö-şeyen. (“Güsterden” mastarından) ?.. İngilizce, “costliness”: Pahalılık. Baha. Değer. İhtişam. Lüks ?.. Ebcedleri, 680…

Fransızca, “se cotiser”: Bir masrafı aralarında bölüş-türmek, aralarında para toplamak ?.. Almanca, “kastelorizo”: Meis adası ?.. Fransızca, “histrion,m”: Palyaço ([Eski Roma-da]). Kötü oyuncu, kötü aktör. Şarlatan, ikiyüzlü ?.. “Mavi Yüzlü Aktör” ?.. İspanyolca, “costroso”: Kabuk bağlamış. Kirli, kirden kabuk bağlamış ?.. Prologuista: Önsöz yazarı ?.. Desbarajuste,m: Düzensizlik, karışıklık ?.. Ebcedleri, 741…

İtalyanca, “cotoletta”: Kıyı. Bayır. Kaburga. (Bıça-ğın) Sırtı ?.. Fransızca, “court–circuit, m”: Kestirme yol (Doğrudan ilişki, aracısız iş,). Kontak, elektrik kontağı, kısa devre. * ?.. İngilizce, “pot bottle”: Şişe (Takriben yarım litrelik) ?.. Ebcedleri, 1247

Fransızca, “accotoir,m”: Dayanak ?.. Latince, “con-gestîcius”: Yığılmış, yığılarak oluşturulmuş ?.. Fince, “kes-kustella”: Görüşmek (Konuşmak,) ?.. Ebcedleri, 629…

Fransızca, “côtoyer”: Boyunca gitmek, kıyısını izle-mek. -ile yan yana gitmek. -e yaklaşmak, çok yakın olmak ?.. Almanca, “schmale kost”: Kıt gıda; muzayaka. Perhiz ?.. Estçe, “kust siis”: Nereli ? Nereden ? Neden ?.. İngilizce, “beyond question”: Şübhesiz, şübhe kaldırmaz ?.. İtalyanca, “cistifellea”: Öd kesesi ?.. Giudiziosamente: Düşünceli ola-rak, düşüncelice, akıllıca ?.. Latince, “quaestuôsus”: Kârlı, kazançlı, yararlı, verimli, münbit, bereketli. Para kazanmaya ilişkin. Varlıklı ?.. Ebcedleri, 626…

Fransızca, “coûter”: Mâl olmak. Fiyatında olmak, et-mek. Ağır gelmek, güç gelmek, dokunmak, gücüne gitmek. “Fransızlar “s” harfini yuvarlamışlar” ?.. Almanca, “linguis-tik,f”: Lisâniyat; dil ilmi ?.. İngilizce, “justifiably”: Haklı olarak ?.. İtalyanca, “a qualunque costo”: Her ne bahasına olursa olsun ?.. Ebcedleri, 616…

Fransızca, “coûteuse”: Pahalı, pahalıya mâl olan. Tehlikeli, pahalıya alınan, sonu kötü ?.. Boşnakça, “čistoća”: Temizlik, arılık, paklık ?.. Farsça, “çîstî”: Mahiyet ?.. Fince, “housut”: Pantolon ?.. Höystää: Baharat koymak ?.. Kasata: Yığmak, biriktirmek ?.. Kastaa: Islatmak; daldırmak, batırmak. Vaftiz etmek ?.. Kestää: Devam etmek; dayanmak; çekmek, uğramak ?.. Hırvatça, “čisti”: Rütbe ?.. Čistoća: Temizlik. Saflık ?.. Kaseta: Kaset. Kartuş. Kartuş kutusu ?.. Hollandaca, “juist”: Doğru. Kusursuz. Tam. Uygun. Hakiki. İsabetli ?.. İngilizce, “caustic”: Kostik, yakıcı. (Söz) İğneli, kınayıcı, sert. Optik ışınların kırılması veya eğilmesi sonu-cunda yakıcı hâle gelen. Yakıcı madde. Işınların kırılmasına sebeb olan eğri yüzey ?.. Hope chest: Çeyiz sandığı. Çeyiz ?.. Joist: Binanın döşeme kirişi, kiriş ?.. İspanyolca, “ajustado”: Sıkı, vücuda yapışan ?.. İtalyanca, “cisti”: Sidik torbası. Ur ?.. Slovakça, “čistý”: Temiz ?.. Sırpça, “čistoča”: Temizlik, saflık; arılık ?.. Kaseta: Kaset ?.. Ebcedleri, 483…

Fransızca, “coûteux”: Pahalı, pahalıya mâl olan. Teh-likeli, pahalıya alınan, sonu kötü ?.. Fince, “kiistää”: İnkâr etmek, karşı çıkmak ?.. İngilizce, “hostel”: Bisiklet turuna çıkan veya yürüyerek seyahat eden gençlerin kaldıkları han. Talebe yurdu ?.. İspanyolca, “hostal,m”: Pansiyon, küçük otel ?.. Quisto: İstemiş, istenilmiş. Sevmiş, sevilmiş ?.. İtal-yanca, “giusto”: Doğru, özü sözü bir. Adaletli, taraf tutma-yan. Yerinde, uygun. Eksiksiz. Tam (da). Doğrusu. Özellikle ?.. Portekizce, “quisto”: Kist ?.. Rusça, “gustoy”: Sık, sıkı, gür, koyu ?.. Sırpça, “pločast”: Plâk biçiminde ?.. Ebcedleri, 502… “Kütâ’: Tilki eniği. Tamamlanmak, toplanmak… Kutâ’: Rüya tâbir etmek, düş yormak. Su kesilmek. Başka yere gitmek… Kutâ’: Kaf+tı+elif+ayn… 100+9+1+70= 180… Mirzabeyoğlu: 322… 180+322= 502.” (H.T. sh 124)

İngilizce, “to cost”: Mâl olmak ?.. Fransızca, “rajus-ter”: Düzeltmek. Yeniden düzenlemek, yükseltmek ?.. İtal-yanca, “castita”: Temizlik. Namus. El değmemişlik, kızlık. Lekesizlik. Fazilet.  Azla yetin/me (-iş) ?.. Raccostare: Daha yanaştırmak (yaklaştırmak) ?.. Accostata: Yanaşma (ma-nevrası) ?.. Ebcedleri, 875…

İspanyolca, “costosa”: Pahalı. Değerli. Güç, sıkıntılı, zorlu ?.. Cuestion,f: Soru, sual. Mesele, sorun. (Mat.) Prob-lem ?.. Cuestión: Soru ?.. Boşnakça ve Hırvatça, “kostim”: Takım elbise. Kostüm ?.. Hollandaca, “cassatie”: Temyiz ?.. Gestand: Yerine getirme. Fark etme ?.. İngilizce, “down cast”: Kederli (Üzgün,). Aşağıya yönelmiş. *. Aşağıya yönel-me. Maden ocağına hava veren boru ?.. İsveççe, “kostym”: Elbise, kostüm ?.. İtalyanca, “castagna”: Kestane(cik). Parmağını takırdatma ?.. Scusato: Bağışlan/mış (-an) ?.. La-tince, “cistellae”: Cistella’nın çoğulu ?.. Romence, “chestiu-ne”: Mesele, mevzu (Sorun,) ?.. Rusça, “svist”: Islık, düdük sesi ?.. Slovakça, “kostým”: Kostüm, elbise. Dış görünüş ?.. Sırpça, “kostim”: Kostüm ?.. Yiddiş dilinde, “kostn”: Mâl olmak. Birisine bir bedele mâlolmak. Para tutmak ?.. Ebced-leri, 536… “Seyyid Abdülhakîm Arvasî (sin ile): 74+184 +278= 536.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 559)

İspanyolca, “costoso”: Pahalı. Değerli. Güç, sıkıntılı, zorlu ?.. Almanca, “kostgeld”: Pansiyon parası. Yemek para-sı ?.. Farsça, “kâstenî”: Azalabilir ?.. Hollandaca, “gisten”: Mayalamak, tahammür etmek, fermantasyona uğramak ?.. Kisten: Tabuta koymak. Ümidini kesmek ?.. Kostgeld: Pan-siyon parası ?.. İngilizce, “just now”: Hemen şimdi, biraz evvel, tam şimdi ?.. İsveççe, “kostnad”: Gider, masraf ?.. İtal-yanca, “castagno”: Kestane (ağacı) ?.. Inchiesta: Araştırma (-ış). Soruştur/ma (-uş). *. İncele/me (-yiş) ?.. Costoso: Pahalı; güç, zor ?.. Lo spergiuro: Yalan yere yemin. Yalan yere yemin eden ?.. Slovakça, “hustý oblak”: Boğucu duman, yoğun duman ?.. Ebcedleri, 541… “Mehdî Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 62+691+477+1312= 2539= 541.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 563)

İspanyolca, “costosamente”: Pahalı olarak ?.. İtalyan-ca, “gesticolamento”: El kol (baş) oynat/ma (-ış) ?.. Sırpça, “stalan gost”: Gedikli, müdavim ?.. Ebcedleri, 1028…

İspanyolca, “cuesta”: (Costar’ın emir kipi) Mâl ol !.. Cuesta: Mâl oluyor ?.. Cuesta,f: Yokuş ?.. Cuesta,f: Yardım için para toplama ?.. Cueste: Mâl olsam ?.. Cueste: Mâl olsa ?.. Bulgarca, “ûçast”: Kader, talih ?.. Çekçe, “host”: Misafir. Ziyaretçi. Davetli. Gelen kimse. Yemek  yiyen kimse ?.. Danca, “høst”: Ürün. Hasat ?.. Farsça, “hestû”: Meyve çekir-deği. İtiraf eden ?.. Fransızca, “châtaine”: Kestane renginde. Kestane rengi ?.. İngilizce, “host”: (Erkek) Ev sahibi. Mih-mandar. Otelci, hancı. Bir asalağı besleyen hayvan veya bitki. Ev sahibi olarak eğlendirmek ?.. Host: Kalabalık, çok-luk. Ordu ?.. Host: Bazı Hıristiyan kiliselerinde Aşayı Rabba-nî ayininde takdis edilen ekmek, okunmuş ekmek ?.. İsveççe, “höst”: Sonbahar, güz ?.. İtalyanca, “casato”: Soy adı. Soyadı ?.. Latince, “costae”: Costa’nın çoğulu ?.. Norveççe, “høst”: Sonbahar ?.. Rusça, “yest’”: -dir, -dır, olmak, var olmak, bulunmak ?.. Yest’: Yemek ?.. Yiddiş dilinde, “hust”: Öksü-rük ?.. Ebcedleri, 471…

İspanyolca, “cuesto”: (Costar’ın haber kipi, şimdiki zaman) Mâl oluyorum ?.. Cuesto,m: Küçük dağ, tepe ?.. Le-tonca, “just”: Dokunmak, hissetmek. Dişlemek ?.. Ebcedleri, 476… “Mehdî Muhammed Mirzabeyoğlu: 62+92+322= 476.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 509)

İspanyolca, “cuestan”: Mâl oluyorlar ?.. Cuesten: Mâl olsalar ?.. Almanca, “geistig”: Zihnî, aklî, fikrî, dimağî. Mânevî, ruhanî, ruhî ?.. İngilizce, “cast on”: İğneye sarmak. İlmik atmak ?.. İtalyanca, “castano”: Kestane rengi(nde), kahverengi ?.. Il custode: Bekçi. Koru/yucu (-yan). Kapıcı ?.. Ingiudicato: Muhakeme edilme/miş (-yen), muhakemede bulunulma/mış (-yan). Sayılma/mış (-yan). Düşünülme/miş (-yen) ?.. Il ospite: Misafir. Evsahibi, (misafir) ağırlayan ?.. Portekizce, “castanha”: Kestane ?.. Sırpça “čist jezik”: Arı dil ?.. Ljupkost: Sevimlilik, hoşluk, cana yakınlık ?.. Yiddiş dilinde, “hustn”: Öksürük ?.. Ebcedleri, 521…

İspanyolca, “cuota,f”: Belirli sayı veya miktar, kota, kontenjan. Pay, hisse. Sınır, had. Ücret. Devamlı olarak ?.. Atocha,f: Hasır sazı (Yapraklarından hasır örülen her çeşit bitki,). (Bot.) Halfa. * ?.. Recadero,m,f: Haberci. Haber veya bir iş için şuraya buraya gönderilen çırak, mesaj vb. getirip götüren ?.. Almanca, “grauschimmel, m”: Kır at. Eşek ?.. Weinkrampf,m: Gözyaşı dökme (İhtilâçlı) ?.. Hollandaca, “bocht”: Kıvrım; büküntü (Viraj;). Eğme; bükme; eğriltme. Değeri olmayan; adi içki ?.. İngilizce, “botch”: Tamir etmek (Kabaca). Beceriksizce yamamak. *. Bozmak. Kabaca yapıl-mış yama. Beceriksizlik ?.. İtalyanca, “arciere”: Okçu. Zor-balıkla para kopar/an (-ıcı), yüzsüz dilenci ?.. Latince, “congressiô”: Mülâkat (Görüşme,). Birleşme, toplanma. * ?.. Lacrimôsus: Ağlayan, gözü yaşlı. Ağlanacak hâlde, acınacak hâlde ?.. Romence, “batic”: Başörtüsü ?.. Picta: Resim yapmak ?.. Sırpça, “poput”: Gibi; benzer ?.. Ebcedleri, 416…

İngilizce, “cut”: Hisse, pay. Kesme, kesiş. Biçki. Bi-çim, şekil. Oyulmuş geçit. Dilim, parça. (Matb.) Klişe. *. Bir soygun veya ganimetten bir kimseye düşen pay. İnciten söz veya tavır. Fiyat, tahsisat veya maaştan indirim, kesinti. Kes-mek, dilimlemek. Biçmek. Yontmak. Kamçılamak. Katet-mek. (Filmi) Kesmek. (Konuşma, kitap) Kısaltmak. İncit-mek. Görmezlikten gelmek. Derse gitmemek. (Teklifsiz) As-mak. Fiyatını indirmek. (Sinema, fotoğraf makinesi, motor) Durdurmak. (Topa) Fırıldatıp vurmak. (İçki) Sulandırmak. Sapmak. “Okunuşu, kat” ?.. Bkz. İngilizce “cost” ve Romence, “cotă” ?.. KUT ?.. KÜTÂ’ ?.. Cut: Kesilmiş, kesit, biçilmiş. Tenzilâtlı. Doğranmış, kıyılmış. Yontulmuş. Sulan-dırılmış. Hadım edilmiş ?.. Cot: Yatak (Portatif karyola,). Çocuk yatağı; beşik. “Okunuşu, kot” ?.. Cot: Kulübe. Ağıl; kümes ?.. Romence, “cot”: Dirsek; köşe, dönemeç ?.. Arabça, “kaşeta”: Bir şeyin yüzünden bir şeyi açıp gidermek ?.. Kaşşeta: Soymak (Selebehü) ?.. Eski Türkçe, “cut”: Karnı da gözü de doymayan kişi ?.. Ebcedleri, 409… Çihil-sâl… Nok-talı harf: Cim… 3… Cüst-ü cû … Noktalı harfler: 406… Çihil-sâl cüst-ü cû: 3+406= 409… Hırka-i tecrîd: Hı+re+kaf+ he+te+cim+re+ye+dal… Noktasız harfler: Re+he+re+dal… 200+5+200+4= 409…

Bulgarca, “çàst”: Bölüm, kısım, pay, hisse ?.. Arna-vutça, “çast”: Parıltı. Ân. Çatlak. Dakika. Ân, ânlık. Göz kırpma. Kısa zaman. Lâhza ?.. Boşnakça, “čast”: Onur, şeref, namus ?.. Čest: Sık ?.. Farsça, “cast”: Üzüm teknesi. Üzümün sıkıldığı yer ?.. Fransızca, “c’est”: Bu …dir. (”Ce”, “bu” ve “être”, “olmak” fiilinden “est”in birleştirilmişi… Okunuşu, “se”, İtalyancada “è”, İspanyolcada “es”, İngilizcede “it’s”, Almancada “es ist”, Hollandacada “het is”) ?.. Hırvatça, “čast”: Onur. Zevk, hoş şey, hoş sürpriz. Şöhret ?.. İngilizce, “cast”: Zar atma. Zarda gelen rakam. Artık. Eğilim. Çeşit. Nüans. Kalıb. Döküm. Kalite. Çarpıklık. Cins. Renk tonu. Atış. Eğrilik. Atılacak şeyleri vücuttan atma. Olta atma. Ağ. Olta iğnesi. Tür. Voli. Tip. Rol dağıtımı. Atılan şey. Nebze. Az bir miktar. Usûl. Biçim. Dökümcülük. Alçı sargı. Oyun-cular ?.. Cast: Fırlatmak. Atmak. Olta atmak. Yem atmak. Saçıp savurmak. Atfetmek. Kokuyu aramak. Kehanette bulunmak. Eğrilmek. Çarpılmak. Nazar atmak. Vaktinden evvel yavrulamak. Zar atmak. Kusmak. Şekillendirmek. Bi-çim vermek. Heykel dökmek. (Tiy.) Rol vermek. Deri değiş-tirmek. Nal düşürmek. Kabuk dökmek ?.. Macarca, “csat”: Toka ?.. Romence, “cast”: Arı, temiz ?.. Rusça, “çast’”: Bö-lük, bölüm, parça ?.. Sırpça, “čast”: Şeref, onur, yüz akı. Namus. Ağırlama, ikram ?.. Čest: Sık, gür. Sık sık olan, olağan ?.. Ebcedleri, 464… “Mehdî Muhammed Mirza-beyoğlu: 62+92+1312= 1463= 464.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 501)

Litovca, “kaštuoti”: Mâl olmak. Değerinde olmak, etmek ?.. Kastratas: Hadım ?.. Çekçe, “kastrace”: İğdiş etme ?.. İngilizce, “gastrotomy”: Mide ameliyatı ?.. İtalyanca, “castagnatura”: Kestane toplama zamanı ?.. Ebcedleri, 1143 … “Mehd(î) Muhammed: 52+92= 144.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 231)

Almanca, “sich in unkosten stürzen”: Masrafa gir-mek; çok masraf etmek ?.. Ebcedi, 1457… Tödlich: Öldürü-cü; ölüme sebeb olan. Son derecede büyük  ?.. Ebcedi, 458…

Almanca, “gestehungskosten”: Maliyet veya alım fiyatı; mubayaa bedeli ?.. Fransızca, “extirpation,f”: Kökün-den sökme, temizleme. Kökünü kazıma, yok etme. *. (Hek.) Kökünden çıkarıp alma ?.. İspanyolca, “compartamiento,m”: Gidiş (Davranış, tutum,). Götürme, ulaştırma, yönetme, güt-me, güdüm, yürütme, sürme. * ?.. Macarca, “kiterjeszteni”: Yaymak ?.. Ebcedleri, 1160 …

Almanca, “kostenaufwand”: Masraflar ?.. Arnavutça, “histori”: Tarih. Hikâye ?.. Danca, “på din bekost-ning”: Se-nin hesabına ?.. Fince, “rakastaja”: Âşık ?.. İngilizce, “his-tory”: Tarih, tarihî olaylar. Tarihî dram. Tarih kitabı ?.. Latince, “histriô”: Oyuncu (Erkek) ?.. Ebcedleri, 691… Salih: Kara yılan… Salih: Sin+elif+lâm+hı… 60+1+30+600= 691…

Hollandaca, “kostenstijging”: Masraf yükselimi. De-ğer, gider çoğalması ?.. İngilizce, “ghost-write”: Başkası adı-na (demeç, makale vs) yazmak ?.. “Senin de benim imzamla bir eserin olsun… İmzamı atabileceğim eser… Sonra Büyük Doğu yayınlarından basarız… Büyük Doğu mar-kası altında benim imzamdan sonra ilk defa basılacak… Büyük mânâsı var!” (T.G. 4.34) ?.. Ebcedleri, 1114…

Rumca, “kostizo”: Mâl olmak, fiyatı … olmak ?.. Fin-ce, “aakkoset”: Alfabe, abece ?.. Ikuistaa: Ölümsüzleştirmek ?.. İngilizce, “costly”: Pahalı, kıymetli. Mükellef, muhteşem ?.. İspanyolca, “costil”: Kaburgalara ilişkin ?.. İtalyanca, “ingiuriare”: …(y)e hakaret etmek. …(n)in onurunu kırmak, onuruna dokunmak. …(y)e sataşmak (sövmek) ?.. Gustaccio: Kötü, pis tat. Pis zevk. Kötü istek. Beğenisizlik, zevksizlik ?.. L’ospite: Misafir. Evsahibi, (misafir) ağırlayan ?.. Il oste: Meyhaneci. Evsahibi, hancı ?.. Il oste: Düşman (ordusu) ?.. Ebcedleri, 509…

Danca ve Norveççe, “omkostninger”: Maliyet. Mas-raflar, harcamalar, harçlar ?.. Hırvatça, “pretres”: Arama, araştırma. (Polis) Arama. Canlılık. Akın ?.. İspanyolca, “prestar”: Yardım etmek, katkıda bulunmak. Ödünç vermek. Borç vermek. Vermek. İletmek. *. Yararlı olmak, işe yara-mak ?.. Makedonca, “pretres”: Araştırmak ([Bir şeyi bulmak için] didik didik arama,) ?.. Romence, “comandant suprem”: Kumandan(Baş) ?.. Rumca, “spitonikokiris”: Ev sahibi ?.. Ebcedleri, 864…

Arnavutça, “kosto”: Maliyet. İlk maliyet, baslangıç maliyeti ?.. Gusto: Zevk, haz, heves. Lezzet ?.. Boşnakça, “kasati”: Tırıs gitmek ?.. Danca, “høstak”: Ot yığını, tınaz ?.. Udkast: Taslak, kroki ?.. Endonezca, “kusut”: Karmakarışık. (Saç, giyecek) Dağınık; düzensiz. Darmadağınık, karmaka-rışık. Matlaşmış. Gür ve karmakarışık saç. Hırpanî. Taran-mamış. Asi, başa çıkılmaz. Girift, karışık ?.. Filipince, “gus-to”: Arzu etmek. Beğenmek. Hoşlanmak ?.. Fince, “käsite”: Düşünce, fikir ?.. Kosto: İntikam, öç ?.. Viisto: Eğri, eğik ?.. Hırvatça, “gusto”: Kalınca. Yoğun olarak ?.. Kasati: Hızlı yürümek. Salınarak yürümek ?.. İngilizce, “beau geste”: (Fransızca’dan) Bir kimseyi memnun etmek için yapılan ha-reket veya söylenen söz ?.. Gusto: Zevk alma. Haz, şahsî istek. Tadma. Hususî stil ?.. İspanyolca, “gusto,m”: Tadım. Tad, lezzet. Zevk, istek, arzu. İştah ?.. İtalyanca, “cistico”: Sidik torbası …(s)i ?.. Gusto: Tat. Tadım. Beğeni, zevk. İstek. May-mun iştahlılık. Eğilim. Biçim. Keyfiyet. Yapı ?.. Litov-ca, “kąsti”: Isırmak. Sokmak. Yemek ?.. Kęsti: Istırab çek-mek. Dayanmak. Geçirmek, uğramak ?.. Romence, “degus-ta”: Tadına bakmak ?.. Slovakça, “gusto”: Tad, lezzet, çeşni; zevk, hoşlanma ?.. Sırpça, “kasati”: Tırısla gitmek ?.. Ebced-leri, 492… Dehâ Salih İzzet Mirzabeyoğlu: Dal+he+elif +sad+elif+lâm+ha+ayn+mim+re+ elif+vav+lâm+vav… Bu noktasız harflerin toplamı: 4+5+1+90+1+30+8+70+40+200+ 1+6+30+6= 492… Elf… Noktalı harf: Fe… 80… Ta’bîr: İfâde. Söz. Deyim. Rüya yorma… Ta’bîr: Te+ayn+be+ye+re… Noktalı harfler: Te+be+ye… 400+2+10= 412… Elf ta’bîr: 80+412= 492… “Bîst (20) yıl beraber“: Be+ye+sin+te+ye +(elif)+lâm+be+re+elif+be+re… Noktasız harfler: Sin+(elif)+ lam+re+elif+re… 60+1+30+200+1+200= 492… (“Fe” harfi-nin Arabça ismi “fa”… Fa: Fe+elif… 80+1= 81… Noktasız harflerinin toplamı olarak “Kusto“.)

Arnavutça, “llogaris koston”: Mâl olmak ?.. Hollan-daca, “gesticht”: Enstitü. Müessese. Okul. Sanatoryum. (Yaşlılıkta) Düşkünler yurdu ?.. Kustvaarder: Sahil banliyösü ?.. İtalyanca, “riguastare”: Bozmak ?.. Sırpça, “čitkost”: Okunaklı olma; işleklik ?.. Ebcedleri, 899…

Rumca, “kostos”: Maliyet, paha. Masraf. Fiyat ?.. Al-manca, “kustos,m”: Müze (kütübhane vs.) memuru ?.. Estçe, “kustunud”: Soyu tükenmiş. Ölmüş ?.. Filipince, “gusutin”: Buruşturmak. Bozmak. Karıştırmak. Karmakarışık etmek ?.. Hustisya: Adalet. Kanun yaptırımı otoritesi ?.. Kusutin: Buruşturmak, kırıştırmak. Düşmek. Ezmek ?.. Hırvatça, “ko-sost”: Eğrilik ?.. Kustos: Veli, vasi ?.. İtalyanca, “castag-naio”: Kestaneci ?.. Con questo: Bununla, böylece ?.. Latin-ce, “gustus”: Tad alma, tadına bakma, tad. Tadımlık ?.. Ro-mence, “gustos”: Tatlı, lezzetli ?.. Slovakça, “čistý nápoj”: Düz, doğru ?.. Ebcedleri, 552… İstikbâl İslâmındır: Elif+sin +te+kaf+be+elif+lâm+elif+sin+lâm+elif+mim+nun+dal+re… Noktalı harfler: Te+kaf+be+nun… 400+100+2+50= 552… Menakib: Yollar. Omuzlar… Menakib: Mim+nun+elif+kef +be… Noktalı harfler: Nun+be (Ben ?..)… 50+2= 52… İstiksâ: Bir şeyin künhüne varmaya çalışma, inceden inceye araştırma… İstiksâ: Elif+sin+te+kaf+sad+elif… Noktalı harf-ler: Te+kaf… 400+100= 500… Menakib istiksâ: 52+500= 552 …

Almanca, “kote,f”: (Mat.) Rakım, kot ?.. Rumca, “kota”: Tavuk ?.. Ebcedleri, 427… Tevbe sûresi 33. âyet meâli: “O (Allah), müşrikler hoşlanmasalar da (kendi) dinini bütün dinlere üstün kılmak için Resûlünü hidayet ve Hak Din ile gönderendir”… “Hüvellezî ersele Resûlehû bil Hüdâ…” kadarının ebcedi, 1426… Milâdî, 2005-2006… Hüdâ, hediye, Mehdî ?.. Resûl, elçi… Resûl, meselâ İsa Aley-hisselâm !..

Arnavutça, “kushtoj”: Mâl olmak. Ödemek. Kutsa-mak. Adamak. Yazmak, kaydetmek ?.. Boşnakça, “kvasiti”: Islatmak ?.. Fransızca, “accostable”: Yanaşılabilir, yaklaşı-labilir. Yanına varılabilir, konuşulup dostluk kurulabilir ?.. Latince, “locustae”: Çekirge ?.. Sırpça, “kukast”: Engelli, kancalı, ucu eğri ?.. Ebcedleri, 507… “Mehdî Salih Mirza-beyoğlu: 59+129+322= 507.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 534)

Fince, “kustannus”: Masraf ?.. İngilizce, “cast a spell upon”: Büyü yapmak ?.. Fransızca, “entrée,f”:Girme, giriş. Giriş yeri. Küçük sofa, sofa.  Giriş ücreti. Başlangıç. Sofraya ilk getirilen  yemek. Pl. (Bir yere istediği zaman) Girme,  kal-ma, kabul edilme ?.. (“Sana zevk duyacağın bir şey söyle-yeceğim: Belki de kaydedilmişlerdensin… Seni kaydetmiş-lerdir… Sözüme dikkat et!” (T.G. 1.64)) ?.. Ebcedleri, 653… İstıksâ’: Bir şeyin aslını öğrenmeye çalışma, dikkatle araş-tırma, araştırılma… İstıksâ’: Elif+sin+te+kaf+sad+elif+hemze … 1+60+400+100+90+1+1= 653… “Mehdî Hayran (sıfat) Mirzabeyoğlu: 653.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 631)

Fince, “kustantaa”: Masrafını ödemek; (kitap) yayınlamak ?.. Estçe, “kustumatu”: Silinmez. Ölümsüz ?.. Slovakça, “čistotný”: Temiz. Pak ?.. Čistý tón: Nağme, hava, ezgi ?.. Hostiteľka: Hostes. Dans hostesi. Verici, veren ?.. Ebcedleri, 939…

Almanca, “quoieren”: Kote etmek, fiyatlandırmak ?.. İspanyolca, “hospedera”: Pansiyoncu ?.. Ebcedleri, 280… Murakkam: Yazılmış, yazılı. Terkîn edilmiş, rakam konul-muş… Murakkam: Mim+re+kaf+mim… Noktasız harfler: Mim+re+mim… 40+200+40= 280… “Mehdî Muhammed Salih: 280.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 375)

Hollandaca, “quota”: Herkesin yüklenmek zorunda olduğu yükümlülük. Kota, kontenjan ?.. Quote: Eş hisse, eş pay. Kontenjan ?.. İngilizce, “quota”: Hisse, pay. Belirli sayı veya miktar, kontenjan, kota ?.. İtalyanca, “quota”: Taksit (Pay, bölüm,). Yükseklik, seviye. * ?.. Ebcedleri, 433…

İngilizce, “quoth”: (Eski) Dedi, söyledi ?.. Fransızca, “dégoût,m”: Bıkkınlık. İğrenme, tiksinti (“T”den önceki “s” harfi düşmüş… Bkz Lâtince…) ?.. Ebcedleri, 437…

Fetih sûresi 20. âyet meâlinden: “… Şimdilik bunu size peşin verdi … Ve sizden insanların ellerini çekti …”… Ebced değerlerinin toplamı, 1436… 25.10.2014’de hicrî 1436 giriyor… Bakalım bu müjde hangi güzel sûrette tahakkuk edecek ?..

………..

Cost ?.. Cota ?.. Quota ?.. Hisse, pay. Taksit ?..

Arabça, “kıst”: Pay, hisse, nasib. Kısım. Mizan. Rızık. Kısım kısım ödenen borcun, her defada verilen bir parçası. Tartı ve ölçüde doğruluk. Adalet etmek ?.. Kasseta: Borcu taksite bağlamak ?.. Kaseta: Adaletten sapmak. Zulmetmek ?.. Kust: Topalak dedikleri ot ?.. Ebcedleri, 169 …

(Arabça, “muksit“: Adaletle iş gören. Haklı hareket eden. Nefsine lâyık görmediği zararlı şeyi başkasına da münasib görmeyen ?.. Bulgarca, “vsekidnèven”: Günlük ?.. Hollandaca, “afzegging”: Red; menfi cevab. İbtal ?.. Jaar: Yıl, sene, 365 gün ?.. İngilizce, “laughing hyena”: Sırtlan (Benekli) ?.. Robe: Kaftan (Resmî elbise,). Cübbe, kisve, uzun elbise, biniş. *. Kürk atkı. Kaftan giydirmek veya giy-mek ?.. İspanyolca, “cacera,f”: Su yolu. Kanal. Ark. Temel çukuru. Gemi geçidi. * . Hendek ?.. İtalyanca, “aereo”: Asılı, yüksek, göklere çık/mış (-an) (Havada, havada). Hava … (s)i. Havada yaşayan. * ?.. Japonca, “roba”: Eşek ?.. Latince, “summoneô”: İmâ etmek (Gizlice hatırlatmak,) ?.. Ebcedleri, 209…)

(Latince, “costum”: Kokulu bir bitki ?.. Arnavutça, “në çast”: Ânında, hemen, derhal ?.. Boşnakça, “častan”: Onurlu, şeferli. Namuslu ?.. Farsça, “hesten”: Var olmak, mevcud olmak. Vuku bulmak ?.. Hırvatça, “častan”: Şerefli. Saygıdeğer ?.. İngilizce, “custom”: Gelenek, âdet. Alışkanlık, itiyat. Müşterilik, alışveriş. Ismarlama, ısmarlama yapılmış. Ismarlama üzerine çalışan (esnaf). (Almanca’da, sitte.) ?.. Romence, “castan”: Kestane ağacı ?.. Costum: Takım elbise ?.. Sırpça, “častan”: Onurlu, şeferli. Namuslu ?.. Slovakça, “čestne”: Dürüstçe. Doğru sözlü. Doğrulukla ?.. Ebcedleri, 515… Fransızca, “quadragénaire”: Kırklık, kırk yaşlarında ?.. Ebcedi, 515.)

(Farsça, “şîr-hişt”: Müshil olarak kullanılan bir bitki-den elde edilen madde ?.. Ebcedi, 1810… Fransızca, “breve-ter”: Ehliyet belgesi vermek (Berat veya) ?.. Ebcedi, 811…)

(Muhiddin Arabî Hazretleri’nden: “Yedi kevkebin buhuratı… Güneşin tütsüsü sendrustur, Ayın tütsüsü günlük veya ağaç sakızı, Merihin tütsüsü “kust-topalak otu”, Zührenin tütsüsü “masteki-hâlis hindistan sakızı”, Müşterinin tütsüsü öd ağacı ve kâfur, Zühalin tütsüsü yere dökülmüş ıslak nesne, Utaridin tütsüsü mahleb kabuğudur… Ey başarılı kimse, şunu bil ki bir iş ancak buhurat yapmakla sonuçlanır.”)

Arabça, “el-kıstu”: Adalet yapma. Miktar. Terazi. Hisse. Nasip. Bir çeşit ölçek (yarım sa’ alır) ?.. El-kustu: İlâç ve buhur olarak kullanılan bir Hindistan menşeli kök ?.. Kasâtıl: “El-kastalu”nun cem’i ?.. Kastal: Şeker tozu ?.. Eb-cedleri, 200… “Re”nin ebced değeri: 200… “200”ün Arabça ismi, “mieteyn”… Mieteyn: Mim+elif+hemze+te+ye+nun… 40+1+1+400+10+50= 502… “Kütâ’: Tilki eniği. Tamamlan-mak, toplanmak… Kutâ’: Rüya tâbir etmek, düş yormak. Su kesilmek. Başka yere gitmek… Kutâ’: Kaf+tı+elif+ayn… 100+9+1+70= 180… Mirzabeyoğlu: 322… 180+322= 502.”) (H.T. sh 124)

Arabça, “eksât”: “El-kıstu”nun cem’i ?.. Kasta’: Ayaklarının siniri büzülüp kurumuş olan deve ?.. Ebcedleri, 171… Cüst-ü cû: Arayıp sorma, araştırma, arama… Cüst-ü cû: Cim+sin+te+vav+cim+vav… Noktasız harfler: Sin+vav+ vav… 60+6+6= 72… Tefahhusât: İnceden inceye araş-tırmalar… Tefahhusât: Te+fe+ha+sad+elif+te… Noktasız harfler: Ha+sad+elif… 8+90+1= 99… “Kaptan Kusto Müslümantefahhusât: 72+99= 171… (Dimne: Tilki… Dimne: Dal+mim+nun+ he… 4+40+50+5= 99.)

Arabça, “kıst-el yevm”: Bir aylık maaşın bir güne isabet eden miktarı. Çalışılmayan günler için kesilen para (Kusto Günlüğü ?..) ?.. Almanca, “synonymik,f”: Müteradif kelimeler bilgisi ?.. Boşnakça, “prokazivač”: Muhbir ?.. Hollandaca, “droom”: Rüyâ, düş ?.. Greppel: Hendek. Eşe-leme, kazma, belleme, hafretme ?.. İngilizce, “arcane”: Sırrî, gizli, saklı, herkesçe bilinmesi caiz olmayan ?.. Biography: Hayat hikâyesi ?.. Dreamy: Rüyâ ile ilgili, rüyâ gibi. Belirsiz, müb-hem, karanlık. Dinlendirici, yatıştırıcı, teskin edici. Fev-kalâde, mükemmel ?.. Grabble: Aramak, yoklamak (El yordamı ile). Yüzükoyun yere serilmek ?.. Grapple: Kancası, filika demiri (Borda). Yakalayış, şiddetle sarılış. Güreşte birbirine sarılma. Göğüs göğüse savaşma. Yakalamak, kavra-mak, sıkıca tutmak. Kanca ile tutmak. Filika demiri kullan-mak. Sarmak, kucaklamak. Sarılmak, tutuşmak, uğraşmak ?.. Ledger: Hesab defteri, hesab defterinin en büyüğü, defteri kebir (Ana). Mezarın kapak taşı ?.. Ebcedleri, 256…

Arabça, “kısteyn”: İki hisse, iki pay. İki ölçü, iki par-ça ?.. Almanca, “befugnis,f”: Ruhsat, hak (Mezuniyet, mü-saade,). (Huk.) Salâhiyet, yetki. Sıfat ?.. Bürge,m: Kefil, zâmin. Garanti eden ?.. Boşnakça, “bedeker”: Rehber, kılavuz ?.. Prvak: Kılavuz. Şampiyon. *. Önder, lider, şef ?.. İspanyolca, “privado”: Gizli, saklı, mahrem. Özel, hususî, şahsî. *. M. Çok sevilen kimse veya şey, gözde, favori ?.. Latince, “repudiô”: Reddetmek, geri çevirmek, hor görmek, küçümsemek. (Eş) Boşamak ?.. Ebcedleri, 229…

Arabça, “kıstî”: Taksitli ?.. Almanca, “falsch”: Kalp ([Para]). Yanlış, hatalı. Ters. Sunî, sahte, calî, takma, kâzib, düzme. *. Yalan(cı), uydurma. Sadakatsiz, vefasız. Hain. İki-yüzlü, riyakâr ?.. Kosename,m: İsim (Kısaltılmış). Okşayıcı isim veya hitab ?.. Almanca ve İngilizce, “pseudonym,n”: Nam-ı müstear; takma ad; mahlas. Nam-ı müstear altında neşredilen ?.. Danca, “begyndelse”: Başlangıç. Başlama ?.. Egennavn: İsim (Özel) ?.. Løse en gåde: Bulmaca çözmek ?.. Vejledning: Kılavuz ?.. Estçe, “eessõna”: Önsöz, mukadde-me, başlangıç. Edat ?.. Hollandaca, “ingewikkeld”: Muğlak, dolaşık, çarpaşık, çapraz, dallı budaklı, çetrefilli (Karmaşık, karışık,) ?.. İngilizce, “given name”: İsim (Küçük isim, birinci) ?.. İspanyolca, “pensión,f”: Taksit (Yıllık). Emekli maaşı. Yatılı okul ücreti. Eğitim ücreti, burs. Yük, engel, mâni. Pansiyon ?.. İtalyanca, “semiologo”: Mânâ alimi. İşa-retler ilmi uzmanı. * ?.. Macarca, “nyomozni”: Araştırmak ?.. Sırpça, “snevanje”: Düş, düş görme ?.. Ebcedleri, 179…

Arabça, “aksat”: Çok doğru olan şey. Ayakları kuru olan hayvan ?.. Akset: Ahsen, en güzel. Aksi. İnatçı. Geçim-siz, huysuz. Uğursuz. Ters, zıd ?.. Kâsit”: Zorba, zalim. Âdil ?.. Müsellem: Güvenilir. Sabit, kesin. Teslim oluş. * ?.. Almanca, “begegnung,f”: Mülâkat, telâki, temas, görüşme. Tesadüf, rastlantı. Karşılama. (Spor) Karşılaşma, maç, rande-vu. *. (Ask.) Çarpışma, müsademe, çatışma ?.. Lobgesand,m: Fahriye. Temcit. Naat. Medhiye, övgü. * ?.. Schlange,f: Engerek; uzun hayvan (Yılan,). Balyemez. Şirret kadın. Serpantin. Halkın sıra beklemek için ard arda durarak mey-dana getirdiği dizi; kuyruk ?.. Danca, İsveççe ve Norveççe, “fisk”: Balık ?.. Hollandaca, “afbeelden”: Göstermek. Tasvir etmek; resmetmek; simgelemek; resmini yapmak; tanımla-mak ?.. İngilizce, “baneful”: Öldürücü, zehirli. Mahvedici, muzır ?.. Killing: Öldürücü. Öldürme. Vurgun (av). Vurgun, büyük kazanç. *. Çok güldürücü, katıltıcı. Çok kuvvetli, pek sıkı ?.. İtalyanca, “lessico”: Lûgat (Küçük). (Bir dildeki) Sözler ?.. Pennello: Ressam, resimci. Fırça. *. Üçgen bayrak, küçük bayrak. Ek demir (çapa) ?.. Latince, “explânô”: Yo-rumlamak, açıklamak. Aşikâr etmek, açıkça ifâde etmek, beyân etmek. *. Açıkça söylemek ?.. Litovca, “debesėlis”: Bu-lut ?.. Ebcedleri, 170… Fass: Gözbebeği. Mektub ve emsalinin mührünü açmak. Kitabın bend ve mebhası. Meyve içi. Lüb. Kemiğin oynak yeri. Yüzük taşı… Fass: Fe+sad … 80+90= 170…

Arabça, “kusut”: Haktan sapmakla cevr ve zulmet-mek. Birşeyi kısımlara ayırmak, tefrik etmek ?.. Arnavutça, Boşnakça, Bulgarca, Çekçe, Hırvatça, İsveççe, Lehçe, Macarca, Romence, Slovakça ve Sırpça, “delfin”: Yunus balığı ?.. İngilizce, “nickname”: Lâkap, takma ad. Lâkap takmak ?.. İtalyanca, “amfibolo”: Mânâlı (İki). Her yöne çekilebilen ?.. Latince, “damascus”: Şam ?.. Maleficî: Büyü veya vasıtası (Herhangi bir). Haksızlık etme, kötülük etme. Kötülük, haksızlık, zarar ?.. Macarca, “számozni”: Numara-lamak ?.. Rumca, “onomasia”: Ad, isim ?.. Simvolizo: Simgelemek, (…)i temsil etmek ?.. Ebcedleri, 175… Kusto: Kaf+sin+tı+vav… 100+60+9+6= 175… “M. Salih İzzet Erdiş: 62+129+477+506= 1174= 175.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 268)

Arabça, “kastar”: Hâzık, basiretli, maharetli kimse. Paranın sahtesini seçip çıkaran kimse (Nakkad ?.. İmam ?.. Halife ?..) ?.. Kastara: Dirhemin iyi veya kötülüğünü kontrol etmek ?.. Farsça, “kîse kerden”: Keselemek. Kınamak ?.. Ebcedleri, 369… Arz: Takdim etmek (…)… Arz: Ayn+re+dat … Noktasız harfler: Ayn+re… 70+200= 270… Tefahhusât: İnceden inceye araştırmalar… Tefahhusât: Te+fe+ha+sad+ elif+te… Noktasız harfler: Ha+sad+elif… 8+90+1= 99 (Dimne ?..)… Arz tefahhusât: 270+99= 369… Cüst-ü cû: Arayıp sorma, araştırma, arama… Cüst-ü cû: Cim+sin+te+ vav+cim+vav… Noktasız harfler: Sin+vav+vav… 60+6+6= 72… Tasâvîr: Tasvirler, resimler… Tasâvîr: Te+sad+elif +vav+ye+re… Noktasız harfler: Sad+elif+vav+re… 90+1+6+ 200= 297… Cüst-ü cû (“Kaptan Kusto Müslüman”) tasâvîr: 72+297= 369…

Arabça, “el-kastaratu”: Sonda ?.. Estçe, “gastronoo-mia”: İyi yemek yeme ve pişirme sanatı ?.. İtalyanca, “scostarsi”: Uzaklaşmak, uzağa gitmek, (öteye) çekilmek ?.. Litovca, “kištis”: Müdahale etmek. İstenmeden girmek ?.. Ebcedleri, 800… Arz-Erz: Elif+re+dat… Noktalı harf: Dat… 800… Okunuşu “dat” olan bir İngilizce kelime, “dot”: Noktalamak, benek benek dağıtmak. Nokta, ufak leke, benek. Mors alfabesinde nokta. (Mat.) Çarpma işareti. (Mat.) Onda-lık nokta. (Müz.) Noktadan sonra konan ve uzatma ifâde eden nokta. *. Sık olarak yaymak…

Arabça, “el-kastâru”: Dirhem vs.yi kontrol eden. Sar-raf ?.. Almanca, “rinnsal,n”: Akarsu; çırçır (Küçük). Sızıntı. (Yağmur) Silinti ?.. Zuverlässig: Güvenilir; şayanı itimat; emin; emniyet edilir; mevsuk, sağlam, inanılır ?.. Fince, “nimimerkki”: Ad (Takma) ?.. Fransızca, “bélinogramme, m”: Resim (Telgraf usûlüyle nakledilen) ?.. İngilizce, “wor-king plan”: Plân (İlk tasarı, geçici) ?.. İtalyanca, “simboleg-giare”: Simgelemek. Göstermek. … mânâsına gelmek ?.. La-tince, “circumcîsus”: Kesilmiş, kesik, dik, sarp (Çevresin-den). Kısaltılmış, özetlenmiş, kısa ?.. Letonca, “likumsa-karība”: Tarih. Düzenlilik, düzen. * ?.. Ebcedleri, 401…

Arabça, “kustar /kıstâr”: Kesedar. Sarraf. Tüccar, tacir. Mizan, ölçü. Bir şehre veya bir beldeye vâli olan kimse ?.. İtalyanca, “congiurazione”: Gizli birlik (elbirliği), gizlice birleşme ?.. Ebcedleri, 370…

Fuzûlî’den…

–“Çâr–sû–yı bağ seyranı bugün mergubdur Kim şükufe ânda sarraf oldı vü attar gül.”

–“Bugün bağ çarşısını gezmek rağbettedir – Çünkü orada şükufe sarraf, gül de attar oldu.”

Attar: Güzel koku veya iğne iplik gibi şeyler satan ?.. İbrî: İğne yapan veya satan kimse. İğne veya ibresi olan ?.. Abr: Rüyâ tabir etmek. Düş yormak. Yaş akıtmak. Sudan veya başka bir yerden geçmek. Söylemeden bir şeyi düşün-mek ?..

İngilizce, “attar”: Kır ?..

Arabça, “tekasseta”: Bir şeyi aralarında adalet üzere bölüşmek ?.. Boşnakça, “ugasiti se”: Sönmek ?.. Smjesta: Derhal, acilen ?.. Estçe, “hassetama”: Yakalatmak, saldırt-mak. İz sürmek, takip etmek ?.. Fransızca, “comme de juste”: Gereği gibi; haklı olarak; tabiî olarak, tabiatıyla ?.. İspan-yolca, “sugestivo”: İmâ kabilinden. Telkin edici. *. Mânâlı, insanın aklına bir şey getiren ?.. Ebcedleri, 569…

Arabça, “iktesata”: Bölüşmek ?.. Çekçe, “jestliže ne”: -medikçe, -mezse ?.. Farsça, “go-sestegî”: Kesilme. Dağınık-lık. Ayrılma. Çözülme. Yarık ?.. Hollandaca, “geestelijk-heid”: Rahibler heyeti, din alimleri ?.. Gisting: Mayalanma. Ekşime, fermantasyon. Hoşnudsuzluktan doğan arbedeler. Tahammür ?.. Bekostigen: Ödemek; karşılamak ?.. İngilizce, “only just”: Güçlükle. Yeni (zaman). Pek az. Binbir zorlukla. Az önce. Yakında ?..  Ebcedleri, 570…

Arabça, “el-Muksitu”: Allah’ın güzel isimlerinden biri. Adil. Adaletli ?.. Almanca, “kniff,m”: Hile; püf noktası; marifet, hüner, hokkabazlık (Dolap, manevra,). Çimdik. Buruşukluk, kırma, büküm, büküntü. * ?.. Zulassung,f: Ruh-sat. Kabul, müsaade, cevaz. * ?.. Boşnakça, “izreka”: Atasö-zü ?.. Fransızca, “éploré”: Ağlayan, gözyaşı döken, iki gözü iki çeşme. Pek üzgün ?.. Hollandaca, “zinspeling”: İmâlı söz, dokundurmalı söz ?.. İngilizce, “go over”: Tedkik etmek, prova etmek (İncelemek,). Geçmek, öbür tarafa geçmek. Tekrarlamak. *. Başarmak ?.. Lord: Efendi, sahib, mal sahibi. Hâkim, hükümdar. (Bir asalet ünvanı) Lord. Rab, İlâh. Haz-ret-i İsa. Lord payesi vermek ?.. İspanyolca, “cogedor”: Dev-şiren, toplayan. M. Meyve ve benzeri devşirme sepeti. Devşirme âleti. Kürek ?.. Suspensa: Asılı, sarkık. Bekleyen, muallak. Karar verilmemiş, kesin olmayan, belirsiz. Bitme-miş, yarım kalmış. (İmtihanda) Kalmış, bırakılmış. Hayran, şaşkın. M. Gerilim (filmi) ?.. Sırpça, “prikaz”: Takdim (Tanıtma,) ?.. Ebcedleri, 240… “Levha: 24 Şubat 1988… Parmaklarımla saya saya “Bismillâh” çekiyorum ve 240’a tamamlıyorum!..” (T.G. 4.85)… Çihil-sâl: 40 yaşında… Çihil-sâl: Cim+he+lâm+sin+elif+lâm… Noktasız harfler: He+lâm+sin+elif+lâm… 5+30+60+1+30= 126 (Salih ?..) … Tahsînnâme: Takdirnâme… Tahsînnâme: Te+ha+sin+ye+ nun+nun+elif+mim+he… Noktasız harfler: Ha+sin+elif+mim +he… 8+60+1+40+5= 114… Çihil-sâl tahsînnâme: 126+114 = 240…

Arabça, “aksata”: Alışveriş ?.. İngilizce, “assumed”: İsim (Takma, müstear). Farzolunan. Hayâlî. *. Gasbedilmiş ?.. İtalyanca, “ondulazione”: Kıvrım, büklüm (Dalgalı). Dalgalan/ma (-ış). Dalga dalga biçim (büklüm, kıvrım). * ?.. Lehçe, “dziennik,m”: Günlük hatıra defteri. Günlük gazete. * ?.. Letonca, “mājiens”: İmâ. Baş sallama. Göz kırpma. * ?.. Ebcedleri, 172… Kaptan Gusto: Kaf+be+nun+kef… Bu nok-talı harflerin toplamı: 100+2+50+20= 172… Lisaniyyât: Dil ilmi… Lisaniyyât: Lâm+sin+elif+nun+ye+elif+te… Noktasız harfler: Lâm+sin+elif+elif… 30+60+1+1= 92… Ud’iyye: (Çoğulu: Eda’i). Mesel. Hikayât. Bilmece, yanıltmaç… Ud’-iyye: Elif+dal+ayn+ye+he… Noktasız harfler: Elif+dal+ayn +he… 1+4+70+5= 80… Lisaniyyât ud’iyye: 92+80= 172… Tesemmî: İsimlenme… Tesemmî: Te+sin+mim+ye… Nokta-sız harfler: Sin+mim… 60+40= 100… Tesemmî cüst-ü cû: 100+72 =172… “Mehdî Salih İzzet Erdiş: 1171= 172.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 266)

Farsça, “pîş-kest”: Taksit (İlk taksit, peşin). Taksit ?.. Kâst: Eksiklik, noksan ?.. Almanca, “gast,m”: Misafir, mih-man. Davetli. Ziyaretçi. (Hotelde vs.) Müşteri. Müdavim. Muayyen bir iş gören denizci ?.. Boşnakça, “gest”: Jest ?.. Çekçe, “hustý”: Sık taneli, ince taneli. Sık, yoğun. Kalın. Ağır. Çalı gibi, gür ?.. Danca, “gæst”: Misafir. Ziyaretçi ?.. Iyst: İstek, arzu. Sevinç, keyif. Eğlence, zevk ?.. Kast: Atma, atış ?.. Estçe, “kast”: Kutu ?.. Kest: Kabuk. Kabuk, deri, zar. Deri. (Meyve, sebze) Kabuk ?.. Fince, “joustaa”: Esnek olmak ?.. Fransızca, “au juste”: Doğru dürüst, tam olarak. Doğrusu ?.. Hırvatça, “gest”: Jest, el kol hareketi. Hareket ?.. Hollandaca, “gast”: Misafir. Davetli. Ziyaretçi ?.. Kast: Do-lap. Gömme dolap. Büfe ?.. İngilizce, “kast (=caste)”: Kast. İçtimâî sınıf. İçtimâî sınıflaşma sistem ve ilkeleri ?.. İsveççe, “gäst”: Misafir ?.. Gest: El kol hareketi, jest ?.. Kast: Atma, fırlatma ?.. İtalyanca, “cestaio”: Sepetçi ?.. Letonca, “kāst”: Süzmek, filtre etmek ?.. Romence, “gest”: Jest ?.. Slovakça, “hustý”: Yoğun. Kalın. Sık dikilmiş (bitki). Yakın, bitişik. İnce damarlı (ağaç) ?.. Sırpça, “u časti”: Onuruna, şerefine ?.. Gest: Jest, çalım ?.. Türkçe, “kast”: Kasıt ?.. Yiddiş dilinde, “gast”: Misafir ?.. Kest: Kestane. Kestane rengi ?.. Ebcedleri, 481…

……….

Almanca, “kiste,f”: Büyük kutu; sandık, kasa. Tahta-perde. (Eski) Otobüs, gemi. Uçak. Mesele, iş. Tabut ?.. Al-manca, “zisterne”: Sarnıç ?.. Zyste,f: (Tıb) Kist, kese ?.. İdi…

Arabça, “kis”: Cepte taşınır küçük para kesesi. Ra-himde döl yatağı. Bedende bazı sıvıların toplandığı kese biçimindeki oyuklar. Buruşuk, kırışık ?..

İngilizce, “cistern”: Sarnıç, mahzen, su deposu. Vü-cudda herhangi bir sıvının toplandığı kese ?.. Castor bean: Keneotu tohumu ?.. Danca, “cistern”: Sarnıç ?.. Hollandaca, “gastvrijheid”: Misafirperverlik ?.. İtalyanca, “ergastolo”: Müebbed hapis (cezası). Hapishane ?.. Latince, “inventor”: Mucid, kâşif. Yazar, öneri sahibi, kurucu ?.. Ebcedleri, 724…

(Latince, “custôdîre”den sonra İtalyanca, “ergasto-lo”… Nihayet, “ölüm” cezası “müebbed hapis” cezasına dönüştürülüyor !..

Sedir-i Seyrefi der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık Aleyhisselam’dan duydum ki, şöyle buyurdu: “Bu işin sahibinde (Mehdî’de) Yusuf’a bir benzerlik vardır.”… Şöyle arzettim: Sen bize bir gaybeti veya hayreti bildiri-yor gibisin…

Bu kıyamın sahibinin (Hz. Mehdî’nin) iki gaybeti vardır… Bir gaybeti (hapiste kaldığı dönem) o kadar uza-yacak ki şöyle diyecekler: Öldü!.. Bazıları diyecek ki: Öldürüldü!.. Bazıları diyecek ki: Gitti!..” (Şeyh Muham-med b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 198)

Bir gaybeti o kadar uzayacak ki şöyle diyecekler: “Öldü.” Bazıları diyecek ki: “Öldürüldü.” Bazıları diyecek ki: “Gitti.” Onun (Hz. Mehdî’nin) emrini kabul-lenen ashabından (talebelerinden) çok azı geride (sağlam) kalacaktır…”… (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 198)

Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır Aley-hisselam’ın şöyle buyurduğunu duydum: “Bu gaybetin (Mehdi’nin) sahibinde dört Peygamberin sünneti vardır” Dedim ki: “Hz. Yusuf’un sünneti nedir?” Buyurdu ki: Zindan ve gaybet.”… (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Nu-mani, Gaybet-i Numani s. 190)

Ebi Abdullah Hüseyin bin Ali’den rivayet edildi: “Mehdî iki kez insanların gözünden kaybolacaktır. Bir seferinde o kadar uzun bir zaman görülmeyecek ki, kimi-si onun öldüğünü, kimisi de bırakıp gittiğini zannede-cek…”… Bu hadis, Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiy-y-il Ahir Zaman isimli kitabın Süleymaniye Kütübhanesi’nde bulunan el yazılı bir nüshasında mevcuttur…

Arnavutça, “cisternë”: Sarnıç, mahzen, su deposu ?.. Boşnakça, Çekçe, Hırvatça, Letonca, Litovca, Sırpça ve Slo-vakça, “cisterna”: Depo. Su deposu. Sarnıç ?.. Almanca, “geisterbeschwörer,m”: Sihirbaz, cinci. (Hasta, rahatsız) O-kuyucu ?.. İngilizce, “the coast is clear”: “Tehlike geçti. Tehlike yok. Tehlike geçmiş olacak.” ?.. Slovakça, “húšti-natý”: Çalılık, fundalık ?.. Ebcedleri, 1182…

Arnavutça, “cisternë për naftë”: Petrol tankeri ?.. Eb-cedi, 1917… Hollandaca, “sorteren”: Araştırmak. Çeşitlere, (türlere, renklere vb.) göre ayırmak, sınıflandırmak ?.. Ebce-di, 918… Bîst (20) yıl beraber: Be+ye+sin+te+ye+(elif)+ lâm+be+re+elif+be+re… 2+10+60+400+10+1+30+2+200+1 +2+200= 918…

Arnavutça, “anijecisternë”: Tanker. Petrol tankeri ?.. İspanyolca ve İtalyanca, “terremoto, m”: Deprem, yer sar-sıntısı, zelzele ?.. Ebcedleri, 1254…

Arnavutça, “autocisternë”: Su arabası ?.. Farsça, “şi-kest horde”: Yenik, mağlub ?.. Şikeste-hâtır: Hatırı kırılmış, gönlü kırık ?.. Ebcedleri, 1595… “Mehdî Muhammed Salih Mirzabeyoğlu: 62+92+129+1312= 1595.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 595)

Slovakça, “cisternový”: Depo ?.. İtalyanca, “lo scruta-mento”: Araştır(ıl)ma (-ış), yokla(n)-ma (-yış, -ış) (Anlamaya çalış(ıl)ma (-ış), gözle(n)me (-yiş, -iş), incele(n)me (-yiş, -iş),) ?.. Rumca, “tartara”: Cehennem ?.. Ebcedleri, 1203…

Slovakça, “cisternová loď”: Tanker ?.. Almanca, “präsentiermarsch,m”: Marşı (Resmî tazim) ?.. Tablett,n: Sini (Tabla, tepsi,) ?.. Ebcedleri, 1234…

Slovakça, “cisternové auto”: Tanker ?.. Ebcedi, 1607 … Fransızca, “isosiste”: Deprem(Eş). F. Eşdeprem eğrisi ?.. Ebcedi, 608… Ayrıca bakınız, İtalyanca, “giusto di sale”…

Mesnevî’nin 552. beyti:

–“Lâbe vü zar-i hemi kerdend ü ô

Ez riyazat GEŞTE der halvet dü tu.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 608… –“Sürekli ağlamakta, feryad etmekte ve ona yalvarmaktaydılar – O ise halvet yerinde, riyazattan ötürü iki kat hâline gelmişti, iki büklüm olmuştu.”

İtalyanca, “scassatura”: Kasadan (sandıktan) al(ın)ma (-ış). Silinti ?.. Farsça, “ziyâd geşten”: Çoğalmak ?.. Sırpça, “nagoveštaj”: İmâ, ihsas ?.. Ebcedleri, 792… Neslihan: Nun+sin+lâm+(elif)+hı+elif+nun… 50+60+30+(1)+600+1+ 50= 792…

İtalyanca, “cassetta”: Kasacık, küçük kasa. Şerit, bant. Kutu. Çekmece, göz. Peyke ?.. L’otocisti: Kulak torbası ?.. Accostumato: Alış/kın (-mış, -an). Yatkın (laş/tırıl/ mış, -an). Gör/gü-lü (-enekli) ?.. Fransızca, “cassette”: Çekmece, göz. Şerit, bant ?.. Hollandaca, “cassette”: Küçük muhafaza; küçük sandık. (Teyp, video) Kaseti. Kutu ?.. İngilizce, “cas-sette”: Kaset ?.. Makedonca, “izvestitel”: Haber veren kimse, haberci ?.. Ebcedleri, 926…

Üstad’ın ÇİLE’sinden:

–“Halim, açık denizde düdük çalan bir gemi;

Kim duyar, ötelerden haber veren bestemi…

(Arthur Rimbaud selâmlıyor: –“Honneur, au voient superieur, Au voient superieur honneur !”… Okunuşu: –“Onör, o vuayan süperyör, – O vuayan süperyör onör !”… –“Şeref, üstün haberciye, – Üstün haberciye şeref !”…

Birinci mısra ebced değeri olarak, 1284 ?.. Rûznâm-çe: 60+252= 312… İstibhâs: 902+70= 972… Rûznâmçe istibhâs: 312+972= 1284… Necîb Fazıl Arvasî: Nun+cim+ ye+be+fe+elif+dat+lâm+elif+re+vav+elif+sad+ye… 50+3+ 10+2+80+1+800+30+1+200+6+1+90+10= 1284)

İtalyanca, “cassetta delle lettere”: Mektub kutusu ?.. Ebcedi, 2025… Latince, “cippî”: Mezartaşı. Kazıklarla yapı-lan engel, şarampol ?.. Ebcedi, 27…

İtalyanca, “cassettata”: Bir kutu (çekmece…) … ?.. St-roncatura: Öl(dür)me (-üm,-üş). Kes-(il)me (-iş), kesik (yer/ nokta). Bitir(il)me (-iş), son ver(il)me (-iş). Kopar(ıl)-ma (-ış). Çökert-(il)me (-iş). Yık(ıl)ma (-ış), yıkım. *. Bastır-(ıl)ma (-ış). Önünü(n) al(ın)ma(sı) (-ış/ı). Yıkıcı (çökertici) eleştiri ?.. Latince, “torrentis”: İşkence. Kavurucu sıcak. Ace-le eden, hızlı. * ?.. Ebcedleri, 1327…

İngilizce, “compact cassette”: Kompakt kaset ?.. La-tince, “praestîgiâtôris”: Büyücü, dolandırıcı, hilekâr (Sihir-baz,) ?.. Ebcedleri, 1381…

Hollandaca, “cassette-recorder”: Teyp ?.. Ebcedi, 1541… Litovca, “teikimas”: Takdim, sunma. Öneri, teklif. * ?.. Ebcedi, 542…

Hollandaca, “filmcassette”: Film kaseti ?.. Farsça, “cest ü hîz”: Hoplama, zıplama ?.. Ebcedleri, 1086…

İtalyanca, “cassettista”: Emniyet sandığı sahibi ?.. Disturbi gastrici: Mide rahatsızlıkları ?.. Ebcedleri, 1396…

İtalyanca, “cassetto”: Çekmece, göz ?.. Boşnakça, “u-gostitelj”: Ev sahibi ?.. Çekçe, “cysta”: Kist ?.. Farsça, “gûşt-dâr”: Etli. Şişman. Etli kısım ?.. Nân şikesten: Ekmek kes-mek. Dostluk ve kardeşliği kesmek. Birinin sofrasında yemek yemek ?.. Hırvatça, Litovca ve Sırpça, “cista”: Kist ?.. İngi-lizce, “castellated”: Kale tipinde inşâ edilmiş, mazgallı ve kuleli olarak yapılmış. Çok kulesi olan ?.. At any cost: Ne bahasına olursa olsun ?.. Letonca, “cista”: Kese. (Tıb) Kist ?.. Sırpça, “ugostitelj”: Otelci; lokantacı ?.. Ebcedleri, 931…

İtalyanca, “il cassettone”: Bölme, göz. Tekne. (Mer-mer) Dolap ?.. Hırvatça, “gostionica”: Yemek evi. Han, otel ?.. Slovakça, “cesta na lodi”: Gemicilik ?.. Ebcedleri, 1023… “Salih (Karayılan) Mirzabeyoğlu: 691+332= 1023.” (Lû-gat-ı Salihûn, sh 43)

İspanyolca, “cesta,f”: Küçük sepet, el sepeti. Dört kişilik atlı araba ?.. Casta: Edebli. İffetli, temiz, nezih ?.. Casta,f: Kapalı içtimâî sınıf, kast. Cins, soy, kan. Evlâd, zür-riyet. Akraba, soy. Birşeyin cins veya kalitesi ?.. Fransızca, “caste,f”: Kast. Sınıf, tabaka ?.. Ce est: C’est’in aslı ?.. İngi-lizce, “caste”: Kast. Ferdiyeti irsiyet, servet, din vb.’ne dayanan herhangi bir içtimâî sınıf. Bu gibi sınıflaşmaların sistem veya ilkeleri. Kademe ?.. İtalyanca, “casta”: Kast, kapalı sınıf ?.. Cesta: Sepet ?.. Macarca, “csata”: Muharebe ?.. Ceset ?.. Ebcedleri, 465… “Levha: 27 Aralık 1985… Bü-yük bir sınıftayım… Seyfi ve  arkadaşları da orada… Arka tarafta beyaz bir yastığa yaslanmış, yerde kaykılmışım… Bu sırada bir Japon genç hâlimi lâubali bulmuş ki, beni kaldırmaya geliyor; tartışıyoruz… Yanımda biri, yastığa kaykılmamdan dolayı mütebessim, “iyi uyumuyorsun!”  diyor… Benim numaram 465… Benden sonra galiba 435 numaralı talebe geliyor!..” (T.G. 3.108,9)

(Boşnakça, “cesta”: Yol ?.. Çekçe, “cesta”: Yol. Pati-ka. İz. Dar yol, sokak veya geçit. Geçit, pasaj. Ara yol. Sapa yol ?.. Hırvatça, “cesta”: Yol ?.. Sırpça, “cesta”: Şose ?.. Slovakça, “cesta”: Yol. Garaj ile cadde arasındaki özel yol. Araba yolu. İz. Patika ?.. Çekçe, “ještěr”: 11 ve 12. yy’da Rus veya İskandinavya’lı Bizans saray muhafızı. 9. yy’da Rusya’-da hükümdarlık kuran İskandinav denizcilerinden biri ?.. Farsça, “ber-geşt”: Geri dönüş ?.. Vezîr dâd-güsterî: Adalet bakanı ?.. İtalyanca, “costernare”: Yıkmak, çökertmek, çok üzmek ?.. Costumato: Gör/gülü (-enek-li). Alış/ık (-kın) ?.. Ridere di gusto: İçinden gelerek gülmek ?.. Ebcedleri, 922…)

(Slovakça, “cesta na štátne útraty”: Yiyip içme. Âlem. Cümbüş ?.. Ebcedi, 3143… Boşnakça, “raspitati se”: Araştır-ma yapmak ?.. Ebcedi, 1145…) ?.. “Merec-el Bahreyn Yel-takıyan: 1145.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 232)

İspanyolca, “cesto,m”: Küfe. Sepet ?.. İdi… Slovakça, “cesto”: Hamur. Hamur işi ?.. Boşnakça, “cvast”: Çiçek ?.. Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça, “gušter”: Kertenkele ?.. Bul-garca, “gùş-ter”: Kertenkele ?.. Farsça, “geştâver”: Moment ?.. Fransızca, “cassetête”: Bulmaca ?.. Hırvatça, “cvast”: Çiçek açma. Çiçeklenme. Çiçeklerin sapları üzerinde duruşu. Serpilme. Gelişme. Büyüme ?.. Hollandaca, “geestdrijverij”: Fanatizm, kör inanç, bağnazlık, taassub ?.. İtalyanca, “castel-lata”: Şıra (taşıma) arabası ?.. Il castraporci: Domuz burucu, domuz iğdişçisi. İnsan kasabı (cerrah). Kör (kesmez) bıçak ?.. Incastrare: (Birbirine) Geçirmek (girdirmek, sokmak, oturtmak), gömmek. Çıkmaza sokmak (saplamak) ?.. Ebced-leri, 927…

İtalyanca, “incestare”: Sepete koymak ?.. Çekçe, “houští”: Ormandaki büyük ağaçların altında yetişen çalı ve benzerlerinden oluşan nebat örtüsü. Çalılık, ağaçlık. Koru ?.. Fransızca, “costumière”: Elbiseci ?.. Hırvatça, “kušet”: Kuşet ?.. İspanyolca, “costanero”: Kıyı ile ilgili ?.. İsveççe, “gäst-rum”: Misafir odası ?.. Ebcedleri, 727…

İtalyanca, “il cestone”: Büyük sepet ?.. Digestione: Sindir/ir (-me, -iş) ?.. Indigesto: Sindirileme/z (-yen, -ye-cek), sidir/imi (-ilmesi) güç (zor). Sıkıcı. Güç, zor. Üzücü. Karışık, dağınık, gelişigüzel ?.. Boşnakça, “gasiti se”: Sön-mek ?.. Çekçe, “jestli ne”: -medikçe, -mezse ?.. Danca, “af-kast”: Gelir, getiri. Kâr ?.. Hollandaca, “gewestelijk”: Nahi-ye, bucak, kaymakamlık, kaza, ilçe ?.. Rusça, “svistok”: Düdük, düdük sesi ?.. Ebcedleri, 562…

Slovakça, “cestovný vak”: Torba, çanta, çuval ?.. Na pol cesty: Orta yol, yarı yolda ?.. Letonca, “kustama manta”: Taşınabilir eşya, menkul mal. Özel eşya ?.. Ebcedleri, 1020…

Slovakça, “cestovná batožina”: Valiz ?.. Ebcedi, 1461… İsveççe, “antyda”: İmâ etmek ?.. Ebcedi, 462…

İngilizce, “community chest”: Umumî yardım sandı-ğı. Fakirlere yardım fonu. Hayır işleri için umumî sandık. (Amerikan) Kamu yararına çalışan kurumların yıllık para toplama kampanyası ?.. Chest of drawers: Çekmeceli dolap, konsol. Şifonyer ?.. Letonca, “kastrēšana”: Kısırlaştırma ?.. Ebcedleri, 1034…

İngilizce, “medicine chest”: İlâç dolabı ?.. Jestingly: Şaka yollu ?.. İsveççe, “omkostnad”: Gider, masraf ?.. İtal-yanca, “angelo custode”: Koruyucu melek ?.. Sırpça, “kupaċi kostim”: Mayo ?.. Ebcedleri, 588…

İngilizce, “tea chest”: İçi kurşun kaplı çay sandığı (Kusto Araştırması) ?.. Costate: Kaburgalı ?.. Arabça, “el-mikaşşetü”: Süpürge ?.. İtalyanca, “costata”: Pirzola ?.. Eb-cedleri, 871…

İngilizce, “chest register”: (Müz.) Göğüsten çıkan pes sesler ?.. Farsça, “heşt-zeden”: Kerpiç dökmek ?.. Slovakça, “dať sa čistiť”: Yıkamak ?.. Ebcedleri, 1361… “Mehdî Mir-zabeyoğlu: 59+1302= 361.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 442)

Hırvatça, “cisterijanac”: 1098’de Fransa’da Citeaux ormanlarında kurulan manastır üyesi ?.. Fransızca, “serpent à lunettes”: Yılan (Gözlüklü) ?.. Ebcedleri, 1663 …

İtalyanca, “il otocisti”: Kulak torbası ?.. Costellato: Yıldızlarla süslü (süslen/miş, -en), yıldızlı. … ile dolu (dol/ durul/muş, -an), … serpil/i (-miş, -en) ?.. Arnavutça, “në këtë çast”: Şu ân. Şu ara, hâlihazırda ?.. Boşnakça, “cvasti”: Çiçek açmak ?.. Sustati: Yorulmak ?.. Ebcedleri, 937…

Portekizce, “cisto”: Kist ?.. Almanca, “wüste”: Çöl ?.. Farsça, “kîse keşîden”: Keselemek ?.. Fransızca ve Hollan-daca, “enquête,f”: Yoklama, bilgi toplama, sondalama. So-ruşturma. Anket ?.. Hırvatça, Sırpça ve Slovakça, “čisto”: Temiz. Temiz bir şekilde. Net olarak. Doğrulukla ?.. Hollan-daca, “joost”: Şeytan ?.. İngilizce, “die-cast”: (Teknik) Hazır kalıba dökmek ?.. Chesty: Küstah. Bedeninin göğüs kısmı büyük olan ?.. Joust: At üstünde mızrak dövüşü yapmak. At üs-tünde yapılan mızrak dövüşü. (Okunuşları, cust, cast, caust) ?.. İtalyanca, “costi”: Şurada, bulunduğunuz yerde ?.. Accosto: Yakın, yanında. Yardım, destek. Yanaş(tır)ma (-ış), yaklaş(tır)ma (-ış) ?.. Ebcedleri, 479… “Mehdî Mahmud (sıfat) Mirzabeyoğlu: 59+98+322= 479.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 511)

Üstad’ın “Canım İstanbul” şiirinden:

–“Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;

Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.

İstanbul; Kostantiniyye !..

(İngilizce, “die”: Ölmek. Sona ermek, bitmek, ölmek. Metal kalıp, matris. Oyun zarı. Istampa, damga. Lokma, pafta lokması, yivaçar lokması. Molet ?.. Almanca, “die”: Alman-ca’da cins isimlerin önlerine gelen üç artikelden biri; bu, şu o, bunlar, şunlar, onlar ?..)

Uzatmadan söyleyeyim… “Kusto” tabiî ki Kumandan Mirzabeyoğlu… Yani o takdim edilmiş… Fakat bununla bir-likte bazen, daha ziyade olarak Üstad’ı ve bazen de Efendi Hazretleri’ni gösterdiği oluyor… Üç cebhesi olan bir kandil gibi… Fikir, sanat, aksiyon !..

Hırvatça, “čisto zlato”: Saf altın ?.. İngilizce, “the ho-locaust”: Nazilerin yaptıkları Yahudi katliamı ?.. Pentecost: Şavuat, Tevrat’ın verildiği gün, Musevîlerin “haftalar” bayra-mı. Hıristiyanların paskalyadan elli gün sonraki “hamsin” bayramı ?.. Ebcedleri, 923…

Mesnevî’nin 724. beyti:

–“Kuy-i nevmid-i merev ümmid HAST

Suy-i tarik-i merev hurşid hast.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 923… –“Ümitsizlik semtine gitme, ümitler var – Karanlığa doğru gitme, güneşler var.”

Fransızca, “citerne”: Sarnıç. (Fransızlar “s”yi yuvar-lamışlar) ?.. Hırvatça, “čestar”: Çalılık. Kısa menzilli bir ha-va savunma topçu sistemi. Ağaçlık. Çalılardan oluşan küçük koru ?.. İngilizce, “recast”: Yeniden dökmek. Yeniden dü-zenlemek. Yeniden hesablamak ?.. Re’cast: Yeni şekil, yeni hesab ?.. Caster: Atan kimse veya şey. Dökümcü. Eşyaların hareketini kolaylaştıran küçük tekerlek. Sofrada kullanılan yağ, sirke veya limon şişesi. Şekerlik. Tuzluk ?.. İtalyanca, “la suggestione”: Etkile(n)me (-yiş, -iş). Kışkır(t)ma (-ış), it/me (-iş). Uyut(ul)ma (-uş). Büyüle(n)me (-yiş, -iş), büyü-leyicilik, büyüleyici güzellik. Etki. Çekicilik ?.. Macarca, “csatár”: Forvet ?.. Sırpça, “čestar”: Sık çalılık ?.. Ebcedleri, 665…

İtalyanca, “colicistite”: Öd kesesi iltihabı ?.. Costa di difficile approdo: Yanaşılması çok zor (güç) kıyı ?.. Gestan-te: Gebe, hamile ?.. Çekçe, “hostitelka”: Ev sahibesi, hostes ?.. Hltavě jíst: Çabuk çabuk yemek ?.. Latince, “hastâtus”: Mızraklı. Savaşta Roma ordusunun ön safı ?.. Slovakça, “hašterivý”: Kavgacı. Cadaloz, çirkef, şirret. Huysuz, hırçın ?.. Hustnúť: Derinleştirmek. Beslemek ?.. Ebcedleri, 933…

İtalyanca, “la dacriocistite”: Gözyaşı bezesi iltihabı ?.. Farsça, “şikeste-şuden“: Ufalanmak. Kırılmak. Perişan ol-mak. Yaşlı görünmek ?.. Ebcedleri, 1139…

Hırvatça, “kasetofon”: Kaset kaydedici ?.. İngilizce, “casuistically”: Kendi çıkarına göre yorumlayarak ?.. İtalyan-ca, “la sede del gusto”: Tadım merkezi (yeri) ?.. Ebcedleri, 624… Tahsinnâme: Takdirnâme… Tahsinnâme: Te+ha+sin+ ye+nun+nun+elif+mim+he… 400+8+60+10+50+50+1+40+ 5= 624… Güzârişnâme: Tâbirnâme… Güzârişnâme: Kef+ze+ elif+re+şın+nun+elif+mim+he… 20+7+1+200+300+50+1+ 40+5= 624…

İsveççe, “kassett”: Kaset ?.. Hırvatça, “kastriran”: Ha-dım edilmiş, iğdiş edilmiş ?.. İtalyanca, “castagneto”: Kesta-nelik, kestane tarlası ?.. Perdere il gusto: Ağzının tadı kal-mamak, tat almamak ?.. Ebcedleri, 942… Şuara sûresi 182. âyet meâli: “Ve doğru terazi ile tartın.”… “… El KISTâsil müstakîm”… Ebcedi, 942…

Almanca ve Danca, “kassette”: Kaset. Şerit, bant ?.. Çekçe, “ještěrka”: Kertenkele ?.. İngilizce, “give up the ghost”: Ölmek, ruhunu teslim etmek ?.. Litovca, “kastetas”: Demir muşta ?.. Ebcedleri, 943…

Danca, “kassettebåndoptager”: Teyp ?.. Ebcedi, 1635 … İngilizce, “authorize”: İzin vermek. Yetki vermek, salâ-hiyet vermek. Yetkili olarak kurmak. *. Ruhsat vermek. Müsaade etmek. Caiz görmek. Teyid etmek, tasdik etmek ?.. Ebcedi, 636…

Arabça, “el-kassetü”: Ufak köy veya ufak tulum ?.. Estçe, “õigusteadlane”: Avukat. Hukukçu. Hukuk uzmanı (Hukuk Fakültesi ?..) ?.. Sırpça, “manjkavost”: Azlık, eksik-lik ?.. Slovakça, “lonová kosť”: Kasık kemiği ?.. Ebcedleri, 591… “Hayran (sıfat) Mirzabeyoğlu: 269+322= 591.” (Lû-gat-ı Salihûn, sh 594)

Letonca, “kaste”: Sandık. Kutu. Sele ?.. Kasta: Kast, içtimaî sınıf ?.. Almanca, “geste,f”: El kol hareketi; jest ?.. Kaste: Kast ?.. Çekçe, “hostie”: İnce bisküvi, mayasız ekmek ?.. Husita: Huss taraftarı. Huss inançları yanlısı ?.. Hustě: Yoğun olarak. Kalınca. Ağırca ?.. Kasta: Sınıf, kast ?.. Dan-ca, “gæste”: Ziyaret etmek ?.. Kaste: Atmak, fırlatmak, sa-vurmak ?.. Endonezca, “kasta”: Sınıf, kast ?.. Kesat: Kaba, pürüzlü. Aşındırıcı. Yontulmamış, pürüzlü ?.. Estçe, “kaste”: Çiy. Sos. Çeşni ?.. Filipince, “kasta”: Cins, tür. Sınıf, kast ?.. Fince, “höyste”: Baharat ?.. Kaste: Çiy, şebnem. Vaftiz ?.. Fransızca, “geste,f”: Ortaçağda, bir kişinin kahramanlıklarını anlatan des-tan, kahramanlar için düzülen destan. Davranış ?.. Geste,m: El, kol veya baş hareketi. Çalım, jest; soylu dav-ranış, yüce gönüllülük ?.. Hırvatça, “kasta”: Sınıf, kast ?.. Hollandaca, “geest”: Zihin, akıl, zekâ. Can, ruh, cin, peri ?.. Geste: Jest, mânâlı davranış, anlamlı el kol haraketi ?.. Hostie: Kutsal ekmek (İbadet sırasında papazlarca dağıtılan hamurvari kek) ?.. İspanyolca, “hostia,f”: Kurban. Kilisede dağıtılan kutsanmış mayasız ekmek ?.. İsveççe, “kasta”: Fırlatmak, atmak ?.. İtalyanca, “gesta”: … götürmek, almak, yapmak …. ?.. Le gesta: Yiğitlik, önemli olay, yaptıkları …, önemli iş ?.. Litovca, “kasta”: Kast, içtimaî sınıf ?.. Norveç-çe, “kaste”: Atmak, fırlatmak ?.. Slovakça, “hasiť”: Slack. Havasızlıktan ölmek. Susuzluğunu gidermek. Burnuna çek-mek ?.. Hostia: Turistler. Ev sahibi ?.. Kasta: Kast, içtimaî sınıf. Kabile ?.. Sırpça, “pučista”: Darbeci ?.. Kasta: Kast; sınıf, tabaka ?.. Yiddiş dilinde, “keset”: Erzak ?.. Ebcedleri, 482… Salih İzzet Mirzabeyoğlu: Sad+elif+lâm+ha+ayn+ze  +te+mim+re+ze+elif+be+ye+vav+kef+lâm+vav… Noktasız harfler: Sad+elif+lâm+ha+ayn+mim+re+elif+vav+lâm+vav… 90+1+30+8+70+40+200+1+6+30+6= 482… “Mehdî Mah-mud (sıfat) Mirzabeyoğlu: 62+98+322= 482.

Hollandaca, “kastje”: Küçük dolap, dolapçık, televiz-yon(a) bakmak (seyretmek) ?.. Bulgarca, “pàkost”: Ziyân, zarar, hasar ?.. İngilizce, “custody”: Himaye, gözetim, bakım. Muhafaza, nezaret. Tutuklama, hapsetme ?.. İsveççe, “avkas-ta”: Kâr getirmek ?.. İtalyanca, “caustico”: İğneli (İğnele/yici (-yen),). Yak/ıcı (-an). Dağla/yıcı (-an). Yiyen, aşındıran. *. Yakıcı ?.. Coaccusato: Ortak sanık, birlikte suçlan/an (-mış) ?.. Acustico: Ses …(s)i ?.. Sırpça, “jezičast”: Dil biçiminde ?.. Ebcedleri, 489…

Hırvatça, “kesast”: Kese şeklinde. Bol, sarkık, asılı, düşük ?.. Almanca, “gestell,n”: Sehpa, üçayak. Raf. Çerçeve. Şasi, düzen. Karyola. Ayaklık. İskelet ?.. Kastell,n: Kale, hisar ?.. Filipince, “hustuhin”: Tamamlamak ?.. İngilizce, “chill-cast”: Soğuk kalıba dökülmüş ?.. Ingest: Midesine indirmek (yemek) ?.. Holy ghost: Ruh-ül Kuds ?.. Litovca, “gestas”: Jest. İşaret ?.. Slovakça, “zúžená časť”: Bel ?.. Rumca, “kostumi”: Kostüm, takım elbise ?.. Rusça, “kost-yum”: Giyecek, elbise, kıyafet ?.. Ebcedleri, 542…

Hollandaca, “geldkist”: Para kasası ?.. Kwelgeest: Baş belâsı, belâlı herif, iç ağrısı, uğursuz ?.. Almanca, “pla-gegeist,m”: Baş belâsı; belâlı herif; iç ağrısı; musibet; cin yavrusu ?.. Farsça, “goseste”: Kesik. Ayrı. *. Dağınık. Orta-dan kalkmış. Bitkin. Açık. Viran ?.. Güsiste: Kopmuş, kırıl-mış. Sökülmüş, çözülmüş, gevşemiş ?.. Küsiste /Güsiste: Tembel, uyuşuk, gevşek ?.. İngilizce, “congested”: Tıkanık, şişkin. (Tıb) Kan veya su toplanmış, nefes alıp vermede zorluk çeken. Tıkanık (yollar) ?.. Ebcedleri, 545… “Mukte-da: Kendisine uyulan. Önde giden. Müçtehid. Pişivâ. İmam: 545.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 566)

Filipince, “kustal”: Çanta, torba, çuval ?.. Kastigo: Cezalandırma ?.. Arabça, “el-küsvetü”: Arkaya giyilecek el-bise ?.. Boşnakça, “mjesto”: Yer. Yerine ?.. Fransızca, “cos-tumée”: Giyimli, giyinik ?.. İngilizce, “holocaust”: Özellikle yangın yüzünden birçok kimse veya şeyin mahvolması. Ateşte yakılan kurban ?.. İtalyanca, “accostabile”: Yanaşıla-bil/ir (-en, -ecek), yaklaşılabil/ir (-en, -ecek), el altında(ki) ?.. Accostevole: Yanına yaklaşılabilir, sevimli ?.. Digestivo: Sindirim …(s)i, sindirt/ici (-en), sindirime yardım eden (yar-dımcı olan) ?.. Latince, “castanea”: Kestane ağacı. Kestane ?.. Ebcedleri, 517…

Arabça, “kıst”: Pay, hisse, nasib. Kısım. Mizan. Rı-zık. Kısım kısım ödenen borcun, her defada verilen bir parça-sı. Tartı ve ölçüde doğruluk. Adalet etmek ?..

Latince, “jûs”: Hukuk, hak, adalet. Mahkeme. Yargı-lama hakkı, yetki ?.. Jûs: Et suyu, çorba ?.. Fransızca, “jus, m”: (Meyve ve sebzelerden sıkılarak çıkarılan) Su. Et suyu. Kahve. Su, ırmak veya deniz suyu. Elektrik akımı. Zahmet. (Eski) Caka, fiyaka ?.. Hollandaca, “jus”: Sos, salça. Hak, haklar. Yemeğin sulu kısmı ?.. İngilizce, “jus”: (Lâtinceden) Hukuk. Hak ?.. İtalyanca, “giudizio”: Yargı(lama). Görüş, düşünce. “Giusto”dan türemiş bir kelime” ?.. Letonca, “jūs”: Sen ?.. Ebcedleri, 73…

(İngilizce, “juice”: Meyve suyu ?.. Adage: Atasözü, darb-ı mesel, vecize ?.. Boşnakça ve Sırpça, “kao”: Gibi, oduğu gibi; kadar. Olarak ?.. Çince, “çuo hao”: Ad (Takma) ?.. Di cı: Adres ?.. Danca, “og”: Ve. İle ?.. Filipince, “padyi”: Şişman ve kısa boylu, bodur ?.. Fransızca, “dédi-cace,f”: İthaf. Vakfetme. Vakıf kitâbesi. * ?.. Rusça, “dvoye”: İki kişi ?.. Ebcedleri, 27…)

İngilizce, “jus civile”: (Lât.) Medenî hukuk ?.. Boş-nakça, Makedonca ve Sırpça, “sudbina”: Kader, alınyazısı ?.. Bulgarca, “svèdenie”: Haber, bilgi ?.. Fransızca, “bisse, f”: Karayılan ?.. Pieds nu: Yalınayak ?.. Vendange: Bağ bozu-mu. (Şarap yapmak üzere toplanmış olan) Üzüm ürünü, ü-zümler. Bağ bozumu zamanı ?.. Fransızca ve İngilizce, “con-cise”: Veciz, özlü (Az ve öz, kısa, muhtasar,) ?.. İspanyolca, “sueño,m”: Uyku. Düş, rüyâ. Hayâl ?.. İtalyanca, “adesione”: İzin ver(il)me(si) (-iş/i). Sar/ma (-ış), otur/ma (-uş). Yapış/ma (-ış), çakış/ma (-ış). Katıl/ma (-ış), tut(ul)ma (-uş). *. Uy(ul)ma (-uş). Kabul. Destek. Çekim ?.. Alluso: İmâ edil/en (-miş), dokundurul/an (-muş) (Kapalı (dolaylı) anlatıl/an (-mış),). Değinil/en (-miş), değinilmek isten/en (-miş). (Üstü örtülü) Belirtil/en (-miş) ?.. Supplizio: İşkence. Ceza. Ölüm cezası ?.. Vinello: Bilmece, bulmaca ?.. Japonca, “nagasa”: Boy ?.. Sakana: Balık ?.. Latince, “aspîs”: Engerek yılanı ?.. Vellus: Bulutlar (Yün veya yapağı gibi). Koyun postu, hay-van derisi. Yün, yapağı. * ?.. Rumca, “neogno”: Yeni doğ-muş çocuk ?.. Ebcedleri, 133… Efsane cû: Efsane arayan, arayıcı. Boş vakit geçirmek isteyen… Efsane cû: Elif+fe+ sin+elif+nun+he+cim+vav… Noktalı harfler: Fe+nun+cim… 80+50+3= 133…

İngilizce, “jus divinum”: (Lât.) İlâhî emirlere dayanan hukuk (73+126… Kusto Salih ?..) ?.. Arabça, “kastal”: Cenk ederken olan toz, dövüşürken çıkan toz ?.. Ebcedleri, 199… Halife Salih… Noktasız harfler: Ayn+sad+elif+lâm+ha… 70+90+1+30+8= 199… Çihil-sâl… Noktasız harfler: 129-3= 126 (Salih ?..)… Efsane-cû: Efsane arayan veya arayıcı. Boş vakit geçirmek iste-yen… Efsane-cû: Elif+fe+sin+elif+nun+ he+cim+vav… 1+60+1+5+6= 73… Çihil-sâl efsane-cû: 126+ 73= 199…

İngilizce, “jura”: Lâtince “jus”un çoğulu ?.. Jura: Jura dağları. Trias’tan sonra gelen jeolojik dönem ?.. Letonca, “jūra”: Tuzlu su. Deniz. Dev dalga. Med cezir ?.. Fransızca, “juré”: Yeminli. Benzerlerinden üstün, usta. Seçici kurul üye-si; jüri üyesi ?.. Ebcedleri, 214…

Fransızca, “jurée”: Yeminli. Benzerlerinden üstün, usta. Seçici kurul üyesi; jüri üyesi ?.. Farsça, “kise-i fem”: Bazı hayvanların avurtları içindeki kese ?.. Ebcedleri, 215…

İngilizce, “aujus”: Kendi suyuyla, kendi sosuyla (F-ransızcadan) ?.. İspanyolca, “huéspeda”: Yatıya kalan misa-fir. Bir yerde konaklayan kimse. Hancı. Pansiyoncu. Ev sahibi. Parazit barındıran bitki veya hayvan ?.. Farsça, “küs”: Kadın tenasül âleti ?.. Ebcedleri, 80… Dîde-i siyah: Kara göz. Gözcü. Gözbebeği. Gözucu… Dîde-i siyah: Dal+ye+dal +he+hemze+sin+ye+elif+he… Noktasız harfler: Dal+dal+he+ hemze+sin+elif+he… 4+4+5+1+60+1+5= 80… Bretonca, Galce, İspanyolca ve Portekizce “mil”: Bin, 1000… Mil: Mim+ye+lam.. 40+10+30= 80… Danca,”firs”: Seksen, 80… “Mehdî Salih İzzet Mrzabeyoğlu: 62+129+477+332= 1000.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 756)

(Arabça, “kis”: Cepte taşınır küçük para kesesi. Ra-himde döl yatağı. Bedende bazı sıvıların toplandığı kese bi-çimindeki oyuklar. Buruşuk, kırışık ?.. Küsâ: Kisvenin cemi ?.. Ebcedleri, 90… Sad: Kur’ân alfabesinin 17. harfi olup, ebcedî değeri 90’dır ?.. Suadî: Topalak otu ?.. Kust !..)

(Farsça, “kise”: Para hesabı. Para. Öz para. Para kese-si. Küçük-büyük torba veya kab. Kumaştan çanta biçiminde torba-kab. Yoğurt kesesi. Kestirme yol ?.. (Okunuşu “kise” olan İspanyolca bir kelime, “quise”: Sevdim, istedim ?..) İtal-yanca “giusto”dan türemiş bir kelime, “il giudice”: Hakim. (Eskiden) Vali ?.. Ebcedleri, 95…)

(Arabça, “kis” kelimesinin mânâlarının tam karşılığı olan Latince kelime, “bursa” !..)

(Almanca, “börse,f”: Kesesi (Para). Borsa. Borsa binası. * ?.. Fransızca, “bourse,f”: Kese, para kesesi. (Talebe-ye verilen) Burs. Tavşan avında kullanılan bir tür ağ. (Balık avında) Torba biçiminde ağ. Borsa ?.. İngilizce, “bursa”: (Zool.) Kese, bursan ?.. “B”yi “p” yaparsak, “purse”: Kese, para kesesi, para çantası. Kadın el çantası. Para, servet. Hazine. Yardım için toplanmış para. Ödül, armağan. Torba. Büzmek (Dudak). Keseye koymak ?.. İtalyanca, “borsa”: Çanta. Borsa. Burs ?.. Romence, “bursă”: Burs. Borsa ?.. Ve “b” – “p” dönüşümü dahilinde hoşa gidecek ilginç bir İtal-yanca kelime, “parusia”: Hazret-i İsa’nın kıyamet günü dönüşü !..)

Ben Bursa’da bir konferans verdim…” (T.G. 2.184) ?..

Fransızca, “conférence,f”:  Konuşma, konferans. Top-lantı. Karşılaştırma ?.. Lesen: Fesâhat. Düzgün, güzel ve akı-cı konuşma ?.. Lisân ?..

Arz: Takdim etmek. Bir kimseye bir şeyi anlatmak, izâh etmek. Bir kimseye bir şeyi izhâr etmek. Bir büyüğe bir şeyi hürmetle vermek. Kıymetli bir şeyi, diğer bir şeyle de-ğiştirmek. Bir şeyin birden, ânîden meydana gelmesi. Altın ve paradan gayrı mal. Bir şeyin genişliği. Bir muamelede aldanmak. Sağlam insanın hemen ölmesi. Delirmek ?..

Ben “Kusto”da bir lisân verdim…” ?.. Hakikaten bize bir lisân bağışlamış; bütün lisânlara sinmiş, işlemiş, dağılmış, sirayet etmiş!..

Mektubât-ı Rabbânî’den bir beyt:

–“Sen bize dil verip de dilberi gösterdin

Tilkiyi sofra diye arslana gösterdin.

Şâhide: Kadın şahid. Mezar taşı. Dilber, güzel. Me-zara dikine dikilen ve üzerinde yazı ve çiçek motifi bulunan baş ve ayak taşları ?.. Meşhûd: Şehadet edilen. Görünen. Allah Sevgilisi’nin bir ismi. Göz ile görülmüş. Cuma günü. Kıyamet günü ?.. Âdîne: Cuma günü ?.. Adân: Deniz kenarı ?.. Küsto !..

(Farsça, “kîse-bor”: Yankesici, cebçi ?.. Çekçe, “předmluva”: Önsöz. Giriş. Başlangıç ?.. Fransızca, “norme, f”: Örnek. Ölçü, kural, ilke. Olağan durum, olağan yol. * ?.. Océanographe: Okyanus ilminde uzman (Kaptan Kusto ?..) ?.. Hollandaca, “raadsel”: Bilmece, bulmaca. Karma karışık (açık olmayan) ?.. İngilizce, “memoir”: Biyografi. İnceleme yazısı, rapor ?.. İspanyolca, “pincelar”: Resmini yapmak. Bo-yamak, boya sürmek ?.. İtalyanca, “indigare”: Araştırmak, araştırma yapmak ?.. Latince, “nôrma”: Örnek, mostra, düstur. Kural, standart, ölçü, ölçek, norm. * ?.. Letonca, “vīraks”: Günlük, buhur, tütsü ?.. Rumca, “andikruo”: Red-detmek, itiraz etmek. Yalanlamak ?.. Rusça, “vruçyeniye”: Takdim verme, verilme (Sunma,) ?.. Ebcedleri, 297…

Farsça, “kîse-borî”: Yankesicilik ?.. Almanca, “darle-gen”: Arz (veya delâlet) etmek (Göstermek; meydana (veya ortaya) koymak;). Açıklamak, anlatmak, izâh etmek. İfâde ve beyân etmek, ekspoze etmek. Serdetmek ?.. Çekçe, “modřid-lo”: Mavi ?.. Danca, “vægring”: Reddetme, red ?.. Fransızca, “hagiographique”: Velilerin hayatıyla ilgili ?.. Pleureuse: Ağlayan (Gözü sulu, olur olmaz). Sulugözlü kimse. F. Ağıtçı kadın. *. (Ağaç) Dalları yere doğru sarkan ?.. İngilizce, “sliver”: Kesilmiş veya yırtılmış ince uzun parça. Kıymık. İnce dilim. Yün bükmesi. İnce uzun parçalara kesmek veya ayırmak. Kıymık saçmak ?.. İtalyanca, “allegorico”: Simgeli anlatım (canlandırma) …(s)i ?.. Prefazio: Önsöz, giriş. Giriş yakarısı. * ?.. Japonca, “nemuri”: Uyku ?.. Latince, “caeru-lus”: Mavi, koyu mavi, koyu yeşil, kurşunî. Deniz ?.. Numerî: Şifre. Rakam. Çok sayılılık, çokluk. (Ask.) Birlik. *. Ç. Matemetik. Kategori, mertebe, aşama. Ritm, ölçü, nazım ?.. Sermô: Dil, üslûb. Konuşma, söyleşi. Bilgili konuşma, muhavere, karşılıklı konuşma. Söylenti, şayia, dedikodu. *. Günlük dil, düzyazı. Horatius’un “Satirler” isimli eseri ?.. Ebcedleri, 307… Çihil-sâl: 129… Fahs: Bir şeyin içyüzünü araştırma, arama… Fahs: Fe+ha+sad… 80+8+90= 178… Çihil-sâl fahs: 129+178= 307… Ruhâmî (Mermerden) Sütûn: Re+hı+elif+mim+ye+sin+te+vav+nun… Noktasız harfler: Re+elif+mim+sin+vav… 200+1+40+60+6= 307…

Farsça, “kise-bud”: Çok fakir ?.. Danca ve Norveççe, “navn”: İsim, ad ?.. Endonezca,  “lakon”: Hikâye. Oyun. Per-de, sahne. * ?.. Fransızca, “ânon,m”: Eşek sıpası ?.. Glan-dée,f: Devşirme (Meşe palamutu devşirimi, palamut) ?.. Lavis,m: Çizim (Sulandırılmış çini mürekkebi veya kara suluboya kullanılarak fırça ile yapılan) ?.. Légende,f: Hayat hikâyeleri (Velilerin). Efsane. Madalya veya para yazısı. Altyazı; resimlerin, karikatürlerin altına yazılan açıklayıcı yazı ?.. İngilizce, “bankbook”: Defteri, banka cüzdanı (Ban-ka) ?.. İspanyolca, “llamada,m”:  İsimlendirme. Çağırma. *. Deme, söyleme ?.. Latince, “vocâmen”: İsim, ad, lâkab, mah-las, ünvan ?.. Lehçe ve Rusça, “mogila,f”: Mezar, kabir ?.. Rumca, “imno”: Övmek. Şükretmek, hamdetmek ?.. Livani: Günlük (tütsü) ?.. Odigos: Kılavuz, rehber. Sürücü, şoför. * ?.. Ebcedleri, 107…

Farsça, “kise-dûz”: Kese yapan?.. Bulgarca, “nàmek”: İmâ ?.. Vsyàkıde: Her yerde ?.. Fince, “ansa”: Kapan, tuzak ?.. İngilizce, “lemma”: Önsözü (Bir şiir veya yazı). Ç. Lemmata (Mantık) Yardımcı önerme. * ?.. İspanyolca, “asna, f”: Eşek (Dişi) ?.. Llamado,m: İsimlendirme. Çağırma. *. Deme, söyleme ?.. Sana: Güvenli, emin. Sağlıklı, sıhhatli, sağlam, iyi. *. Doğru. Kusursuz. Tam, bütün. İyi niyetli, içten, samimi ?.. İtalyanca, “ansa”: Kıvrım, büklüm (Dirsek,). Kulp. (Küçük) Koy, çekmece, deniz girintisi. * ?.. Japonca, “sekkei”: Plân ?.. Latince, “ânsa”: Kabza (Kulp, sap,). Fırsat ?.. Lehçe, “imię,n”: İsim, ad ?.. Przewodnik,m: Kılavuz (Rehber, önder,). Yönetmen, şef. Kılavuz kitabı ?.. Ebcedleri, 112…

Kesekâğıdı yaptım, testi boyadım !.. Ne işler ?..”…  Sonra… Kendi hâlime baktım… Babamdan miras kalan evi sattırıp bir arkadaşıma vermiştim… İçeriden çıkışta, karşılı-ğında hiçbir şey alamayınca, kira ve diğer masraflar için ça-lışmak zorundaydım… Bir yandan ”Kusto”larla ilgilenirken, diğer yandan… Türlü işlerden sonra son bir buçuk yıldır kendi imalâtım olan sunî deriden cüzdanları, nefs tezkiyesine vesile, Bursa çarşı ve pazarlarında satıyorum !.. Para keseleri !.. Basit bir nokta da olsa, tâbî olmaklığım cihetiyle benim için önemli…

Farsça, “kise-i dem’iyye”: Gözyaşı kesesi ?.. Fransız-ca, “coupure,f”: Kesik, bıçak yarası. Kesilme, kopma, kopuk-luk. Makaslama, bir metinden çıkarılıp atılan parça. Gazete veya dergilerden kesilip saklanan parça. Kâğıt para. Kesilme, geçici bir süre için kesilme ?.. İngilizce, “news medium”: Haber, havadis. Gazete ?.. İspanyolca, “conclusión,f”: Ta-mamlanma (Tamamlama,). Bitme, bitirme, sona erme. Son, nihayet. *. Sonuç, netice, karar. Son kısım. Tez, savunulan görüş ?.. İtalyanca, “anfibologico”: Mânâlı (İki) ?.. Cardio: Kalb (Yürek,). Gönül. İç. Sevgi(li). Cömertlik, eliaçıklık. Or-ta, merkez. Göğüs, bağır ?.. Nome e cognome: Adı soyadı ?.. Latince, “bracchî”: Pençe. Önkol, kol. *. (Ağaç) Dal. (Deniz) Kol. (Denizc.) Seren. (Ask.) İrtibat hattı. Limanın yanını çeviren set ?.. Ebcedleri, 224…

Farsça, “kise-i hevâiyye”: Hava kesesi ?.. Latince, “Iûlius”: Caesar ([Özellikle]). Roma’lı aile ismi. *. Temmuz ?.. Ebcedleri, 123… Cüded: Dağ yolları. Yol gibi olan izler. Bir rengi diğerinden ayıran çizgi… Cüded: Cim+dal+dal…  Noktasız harfler: Dal+dal… 4+4= 8… Edmu’: Gözyaşları… Edmu’: Elif+dal+mim+ayn… Hepsi noktasız… 1+4+40+70= 115… Cüded edmu’: 8+115 = 123… Halfe: Andiçme. Yemin etme… Halfe: Ha+lâm+fe+he… 8+30+80+5= 123…

Farsça, “kise-i rieviyye”: Akciğer keseleri ?.. Alman-ca, “müllschaufell,f”: Faraş ?.. Hollandaca, “beeld-spraak”: Mecazlı dil (Çocuk dili); temsilî anlatım. Çizgili, şekilli anlatım ?.. Figuur: Endam, boybos, suret, şekil, resim. Etki, izlenim, pozisyon, vaziyet, Resim ve heykel sanatında insan şekli. Dansta ölçülü bir şekilde yapılan hareket  ?.. Verdeling: Taksim, bölünme, dağılım ?.. İspanyolca, “llorón”: Gözleri yaşlı. Ağlayıp sızlamayla ilgili. *. Sulu gözlü kimse. M. Uzun ve sarkık tüyler veya dallar. F. Cenazelerde ağlayıp ya-kınması için parayla tutulan kadın ?.. Vendimiar: Bağ boz-mak. Kazanç sağlamak. Bir şeyden yararlanmak. Öldürmek, canını almak ?.. İtalyanca, “la frode”: Hile. Oyun, düzen, dalavere. Aldatma, yanıltma ?.. Girandola: Oyun, düzen. Çar-kıfelek, donanma fişeği. Fırıldak. (Sincap için) Döner kafes. Maymun iştahlı. Kuruntu, düş. * ?.. Sondare: Araştırmak (Yoklamak,). İskandil etmek, sondalamak, burgu vurmak. Sonda salmak. * ?.. Latince, “êmisârî”: Casus (Gözcü, muhbir,) ?.. Sêres: Çin halkı ?.. Supercilî: Kaş. (Tepe) Ya-maç, sırt. Küstahlık ?.. Portekizce, “desenhar”: Çizmek ?.. Ebcedleri, 322… “Mirzâbeyoğlu: 322” (T.G. 6.109))

İtalyanca “giusto”dan türemiş bir kelime, “giudi-cabile”: Yargılanabil/ir (-en, -ecek). Sanık. Sayılabil/ir (-en, -ecek). Düşünülebil/ir (-en, -ecek), sanılabil/ir (-en, -ecek) ?.. Almanca, “gemälde,n”: Resim, tablo. Tasvir, temsil ?.. Laus, f: Kene, sakırga. Bit, kehle; macar, piyanço; yavşak. * ?.. İngilizce, “bicuspid”: Dişler (Öğütücü dişlerle köpek dişleri arasında her bir tarafta dörder tane olmak üzere bulunan kesi-ci) ?.. Quasi: Gibi, yarım. Gûya, sanki. * ?.. Quasi-: Benzeri ?.. İspanyolca, “losa,f”: Mezar. Döşeme taşı, kapak taşı, ka-paklık. Fare veya kuş kapanı. * ?.. Papeles: Kimlik kâğıtları ?.. Japonca, “gengo”: Dil, söz ?.. Hinoko: Kıvılcım ?.. Latince, “ânulî”: Atlı sınıfı. Yüzük. Mühür yüzüğü, yüzük, halka. * ?.. Ênucleô: Açıklamak, izâh etmek. Çekirdek-lerini çıkarmak. (Ceviz ve benzerlerinin) Kabuklarını ayıklamak. * ?.. Laus: Ün (Şeref, şân, şöhret,). Övgü, tasvib. *. Övgüye değer hareket, değer, kıymet ?.. Quîês: Uyku, düş, ölüm. Dinginlik, sükun, huzur, rahat, barış. Sessizlik, sükut, süku-net, asayiş. *. Yansızlık. Yatacak yer, in ?.. Lehçe, “zbież-ny”: Benzer, ortak ?.. Macarca, “nyelv”: Dil ?.. Makedonca ve Sırpça, “svedok”: Şahid ?.. Rusça, “posobiye”: Aylık ?.. Ebcedleri, 97…

İtalyanca, “impregiudicabile”: Tehlikeye atılama/z (-yacak, -yan) (sokulama/z, -yacak, -yan). Zarar verileme/z (-yecek, -yen). Peşin yargılanama/z (-yacak, -yan), peşin fikirde bulunulama/z (-yacak, -yan). Karalanama/z (-yacak, -yan), lekeleneme/z (-yen, -yecek) ?.. Farsça, “kise-i rûmî”: 500 kuruşluk para birimi ?.. Ebcedleri, 351…

İtalyanca, “giudicante”: Yargılayan (-yıcı), yargı …(s)i. Hakim. Sayan. Düşünen, sanan ?.. Il cast: Topluluk ?.. Castaldo: Kâhya ?.. La ciste: Sidik torbası. Ur ?.. İngilizce, “castile”: Kastilya ?.. Locust: Çekirge, “acridium”. Ağustos böceği, “cicada”. Salkım ağacı, akasya ağacı, “robinia pseu-doacacia”. Keçiboynuzu, “ceratonia siliqua” ?.. Ebcedleri, 505…

İtalyanca “giusto”dan türemiş bir kelime, “aggiu-dicante”: Veren. Bırakan. İhale eden. Elde eden ?.. Cassata: Çikolatalı dondurma kabı ?.. Costeggio: Kıyı(sın)dan gitme (gidiş), kıyıyı izle/me (-yiş) ?.. Fransızca, “ligne de côte”: Kıyı boyu çizgisi ?.. Hollandaca, “gestemd”: Neşeli. Şen. Keyifli. Çok istekli ?.. İngilizce, “ghastly”: Dehşetli, kor-kunç, iğrenç. Ölü gibi, sapsarı. Dehşetle, ölürcesine ?.. İspan-yolca, “castaña,f”: Kestane. Hasırlı büyük şişe, damacana. Saç topuzu. Küçük varil ?.. Rusça, “kostıl’”: Koltuk değneği ?.. Sanskritçe, “hastin”: Fil ?.. Sırpça, “luckasto”: Delice, delişmence, budalaca ?.. Ebcedleri, 526…

İtalyanca “giusto”dan türemiş bir kelime, “giudicare”: Muhakeme etmek. Saymak. Düşünmek, sanmak ?.. Marcia: Yürü/yüş (-me). Marş. Vites, hız ayar düzeni ?.. Estçe, “reba-ne”: Tilki. Söz, vaad ?.. Fince, “yhdennäköinen”: Benzer ([Görünüşü] Aynı,) ?.. Fransızca, “démarche,f”: Yürüyüş, gidiş. Yol yöntem, tutum. Gelişme biçimi, seyir. Müracaat ?.. Hollandaca, “puzzelaar”: Bulmaca çözen ?.. İngilizce, “crimp”: Kıvrım, dalga. Ç. Dalgalı saç. Kıvırmak. (Mak.) Kenarlarını iç içe katlayarak birleştirmek. Dalgalandırmak ?.. Crimp: Zorla veya kandırarak denizci veya asker toplayan kimse veya acente. Zorla askere almak ?.. Parabolic: Benzet-me veya kıyas yoluyla ifâde edilen. (Geom.) Parabolik ?.. İspanyolca, “mercado,m”: Pazar, Pazar yeri, çarşı. Hâl. Piya-sa. Çarşıdaki kalabalık, çarşı halkı. Satın alınan şeyler, mallar ?.. Latince, “cognôminis”: İsim. Aile adı, soyadı. * ?.. Cog-nôminis: Adaş, aynı ismi taşıyan ?.. Sufficiô: Boyamak. Sağ-lamak, temin etmek. Bir başkasının yerine atamak, yerini almak. Yeterli olmak. Yetişmek, kâfi gelmek ?.. Verbum: Dil, konuşma, lâf. Kelime. ifâde. (Dilb.) Fiil. * ?.. Rumca, “sinandisi”: Buluşma, görüşme. (Tesadüfen) Karşılaşma, rastlaşma. *. Toplantı, miting ?.. Ebcedleri, 255…

İtalyanca, “aggiudicare”: Vermek. Bırakmak. İhale et-mek. Elde etmek ?.. Pregiudizio: Peşin hüküm, önyargı. Boş (yanlış) fikir, saplantı. Zarar. (Büyük) Tehlike ?.. Ebcedleri, 276… İzzet Erdiş: Ayn+ze+te+elif+re+dal+elif(ye)+şın… Noktasız harfler: Ayn+elif+re+dal+elif… 70+1+200+4+1= 276… Bürd: Bilmece, bulmaca; muammâ… Bürd: Be+re+ dal… Noktasız harfler: Re+dal (Red ?..)… 200+4= 204… Bürd cüst-ü cû: 204+72= 276…

İtalyanca, “pregiudicare”: Tehlikeye atmak (sokmak). …(y)e zarar vermek. Peşin hükümde bulunmak. Karalamak, lekelemek ?.. Almanca, “reflexion,f”: Resim (Ayna ile akset-tirilen). İn’ikâs, yansıma. *. Düşünme, teemmül ?.. Tödlich: Öldürücü; ölüme sebeb olan. Son derecede büyük ?.. Boş-nakça, “kalota”: Kafatası ?.. Çince, “ay gı tzı”: Kısa boylu ?.. Fince, “näyte”: Örnek, numune ?.. Fransızca, “armoire,f”: Dolap (Gömme). Dolap ?.. Fransızca ve İngilizce, “prover-bial”: Atasözü kabilinden (Atasözü gibi,). Herkesçe bilinen, ünlü, meşhur ?.. Hollandaca, “getuige”: Şahid, vaka şahidi ?.. Maandsalaris: Aylık ücret, aylık, aylık maaş ?.. İspanyolca, “motejo, m”: Lâkap takma ?.. Latince, “ênarrô”: Yorumla-mak. Ayrıntılarıyla tasvir etmek. Tümüyle açıklamak. Nak-letmek, hikâye etmek. * ?.. Laudâtiô: Övgü, medhiye, sena (Tavsiye,). Tavsiye mektubu, takdirnâme ?.. Nauta: Denizci, gemici ?.. Macarca, “megbeszélés”: Görüşme ?.. Ebcedleri, 458…

İtalyanca, “pregiudicarsi”: Kendini tehlikeye atmak. Kendine zarar vermek. Kendi kendini karalamak ?.. Encaus-to: Boyama sanatı (Ateşle [sıcakla]) ?.. Bulgarca, “oçìstvam”: Öldürmek (Yok etmek,). Temizlemek, ayıklamak. * ?.. Estçe, “kostma”: Duyulmak. Çınlamak, yankılanmak. Aracılık etmek, araya girmek ?.. Farsça, “zîsten”: Yaşamak ?.. Fran-sızca, “logiste”: Güzel sanatlar yarışması için tek başına hüc-reye giren kimse ?.. Kystique: Kiste âit, kistle ilgili; kist vasfında ?.. İngilizce, “a wild coast”: Çılgına dönmüş. Ürkek. Şiddetli. Sinirli. Öfkeli. Kızgın. Hiddetli. Deli gibi. Çilgın. Azgın ?.. Biblicist: Kitab-ı Mukaddesi kelimesi kelimesine kabul eden kimse. Kitab-ı Mukaddes alimi ?.. Rumca, “sus-ta”: Susta, yay. At arabası. Bir halk dansı. Çıtçıt ?.. Sırpça, “mekost”: Yumuşaklık ?.. Ebcedleri, 527… Nokta-i bîniş: Gözbebeği… Nokta-i bîniş: Nun+kaf+tı+he+hemze+be+ye +nun+şın… 50+100+9+5+1+2+10+50+300= 527…

İtalyanca, “spregiudicare”: Peşin hükmünü bıraktır-mak ?.. Almanca, “osten”: Doğu ?.. Fince, “kastelu”: Sulama; su serpme ?.. Latince, “castaneae”: Kestane ağacı. Kestane ?.. Ebcedleri, 518…

İtalyanca, “spregiudicarsi”: Peşin hükmünü bırakmak ?.. Castellania: Derebey (şato sahibi) ülkesi. Şato sahibinin (bekçisinin) odası ?.. Castellese: Acicastello’lu, Acicastello …(s)i ?.. Costa nulla: Bedava ?.. Linguista: Dilci, dil alimi (uzmanı) ?.. Questo e quello: Hangisi olursa olsun, ya şu ya bu ?.. Estçe, “kestvuskaubad”: Dayanıklı mallar ?.. Kostiline: Pansiyoner ?.. Farsça, “süst-bünyâd”: Zayıf temelli. Düşkün, zebun ?.. Fransızca, “linguiste”: Dil uzmanı, alimi ?.. İngiliz-ce, “newscast”: Ajans haberleri, haber yayını ?.. Questio-nable: Şübheli, şübhe götürür. Kat’î olmayan. Kararlaştırması zor ?.. İsveççe, “kostsam”: Masraflı ?.. Letonca, “kustams”: Taşınabilen ?.. Slovakça, “čestný občan”: Hür adam ?.. Eb-cedleri, 587…

İtalyanca, “spregiudicatamente”: Peşin hükümsüz. Çekinmeden, atılganlıkla ?.. Guasta-mestieri: Meslek. Sanat, zanaat ?.. Ebcedleri, 1210…

İtalyanca, “aggiudicatario”: (Kendisine) Verilen (bı-rakılan). Müteahhid, üstüne (k)alan, ihaleyi alan ?.. Chiosa-tore: Açıklayıcı, yorum/cu (-layıcı) ?.. Gestire: El kol (baş) oynatmak ?.. Gestire: İşletmek, yönetmek, çalıştırmak ?.. Almanca, “historie,f”: Tarih ?.. Boşnakça, “kostur”: İskelet ?.. Çekçe ve Hollandaca, “historie”: Tarih. Konunun tarihçesi (geçmişi) ?.. Danca, “historie”: Hikâye. Tarih ?.. Filipince, “gastador”: Müsrif. Cömert ?.. Fince, “historia”: Tarih ?.. Fransızca, “déguster”: Tadına bakmak, tadmak. Tadını çıkara çıkara yemek, içmek. Çekmek, acı çekmek ?.. Histoire,f: Tarih. Tarih kitabı. Hikâye. Masal, maval. İş, belâ. Mesele. Can sıkıcı şey, belâ, hır gür. Edeb yeri, takım taklavat ?.. Hır-vatça, “kostur”: İskelet. Yapı. Ceset, iskelet ?.. İspanyolca, “degustar”: (Yemek veya içkinin) Tadına bakmak, tatmak ?.. Historia,f: Tarih. Hikâye. Masal. Pl. Dedikodu. Tarihî veya efsanevî olayları mevzu edinen resim veya duvar halısı ?.. İs-veççe, “historia”: Tarih. Hikâye ?.. Latince, “gestîre”: Se-vinçten zıplamak, heyecanlanmak. Çok el kol hareketleri yapmak, kendinden geçmek. Çok istekli olmak ?.. Historia: Tarih, sorgu, soruşturma. Hikâye ?.. Lehçe, “historia,f”: Tarih ?.. Portekizce, “história”: Tarih ?.. Sırpça, “kostur”: İskelet. Bir şeyin umumî plânı, iskelet ?.. Slovakça, “histó-ria”: Tarih. Hikâye. Hayat hikâyesi ?.. Pre hosťov: Yedek ?.. Ebcedleri, 692…

Arthur Rimbaud’nun “Le Buffet” isimli şiirinden…

–“Ô buffet du vieux temps, tu sais bien des histoires,

Et tu voudrais conter tes contes, et tu bruis

Quand s’ouvrent lentement tes grandes portes noires.

–“Ey eski zaman büfesi, sen pek çok hikâyeler bilir-sin,

Ve hikâyelerini anlatmak isterdin ve sen uğuldarsın

Ne zaman ki kara koca kapılarını yavaş yavaş açar-lar.”

Eşbâh: Şahıslar, cisimler, vücudlar. Büyük kapılar. Uzaktan görünen karaltılar, hayâller. Renk, levn ?.. Eşbâh: Benzeyenler. Şibihler. Nazîrler ?..

İtalyanca, “spregiudicatezza”: Atılganlık, girişkenlik, çekinme/me (-yiş). Peşin hükümsüzlük. Tarafsızlık. Umursa-mazlık ?.. Ciascuno ha i suoi gusti: Zevkler tartışılmaz ?.. Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça, “košuta”: Dişi geyik, maral ?.. Hollandaca, “muurkast”: Duvar dolabı ?.. Ebcedleri, 733…

İtalyanca, “giudicato”: Muhakeme edil/miş (-en). Sa-yıl/mış (-an). Düşünül/müş (-en), sa-nıl/mış (-an) ?.. Giu-racchiare: Yemin edip durmak, bol bol yemin etmek ?.. Fran-sızca, “mi-côte”: Bayırın ortasında, yokuşun ortasında ?.. Ebcedleri, 460… İcazetnâme… Noktalı harfler: Cim+ze+ te+nun… 3+7+400+50= 460… “Mehdî Mahmud (sıfat) Mirzabeyoğlu: 59+98+1302= 1459= 460.”  (Lûgat-ı Sali-hûn, sh 498)

İtalyanca, “impregiudicato”: Sabıkasız, geçmişte suç işlememiş. Tehlikeye atılma/mış (-yan) (sokulma/ mış, -yan). Zarar verilme/miş (-yen). Peşin yargılanma/mış (-yan), peşin hükümde bulunulma/mış (-yan). Karalanma/mış (-yan), lekelenme/miş (-yen) ?.. Digastrico: İki karınlı ?.. Vice-questore: Komiser yardımcısı (vekili) ?.. Boşnakça, “zašto”: Neden, niçin, niye ?.. İspanyolca, “hostelería,f”: Otelcilik ?.. Sırpça, “zašto”: Neden, niçin, ne diye ?.. Çeşit: Çeşit ?.. Eb-cedleri, 714…

İtalyanca, “spregiudicato”: Peşin hükümsüz. Atılgan, girişken, çekinmeyen. Tarafsız. Umursamaz ?.. Asfissiante: Öldür/ücü (-en). Boğ/ucu (-an). (Can) Sıkıcı, kafa şişirici (-en). * ?.. Figurato: Mecazî, mecaz … (s)i. Düşünül/müş (-en). Gösteril/miş (-en). Simgelen/miş (-en) ?.. Tela di ragno: Örümcek ağı ?.. Tessera: Kimlik belgesi, belge. Plâka. Moza-ik (taşı) ?.. Arnavutça, “të folur”: Konuşma. Dil. Tâbir. Lisân ?.. Trashaluq: Şişman ve kısa boylu, bodur ?.. Boşnakça ve Sırpça, “magarac”: Eşek ?.. Çince, “şu tzı”: Tarak ?.. Fran-sızca, “brisant,m”: Kaya; dalgaların çarpıp kırıldığı kaya (Kör) ?.. Brisant: (Teknik) Çabuk yanan, birdenbire ateş alan ?.. İspanyolca, “cuento largo”: Hikâye (Uzun) ?.. Estrella,f: Atın alnında beyaz ve yuvarlak akıtma. Yıldız. Yıldız biçi-minde şey. Yazıda (*) işareti. İpek tezgâhında yıldız biçi-minde çark. *. Kader, kısmet. Mesleğinde parlayan kimse, yıldız. (Ask.) Yıldız tabya. Pl. Yıldız şehriye ?.. Latince, “renûntiô”: Reddetmek ( [Görev] Geri çevirmek, ibtal etmek, vazgeçmek,). Bildirmek, haber vermek. Tebliğ etmek, ilân etmek, resmî açıklamada bulunmak. Seçileni açıklamak ?.. Ebcedleri, 723…

İtalyanca, “giudicatore”: Yargılayan (-yıcı), yargı …(s)i. Mahkeme kurulu ?.. Giudicatura: Hakimlik. Mahkeme. Yargı bölgesi. Valilik ?.. Ebcedleri, 661…

İtalyanca, “aggiudicatore”: Veren. İhaleci, ihale me-muru ?.. Giustissimo: Pek doğru (yerinde, uygun). Sapına kadar doğru, doğruluktan şaşma/yan (-z) ?.. Questione di fiducia: Güven sorunu ?.. Farsça, “kâstar”: Yalancı, hilekâr ?.. Fransızca, “gaster,m”: Mide, kursak. Karın ?.. İngilizce, “cost of living”: Hayat pahalılığı, geçim masrafı ?.. İspan-yolca, “gastar”: (Para) Harcamak, sarfetmek. Saçıp savur-mak. (Yemeği) Sindirmek. Tüketmek. Bozmak. Âdet hâline getirmek. Taşımak, kullanmak ?.. Gestoría,f: Yönetim odası ?.. Ebcedleri, 682…

İtalyanca, “giudicatorio”: Muhakeme etme …(s)i. Dü-şünme …(s)i ?.. Castoro: Kunduz ?.. Cesteria: Sepet yapıme-vi, sepetçi dükkânı ?.. Costura: Dikiş. Bağlama. “Costura, bak: sutura” ?.. Endonezca, “penyandang kusta“: Cüzzamlı ?.. İspanyolca, “costura”: Dikiş. Bağlama ?.. Costura, f: Dik-me, dikiş. Dikiş yeri. Kalafat çizgisi ?.. Latince, “pervastô”: Mahvetmek (Harab etmek, viran etmek,) ?.. Sırpça, “prċast”: (Burun) Kalkık ?.. Ebcedleri, 676…

İtalyanca, “aggiudicazione”: Ver(il)me (-iş). Bırak-(ıl)ma (-ış). İhale (etme, ediş) (edil/me, -iş). Üstüne (k)al/ ma (-ış). Elde etme (ediş) (edil/me, -iş) ?.. Allusivo: İmâlı, do-kundurmalı (Kapalı, dolaylı,). Tedai ettiren. … demek isteyen ?.. Favella: Dil. Söz. Konuşma yeteneği. *. Diyalek. Ağız, konuşma ?.. Almanca, “heinweis,m”: İmâ; dolayısıyla anlat-ma (Telmih,). İşaret, delâlet. *. Talimat, direktif, veche. Haşiye, dipnot ?.. Fince, “haeskella”: Aramak, araştırmak ?.. Ongelma: Bimece. Mesele, problem ?.. Uneksia: Rüyâ, düş ?.. Fransızca, “pasquin,m”: İğneleyici yazı. Palyaço, soytarı ?.. Symbole: Simge, remiz, timsal. Canlı örnek. Simge, sembol, rumuz. (Büyük harfle) Dinî ilkeler kitabı ?.. Hollan-daca, “aanbieding“: Takdim etme (Sunma; ikramda bulun-ma;). İkramlı (ucuz) satış; iskonto. *  ?.. Onduidelijk: Muğ-lak, belirsiz (Açık (seçik) olmayan,) ?.. İngilizce, “calends”: Ayın ilk günü (Roma takviminde) ?.. Expound: Şerh etmek, yorumlamak, tefsir etmek (Açıklamak, izâh etmek,) ?.. İspan-yolca, “blasón,m”: Ün, şöhret. Arma. Armanın üzerindeki şekillerin her biri. Armalar ilmi. Yüz akı, şeref. * ?.. İsveççe, “koncis”: Kısa, özlü ?.. Japonca, “fujin”: Kadın ?.. Latince, “ipsîus”: Kendiliğinden, kendi rızasıyla, kendi kendine. Ken-di. Bizzat, şahsen. *. Tam tamına, kesin olarak, tümüyle, tâ kendisi. Üstad. Ev sahibi ?.. Sırpça, “dubok san”: Uyku (De-rin uyku, ağır) ?.. Ebcedleri, 149…

İtalyanca, “costituirsi giudice“: Hakim olmak ?.. Fransızca, “portrait,m”: Resim, fotoğraf ([Eski]). Portre. *. -in tıpkısı, benzeri. Yüz. Sözlü veya yazılı tasvir ?.. Pro-tecteur: Koruyucu, himaye edici. Üstünlük taslayan, yukar-dan bakan ?.. Hollandaca, “nettosalaris”: Aylık, maaş (Net) ?.. Latince, “integrâtiônis”: Tamir etme (Yenileme,) ?.. Rum-ca, “thanatiforos”: Öldürücü. Ölüm derecesinde ?.. Ebcedleri, 1219…

İtalyanca, “giudichessa”: Hakim karısı. Kadın hakim ?.. Farsça, “safa-cû”: Rahat ve eğlence arayan ?.. Ebcedleri, 180… Kütâ’: Tilki eniği. Tamamlanmak, toplanmak… Kutâ’: Rüya tâbir etmek, düş yormak. Su kesilmek. Başka yere gitmek… Kutâ’: Kaf+tı+elif+ayn… 100+ 9+1+70 = 180…

İtalyanca “giusto”dan türemiş bir kelime, “giudi-ziale”: Yargı …(s)i, muhakemeye âit ?.. Nembo: Bulut, yağ-mur (kar) bulutu (Kara). Sağanak ?.. Estçe, “elulugu”: Hayat hikâyesi ?.. Fince, “kuvaus”: Tasvir ?.. Fransızca, “lune d’eau”: Nilüfer(Ak) ?.. Océanique”: Okyanusa âit, okyanusla ilgili; okyanusa özgü ?.. İngilizce, “anagoge”: Bâtınî tefsir ?.. Chief: Reis (Şef, amir,). Patron. Armanın en üst kısmı. En yüksek rütbede olan. Belli başlı, ana. Başta olan ?.. Disavow: Reddetmek, tanımamak, tekzip etmek, inkâr etmek ?.. İspan-yolca, “bolsa,f”: Kese, para kesesi. Çanta. Kâğıt torba. Cüz-dan. Cep defteri. (Anat.) Kese. (Maden) Yatak. Posta torbası. Cerahat dolu şişkinlik. Kambiyo, borsa (“R”, “l” olarak alınmış ?) ?.. Latince, “cûnâbula”: Beşik. (Hayvan) Yuva ?.. Lehçe, “indyczka,f”: Hindi ?.. Letonca, “lapsāda”: Tilki ?.. Macarca, “alvilág”: Cehennem ?.. Ebcedleri, 99… Dimne: Tilki. Süprüntülük, mezbele… Dimne: Dal+mim+nun+he… 4+40+50+5= 99… Yâz-deh: Onbir. (11)… Yâz-deh: Ye+elif +ze+dal+he… 10+1+7+4+5= 27… Sehâib: 60+8+1+1+2= 72 … Onbir bulut: 27+72= 99…

İtalyanca, “pregiudiziale”: Yargı(lama) öncesi. Peşin hükümlü, önyargılı ?.. I diurnali: Günlük ?.. Marina: Deniz (kıyısı). Deniz filosu. Gemicilik, denizcilik. Deniz kıyısı-(ndaki toprak), kıyı (toprakları) ?.. Almanca, “rühmen”: Öv-mek, medhetmek; sena, sitayiş etmek; medhiyesini yapmak; yükseltmek; birinden sitayişle bahsetmek; arkasından övmek ?.. Almanca, Danca, Hollandaca, İsveççe ve Norveççe, “mi-rakel,n”: Mucize, keramet, harika ?.. Boşnakça, “ferije”: Bayram, tatil ?.. Fince, “arkikieli”: Dil (Konuşma dili, gün-lük) ?.. Fransızca, “indiquer”: Çizmek (Taslağını çizmek, ana çizgileriyle belirtmek,). Göstermek. Belirtmek, saptamak. *. -in belirtisi olmak. Söylemek, öğretmek, belirtmek. Tavsiye etmek. İsbatlamak ?.. Marine: Denizci, tayfa ([M.]). Denize âit, denizle ilgili. Denizciliğe âit; denizcilerle ilgili. *. M Denizci kıyafeti; çocukların giydiği, göğsü açık, mavi, deniz-cilerinkini andıran kıyafet ?.. Marine,f: Lacivert. Denizcilik, gemicilik. Denizcilik hizmeti. Deniz kuvvetleri; donanma. Deniz resmi, deniz manzarası. *. M. (Amerikan ordusunda) Deniz piyade eri ?.. Vaporeux: Kapalı, bulanık, güç anlaşılır, belirsiz. Buğulu, puslu. Hafif, tüy gibi. * ?.. Hollandaca, “herleiden”: Kısaltmak, azaltmak, indirgemek. Nereden gel-diğini aramak, tedkik etmek ?.. İngilizce, “panegyrize”: Öv-mek ?.. İspanyolca, “lágrima,f”: Gözyaşı. Çok az miktar içki, bir damla. Pl. Acılar, dertler. Ağaçlardan damlayan usare ?.. Marina: Denizci, gemici (M.). Denizle ilgili. (Armacılıkta) Denizkızı gibi balık ayaklı efsanevî figür. *. Bahriyeli ?.. Marina,f: Deniz kıyısı. Deniz veya gemi resmi veya tablosu. Denizcilk, gemicilik. (Bir devletin) Deniz kuvveti, donanma ?.. Lehçe, “rysować”: Resimlemek, çizmek ?.. Rumca, “gai-daros”: Eşek ?.. Ebcedleri, 302… Noktalı harflerinin toplamı olarak “Kaptan Kusto Müslüman“…

İtalyanca, “la pregiudiziale”: Tartışma öncesi mesele. Karşı görüş (düşünüş) ?.. Almanca, “auf urlaub”: İzinli, me-zun(en) ?.. Spiralig: Büklüm büklüm (Helezonî;) ?.. Spür-hund,m: Hafiye (Ajan,). Zağar, kopoy. * ?.. Boşnakça, “praz-nični”: Bayram (Şenlik,) ?.. Fransızca, “sépulcral”: Mezara âit, mezarlarla ilgili. Mezarı andıran, mezarı hatırlatan ?.. Vendanger: Bağ bozmak. Bozmak. *. (Şarap yapmak için) Üzüm sıkmak ?.. Hollandaca, “sprank”: Kıvılcım. İçme suyu kanalı ?.. İspanyolca, “biográfica”: Biyografiye âit, biyogra-fik ?.. Llorosa: Ağlayan (Gözleri yaş dolu kimse,). Kederli. Ağlatıcı ?.. Vendimiadora: Bağ bozan ?.. Japonca, “senryoo”: Boya ?.. Latince, “ôrsus”: Başlangıç. Konuşma, söz söyleme ?.. Praecônis: Haberci, müjdeci (Tellal, gezgin satıcı,). Me-zatçı ?.. Lehçe, “szpieg,m”: Casus, ajan ?.. Norveççe, “forbil-de”: Örnek, model ?.. Ransake: Araştırmak, incelemek ?.. Romence, “scris”: Yazı, yazma ?.. Ebcedleri, 333… Hezarmîh Mehdî: He+ze+elif+re+mim+ye+ha+mim+ha+ dal+ye… 5+7+1+200+40+10+8+40+8+4+10= 333…

İtalyanca, “pregiudizialità”: Birbirine bağlılık ?.. F-ransızca, “s’enquérir de quelque chose”: – üzerinde bilgi edin-mek, bilgi toplamak; – öğrenmek, sorup araştırmak. -i sor-mak, -in hâlini hatırını sormak ?.. İngilizce, “hostelry”: Eski han, otel ?.. İspanyolca, “hostigador”: Kırbaç ve benzeri ile cezalandıran. Çok tedirgin eden, canından bezdiren ?.. Eb-cedleri, 712…

İtalyanca, “giudizialmente”: Mahkeme yoluyla ?.. Farsça, “gosesten”: Kesilmek, koparılmak. Dağılmak. Ayrıl-mak. Yok olmak. Gevşemek. Ayırmak, koparmak. Kesmek. Viran etmek, açmak ?.. Slovakça, “čestný človek”: Sporcu. Sportmen kimse ?.. Ebcedleri, 590… Tis’în: Dok-san. (90)… Tis’în: Te+sin+ayn+ye+nun… 400+60+70+10+50= 590…

İtalyanca, “estragiudizialmente”: Yargıdışı olarak. Kavgasız (tartışmasız) olarak, gürültüsüz patırtısız ?.. Farsça, “şikeste-beste”: Kırık dökük ?.. Ebcedleri, 1252…

İtalyanca, “pregiudizialmente”: Karşı görüş (düşünüş) olarak. Muhakeme öncesi ?.. Incassatore: Dirençli, direnç gösteren, dayanıklı ?.. Incassatura: Yuva, çukur, oyuk. Kun-dak. Kasaya (sandığa) koy(ul)ma(-uş) ?.. Farsça, “pâk geş-ten”: Temizlenmek ?.. Hollandaca, “rammelkast”: Zımbırtı (piyano). Eski araç (vasıta) ?.. İngilizce, “gastronomy”: İyi yemek yeme ve yemekten anlama sanatı ?.. Ebcedleri, 793…

İtalyanca, “stragiudizialmente”: Yargıdışı olarak. Kavgasız (tartışmasız) olarak, gürültüsüz patırtısız ?.. Gior-nale mattinale: Gazetesi (Sabah) ?.. Fince, “luotettava”: Gü-venilir, sağlam, emin ?.. Ebcedleri, 1251…

İtalyanca, “giudiziario”: Yargı(lama) …(s)i, yargıyla ilgili. Hakim(lik) …(s)i ?.. Boşnakça, Lehçe, Slovakça ve Sırpça, “farba”: Boya ?.. Bulgarca ve Makedonca, “reçnik”: Lûgat ?.. Fransızca, “brocheuse”: Nakış yapıcı (Kumaşlara). (Kitab) Dikici. *. M. Nakış makinesi ?.. Disparue: Kaybol-muş, artık görünmeyen (Gözden). Kayıp, yaşayıp yaşamadığı bilinmeyen. Ölmüş, rahmetli, müteveffa ?.. Jargon,m: Dil (Anlaşılmayan yabancı). Bozuk dil. *. Dar bir çerçeveye özgü dil, argo. Sarı renkli bir tür elmas. Yemen taşına ben-zeyen küçük kırmızı değerli bir taş ?.. Hırvatça ve Sırpça, “rečnik”: Lûgat ?.. İspanyolca, “paginar”: Numaralamak (Sayfaları) ?.. İspanyolca ve İtalyanca, “onagro,m”: Yaban eşeği. (Eski savaşlarda kullanılan) Mancınık ?.. İtalyanca, “riposo”: Uyku. Dinlen/me (-iş). *. Aralık. Huzur (nedeni). Nadas(a bırakılma), dinlenmeye bırakıl/ma. Rahat. Dayanak. Tatil ?.. Latince, “graphium”: İğne veya madenî kalem (Tablet üzerine yazı yazmak için kullanılan) ?.. Obscûrô: İmâlı konuşmak (Muğlak, üstü kapalı). Karartmak, gölge-lemek, gizlemek, örtmek, örtbas etmek, saklamak. *. Kulla-nılmaz hâle gelmek ?.. Norveççe, “unnslå seg”: Reddetmek, imtina etmek ?.. Ebcedleri, 284… Cifâr: Geniş kuyular… Cifâr: Cim+fe +elif +re… 3+80+1+200= 284…

İtalyanca, “carcere giudiziario”: Tutukevi ?.. Degus-tare: …(n)in tadına bakmak. … (n)in tadını çıkarmak. … (y)i doya doya yemek (içmek) ?.. Almanca, “quastor, m”: Üni-versite muhasibi ?.. Quastur,f: Üniversite muhasebeciliği ?.. Çekçe, “kvestor”: Muhasebeci, okul veznedarı ?.. Endonezca, “kesatria”: Şövalye. Asil ?.. Filipince, “gastadora”: Müsrif ?.. İngilizce, “questor”: Eski Roma’da idam cezası verme yetkisi olan hâkim. Defterdar ?.. İspanyolca, “regusto”: Ağızda ka-lan tad ?.. Latince, “dêgustâre”: Tadmak, tadına bakmak. De-nemek, tecrübe etmek ?.. Historiae: “Historia”nın çoğulu ?.. Rumca, “gustaro”: Hoşuna gitmek, beğenmek ?.. Ebcedleri, 693…

İtalyanca, “pregiudizievole”: Tehlikeye at/an (-ıcı) (sok/an, -ucu) ?.. Encomio solenne: Başlangıç övgüsü ?.. Al-manca, “glaubensabfall,m”: İrtidat ?.. Vorlegen: Arz etmek, sumak, ibraz etmek, takdim etmek (Birine birşeyi göster-mek,). Öne koymak. *. Bir asma kilit koymak. Yemek dağıt-mak ?.. Arnavutça, Çekçe ve Hırvatça, “epigraf”: Kitâbe ?.. Fransızca, “louanger”: Övmek, göklere çıkarmak (Çok) ?.. İngilizce, “sparkle”: Kıvılcım. Kıvılcımlar saçmak. Parılda-mak. Köpürmek, köpük köpük olmak (şarap). *. Pırıltı. Şaşaa ?.. İspanyolca, “averiguación,f”: Araştırma, anlama (Soruş-turma,) ?.. İtalyanca, “ragguaglio”: Haber (Bilgi, ayrıntılı). Orantı. Karşılaştır(ıl)ma (-ış). Denkleştir(il)me (-iş) ?.. Ma-carca, “rajzolni”: Resim çizmek ?.. Rumca, “pliarhos”: Kap-tan, gemi süvarisi. Deniz albayı ?.. Ebcedleri, 314…

İtalyanca, “costituirsi in giudizio”: Mahkemeye çık-mak, davada kendini savunmak ?.. Berretta a spicchi: Takke (Bir kaç uçlu şapka,) ?.. Tormentare: İşkence (eziyet) etmek, kıvrandır-mak. Üzmek, üzüntü vermek. Acı vermek (çektirmek). Sıkmak, sıkıntı vermek. Tedirgin etmek ?.. Il torrente: Dere. Sel ?.. Ebcedleri, 1299…

İtalyanca, “giudizioso”: Düşünceli, aklı başında, akıllı ?.. A piedi scalzi: Yalınayak ?.. Eufemia: Kapalı söz (Üstü). Üstükapalılık, yumuşatma. * ?.. Almanca, “angebinde,n”: Hediye, armağan ?.. Beihilfe,f: Yardım, muavenet, müzahe-ret. Para yardımı; iane, tahsisat, sübvansiyon. Ortaklık, yataklık ?.. Çince, “uey na sı”: Venüs ?.. Danca, “øjenvidne”: Şahidi (Görgü) ?.. Fince, “maalaus”: Tablo, resim ?.. Fran-sızca, “allongée”: Asılmış (Asık,). Uzatılmış, uzamış, sarkmış. * ?.. Coupefile,m: İzin belgesi, geçiş kâğıdı (Polis kordonundan geçme kâğıdı,) ?.. İngilizce, “dead language”: Dil (Ölü) ?.. Japonca, “momban”: Kapıcı ?.. Litovca, “mels-vė”: Mavi ?.. Makedonca, “skazna”: Hikâye ?.. Rumca, “ipnosi”: Uyku. (Narkoz vb. ile) Uyutma. Hipnoz. * ?.. Sırpça, “nauka o jeziku”: Lisân ilmi, lengüistik ?.. Slovakça, “spánok”: Rüyâ. Uyku. İstirahat ?.. Ebcedleri, 139… Kutâ’ Mirzabeyoğlu: Kaf+tı+elif+ayn+mim+re+ze+elif+be+ye+ vav+kef+lâm+vav… Noktalı harfler: Kaf+ze+be+ye+kef… 100+7+2+10+20= 139…

İtalyanca “giusto”dan türemiş bir kelime, “reiudica-ta”: Kesinleşmiş karar. Karara bağlanmış mesele ?.. Fransız-ca, “gardecôte,m”: Sahil muhafızı. Kıyı karakol gemisi ?.. Injustifiée: Haklılığı gösterilememiş, haksız, yerinde olma-yan ?.. Hırvatça, “gostinski”: Ziyaretçi ?.. Ebcedleri, 636…

İtalyanca “giusto”dan türemiş bir kelime, “abiura”: -den dönme, dönüş (çıkma, çıkış). -yi bırakma, bırakış ?.. Farsça, “kise-i misbâhiyye”: Yüzme kesesi ?.. Ebcedleri, 220 … Doksan: Tı+ kaf+sin+elif+nun… 9+100+60+1+50= 220…

İtalyanca, “abiurare”: -den dönmek (çıkmak). … (y)i bırakmak ?.. Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça, “prozor”: Pen-cere ?.. Estçe, “juht”: Lider. Patron. Reis. Baş. Yönetici. Müdür. Kumandan. Kılavuz ?.. Fransızca, “roman fleuve”: Roman (Akışkan) ?.. Hollandaca, “griffel”: İbre. Taş kalem. *. İğne. Pistil ?.. İngilizce, “dejected”: Kederli, mahzun (Meyus,) ?.. Epitaph: Mezar kitâbesi. Bu tarzda yazılan manzum veya düz parça ?.. Glimmering: İmâ, fikir edinme, seziş. Zayıf ışık. * ?.. İspanyolca, “adherir”: Yazılmak (Katılmak, üye olmak,). Yapışık olmak. Uygun gelmek, tam gelmek. Sarılmak, yapışmak, bağlanmak. *. Uymak ?.. Cerrojo,m: Sürgü [(Kapıda, pencerede vb.) Sürme,]. (Tüfekte) Sürgü. Bir vadiyi kapayan kayalık. Hayvanlara vurulan damga ?.. Recuerdo,m: Selâm (Pl. [Birine yollanan]). Hatırlama. Hatıra, anı. Hatıra eşyası. * ?.. Tejida, m: Ağ. Dokuma. Kumaş. *. Örgü. Doku, nesiç ?.. Ebcedleri, 421… Künyet-üs sa’leb… Noktasız harfler: 151 (Mehdî Muham-med: 151)… Arz: Takdim etmek (…)… Arz: Ayn+re+dat… Noktasız harfler: Ayn+re… 70+200= 270… Künyet-üs sa’leb arz: 151+270= 421… “Dimne: Tilki (Ben, nokta)… Dimne: Dal+mim+nun+he… 4+40+50+5= 99… Mirzabeyoğlu: 322… Tilki Mirzabeyoğlu: 421… Aktör Mirzabeyoğlu !..” (H.T. sh111)

İtalyanca “giusto”dan türemiş bir kelime, “de iure”: Haklı (yerinde) olarak ?.. Fransızca, “jury,m”: Mahkeme kurulu ?.. Ebcedleri, 223…

Fransızca, “de jure”: Hukuken ?.. Farsça, “kise-i tal’iyye”: Çiçektozu kesesi ?.. Ebcedleri, 219…

İtalyanca “giusto”dan türemiş bir kelime, “congiura”: Gizli birlik (elbirliği), gizlice birleşme. Düzen, tertip. Sui-kast. Fesat. Entrika, dalavere ?.. Miracolo: Mucize ?.. Quer-cino: Meşe ?.. Almanca, “durchkauen”: Tedkik etmek (İnce-den inceye). İyice çiğnemek. * ?.. Almanca, Hollandaca ve İngilizce, “norm,f”: Örnek (Belirli bir grup için tipik sayılan model veya standart, norm,). İstatistikte en çok elde edilen değer. (Fels.) Düstur ?.. Fince, “korsi”: Saman ?.. Fransızca, “bara-gouin,m”: Dil (Anlaşılmaz, çetrefil, kaba bir). İpe sapa gelmez lâf. * ?.. Ravageuse: Mahveden. Yıkan, çöktüren, mahveden. Kırıp geçiren, soyup soğana çeviren, talancı ?.. Hollandaca, “onderzoek”: Araştırma ?.. İspanyolca, “lance-ría,f”: Mızraklar. Mızraklı birlik ?.. Latince, “myropôlae”: Koku ve kozmetik satıcısı. Melhem, esans, belsem taciri. * ?.. Vîcârius: Vekil. Bir şeyin veya kişinin yerini alan, vekil tâyin edilen. *. Yardımcı köle ?.. Norveççe, “slør”: Peçe, örtü ?.. Romence, “sigur”: Güvenilir. Emin. Emniyetli. *. Muhak-kak, mutlaka ?.. Rumca, “paramana”: Çengelli iğne. Müreb-biye ?.. Sırpça, “rečna obala”: Kıyısı (Irmak) ?.. Ebcedleri, 296…

İtalyanca, “scongiurabile”: Sakınılabil/ir (-en, -e-cek). Atlatılabil/ir (-en, -ecek). Uzaklaş-tırılabil/ir (-en, -e-cek), atılabil/ir (-en, -ecek). Kovulabil/ir (-en, -ecek) (savılabil/ir, -en, -ecek). Yalvarılabil/ir (-en, -ecek), yalvarılıp yakarılabil/ir (-en, -ecek) ?.. I prossimi: Akrabalar, hısımlar (Yakınlar,) ?.. Il sermone: Dil. Konuşma, nutuk. Vaiz. Sıkıcı konuşma. Nasihat, şiir. * ?.. Almanca, “schlagring,m”: Muşta (Demir). (Müz.) Mızrap ?.. Umfragen: Soruşturmak; anket açmak ?.. Warzenmelone,f: Kavunu; dilimli veya kabuklu kavun (Kan-talup) ?.. Fince, “sypressi”: Servi ?.. Hollandaca, “naspo-ring”: Araştırma (Tatkikat yapma, bir işi ciddi bir şekilde) ?.. Sprinkhaan: Çekirge ?.. İngilizce, “successor”: Halef, vâris ?.. Ebcedleri, 399…

İtalyanca, “giuracchiamento”: Yemin edip dur/ma (-uş), bol bol yemin etme (ediş) ?.. Giuridicamente: Kanunî olarak (açıdan, bakımdan) ?.. Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça, “čistokrvan”: Safkan ?.. Farsça, “sâye-güster”: Gölgeli. Gölge eden, gölge salan. Koruyan, koruyucu; hâmî, kol kanat geren ?.. Keştî-gâh: Rıhtım, liman ?.. Küştî-gâh: Güreşe çalışılan yer ?.. Slovakça, “kúštik”: Vicdan. Zerre, parçacık. Kek, pasta ?.. Ebcedleri, 756…

İtalyanca, “lo spergiuramento”: Yalan yere yemin ?.. Fransızca, “gesticulation,f”: El, kol ve baş hareketleri yapma ?.. Hırvatça, “kost u stopalu”: Aşık kemiği ?.. Hollandaca, “gesteriliserd”: Kısırlaştırılmış ?.. İngilizce, “gesticulation”: Jestler yapma ?.. Ebcedleri, 997… Mehdî Salih İzzet Mîr-zabeyoğlu: Mim+he+dal+ye+sad+elif+lâm+ha+ayn+ze+te+ mim+ye+re+ze+elif+be+ye+vav+kef+lâm+vav… 40+5+4+10 +90+1+30+8+70+7+400+40+10+200+7+1+2+10+6+20+30+6= 997…

İtalyanca “giusto”dan türemiş bir kelime, “giurare”: Yemin etmek ?.. Fransızca, “dégoûté”: Güç beğenir, titiz, müşkülpesent (Dégoûté de: -den bıkmış, usanmış.) ?..  Ebcedleri, 438… “Musa Mirzabeyoğlu: 116+322= 438.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 481)

İtalyanca, “congiurare”: (-ye karşı, … amacıyla) Gizlice birleşmek (bir araya gelmek, birlik kurmak) elbirliği etmek. Düzen (tertip) kurmak ?.. Aggiudicativo: Veren. Verme (bırakma, ihale) …(s)i ?.. Giusta: … uyarınca, …(y)e göre (uygun olarak) ?.. L’oste: Meyhaneci. Evsahibi, hancı ?.. L’oste: Düşman (ordusu) ?.. Questi: Bunlar ?.. Boşnakça, “hastal”: Masa ?.. Çekçe, “kvasit”: Mayalanmak. Acısı unu-tulmamak. Çalışmak ?.. Danca, “kustode”: Gözcü, gardiyan ?.. Estçe, “kostja”: Davalı ?.. Hırvatça, “kusati”: Yudum yudum içmek ?.. Hollandaca, “haastig”: Aceleyle yapılmış ?.. Hoogst: Doruk noktası. Son derece, en yüksek, en fazla. * ?.. İspanyolca, “quista”: İstemiş, istenilmiş. Sevmiş, sevilmiş ?.. Latince, “gestiô”: İdare, yönetim. Yapma, ifa, icra ?.. Sırpça, “čeljust”: Hayvan ağzı, çene ?.. Ebcedleri, 497…

İtalyanca, “rigiurare”: “Giurare”nin mânâlarının ba-şına “yeniden” konulmuş hâli ?.. Armato: Silâhlan(dırıl)mış (-an) (Silâhlı,). Donatıl/mış (-an). Hazır (edil/miş, -en) ?.. Celebrità: Ün, ad. Tanınmışlık. Ünlülük ?.. Ramarro: Kertenkele (Yeşil) ?.. Almanca, “beurlaubt”: İzinli, mezun (en). Terhis edilmiş. Muvakkaten vazifeden çıkmış ?.. Al-manca ve İngilizce, “meteor,m”: Kayan yıldız, meteortaşı, sahab, göktaşı ?.. Boşnakça ve Sırpça, “pripovetka”: Hikâye ?.. Bulgarca ve Rusça, “aromat”: Güzel koku ?.. Danca, “kærlighedsroman”: Hikâyesi (Aşk) ?.. Fransızca, “pour-parler,m”: Görüşme, konuşma, tartışma, müzakere ?.. Hollan-daca, “trauma”: Rüyâ, düş. Yara, bere ?.. İsveççe, “metrev”: Olta ?.. Latince, “circuitiô”: Kinayeli söz (Dolaşık,). (Ask.) Devriye gezme. * ?.. Propâgâtiô: Yayma, neşir, dağıtma, yayılma, sirayet. Çoğaltma, büyütme ?.. Romence, “vultur”: Kartal ?.. Ebcedleri, 648…

İtalyanca, “scongiurare”: Sav(uştur)mak, at(lat)mak. -den kaçınmak (sakınmak). Uzaklaştırmak. (Şeytan, cin) Kov-mak (savmak). Yalvar/mak (-ıp yakarmak) ?.. Il costume: Alışkanlık. Görenek, görgü, töre. Gelenek. Davranış. Tutum, biçim. Elbise. Kılık, giyim, giyiniş (biçimi). Mayo ?.. Ges-tosi: (…) Götürmek, almak, yapmak … ?.. Filipince, “gustu-hin”: Dilemek. Arzulamak. Seçmek ?.. Fransızca, “indi-geste”: Sindirilmesi güç. Karışık, düzensiz ?.. Hollandaca, “hangkast”: Dolabı, asma dolabı (Elbise) ?.. Lijkkist: Tabut, imam kayığı ?.. İngilizce, “congestive”: Kan veya su toplan-ması ile ilgili ?.. Japonca, “kisetsu”: Mevsim ?.. Rumca, “anghistia”: Hısımlık ?.. Rusça, “vyestnik”: Haberci ?.. Sırp-ça, “gostovanje”: Misafirlik ?.. Sivkast: Kır, bozca ?.. Ebced-leri, 557…

(–“Honneur, au voient superieur, Au voient superieur honneur !”… –“Şeref, üstün haberciye, –Üstün haberciye şeref !”…)

İtalyanca, “giurativo”: Yemin etme …(s)i ?.. Fransız-ca, “juger sur quelque chose”: -e göre hüküm yürütmek, -e bakıp karar vermek ?.. İngilizce, “linguistics”: Lisân ilmi ?.. Ebcedleri, 659…

İtalyanca, “giurato”: Yemin edil/miş (-en), yeminli ?.. Giustificabile: Doğruluğu (haklılı-ğı) gösterilebil/ir (-en, -ecek). Doğrulanabil/ir (-en, -ecek). Haklı gösterilebil/ir (-en, -ecek) (çıkarılabil/ir, -en, -ecek) (görülebil/ir, -en, -ecek). Aklanabil/ir (-en, -ecek), temize çıkarılabil/ir (-en, -ecek). Belgelenebil/ir (-en, -ecek) ?.. Cistifellico: Öd kesesi …(s)i ?.. Estçe, “kastanimunad”: At kestaneleri ?.. Kastmekann: Ka-yık, sandal ?.. Slovakça, “sponková kosť”: Atın bileğinde bukağı takılan yer ?.. Ebcedleri, 643…

İtalyanca, “congiurato”: Gizli birlikçi, elbirlikçi, gizli-ce birleşen. Düzenci, tertipçi. Dalavereci, entrikacı ?.. Il digestore: Basınçlı kazan (tencere, kaynatıcı), ilâç (yapma) kazanı ?.. Acquistare: Satın almak. Edinmek. Kazanmak. Elde etmek, ele geçirmek. İlerlemek ?.. Danca, “langs kysten”: Kıyı boyunca ?.. Farsça, “kâst-kâr”: Yalancı ?.. Fransızca, “digesteur,m”: Basınçlı tencere ?.. İngilizce, “hostler”: Seyis ?.. İspanyolca, “hostigar”: Kırbaçlamak. Çok tedirgin etmek, canından bezdirmek ?.. Rusça, “kostyor”: Ateş ?.. Slovakça, “historka”: Hikâye. Masal. Seyahat mace-rası ?.. Ebcedleri, 702…

İtalyanca, “scongiurato”: Sav(uştur)ul/muş (-an), atla-tıl/mış (-an). Kaçınıl/mış (-an), sakı-nıl/mış (-an). Uzaklaş-tırıl/mış (-an), atıl/mış (-an). Kovul/muş (-an). Yalvarıl/mış (-an), yalvarılıp yakarıl/mış (-an) ?.. Il castrone: İğdiş edilmiş. Aptal, bön, salak ?.. Costare un occhio: Ateş bahasına olmak ?.. Disgustare: Tiksindirmek, tiksinti vermek, iğrendirmek ?.. Farsça, “keştî hevâyî“: Zeplin ?.. Hollandaca, “overhead kosten”: Ek giderler. (Elektrik, ısıtma vb) Masraflar ?.. İspan-yolca, “guardacostas”: Sahil koruma gemisi; sahil muhafaza ?.. Ebcedleri, 762…

İtalyanca, “giuratore”: Yeminci ?.. Litovca, “gastro-nomas”: Bakkaliye dükkânı, yiyecek dükkânı ?.. Ebcedleri, 844…

İtalyanca, “scongiuratore”: Şeytan (cin) kov/ucu (-an) ?.. Prenderci gusto: Hoşuna gitmek, dadanmak, sevmek ?.. Gustosità: Tadı güzel ol/ma (-uş), tatlılık. Hoşluk, güzellik ?.. Hırvatça, “gestacija”: Gebelik. Gebelik süresi ?.. Ebcedleri, 963…

İtalyanca, “spergiuratore”: Yalan yere yemin edip du-ran, yemin üstüne yemin eden ?.. Hırvatça, “gustirati”: Zevk almak, hoşlanmak, beğenmek, sevmek ?.. Sırpça, “gustirati”: Zevkini çıkarmak, yaşamak ?.. Kratkost: Kısalık ?.. Ebced-leri, 1107…

İtalyanca, “giuratorio”: Yeminli, yemin edilerek yapıl/mış (-an) ?.. Boşnakça, “mještanin”: Sakin, oturan ?.. Ebcedleri, 859…

İtalyanca, “scongiurazione”: (Şeytan/ın, cin/in) Kov-(ul)ma(sı) ?.. Almanca, “forschung,f”: Araştırma, inceleme, tahkik, tedkik ?.. Schließer (in,f)m: Kapıcı. Gardiyan, zından-cı. Otomatik fermport ?.. Çince, “bey tzı”: Yorgan ?.. Fransızca, “rouvraie,f”: Korusu (Bodurmeşe) ?.. İspanyolca, “alfombrilla,f”: Seccade ?.. Cuitado: Kederli, kaygılı (Mut-suz,). Keyifsiz ?.. Latince, “breviârî”: Araştırma, resmî rapor (Özet, istatistik) ?.. Pellegô: Araştırmak (İnceden inceye). Dikkatle göz gezdirmek, yoklamak, muayene etmek. *. Baş-tan sona okumak, mütalâa etmek ?.. Praenôminis: İsim (İlk) ?.. Romence, “revizor”: Müfettiş ?.. Sırpça, “đogat”: Kır at ?.. Putovođa: Kılavuz, rehber ?.. Ebcedleri, 430… Gehvâre-nişîn: Beşikteki çocuk… Gehvâre-nişîn: Kef+he+vav+elif+ re+he+nun+şın+ye+nun… Noktalı harfler: Kef+nun+şın+ye +nun… 20+50+300+10+50= 430 …

İtalyanca, “il giure”: Kanun, hukuk ?.. Almanca, “beackern”: Araştırmak (İnceden inceye). İşlemek; çift sürmek. *. Birini sıkıya koymak; iknaa çalışmak; üstüne varmak ?.. Çekçe, “prohlídka”: Araştırma. Teftiş. İnceleme. * ?.. Fransızca, “épigraphique”: Kitâbelere âit, kitâbeyle ilgili ?.. İngilizce, “paleography”: Kitâbe, el yazması kitap (Eski devirlere âit yazı,). Eski devirlere âit yazıları okuma veya inceleme ilmi ?.. Paradigm: Örnek, numune. (Gram.) Çekim listesi ?.. Shepherd: Kılavuz (Önder,) Çoban. *. Çobanlık etmek, sürüyü gütmek ?.. İspanyolca, “espaciar”: Yaymak, açmak. Aralık koymak, fasıla bırakmak. *. (Matb.) Satır aralarını anterlin ile açmak ?.. Piconero,m,f: Atlı (M. Boğa güreşinde boğayı kargıyla dürten). Mangal kömürü satıcısı. * ?.. Quimera,m: Rüyâ (Kuruntu, evham, hayâl,). Efsane cana-varı. *. Anlaşmazlık, tartışma, münakaşa ?.. Renegada: Di-ninden dönmüş kimse (Dönme, Hıristiyan). Hain. Kötü yola sapmış kimse. Dönek, prensib değiştiren kimse. M. Bir iskambil oyunu ?.. İsveççe, “vägran”: Red ?.. Latince, “prae-dis”: Kefil. Bir kefilin mülkü ?.. Rûpis: Kaya, uçurum ?.. Rumca, “dierevno”: İncelemek (Dikkatle). Tahkikat yapmak ?.. Dolofonikos: Öldürücü ?.. Vrahos: Kaya ?.. Ebcedleri, 278… “Arvasî: 278.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 374)

Üstad’ın ÇİLE’sinden:

–“O kanun ölümsüzlük nizamının hevengi,

O kanun doğru, güzel, iyinin tek mihengi…

İtalyanca, “giureconsulto”: Kanuncu, kanun uzmanı. Kanunî danışman ?.. Rusça, “şyestviye”: Yürüyüş, geçit ?.. Sırpça, “gušati se”: Boğaz boğaza gelmek, dövüşmek ?.. Šiljast: Sivri uçlu, ucu sivri ?.. Ebcedleri, 798…

İtalyanca, “il giurì”: Yeminli kurulu ?.. Latince, “cae-sariêî”: Sakal kılı ?.. Acirologia: Dolaylı anlatım ?.. Il colore: Boya. Renk. *. Beniz. Görünüş ?.. Esordio: Başlangıç. Giriş ?.. Navichiere: Kaptan, gemici, denizci, kayıkçı ?.. Almanca, “frau,f”: Kadın, bayan, hanım. Karı, zevce, eş ?.. Überge-hen”: Din değiştirmek. Birine bir şey geçmek, intikal etmek. Düşman tarafına geçmek, kaçmak. Çürümeye başlamak. *. Başka bir meseleyi ele almak. Bir renge çalmak. Gözleri yaşlarla dolmak. Gözlerini faltaşı gibi açmak. El değiştirmek ?.. Danca, “krølle”: Kıvrım. Saç lülesi, bukle. *. (Saçı) Kı-vırmak, lüle yapmak, bukle yapmak. Buruşturmak ?.. Fran-sızca, “argus,m”: Hafiye, jurnalci. Açıkgöz adam. *. Hind sülünü ?.. Cueilleur: Devşirici, toplayıcı ?.. Curieuse: Müte-cessis, meraklı, gizliyi saklıyı öğrenmek isteyen. Tuhaf, acaib ?.. İngilizce, “drainage”: Su mecraları. Süzülme, çekilme, drenaj. Süzülen su, çekilen su. *. Lâğım ve kanalizasyon sis-temi. Suyu kurutulan arazi. Fitil veya tüple cerahat çekme ?.. İspanyolca, “acumular”: Toplanmak. Biriktirmek, yığmak. Toplamak. Birikmek, yığılmak. * ?.. Japonca, “kanojora”: Onlar ?.. Latince, “ferô”: İzin vermek. Taşımak, getirmek, götürmek. Meydana getirmek, üretmek. Hareket ettirmek, yükseltmek. Kapıp götürmek. Koşmak. (Yol) Göstermek. Dayanmak, çekmek. (Duygu) Sergilemek, göstermek. Hak-kında konuşmak. (Muhas.) Deftere yazmak. İstemek. * ?.. Odôris: İmâ, işaret, telkin (Seziş,). Koku, rayiha. Kötü koku. * ?.. Norveççe, “frue”: Hanım (Bayan,) ?.. Ebcedleri, 287…

İtalyanca, “giuria”: Yeminli kurulu ?.. L’odore: Güzel koku. İz, belirti ?.. Almanca, “raum, m”: Feza, mekân (U-zay,). Vüsat, enginlik, genişlik. Yer, mahal, mevki, meydan. Göz, oda. Bölme. İstiap hacmi. Ambar. Saha, mıntıka, bölge. (Tekn.) Daire. Boşluk, vakum ?.. Danca, “månedsløn”: Aylık ücret ?.. Fince, “palveraha”: Bahşiş ?.. Fransızca, “onoma-siologie,f”: İsimler ilmi ?.. Hollandaca, “roem”: Şân, şeref, ün ?.. Latince, “agnômînis”: İsmi (İlâve soy) ?.. Applôrô: Ağlamak, acımak (Yanında) ?.. Effingô: Resmetmek, tarif etmek (Tasvir etmek,). (Sanatlı bir biçimde) Biçimlendirmek, dökmek. *. Silip temizlemek. Nazik bir biçimde ovalamak, sıvazlamak veya okşamak ?.. Mûnusculum: Armağan (Kü-çük) ?.. Praeiûdicî: Örnek, emsal, numune. Peşin hüküm ?.. Portekizce, “feminino”: Kadın, dişi ?.. Romence, “culoare”: Renk. Boya ?.. Ebcedleri, 247… Çihil-sâl… Noktasız harfler: He+lâm+sin+elif+lâm… 5+30+60+1+30= 126 (Salih ?..)… Tecessüsât: Yoklamalar, merakla araştırmalar; gözetleme-ler… Tecessüsât: Te+cim+sin+sin+elif+te… Noktasız harfler: Sin+sin+elif… 60+60+1= 121… Çihil-sâl tecessüsât: 126+ 121= 247… (Çihil-sâl… Noktalı harf: Cim… 3… Tecessüsât… Noktalı harfler: Te+cim+te… 400+3+400= 803 … Çihil-sâl tecessüsât: 3+803= 806… “Haz’: Muhalefet etmek. Taksim etmek, bölmek, paylaştırmak… Haz’: Hı+ze+ayn… 600+7+ 70= 677… Salih: 129… Halife Salih: 677+129= 806.” (H.T. sh 70))

İtalyanca, “ingiuria”: Hakaret. Onur kırma, onura dokunma, onurunu yaralama. Zarar. Felâket. Sövme. Sataşma ?.. Assassino: Öldür/ücü (-en). Katil. *. Kıy/ıcı (-an) ?.. Masora: Tevrat ilmi, Tevratın aslını saptama ?.. Somara: Eşek (Dişi) ?.. Almanca, “abgangszeugnis,n”: Diploması (Mezuniyet). Tasdiknâme. * ?.. Umdrehen: Tevil etmek (Bi-rinin sözlerini). Döndürmek, çevirmek. Sayfayı çevirmek. Kolunu bükmek. Boynunu koparmak; boğazlamak, kesmek. Öldürmek, katletmek. Birinin işlerini bozmak. *. Yumur-talarını çalkamak. Hasım tarafın bir casusunu kendi tarafı lehine çalıştırmak ?.. Hollandaca, “vrijdags”: Cuma günleri ?.. Woordenboek: Lûgat. Kelime. Lâf, lakırdı. * ?.. İngilizce, “chronicle”: Tarih, kayıt, vakayinâme. Kaydetmek, tarihe geçirmek ?.. Rummage: Aramak (Altüst edip). Dikkatle araş-tırmak. Araştırma. Altüst ederek arama ?.. “Sepulcher” veya “sepulchre”: Sin, mezar, kabir. Gömmek, defnetmek ?.. İs-panyolca, “licenciar”: İzin vermek, müsaade etmek, bırak-mak. Hoş görmek. (Üniversiteden) Mezun etmek. Salıver-mek, gitmesine izin vermek. Terhis etmek ?.. Mollera,f: Ba-şın üstü, tepe. Kafa, beyin. (Zool.) Alnın üstündeki bıngıldak ?.. İspanyolca ve İtalyanca, “salario,m”: Maaş, aylık (Ücret,) ?.. Latince, “sarcophagî”: Mezar, sin ?.. Norveççe, “brønn”: Kuyu, çeşme ?.. Sırpça, “prolaženje”: Geçiş, geçme ?.. Slo-vakça, “dôveryhodný”: Güvenilir. Sadık. Dürüst. Emin ?.. Ebcedleri, 308… “Aynı Moğol istil: 308… GÖLGELER: 308… Arvasî: 308.” (T.G. 6.66)

İtalyanca, “ingiuriarsi”: Birbirine hakaret etmek, sö-vüşmek, birbirine sataşmak ?.. Boşnakça, “smjesti”: Utan-dırmak, şaşırtmak ?.. Estçe, “kestendama”: Pullarını ayıkla-mak. Kabuğunu soymak. Pullarını yolmak ?.. Filipince, “ka-sutilan”: İnatçılık. Zıtlık. Terslik, aksilik ?.. Hollandaca, “suggestie”: Tedâi, düşünce uyandırma, uyandırılan düşünce, tedâi eden düşünce ?.. Ebcedleri, 578… Tefahhus: İnceden inceye araştırma… Tefahhus: Te+fe+ha+sad… 400+80+8+90 = 578…

İtalyanca, “ingiuriatore”: Hakaret eden. Onur kır/an (-ıcı), onuruna dokunan. Söven. Sataşan ?.. Farsça, “fâsid geşten”: Bozulmak, çürümek ?.. Ebcedleri, 915…

İtalyanca, “ingiuriosamente”: Hakaret ederek. Onur kırıcı biçimde, onurunu kırarak. Söverek ?.. Castrare: Bur-mak, iğdiş etmek. En önemli yerini çıkarmak. Delmek ?.. Eb-cedleri, 866…

Kumandan, bir masanın başında, siyah bir fonun önünde, dünya kelâmına benzemeyen bir kelâmla, ağır hakaretlerle dolu bir konuşma yapıyor… Bildiğimiz keli-melerin ifâde etmesi mümkün olmayan öyle ağır haka-retler ve küfürler ki, bir insana söylendiğinde hastahâ-nelik olur…” (T.G. 6.264)… Kusto Lûgatı’ndan kelâm ediliyor ?..

İtalyanca, “sulla quarantina”: Kırk yaşlarında ?.. Ebcedi, 866… “Bu sırada İmran b. Hüseyin, Mehdî’nin na-sıl bilinebileceğini sordu. Resûlullah şu cevabı verdi: O benim evlâdımdandır. Tavrı Beni İsrail ricali gibidir, üstünde kutvani iki cübbe bulunur. Sağ yanağında siyah bir ben vardır. Yüzü parlayan yıldız gibi nurludur. 40 yaşındadır.

İtalyanca, “giurisdizionale”: Yargılama …(s)i ?.. La giurisdizione: Muhakeme (etme) yetkisi (alanı). Yetki. Güç. Kanun ?.. Ebcedleri, 425…

İtalyanca, “giurisdizionalista”: Yargılamacı, devletin din işlerine karışmasını isteyen ?.. Custodito: Korun/muş (-an). Saklan/mış (-an). Bakıl/mış (-an), gözetil/miş (-en). Gözetlen/miş (-en), gözaltında tutul/muş (-an) ?.. Hırvatça, “čestitka”: Kart. Kutlama, tebrik ?.. Čestitke: Tebrikler ! Kut-larım !.. İngilizce, “coaster brake”: Bisiklette pedal freni ?.. Sırpça, “čestitka”: Kutlama kartı, tebrik kartı ?.. Ebcedleri, 895…

Mesnevî’nin 538. beyti:

–“HİŞTEN ra mesh kerd-i zin süful

Zan vücud-i ki büd an reşk-i ukul.”

Ebced değeri olarak ikinci mısra 895… –“Akılların gıbta ettiği bir varlık iken – Kendini alçak duygulara meshet-tin.”

İtalyanca, “dottore in giurisprudenza”: Hukuk doktoru ?.. Ebcedi, 1655… Fransızca, “métaphore,f”: İstiare ?.. Ebce-di, 656… Nâ-hudâ: Allahsız. Allah’dan korkmaz. Gemi kaptanı… Nâ-hudâ: Nun+elif+hı+dal+elif … 50+1+600+4+1= 656…

İtalyanca, “facoltà di giurisprudenza”: Hukuk fakülte-si ?.. (Kusto ve Hukuk Fakültesi !.. Hayatının her kıvrı-mında bir mânâ !..) Farsça, “na-hast”: Kötürüm ?.. İngiliz-ce, “flatter”: Medhetmek, övmek, göklere çıkarmak (Guru-runu okşamak, ümit vermek,). Yaltaklanmak, yağ çekmek. Dalkavukluk etmek ?.. Futurity: İstikbâl, gelecek. İleride meydana gelecek bir olay ?.. Sheet linghtning: Şimşek (Her tarafa ışık saçan ve gökgürültüsü duyulmayan) ?.. İtalyanca, “tralasciato”: Kesil/miş (-en). Yarıda bırakıl/mış (-an). *. Atlan/mış (-an). Konma/mış (-yan) ?.. Latince, “sagittâriî”: Okçu ?.. Ebcedleri, 1112… “Salih: Sad+elif+lâm+ha… 90+1+30+8= 129… İzzet: Ayn+ze+te… 70+7+400= 477… Erdiş: Elif+re+dal+elif(ye)+şın… 1+200+4+1+300= 506… Salih İzzet Erdiş: 1112.” (H.T. sh 48)

İtalyanca, “lo scongiuro”: (Cin/in) Kov(ul)ma(sı). Uzaklaştır(ıl)ma (-ış). Sav(uş)(tur)-(ul)ma (-uş), at(lat)(ıl)ma (-ış). Yalvar/ma (-ış), yalvarıp yakar/ma (-ış). Kaçın/ma (-ış), sakın/ma (-ış) ?.. Accondiscendere: İzin vermek. Uygun bulmak (görmek). Onaylamak. Benimsemek. Beğenmek. *. Kabul etmek ?.. Graffio: Kanca. Tırmala(n)ma (-yış, -ış), cırnakla(n)ma (-yış, -ış). Pençe izi (vuruşu), pençeyle vur/ma (-uş, -arak).  * ?.. Soppresso: Öldürül/ müş (-en). Ortadan kaldırıl/mış(-an). Aradan çekil/miş (-en), (çıkartıl/mış -an). Elen/miş (-en). Bit(iril)miş (-en), son veril/miş (-en). *. Yürürlükten kaldırıl/mış (-an), geçersiz kılın/mış (-an), ibtal edil/miş (-en) ?.. Almanca, “befähigungsnachweis,m”: Ehli-yetnâme ?.. Sich zusammenballen: Toplanmak; toplaşmak (Yığılmak; Bir araya). (Bulutlar) Toplanmak ?.. Fransızca, “grisonne”: Eşek ([M.]). Kır. Kıranta, kır saçlı. * ?.. Hollan-daca, “biografisch”: Biyografik; yaşam hikâyesi; yaşam hikâyesi türünden ?.. İngilizce, “circumbendibus”: Dolaylı bir şekilde meramını anlatma (Boş lâf etme,). Dolambaçlı yol. * ?.. Gray fox: Tilki, “urocyon cinereoargenteus” (Ame-rika’da bulunan boz) ?.. Japonca, “mamushi”: Engerek yılanı ?.. Latince, “quôquô versus”: Her yönde ?.. Ebcedleri, 397…

Şuârâ sûresi 141, 142 ve 143. âyetlerinin meâlleri: “Semûd da Resûllerini yalanlamıştı. O vakit kardeşleri Salih onlara, “Allah’dan korkmaz mısınız ?” demişti. “Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş emin bir elçi-yim.””… “Resûlün emîn”… Ebced değeri, 397… “Ehûhüm Salihun elâ tettekûn”… Noktalı harflerinin toplamı olarak, 1950… Buraya da Kumandan Mirzabeyoğlu’nun doğum tarihi kodlanmış !.. “Levha: 26 Şubat 1985… Tiyatro eseri gibi bir “biyografi – hayat hikâyesi”… Üstadım’ın imiş ve Büyük Doğu yayınlarından yeni çıkmış… Üstadım, “benim dostum 37 yaşında !” diyor… Doğum tarihi filân var !” (T.G. 4.100,101)

İtalyanca, “il giusdicente”: Hakim ?.. Almanca, “flachküste”: Alçak sahil ?.. Fransızca, “schisteuse”: Yaprak-kayalı; yaprakkayalardan oluşmuş ?.. İngilizce, “congestion”: Tıkanıklık, izdiham, kalabalık. (Tıb) Kan toplanması, kan hücumu ?.. Latince, “congestus”: Toplama, biriktirme. Yığın, küme, kütle ?.. Sırpça, “niskost”: Alçaklık, alçak durum. Aşağılık, adilik, bayağılık ?.. Ebcedleri, 606… “Salih: Sad+ elif+lâm+ha… 90+1+30+8= 129… İzzet: Ayn+ze+te… 70+7 +400= 477… Salih İzzet: 606.” (H.T. sh 61)

İtalyanca, “giusnaturalismo”: Tabiî hakçılık ?.. Boş-nakça, “očistiti”: Temizlemek ?.. Fransızca, “boursicoteur”: Küçük borsa oyunlarına girişen kimse ?.. Hollandaca, “gas-tarbeider”: Misafir işçi. Çalıştığı memlekette temelli otur-mayan yabancı işçi ?.. Ebcedleri, 900…

(Fransızca, “boursicotier”: Küçük borsa oyunlarına girişen kimse ?.. Dégoûtation,f: İğrenme, tiksinme. İğrençlik, pislik, tiksinilecek şey ?.. Gustative: Tatmaya âit, tatmak ile ilgili. (Şaka) Çok güzel, ağzınıza lâyık ?.. Hırvatça, “čes-titajući”: Kutlama niteliğinde, tebrik niteliğinde, tebrik eden ?.. İtalyanca, “costumi scolareschi”: Öğrenci giyimleri ?.. Suggestionarsi: Etkilenmek ?.. Ebcedleri, 904…)

İtalyanca, “giuspatronato”: Makam, mevki hakkı ?.. Fransızca, “intercostal”: Eğeler arası, kaburgalar arası ?.. İngilizce, “intercostal”: Kaburga kemikleri arasında olan ?.. Intracostal: Göğüs kemiğinin iç tarafında olan ?.. Ebcedleri, 1162… Bi-l istîzân: İzin ile, ruhsat alarak… Bi-l istîzân: Be+elif+lâmelif+sin+te+ye+zel+elif+nun … Noktalı harfler: Be+te+ye+zel+nun… 2+400+10+700 +50= 1162…

İtalyanca, “aggiustabile”: Düzelt(il)ebil/ir (-en, -e-cek), düzenlenebil/ir (-en, -ecek), ayar-lanabil/ir (-en, -e-cek). Kapanabil/ir (-en, -ecek), ödenebil/ir (-en, -ecek). Uydu-rulabil/ir (-en, -ecek) ?.. Fransızca, “digestion,f”: Sindirim, hazım ?.. İngilizce, “coastline”: Kıyı boyu ?.. Custom-made: Ismarlama yapılmış ?.. Indigested: İyice düşünülmemiş. Düzensiz, intizamsız, biçimsiz, biçime girmemiş. Hazmo-lunmamış, sindirilmemiş ?.. Digestion: Hazım, hazım gücü, sindirim. Kavrama, idrak etme. Isı ile yumuşatma ?.. Por-tekizce, “costelas”: Favori ?.. Ebcedleri, 561… İsnâ: İki. (2)… İsnâ: Elif+se+nun+ye… 1+500+50+10 = 561…

İtalyanca, “il giustacuore”: Dize varan bir uzun elbise ?.. Almanca, “gastrologie,f”: Gastroloji, mide ilmi ?.. Boş-nakça, “zagušiti”: Boğmak ?.. Çekçe, “kastrovaný”: Cinssiz, nötr ?.. Farsça, “gûşt-kûb”: Satır, pişmiş eti döğen âlet, tokmak ?.. İngilizce, “cast a horoscope”: Yıldız falına bak-mak ?.. Latince, “histrîcus”: Sahneye âit ?.. Slovakça, “gast-rológia”: Gastroloji, mide ilmi ?.. Kastrovaný: Nötr ?.. Eb-cedleri, 754…

İtalyanca, “giustamente”: Haklı olarak. Doğru olarak, yerinde olarak, tam olarak. Tam ?.. Assestato: Otur/ muş (-an). Düzenli, düzenlen/miş (-en), düzel(til)miş (-en), düzene kon/muş (-en) (-ul/muş, -an). Yerleş(tiril)miş (-en), yoluna kon/muş (-an), toplan/mış (-an). *. Aklı başında, akıllı uslu ?.. Fince, “kielentuntija”: Dilbilimci ?.. Fransızca, “sau-tillante”: Kısa kısa, kesik kesik cümlelerden oluşan. Seke se-ke giden. Oynak, değişken. * ?.. Hollandaca, “illustreren”: Resimlemek, açıklamak, (resimle) izâh etmek ?.. Voorbij-gangster: Geçen kimse [kadın] (Gelip) ?.. Ebcedleri, 989…

İtalyanca, “ingiustamente”: Haksız yere (olarak), hak-sızlıkla ?.. İngilizce, “of the coast of”: … sahillerine yakın ?.. Ebcedleri, 1050…

İtalyanca, “aggiustamento”: Düzelt(il)me (-iş), dü-zenle(n)me (-yiş, -iş), düzene (yoluna) koy(ul)ma (-uş). Bkz aggiustaggio. Onar(ıl)ma (-ış, -ım). Yama(n)ma (-yış, -ış), yırtığını(n) dik(il)me(si) (-iş/i). Kapa(n)ma (-yış, -ış), öde(n)me (-yiş, -iş). Uydur(ul)ma (-uş) ?.. Schistosità: Yap-rak yapraklık ?.. Almanca, “kostenpunkt”: Masraf (meselesi) ?.. Fransızca, “schistosité,f”: Yapraklanma; yapraklılık ?.. Slovakça, “hlavná cesta”: Anayol ?.. Kôstkové ovocie: Çekir-dekli meyve ?.. Ebcedleri, 1015…

İtalyanca, “raggiustamento”: “Aggiustamento”nun mânâlarının başına “iyice” konulmuş hâli ?.. Castelvetranese: Castelvetrano’lu, Castelvetrano …(s)i ?.. Farsça, “zemân hâsten”: Mühlet istemek ?.. Ebcedleri, 1215… “Raise Sultan Barier: 263+547+405= 1215.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 314)

İtalyanca, “giustapporre”: Koymak ?.. Estçe, “kosti-taja”: Eğlendiren kimse, ağırlayan kimse ?.. Latince, “iûris-cônsultus”: Avukat (Dava vekili,) ?.. Slovakça, “často pou-žívať”: Doğramak, kıymak ?.. Ebcedleri, 908…

İtalyanca, “aggiustare”: Düzeltmek, düzenlemek, dü-zene (yoluna) koymak. Ayarlamak. Uydurmak. Çalıştırıp bakmak, takıp çalıştırmak. Tamir etmek. Yamamak, yırtığını dikmek. Kapatmak, ödemek ?.. Ipogastrico: Alt-karın (kasık) … (s)i ?.. Macarca, “kasztrál”: Hadım etmek, burmak ?.. Ebcedleri, 719…

(“Kusto” kökü harici bir İtalyanca meyve devşirme, “ribruscolare”: Başaklamak, son salkımları devşirmek. Birik-tirmek. Geçmişini araştırmak ?.. Ebcedi, 719… Meyve Devşirme Mevsimi ?.. Kaybedilmiş Zamanı Ararken ?..)

İtalyanca, “raggiustare”: “Aggiustare”nin mânâlarının başına “iyice” konulmuş hâli ?.. Almanca, “kostenvo-ranschlag”: Masraf tahmini ?.. Ebcedleri, 919… Salih İzzet Mirzabeyoğlu: Sad+elif+lâm+ha+ayn+ze+te+mim+ye+re+ ze+elif+be+ye+vav+gayn+lâm+vav… 90+1+30+8+70+7+ 400+40+10+200+7+1+2+10+6+1000+30+6= 1918…

İtalyanca, “aggiustatamente”: Doğrulukla, doğruca ?.. Slovakça, “byť na cestách”: Gezinmek. Dolaşmak ?.. Ebced-leri, 1411…

İtalyanca, “aggiustatezza”: Doğruluk, özü sözü birlik. Kesinlik ?.. Estçe, “kastreerima”: Hadım etmek. İnsanlıktan çıkarmak ?.. Kustutama: Söndürmek, dindirmek. Ertelemek. Islatmak, su serpmek ?.. Küsitletav: Cevab veren ?.. Hollan-daca, “cystectomie”: Sidik torbası ?.. Gesteente: Külçe ?.. İngilizce, “hospitality”: Misafirperverlik ?.. Ebcedleri, 934…

İtalyanca, “aggiustato”: Düzel(til)miş (-en), düzen-len/miş (-en), düzene (yoluna) kon/muş (-an) (gir/ miş, -en). Ayarlan/mış (-an). Uy(durul)muş (-an). Çalıştırılıp bakıl/mış (-an), takılıp çalıştırıl/mış (-an). Onarıl/mış (-an). Yaman/mış (-an), yırtığı dikil/miş (-en). Kapatıl/mış (-an), kapan/mış (-an), öden/miş (-en) ?.. Requisitoria: Suçlama yazısı, iddia ?.. Latince, “ostentô”: Arz etmek, önermek, teşhir etmek. Göste-riş yapmak, övünmek, kendini medhetmek. Bildirmek, gös-termek, belirtmek ?.. Ebcedleri, 924… Tecessüsât: Yoklama-lar, merakla araştırmalar; gözetlemeler… Tecessüsât: Te+cim +sin+sin+elif+te… 400+3+60+60+1+400= 924…

İtalyanca, “aggiustatore”: Ayarcı, ayarla/yıcı (-yan). Düzelt/ici (-en). Kurucu, kuran. Takı-cı, takan. Düzle/yici (-yen). Düzenle/yici (-yen). Onar/ıcı (-an). Yama/yıcı (-yan) ?.. Aggiustatura: Düzelt(il)me (-iş), düzenle-(n)me (-yiş, -iş), düzene (yoluna) koy(ul)ma (-uş). Ayar (düzeltme, tamir) parası (masrafı). Ayar (düzeltme, tamir) izi (yeri) ?.. Farsça, “be nâ-hâst”: İstemeyerek ?.. Şost-şû dâden: Yıkatmak ?.. Ebcedleri, 1125…

İtalyanca, “giustificante”: Doğruluğunu (haklılığını) gösteren. Doğrulayan. Haklı gösteren (çıkaran). Aklayan, temize çıkaran. Vesikalayan ?.. Fransızca, “constamment”: Daima, sürekli ?.. Ebcedleri, 1051…

İtalyanca, “giustificare”: Doğruluğunu (haklılığını) göstermek. Doğrulamak. Haklı göstermek (çıkarmak), … mevzuunda neden göstermek. Aklamak, temize çıkarmak ?.. Il nave guarda-coste: Kıyı gözetleme gemisi ?.. Costellarsi: Yıldızlarla süslenmek. … ile dolmak ?.. Farsça, “şâyestegî”: Liyakat, değer ?.. Latince, “cessâtôris”: Tembel, aylak kimse (Haylaz,) ?.. Inventrîcis: Mucid, kâşif. Yazar, öneri sahibi, kurucu ?.. Ebcedleri, 801…

İtalyanca, “giustificarsi”: Kendini haklı göstermek. Kendini aklamak. Suçsuzluğunu göstermek, bağışlanmasını dilemek ?.. Farsça, “mânde geşten”: Âciz kalmak. Yorulmak, bitkin düşmek ?.. Ebcedleri, 870…

İtalyanca, “il documento giustificativo”: Dayanak (destek) belgesi ?.. Ebcedi, 1579… Endonezca, “batu nisan”: Mezar taşı. Taş, değerli taş. Türbe ?.. Ebcedi, 580…

İtalyanca, “il giustificativo”: Dayanak (destek) bel-gesi ?.. Lo scostamento: Uzaklaş(tırıl)ma(-ış) ?.. Ebcedleri, 1063…

İtalyanca, “giustificatore”: Doğruluğunu (haklılığını) gösteren. Doğruluğunu (haklılığını) gösterici. Doğrulayıcı, doğrulama …(s)i. Haklı gösterici (çıkarıcı), haklı gösterme …(s)i. Aklayıcı (temize çıkarıcı), aklama (temize çıkarma) …(s)i. Belgeleyici, belgeleme …(s)i ?.. Tetto: Tepe. Dam. Üst. Çatı. Tavan. *. Doruk. Ev. Örtü. Saçak ?.. Vascello e tre ponti: Gemi (Üç güverteli) ?.. Ebcedleri, 1207…

İtalyanca, “giustificatorio”: Doğruluğunu (haklılığını) gösteren. Doğruluğunu (haklılığını) gösterici. Doğrulayıcı, doğrulama …(s)i. Haklı gösterici (çıkarıcı), haklı gösterme …(s)i. Aklayıcı (temize çıkarıcı), aklama (temize çıkarma) …(s)i. Belgeleyici, belgeleme …(s)i ?.. Guastare il gusto: Tadını kaçırmak (bozmak) ?.. Ebced-leri, 1222…

İtalyanca, “esecutore di giustizia”: Cellat ?.. Hırvatça, “gostoprimstvo”: Misafirperverlik ?.. Ebcedleri, 1216…

İtalyanca, “palazzo di giustizia”: Adalet (adliye) sa-rayı ?.. Almanca, “hostess,f”: Kılavuzluk eden kadın (Bir sergide). Barcı kadın. *. Bir enformasyon bürosunda çalışan kadın. Hostes ?.. İngilizce, “hostess”: Ev sahibesi. Garson kadın. Konsomatris. Hostes ?.. Ebcedleri, 592…

İtalyanca, “giustizia sommaria”: Kısa yoldan (yapı-lan) yargılama ?.. Boşnakça, “učestati”: Sıklaşmak ?.. İspan-yolca, “costurero,m”: Dikiş kutusu. Dikiş odası ?.. Letonca, “kostīmu pārzinis”: Kostümcü ?.. Ebcedleri, 882…

İtalyanca, “giustiziato”: Öldürül/en (-müş). Ölüm ce-zası uygulan/mış (-an). Asıl/mış (-an). Kurşuna dizil/miş (-en) ?.. Küşte ?.. Arnavutça, “cist”: Kist ?.. Fince, “haas-tatella”: Görüşmek, röportaj yapmak ?.. Ebcedleri, 930…

İtalyanca, “il giustiziere”: Öldür/en (-ücü). Ölüm cezasını uygula/yan (-yıcı). Cellat. As/an (-ıcı). Kurşuna diz/ en (-ici) ?.. Degustazione del caffè: Kahve tadımı ?.. Çekçe, “mladý jestřáb”: Şahin yavrusu ?.. Hırvatça, “gostioničar”: Hancı, otelci. Lokantacı ?.. İngilizce, “customarily”: Âdete göre, alışıldığı şekilde ?.. Sırpça, “gostioničar”: Hancı, otelci. Meyhaneci, lokantacı ?.. Ebcedleri, 766… “Mehdî Aktör: 59+707=766.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 590)

Fransızca, “injure,f”: (Eski) Haksızlık. Hakaret. Kü-für ?.. Bourse,f: Kese, para kesesi. (Talebeye verilen) Burs. Tavşan avında kullanılan bir tür ağ. (Balık avında) Torba biçiminde ağ. Borsa ?.. échéancier,m: Defteri; vade defteri (Alacak verecek) ?.. Hallebarde,f: Teber (Baltalı mızrak,) ?.. Almanca, “häscher,m”: Mübaşir. Polis ajanı; hafiye ?.. Scharade,f: Bilmecesi (Hece) ?.. Sucher,m: Araştırıcı, arayıcı (Arayan,). Müteharrik projektör. (Fotoğrafçılık) Vizör ?.. Arnavutça, “nëpërkë”: Engerek. Yılan. Zehirli yılan ?.. Hollandaca, “bekeren”: Dine veya siyasî görüşe dönme (Bir). (İsl.) İhtida ettirmek. İnancını veya siyasî görüşünü değiş-tirmek ?.. İspanyolca, “epigrama, m”: Kitâbe (Taş, metal vb. üzerine). İğneleyici kısa şiir. İğneleyici söz, yazı vb ?.. Pasadora,m,f: Geçen. Karşıya geçen. Kaçakçı. M. Kapı veya pencere sürgüsü. Eşarp halkası. Broş, ziynet iğnesi. Askı, asacak, askı çivisi. Kenet. Sürgü, mandal. Uzun ve ucu sivri şey. Süzgeç, kevgir ?.. Raposo,m: Tilki. Tilki gibi kurnaz adam ?.. Latince, “prooemiî”: Önsöz. Başlangıç, giriş. *. (Ti-yatro ve müzik) Ön oyun, prelüd, uvertür, peşrev ?.. Respuo: Reddetmek, onaylamamak (Kabul etmemek,). Açığa vurmak. Tükürük saçmak, çıkarmak, fışkırtmak. * ?.. Ebcedleri, 275…

Fransızca, “jurement,m”: Olur olmaz yemin etme, gereksiz yere yemin etme. (Eski) Sövgü ?.. Farsça, “heşt”: Sekiz, (8) ?.. Ebcedleri, 705…

Fransızca, “jureur,m”: (Eski) Yeminli. (Eski) Küf-retmiş; küfürbaz. Kutsal mefhumlara hakaret etmiş ?.. Arab-ça, “kuşuta”: Burnun çökük ve yassı olması ?.. İspanyolca, “cajita”: Şerit, bant. Kaset ?.. Ebcedleri, 420… Sâye-nişîn: Gölgede oturan. Bir şeyin gölgesine sığınan, korunan… Noktalı harfler: Ye+nun+şın+ye+nun… 10+50+300+10+50= 420…

Fransızca, “injurier”: Sövmek. Hakaret etmek ?.. Danca, “have hoste”: Öksürmek ?.. Farsça, “geste”: Çirkin, hayvan gübresi ?.. Fince, “juusto”: Peynir ?.. İtalyanca, “costui”: Şu adam; o ?.. Latince, “hospitae”: Ev sahibi, ev sahibesi. Misafir, arkadaş. Yabancı, ecnebi. Yabancı ?.. Sırpça, “udičast”: Olta biçiminde ?.. Slovakça, “povesť”: Masal. Hikâye. Efsane ?.. Ebcedleri, 485… “Kaptan Gusto Müslüman: 163+101+221= 485. Kaptan Mirzabeyoğlu: 163+322= 485.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 516)

Fransızca, “injurieuse”: Aşağılayıcı, namusa doku-nan. Küfürlü; küfür dolu, hakaret dolu ?.. Huissier,m: Kapıcı. Odacı. Mübaşir ?.. Liminaire: Başında yer alan (Bir kitab, bir nutuk veya tartışmanın) ?.. Almanca, “gedrungen”: Kısa boy-lu (Bodur, tıknaz;). Mucez, veciz ?.. Mariendbild,n: Meryem Ana tasviri ?.. Sinngemäß: Mümasil, analog. Mânâsına uygun olan (olarak). *. Binaenaleyh ?.. Danca ve Norveççe, “granske”: Araştırmak, aramak. (Hek.) Muayene etmek ?.. Hollandaca, “lansier”: Süvari (Mızraklı) ?.. İtalyanca, “la erinni”: İşkence (Cehennem ilâhesi,) ?.. Pangere a caldi occhi: Ağlamak (Hüngür hüngür) ?.. Lehçe, “roznosić”: Yay-mak. Götürmek, taşımak. * ?.. Rumca, “dierevnisi”: Araş-tırma, tahkik. Sorgulama, sorgu ?.. Sırpça, “predsednik”: Başkan, reis ?.. Ebcedleri, 352… Âb-şinâs: Sudan anlayan. Su yolcu. Gemi kılavuzu… Âb-şinâs: Elif+be+şın+nun +elif+sin… Noktalı harfler: Be+şın+nun… 2+300+50= 352…

Fransızca, “injurieusement”: Aşağılayarak; sövüp sayarak ?.. İtalyanca, “seguire la via giusta”: Doğru yoldan gitmek ?.. Latince, “inquîsîtôris”: Soruşturma görevlisi. Araştırıcı, casus. İnceleme yapan ?.. Sırpça, “kostimograf”: Kıyafet tasarımcısı ?.. Ebcedleri, 843…

Fransızca, “injurieux”: Aşağılayıcı, namusa dokunan. Küfürlü; küfür dolu, hakaret dolu ?.. Fer de lance: Mızrak demiri, temren. Mızrak biçiminde demir işi. (Ask.) Vurucu güç, en etkili birlik ?.. Almanca, “schraubzwinge, f”: İşkence (El mengenesi;) ?.. Danca, “opskræmme”: Korkutmak, ürküt-mek ?.. Hollandaca, “linkerhand”: El (Sol) ?.. Naspeuren: Araştırmak, izlemek (Ciddi bir şekilde izini) ?.. İngilizce, “lexicographic”: Lûgata âit ?.. Red fox: Tilki, “vulpes vul-pes” (Kuzey Amerika’da bulunan kırmızı). İtalyanca, “grin-fia”: Pençe ?.. Massacro: Öldür(ül)me (-üş) (Toptan). Kırım, kır(ıl)ma (-ış), kır(ıl)ıp geçir(il)me (-iş). *. Kılıçtan geçir(il)-me (-iş). Kurşuna diz(il)me (-iş). Çok yor(ul)ma (-uş), yor-gun (bitkin) düş(ür)me (-üş), canı(nı) çık(ar)ma (-ış) ?.. Eb-cedleri, 371…

İtalyanca, “giuridico”: Kanunî. Hukukî ?.. Fransızca, “juron,m”: Küfür, sövgü. Küfür olarak kullanılan kelime ?.. Arabça, “muksitîn“: “Muksit”in cem’i. Haklı iş görenler. Hakkı eda edenler ?.. Ebcedleri, 269…

İtalyanca “giusto”dan türemiş bir kelime, “giuro”: Andiç/me (-iş), yemin etme (ediş) ?.. Lodare: Övmek ?.. Al-manca, “sich umsehen”: Aramak (Birşeyi). Arkasına, etrafına veya sağına soluna bakmak. *. Gözleriyle birini aramak. Bir yeri dolaşmak, gezmek. Nahoş bir sürprize uğramak, hayâl kırıklığına uğramak ?.. Boşnakça ve  Makedonca, “vladar”: Hükümdar ?.. Fransızca, “épigraphe,f”: Kitâbe. Bir kitabın, bir eserin yönünü belirtmek için baş tarafına konulan yazı, önsöz ?.. İngilizce, “cleaver”: Balta (Satır,) ?.. Needlefish: Zargana, “belone vulgaris” ?.. Radula: Dil (Zool. Dişli) ?.. İsveççe, “ålder”: Yaş. Çağ ?.. Handelsman: Tüccar ?.. Latince, “arculae”: Dil hazinesi, süs. Küçük kutu, çekmece. * ?.. Litovca, “karka”: El ?.. Portekizce, “graduado”: Mezun ?.. Ebcedleri, 242…

İtalyanca, “giusto che”: Şimdi ?.. Questo poi: Misâ-len, bu ?.. Almanca, “gestik,f”: El kol hareketlerinin mecmuu ?.. Çekçe, “jestli”: Eğer. Olup olmadığını. Eğer, ise, şayet ?.. Farsça, “kâstegî”: Eksiklik, noksanlık. Kesatlık ?.. İspan-yolca, “hostil”: Düşman. Karşı gelen, karşıt olan. Düşmanca ?.. Latince, “cistulae”: Cistula’nın çoğulu ?.. Custôdêla: Bek-çilik, muhafaza, nezaret ?.. Ebcedleri, 511…

İtalyanca, “giusto di sale”: Tuzu tam (ayarlı) ?.. Ces-tino da viaggio: Azık sepeti, yol yemeği ?.. Boşnakça, “ma-lenkost”: Önemsiz şey ?.. Fransızca, “inventif”: Yaratıcı, bu-lucu, icâd edici. Becerikli, kafası çalışır ?.. İngilizce, “justi-nian code”: Jüstinyen’in sistemleştirdiği Roma Hukuku ?.. Sırpça, “malenkost”: Ufaklık, ufak tefek şey ?.. Ebcedleri, 608…

İtalyanca, “dormire il sonno del giusto”: Vicdanı ra-hat olmak ?.. Endonezca, “yg bersakit kusta“: Cüzzamlı ?.. Ebcedleri, 1211…

İtalyanca, “pagare il giusto prezzo”: Hakkını ödemek ?.. Costernarsi: Yıkılmak, çökmek, çok üzülmek ?.. Farsça, “engiştger”: Kömürcü ?.. Ver-şikeste: İflâs eden, müflis ?.. Keştîrânî: Denizcilik, gemicilik ?.. Fransızca, “jugement der-nier”: Kıyamette hüküm günü ?.. İngilizce, “at all costs”: Ne bahasına olursa olsun ?.. Ebcedleri, 991…

İtalyanca, “toccare il tasto giusto”: Duyarlı, konuya değinmek, taşı gediğine koymak ?.. Ebcedi, 2024… İsveççe, “avböja”: Reddetmek, kabul etmemek ?.. Ebcedi, 26…

İtalyanca, “ingiusto”: Haksız. Adaletsiz, adalete aykı-rı. Haksızlık eden. Doğru olmayan. Bir temele dayanmayan, temelsiz. Uygunsuz. Yersiz. Akıl almaz. Yanlış ?.. Accos-tumabile: Alış(tırıl)abil/ir (-en, -ecek). Yatkınlaş(tırıl)abil/ir (-en, -ecek). Uysal, yumuşak ?.. Çekçe, “kastelán”: Bekçi ?.. Fransızca, “logistique,f”: Matamatik (Mantıkî). Remzî man-tık. (Ask.) Lojistik, ikmal ?.. Hırvatça, “kastelan”: Kale ku-mandanı ?.. Romence, “sugestiv”: Telkin edici ?.. Slovakça, “hlavná časť”: Beden, vücud, gövde ?.. Husto obývaný: Ka-labalık nüfuslu ?.. Kastelán: Kale kumandanı ?.. Ebcedleri, 563… “Mehdî Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 62+691+477 +332= 1562= 563.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 579)

İngilizce, “the just”: İyiler (din edebiyatı) ?.. Cast about: Araştırmak. Arayıp sormak. (Denizc.) Volta vurmak. (Mecazî) Kurmak. (Mecazî) Tasarlamak ?.. Castor and Pol-lux: İkizler burcundaki “Kastor” ve “Polluks” adlı yıldızlar ?.. Almanca, “quotient,m”: Harici kısmet, bölüm; hâsılı taksim; (kalansız) tam kısım (Mat.) ?.. Ebcedleri, 879…

İngilizce, “the sleep of the just”: Vicdan rahatlığından ileri gelen deliksiz uyku ?.. Farsça, “vegast”: Açık, aşikâr, zahir, alenî ?.. Ebcedleri, 1466… “Mehdî Muhammed Mir-zabeyoğlu: 62 +92+1312= 1466.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 502)

İngilizce, “just a moment”: Yavaş gel ! Bir saniye ! Dur bakalım !.. Esparto grass: Halfa otu, “stipa tenacissima” ?.. Almanca, “betrübt”: Kederli, hüzünlü, üzgün; gönlü kırık; müteessir, mahzun; bağrı yanık (Acıklı,) ?.. Reparatur,f: Ta-mir ?.. Bulgarca ve Slovakça, “tretí”: Üçüncü ?.. Fransızca, “abatteur,m”: Kesici ?.. Titre: Ünvan. Nitelik, vasıf; sıfat, ad. Şampiyonluk, şampiyonluk ünvanı. (Yazı veya kitaplarda) Başlık, ad. (Kanun dergilerinde) Fasıl. Değerli evrak, tahvil, tahvilât, esham. Senet. (Değerli madenlerde) Ayar. (Eri-yiklerde) Oran, derece. (Sinema) Yazı, altyazı ?.. Trait: İğneli söz (Lâf atma, söz dokundurma; iğneleme,). Koşum kayışı, koşum halatı. Araba çekme, yük çekme. Ok. Belirti. Işın. Çizgi. Yüz çizgisi. Anlatım, anlatma, biçimi. Özellik; nitelik. *. Nükte, espri ?.. İsveççe, “dotter”: Kız evlât ?.. Latince, “perterreô”: Korkutmak, ürkütmek (Çok) ?.. Letonca, “sadau-zīta acs”: Fare ?.. Ebcedleri, 1011…

İngilizce, “just about”: Ancak. Aşağı yukarı. Bir hay-li. Epeyce. Hemen hemen. Kıl payı. Neredeyse. Yaklaşık ?.. Danca, “kvæstet”: Yaralı ?.. Fransızca, “dégoûtant”: Berbat, tadsız tuzsuz. İğrenç, iğrendirici. Can sıkıcı, usandırıcı. Kaba, açık saçık, müstehcen (“S” düşmüş) ?.. İtalyanca, “costipa-to”: Yığıl/ı (-mış, -an), istif edil/miş (-en), sıkış(tırıl)mış (-an). Tıkan/mış (-an), tıkalı. Tıkış(tırıl)mış (-an). Ufalan/mış (-an). Kabız ol/muş (-an). Üşüt/ müş (-en) ?.. Japonca, “ku-satta”: Bozuk ?.. Norveççe, “utkast”: Plân, taslak, tasarı ?.. Ebcedleri, 888…

İngilizce,  “just about here”: Aşağı yukarı burada ?.. İtalyanca, “guastatore”: Boz/an (-ucu). Kazmacı. Düşmanı rahatsız ed/ici (-en) ?.. Latince, “investigâtiônis”: İnceleme, araştırma ?.. Ebcedleri, 1095…

İngilizce,  “just as”: Aynen, tıpkı ?.. Encaustic: Resim yapma, ısı vasıtasıyla renkleri sabitleştirme (Sıcak balmumu ile). Tahta veya çömlek üzerine yakmak suretiyle tezyinat yapılmış olan. *. Bu gibi işler, çini, fayans ?.. Cystine: (Ke-mikte, saçta ve nadiren idrarda bulunan ) Beyaz billûrumsu bir madde, sistin ?.. Almanca, “köstlich”: Mükemmel, şaha-ne, enfes, harikulâde; şeker gibi ?.. Boşnakça, “čistina”: Açıklık, açık alan ?.. Hırvatça, “čistina”: Açıklık. Açılış ?.. İtalyanca, “castigo di Dio”: Allah’ın belâsı, felâket ?.. Il guasto: Bozuk(luk), tutukluk. Anlaşmazlık ?.. Rumca, “zes-tos”: Sıcak ?.. Slovakça, “veľká česť”: Ayrıcalık, imtiyaz ?.. Čistina: Açıklık alan. Açıklık. Orman içindeki açık alan ?.. Kôstkový: Sert çekirdekli meyveyle ilgili ?.. Sırpça, “čisti-na”: Temizlik, saflık; arılık ?.. Ebcedleri, 534… Mehdî Salih İzzet Mirzabeyoğlu: Mim+ha+dal+sad+elif+lâm+ha+ayn +mim+re+elif+vav+lâm+vav… Bu noktasız harflerin topla-mı: 40+8+4+90+1+30+8+70+40+200+1+6+30+6= 534… Seyyid Abdülhakîm Arvasî: Sin+dal+ayn+dal+lâm+ha+ kef+mim+elif+re+vav+elif+sad… Bu noktasız harflerin toplamı: 60+4+70+4+30+8+20+40+1+ 200+6+1+90= 534…

İngilizce,  “just as well”: Fark etmez. İyi ki. Zararı yok. Şanslı. Talihli. Uygun. Aynı derecede. Kaybedilen bir şey yok ?.. Justifiable: Doğruluğu isbat edilebilir, haklı çı-karılabilir, savunulabilir ?.. Fransızca, “justifiable”: Açık-lanabilir, savunulabilir. Haklı bulunabilir, doğru ve yerinde bulunabilir ?.. Farsça, “kîse besten”: Kist bağlamak ?.. Fili-pince, “ng kastilyo”: Derebeyi ile ilgili ?.. Ebcedleri, 607… Çihil-sâl: 40 yaşında… Çihil-sâl: Cim+he+lâm+sin+elif+lâm … 3+5+30+ 60+1+30= 129 (Salih ?..)… Çihil-sâl cüst-ü cû: 129+478= 607…

İngilizce,  “just how many”: Tam tamına ne kadar ?.. İtalyanca, “questionabile”: Tartışıla-bil/ecek (-en, -ir), sorun olacak ?.. Ebcedleri, 597…

İngilizce,  “that’s just it”: İşte tam bu ! İşte mesele bu-rada !.. Fransızca, “gastro-entérite,f”: Mide-bağırsak iltihabı ?.. İtalyanca, “gastroenterite”: Mide-bağırsak iltihabı ?.. Eb-cedleri, 1750…

İngilizce,  “just my luck”: Tam benim şansıma ?.. Al-manca, “kastilien”: (İsp.) Kastil ?.. Estçe, “kastmine”: Sula-ma ?.. Filipince, “kastiguhin”: Cezalandırmak ?.. Fransızca, “castanéacées,f,pl”: (İlm-i nebat) Palamutgiller ?.. İtalyanca, “castellano”: Şato sahibi, derebeyi. Şato (kale) bekçisi ?.. Castellano: Castelgandolfo’lu, Castelgandolfo …(s)i ?.. Squi-sitezza: Çok güzellik, seçkinlik, incelik ?.. Latince, “con-quîsîtîô”: Arama, araştırma, toplama, elde etme. Asker yaz-ma, toplama ?.. Macarca, “kóstolni”: Tadına bakmak, tadmak ?.. Slovakça, “kostolný”: Katedral, büyük kilise ?.. Ebcedleri, 582… “Mehdî Derviş: 62+520= 582.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 590)

İngilizce,  “just my size”: Tam benim ölçüme göre, tam benim bedenim, istediğim büyüklükte ?.. Fransızca, “le bois de justice”: Darağacı ?.. İspanyolca, “a costillas”: O-muzlar üzerinde ?.. Hospitalización,f: Hastaneye kaldırma, hastaneye yatırma veya yatırılma ?.. İtalyanca, “castagnino”: Kestane rengi(nde), kahverengi(nde) ?.. Sırpça, “nevzan gost”: Davetsiz misafir ?.. Ebcedleri, 601… Menakıbnâme: Menkıbelerden bahseden eser… Menakıbnâme: Mim+nun+ elif+kaf+be+nun+elif+mim+he… 40+50+1+100+2+50+1+ 40+5= 289… Rûznâmçe: Günlük hadiselerin kaydedildiği defter… Rûznâmçe: Re+vav+ze+nun+elif+mim+cim+he… 200+6+7+50+1+40+3+5= 312… Menakıbnâme rûznâmçe: 289+312= 601 …

İngilizce,  “just out”: Piyasada. Yeni çıkarılmış. Sa-tımda. Basılmış. Yayınlanmış ?.. Arnavutça, “këtë çast“: He-men şimdi. Şu ân, şu ânda ?.. Farsça, “râh-güster”: Hızlı gi-den ?.. Külâh şikesten: Şapkayı yatırmak. Kibirlenmek ?.. İ-talyanca, “costruire”: Yapmak. Kurmak. Çizmek ?.. Ebced-leri, 886…

İngilizce,  “just possible”: Zar zor mümkün. Ancak mümkün ?.. Justness: Hak. Hak ve adalete uygunluk, haklı-lık, adalet. Doğruluk, dürüstlük ?.. İspanyolca, “hotelera”: O-telle ilgili. Otelci ?.. Ebcedleri, 644…

İngilizce,  “just the ticket”: Tam iş, tam adamı ?.. İtal-yanca, “rattrappimento”: Tembellik (Tembelleşme, gevşe/me (-yiş),). Büzül/me (-üş), Kasıl/ma (-ış), çekil/me (-iş). Uyuş/ ma (-uş, -ukluk). *. Kötürümlük, kötürümleş/me (-iş) ?.. Eb-cedleri, 1713…

İngilizce,  “just then”: O aralık, o esnada, derken ?.. Estçe, “kastutama”: Daldırmak. Batırmak ?.. Fince, “kaste-mato”: Yersolucanı ?.. İtalyanca, “riaggiustare”: “Aggius-tare”nin mânâlarının başına “yeniden” konulmuş hâli ?.. Eb-cedleri, 929…

İngilizce,  “just there”: Tam orada ?.. Cut short: Kısa kesmek (söz veya yazı) (Birden Kesmek,) ?.. Short cut: Kestirme yol ?.. Thaumaturge: Büyücü (Sihirbaz,). Mucize gösteren kimse. * ?.. Almanca, “beistand leisten”: Yardım, muavenet etmek ?.. İspanyolca, “tirabotas,m”: Çengel (Çiz-me çıkarmak için kullanılan) ?.. İtalyanca, “essere consul-tare”: Görüşmek (Oturum yapmak, tartışmak,) ?.. Estirpato: Kesil/miş (-en), alın/mış (-an), çıkarıl/mış (-an). Soyu tüke-til/miş (-en) (tüken/miş, -en). Kökü kazın/mış (-an). Kökün-den sökül/müş (-en). Kurtul/muş (-an). * ?.. Medico reputato: Doktor (Saygılı (ünlü)) ?.. Trinciato: Kesil/miş (-en), parça-lan/mış (-an). Kıyıl/mış (-an), doğran/mış (-an). * ?.. Latince, “repertôris”: Mucid, yazar (Kâşif,) ?.. Têctôris: Sıvacı ?.. Ebcedleri, 1080…

İngilizce,  “a just title”: Haklı tasarruf. Alma veya malik olma hakkı ?.. İtalyanca, “affrontamento”: Karşıla-(n)ma (-yış, -ış), karşı gitme (gidiş) (gidil/me, -iş) (çık/ıl/ ma, -ış). Karşılaştır(ıl)ma (-ış). Uyuş/ma (-uş) ?.. Latince, “tergi-versâtiô”: Red, kabul etmeyiş, kaçamak, bahane ?.. Ebced-leri, 1315…

İngilizce,  “be just to someone”: Birine karşı adil dav-ranmak ?.. Slovakça, “čestná hodnosť”: Berat, bröve, diplo-ma, patent ?.. Ebcedleri, 1046…

İngilizce,  “just too late”:  Artık çok geç ?.. Hollanda-ca, “stutten”: Yardım etmek, dayanışmak (Destek vermek,) ?.. Ebcedleri, 1317…

İngilizce,  “just try”: Haydi dene ! Bir deneyin !.. Di-gestive system: (Fizyol.) Sindirim sistemi ?.. İspanyolca, “gestatoria”: Taşımaya yarayan ?.. Letonca, “kastaņbrūna krāsa”: Kestane rengi ?.. Ebcedleri, 1083… Ta’bîrât: Tâbir-ler… Ta’bîrât: Te+ayn+be+ye+re+elif+te… 400+70+2+10+ 200+1+400= 1083…

İngilizce,  “just yet”: Henüz ?.. Farsça, “mahkûm geş-ten”: İtaat etmek. Mahkûm olmak. Tartışmada yenilmek ?.. Fransızca, “cystite,f”: Mesane iltihabı ?.. İtalyanca, “essere in castigo”: Cezalı olmak, cezalandırılmak ?.. Cistite: Sidik torbası iltihabı ?.. Ebcedleri, 884…

İngilizce,  “readjust”: Tekrar düzeltmek, yeniden dü-zenlemek, yeniden ayarlamak. Yeniden alışmak ?.. Castle in Spain: Hülya, hayâl ?.. Endonezca, “justru”: Tam olarak. Kesinlikle ?.. İtalyanca, “accestire”: Göbeklenmek, fışkın atmak, sürmek, dallanmak ?.. Pregiudicativo: Tehlikeye at/an (-ıcı) (sok/an, -ucu) ?.. Osteria: Meyhane ?.. È questione di soldi: Para sorunu, parayla çözülecek bir şey ?.. Ebcedleri, 679…

İspanyolca,  “injusta”: Haksız. Adaletsiz, adalete ay-kırı ?.. Descastada: Ailesine saygı göstermeyen. Kendisine gösterilen sevgiyi karşılıksız bırakan ?.. Hospitalidad,f: Misa-firperverlik. İyi kabul. Hastanede kalma, hastaneye yatma ?.. Boşnakça, “sustao”: Yorgun, bitkin ?.. Danca, “kostume”: Kostüm ?.. Estçe, “kastene”: Üzerine çiy düşmüş, çiyle kaplı ?.. Kestane: Kabuklu, kabuk gibi ?.. Kustuma: Ölmek. Sönmek. Çıkmak ?.. Küsitlev: Soru türünden ?.. Filipince, “hustuhan”: Tamamlamak ?.. Fransızca, “hôtesse”: Ev sahibi ([Misafire göre]). (Eski) Otelci, hancı. Misafir. Müşteri, kiracı ?.. Hırvatça, “kost kuka”: Kalça kemiği ?.. İngilizce, “cists”: “Cist” kelimesinin çoğul biçimi ?.. Ebcedleri, 533…

Charles Baudelaire’in “Un Fantome – Bir Hayalet” isimli şiirinden:

–“Dans les caveaux d’insondable tristesse

Où le Destin m’a déjà relégué;

Où jamais n’entre un rayon rose et gai;

Où, seul avec la Nuit, maussade hôtesse,

–“Dipsiz keder mahzenlerinde

Ki orada şimdiden sürgüne gönderdi beni kader

Asla neşeli ve pembe bir parıltının girmediği yerde

Geceyle tek başına, somurtkan hostes,”

Tedaisi, –“İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık; – Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İngilizce, “adjustable”: Ayar edilebilir, düzeltilebilir, uydurulabilir ?.. Digestive: Hazma âit, hazmettirici, midevî. Sindirimi kolaylaştıran ilâç ?.. Hostile: Düşman ?.. Boşnakça, “gasiti žeđ”: Susuzluğunu gidermek ?.. Danca, “kastel”: Ka-le, hisar ?.. Estçe, “kestel”: Sırasında, esnasında. -in içinde. İçin ?.. Fransızca, “digestive”: Sindirime yardım eden. Sin-dirime âit, sindirimle alâkalı. Sindirim kolaylaştıran içki, likör ?.. Hostile: Düşman ?.. Hollandaca, “geestig”: Nükteli, espirili, zarif, şakacı, ince fikirli ?.. Gestel: Sağlam, salim, esen, iyi, temiz. Çerçeve ?.. İtalyanca, “giustezza”: Doğruluk. Uygunluk. Yerindelik. Uzunluk ?.. Giustezza: Doğru, özü sözü bir ?.. Sırpça, “ljubičast”: Mor, menekşe renkli ?.. Kaskati: Kısa tırıs gitmek ?.. Slovakça, “čistučký”: Lekesiz, tertemiz ?.. Ebcedleri, 512… Nokta-i bîniş: Gözbebeği… Nokta-i bîniş: Nun+kaf+tı+he+hemze+be+ye+nun+şın… Noktalı harfler: Nun+kaf+be+ye+nun+şın… 50+100+2+10 +50+300= 512…

İspanyolca, “ajustadamente”: Tamamı tamamına, tam olarak, tastamam ?.. Farsça, “küştî-gîrî”: Güreş tutma. Pehli-vanlık ?.. Fransızca, Hollandaca ve İngilizce, “constant”: Sürekli. Sabırlı, sebatlı. Değişme/z (-yen). Katsayı ?.. Eb-cedleri, 970…

İspanyolca,  “ajustador,m”: Dizlere kadar inen ve vü-cuda yapışık duran bir çeşit giyecek. Korse. Halka, yüzük. Düzleyici, tesviyeci ?.. Hostería,f: Pansiyon, küçük otel ?.. Almanca, “jurist”: Hukukçu ?.. Hollandaca, “eregast”: Şeref misafiri ?.. Jurist: Hukukçu ?.. İngilizce, “jurist”: Hukukçu ?.. İtalyanca, “costipare”: (Birbiri üstüne) Yığmak, istif etmek, sıkıştırmak. Tıkamak. Tıkıştırmak. (Toprağı) Ufalamak, ufa-layıp sıkıştırmak. Kabız etmek. Üşüttürmek, nezleye yaka-latmak. Yoğunlaştırmak ?.. Latince, “gestâre”: Taşımak, ma-lik olmak, kullanmak. Okşamak, sevmek. Gevezelik etmek. At binmek, sürmek. Yelken açmak ?.. Ebcedleri, 683…

(Estçe, “jurist”: Hukukçu. Avukat ?.. Rusça, “yurîst”: Hukukçu, adliyeci ?.. İtalyanca, “costiero”: (Deniz) Kıyı(sı) …(s)i ?.. Ricusato: Geri çeviril/miş (-en) ?.. Ebcedleri, 686…

Litovca, “juristas”: Avukat. Hukukçu ?.. İspanyolca, “desgastar”: Yıpratmak, harcamak. Yemek. Kemirmek. Ha-rab etmek ?.. İsveççe, “kastrull”: Tencere ?.. Ebcedleri, 747…

Fransızca, “juriste,m”: Hukukçu; derin hukuk bilgisi olan kimse; hukuk alanında yazılar yazan, eserler veren kim-se ?.. Fince, “rakastaa”: Sevmek ?.. Sırpça, “ženski kostim”: Tayyör ?.. Ebcedleri, 684…)

Fransızca, “ajustage,m”: (Maden paralara) Ayar ver-me, ayarlama. (Makine parçalarını) Takıp alıştırma ?.. Di-geste: Sindirilmesi kolay, kolay sindirilir ?.. Digeste,m: (Eski Roma’da) Kanunlar mecmuası ?.. Bulgarca, “izvèstie”: Ha-ber, havadis ?.. Çekçe, “kustod”: Veli, vasi. Bakıcı ?.. Danca, “kvist”: Dal. Çatı odası ?.. Endonezca, “kisut”: Dikiş yeri, dikiş. Kırma, pli, pasta, kat ?.. Hırvatça, “gustoća”: Yoğunluk ?.. Hollandaca, “zojuist”: Böyle doğru, en doğrusu, az önce, bir ân önce ?.. İngilizce, “gusty”: Kesik kesik. Rüzgârlı, fırtı-nalı ?.. İsveççe, “kvist”: Dal ?.. İtalyanca, “castale”: Kapalı sınıf …(s)i ?.. Norveççe, “kvist”: Dal. Çatı odası ?.. Yiddiş dilinde, “hastik”: Aceleci ?.. Ebcedleri, 496…

Almanca, “justament”: Tam. Demincik, henüz ?.. Wohlgestalt: Biçimli, endamlı, mütenasip; boyu bosu yerinde ?.. Estçe, “kestaga katma”: Örtmek, kapamak ?.. Töö kestvus: Hizmet zamanı ?.. Fransızca, “justement”: Adalet üzere, adaletçe. Haklı olarak, yerinde olarak. Doğru olarak. Tam, tam da, tamamen, aynen ?.. Repris de justice,m: Sabıkalı ?.. Slovakça, “lýtková kosť”: Kaval kemiği ?.. Ebcedleri, 965…

İspanyolca, “justamente”: Âdil bir şekilde, âdilâne. Tamamı tamamına. Tam olarak. Ölçülere uygun olarak, tıpa-tıp ?.. Almanca, “trockenfarbe,f”: Boya (Kuru) ?.. Fransızca, “arrangement,m”: Tamir etme (Düzeltme,). Yerleştirme. Ha-zırlanma, hazırlık. Düzenleme, uydurma. Çözme, yoluna koyma. Uzlaşma, uzlaştırma ?.. Hollandaca, “torsievering”: Yayı (Burma) ?.. İngilizce, “chiaroscurist”: Ressam (Resim-de sadece ışık ve gölge kullanan) ?.. İtalyanca, “fare strage”: Öldürmek, kökünü kazımak (Kırıp geçirmek, kırmak, toptan) ?.. Ebcedleri, 964…

İspanyolca, “injustamente”: Haksız olarak. Sebebsiz yere ?.. Estçe, “kestaga katmine”: Sandıklama ?.. Fransızca, “justifiante”: Kişiyi Allah katında makbul kılan ?.. Inves-tigation: Araştırma ?.. İngilizce, “investigation”: Araştırma ?.. İtalyanca, “via congestionata”: Tıkanık yol ?.. Ebcedleri, 1025…

İspanyolca, “ajustamiento,m”: Uyar hâle getirme, uy-durma. Düzeltme, tamir etme. Uzlaşma, uzlaştırma. Ayarla-ma. (Bir hesabın tasfiyesini gösteren) Belge ?.. Almanca, “zigarrenkiste”: Puro kutusu ?.. Farsça, “güsteriş”: Yayma. (Ask.) Yayılma. Giyim (Gösteriş ?..) ?.. Hollandaca, “kust-plaats”: Sahil yeri, deniz kenarı ?.. İngilizce, “inquire after”: Özel dedektif. Birisinin hatırını sormak ?.. İtalyanca, “uomo costante”: Sebatlı adam ?.. Papilla gustativa: Tat alma (du-yusu) kabarcıkları (memecikleri, çıkıntıları, memebaşları) ?.. Ebcedleri, 980… İstikbâl İslâmındır: Elif+sin+te+kaf+be+ elif+lâm+elif+sin+lâm+elif+mim+nun+dal+re… 1+60+400+ 100+2+1+30+1+60+30+1+40+50+4+200= 980… Şeriat: Şın +re+ye+ayn+te… 300+200+10+70+400= 980… Mehdî Salih İzzet Mîrzabeyoğlu: Mim+ha+dal+ye+sad+elif+lâm+ha+ ayn+ze+te+mim+ye+re+ze+elif+be+ye+vav+gayn+lâm+vav… 40+8+4+10+90+1+30+8+70+7+400+40+10+200+7+1+2+ 10+6+1000+30+6= 1980… Âl-i İmran sûresi 18. âyeti: “Şehidallahü ennehû lâ ilâhe illâ hüve vel melâiketü ve ülül ılmi kâimen bil KISTI lâ ilâhe illâ hüvel azîz-ül hakîm.”… “Allah şehadet eyledi şu gerçeğe ki, başka ilâh yok, ancak O vardır. Bütün melekler ve ilim uluları da dosdoğru olarak buna şahiddir ki, başka ilâh yok, ancak O Azîz, O Hakîm vardır”… Ebcedi, 1979…

İspanyolca, “ajustar”: Uyar hâle getirmek, uydurmak. Ayarlamak. Kurmak. Düzeltmek, süslemek. (Birşeye) Nişan almak. (Bir elbiseyi) İğnelemek, üstüne göre düzeltmek. Kendine çeki-düzen vermek ?.. Gestero: Konuşurken el kol hareketleri yapan. Yüzüyle şaklabanlık eden. Yüzünü ekşi-ten, suratını buruşturan ?.. Ebcedleri, 673… “Rüyâ tâbir etmek: 673.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 641)

İspanyolca, “desbarajustar”: Düzenini bozmak ?.. Costilleta,f: Pirzola ?.. Farsça, “kişt-kâr”:  Çiftçi, ekinci. Tar-la ?.. Fransızca, “avoir les côtes en long”: Çok tembel olmak. Çok yorgun olmak, yorgunluktan bitmek ?.. Quarantenaire: Kırk yıllık. Kırk yaşlarında. Karantinaya âit, karantina böl-gesi ?.. Letonca, “cestoid”: Lentenis ?.. Ebcedleri, 941… Mazâmîn: Ödenmesi lâzım gelen şeyler. Mânâlar, mefhum-lar. Nükteli, cinaslı sözler… Mazâmîn: Mim+dat+elif+mim +ye+nun… 40+800+1+40+10+50= 941…

İspanyolca, “reajustar”: Yeniden düzenlemek, ayar-lamak ?.. Hırvatça, “čestit”: Dürüst. Namuslu. Saygıdeğer ?.. Sırpça, “čestit”: Namuslu, dürüst ?.. Ebcedleri, 874…

İspanyolca, “ajustarse”: Düzelmek, düzenlenmek ?.. Farsça, “güsterden”: Yaymak. Yaygı yapmak. Şayi olmak. Sermek ?.. Küştî-câ: Güreş yapılan yer ?.. İtalyanca, “gesteg-giare”: El kol (baş) oynatmak ?.. Giuramento: Andiç/me (-iş), yemin etme (ediş). Yemin ?.. Latince, “libera custôdia”: Kendi evinde mahpus olma ?.. (Zaten öyle yaşardı.)… Oestrus: Sineği (At). Çılgınlık, cinnet ?.. Ebcedleri, 734… “Mehdî Salih İzzet Erdiş: 59+691+477+506= 1733= 734.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 672)

Fransızca, “juste que”: Şimdi ?.. Costale: Kaburga ke-miğine âit, kaburga kemiği ile ilgili, böğürle ilgili ?.. Boş-nakça ve Sırpça “gasiti”: Söndürmek ?.. Fince, “kiista”: Anlaşılmazlık, kavga ?.. İngilizce, “coastal”: Kıyı, sahil, kıyıya âit, kıyıyla ilgili ?.. İspanyolca, “ajusticiada”: Ölüm cezasına çarptırılmış (kimse) (“J”, “h” okunur) ?.. İtalyanca, “cestola”: Tuzak sepeti ?.. Costale: Kaburga …(s)i ?.. Di-gesto: Kanunlar mecmuası ?.. Il giudicato: (Eskiden) İl ?.. Il giudicato: Hüküm, karar ?.. Slovakça, “časť obvodu”: Aşa-ma, evre ?.. Ebcedleri, 501… “Salih: Karayılan: 691… İzzet: 477… Mirzabeyoğlu: 332… 691+477+332= 1500… Elf: 1000 … Elf: Elif… Elif: 1… Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 501.” (H.T. sh 28)… “Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 62+126+1312= 1500.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 525)

Mesnevî’nin 826. beyti:

–“Her giz ey ateş tu sabir nisti

Çün nesuzi ÇİST kadir nisti.”

Ebced değeri olarak ikinci mısra 1500… –“ Ey ateş, sen (yakma hususunda) asla sabırlı değilsin, nasıl oluyor da yakmıyorsun ? – Nedir bu, yoksa gücün mü kalmadı ?”

Fransızca, “a juste titre“: Haklı olarak ?.. Almanca, “auf staatkosten”: Devlet hesabına ?.. Farsça, “şikeste-nâ-hon”: Güçsüz, kuvvetsiz, istidatsız ?.. Ebcedleri, 1486…

Fransızca, “juste-milieu,m”:  Fransa’da Louis Philip-pe’nin belirlediği ılımlı hükümet. Suya sabuna dokunmayan, ılımlı ?.. Filipince, “hindi gusto”: Hevessiz, isteksiz, gönül-süz. Hoşlanmamak ?.. Hırvatça, “čist alkohol”: Tuvalet ispir-tosu ?.. Hollandaca, “wijnoogst”: Bağbozumu ?.. İspanyolca, “disgustado”: Öfkeli, kızgın. Canı sıkkın. Dargın ?.. Latince, “cistellula”: Küçük kutu ?.. Lehçe, “kosztowny”: Değerli, kıymetli ?.. Ebcedleri, 571…

İspanyolca, “reajuste,m”: Yeniden düzenleme veya düzenlenme, ayarla(n)ma ?.. Fransızca, “cistre,m”: XVI. yüzyılda kullanılmış, telleri çekilerek çalınan bir çalgı, çitera, kitara ?.. Costard,m: Erkek kıyafeti ?.. Accoster: Yanaşmak ?.. İngilizce, “costard”: İri bir cins İngiliz elması ?.. Custard: Yoğurt koyuluğunda, süt ve yumurtadan yapılmış bir tatlı, krema ?.. İtalyanca, “giuri-dicità”: Kanunîlik ?.. Giustifica-zione: Neden, dayanak. Belge, belgele(n)me (-yiş, -iş). Doğ-ruluğunu(n) (haklılığını/n) göster(il)me(si) (-iş/i). Doğru-la(n)ma (-yış, -ış). Haklı göster(il)me (-iş) (çıkar/ıl/ma, -ış). Akla(n)ma (-yış, -ış), temize çıkar(ıl)ma (-ış). Suçsuzluğu-nu(n) göster(il)me(si) (-iş/i), bağışlanmasını(n) iste(n)me(si) (-yiş, -işi) ?.. Letonca, “vēsture”: Tarih ?.. Ebcedleri, 674… “Mehdî Derviş Muhammed: 674.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 642)

Fransızca, “injuste”: Haksız. Adalete aykırı, adaletsiz. Haksızlık eden, adaletsiz. M. Yanlış ?.. Inventive: Yaratıcı, bulucu, icâd edici. Becerikli, kafası çalışır ?.. İspanyolca, “gestación,f”: Gebelik. (Bir fikrin) Olgunlaşması ?.. İtal-yanca, “casista”: Vicdan meseleleri uzmanı (din adamı). Karamsar, kötümser ?.. Encaustica: Boyama (Ateşle [sıcak-la]) ?.. Latince, “cistella”: Küçük kutu ?.. Custôs: Casus. Bekçi, muhafız, nöbetçi, himaye eden kimse. Gözcü. *. Mu-hafaza eden araç. Ok kılıfı ?.. Slovakça, “čistenie”: Temiz-leme. Arıtma ?.. Ebcedleri, 535…

Fransızca, “ajustement,m”: Ayarlama. Takıp uydur-ma. Düzeltme ?.. İngilizce, “a catch question”: Tuzak soru ?.. İtalyanca, “la costante di …”: (…) katsayısı, değişmezi ?.. Slovakça, “gestikulovať”: El, kol ve baş hareketleri yapmak. Jest yapmak. Mimle anlatmak ?.. Husto posiaty: Sık dikilmiş (bitki) ?.. Ebcedleri, 966… Cifriyyât: Cifirle ilgili olan şey-ler… Cifriyyât: Cim+fe+re+ye+elif+te… 3+80+200+10+ 1+400= 694… Abr: Rüyâ tabir etmek. Düş yormak. Yaş akıtmak. Sudan veya başka bir yerden geçmek. Söylemeden bir şeyi düşünmek… Abr: Ayn+be+re… 70+2+200= 272… Cifriyyât abr: 694+272= 966…

Fransızca, “injustement”: Haksız olarak, haksız yere ?.. Perquisitionner: -i aramak, -de arama yapmak, arama tarama yapmak. (Bir yerde) Arama yapmak ?.. Farsça, “keştî mâhîgîrî”: Balıkçı gemisi ?.. Ebcedleri, 1026…

Fransızca, “rajustement,m”: Yeniden düzenleme ?.. Investigateur: Araştırıcı; araştırmacı ?.. Almanca, “geiste-sarbeit,f”: Zihnî meşguliyet ?.. Farsça, “heşt-men-noh-şâhî”: Değersiz şey. Saçma söz ?.. İtalyanca, “investigatore”: De-dektif ?.. Ebcedleri, 1166…

Fransızca, “ajuster”: Düzeltmek. Ayarlamak. Kur-mak. Düzenlemek. Nişan almak ?.. Almanca, “fleischkost”: Etli yemekler ?.. Danca, “justere”: Ayarlamak ?.. İngilizce, “dispense justice”: Adalet dağıtmak ?.. İspanyolca, “cost-rada,f”: Üzeri şekerli bir çeşit çörek. Beyaz badanalı duvar ?.. İsveççe, “justera”: Ayarlamak ?.. İtalyanca, “cestire”: Bkz. “Accestire” ?.. Accostare: Yanaştırmak, yaklaştırmak. Arala-mak, aralık bırakmak ?.. Ebcedleri, 675… “Salih İzzet Erdiş: 691+477+506= 1674= 675.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 643)

Mesnevî’nin 712. beyti:

–“Can bi ma’na derin ten bi hilâf

HEST hemçun tig-ı çu bin der gılaf.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1674… –“Mânâsız can, bu cisim içinde, – Şüphesiz kılıf içindeki tahtadan kılıç gibidir.”

Fransızca, “de justesse”: Kıl payı ?.. İngilizce, “jus gentium”: Devletler hukuku ?.. İspanyolca, “lingüística”: Lisân ilmi ?.. İtalyanca, “linguistica”: Lisân ilmi ?.. Arabça, “kısmet”: Bölmek ve ayırmak. Bahşetmek. Taksim etmek. * Fık: Hisse-i şâyiayı, yani, taksim olunmamış maldaki his-seleri sahiplerine tahsis etmektir ?.. Ebcedleri, 600…

Fransızca, “échapper de justesse”: Zor kurtulmak ?.. Questionnaire,m: Sorular; soru silsilesi ?.. Boşnakça, “zagu-šiti se”: Boğulmak ?.. İngilizce, “questionnaire”: Anket. Form, belge ?.. İtalyanca, “cotto”: Pişmiş. Takati kalmamış. Pişmiş topraktan döşeme taşı ?.. Una questione complessa: Karışık (karmaşık) bir mesele ?.. Ebcedleri, 815…

Fransızca, “gagner de justesse”: (Yarış atları için) Çok az farkla kazanmak, kıl payı kazanmak ?.. Danca, “barberkost”: Tıraş fırçası ?.. Fince, “kasetti”: Kaset ?.. Kes-titä: Ağırlamak ?.. Hırvatça, “često piti”: Bebek önlüğü, ço-cuk önlüğü ?.. Latince, “praegustâre”: Önceden tadmak ?.. Letonca, “kastīte”: Dolap ?.. Ebcedleri, 892…

Romence, “justeţe”: Doğruluk; adalet ?.. Hırvatça, “čestica”: Parçacık. İğne ucu. Zerre ?.. İngilizce, “gastric ul-cer”: Mide ülseri ?.. Sırpça, “čestica”: Küçük parça, parçacık, cisimcik ?.. Slovakça, “častica”: Eleman, öğe. Parçacık, zerre ?.. Ebcedleri, 935…

Fransızca, “ajusteur,m”: Düzleyici, tesviyeci ?.. Çek-çe, “jestřáb”: Şahin. Doğan. Atmaca ?.. İtalyanca, “costiera”: Kayalık kıyı ?.. Costoro: Onlar; şunlar ?.. Accusatore: Suç-la/yan (-yıcı) ?.. Ebcedleri, 681…

Çekçe, “justice”: Adliye ?.. Farsça, “küştârgâh”: Öl-dürme yeri. Mezbaha ?.. Slovakça, “kostnatý”: Kemikli. Kemik gibi. Sıska ?.. Ebcedleri, 947…

İngilizce, “administer justice”: Hakimlik yapmak. Ka-nunları uygulamak. (Huk.) Adalet uygulamak ?.. Bulgarca, “atestàt”: Diploma ?.. Krıstslòvitsa: Bulmaca ?.. Fince, “marttyyri”: Şehid ?.. Fransızca, “termitière”: Karınca yuvası (Beyaz) ?.. İtalyanca, “ritraente”: Çizen, resmini yapan. An-latan ?.. Lo scrutinamento: Araştır(ıl)ma (-ış), incele(n)me (-yiş, -iş). Not ver(il)me(si) (-iş/i). Oyları(n) say(ıl)ma(sı) (-ış/ı) ?.. Testata: Baş(lık). Ad. Uç. Kafa vuruşu ?.. Ebcedleri, 1263… “Mehdî Muhammed Salih İzzet Erdiş: 151+1112= 1263.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 360)

İngilizce, “administration of justice”: Hakimlik yap-ma. Kanunları uygulama ?.. Ebcedi, 1816… Latince, “com-mentârius”: Günlük. Not defteri. *. Kanunî hükümlerin özeti ?.. Ebcedi, 817…

Fransızca, “appeler quelqu’un en justice”: Birini mah-kemeye vermek ?.. Boşnakça, “zagustiti”: Koyulaşmak ?.. Hollandaca, “oogsttijd”: Hasat zamanı, mahsul zamanı ?.. İngilizce, “with justice”: Adaletle. Adil bir biçimde ?.. Eb-cedleri, 914…

Fransızca, “avoir maille à partir avec la justice”: Bir suçtan dolayı tutuklanmak ?.. İtalyanca, “distruttore”: Yok ed/en (-ici) (Ortadan kaldır/an (-ıcı),). Yık/ıcı (-an). *. Yerle bir ed/en (-ici) ?.. Perito settore: Doktor, ölü kesim uzmanı (Adlî) ?.. Ebcedleri, 1678…

İngilizce, “bring to justice”: Adalet önüne çıkarmak ?.. Almanca, “puffotter,f”: Engerek (Şişen) ?.. Traumzustand: Nevmi sınaî (Hipnoz,) ?.. İspanyolca, “capitán de fragata”: Deniz yarbayı ?.. Ebcedleri, 1175…

İngilizce, “Chief Justice”: Yüksek mahkeme reisi, Danıştay Başkanı ?.. Linguist: Dil âlimi, dil uzmanı, dilci. Bir çok dil bilen. * ?.. Almanca ve Hollandaca, “linguist, m”: Lisâniyatçı; dil âlimi ?.. Boşnakça, Makedonca ve Romence, “lingvist”: Lisân uzmanı ?.. Danca, “husstand”: Ev halkı ?.. İspanyolca, “gesticuloso”: (Konuşurken) El kol hareketleri yapan. Yüzüyle şaklabanlık eden. Yüzünü ekşiten ?.. Hos-pedamiento,m: Misafir ağırlama, yatacak yer verme, oda kiralama ?.. İtalyanca, “castellina”: (Birbiri üstüne yığılı/ konmuş) Dört ceviz oyunu ?.. Nascosto: Gizli, saklı. Gizlen/miş (-en), saklan/mış (-an). Gözden ırak. Örtülü, görünmeyen ?.. Ebcedleri, 586… “Mehdî Muhammed Salih Mirzabeyoğlu: 62+92+129+1302= 1585= 586.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 591)

İngilizce, “court of justice”: (Huk.) Celse. Mahkeme. Mahkeme heyeti. Mahkeme salonu. Oturum ?.. İtalyanca, “sacco custodia per abiti”: Giyecek (elbise) örtüsü (kılıfı) ?.. Ebcedleri, 1189…

İngilizce, “distributive justice”: Adalet dağıtımı. Her-kesin hakkını verme ?.. Ebcedi, 1596… İtalyanca, “il coman-dante”: Kumandan ?.. Ebcedi, 597…

Mesnevî’nin 811. beyti:

–“An ki mi derrid camey halk ÇÜST

Şüd deride an-i o işan dürüst.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1596… –“O, halkın elbisesini yırtmak istedi – Kendi elbisesi yırtıldı, halkınki sağlam kaldı.”

İngilizce, “do oneself justice”: Elinden geleni yap-mak. Kendine güvenmek ?.. Customary: Mutat, alışılmış, âdet hükmünde ?.. Farsça, “govişt”: Söz, söyleme ?.. Guşt: Et. Meyvenin etli kısmı ?.. Kâşte: Ekili ?.. Fransızca, “cos-tumier”: Elbiseci ?.. İspanyolca, “castañar,m”: Kestane or-manı, kestanelik ?.. Hospitalaria: Misafirperver. Misafir kabul edilen (yer). Düşkünler yurduyla ilgili ?.. İtalyanca, “cestinare”: Çöp sepetine atmak; geri çevirmek ?.. Gastrelcia: Mide ülseri ?.. Sırpça, “riblja kost”: Balık kılçığı ?.. Ebced-leri, 726…

Fransızca, “etre brouillé avec la justice”: Mahkemey-le başı dertte olmak ?.. Ebcedi, 1416… Hicrî 1416, milâdî 1995-1996 ?.. Tutuklama kararının çıkması ve 1998’de ikinci hapis  !..

İngilizce, “High court of justice”: (İngiliz) Yüksek Mahkeme ?.. Ebcedi, 1229… Kıstas, Kustas… Ebcedleri, 230 idi…

İngilizce, “lapse of justice”: Adlî hata ?.. Fransızca, “injustifiable”: Haklı görülemez, doğru bulunamaz ?.. İspan-yolca, “gestear”: (Konuşurken) El kol hareketleri yapmak. Suratını buruşturmak, yüzünü ekşitmek ?.. Gestera: Konu-şurken el kol hareketleri yapan. Yüzüyle şaklabanlık eden. Yüzünü ekşiten, suratını buruşturan ?.. İtalyanca, “giudi-catrice”: Yargılayan (-yıcı), yargı …(s)i. Mahkeme kurulu ?.. Ebcedleri, 668… “Mehdî Salih İzzet: 668.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 639)

Fransızca, “lit de justice”: (Eskiden) Paris parlamen-tosunda kralların oturduğu taht; (daha sonra) Kralın huzu-runda yapılan mahkeme toplantısı ?.. Çekçe, “hostec”: Gut hastalığı ?.. Hırvatça, “cestoda”: Parazit kurt. Bağırsak şeridi ?.. Hırvatça ve Sırpça, “gušterača”: Pankreas ?.. İngilizce, “gesticulate”: Söz söylerken el hareketleri yapmak, jestler yapmak ?.. İtalyanca, “castroneria”: Aptallık, salaklık, buda-lalık ?.. Costumatezza: Gör/gü (-enek) ?.. Ebcedleri, 932…

İngilizce, “Ministry of justice”: Adalet Bakanlığı ?.. Slovakça, “kostnatieť”: Kemikleşmek ?.. Ebcedleri, 1354… Felâk sûresi ilk âyeti, “Kul eûzü bi rabb-il felâk”… Ebcedi, 1354… “De ki, “ben, ağaran sabahın Rabbine sığını-rım””…

İngilizce, “poetic justice”: İlâhî adalet. Kaderin tecelli ettirdiği adalet. Tam ve mükemmel adalet ?.. Almanca, “zeit-geist”: Asrın zihniyeti; asrîlik; devir ruhu ?.. Hırvatça, “gos-tovati”: Ziyaret ?.. İtalyanca, “gustativo”: Tat/ma (-ış) (tat alma) …(s)i ?.. Ebcedleri, 909… “Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 129+477+1302= 1908= 909.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 733)

Fransızca, “se faire justice”: Öc almak. İntihar etmek ?.. Farsça, “kâste şuden”: Eksilmek, azalmak. Zarar görmek ?.. Şikestenî: Kırılacak eşya, kırılır ?.. Fişşist: Yılan ıslığı ?.. Ebcedleri, 840…

Fransızca, “un repris de justice”: Sabıkalı ?.. İtalyan-ca, “giustificativo”: Doğruluğunu (haklılığını) gösteren. Da-yanak (destek) …(s)i, belgelen/miş (-en). (Dayanak / destek) Belge(si) ?.. Ebcedleri, 1022…

İngilizce, “lord justice of appeal”: Temyiz mahkemesi hâkimi ?.. Farsça, “şikeste-bendî”: Kırıkçılık, çıkıkçılık ?.. Portekizce, “dor nas costas”: Sırt ağrısı ?.. Ebcedleri, 851… Ruhâmî: Mermerden yapılmış… Ruhâmî: Re+hı+elif+mim +ye… 200+600+1+40+10= 851…

İngilizce, “justice of the peace”: Sulh hâkimi ?.. Al-manca, “steilküste”: Yalıyar, yar, falez ?.. Boşnakça, “smjes-titi”: Yerleştirmek, koymak ?.. Farsça, “gâzor-şost”: Terte-miz. Kolalı ?.. İtalyanca, “raggiustarsi”: Barışmak ?.. Ukray-naca, “şyestyero”: Altı, (6) ?.. Ebcedleri, 988…

Mesnevî’nin 956. beyti:

–“Zad merd-i ÇAŞTgahi der resid

Der sera adl-i Süleyman der devid.”

Ebced değeri olarak ikinci mısra 988… –“Cömerd ve civanmerd bir kişi, bir kuşluk vakti – Hazret-i Süleyman’ın adalet sarayına koştu.”

Fransızca, “justice retenue”: Adalet-i mevkufe ?.. İtalyanca, “cassiterite”: Kalay oksit ?.. Ebcedleri, 1146…

İngilizce, “do justice to”: Haklı muamele etmek, hakkını gözetmek ?.. Fransızca, “ouistiti,m”: Maymun (İpek) ?.. İtalyanca, “congiuratore”: Gizli birlikçi, elbirlikçi, gizlice birleşen. Düzenci, tertipçi. Dalavereci, entrikacı ?.. Rusça, “ugostît’”: İkram etmek, ağırlamak ?.. Ebcedleri, 903…

İngilizce, “justice was never done but someone complained”: Hiç kimse yoktur ki adaletten şikâyetçi olmasın ?.. Fransızca, “jeter un sort sur”: Büyü yapmak, göz değdir-mek, nazar vurmak (-e) ?.. Ebcedleri, 1598…

İngilizce, “season justice with mercy”: Adaleti mer-hametle uzlaştırmak ?.. İtalyanca, “protesi dentaria”: Diş (Takma) ?.. Ebcedleri, 1346…

İspanyolca, “injusticia,f”: Haksızlık. Adaletsizlik, a-dalete aykırılık ?.. Estçe, “kastanipuu”: Kestane ?.. Filipince, “hindi husto“: Yetersiz. Hatâlı. Doğru olmayan. Tamam-lanmamış ?.. Ka-wastuhan: Doğruluk ?.. İngilizce, “casta-lian”: Parnas dağında bulunan çeşmeyle ilgili, ilhâm verici ?.. İtalyanca, “costipazione”: Nezle, üşüt/me (-üş). Kabızlık, bağırsak tıkanması, bağırsağı tıkan/ma (-ış). (Toprağı/n) Ufa-la(n)ma(sı) (-yış, -ışı), ufalayıp sıkıştır(ıl)ma (-ış). Yığ(ıl)ma (-ış), istif etme (ediş) (edil/me, -iş) sıkış(tır)ma (-ış). Yo-ğunlaş(tır)ma (-ış) ?.. Gestazione: Gebelik (süresi, süreci) ?.. Buongusto: Beğeni, zevk. İncelik. Ölçü ?.. Conquista: Ele geçir(il)me (-iş). Sevgili. Yeni buluş. Kazanç ?.. Ebcedleri, 556…

İspanyolca, “ajusticiado”: Ölüm cezasına çarptırılmış (kimse) (“J”, “h” okunur, “c” ise “s” veya peltek “s”ye benzer okunur.) ?.. Boşnakça, “kositi”: Biçmek ?.. Fince, “kihistä”: Cızırdamak ?.. Fransızca, “locuste,f”: Çekirge (Ye-şil) ?.. Hırvatça, “kositi”: Biçmek. Tırpanla biçmek ?.. İngi-lizce, “castalia”: Yunanistan’daki Parnas dağında bulunan ilhâm çeşmesi ?.. İtalyanca, “costola”: Kaburga (kemiği). Sırt ?.. Acquisto: Alış veriş. Satın alma, alma, alım; satın alınan şey; yeni alınan elemanlar. (Sp) Transfer ?.. Latince, “lo-custa”: Çekirge ?.. Sırpça, “kositi”: Tırpanla biçmek, tır-panlamak ?.. Ebcedleri, 506… Erdiş: Elif+re+dal+elif (ye)+şın… 1+200+4+1+300= 506… Murakkam: Yazılmış, yazılı. Terkîn edilmiş, rakam konulmuş, numaralanmış… Murakkam: Mim+re+kaf+mim… Noktalı harf: Kaf… 100… Murakkam cüst-ü cû: 100+406= 506…

İspanyolca, “ajusticiamiento,m”: Ölüm cezasına çarp-tırma. İdam etme ?.. Hostilmente: Düşmanca ?.. Hırvatça, “kestenjast”: Kestane rengi, kumral ?.. Ebcedleri, 1003…

İngilizce, “justiciar”: Yüksek hâkim. Norman kralları devrinde hukukî ve yönetimle ilgili kanunları incelemekle görevli kral vekili ?.. Fransızca, “justicier”: (Eskiden) Kendi bölgesinde yargılama yetkisi olan derebeyi. Kanunu koruyan, kanunu yaşatan; güçsüzlerin hakkını koruyan, suçluların ce-zasını veren (kimse) ?.. Reconquérir: Kavuşmak; yeniden ele geçirmek; yeniden elde etmek (Yeniden fethetmek; yeniden) ?.. Almanca, “kostprobe”: Tadımlık, çeşni. Örnek, numune, mostra, eşantiyon ?.. Fince, “arkisto”: Arşiv ?.. Hollandaca, “gestoord”: Hafızaya âit. Beyinle ilgili. Zihnî. Fikrî. Mânevî. Dengesizlik ?.. Gestudeerd: Okumuş, yüksek tahsil görmüş ?.. İtalyanca, “e per questo”: Bunun için, bu nedenle (yüz-den). Bu arada. Bu ne demek oluyor ?.. Rumca, “kastori”: Kunduz kürkü ?.. Ebcedleri, 697…

İspanyolca, “ajusticiar”: Ölüm cezasına çarptırmak ?.. Justiciera: Adaleti koruyan, âdil. Adaleti yerine getiren ?.. Almanca, “erdgeist,m”: Cüce, bodur ?.. Endonezca, “kasta paria”: Toplumun kabul etmediği kimse, parya ?.. Fransızca, “jugement final“: Nihaî karar ?.. Hırvatça, “gos-tinska soba”: Misafir odası. Salon ?.. İngilizce, “digester”: Hazmettirici şey, sindirici şey. Sıkı kapanan bir çeşit kimya kazanı ?.. Guest rope: (Den.) Tonoz halatı, vardakavo, yedek halatı ?.. İtal-yanca, “castigare”: Cezalandırmak, ceza vermek. Zarar vermek, dokunmak. Budamak. Düzeltmek ?.. Accusatorio: Suçla/yıcı (-yan), suçlama …(s)i ?.. Per questo: Bunun için, bu nedenle (yüzden) ?.. Ebcedleri, 696… “Fikir Kahra-man(ı): 696.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 652)

İngilizce, “Justiciary”: Yüksek hâkim. Norman kral-ları devrinde hukukî ve yönetimle ilgili kanunları incele-mekle görevli kral vekili ?.. Almanca, “kurgast,m”: Tebdil-havalı, tebdilhavacı ?.. Kostenanschlag: Masraf tahmini. (Alışveriş, ticaret) Keşifnâme ?.. Arnavutça, “heshtë”: Mız-rak ?.. Arkivist:  Arşivci ?.. Farsça, “zişt”: Çirkin. Kötü ?.. İtalyanca, “giurista”: Hukukçu, kanun uzmanı ?.. Sırpça, “vešt”: Becerikli, eli yatkın, usta ?.. Ebcedleri, 707… İzzet Erdiş: Ayn+ze+te+elif+re+dal+(elif)+şın… Noktalı harfler: Ze+te+şın… 7+400+300= 707…

Letonca, “justīcija”: Adalet ?.. Gūstītājs: Esir alan ki-şi, zabteden ?.. Boşnakça, “gostiti se”: Ağırlanmak ?.. Çekçe, “hostující”: Ziyaret eden ?.. İngilizce, “digestibility”: Hazım imkânı ?.. İspanyolca, “reconquistador”: Fetheden, yeniden ele geçiren (Yeniden) ?.. İtalyanca, “disgustato”: Tiksin/miş (-en), iğren/miş (-en). Midesi bulan/mış (-an). Soğu/muş (-yan). Bık/mış (-an), bıkkın-lık gel/miş (-en). Kırıl/mış (-an). Arası bozuk (bozul/muş, -an), … ile bozuş/muş (-an) ?.. Li-tovca, “justicija”: Adalet ?.. Ebcedleri, 967…

Almanca, “justieren”: Ayar etmek, düzenlemek ?.. Filipince, “kustumbre”: Gelenek, görenek. Âdet, alışkanlık ?.. İtalyanca, “il questore”: Polis komiseri, emniyet müdürü. Yönetim başkanı. (Eskiden) Maliye başkanı ?.. Ebcedleri, 735… “Ben yemekten kalkıyorum ve koşar adım polis merkezine giderek “Merkez Memuru”, şimdiki tabirle Emniyet Âmiri dayıma, kardeşine edilen hakareti hıçkıra hıçkıra anlatıyorum…” (T.G. 1.100)

Letonca, “justies neērti”: Vicdanı elvermemek ?.. Almanca, “porträt,n”: Portre, tablo ?.. Danca, “portræt”: Port-re ?.. Hollandaca, Makedonca, Romence ve Sırpça “portret”: Portre, resim ?.. İngilizce, “standing water”: Su birikintisi, akmayan su ?.. İtalyanca, “prestare soccorso”: Yardım etmek ?.. Latince, “superstitis”: Şahidlik eden (Mevcud, hazır,). Ha-yatta kalan, bir başkasından daha fazla yaşayan ?.. Ebcedleri, 1209…

Letonca, “justies spiestam”: Zorlamak, mecbur etmek ?.. Almanca, “obsternte,f”: Meyve toplama (zamanı). Meyve mahsulü ?.. Fransızca, “flottard”: Denizcilik okulu öğrencisi. Suyu bol, çok sulu ?.. Terre Promise: Kenan ili, arz-ı mev’ûd. Bolluk ülkesi. Özlenip durulan şey ?.. İngilizce, “penet-ration”: Feraset, zekâ, anlayış. İçine işleme, nüfûz etme, girme. Etki, tesir. * ?.. İspanyolca, “traslaticio”: İstiareli. Me-cazlı, mecazî ?.. Romence, “trăsnet”: Yıldırım ?.. Ebcedleri, 1121…

İngilizce, “justifiability”: Haklı oluş ?.. Estçe, “veini-ga kostitama”: Şarap sunmak ?.. Farsça, “heşt-gûşe”: Sekiz-gen, sekizköşe ?.. Ver-şikesten: İflâs etmek ?.. Ebcedleri, 1036…

İngilizce, “justifiableness”: Haklı oluş ?.. Almanca, “freie kost”: Bedava iaşe. Boğaz tokluğu ?.. Kostganger: Pansiyoner ?.. Çekçe, “houština”: Koru ?.. Hollandaca, “kost-ganger”: Pansiyoner. Beslenen ?.. İtalyanca, “succo gastri-co”: Mide suyu, mide salgısı ?.. Ebcedleri, 778… Ta’bir-nâme: Rüyâ kitabı, rüyâların yorumlarını yapan kitab… Ta’-birnâme: Te+ayn+be+ye+re+nun+elif+mim+he… 400+70+2 +10+200+50+1+40+5= 778…

Fransızca, “justifiant”: Kişiyi Allah katında makbul kılan ?.. Endonezca, “sangat kusut”: Çok sinirli. Dolaşmış, karışık ?.. İtalyanca, “costi quel che costi !”: Neye mâl olursa olsun !  Ne (bahasına) olursa olsun !.. Ebcedleri, 1024…

Romence, “justifica”: Haklı çıkarmak; kanıtlamak, isbat etmek. Kendini haklı çıkarmak ?.. Hırvatça, “kostalni”: Kaburgaya âit ?.. İtalyanca, “castagnolo”: Kestane fidanı ?.. Castellana: Şato sahibi (kadın). Şato bekçisi (kadın) ?.. Giurisprudenza: Kanun (hukuk) (ilmi). Usûl(ler), yol(lar) ?.. Latince, “suggestî”: Plâtform, kürsü, sahne. Suni tepe, yığın. Tribün ?.. Ebcedleri, 577…

İspanyolca, “justificada”: Adalete uygun. Âdil ?.. İn-gilizce, “paying guest”: Aile pansiyoneri ?.. İtalyanca, “palco di giustizia”: Ölüm sekisi, darağacı ?.. Ebcedleri, 580… İf-tihâs: Gerçeği dikkatle araştırma. Gerçek dikkatle araştı-rılma… İftihâs: Elif+fe+te+ha+elif+sad… 1+80+400+8+1+90 = 580…

İspanyolca, “justificado”: Adalete uygun. Âdil ?.. Fransızca, “digestif”: Sindirime yardım eden. Sindirime âit, sindirimle alâkalı. Sindirim kolaylaştıran içki, likör ?.. İngilizce, “cast a fly”: Olta atmak ?.. İtalyanca, “saggistica”: İncelemecilik, denemecilik, araştırmacılık, inceleme (araş-tırma sanatı). İncelemeler, araştırmalar, denemeler ?.. In-giustizia: Adaletsizlik. Haksızlık. Uygunsuzluk, yersizlik ?.. La questione: Soru(n). Tartışma. Ağız kavgası, çekişme. An-laşmazlık; dava ?.. Ebcedleri, 585… İftikad: Arayıp sorma, aranıp sorulma… İftikad: Elif+fe+te+kaf+dal… 1+80+400 +100+4= 585…

Fransızca, “justificateur”: Aklayıcı, temize çıkarıcı ?.. İngilizce, “the coast was clear”: “Kimse yok. Meydan boş” ?.. Ebcedleri, 1184…

Fransızca, “justificatif”: İsbat edici, doğrulayıcı ?.. Farsça, “hâst”: İstek, meyil ?.. Hırvatça, “častiti naseljem”: Sıcak yuva ?.. İspanyolca, “espantagustos,m”: Neşe düşmanı, neşe kaçıran kimse ?.. İtalyanca, “ingiustificato”: Neden/siz (-i gösterilme/miş , -yen). Yersiz, uygunsuz. Haksız, adaletsiz ?.. Ebcedleri, 1067…

Fransızca, “justification,f”: Aklama, temize çıkarma; aklanma, temize çıkma. Vesika, kanıt. Açıklama, açıklanma; neden. Doğrulama, doğrulanma; isbatlama, isbatlanma. Hak-lılık, yerindelik, doğruluk. (Matb.) Satırların boyunu ve say-falardaki satır sayısını belirleme ?.. İngilizce, “justification”: Haklı çık(ar)ma, mazur gösterme. İftira davalarında sanığın iddialarının doğruluğunu isbat etmesi. Mazeret, sebeb, hak. Temize çıkarma, isbat ?.. Ebcedleri, 1043…

Fransızca, “justificative”: İsbat edici, doğrulayıcı ?.. İngilizce, “justificative”: Mazur gösteren, haklı çıkaran ?.. Çekçe, “cestování”: Seyahat, yolculuk ?.. Farsça, “gird geş-ten“: Dönmek, dolaşmak. Toplanmak ?.. Geşt kerden: Gez-mek, dolaşmak. Seyretmek. Mahvetmek ?.. Kerem güsterden: Bağışlamak ?.. Kişt kerden: Ekmek, ekin ekmek ?.. İtalyanca, “suggestività”: Etki(leyicilik). Büyüleyicilik. Çekicilik, gü-zellik. Telkin et/me (-iş) (edicilik). Duygulandırıcılık ?.. Slo-vakça, “cestovina”: Makarna ?.. Ebcedleri, 994… “Salih: Kara yılan… Salih: Sin+elif+lâm+hı… 60+1+30+600= 691… Mirzabeyoğlu: 1302… Salih Mirzabeyoğlu: 1993.” (H.T. sh229)

İngilizce, “justificatory”: Mazur gösteren, haklı çıka-ran ?.. Portekizce, “dente da frente”: Diş (Ön) ?.. Ebcedleri, 1193…

Fransızca, “justificatrice”: Aklayıcı, temize çıkarıcı ?.. İtalyanca, “scalfittura”: Kesik, kes-(il)me (-iş). Yara, yara-la(n)ma (-yış, -ış). Oy(ul)ma (-uş), yontulma, yont(ul)ma (-uş). Bere, berele(n)me (-yiş, -iş) ?.. Ebcedleri, 1191…

Fransızca, “justifier”: Haklı göstermek, haklı kılmak. Geçerli saymak. Aklamak, temize çıkarmak. Doğruluğunu göstermek, doğrulamak. İsbatlamak. Açıklamak. Nedenini göstermek. -e olanak vermek, el vermek. (Matb.) Bir satıra istenilen uzunluğu vermek. Günahlarını bağışlamak ?.. Juge-ment de valeur: Kıymet hükmü ?.. Inquisiteur: Araştırıcı, inceleyici, meraklı. M. Engizisyon hakimi, engizisyoncu ?.. Hollandaca, “doorgestoken”: Plânlanmış (anlaşılmış) iş ?.. Kustprovincie: Sahil bölgesi, kıyı yöresi ?.. İtalyanca, “giu-dice conciliatore”: Sulh hakimi ?.. Inquisitore: Soruşturma (sorgu) …(s)i, araştırma …(s)i. Soruşturucu, sor(g)ucu. Araş-tırıcı ?.. Latince, “quaesîtôris”: Müfettiş, hakim ?.. Ebcedleri, 774…

(İtalyanca, “rimuginare tra vecchie carte”: Eski kâğıt-lar arasında ara(ştır)mak, arayıp durmak… 1773… “Zaten benim bir takdim yazım olacak… Bütün hüviyetin görü-necek !” dediğine göre takdim yazısının, yazılıp bırakılmış olması gerekiyordu… Sonra, anladığımıza göre, “eski kâğıtlar arasında bir araştırma”… Ve Üstad’ın İSTİKBÂL İSLÂ-MINDIR isimli eseri hazırlatırken verdiği 21 satırlık iki sayfa !.. “Dünya Çapında Bir Hadise – Kaptan Kusto Müslüman …”… 1773 ?.. 1000+773 ?.. Elf+773 ?.. Elif+773 ?.. 774 ?..

İSTİKBÂL İSLÂMINDIR !.. Ne güzel bir mevzu-un var… Allah ne kadar ömür verir, daha ne kadar ya-şarım bilmem. Ama senin bizim davamızda bir hayli hisse sahibi olarak görünmen lâzım… Zaten benim bir takdim yazım olacak… Bütün hüviyetin görünecek !..” (T.G. 1.18))

Fransızca, “se justifier”: Aklanmak, kendini temize çıkarmak ?.. İtalyanca, “suggestionare”: Etkilemek. Kışkırt-mak, itmek. …(y)i öğütlemek (öğüt vermek) ?.. Far ques-tione: Mesele çıkarmak ?.. Ebcedleri, 835…

Almanca, “justifizieren”: Haklı çıkarmak ?.. Danca, “frokostpause”: Öğle tatili, öğle paydosu ?.. Latince, “histri-ônâlis”: Oyuncuya âit (Erkek) ?.. Ebcedleri, 842… “Mehdî Muhammed Salih: 59+92+691= 842.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 711)

İngilizce, “justify”: Doğrulamak, haklı çıkarmak. Suçsuzluğunu isbat etmek, temize çıkarmak. (Matb.) Yazının sağ kenarını taşırmadan düz yapmak ?.. Almanca, “gaste-hof,m”: Lokanta, restoran, gazino. Küçük otel; han ?.. Estçe, “kastmene”: Sulu. Cıvık ?.. Hollandaca, “kastelein”: Meyha-neci. Meyhane. Birahane ?.. Kastelein: Dövmek, terbiyesini vermek, kamçılamak ?.. Muziek-kastje: Müzik dolabı ?.. İtalyanca, “gancio d’accosto”: Çekme kancası ?.. Suggesto: Mim-ber ?.. Ebcedleri, 573… Şâhsüvâr: Ata iyi binen… Şâhsüvâr: Şın+elif+he+sin+vav+elif+re… 300+1+5+60+6+ 1+200= 573…

Sırpça, “ljuštiti”: Kabuğunu soymak, ayıklamak ?.. Farsça, “gostâh bînî”: Cesaret, pervasızlık ?.. Slovakça, “kastrácia”: Hadım etme ?.. Ebcedleri, 1153…

Sırpça, “ljuštiti se”: Kabuğu soyulmak, kavlamak ?.. Hollandaca, “startsubsidie”: Yardımı (Başlangıç) ?.. Ebced-leri, 1214…

Latince, “jûstitia”: Adalet, dürüstlük, doğruluk ?.. Fi-lipince, “kosturera”: Kadın terzisi. Terzi kadın ?.. Fransızca, “boursicoter”: Küçük borsa oyunlarına girişmek. Beş on kuruş artırmak ?.. Hollandaca, “justitie”: Adalet. Adliye. Hukuk. Savcılık ?.. İngilizce, “just the job”: Tam istenildiği gibi ?.. İtalyanca, “causticita”: Yakıcılık, dağlayıcılık. İğne-leyicilik ?.. Guastato: Bozul/muş (-an), bozuk. Tedirgin edil/ miş (-en). Yağmalan/mış (-an), yakılıp yıkıl/mış (-an). Engel-len/miş (-en), önlen/miş (-en). Tadı kaç(ırıl)mış (-an), tatsız, tadı tuzu kalma/mış (-yan) ?.. Slovakça, “gaštanový”: Kes-tane rengi. Fındık rengi. Kumral ?.. Ebcedleri, 894…

Almanca, “justitiar,m”: Hukuk müşaviri ?.. Çekçe, “kastrovat”: Hadım etmek. Tedavi etmek ?.. İtalyanca, “gus-tatore”: Tadına bak/an (-ıcı). Tad/ıcı (-an), dene/yici (-yen). Doya doya yiyen, tadını çıkaran ?.. Ebcedleri, 1094…

Romence, “justiţie”: Adliye; adalet ?.. Hırvatça, “čistiti se !”: Toz ol ! Git !.. Hollandaca, “cassettedeck”: Teyp. Teypçalar ?.. İngilizce, “pentecostal”: Pentecost’a âit. Çok duygulu ayinleri ve tutucu dinî akideleri olan Hıristiyan mezheblerine âit ?.. Sırpça, “čistiti se”: Temizlenmek, arın-mak ?.. Slovakça, “čistiaci”: Isırıcı ?.. Ebcedleri, 954…

Hollandaca, “paleis van justitie”: Adliye sarayı ?.. Farsça, “şikeste-reng”: Sarı ?.. Ebcedleri, 1055…

Danca, “justitsministerium”: Adalet Bakanlığı ?.. Ebcedi, 1770… İtalyanca, “identificare”: Kimliğini saptamak (ortaya koymak/çıkarmak), kim olduğunu bilmek (göster-mek). Tanımak ?.. Ebcedi, 771…

Almanca, “justizakt,m”: Kazaî muamele ?.. Beerdi-gungskosten: Ölümlük ?.. Farsça, “govher-güster”: Mücevher saçan. Cömert. Fasih ve beliğ. Vâiz. Yağan yağmur ?.. İngilizce, “tool chest”: Takım sandığı ?.. İtalyanca, “castiga-tezza”: Temizlik. Düzgünlük, düzelmişlik, düzgün yaz/ma (-ış). Ilımlılık ?.. Ebcedleri, 911…

Almanca, “justizjahr,n”: Adlî yıl ?.. Fransızca, “châ-taigneraie,f”: Kestanelik, kestane bahçesi ?.. Hırvatça, “guste obrve”: Çatık kaşlı ?.. İngilizce, “ivory coast”: Fildişi sahili ?.. İtalyanca, “a nessun costo”: Asla ?.. Latince, “inquisi-tiônis”: Araştırma, soruşturma. (Kanun) Sorgu, resmî tahkik ve tedkik ?.. Ebcedleri, 703…

Almanca, “justizminister,m”: Adalet Bakanı, Adliye Vekili ?.. İtalyanca, “questione risolta”: Çözül/müş (-en) (çö-züme bağlan/mış, -an) mesele ?.. Ebcedleri, 1261…

İngilizce, “adjustment”: Tasfiye. Tanzim, düzeltme, tashih, ıslah. Düzen, nizâm. Uyma, intibak ?.. Pop the ques-tion: Evlenme teklif etmek ?.. Estçe, “küsitlemata”: Şüphesiz ?.. Fransızca, “dégoûtamment”: İğrenç bir biçimde ?.. Hır-vatça, “često posećivati”: Sık sık gitmek, uğramak ?.. Slo-vakça, “hašterenie”: Atışma, ağız kavgası. Tükürükler saça-rak konuşma. Ağız dalaşı ?.. Ebcedleri, 969…

İngilizce, “maladjustment”: İntibak edemeyiş, uyum-suzluk ?.. İtalyanca, “suggestionato”: Etkilen/miş (-en). Uyu-tul/muş (-an). Büyülen/miş (-en), kapıl/mış (-an) ?.. Ebced-leri, 1040… Rûznâmçe: Günlük hadiselerin kaydedildiği defter… Rûznâmçe: Re+vav+ze+nun+elif+mim+cim+he… Noktalı harfler: Ze+nun+cim… 7+50+3= 60 (Sin ?..)… Te-fakkudât: Arayıp sormalar, arayıp sorulmalar… Tefekkudât: Te+fe+kaf+dal+elif+te… Noktalı harfler: Te+fe+kaf+te… 400+80 +100+400= 980… Rûznâmçe tefakkudât: 60+980= 1040…

İngilizce, “readjustment”: Yeni şartlara alışma. Alış-tırma. Yeniden düzenleme ?.. Farsça, “nohostîn”: İlk, birinci. En önce. Önceden. İlk kez. -diği zaman, -ince ?.. Fransızca, “jugement définitif”: Kesin karar ?.. Ebcedleri, 1170…

İspanyolca, “justo”: Âdil. Doğru, yerinde, akla uygun. Haklı. Tam, eksiksiz. Doğru, dürüst. Allah katında makbul kimse. Doğru bir şekilde. Tam olarak (Salih !..) ?.. Arna-vutça, “çdo çast”: Her ân ?.. Farsça, “zîst”: Yaşam, hayat, yaşayış ?.. Filipince, “husto”: Yeterli. Tam. Uygun. Doğru. Eksiksiz. Sağlam. Tastamam. Güncel ?.. Fransızca, “cos-teau”: Topuz gibi. Sağlam ?.. Hırvatça, “čistač”: Temizleyici. Çöpçü ?.. İtalyanca, “causato”: Yapıl/an (-mış), veril/ en (-miş), edil/en (-miş) ?.. Letonca, “josta”: Kuşak, kemer. (Etek, pantolon vesairede) Bel, kemer ?.. Rusça, “hvost”: Kuyruk ?.. Vyest: Haber, müjde ?.. Sırpça, “čistač”: Ayakkabı boyacısı. Süpürücü ?.. Vesti: Nakış yapmak, işlemek ?.. Slovakça, “hosť”: Misafir. Ziyaretçi. Gidici ?.. Husto: Hızlıca. Kalın, koyu, yoğun ?.. Zerdüştilerde, “osti”: Din adamının kadını ?.. Ebcedleri, 477… İzzet: Ayn +ze+te… 70+7+400= 477… Gir-ye-rîz: Ağlayan, gözyaşı döken… Girye-rîz: Kef+re+ye+he+ re+ye +ze… Noktasız harfler: Re+he+re… 200+5+200= 405… Cüst-ü cû… Noktasız harfler: 478–406= 72… Girye-rîz cüst-ü cû: 405+72= 477…

Üstad’ın ÇİLE’sinden:

–“Hayat perdenin arkasında;

Hayatın öte yakasında.

و و و

Fransızca, “judicature,f”: Hakimlik ?.. Dégoûter: Bık-tırmak, usandırmak, bıkkınlık vermek. İğrendirmek, tiksin-dirmek ?.. Danca, “hosteanfald”: Öksürük nöbeti ?.. Estçe, “kesten-damine”: Pullarını ayıklama. Deri soyma işlemi (kozmetik) ?.. İtalyanca, “la congestione”: Akın (etme, ediş), yığın, toplan/ma (-ış), yığıl/ma (-ış), dol(dur)ma (-uş). Tı-ka(n)ma (-yış, -ış), tıkanık-lık, kapa(n)ma (-yış, -ış) ?.. Slo-vakça, “spánková kosť”: Şakak kemiği ?.. Ebcedleri, 638…

Fransızca, “judiciaire”: Adlî. Yargılamaya âit, yargı-lamayla ilgili. F. Yargılama kabiliyeti, doğruyu yanlıştan a-yırma gücü ?.. Cavalier,m: Süvari, süvari eri. Atlı, binici. *. Bir kadına eşlik eden erkek, kavalye. (Satranç oyununda) At. Büyük forma kâğıt. Bir yol veya bir kanal boyunca uzanan toprak yığını. Yanda yöredeki tabyaları göz altında bulun-duran istihkâm ?.. épigraphie,f: Kitâbeler ilmi (Eski) ?.. Est-çe, “viiruk”: Günlük, buhur, tütsü ?.. Hollandaca, “riool”: Su yolu, ark, lağım (Kanal,) ?.. Lehçe, “chmura,f”: Bulut ?.. Litovca, “smilkalas”: Günlük, buhur, tütsü ?.. Makedonca ve Sırpça, “lekar”: Doktor (Hekim,) ?.. Romence, “precum”: Gi-bi, göre ?.. Rumca, “hroma”: Renk. Boya ?.. Perazma: Geçiş, geçme. Geçirme, geçirilme ?.. Ebcedleri, 252… “Kuman-dan: 252.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 347)

(Cüst-ü cû… Noktasız harfler: 72… Tansîs: Kayıdları ve teferruatını inceden inceye tedkik etme. Kur’ân veya Ha-dîs’ten şahid göstererek bir davayı müdafaa etme… Tansîs: Te+nun+sad +ye+sad… Noktasız harfler: Sad+sad… 90+90= 180… “Kaptan Kusto Müslümantansîs: 72+ 180= 252 ?.. Noktalı harflerinin toplamı olarak “Kaptan Kusto” ?.. Kaf+ elif+be+tı+elif+nun+kaf+vav+sin+tı+vav… Noktalı harfler: Kaf+be+nun+kaf… 100+2+50+100= 252…)

Fransızca, “acte judiciaire“: Hakim önünde yapılan akit ?.. İngilizce, “costiveness”: Kabızlık. Cimrilik. Pintilik ?.. Ebcedleri, 657…

Fransızca, “judiciairement”: Hakim kararıyla ?.. Gast-ralgie,f: Mide ağrısı ?.. Danca, “æresgæst”: Şeref misafiri ?.. İngilizce, “gastralgia”: Karın ağrısı ?.. İspanyolca, “gastarse”: Bitmek, tükenmek. Yıpranmak ?.. İtalyanca, “gastralgia”: Mide ağrısı ?.. Gastralgia: Mide …, karın …. ?.. Latince, “cae-sarîâtus”: Uzun saçlı, çalı saçlı (Saçlı,) ?.. Slovakça, “hustá premávka”: Ağır trafik ?.. Romence, “negustor”: Tüccar, sa-tıcı ?.. Rumca, “gastralgia”: Mide ağrısı ?.. Ebcedleri, 743…

Fransızca, “judicieuse”: Aklı başında, iyi düşünen. Akıllıca, akla uygun, yerinde ?.. Langue,f: Dil (Ağızdaki). (Konuşulan) Dil. Üslûb. İfâde ?.. Licencié: Lisans almış kimse ([Üniversiteden]). İşten çıkarılmış, açığa alınmış kim-se. Terhis edilmiş er. (Spor) Lisanslı ?.. Almanca, “blumig”: Mecazlı. Çok çiçekli. Nefis kokulu. *. Tumturaklı ?.. Kopf, m: Başlık, serlevha, antet. Baş, kafa, kelle. Başucu. *. Baş taraf, manşet. Tepe. Lüle. Akıl, zihin, zekâ. Kabiliyet. Hayat. İrade. Tuğra. Pervane balığı ?.. Almanca ve İngilizce, “ana-log”: Benzer, müşabih, andıran, mümasil. Mukayese edile-bilen herhangi bir şey, benzeyen herhangi bir şey. *. ?.. Boşnakça ve Sırpça, “slovo”: Harf ?.. Danca, “nævne”: Ad koymak, isim vermek. Bahsetmek, anmak, zikretmek, söz et-mek ?.. Hollandaca, “kijken”: Araştırmak (Aramak,). Bak-mak, görmek. * ?.. İngilizce, “hagiology”: Hayatı ile ilgili edebiyat (Velilerin) ?.. İspanyolca, “lengua,f”: Dil (Ağız-daki). (Konuşulan) Dil, lisân. Tercüman. Bilgi. Haber alma işi. Çan dili. Terazi dili ?.. Licencia,f: İzin, müsaade. Ruhsat. Lisans. Tezkere. Serbestlik ?.. Liviana: Merkep (Kılavuz). Hafif. Önemsiz. Edebsiz. Uçarı, hovarda. M.,Pl. Akciğerler. *. F. Endülüs halk şarkısı ?.. Latince, “lupînî”: Sahte para. Acı bakla. * ?.. Norveççe, “avlyse”: Reddetmek ?.. Navne: Adlandırmak. İşaretlemek, belirlemek ?.. Nevne: Adlan-dırmak. Anmak, zikretmek ?.. Ebcedleri, 108…

Fransızca, “juge,m”: Hakim. Hakem; seçici ?.. Bul-garca ve Makedonca, “payak”: Örümcek ?.. Filipince, “gabay”: Kılavuz. Merdiven parmaklığı, tırabzan. *. Lider ?.. Fince, “pyhäpäivä”: Bayram ?.. İngilizce, “dig”: Kinaye, do-kunaklı söz (İğneli söz,). Hafriyat, kazı. *. Dürtmek. Kaz-mak, toprağı bellemek. Kazı yapmak, hafriyat yapmak. *. Üzerinde düşünmek, kafa yormak. Anlamak, beğenmek. (Mak.) Derin kesmek ?.. İspanyolca, “ubicuo”: Her yerde birden bulunan (Aynı ânda). Her tarafa yetişen, her yerde hazır ?.. İtalyanca, “piega”: Kıvrım. Kıvrık yer. Kırışık, buruşuk. Gidiş, yönelme. Dalgalanma. Engebe, iniş çıkış ?.. Japonca, “ohaka”: Mezar ?.. Litovca, “kapai”: Mezarlık ?.. Macarca, “azok”: Onlar ?.. Romence, “echivoc”: Mânâlı (İki) ?.. Ebcedleri, 34… Delk: Kılıcı kınından çıkarmak. Eski ve yamalı elbise. Dervişlerin giydikleri eski aba… Delk: Dal+ lâm+kaf… Noktasız harfler: Dal+lâm… 4+30= 34…

Fransızca, “le souverain juge”: Allah ?.. Almanca, “forschen”: Ara(ştır)mak, soruşturmak; öğrenmeye çalışmak ([Birini, birşeyi]) ?.. Schürfen: Ara(ştır)mak; sondaj yapmak. Deriyi sıyırmak. İncelemek ?.. İngilizce, “racer”: Karayılan (Amerika’ya mahsus). Koşucu. Yarış atı. Yarış için yapılmış yat veya otomobil ?.. İspanyolca, “cata,f”: Arama, arayıp bulma. İsteme, taleb etme. * ?.. Cata,f: Gizli şey. Tadına bakma, tadma. Tadımlık miktar. * ?.. Cata: “Aşağıya doğru” mânâ-sına öntakı ?.. Conferencia,f: Konuşma, konferans. Toplantı, konferans. *. Sohbet. (Üniversitede) Ders. Şehirle-rarası telefon konuşması ?.. Inscripción,f: Kitâbe veya bir kitabın baş tarafına konulan kısa yazı (Özelliklerini belirtmek üzere bir yapının bir tarafına yerleştirilen). Yazma, yazılma. Kitabe. (Kütüğe, listeye vb.) Yazma, yazılma. Kayıt, tescil. *. Anlaşılmasını kolaylaştırmak için haritaların ve resimlerin altına yazılan yazı. Madenî paraların üzerindeki yazı ?.. Ebcedleri, 405… Salih İzzet Erdiş: Sad+elif+lâm+ha+ayn +ze+te+elif+re+dal+elif(ye)+şın… Noktasız harfler: Sad+elif +lâm+ha+ayn+elif+re+dal+elif.. 90+1+30+8+70+1+200+4+ 1= 405… Çihil-sâl: 40 yaşında… Çihil-sâl: Cim+he+lâm +sin+elif+lâm… Noktalı harf: 3… Murakka’-pûş: Yamalı hırka giymiş olan (derviş)… Murakka’-pûş: Mim+re+kaf+ ayn+be+vav+şın… Noktalı harfler: Kaf+be+şın… 100+2+ 300= 402… Çihil-sâl murakka’-pûş: 3+402= 405…

Mesnevî’nin 891. beyti:

–“Hemçü ab-ü nan ki cinsi  ma nebud

GEŞT cinsi ma vü ender ma füzud.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 405… –“ Su ve ekmek gibi ki (onlar da) bizim cinsimiz değildi – (Fakat) Bizim cinsimiz oldu, gücümüzü artırdı.”

Fransızca, “etre juge et partie”: Suçlu da hakim de kendisi olmak, tarafsız davranması imkânsız olmak ?.. İtal-yanca, “pittura de corativa”: Resmi (Süsleme, bezeme) ?.. Ebcedleri, 1651 …

Fransızca, “juge mage”: (Eski hukukta) Hakim vekili ?.. Çince, “bi iye cın”: Diploma ?.. Danca, “dækken”: Örtü ?.. Opsøge: Arayıp bulmak. Ziyaret etmek, görmeye gitmek ?.. Estçe, “kulm”: Kaş ?.. Hollandaca, “evenbeeld”: Resim, tas-vir, model, portre, nüsha. Kopya, suret. Tam benzeri ?.. İngi-lizce, “blind”: Kör, âmâ. Anlayışsız, anlamamakta direnen. Şuursuz, gözü kararmış. Duygusuz. Anlaşılması güç. Gizli, gözden uzak. Çıkmaz (sokak vb) Körü körüne olan. Sarhoş. Kör etmek, körleştirmek. Gözünü almak, kamaştırmak. Per-de, güneşlik. Pusu, avcıların av bekledikleri yer ?.. Denial: Red, tekzib (İnkâr, yalanlama,). Feragat ?.. Kudos: Şân, şeref (Şöhret,) ?.. On leave: İzinli ?.. Pencil: Çizmek (Kurşun-kalem ile yazmak veya). Kurşunkalem. Küçük resim fırçası. Renkli kalem. Taş kalem. Makyaj kalemi. (Fiz.) Işın demeti. (Edeb.) Kalem. *. Renkli kurşunkalem ile boyamak ?.. İspan-yolca, “calaña,f”: Örnek, model, patron. Özellik, karakter ?.. Chagolla,f: Sahte para. Fazla kullanmaktan yıpranmış para ?.. Pincel,m: Ressam. Resim fırçası. Boya fırçası. Kuş kanadın-daki ikinci tüy. *. Resim. Resimde stil, tarz ?.. İtalyanca, “ovunque”: Her yerde (Nerde olursa olsun,) ?.. Latince, “ca-mêna”: Musa. Şiir sanatı ?.. Linô: Yaymak (Bulamak, bulaştırmak, sıvamak,). Kaplamak. (Yazı) Silip çıkarmak. Kirletmek ?.. Macarca, “napilap”: Günlük gazete ?.. Oklevél: Diploma ?.. Rumca, “diadohos”: Halef ?.. Ebcedleri, 96…

Fransızca, “casser un jugement”: Bir kararı bozmak ?.. Farsça, “güsiste-âşiyân”: Yuvası yıkılmış ?.. Hollandaca, “kustwacht”: Sahil polisi (karakolu, bekleyicisi.) ?.. İngilizce, “hug the coast”: Kıyıya yakın gitmek ?.. İtalyanca, “squadra del buon costume”: Ahlâk polisi (ekibi) ?.. Litovca, “kašto-ninis”: Kestane rengi ?.. Ebcedleri, 907…

Fransızca, “motifs du jugement”: Kararın gerekçesi ?.. Castration,f: İğdiş etme, burma, hadımlaştırma. (Ruh ilmi) Hadımlık karmaşası ?.. Almanca, “einen kostenvoranschlag machen”: Birşeyin keşfini yapmak ?.. Farsça, “hastegân”: Hastalar, rahatsızlar ?.. Hollandaca, “geesteswetenschappen”: Ruhî ilimler ?.. İngilizce, “castration”: Hadım etme ?.. Eb-cedleri, 1131…

Fransızca, “rendre un jugement”: Karar vermek ?.. Dégoutter: Damlamak, damla damla akmak ?.. Ebcedleri, 1038…

Fransızca, “jugement d’acquittement”: Beraat kararı ?.. İtalyanca, “anticostituzionalita”: Anayasaya aykırılık ?.. Ebcedleri, 1861…

Fransızca, “jugement d’annulation”: İptal kararı, boz-ma kararı ?.. İtalyanca, “castellatura”: (Mobilyalarda) Çatı ?.. Ebcedleri, 1133…

Mesnevî’nin 878. beyti:

–“Mader-i ferzend CUYAN-i veyest

Asl ha mer fer’ hara der peyest.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1133… –“Çocuğun anası onu arar – Asıllar kendinden doğanların izinde ve isteği içindedir.”

Fransızca, “jugement d’exequatur”: Tenfiz kararı ?.. Almanca, “sprachwissenschaftler,m”: Lisâniyatçı, filolog, lenguist ?.. İngilizce, “identification card”: Hüviyet varakası (Kimlik kartı,) ?.. İtalyanca, “lettera minuscolo”: Harf (Kü-çük) ?.. Latince, “internûntius”: Haberci. Aracı, arabulucu ?.. Ebcedleri, 1244…

Fransızca, “jugement de Dieu”: İşkence ki buna en çok dayanan hak kazanırdı (Ortaçağda isbat edilemeyen dâ-valarda iki tarafa önerilen) ?.. Filipince, “kawastuan”: Doğ-ruluk. Mükemmellik. Sıhhat, sağlamlık. Uygunluk. Adalet ?.. Hırvatça, “kaustičan”: Yakıcı, aşındırıcı, kostik ?.. Hollan-daca, “geestdodend”: Can sıkıcı, ağırlık veren ?.. Geestelijke: Hoca, imam, papaz, rahib ?.. İngilizce, “cystoscope”: Mesane muayenesine mahsus alet, sistoskop ?.. Litovca, “kastis”: Kazmak. Altını kazmak ?.. Rumca, “ksista”: Sıyırarak, sıyırıp ?.. Slovakça, “čistopis”: Temiz kopya ?.. Ebcedleri, 551…

Fransızca, “jugement de jonction”: Dâvaların birleş-tirilmesi kararı ?.. Teinter: Boyamak (Hafif bir renk sürmek, hafifçe) ?.. İngilizce, “sheet lightning”: Şimşek, zikzak şim-şeğin yansıttığı ışık (Bulutlar arasından yalnız ışık gösteren) ?.. Latince, “intercessôris”: Kefil (Arabulucu, aracı,). Men eden, engelleyen veya itiraz eden kişi ?.. Letonca, “terce”: Üçüncü ?.. Slovakça, “tretina”: Üçüncü ?.. Ebcedleri, 1062… “Mütefekkir Mirzabeyoğlu: 740+322= 1062.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 95)

Fransızca, “jugement in terminis”: Nihaî karar ?.. Farsça, “hışt-zen”: Kerpiç veya tuğla yapan kimse ?.. Kîse ber dûhten: Çok beklemek ?.. Ebcedleri, 1357…

Fransızca, “jugement par défaut”: Gıyabî hüküm ?.. Almanca, “schmetterling,m”: Perva-ne; felfelek (Kelebek,) ?.. İspanyolca, “Las calderas de Pero Botero”: Cehennem ?.. Traductor, m,f: Mütercim (Tercüman,) ?.. İtalyanca, “pittu-rare”: Boyamak. Resim yapmak, resimlerle süslemek ?.. Tesseramento: Kimlik belgesi ver(il)me(si) (-iş/i) (Belge,). (Partiye) Yaz(ıl)ma (-ış). Bel-geye (vesikaya) bağla(n)ma (-yış, -ış) ?.. Truccatura: Boya, süs. Boya(n)ma (-yış, -ış). Kılık de-ğiş(tir)me (-iş), başka kılığa gir(dir)me (-iş) (sok/ul/ma, -uş). Peçele(n)me (-yiş, -iş), alala(n)ma (-yış, -ış). Göz boya(n)ma(sı) (-yış, -ışı). Hile (yap/ıl/ ma/sı, -ış/ı). Dolap, (dalavere, oyun) çevir(il)me(si) (-iş/i). Dolandırı, dolandı-r(ıl)ma (-ış) ?.. Ebcedleri, 1220… “Sana zevk duyacağın bir şey söyleyeceğim: Belki de kaydedilmişlerdensin… Seni kaydetmişlerdir… Sözüme dikkat et !” (T.G. 1.64) “Belki de kimlik belgesi verilmişlerdensin…”

Fransızca, “revenir sur ses jugements”: Kararından, düşüncesinden caymak; eski düşüncesine dönmek ?.. Farsça, “şost-şû kerden”: Yıkamak ?.. Ebcedleri, 1440… Tedaisi “18 Ocak 1984” tarihli bir levha: “Siyah renkli bir gömlek… Üzerinde, alt alta 14 ve 40 rakamları ki, 1440 diye oku-yorum… Gömlek Muammer Bey’e aitmiş… Nasıl hesap-ladıysam, onları toplayınca 63 sayısı çıkıyor ve bu onun yaşı imiş… 1440 ise, Hicri sene imiş !..” (T.G. 3.309)

Ahkaf sûresinin ilk iki âyetinin meâli: “Hâ mîm. Bu kitabın indirilişi, Azîz ve Hakîm Allah tarafındandır”… Hâ; hâ ve elif, mîm; mim, ye ve mim olarak hesabedilirse toplamı 1440 eder…

Fransızca, “juger”: Yargılamak. -de hakem olarak ka-rar vermek. Kararlaştırmak, karar vermek. -üzerinde bir dü-şünce ileri sürmek, değerlendirmek. Düşünmek, sanmak, kanısında olmak. Sonucuna varmak ?.. Almanca, “kreuz,n”: İşkence (Baş belâsı; musibet, azab,). İstavroz, haç, salip. Çarmıh. (İsk.) Sinek. Sağrı kemiği. Sağrı. (Müzik) Diyez. *. (Denizc.) Demir memesi Zâit. (Ast.) Güney tacı ?.. Kürze,f: İcaz. Kısalık. *. Kısa hece ?.. Fransızca, “perle,f”: Harf ([Matb.] Dört punto). İnci. Boncuk, ortası delik tane. *. (Mi-marlıkta) Tesbih silme. [Eski] İnci gibi diş. İnci gibi değerli kimse. Kaba ve gülünç yanlış ?.. İngilizce, “byword”: Darb-ı mesel, atasözü. Çok kullanılan bir deyim ?.. Repel: Reddet-mek. Defetmek, geriye atmak. Püskürtmek. Bağdaşmamak, uyuşmamak. *. Nefret uyandırmak ?.. Latince, “percipiô”: Devşirmek. Almak, yakalamak, kapmak, tutmak. Toplamak. *. Hissetmek. (Zihin) Öğrenmek, kavramak, anlamak ?.. Quaerô: Araştırmak (Aramak,). Çabalamak. Kazanmak, elde etmek. (Plân) Düşünüp sonuç çıkarmak. (Sorgulama) Sor-mak, soruşturmak. (Kanun) İncelemek, gözden geçirmek, teftiş etmek. Arzu etmek ?.. Rusça, “byereg”: Sahil, kıyı, ya-ka, kenar ?.. Sırpça, “jezička familija”: Dil ailesi ?.. Ebced-leri, 234…

Fransızca, “juger de …”: -in üzerinde bir kanıya var-mak, -i değerlendirmek. -i tasarlamak, tasavvur etmek ?.. Pleur,m: Gözyaşı ([Pl.]). Ağaçların budama yerlerinden akan özsu ?.. Séismalogie: Deprem ilmi ?.. Almanca, “zeiger,m”: İbre, iğne, gösterge, müşir ?.. Danca, “ordbog”: Lûgat ?.. Hollandaca, “eufemisme”: İmâ yoluyla anlatma (Herhangi bir sıkıntıyı, hoş olmayan bir şeyi dolaylı olarak,) ?.. İngi-lizce, “clapper”: Dil. Çan dili. Alkışlayıcı şey veya kimse. * ?.. Cradle: Beşik. Beşiğe benzer iskele veya çerçeve. Ot toplamak için tırpana eklenen parmaklık. (Den.) Karada filika için dayak. İhtimamla muhafaza etmek, korumak, sakınmak. Beşiğe yatırmak. Parmaklıklı tırpanla ot biçmek ?.. Curl: Kıvrım, bukle, saç lülesi, büklüm, kâkül. Helezonî şekil. Dalgalı çizgi. Kıvırmak, bukle yapmak, bükmek. Kıvrılmak, bükülmek, helezonî şekilde hareket etmek. Buz üstünde ağır taşlarla oynanan bir İskoç oyununu (curling) oynamak ?.. İsveççe, “huvudbry”: Bilmece ?.. İsveççe ve Norveççe, “ordbok”: Lûgat ?.. Rusça, “pyeryehod”: Geçiş (Geçme,) ?.. Ebcedleri, 239… (“Ordbok”da g–k dönüşü-mü…)

Fransızca, “se déjuger”: Hükmünü, kararını değiştir-mek ?.. Farsça, “kisedar”: Parayı toplayan, para hesabını tu-tan kimse. Vekilharç ?.. Kîse-dâr: Keseli, torbalı. İhtikârcı ?.. Ebcedleri, 300… Şın: 300 ?.. Üçyüz: Elif+vav+cim+ye+ vav+ze… 1+6+3+10+6+7= 33 ?.. Çil: Kırk. (40) ?.. Çil: Cim+lâm… 3+30= 33…

Fransızca, “ennemi juré”: Amansız düşman ?.. Encen-ser: Övmek, göklere çıkarmak. Günlük yakarak yüceltmek. *. Buhurluk sallamak. (At) Başını eğip kaldırmak ?.. Exemp-laire,m: Örnek, örneklik. Nüsha, kopya. * ?.. Fausse mon-naie: Sahte para ?.. Almanca, “skizzieren”: Tasvir etmek (Esas hatlarıyla). Karalamak; taslak yapmak; birşeyin kro-kisini almak (veya yapmak). * ?.. Almanca ve Hollandaca, “allegorisch”: İstiareli (Allegoriye âit; allegoriyi temsil eden;). Allegorik bir şekilde; temsilî; istiare yoluyla ?.. Hollandaca, “bespreking”: Mülâkat; görüşme; hasbihâl; temas. Müzakere, tartışma; münakaşa; istişare; konferans; tanıtma ?.. İspanyolca, “expresivo”: Mânâlı (Anlamlı,). İfâ-desi kuvvetli, etkili, canlı. Dokunaklı. Sevgi ifâde eden ?.. İsveççe ve Norveççe, “madrass”: Şilte, döşek ?.. İtalyanca, “piangere di giola”: Ağlamak, sevinç gözyaşları dökmek (Sevinçten) ?.. Latince, “excursiô”: Başlangıç. Akın, baskın, çıkış, huruc. İleriye doğru adım atma. * ?.. Portekizce, “sob-renome”: Soyadı ?.. Ebcedleri, 366… Enîşe: Hafiye. Dalka-vuk… Enîşe: Elif+nun+ye+şın+he… 1+50+10+300+5= 366…

Fransızca, “juridictionnelle”: Yargılamaya âit, kazaî ?.. Farsça, “şikeste-bâl”: Kanadı kırık; kalbi kırık, kırılmış, kederli. Zayıf, güçsüz ?.. Ebcedleri, 818…

Fransızca, “juridique”: Adlî. Hukukî ?.. échancré: V biçiminde oyulmuş (Hilâl veya) ?.. Almanca, “krampe,f”:  Kanca; çatal çivi; krampon, kenet (U şeklindeki). Tel rabtiye; tırnak ?.. Vorlage,f: Örnek (Numune,). Meşk. *. Biçim, şekil, model, patron. Lâyiha, tasarı; kanun lâyihası. İbraz, ihticaç. Sunma; berayı tetkik arzetme. (Futb.) İleri pas. Öne doğru eğilme ?.. Boşnakça, Makedonca ve Sırpça, “ponor”: Uçu-rum ?.. Bulgarca, “pròlog”: Önsöz ?.. Endonezca, “warna”: Renk. Boya. Renklendirme. Hafif renk. Renk ayrıntısı ?.. Est-çe, “perse”: Eşek ?.. Hollandaca, “jaargeld”: Maaşı (Senelik maaş, emekli) ?.. İngilizce, “cairn”: Mezar veya işaret noktası (Taş yığını halinde abide,) ?.. Darkblue: Lâcivert ?.. Pandora: Güzel kadın ([Yun. Mit.] İnsanlara ceza olarak Zeus tara-fından gönderilen) ?.. Scar: Kaya (Çıplak) ?.. Scar: Yara izi. Geçmişin bıraktığı kötü renk. Dökülmüş yaprağın dal üzerin-deki izi. Yara izi bırakmak ?.. İspanyolca, “cachirulo,m”: Yelkenli (Üç direkli küçük). İçki şişesi. *. 18’inci yüzyılda kadınların başlarına taktıkları bir süs ?.. Machacador,m,f: Parçalayan (Kıran,). Ezen, döven. * ?.. Serpa,f: Tomurcuk (Bağ kütüğünde kısır) ?.. İtalyanca, “fama mondiale”: Ün (Dünya çapında) ?.. Japonca, “kyuuryoo”: Maaş ?.. Latince, “conclûsiuncula”: Mânâlı söz (Kaçamaklı söz,). Batıl, abes bir istidlâl. * ?.. Discessus: Gidiş, ayrılış. Ayrılma. *. Askerî yürüyüş ?.. Praes: Kefil. Bir kefilin mülkü ?.. Rumca, “erev-no”: Araştırmak, aramak, soruşturmak ?.. Ebcedleri, 264… Kaptan Gusto: Kaf+elif+be+tı+elif+nun+kef+vav+sin+tı+ vav… 100+1+2+9+1+50+20+6+60+9+6= 264… “Mehdî Muhammed Salih İzzet Erdiş: 151+1112= 1263= 264.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 361)

Norveççe, “juridisk”: Hukukî, adlî ?.. Bulgarca, “nari-cùvam”: Resim yapmak ?.. Almanca, “wegweiser”: Kılavuz (kişi,kitap). Rehber. Yol gösteren levha; yol işareti ?.. Çince, “şa hay”: Öldürmek ?.. Fince, “koruompelu”: Nakış ?.. Fran-sızca, “biobibliographie,f”: Hayat hikâyesi ve eserleri (Bir yazarın) ?.. Figure,f: Resim. Şekil. *. Yüz. (Ed.) Değişik yollar; bir düşünceyi daha iyi, daha canlı ve renkli anlatmak için alışılmış yollardan saparak kelimelerin diziminde veya anlamında yapılan değişiklikler. Remiz. Mecaz. (Dansta) Fi-gür. Önemli kişi ?.. Figuré: Mecaz, mecazlı. Şekilli, resimli. *. Mecaz mânâ ?.. İngilizce, “figure”: Boybos (Vücut yapısı, endam,). Rakam, numara, adet. Değer, fiyat. *. Yüz, çehre, sima, gösteriş, görünüş. Hal, tavır. Şahsiyet, şahıs, resim, suret. (Geom.) Şekil. (Ed.) Mecaz, istiare. Dansta figür. Resmetmek (Tasvir etmek,). Hesablamak. *. Şekil çizerek göstermek. Desenlerle süslemek. Hayâlen canlandırmak. Me-caz yoluyla ifâde etmek. Düşünmek. (Müz.) Süslemek. Gö-rünmek ?.. Legendary: Masal türünden, rivayet kabilinden ?.. Monger: Tüccar, tacir, esnaf, satıcı ?.. Monger: Yapan kimse, karışan kimse ?.. Renounce: Reddetmek, feragat etmek, ter-ketmek, alâkasını kesmek (Vazgeçmek,). (İsk.) Aynı renkten kâğıdı olmadığından başka renk kâğıt oynamak ?.. İspan-yolca, “adensar”: Az sözle anlatmak. Koyulaştırmak, yoğun-laştırmak. * ?.. Figura,f: Resim veya heykeli (İnsan veya hayvan vücudu). Şekil, biçim. Yüz, çehre. *. Simge, remiz. Mecaz. Müzik notası. (Tiy.) Eserin kahramanı ve bu rolü oynayan sanatçı. (Dansta) Figür. Yüz hareketi, mimik. (Ki-tapta) Baskı resim. M. Gösterişçi kimse. M., F. Çirkin ve gülünç görünüşlü kimse ?.. İtalyanca, “monoverbo”: Bilme-ce, bulmaca (Tek kelimeli (çözümlü)) ?.. Romence, “glosar”: Lûgat ?.. Ebcedleri, 317… Mu’ciz-edâ: Edâsı başkalarının yapamayacağı kadar üstün olan… Mu’ciz-edâ: Mim+ayn+cim +ze+elif+dal+elif… Noktasız harfler: Mim+ayn+elif+dal+elif … 40+70+1+4+1= 116… Arz-Erz: Yeryüzü, toprak, zemin, dünya. Aşağı ve alçak. Memleket, ülke. Küre. İklim. Davarın ayağının altı… Arz-Erz: Elif+re+dat… Noktasız harfler: Elif+ re… 1+200= 201… Mu’ciz-edâ arz: 116+201 = 317…

Fransızca, “juridisme,m”: Hukuka bağlılık, hukukşi-naslık ?.. Homme de mer: Denizci, gemici ?.. Renommé: Ünlü ?.. Boşnakça, “žiška”: Kıvılcım ?.. Danca ve İsveççe, “renommé”: Ün, şöhret, nam ?.. İngilizce, “sepulchral”: Me-zara âit. Kasvetli. Mezardan geliyor gibi (ses) ?.. İspanyolca, “aniquilador”: Mahveden. Ortadan kaldıran. Yıkıcı, tahripkâr ?.. Auxiliar: Yardım eden, yardımcı. M. Yardımcı, muavin. Yardımcı öğretim üyesi, asistan ?.. Auxiliar: Yardım etmek, yar-dımcı olmak. İmdadına koşmak. Ölmekte olan birisine bakmak, rahat ölmesine yardım etmek. Yardımcı fiil görevi yapmak ?.. Biográfico: Biyografiye âit, biyografik ?.. Llo-roso: Ağlayan (Gözleri yaş dolu kimse,). Kederli. Ağlatıcı ?.. İsveççe, “vinranka”: Asma ?.. İtalyanca, “pingere a olio”: Re-sim yapmak (Yağlı boya) ?.. Proscenio: Sahne, orta, meydan. Önsahne, sahne önü ?.. Japonca, “murasaki”: Eflatun. Mor ?.. Shuugo: Buluşma (Karşılaşma,) ?.. Latince, “crocînus”: Sarı, safran renginde. Safran yağı ?.. Lûminâre: Pencere ?.. Velle-rîs: Bulutlar (Yün veya yapağı gibi). Koyun postu, hayvan derisi. Yün, yapağı. * ?.. Letonca, “nokrāsa”: Renk, boya. Alçak ses tonu. * ?.. Sırpça, “doprinos”: Yardım (Katkı,) ?.. Ebcedleri, 338… “Kaptan Kusto: 163+175= 338.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 424)

Fransızca, “jurisconsulte,m”: Hukukçu ?.. Laptot, m: Tayfa, gemi işçisi ([Senegal ve Kara Afrika limanlarında]) ?.. Lavette,f: Dil. Bulaşık bezi; bulaşık fırçası. Pelte gibi adam, sümsük, sümsüğün teki. * ?.. Urbi et orbi: Her yerde; dört bir yana (Her yere,) ?.. Almanca, “hexemmeister,m”: Büyücü, sihirbaz ?.. Danca, “prodektor”: Hami, koruyucu ?.. Filipince, “kutitap”: Kıvılcım. Hafif ışık. Ateş böceği. *. Parıltı ?.. Fin-ce, “maanjäristys”: Deprem, zelzele ?.. İtalyanca, “relatore”: Bilg ver/en (-ici), sözcü. Tez veren (öğretici) ?.. Japonca, “hitobito”: Halk, insanlar ?.. Shoosetsu: Roman ?.. Macarca, “kutató”: Araştırmacı ?.. Ebcedleri, 839…

Fransızca, “jurisprudentiel”: İçtihada âit, içtihadla il-gili ?.. Almanca, “konstant”: Sabit ?.. Must kast: Kara kutu ?.. Farsça, “gûşt âverden”: Şişmanlamak. Semirmek ?.. İngi-lizce, “coster-monger”: (İngiltere’de) Seyyar meyve, sebze veya balık satıcısı ?.. Rusça, “çistoplotnıy”: Temiz, temizlik seven ?.. Ebcedleri, 987… Mehdî Salih İzzet Mirzabeyoğlu: Mim+he+dal+ye+sad+elif+lâm+ha+ayn+ze+te+mim+re+ze+elif+be+ye+vav+kef+lâm+vav… 40+5+4+10+90+1+30+8+ 70+7+400+40+200+7+1+2+10+6+20+30+6= 987…

Danca, “højesteret”: Yargıtay, temyiz mahkemesi ?.. Farsça, “gostâh”: Cesur, korkusuz. Küstah, edebsiz ?.. İtal-yanca, “accostatura”: Bkz. “accostamento” ?.. Avere sempre alle costole: Peşinden ayrılmamak, peşini bırakmamak, takıl-mak ?.. Slovakça, “časť trhu”: Bölüm, parça, segman ?.. Eb-cedleri, 1081…

  1. BÖLÜM

Latince, “Iûli”: Caesar ([Özellikle]). Roma’lı aile is-mi. *. Temmuz ?.. Adlaudô: Çok övmek ?.. Bulgarca, “dvà-ma”: İki kişi ?.. Danca, “hvem”: (Ünlem) Kim. Her kim ki ?.. Læge: Hekim, tabib, doktor. Cerrah ?.. Endonezca, “kuku”: Pençe. Tırnak. *. Ökçe, topuk ?.. Estçe, “keel”: Dil, lisân ?.. Fransızca, “chevelu”: Uzun saçlı. Saçlı. Püsküllü, saçaklı. * ?.. İspanyolca, “alzapié, m”: Tuzak. Dolap, hile ?.. Madeja,f: Tembel (veya gevşek kimse). Yün veya ipek çilesi. Bir tutam saç. * ?.. Norveççe, “lege”: Doktor, hekim ?.. Portekizce, “cachecol”: Eşarp ?.. Ebcedleri, 52… Mehdî: Mim+ha+dal+ ye… Noktasız harfler: Mim+ha+dal… 40+8+4= 52…

Sırpça, “mekoča”: Yumuşaklık. Bkz. Mekost ?.. Al-manca, “blaujacke,f”: (Mizahî) Gemici, bahriyeli ?.. Boşnak-ça, “podoban”: Benzer (Uygun,) ?.. Bulgarca, “mìka”: Azap (Acı, ıstırap, keder, dert,) ?.. Danca, “magi”: Sihir, büyü ?.. Vidne: Şahid, tanık. Şahidlik etmek ?.. Fince, “kieli”: Dil ?.. Hollandaca, “galg”: Darağacı, idam sehpası ?.. İngilizce, “quibble”: Mânâlı söz, kaçamaklı söz (İki). Savma cevab. *. Kaçamaklı cevab vermek. Önemsiz mesele üzerinde durmak. Tartışma konusu yapmak ?.. Shade: Gölge. Karanlık, gölge-lik yer. Siper, perde. Ölünün ruhu, tayf, hayâlet. Renk tonu. Derece, gömlek. Nüans. Gölgelemek, üzerine gölge düşür-mek. Saklamak, gizlemek, örtmek, muhafaza etmek. Karart-mak. Resme gölge vermek. Rengi derece derece açılmak ve-ya koyulaşmak ?.. İspanyolca, “buzon,m”: Su yolu (Kanal,). Su borusu. Değirmene veya havuza su vermeye veya bentten su akıtmaya yarayan kapaklı cetvel. (Gönderilecek mektub atılan) Posta kutusu. Tıkayan veya durduran şey ?.. Vecina: Benzer. Komşu. Yakın, bitişik. * ?.. Japonca, “onaji”: Ben-zer. Aynı ?.. Lehçe, “chwalić”: Övmek, medhetmek ?.. Naz-wa,f: İsim, ad ?.. Norveççe, “legg”: Kıvrım, kırma ?.. Rumca, “ehidna”: Engerek yılanı ?.. Rusça, “poçin”: Başlangıç (Teşebbüs, çaba,) ?.. Ebcedleri, 71… 30 ?.. Lâm ?.. Lâm: Lâmelif+mim… 31+ 40= 71 ?.. Elli: Elif+lâm+lâm+ye… 1+30+30+10= 71 ?.. Nûn: Kur’ân alfabesinde 25. Harf. Eb-ced hesabına göre değeri 50. Kalem, divit. Kılıç. Kılıcın ağzı. Çene çukuru. Balık, semek ?.. Mâhî ?..

İspanyolca, “hospedaje,m”: Misafir ağırlama. Yata-cak yer verme, oda kiralama. Oda kirası ?.. Ambiguo: Mânâ-lı, her yana çekilebilen (İki). (Üstü) Kapalı, yarım ağızla (söylen/miş, –en), yarım yamalak. (Belli) Belirsiz. Kuşku uyandır/an (–ıcı). Esnek, kaypak. İçten olmayan. * ?.. Ancla, f: Gemi demiri, çapa ?  Canal,m,f: Su yolu, kanal. Limanın en derin ve en temiz yeri. Vadi. Oluk. Vücutta herhangi bir kanal, damar. Kenevir tarağı. Leş. Boğaz. (TV) Kanal ?.. Cognada: Benzer, eş ([Gramer]). Kan hısımı ?.. Ejecución,f: İdam. Yapma, yerine getirme, ifa, icra. (Müz.) İcra. (Huk.) İnfaz. *. (Huk.) Haciz, müsadere. Kanunun hükmünü yerine getirme ?.. Gancho,m: Çengel. Kanca. Kanca biçiminde şey. Ucu kıvrık sopa veya baston. Tığ. Ayartıcı kimse. Vicdansız ve alçak kimse. Çekici (özellikle kadın). Saç tokası. Kadınlar için eyer ?.. Lance,m: Balıklar (Ağla bir atışta yakalanan). Atma. Fırlatma. *. Fırsat. Vesile. Güç veya ilginç durum. Dü-ello. Çekişme, yarışma. Mancınıkla atılan taş ?.. Almanca, “absage,f”: Red. Menfi cevab. Bir haberin geri alınması; bir emrin ibtali; aksi bir emir. İtiraz ?.. Eingabe: Takdim, sun-(ul)ma. İstida(nâme), dilekçe. *. Ariza, arzuhal. Sunuş, maru-zat. İnha. (Tekn.) İçine sokma ?.. Häckhen,n: Çengel (kanca, kopça) (Küçük). (Gr.) Kesme işareti veya sedil. (Tıb) Yara çengeli ?.. Fransızca, “lance,f”: Mızrak, kargı. Mızraklı as-ker. Hortum ağızlığı. Toprak sondası ?.. Hollandaca, “zoe-ken”: Aramak, arayıp ele geçirmek ?.. İsveççe, “daglig”: Günlük ?.. Latince, “loculî”: Kesesi (Ç. El çantası, para). Küçük yer. * ?.. Opîniô:  İsim, ün, şöhret, itibar, saygınlık. Zân, tahmin, fikir, düşünce, varsayım, inanç, beklenti. *. Söylenti, dedikodu ?.. Vulpêcula: Tilki (Küçük) ?.. Litovca, “lapena”: Tilki. Tilki kürkü ?.. Ebcedleri, 85… Hayye-i esved: Kara yılan (Salih)… Hayye-i esved: Ha+ye+he+ hem-ze+elif+sin+vav+dal… Noktasız harfler: Ha+he+hemze+elif+ sin+vav+dal… 8+5+1+1+60+6+4= 85… Talâknâme: Boşan-ma kâğıdı… Talâknâme: Tı+lâmelif+kaf+nun+elif+mim+he… Noktasız harfler: Tı+lâmelif+elif+mim+he… 9+30+1+40+5= 85… “18 Şubat 1990… Hayran Erdal… Mahkeme önünde arabalar… Mahkeme… Büyük bir dosya… Benim boşan-ma kâğıdım… Zeyn-âb’dan boşanmam… Sinema perde-sinde ismim çıkıyor !.. (*)” (T.G. 6.30)

İspanyolca, “hospicio,m”: Fakir ve kimsesizler yurdu. Misafir ağırlama, yatacak yer verme. Misafirhâne. Öksüzler yurdu ?.. Almanca, “kanal,m”: Su yolu; ark; su cedveli (Ka-nal,). Lâğım, mecra; drenaj borusu. (Anat.) Kanat, boru, kanal. Manş denizi ?.. (Üstad’ın “Şarkımız” isimli şiirinden: –“Yer ve gök su vermem dediği zaman Her tarlayı sular arkımız bizim.”) ?.. Endonezca, “mimpi”: Rüyâ. Uyku. Ha-lüsinasyon ?.. Fince, “diplomi”: Diploma ?.. Hollandaca, “alias”: Lâkab; takma ad; diğer bir değişik bir isimle anma; başka türlü bir tanımlamayla ?.. İngilizce, “angle”: İmâ yo-luyla bir şeyi veya fikri öne sürmek. Köşeler yaparak dön-mek, viraj almak. *. El altından soruşturmak. Açı, zaviye. Sivri köşe. Görüş açısı. Vecih, cihet, sayfa. Kâr. Olta ile balık avlamak ?.. Glean: Toplamak (Bağ bozumundan sonra kalan üzümleri). Hasattan sonra başak toplamak. *. Sabırla seçip ayırmak ?.. Headline: Başlık, serlevha. Başlık koymak. (Tiy.) Afişte ismi başta olmak ?.. İtalyanca, “licenza”: İzin. Özgür-lük. Diploma, çıkış, bitirme (imtihanı). Başıboşluk ?.. Japon-ca, “mohan”: Örnek (Model,) ?.. Ebcedleri, 102… Mû-şikâf: Kılı kırk yaran, inceden inceye araştıran… Noktasız harfler: Mim+vav+kef+elif… 40+6+20+1= 67… Halife… Noktasız harfler: Lâm+he… 30+5= 35… Mû-şikâf halife: 67+35= 102… Telâkkub: Lâkablanma, lâkab alma… Telâkkub: Te+ lâm+kaf+be… Noktasız harf: Lâm… 30… Cüst-ü cû: Arayıp sorma, araştırma, arama… Cüst-ü cû: Cim+sin+te+vav+ cim+vav… Noktasız harfler: Sin+vav+vav… 60+6+6= 72… Telâkkub cüst-ü cû: 30+72= 102…

(Mesel: Suyun aktığı yer ?.. Mesîl: Su yatağı. Suyun akacak olduğu yer, boru ?.. Mesîl: Gibi. Benzer. Misil. Eş. Nazir ?.. Vârî: Benzer. Gibi ?.. Vârî: Vahşi hımar, yabanî eşek ?.. Kündür: “Günlük” denilen nesne. Kısa boylu ve şişman kimse. Vahşi hımar, yabanî eşek. Büyük çuval !..

İtalyanca, “il cavare”: Kanal, ark ?.. Il cavare: …(n)in yerine geçen (gelen), halef ?.. “Halife görünecek !..”)

Farsça, “micestî”: Batlamyus’un astronomi kitabı. Astronomi ve yıldızlar ?.. Almanca, “abschlag,m”: Taksit. Fiatın in(diril)mesi; tenzilât. Elle vuruş. *. Mahreç, başlangıç. (Futb.) Kalecinin vuruşu ?.. Geschick,n: Alınyazısı, akıbet, mukadderat, tecelli (Talih, kısmet; kaza ve kader;). Maharet, beceriklilik; beceri; el çabukluğu. Ustalık, hüner, sanat, mari-fet. Kabiliyet, istidat. Kıvraklık, atiklik ?.. Danca, “skema”: Şema. Ders programı ?.. Fransızca, “énigme,f”: Bilmece. Mesele, anlaşılması güç şey. Esrar, muamma ?.. İngilizce, “done in”: Öldürülmüş. Yorgun, bitkin. * ?.. Pip–squeak: Kısa boylu insan. Değersiz kimse ?.. İspanyolca, “añas,f”: Tilki (Peru’da yaşayan bir cins) ?.. Japonca, “menkai”: Gö-rüşme ?.. Latince, “lâmna”: Levha, tabaka ([Maden, ağaç]). Bıçak ağzı. Sikke ?.. Vîndêmia: Bağ bozumu mevsimi veya benzeri şeylerin toplanma, hasad edilme zamanı. Bağ bozu-mu. * ?.. Ebcedleri, 122… İctisâs: Araştırma. Hayvanın, ağzı ile çayırı araştırarak otlaması… İctisâs: Elif+cim+te+sin+elif +sin… Noktasız harfler: Elif+sin+elif+sin… 1+60+1+60= 122 …

İngilizce, “jess”: Atmaca kösteği. Atmaca ayağına köstek takmak. “Okunuşu, ces” ?.. Almanca, “absuchen”: A-rayıp taramak, yoklamak. Bucak bucak veya karış karış ara-mak. Ayıklamak. Bitini bitlemek ?.. Fransızca, “nouveau–née”: Yeni doğmuş. M. Yeni doğmuş çocuk, bebek ?.. İspan-yolca, “aguinaldo,m”: Bayram armağanı, ikramiye. Antil Adaları’nda yetişen bir çeşit sarmaşıcı bitki ?.. Buscóna,m,f: Araştırıcı. Usta hırsız, yankesici. F. Fahişe, orospu ?.. En busca de: Bulmak için, arayarak ?.. Ensayo,m: Örnek, numu-ne (Tic.). Deneme. Tecrübe, deney. Prova. Talim, alıştırma. İdman. *. Deneme (yazısı) ?.. Máquina,f: Plân, proje (Tasarı, tasavvur,). Makine. Cihaz. Âlet. Tertibat. *. Çokluk, bolluk. Büyük ve görkemli yapı. Lokomotif ?.. İtalyanca, “gemello”: Benzer (Eş,). İkiz (üçüz …). Çift. * ?.. Japonca, “goomon”: İşkence ?.. Lehçe, “pajęczyna,f”: Örümcek ağı ?.. Zamierzenie,n: Plân, tasarı (Niyet,) ?.. Ebcedleri, 128…

İngilizce, “cuss”: Küfretmek, sövmek, lânetlemek. Lânet. Herif ?.. Gnomic: Vecize veya darb-ı meselleri içine alan ?.. Halfpay: Maaş (Yarım). Açıkta bekleme maaşı (Hali-fe payı ?..) ?.. Language: Dil, lisân. Konuşma kabiliyeti. Her-hangi bir ifâde tarzı. Bir kabileye veya bir yere mahsus lehçe. Bilgisayar lisanı ?.. Almanca, “ausbund,m”: Misâl, timsal (Mostra, örnek, tip, model,) ?.. Schnuppe,f: Kayan yıldız (Şa-hab-ı sakıb;). Fitilin yanmış yeri. * ?.. Çekçe, “náznak”: İmâ. İşaret ?.. Fince, “unelma”: Rüyâ, düş; hayâl ?.. Fransızca, “espion”: Casus. Gizli polis, sivil polis. Muhbir. Gözetleyici. M. Görünmeden gözetlemeyi sağlayan küçük ayna, dikiz aynası ?.. Hollandaca, “aanvang”: Başlangıç; başlama ?.. İs-panyolca, “asechanza,f”: Tuzak, pusu. Aldatma ?.. Latince, “aequâlis”: Benzer (Denk, eşit, aynı, tıpkı,). Düz, düzgün. *. Aynı yaşta, çağdaş, akran ?.. Explôdô: Reddetmek, geri çe-virmek, tasdik etmemek. Islıklayarak kovmak, sürüp uzaklaş-tırmak. * ?.. Fîbula: Kancalı büyük iğne veya broş (Eski Ro-ma’da elbiseyi tutturmak için kullanılan). Mengene, kıskaç, kenet ?.. Innovô: Tamir etmek (Yenilemek,) ?.. Norveççe, “skjema”: Şe-ma ?.. Rumca, “ipnos”: Uyku ?.. Ebcedleri, 129 … Çihil-sâl: 40 yaşında… Çihil-sâl: Cim+he+lâm+sin+elif +lâm… 3+5+30+60+1+30=129 (Salih ?..)… Mazâmîn: Ö-denmesi lâzım gelen şeyler. Mânâlar, mefhumlar. Nükteli, cinaslı sözler… Mazâmîn: Mim+dat+elif+mim+ye+nun… Noktasız harfler: Mim+elif+mim… 40+1+40= 81 (Kusto ?..) … İcazetnâme: Şehâdetnâme. Diploma… İcazetnâme: Elif+ cim+elif+ze+te+nun+elif+mim+he… Noktasız harfler: Elif+ elif+elif+mim+he… 1+1+1+40+5= 48… Mazâmin icazetnâ-me: 81+48= 129…

“… Aralık 1984… Eskişehir’deki Mehmetçik Orta-okulu’ndan, Hanifî diye bir çocuk… Benim “Kayan Yıldız Sırrı” isimli şiir kitabımı, çizgi roman yapmış…” T.G. 6.259… Şehâb: Şihâb. Parlak yıldız. Kıvılcım. Kayan yıldız ?.. Şikab: İki dağ arası. İki kaya arası ?.. Mehvâ: Sahra, çöl. Uçurum, yâr. İki dağ arası. İki şeyin arası ?.. Sahra: Çöl. Kır. Ova. Yazı. Kızıl dişi eşek !..

(İngilizce, “ladanum”: Cistus. Laden. *. Laden zamkı ?.. Ebcedi, 132…)

Latince, “hospes”: Ev sahibi, ev sahibesi. Misafir, ar-kadaş. Yabancı, ecnebi. Yabancı ?.. Ambâgis: Dolambaçlı yoldan konuşma. Dolaşma, kıvrıntılı yol. *. Kaçamaklı söz. Muamma, bilmece ?.. Convincô: Reddetmek, yanlış oldu-ğunu isbat etmek. Suçlu olduğunu isbat etmek. Gerçek oldu-ğunu göstermek ?.. Obuncus: Kancalaşmış (Çengelli, bükük,) ?.. Pullus: Kederli, üzgün, mahzun, yaslı. Koyu gri. *. Koyu gri elbiseler ?.. Almanca, “spange,f”: Çengelli iğne; broş, klip. Toka. *. Bilezik. Halhal. Agraflı iğne. İğneli küçük ni-şan şeridi. Atkı ?.. Weisen: Reddetmek, kabul etmemek; ya-bana atmak. Birşeyi göstermek, işaret etmek. Birini birine göndermek; birinin birine müracaat etmesini tavsiye etmek. *. Birine kapıyı göstermek; birini kapı dışarı etmek; sepet-lemek ?.. Filipince, “kawangki”: Benzer ?.. İngilizce, “labda-num”: Cistus. Laden. *. Laden zamkı ?.. Laconical: Muhta-sar, kısa ve mânâlı, az ve öz, özlü, veciz. Vecizeli söz söyle-yen ?.. İtalyanca, “diploma (il–)”: Diploma, çıkış (bitirme) belgesi ?.. Egemonio: Kılavuz, önder ?.. Sghembo: Eğri büğrü, dolambaçlı (Eğik, eğri,). Zırzop, deli dolu. Yadırga-n/acak (–an). Gülünç, soytarıca ?.. Lehçe, “oklamywać”: Yalan söylemek ?.. Litovca, “mėlynė”: Mavi. Çürük, bere. Yaban mersini. Çay üzümü. * ?.. Rumca, “ploigos”: Kılavuz kaptan, pilot ?.. Ebcedleri, 134… Mellâhûn: Kaptan. Gemici, denizci… Mellâhûn: Mim+lâmelif+ha+vav+nun… 40+30+8+ 6+50= 134…

İngilizce, “gesso”: Alçıtaşı ?.. Vixen: Tilki (Dişi). Cırlak kadın. Şirret kadın. Cadaloz. Huysuz kadın. * ?.. Al-manca, “belobigung”: Tahsin, aferin. Öv(ül)me. * ?.. Bewöl-kung,f: Bulutlar. Bulutlanma. * ?.. Danca ve Norveççe, “hemmelig”: Saklı, gizli ?.. Fransızca, “lingual”: Dile âit, dille ilgili. Dile âit, dilin çeşitli hareketleri sonucu oluşan ?.. İtalyanca, “eufemico”: Kapalı (yoldan) (Üstü) ?.. Japonca, “sagi no”: Aldatıcı, hileci, dolandırıcı ?.. Latince, “aspîdis”: Engerek yılanı ?.. Genius: Koruyucu ruh. Aileyi ve devleti koruyan ve sürdüren kutsal eril güç. Zevk, hoşlanma, eğilim. Kabiliyet ?.. însidiae: Hile, hilekârlık (Engel,). Tuzak, pusu. * ?.. Lingula: (Coğr.) Dil, burun ?.. Phoenîcis: Anka kuşu, zümrüd-ü anka ?.. Lehçe, “kolyska,f”: Beşik ?.. Rumca, “afi-no”: İzin vermek. Bırakmak, salıvermek. *. Koymak, yerleş-tirmek. Terk etmek, vazgeçmek ?.. Leksiko: Lûgat ?.. Ebced-leri, 147…

İspanyolca, “hospiciana”: Öksüzler yurdunda kalan kimse ?.. Ingenio,m: Deha (Üstün yetenek,). Yetenekli kim-se. Sezgi. Önsezi. Ustalık. Âlet, makine, cihaz. Savaşta kulla-nılan herhangi makine veya teçhizat ?.. Almanca, “symbol, n”: Remiz, simge (Timsal,). Nişan, alâmet, rumuz ?.. Fince, “valenimi”: Ad (Takma) ?.. Fransızca, “cueilleuse”: Devşiri-ci, toplayıcı ?.. Lexique,m: Lûgat, bir yazarın kullandığı kelimelerle ilgili lûgat (Özel). Küçük lûgat. (Bir dilin) Keli-me dağarcığı, kelime varlığı ?.. Linguale: Dile âit, dille ilgili. Dile âit, dilin çeşitli hareketleri sonucu oluşan ?.. Nasique,f: Karayılan (Büyük bir cins) ?.. Phénix,m: Anka. Anka takım-yıldızı. Üstün ve eşsiz kimse, eşi bulunmaz kimse ?.. Hollan-daca, “noemen”: İsim vermek, adlandırmak. Demek, tavsif etmek, tâbir etmek, zikretmek ?.. Japonca, “sagasu”: Aramak ?.. Latince, “dissupô”: Yaymak (Dağıtmak, saçmak,). Ser-mek, neşretmek. Tahrib etmek, yerle bir etmek. (Ask.) Boz-guna uğratmak ?.. Indicis: Casus (Haberci, şahid, muhbir,). İşaret parmağıyla gösteren, belirten kimse, kâşif. Yönetmen, rehber. *. Başlık. Denek taşı. Belirti, kanıt, işaret. Katalog, dizin, liste, özet ?.. Malleolî: Mızrak ([Ask.] Meşale, öksü veya yanar). Küçük çekiç, tokmak. * ?.. Ebcedleri, 148…

Üstad’ın ÇİLE’sinden:

–“Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?

Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük!..

İspanyolca, “hospiciano”: Öksüzler yurdunda kalan kimse ?.. Almanca, “konzis”: Muciz, özlü, veciz, mücmel ?.. Phönix,m: Hüma ?.. Endonezca, “lembing”: Mızrak. Kargı. Cirit ?.. Fransızca, “analyse,f“: İnceleme. Çözümleme. *. Muayene, tahlil. Ruh çözümüyle tedavi ?.. Fouine,f: Tilki (Kurnaz adam,). Sansar. * ?.. İngilizce, “assagai” veya “asse-gai”: Mızrak (Güney Afrika’da kullanılan hafif bir) ?.. Disal-low: Reddetmek (İnkâr etmek,). Müsaade etmemek, engel olmak, menetmek. * ?.. Seaman: Denizci, gemici. Deniz eri ?.. İsveççe, “anspela på”: İmâ etmek, dokundurmak ?.. İtal-yanca, “luccicone (il–)”: Gözyaşı (Tane tane) ?.. Malioso: Büyü yap/an (–ıcı). Büyüle/yici (–yen) ?.. Vendemmia: Bağ-bozumu ?.. Latince, “ânulus”: Atlı sınıfı. Yüzük. Mühür yü-züğü, yüzük, halka. * ?.. Illûsiô: Kinaye (İstihza, bir çeşit) ?.. Makedonca ve Sırpça, “naslov”: (Kitablarda, yazılarda) Baş-lık ?.. Ebcedleri, 153… Mazâmîn: Ödenmesi lâzım gelen şeyler. Mânâlar, mefhumlar. Nükteli, cinaslı sözler… Mazâ-mîn: Mim+dat+elif+mim+ye+nun… Noktasız harfler: Mim+ elif+mim… 40+1+40= 81… Cüst-ü cû: Arayıp sorma, araştır-ma, arama… Cüst-ü cû: Cim+sin+te+vav+cim+vav… Nokta-sız harfler: Sin+vav+vav… 60+6+6=72… Mazâmîn cüst-ü cû: 81+72= 153…

Arabça, “el–aksatu”: Ayaklarının kemikleri ve sinir-leri kuru olan hayvan ?.. Danca, “skimmel”: Kır at, beyaz at ?.. Fransızca, “laconisme,m”: Kısa ve özlülük, öz sözlülük ?.. Hollandaca, “gissen”: Arz etmek. Zan ve tahmin etmek. Um-mak ?.. İngilizce, “collusion”: Hile, tuzak. Danışıklı dövüş ?.. Effigy: Resim, tasvir, suret, şekil (Heykel, büst,). Hoşa git-meyen bir kimsenin kötü tasviri ?.. Latince, “fêlîx”: Meyve veren, meyvedar (Verimli,). Uğurlu, hayırlı, lehte. Talihli, bahtiyar, mutlu, başarılı ?.. Makedonca, “smisla”: Mânâ, anlam ?.. Ebcedleri, 201… Takrîzât: Tenkid etmeler. Ödünç vermeler. Kitabın başına konulmak üzere tanınmış kimse-lerden istenen takdim ve takdir yazıları… Takrîzât: Te+kaf+re +ye+zı+elif+te… Noktasız harfler: Re+elif … 200+1= 201…

Arabça, “el-kastâü”: Kuru boyun. Eğri bacak ?.. Al-manca, “anfang,m”: Başlangıç, baş, ibtida, bidayet, mebde. İpucu ?.. Lassen: Müsaade etmek. Bırakmak, terk etmek. *. Ses çıkarmamak; mâni olmamak; tahammül etmek. Sebebi-yet vermek; mucib olmak; yaptırmak, ettirmek. Emretmek. Bağışlamak. Birinden, birşeyden vazgeçmek. Bırakmak, de-ğiştirmemek ?.. Nennen: İsim koymak, isim vermek, tesmiye etmek. Demek, tavsif, tâbir etmek. Zikretmek. Göstermek. İs-tişhad etmek ?.. Danca, “søfolk”: Denizciler ?.. Filipince, “mangangabayo”: Binici. Atlı ?.. Fince, “salanimi”: İsim (Takma) ?.. Sukunimi: Soyadı ?.. Fransızca, “agassin,m”: To-murcuk ([Bağ kütüğünde] Kısır) ?.. Effigie,f: Resim veya heykel hâlinde insan tasviri (Portre,). (Paralar, pullar üzerin-deki) Baş resmi, portre ?.. Fine mouche: Kurnaz adam, tilki ?.. İngilizce, “genesis”: Başlangıç, mebde, menşe. Hilkat, ya-radılış, meydana gelme. *. Tekvin ?.. Latince, “flagellî”: As-ma filizi. Kamçı, kırbaç. Kayış, sırım. *. (Ahtapot) Kol. İğne-li söz ?.. Norveççe, “lignelse”: Mecazî (Benzetme, emsal gösterme,) ?.. Rumca, “afandos”: Kayıp (Gaib,). Görülmez. * ?.. Ebcedleri, 202… Menakıbnâme: Menkıbelerden bahse-den eser… Menakıbnâme: Mim+nun+elif+kaf+be+nun+elif+ mim+he… Noktalı harfler: Nun+kaf+be+nun… 50+100+2+50 = 202…

Arabça, “kastalanî”: Ok atmak. Şafak kızıllığı ?.. (–“Göz kapaklarımda gün, kapkara bir kızıllık; Kula-ğımda tarihin çıkrık sesi, bin yıllık.”) ?.. İngilizce, “crone”: İhtiyar kadın (Kocakarı,) ?.. İspanyolca, “agolpar”: Toplan-mak (Bir ânda) ?.. Ronca,f: Baltalı kargı (Bir çeşit) ?.. Ron-ca,f: Medhetme (Övünme, kendini). Erkek geyik veya keçi vb nin kızıştığı zaman çıkardığı ses. Kızışma zamanı. *. Kabadayılık ?.. İtalyanca, “ombria”: Gölge (Hafif) ?.. Ranco: Topal, aksak ?.. Latince, “êmissîcius”: Casusluk eden (Me-rakla bakan, gözetleyen, mütecessis,) ?.. Perlegô: Araştırmak (İnceden inceye). Dikkatle göz gezdirmek, yoklamak, mua-yene etmek. *. Baştan sona okumak, mütalâa etmek ?.. Leh-çe, “modry”: Mavi, lacivert (Koyu) ?.. Rumca, “provoli”: Takdim etme (Sunma,). Gösterme, sergileme. *. Seans, gös-terim ?.. Ranço: Yatak (Katlanır yatak, portatif) ?.. Rusça, “isslyedovaniye”: Araştırma, inceleme ?.. Slovakça, “mod-rý”: Mavi. Gök mavisi ?.. Sırpça, “prikazivač”: Takdimci (Tanıtmacı;) ?.. Ebcedleri, 260… Muktedâ-bih (İmam) derviş: Mim+kaf+te+dal+elif+be+he+dal+re+vav+ye+şın… Noktasız harfler: Mim+dal+elif+he+dal+re+vav… 40+4+1+ 5+ 4+200+6= 260…

(İngilizce, “caesarea”: Kayseri ?.. Ebcedi, 268…)

İspanyolca, “hospedar”: Misafir ağırlamak, yatacak yer vermek, oda kiralamak ?.. Agareno: Müslüman ?.. Apari-encia,f: Dekorları (Tiyatro). Görünüş. Gösteriş, yapmacık. Zevahir. Yüzey, Satıh. * ?.. Apellidar: İsimlendirmek (Ad takmak,) ?.. Caballería,f: Atlı asker, süvari birliği. At binme. Binme tarzı, biniş. (Ask.) Süvari sınıfı. *. Şövalyelik. Bir şövalyeye âit ganimet. 145 dönümlük arazi ölçüsü ?.. Co-sechar: Devşirmek, biçmek (Ürün elde etmek, mahsul toplamak, hasat yapmak,) ?.. Obscura: Gölge (M. Resimde). Karanlık. Koyu. Silik, belirsiz. Gölgeli. Anlaşılmaz, müb-hem. Koyu (renk). * ?.. Almanca, “sicher”: Emin, inanılır, mevsuk. Sağlam. Kat’î. Tehlikesiz. Emniyetli, saklı, selâmet-te, masun, korunmuş. Tecrübeli, yatkın. Şüphesiz, herhâlde. Elbette, muhakkak ?.. Paradigma,n: Numune-i imtisal; örnek. (Gr.) Çekim örneği; emsile ?.. Sparbuch,n: Hesab defteri (Tasarruf cüzdanı; küçük cari) ?.. Bulgarca, “alegòriya”: İmâ, mecaz, sembol, temsil (Alegori, kinaye,) ?.. Izdìrvam: Araş-tırmak. Arayıp bulmak. * ?.. Danca, “udsprede”: Yaymak, sermek ?.. Estçe, “värvus”: Renk ?.. Fransızca, “paléog-raphie,f”: Yazılar ilmi (Eski) ?.. Vipérin: Engereğe âit, enge-reğe benzeyen. Engereğe benzeyen bir yılan çeşidi. Engere-kotu ?.. Fince, “sananlasku”: Atasözü ?.. İngilizce, “rose-bud”: Gül goncası ?.. İtalyanca, “agonara”: Ağı (Deniz iğnesi (avlama)) ?.. Aromale: Kokulu (Güzel) ?.. Nocchiere: Gemi yöneticisi ?.. Sessione (la–): Görüşme. Dönem. *. Duruşma. Oturum, toplantı ?.. Latince, “aspîrô”: Yardım etmek. Üzerine esmek, üfürmek. *. Erişmeye çalışmak, emelinde ol-mak. Üzerine estirmek, göndermek ?.. Brevis: Veciz (Kısa,). Kısa, küçük, sığ. Kısa ömürlü. *. Hafif, önemsiz ?.. Côn-similis: Benzer, gibi (Her bakımdan) ?.. Croceus: Safrana âit. Safran renginde, sarı ?.. Curis: Mızrak ?.. Hesperî: Akşam yıldızı, Zühre ?.. Illecebra: Sihir, aldatma, cezbetme, tuzak (Çekicilik, cazibe,). Tuzağa getiren herhangi bir şey ?.. Ona-ger: Yaban eşeği. Mancınık ?.. Ruscî: Süpürgesi (Kasap) ?.. Macarca, “dicsérni”: Övmek ?.. Portekizce, “amarelo”: Sarı ?.. Romence, “descrie”: Tasvir etmek (Tanımlamak,) ?.. Rumca, “melangholikos”: Kederli, hüzünlü (Melankolik,) ?.. Poniria: Hile, hilekârlık. Kurnazlık. * ?.. Ebcedleri, 279…

İspanyolca, “hospedador”: Misafir ağırlayan, yatacak yer veren, oda kiralayan (kimse) ?.. Carlanca,f: Hile, düzen, dalavere. Çoban köpeklerinin boynuna takılan çivili tasma. *. Gömlek yakası ?.. Dibujarse: (Gizli olan şey) Ortaya çıkmak ?.. Almanca, “aquarell,n”: Resim (Suluboya) ?.. Besch-werde,f: Azab, keder, gaile, dert, mihnet, sıkıntı. Meşakkat, müşkülât, zahmet, külfet, eziyet. *. Ağırlık, sıklet, yük. Ağrı, sızı, sancı. Rahatsızlık, keyifsizlik, huzursuzluk. Şikâyet, sızıltı, itiraz, dava, tazallüm ?.. Boxer,m: Boksör. Bir köpek cinsi. Çin reçetesi ?.. Schräg: Eğri. Mail, eğik. *. Çapraz, verev. Köşeleme. Çapraz işlenmiş; kumaş parçası. Sepetle-me, çaklı ?.. Boşnakça, Hollandaca, Lehçe, Makedonca ve Sırpça, “bokser”: Boksör ?.. Boşnakça ve Hırvatça, “pravnik”: Avukat. Hukukçu ?.. Çekçe, “právník”: Avukat. Hukukçu. Müşavir ?.. Danca, “kejser”: İmparator ?.. Fili-pince, “paramdam”: İmâ. Dolaylı teklif ?.. Fransızca, “box-er”: Boks yapmak. Yumruklamak ?.. Cafard: Hafiye ([Okul argosunda] Söz taşıyıcı, çaşıt,). Yalancı sofu, softa. *. M. Hamam böceği. Can sıkıntısı, üzüntü, efkâr ?.. Preux,m: Yiğit, kahraman ?.. Hollandaca, “proef”: Örnek, mostra (Nu-mune,). Deneme, tecrübe, deney. *. İmtihan, yazılı. Prova. Sağlama. Deneme. Tadım(lık), tatma ?.. Spreuk: Mânâlı söz, deyim, söz grubu ?.. Wurgen: Öldürmek (Gırtlaklamak, boğmak, boğup) ?.. İngilizce, “boxer”: Boksör. Bir cins köpek ?.. Disprove: Reddetmek. Yanlış olduğunu göstermek, aksini isbat etmek, çürütmek (fikir, iddia). * ?.. Kindred: Akraba. Soy. Akrabalık. Akraba olan. Birbirine benzer, aynı soy veya tabiattan ?.. Mumber: Soytarı. Maskeli aktör. * ?.. Odorous: Kokulu. Güzel kokulu ?.. İsveççe, “akvarell”: Boya(Sulu) ?.. Angivare: Muhbir ?.. İtalyanca, “polemarco”: Önder, baş, yönetici, komutan ?.. Latince, “crux”: Çarmıh (Kazık,). Felâket, harabiyet. İşkence eden kimse ?.. Occîsor: Katil ?.. Permulceô: Övmek, gururunu okşamak (Büyülemek, teshir etmek, cezbetmek, fazla). Okşamak, ovalamak, nazikçe dokunmak. Yumuşatmak. *. Yatıştırmak, teskin etmek, tatmin etmek ?.. Pervigilî: Uyanık durma ?.. Spargô: Yay-mak, beneklemek, nemlendirmek (Atmak, fırlatmak, dağıt-mak, saçmak, serpmek,) ?.. Lehçe, “wsparcie,n”: Yardım, destek ?.. Makedonca, “raskaz”: Hikâye ?.. Portekizce, “es-corpião”: Akrep ?.. Navio a vapor: Gemi (Buharlı) ?.. Rum-ca, “orgono”: Arayıp taramak. (Tarla) Sürmek. * ?.. Slovak-ça, “právnik”: Avukat. Hukukçu. Mason teşkilâtı. * ?.. Ebcedleri, 289… Menakıbnâme: Menkıbelerden bahseden eser… Menakıbnâme: Mim+nun+elif+kaf+be+nun+elif+mim +he… 40+50+1+100+2+50+1+40+5= 289

Almanca, “Kaiser,m”: Sezar. İmparator, kayser. * ?.. İngilizce, “kaiser”: İmparator. Bilhassa Kutsal Roma Germen imparatoru ile Avusturya veya Alman imparatoru ?.. Eb-cedleri, 292…

(Latince, “caesariês”: Sakal kılı ?.. Ebcedi, 337…)

Farsça, “bergustvân”: Zırh ?.. Gûşçî: Casus. Dinleyi-ci. *. Muhafız ?.. Almanca, “auffassen”: Tevil etmek (Tefsir etmek;). Sıraya dizmek. Almak, tutmak. Kavramak, ihata et-mek, anlamak. Telâkki etmek. * ?.. Ausreise,f: Gidiş, azimet, çıkış ?.. Versagen: Reddetmek. Birini bir şeyden boş koy-mak, mahrum etmek (veya bırakmak). Esirgemek; çok gör-mek. *. Nasip etmemek. Birşeyden vazgeçmek. (Motor vesa-ire) İşlememek. Sesi çıkmamak. Ateş almamak; (silâh) patla-mamak. Muvaffak olmamak; başaramamak. Hatırlayamamak ?.. Vorzeichnen: Çizmek (Birine bir model). Çizmek, göster-mek ?.. Filipince, “larawangbuhay”: Hayat hikâyesinin özeti. Hayat hikâyesi ?.. Fransızca, “acridiens, m,pl”: Çekirgeler ?.. Magie noire: Büyü; tatbikat bakımından kişinin ve toplumun kötülüğüne yönelen büyü (Kara) ?.. Pigeon voyageur: Güver-cini (Posta) ?.. Renommée: Ünlü ?.. Renommée,f: Ün; ünlü-lük. (Büyük harfle) Efsanede yüz ağızlı olarak veya ağzında bir borazanla tasvir edilen kanatlı kadın ?.. Sérieuse: Güve-nilir, güven verici, sağlam, emin. Ağırbaşlı, ciddi. *. Ciddi, şaka etmeyen. Önemli, şaka götürmeyen, şakaya gelmeyen. Gerçek, içten. Ağır, tehlikeli, ciddi. (Addan önce geldiğinde) Büyük, esaslı, çok, birçok. Ağırbaşlılık, ciddilik, ciddiyet ?.. Vendangeur: Bağ bozan, bağ bozumunda çalışan işçi. Pat, yaban çiğdemi gibi güz çiçeklerine verilen ad ?.. Hollandaca, “voor noppes”: Bedava ?.. İspanyolca, “aniquiladora”: Mah-veden. Ortadan kaldıran. Yıkıcı, tahripkâr ?.. İtalyanca, “necropoli (la–)”: Mezarlık ([Eski]) ?.. Japonca, “kabushi”: Yumruk ?.. Latince, “exprimô”: Resmini yapmak, modelini çıkartmak. Sıkmak, ezmek, sıkıştırmak, bükmek, bükerek sıkmak. Zorlamak, (sıkıp) suyunu çıkarmak. Zorla elde et-mek, gasbetmek. *. Şekil vermek. (Kelimeler) Taklid etmek, kopyasını çıkartmak. Tasvir etmek. (Yabancı dil) Çevirmek ?.. Prôvidêns: Basiretli ?.. Proximê: Benzer (Hemen hemen, çok yakın, çok). Sonraki, ertesi, hemen sonra. (Zaman) He-men önce veya sonra. * ?.. Macarca, “alvás”: Uyku ?.. Ro-mence, “sprijin”: Yardım. Destek. * ?.. Succesor: Halef. Vâris, mirasçı ?.. Sırpça, “naoružavanje”: Silâhlanma; silâh-landırma ?.. Vešala: Darağacı; sehpa ?.. Ebcedleri, 339… Dervîş Salih: Dal+re+vav+ye+şın+sad+elif+lâm+ha… Nok-tasız harfler: Dal+re+vav+sad+elif+lâm+ha… 4+200+6+90 +1+30+8= 339…

Farsça, “zebûn-küş”: Düşkün öldüren; fırsat düşkünü ?.. Almanca, “anfärben”: Boyamak (Hafifçe) ?.. Schlum-mer,m: Uyku ?.. Bulgarca, “naplàşa”: Korkutmak, gözdağı vermek ?.. Fransızca, “romanesque”: Romansı, roman gibi. Romana âit, romanla ilgili. Hayâlperest. M. Hayâlperestlik ?.. Hollandaca, “slimmerd”: Kurnaz, açıkgöz (Uyanık, zeki,) ?.. Vermoeienis: Yorgunluk, yorgunluk çekme, bitkinlik, bitkin düşme (Yorgun olma,) ?.. İngilizce, “disappurove of”: Red-detmek, kabul etmemek, tasvip etmemek. Beğenmemek, uygun görmemek, tensip etmemek. Tenkid etmek. * ?.. Grass widow: Boşanmış veya kocasından ayrı yaşayan kadın. Ko-cası yanında olmayan kadın ?.. İspanyolca, “confluir”: Top-lanmak ([Ayrı ayrı yerlerde oturan insanlar] Bir yerde buluş-mak,). (Nehir) Katışmak, birleşmek. Birkaç yol bir yerde birleşmek, kavşak oluşturmak. * ?.. Consumidor: Yok eden. Tüketici. Harcayan, sarfeden. * ?.. İtalyanca, “criminoso”: Öldüren (Suçlu, adam) ?.. Il soccorso: Yardım ?.. Japonca, “hoomon suru”: Ziyaret etmek ?.. Kenkyuu suru: Araştırmak ?.. Rumca, “apokrifos”: Gizli, saklı ?.. Ebcedleri, 385…

Farsça, “pây güşâden”: Geri gelmek. Boşamak. Aç-mak ?.. Almanca, “anmerkung,f”: Haşiye, dipnot; derkenar (Not,). Mütalâa, mülâhaza ?.. Danca, “skrivelse”: Yazı ?.. Fransızca, “appréhension,f”: Anlayış, kavrayış. Korku, çekin-me, kaygı. *. (Ruh ilmi) Tasalanma ?.. Enluminer: Boyamak, canlı bir renk vermek (Canlı renklerle). Tezhib etmek, renk renk resimlerle süslemek. Kızıllaştırmak, kızartmak ?.. Sauri-ens,m,pl: Kelerler ?.. Hollandaca, “afruimen”: Devşirmek; toparlamak; toplamak (kaldırmak;) ?.. Memorandum: Muhtı-ra, memorandum (Herhangi bir şeyi hatırlatma, uyarma ama-cıyla yazılan yazı) ?.. Naamwoordelijk: İsme âit, isimle ilgili ?.. Nummeren: Numara koymak, numaralamak ?.. Wedu-wenen wezenpensioen: Aylığı (Dulluk maaşı, dulluk) ?.. İspanyolca ve İtalyanca, “falsario”: Kalpazan. Sahteci . *. Yalancı ?.. İspanyolca ve Portekizce, “nenúfar,m”: Nilüfer ?.. İngilizce, “gossamer”: Örümcek ağı (Havada uçan ince). Ö-rümcek ağı gibi kumaş. İnce, hafif ?.. Journal box: Mil kova-nı ?.. İspanyolca, “informe,m”: Soruşturma. Tutanak. Rapor. İddianâme ?.. Informe: Şekilsiz. Şekli belirsiz ?.. Insinuar: İmâ etmek, ihsas etmek (Dolaylı olarak anlatmak,) ?.. İtal-yanca, “emissario”: Irmak (Gölden çıkan). (Gizli) Görevli. * ?.. Romanzo d’appendice: Roman (Tefrika) ?.. Signore (il-): Evsahibi. Bey. Bay. Efendi, çelebi. Beyefendi. Adam, insan. Zengin (adam). * ?.. Spandersi: Yayılmak ?.. Latince, “êmi-sârius”: Casus (Gözcü, muhbir,) ?.. Perdîligêns: Çalışkan veya gayretli (Çok) ?.. Norveççe, “forlenge”: Yaymak (Uzat-mak,). Devam etmek ?.. Ebcedleri, 388…

Farsça, “bâzû güşâden”: Kol açmak. Eli açık olmak ?.. Almanca, “hackmesser,n”: Balta (Satır,) ?.. Danca, “bore-maskine”: Matkap ?.. İtalyanca, “circonlocuzione”: Dola/ylı (–mbaçlı) anlatım ?.. Figurazione: Simgele(n)me (–yiş, –iş). Düşün(ül)me (–üş). Göster(il)me (–iş). *. Tasvir etme, tasvir ediş ?.. Romence, “basorelief”: Resim (Kabartma) ?.. Ebced-leri, 391… “Mehdî Mirzabeyoğlu: 59+332= 391.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 455)

Üstad’ın ÇİLE’sinden:

–“Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak !

Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:

Farsça, “zebûn-küşî”: Zebunküşlük, düşkünezerlik ?.. Fransızca, “ensemblier,m”: Ressamı, tesisat mimarı (Tesisat) ?.. Hollandaca, “bekrassen”: Çizmek; bir şeyde çizerek iz bırakmak; bir şeyi tırmalamak (Bir şeyi) ?.. İtalyanca, “lungomare (il-)”: Kıyısı (Denizboyu, deniz) ?.. Romence, “şobolan”: Sıçan ?.. Rumca, “profilaso”: Korumak. Önlem almak ?.. Sırpça, “večernje novine”: Gazetesi (Akşam) ?.. Ebcedleri, 395…

Fransızca, “goût,m”: Tadım, tatma. Tad, lezzet. İştah, istek. Kanı, düşünce. Hususî temayül, kabiliyet. Beğeni, zevk. Üslûb, tarz ?.. Arrachage,m: Sökme, koparma (Yol-ma,). Sökme, çekip çıkarma ?.. Propager: Yaymak. Üretmek, çoğaltmak. * ?.. Raccourci,m: Kestirme yol, kestirme. Kısalt-ma, küçük örnek. Resimde veya tabiatta kaçış çizgilerinin başlangıçları ile kaçış noktası arasının kısa olduğu görünüş ?.. Almanca, “namen machen”: İsimlenmek (Şöhret almak veya kazanmak;) ?.. Paragraph,m: Çengel, paragraf. Madde. Fasıl, fıkra ?.. Vogt,m: Vali, mutasarrıf (İdareci; idare memu-ru;). Şato kâhyası; vekilharç. *. Hâkim ?.. Danca, “fordyb-ning”: Çukur, oyuk ?.. Højtid: Bayram. Şenlik, eğlence, parti. Kutlama ?.. Underfundig: Hileci. Sinsi ?.. Filipince, “tuko”: Kertenkele. Kızamık ?.. Fince, “kehto”: Beşik ?.. Taika: Büyü, afsun ?.. Hollandaca, “goot”: Su yolu, ark. Oluk, yiv. * ?.. Lexicograaf: Lûgatçı, lûgat uleması ?.. Taal: Dil, lisân ?.. İngilizce, “hardword”: Meşe, karaağaç gibi sert tahtalı ağaç (Gürgen). Bu ağaçların keresteleri ?.. İspanyolca, “urdidu-ra,f”: Entrika çevirme. Arış iplikleri hazırlama. * ?.. Vidri-era,f: Pencere (Camlı kapı veya). Camlı bölme. Vitray. Ma-ğaza vitrini ?.. İsveççe, “aktie”: Pay, hisse ?.. Leta: Aramak ?.. İtalyanca, “figurismo”: Mecazcılık ?.. Infingardo: Tembel. Kaytarıcı. * ?.. Norveççe, “lete”: Araştırmak (Aramak,) ?.. Rumca, “vaptizo”: İsim koymak (Ad vermek,). Vaftiz etmek. * ?.. Sırpça, “uznošenje”: Övme, övüş; övünme ?.. Ebcedleri, 432… “Salih Mirzabeyoğlu: 129+1302= 1431= 432.” (Lû-gat-ı Salihûn, sh 478)

Fransızca, “dégoûtée”: Güç beğenir, titiz, müşkülpe-sent ?.. Broquard,m: Karaca (Bir yaşında erkek) ?.. Douai-rière,f: Yaşlı kadın (Kocasından kendisine dulluk geliri ka-lan). Kibar dul ?.. Mollasserie,f: Gevşeklik, sölpüklük. Ölgünlük, cansızlık, ruhsuzluk ?.. Ravaler: Sıvamak, –e sıva vurmak (–i). –in kirini pasını kazımak, temizleyip yenileş-tirmek. İnceltmek; boyunu veya kalınlığını azaltmak. –i bu-damak, –in üst dallarını almak. *. –i küçük düşürmek, küçült-mek, gözden düşürmek, değerden düşürmek ?.. Relever: Yaz-mak, kaydetmek, not etmek. Kaldırmak. (Batığı) Yüzdürmek. Belirtmek, ortaya çıkarmak. Yukarı kaldırmak, dikiltmek. Kalkındırmak. Yükselt-mek, artırmak. Tadını artırmak, baha-rat katıp daha yoğun bir tad vermek. Cevablamak. Saptamak, bulmak, görmek. *. (Bir âletin gösterdiği rakamı) Yazmak, makbuza geçirmek. –in nöbetini almak. Kıvırmak. Yükselt-mek, değerini artırmak ?.. Fransızca, İngilizce ve İsveççe, “permission,f”: İzin, müsaade. (Ask.) İzin. (Ask.) İzin süresi. (Ask.) İzin kâğıdı ?.. Almanca, “blüte,f”: Sahte para. Çiçek. Ağaçların çiçeklenme mevsimi. Gençlik. Bir gelişmenin en parlak zamanı. Varlık, zenginlik, mamuriyet, abadanlık. Gü-zide, seçme. *. Gülünç ifâde tarzı ?.. Plato: Eflâtun ?.. Schif-fer,m: Kaptan (Süvari,). Sandalcı, kayıkçı, gemici, mavnacı. *. Gemi sahibi ?.. Tagedieb: Tembel (Haylaz, avare,) ?.. Zi-garre,f: Sigarası; puro, sigar (Yaprak). Azarlama. Arma; İngiliz arması, papara ?.. Bulgarca, “tàblo”: Resim, tablo ?.. Danca, “pibetabak”: Tütünü (Pipo) ?.. Hollandaca, “bedrie-ger“: Hilekâr. Dubaracı; dolandırıcı; üçkâğıtçı ?.. Piere-waaier: Tembel, haylaz, kaldırım mühendisi, akşamcı, eğlen-ce ile vakit geçiren ?.. İngilizce, “colt”: Sıpa (Tay,). Toy kim-se ?.. Colt: Tabanca (Amerikan malı bir çeşit) ?.. Latch: Mandalı (Kapı). Mandallamak veya mandallanmak ?.. Ossif-rage: Kartalı (Balık). “Pandion haliaetus”. Kuzu kartalı. “Gy-paetus barbatus” ?.. İspanyolca, “plato,m”: Tabak. (Terazide) Kefe. Yemek. Yemek porsiyonu. Günlük yiyecek. Dedikodu mevzuu. (Mim.) Metop, doruk mimaride çatıyı taşıyan kaide-de yer yer bulunan ve umumiyetle üstü kabartmalı dört köşeli taş ?.. Plató,m: Film seti ?.. Purgador,m,f: Müshil. Temiz-leyici, arındırıcı, arıtıcı. * ?.. Veleta,f: Hercai kimse. (Rüzgâ-rın yönünü gösteren) Yelkovan. Oltaya bağlanan tüy vb. (Ge-mi direğine çekilen veya mızrak ucuna takılan) Şerit, flama vb. * ?.. Yeguata,m,f: Eşek ve kısraktan doğma katır ?.. İtal-yanca, “celebrare”: Övmek. Kutlamak. *. Göklere çıkarmak ?.. Gipeto: Kartalı (Kuzu) ?.. Onnipresenza: Her yerde bulun-ma (olma) ?.. Latince, “platô”: Plato, ünlü Atina’lı filozof ?.. Portekizce, “navio de passagerio”: Gemisi (Yolcu) ?.. Platô: Yayla ?.. Romence, “gazetă”: Gazete. Dergi ?.. Ebcedleri, 439… “Dabbet-ül arz: 1438= 439.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 481)

Arabça, “mekâşıt”: Çakılar ?.. Fince, “tupakka”: Tü-tün ?.. Fransızca, “barioler”: Boyamak (Alacalı bulacalı yap-mak, renk renk) ?.. Occulte: Gizli ?.. Roublarde: Kurnaz, açıkgöz ?.. Hollandaca, “juwelierswinkel”: Mücevher dükkâ-nı, kuyumcu (dükkânı) ?.. Uurwijzer: Akrebi (Saat) ?.. İngi-lizce, “evolute”: Eğrisi ([Geom.] Kıvrıklık merkez) ?.. Give out: Yaymak, bildirmek (İlân etmek,). Takati kesilmek, bit-mek. * ?.. Marcher: Yürüyen kimse, yürüyüş yapan kimse ?.. İspan-yolca, “burladora”: Maskara (Soytarı,). Ahlâksız, sefih. M. Kadınları baştan çıkaran adam. Delikli toprak kap. İnsan-ları ıslatıp alay etmek için kullanılan bir su aracı ?.. Charla-dor,m,f: Geveze ?.. Marchar: Gitmek, ayrılıp gitmek (Bir yerden). Yürümek, ilerlemek. (Mek.) Çalışmak, işlemek. Hareket etmek. (İş, olay) Yürümek, cereyan etmek. (Ask.) (Birlik vb) Yürüyüşle gitmek. (Den.) Yol almak, seyretmek ?.. Mercader,m: Tüccar ?.. Zurriago,m: Kamçı, kırbaç. Topaç çevirmekte kullanılan kayış ?.. İtalyanca, “acquatico”: Suda yaşayan. Su …(s)i. *. Yağış (nem) getiren. Su hayvanları, suda yaşayan hayvanlar ?.. Deliberare: Görüşmek, danışmak, tartışmak (Konuşmak,). Saptamak. Belirlemek. Çözmek. Vermek, bırakmak. * ?.. Sonno sommosso: Düşler, rüyâlar (Karışık) ?.. Latince, “calathî”: Bardak (Tas,). (Çiçek, yün, meyve) Sepet. * ?.. Corrigia: Bağı (Kundura) ?.. Mactô: Övmek, yüceltmek, ululamak ?.. Mercor: Ticaret yapmak, mubayaa etmek, satın almak ?.. Macarca, “tölgy”: Meşe ?.. Makedonca, “zagatka”: Bilmece ?.. Rumca, “diktio”: Ağ, şe-beke ?.. Ebcedleri, 450… İfrat hâlde tecrîd: Elif+re+ elif+tı+lâm+dal+elif+re+dal… Bu noktasız harflerin toplamı: 1+200+1+9+30+4+1+200+4= 450…

Mercor: Ticaret yapmak, mubayaa etmek, satın almak ?.. Mercader,m: Tüccar ?.. Arabça, “kustar /kıstâr”: Kesedar. Sarraf. Tüccar, tacir. Mizan, ölçü. Bir şehre veya bir beldeye vâli olan kimse ?.. Lûgat sahibi buyuruyorlar: “Amerika tüc-car demektir, bunu Amerikalı da bilmez !”… “Amerika’-da ne oldu ?” (T.G. 4.83,84)…

“Levha: 21 Ağustos 1987… Nalân Said, bir yerde Maviye Yılmaz’ı gösteriyor ve bana, “Amerikalı kız gel-miş!” diyor… Amerikadan dönmüş !.. Selâm verip yanına gidiyorum… Kocasından boşanmış… Oğlunun veya koca-sının ismi, Ali imiş !..” (T.G. 1.46)…

Terâcu’: Bir yere veya bir kimseye dönme. Birinden ayrılma. Dönme, vazgeçme ?.. Redd: Geri döndürmek, kabul etmemek, çevirmek, def etmek. Bir şeyin karşılığını icra et-mek. Cerhetmek, yaralamak. Kötü ve fena şey. Sözü açık ve güzel söyleyemeyip harfleri geri çevirerek kanuşmağa sebep olan dilin tutukluğuna denir. İptâl etmek ?.. “Resim, redd kökündendir !” (T.G. 4.193) ?.. Nakş: Resim. Bir şeyi çeşitli renklerle boyama. Tezyin etme, süsleme. Bir şeyin esasını araştırmak. Yaymak. Bedene batmış dikeni çıkarmak ?..

Terâcu’: Bir yere veya bir kimseye dönme. Birinden ayrılma. Dönme, vazgeçme ?.. Terceme: Bir sözü bir dilden başka bir dile çevirmek. Bir lûgatı diğer bilinen lûgata çevi-rerek anlatmak ?..

Meâl: (Geri dönmek ve rücû eylemek’den) Meydana gelen netice. Mefhum. Mânâsı. Kısaca mânâsı ?..

Sadâre: Doğmak. Rücû etmek, geri dönmek ?.. Sedr: Tembel olmak. İrsâl, gönderme. Gözü hareket ettirmek ?.. “Tavsib: Tembellik… Tavsîf: Vasıflarını söylemek. Bir şeyin iç yüzünü, ne ve nasıl olduğunu anlatmak. Vasıflandırmak. Bilgi, ilim.” (T.G. 5.181)

Fransızca, “rappliquer”: Yeniden uygulamak. Dön-mek, geri gelmek; çabucak gelivermek ?..

Fransızca, “rentrer”: Geri dönmek, dönmek. Yeniden açılmak, çalışmaya başlamak. Toplanmak, tahsil edilmek. Tutmak, içine atmak, belli etmemek. Sokmak. İçeri çekmek ?..

Almanca, “ger dasein”: Dönmüş olmak. Hazır (veya mevcud) olmak. Gelmiş olmak, bir yere varmış olmak. *. Hizmet etmek, bir işe yaramak; maksadına uymak; bir vazife ile mükellef olmak. Birine bakmak. Vuku bulmak, vukua gelmek, hâsıl olmak ?.. Ger dasein,n: Mevcudiyet, varolma, varlık, vücud. Hayat, yaşama. Huzur, müvacehe, vicah ?..

(“… Salih’in reddedilmesi !” (T.G. 2.175)…

İngilizce’de “salih”: Suitable. Good. Authorized ?.. “Author” kökünden “authorized”: Yetkili, selâhiyetli, mü-saadeli, izinli, müsaade eden, izin veren ?.. Mûcîz ?..

Salih: İşe yarar, elverişli, uygun, iyi. Haklı olan, dindar… Salih: Kara yılan.” (T.G. 3.533)

Salih: Kara yılan ?.. Kudar: Büyük yılan. Aşçı, tab-bâh. Deve boğazlayıcı, deve kasabı ?.. Küdûret: Bulanıklık. Koyuluk, kesiflik. Kaygı. Tasa. Kederlilik  ?..

“”Karayılan” mânâsına “Salih” ile “selh”in aslî harf-leri bir: Sin, lâm, hı… İkisi arasında sadece bir “elif” farkı var !..” (T.G. 6.149)

Selh: Her ayın son günü. Bir yerden birşeyi çıkarmak. Soyma, deri soyma ?.. De’dâ’: Her ayın son günü. Şaban ayının son günü ?.. Dîde ?.. Gözbebeği ?..

Salih: Salâh… Çeçen dilinde ismin sonundaki “h”nin “t” olmasına nazaran, salâh: Salât.” (T.G. 4.445)

“Uygurca’da “Salih”, “çok deneyen, çok sınayan” imiş…” (T.G. 2.461))

Boşnakça, “ukočiti”: Katılaştırmak, sertleştirmek ?.. Potkazivač: Muhbir ?.. Boşnakça ve Sırpça, “pogubiti”: İdam etmek, öldürmek ?.. Almanca, “schlangenadler,m”: Kartalı (Yılan) ?.. Tun: Kâfi olmak, kifayet etmek, yet(iş)mek. Yap-mak, etmek, eylemek. İcra etmek, yerine getirmek. Çalışmak; iş görmek. Fiiliyata geçmek; davranmak, hareket etmek. Koymak, götürmek, sokmak. İmiş gibi hareket etmek. * ?.. Danca, “forhandling”: Görüşme, müzakere. Satış ?.. Over-række: Takdim etmek (Sunmak,) ?.. Fince, “liitu”: Tebeşir ?.. Fransızca, “charmeur”: Büyücü. Büyüleyici, baştan çıkarıcı. Büyüleyici, çok hoş ?.. Colorier: Boyamak (Renkli yapmak, renk renk) ?.. Renard,m: Tilki. Tilki postu; tilki postundan yapılma kürk. Tilki, kurnaz. (Su borularında) Çatlak, delik. İşveren yanlısı işçi; greve katılmayan işçi; muhbir. Kusmuk, tavus kuyruğu ?.. Tombeau: Türbe. Sin, mezar. İç karartıcı yer. Yıkım, son, ölüm. (Büyük harfle) Önemli bir kişinin ölümü dolayısıyla yazılan şiir veya beste ?.. İngilizce, “catacomb”: Mezarlık (Yeraltında inşâ edilmiş koridorları ve odaları olan) ?.. Freeze one’s blood: Korkutmak (Kanını don-durmak, çok) ?.. Peace offering: Hediye (Barış ve uzlaşma gayesiyle verilen) ?.. Render: Tâbir etmek (Anlatmak,). Karşılık olarak vermek. İade etmek, geri vermek. Vermek. Teslim etmek. Göstermek (hesab). İcra etmek. Etmek, kıl-mak, –laştırmak, –landırmak. Tercüme etmek, çevirmek. *. Eritmek (yağ). İane, tediye, ödeme. Sıva ?.. İspanyolca, “ave-riguadora”: Araştıran, soruşturan ?.. Metida: Yumruk (atma) (M.). (Bazı şeyler için) Bol, çok. F. Koyma. Yerleştirme. Sokma. *. Boğada suyu. Etek baskıntısı. Çocuk bezi. Şiddetli azar, fırça ?.. İsveççe, “förhandling”: Görüşme, müzakere ?.. İtalyanca, “tenda”: Perde. Çadır, otağ, oba. * ?.. Latince, “emetica”: Kusturucu şey ?.. Rîmor: Araştırmak, yoklamak, muayene etmek, incelemek. Yırtarak açmak. *. Haberdar olmak, farkına varmak ?.. Macarca, “vízi út”: Su yolu ?.. Makedonca, “pobeditel”: Galib ?.. Norveççe, “nut”: Dağın zirvesi, dağın tepesi ?.. Overrekke: Arz etmek, takdim etmek ?.. Portekizce, “adormecer”: Uyuyakalmak ?.. Dente: Diş ?.. Sırpça, “bagatela”: Saçma şey. Önemsiz şey; zımbırtı ?.. Yiddiş dilinde, “hant”: El ?.. Ebcedleri, 456…

Latince, “hastîle”: Mızrak (Ok, kargı,). Bağ sırığı ?.. Aculetus: İğneleyici [Kelimeler]. Dikenli. *. Kaçamaklı ?.. Equitis: Süvari askeri veya atı (Atlı,). Süvari sınıfı. Roma’da ikinci büyük içtimâî sınıf. Atlı sınıfı üyesi ?.. Mentiô: İmâ, üstü kapalı söz, çıtlatma, zikretme ?.. Quîêtis: Uyku, düş, ölüm. Dinginlik, sükun, huzur, rahat, barış. Sessizlik, sükut, sükunet, asayiş. *. Yansızlık. Yatacak yer, in ?.. Stêliô: Kele-ri (Su) ?.. Tellum: Şimşek, yıldırım. Silâh. Kargı. Kılıç. Güneş ışınları. *. Küçük ok ?.. Almanca, “schlecht”: Eğri büğrü (Bayağı, adi, alçak,). Fena, kötü. Hain, şerir, şirret; kötü niyet sahibi. Kıymetsiz, nafile, değersiz. Mezmum. Mevsimsiz. *. Pabuçtan aşağı. (Para) Düşük ayarlı. (Zaman) Buhranlı. (Hava) Bozuk, çipil ?.. Sich versammeln: Toplan-mak, içtima etmek; bir araya gelmek ?.. Tönen: Boyamak (Hafifçe). Tınlamak, çınlamak; tanin endaz olmak; ses çıkar-mak. Nüanslamak. Büyük söylemek. * ?.. Boşnakça ve Sırp-ça, “kutnjak”: Dişi (Azı) ?.. Çekçe, Hırvatça ve Slovakça, “životopis”: Hayat hikâyesi. Hayat, yaşam ?.. Çince, “tzı sığ”: Mor ?.. Danca, “på bare fødder”: Yalınayak ?.. Endo-nezca, “monyet”: Maymun. Şakacı, komik ?.. Quotidien: Günlük, gündelik. M. Günlük gazete ?.. Témoin: Örnek nite-liğinde, örnek. Şahid. (Bayrak koşusunda) Bayrak. * ?.. Hol-landaca, “ochtendblad”: Gazetesi (Sabah) ?.. İngilizce, “juke joint”: Meyhane veya bar (İçki içilen ve dansedilen) ?.. Minute: Muhtıra, tezkere. Dakika. Ân, lâhza. Not. *. Ç. Zabıt, zabıtnâme. Küçücük, minnacık. Önemsiz. Etraflı, ayrıntılı, ince, dakik ?.. Mounted: Atlı. Binmiş. *. Takılı, ha-zır. Kakılmış, kakma ?.. Runner: Kaçak, kaçkın. Koşan kim-se, koşucu. *. Makinist. Kızak ayağı. Çığırtkan, kâhya, sim-sar. Ray. Yerde kökler salarak uzanan bitki veya bu bitkinin sapı. Yol halısı. Uzunca ve ensiz masa örtüsü ?.. İspanyolca, “minuta,f”: Rûznâme (Davalar listesi, gündem,). Müsvedde. (Bir bürodaki yazıların) Üçüncü kopyaları. Muhtıra, müzek-kere, tezkere. Çalışanların listesi, sicil, kayıt. *. Yemek listesi ?.. Montado: Binici (M.). Eyerlenmiş (at). Atışa hazır (silâh). * ?.. İtalyanca, “azzurrigno”: Mavi (Oldukça) ?.. Japonca, “tsuma”: Hanım, eş, eşim ?.. Lehçe, “haftka,f”: Kopça ?.. Szperacz,m: Araştırmacı ?.. Macarca, “kukac”: Kurt, solucan ?.. Norveççe, “barnebarn”: Torun ?.. Rosverdig: Övülmeye değer, şânlı, şöhretli ?.. Støkke: Korkutmak, ürkütmek, başlamak ?.. Rumca, “radiurgos”: Entrikacı (Düzenbaz,) ?.. Rusça, “roşa”: Koruluk, koru ?.. Sırpça, “mutljag”: Bulanık su ?.. Ebcedleri, 507…

Çekçe, “jestliže”: Eğer, ise, şayet ?.. Hırvatça, “čistač palube”: Paspasçı. Ancak sıradan işler yapan kişi ?.. İngi-lizce, “accustom”: Alıştırmak ?.. Romence, “lăcustă”: Çekir-ge ?.. Almanca, “ansatz,m”: Başlangıç, ilk adım. Ek parçası; ilâve. Ağızlık. (Tekn.) Çapak. Uzatma tahtası. (Mat.) Tertib. *. Çıkıntı, göbek. Sürgün, filiz. Tahmin. Dib. Hamle. Meyil, istidat ?.. Bildersprache,f: Mecazlı dil ?.. Seichbeutel,m: Geveze, boşboğaz ?.. Stanze,f: Zımba. (Edeb.) Stans denilen kıta şekli. * ?.. Vermerken: Kaydetmek, not etmek. Mülâhaza yazmak ?.. Çince, “tzuo mın”: Rüyâ görmek ?.. Danca, “checkhæfte”: Çek defteri ?.. Farsça, “perdepûş”: Güvenilir, sır saklayan. Gizleyen. * ?.. Fince, “sukeltaa”: Dalmak (Suya) ?.. Fransızca, “fatiguée”: Yorgun. Rahatsız, iyi çalış-mayan. Kafadan sakat, kaçık. Eskimiş, yıpranmış. (–de: –den bıkmış, usanmış) ?.. Pleurnicherie,f: Ağlama, sulugözlülük (İkide bir) ?.. Renservé: Baş aşağı, tersine dönmüş. Devril-miş. Dökülmüş, devrilmiş. Şaşkına dönmüş, çok şaşırmış. Yatık, sola yatık ?.. Hollandaca, “beschermheer”: Koruyucu bey ?.. Schrokkerd: Obur, pisboğaz, boğaz düşkünü (Açgöz-lü,) ?.. İngilizce, “equivocation”: Mânâlı kelimeyle aldatma (Kaçamak, çift) ?.. Outgoing: Gidiş, çıkış. Sempatik, dost tavırlı. Giden, çıkan. * ?.. Perniciousness: Öldürücü oluş. Tehlike, zarar. Kötülük. * ?.. Sporran: Para kesesi (İskoçya-lıların kullandığı kürk kaplı) ?.. Tableland: Plato, yayla ?.. İspanyolca, “alfarero,m”: Çömlekçi, çömlek yapan kimse ?.. Calendario de pared: Takvimi (Duvar) ?.. Múltipla,m,f: Mi-sil. Çok, bir çok. Değişik muhtelif. (Mat.) Kat. * ?.. İtalyan-ca, “etimologo”: Kökbilimci ?.. Sismogramma (il–): Deprem yazısı (kaydı), deprem göstergesi ?.. Spento: Öl(dürül)müş (–en), öl/ü (–gün). Sön(dürül)müş (–en), sönük. Kapatıl/mış (–an), kapanık. *. Dur(durul)muş (–an). Kesil/miş (–en), kesik. Din(diril)miş (–en), yatış(tırıl)mış (–an). Gide-ril/miş (–en). Ocağı sön/müş (–en), soyu tükenmiş (–en), kökü kazın/mış (–an). Güçsüz(leş/miş, –en), cılız. Sol/gun (–an) ?.. Japonca, “kookatsu”: Hile, dümen ?.. Macarca, “orvos”: Doktor, he-kim ?.. Makedonca, “gyubrarnik”: Faraş ?.. Rumca, “metava-si”: Gidiş. Geçiş ?.. Ebcedleri, 519…

Estçe, “kastuma”: Daldırmak. Batırmak ?.. İngilizce, “jesuitical”: Cizvit gibi. Entrikacı, düzenbaz ?.. İtalyanca, “costanza”: Süreklilik. Değişme/me (–yiş, –zlik). Sebat, sabır ?.. Slovakça, “kôstkovač”: Mibzer ?.. Almanca, “beistand, m”: Yardımcı. Yardım, müzaheret, muavenet. İmdat. Hima-ye. *. Kayyım, müşavir, danışman. Avukat ?.. Nichts: Hiçbir şey (değil) ?.. Fransızca, “impétueuse”: Coşkun, taşkın, az-gın. Şiddetli ?.. Opposant: Muhalif. (Anat.) Karşıt. İtiraz e-den; muhalefet eden, karşı koyan. * ?.. Plasticage,m: Suikasd (Bombayla suikasd yapma, bombalı) ?.. İngilizce, “botfly”: Sinek (Sürfesi omurgalılara asalak olan birkaç cins) ?.. Donation: Hediye, bağış, hibe (İane,). İane verme. * ?.. Emblematic: Temsil eden, temsil edici, sembolik ?.. Explica-te: Tefsir etmek (Yorumlamak,). Açıklamak, izâh etmek, anlatmak ?.. Foliate: Numaralamak ([Matb.] Sayfaları). Dö-vüp ince yaprak şekline sokmak, yaprak hâline getirmek. Sır sürmek. (Mim.) Yaprak şekilleriyle süslemek. Yapraklara ayrılmak, yaprak vermek. * ?.. Hardworking: Çalışkan (Çok) ?.. Headstone: Mezar taşı. Binada temel taşı, köşe taşı ?.. Scoop net: Ağ (Nehir dibini taramaya mahsus) ?.. İsveççe, “adressera”: Adres yazmak ?.. İtalyanca, “abilitazione”: Dip-loma (Çıkış belgesi,). Yetki belgesi. *. Yetkili kıl(ın)ma (–ış), …yetki(si) veril/me (–iş/i). Eski saygınlığını(n) kazan-(dır)ma (–ış) ?.. Faggeto: Ormanı, kayınlık (Kayın) ?.. Gemi-nato: Benzer, aynı biçimli (Eş,). İki katlan/mış (–an), çiftlen /miş (–en), katmerli, katmerlen/miş (–en). * ?.. Giumenta: Eşek, katır (Kancık). Kısrak. * ?.. Infingardaggine: Tembel-lik. Kaytarıcılık. * ?.. Lamento: Ağla/ma (–yış) (Üzül/me (–üş), yan/ma (–ış),). Yakın/ma (–ış), sızlan/ma (–ış). * ?.. Sgherro (lo-): Külhanbeyi (Silâhlı yardakçı,). Uydu. *. Aynasız, polis ?.. Latince, “ostendô”: Arz etmek. Göstermek, teşhir etmek. *. Açmak, ifşa etmek, açıklamak, açığa vurmak. Söylemek, açıklamak, bildirmek ?.. Lehçe, “wywiadow-ca,m”: Hafiye, casus. İstihbaratçı. * ?.. Macarca, “fátyol”: Peçe, yaşmak ?.. Norveççe, “reparasjon”: Tamir ?.. Romence, “laxativ”: Müshil ?.. Nevastă: Kadın (Evli). Karı, eş. * ?.. Rumca, “mithologia”: Efsane (Mitoloji,) ?.. Rusça, “novost’”: Haber ?.. Vmyestye: Beraber, birlikte ?.. Sırpça, “novost”: Haber. Yenilik. * ?.. Snevati: Rüyâ görmek (Düş görmek,) ?.. Ebcedleri, 528… “Güzariş: Rüyâ tâbir etme: 528.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 554)

Hırvatça, “kesičast”: Kabarcıklı ?.. Slovakça, “zveľ-kej časti”: Çoğunlukla, ekseriyetle ?.. Almanca, “abgefeimt”: Tilki gibi (Çok bilmiş; son derecede kurnaz;) ?.. Forscher,m: Araştırıcı, kâşif, alim, müdekkik ?.. Injektion,f: Zerk, ihtikan (İğne,) ?.. Umsichtig: Basiretli, düşünceli, dirayetli, muha-kemeli. Dikkatli, itinalı, ihtiyatlı. Tedbirli, uyanık ?.. Danca ve Hollandaca, “pasfoto”: Fotoğraf, pasaport resmi (Vesika-lık) ?.. Endonezca, “gurun pasir”: Çöl. Sahra ?.. Fince, “yhtä-läinen”: Benzer, aynı türden ?.. Fransızca, “inactif”: Tembel, uyuşuk (İşsiz, çalışmaz,). Etkisiz. * ?.. Pantenne: Tuzak (Sü-rü hâlinde uçan kuşları avlamak için amudi olarak kurulan) ?.. Plaisante: Soytarı, güldürücü ([M.]). Hoş, sevimli, tatlı. Eğlenceli, güldürücü. (Bir isimden önce geldiğinde) Tuhaf, acaib. * ?.. Roman populaire: Romanı (Halk) ?.. Hollandaca, “beeltenis”: Resim; tasvir; şekil; suret; portre ?.. İngilizce, “basement”: Bodrum katı, zemin katı. Herhangi bir yapının kaidesi ?.. Necromancer: Büyücü, sihirbaz ?.. Rose vinegar: Sirkesi (Gül) ?.. Shift: Hile. Değişme. Değişilen şey. Tedbir, son çare. *. Çuval elbise. Vardiya, nöbet. (Oto.) Şanzıman. Yer değiştir-mek. Değiştirmek, değişmek. Vites değiştirmek. Uydurmak, idare etmek ?.. Skylight: Penceresi, kaporta (Dam) ?.. Springboard: Başlangıç noktası. Tramplen. * ?.. Subaudition: İmâ yoluyla anlaşılan veya anlatılan şey. ifâde olunmayan şeyi anlama veya anlatma. * ?.. İspanyolca, “con-fitada”: Güvenilen, inanılan ?.. İtalyanca, “iguanodonte”: Kertenkele ([Eskiden] Dev) ?.. Penalista: Avukatı (Ceza). Ceza uzmanı, ceza davaları uzmanı. Ceza hukuku profesörü ?.. Japonca, “mahoo-t-sukai”: Büyücü ?.. Makedonca, “zasol-nat”: Gizli, saklı, siperlenmiş ?.. Romence, “căpăţînă”: Kel-le, baş. Kafatası ?.. Comandant: Kumandan, komutan ?.. Rumca, “prosfero”: Takdim etmek (Sunmak,) ?.. Prosfora: Arz, takdim. Hediye. Bağış, kurban. İndirimli satış ?.. Sırpça, “lažljivac”: Yalancı kimse; uydurukçu ?.. Ebcedleri, 555…

Farsça, “hest âmeden”: Var olmak, meydana gelmek. Yaratılmak ?.. Hırvatça, “gostovanje”: Ziyaret ?.. İngilizce, “disgust”: Nefret, istikrah, iğrenme, tiksinme. Bezginlik, bık-kınlık. İğrendirmek, nefret ettirmek, tiksindirmek. Bezdir-mek, bıktırmak. Kusturmak ?.. Almanca, “steilchen,n”: Çöp (Sapçık,) ?.. Boşnakça, “nakupiti se”: Toplanmak ?.. Svetko-vina: Bayram ?.. Boşnakça ve Sırpça, “lubenica”: Karpuz ?.. Danca, “kunstig”: Diş (Takma). Sunî, yapma. Sahte, taklit, yapmacıklı. *. Sentetik, sunî ?.. Tilsyn: Müfettiş. Kontrol, murakabe. * ?.. Fince, “isäntäväki”: Ev sahibleri ?.. Hollan-daca, “afgezant”: Haberci; haber götüren; posta sürücüsü; elçi. Temsilci. * ?.. Kelderverdieping: Bodrum katı ?.. Kern-spreuk: Önsöz, vecize, özlü söz ?.. Verwondering: Mucize. Şaşkınlık. * ?.. İngilizce, “forswear”: Reddetmek (Yeminle inkâr etmek, yeminle). Bırakmak için yemin etmek. *. Bırak-mak ?.. Wal germander: Meşesi, meşecik (Yer). “Teucrium chamaedrys” ?.. İspanyolca, “confitado”: Güvenilen, inanılan ?.. Semejante a: Benzer, benzeyen. Eş. Aynı. Böyle ?.. İsveç-çe, “nedstämd”: Kederli (Üzgün,) ?.. İtalyanca, “emerog-rafia”: Günlük incelemesi (Gazete,) ?.. Fragranza: Koku (Güzel) ?.. Galantuomo: Yiğit (Mert (onurlu, namuslu) kişi,) ?.. Piagnisteo: Ağlama (İçin için). Sızlan/ma (–ış), sızlanıp (ağlayıp) dur/ma (–uş). * ?.. Spunto (lo-): Baş(langıç). Bu-rukluk, kekrelik, ekşilik. *. Başlangıç düşüncesi, yön verici düşünce, ipucu ?.. Latince, “lûdificâtiô”: Hile, oyun, desise, dolap. Eğlenme, istihza, alay ?.. Makedonca, “fanteziya”: Hayâl, hülya ?.. Lubenitsa: Karpuz ?.. Portekizce, “dente de baixo”: Diş (Alt) ?.. Romence, “osteneală”: Yorgunluk. Ça-ba, gayret. * ?.. Rumca, “nikitis”: Muzaffer, yenen, kazanan ?.. Ebcedleri, 560… “Mehdî Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 59+691+477+322= 1559= 560.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 577)

Almanca, “weingeist,m”: İspirto; saf alkol ?.. İspan-yolca, “sugestiva”: İmâ kabilinden. Telkin edici. *. Mânâlı, insanın aklına bir şey getiren ?.. Japonca, “koosotsu”: Lise bitirme imtihanı ?.. Latince, “investîgô”: Araştırmak, incele-mek. İzinden gitmek. İzleyerek bulmak, öğrenmek. * ?.. Quassâtiô: Sallantı, sallayış ?.. Rusça, “çyestolyubivıy”: İk-balperest, gözü yüksekte olan ?.. Almanca, “nadelstich,m”: Kinaye (İğneleme,). İğnenin batması. İğne deliği. * ?.. Boş-nakça, “prefrigan”: Kurnaz, açıkgöz ?.. Bulgarca, “màen agènt”: Hafiye, sivil polis ?.. Çince, “ba lı sı ten”: Filistin ?.. Danca, “ægtefælle”: Hanım, karı (Eş, koca,) ?.. Fransızca, “favoriser”: Korumak, iltimas etmek. Tahrik etmek, kamçı-lamak. Kolaylaştırmak. Tutmak, yardımcı olmak, destekle-mek ?.. Ondulation,f: Kıvrıntı. Dalgalanma. Dalgalılık. * ?.. Reverdissage,m: Suya basma, suya bastırma ?.. İngilizce, “salt well”: Kuyusu (Tuzlu su) ?.. Swastika: Haç, Nazilerin sembolü olan işaret (Gamalı) ?.. Latince, “êminentiae”: “Ê-minentiâ”nın çoğulu ?.. Lentiscî: Sakız ağacı ?.. Plânitiês: Ova, düz alan (Yayvan satıh,) ?.. Romence, “desculţ”: Yalı-nayak ?.. Rumca, “epimelitis”: Rehber. Nezaretçi. *. Yöneten ?.. Ebcedleri, 564…

Endonezca, “dgn gesit”: Çevikçe ?.. İngilizce, “casti-lian”: İspanya’da en geçerli olan şive, standart İspanyolca. Kastilya’da oturan kimse. Kastilya halkı, şivesi veya kültü-rüne âit ?.. House guest: Gece yatısı misafiri ?.. İtalyanca, “vino guasto”: Bozuk (hileli) şarap ?.. Almanca, “aussätzig”: Miskin (Cüzzamlı,) ?.. Onomantie,f: Cifir ?.. Fince, “juuta-lainen”: Yahudi ?.. Fransızca, “déclination,f”: Red, reddetme. Gerileme, azalma, düşme, inme. Batma, çökme. * ?.. Méta-langage,m: Dil(Üst) ?.. Paysagiste: Ressamı, peyzajcı (Açık-hava). Bahçe mimarı, park ve bahçeleri düzenleme plânları yapan mimar ?.. Hollandaca, “wijnstok”: Asma kütüğü ?.. İngilizce, “quadragenarian”: Kırk yaşında (kimse), kırk ile elli yaşları arasında (kimse) ?.. Shifty: Hilekâr, aldatıcı ?.. Macarca, “célozni”: İmâ etmek ?.. Romence, “stafidă”: Ü-züm (Kuru) ?.. Ebcedleri, 565… Kaptan Kusto Müslüman: Kaf+elif+be+tı+elif+nun+kaf+vav+sin+tı+vav+mim+sin+lâm+mim+elif+nun… 100+1+2+9+1+50+100+6+60+9+6+40+ 60+30+40+1+50= 565… “Mehdî Erdiş: 59+506= 565.” (Lû-gat-ı Salihûn, sh 580)

Bulgarca, “mıjèstven”: Yiğit (Erkek, mert, cesur,) ?.. Danca, “fejekost”: Süpürge ?.. İngilizce, “customs”: Gele-nekler, adâb. Gümrük, gümrük resmi ?.. Litovca, “gūsiuo-tas”: Fırtınalı. Şişkin ?.. Almanca, “taschengeld,n”: Gündelik (Çocuklar için) ?.. Wasserarm,m: Kanal, cedvel. Küçük ır-mak ayağı ?.. Danca, “kampesten”: Kaya (Granit) ?.. Fran-sızca, “au meilleur marché”: Ucuz, daha ucuz (En) ?.. Cou-leur de muraille: Külrengi; boz ?.. Descendante: Torunlar (-in soyundan gelen kimse, çocuklar,). İnen, inici; aşağı doğru gelen, inen; azalan, düşen. * ?.. Esponton,m: Kargı (Kısa) ?.. Pugilistique: Boksa âit, boksla ilgili ?.. Fransızca ve İtalyan-ca, “passante”: Geçen (giden) (Gelip). Geç(ir)en. Aşan. *. Bağ, kuşak(lık) ?.. Hollandaca, “naamgenoot”: Adaş ?.. İn-gilizce, “goldsmith”: Kuyumcu ?.. Involution: Muğlak cümle, karışık ifâde. Kıvırma, sarma. Kıvrılmış şey. Karışıklık, dola-şıklık. *. Genişlemiş veya açılmış bir uzvun eski hâline dönmesi ?.. Manx cat: Kedi (Kuyruksuz bir çeşit) ?.. Nebu-losity: Bulanıklık (Bulutluluk,) ?.. Scholiast: Şerh yazan kimse (Eskiden haşiye veya) ?.. İsveççe, “guldsmith”: Ku-yumcu ?.. İtalyanca, “ingi-nocchiato”: Kıvrık, kıvrıl/mış (–an), bükük, bükül/müş (–en). Diz çök/müş (–en), dizüstü (duran). *. Yakaran, yalvaran, dizlerine kapan/mış(–an). Kapakklan/mış (–an), dizüstü düş/müş (–en) ?.. Paffuto: Şişman. Tombul. Semiz. (Etine) Dolgun. *. Tombalak ?.. Japonca, “chikashitsu”: Bodrum ?.. Latince, “cânentis”: Kül rengi. Beyaz. *. Ağarmış ?.. Expositiô: Yorum. Açıklama. Tanımlama. (Çocuk) Terketme ?.. Macarca, “áramlás”: Sel (Akış,) ?.. Romence, “seceriş”: Hasat. Harman ?.. Ebcedleri, 575…

Kusti: Zerdüştilerin taktığı kutsal kemer ?.. Estçe, “kestuskaup”: Dayanıklı tüketici ?.. İngilizce, “castellan”: Kale kumandanı veya muhafızı ?.. İtalyanca, “paesaggista”: Kır ressamı ?.. Latince, “hastîlis”: Mızrak (Ok, kargı,). Bağ sırığı ?.. Bulgarca, “nàdnitsa”: Yevmiye ?.. Danca, “forespør-ge”: Soruşturmak, sorup öğrenmek (Sormak,) ?.. Fince, “ni-mitys”: Ad, isim; atama, tayin ?.. Fransızca, “lancement,m”: Tanıtma, ortaya çıkarma, ileri sürme. Atma, fırlatma. Suya indirme. *. Başlatma, açma ?.. Scholiaste,m: Şarih (Eski eser-leri açıklayıcı,) ?.. Fransızca ve İngilizce, “machination,f”: Entrika, dolap, düzen ?.. Hollandaca, “opsnorren”: Araştır-mak (Kitaptan). Dolaşarak aramak. * ?.. Verschrikken: Kor-kutmak. Korkmak ?.. İngilizce, “exegetics”: Tefsir ilmi ?.. Indemnity: Kefil olma, garanti (Kefalet, teminat,). Tazminat, zararı karşılamak için ödenen para. Ceza veya sorumluluktan af. * ?.. Instance: Misâl (Örnek,). Kere, defa. Misâl getirmek. Örnek ile göstermek ?.. Lefthanded: Entrikacı (Sinsi,). Solak. Sağdan sola. Acemice, acemi. Salak. *. İkiyüzlü. Asil olma-yan bir kadınla evlenmiş bir prensin evliliğine âit ?.. Smell about: Araştırmak ?.. İtalyanca, “denunciante”: İhbar eden (ele veren,). Bildiren, duyuran. * ?.. Spontaneo: Kendiliğin-den (olan, gelen). İçinden gelen. Tabiî. İçgüdü … (s)i, içgü-düyle olan (yapılan) ?.. Japonca, “chokintsuuchoo”: Hesab cüzdanı ?.. Shinrui: Akraba, hısım, akrabalık ?.. Latince, “si-militûdô”: Teşbih, benzetme, temsil. Benzerlik, benzeşme, benzeyiş, müşabehet. Taklid. Analoji. Monotonluk. * ?.. Ma-carca, “körömreszelő”: Törpüsü (Tırnak) ?.. Rumca, “katas-kopos”: Casus, ajan ?.. Toksoidis: Yay biçimindeki, hilâl ?.. Rusça, “glavnokomanduyuşiy”: Kumandan(Baş) ?.. Sırpça, “medicina”: Tıb ?.. Nadnica: Gündelik, yevmiye ?.. Slovak-ça, “ospalosť”: Uyku. Uyuklama. *. Yavaşlık, hantallık ?.. Ebcedleri, 576…

Danca, “kvæstelse”: Yara, bere, zedelenme ?.. Farsça, “güsiste-dil”: Kalbi kırılmış ?.. Filipince, “kastelyano”: Ku-mandanı (Kale) ?.. İspanyolca, “majestoso”: Heybetli (Haş-metli,). Yüce, ulu. *. Azametli. Ciddi, vakur ?.. İtalyanca, “il gastone”: Kızılağaç çiçeği ?.. Almanca, “erklärenung,f”: Te-vil. İzâh, açıklama. Beyân(at), beyânnâme, deklarasyon, de-meç. ifâde. Takrir. İlân. Şerh, tefsir. * ?.. Sticknadel,f: İğnesi (Nakış) ?.. Zusammenpressen: Kilitlemek (Sıkıştırmak, taz-yik etmek, tıkıştırmak,) ?.. Fransızca, “personne de confi-ance”: Güvenilir kişi ?.. Escamoteuse: Hokkabaz. Usta hırsız. Arakçı, aşırıcı, hırsız ?.. Lilliputien: Cüce. Küçücük, min-nacık. * ?.. İngilizce, “doublecut file”: Eğe (Çapraz dişli) ?.. Illuminate: Resim ve harflerle süslemek, tezhip etmek (Kitap veya yazıyı renkli). Aydınlatmak, tenvir etmek. Kandillerle donatmak. *. Fikirlerini geliştirmek, zihnini açmak, uyan-dırmak. Anlatmak, izâh etmek ?.. Lilliputian: Cüceler adası-nın ahalisinden biri (Swift’in “Güliver’in Seyahatleri” adlı eserindeki). Çok küçük, ufacık ?.. Special agent: Ajan (Özel) ?.. İspanyolca, “ventanilla,f”: (Ventana’nın küçültülmüşü) Gi-şe. Otomobil vb. camı. Burun deliği ?.. İtalyanca, “cantafa-vola”: Masal ?.. Complemento: Yardımcı. Yedek. *. Mü-temmim ?.. Nominativo: Ada yazılı. (Gramm.) Yalın durum ?.. Soffocare il fuoco: Ateşi söndürmek ?.. Stagione (la-): Mevsim ?.. Stipendio (lo-): Maaş, aylık ?.. Tafone (il-): Mağara ?.. Topo campagnuolo: Sıçanı (Toprak, yer, tarla) ?.. Un parole oscuro: Kapalı bir dil (konuş/ma, –uş) ?.. Latince, “anîmadversor”: Müşahid ?.. Auctificus: Artıran ?.. Lehçe, “handlowiec,m”: Tüccar ?.. Norveççe, “aksjonær”: Hissedar, pay sahibi ?.. Rumca, “eksusiodoto”: İzin vermek. Yetkilen-dirmek. * ?.. Embistos: Güvenilir, emin, itimat edilir ?.. Eb-cedleri, 579… “Mehdî Derviş: 59+520 = 579.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 587)

Hırvatça, “kostoboljan”: Gut hastası ?.. İngilizce, “half-caste”: Babası Avrupalı annesi Hindli olan kimse. Me-lez ?.. Halife Kusto ?.. İspanyolca, “gesticulosa”: (Konuşur-ken) El kol hareketleri yapan. Yüzüyle şaklabanlık eden. Yüzünü ekşiten ?.. Ingustable: (Nahoş lezzetinden dolayı) Hoşa gitmez, lezzetsiz ?.. İtalyanca, “castimonia”: Temiz yaşam ?.. Almanca, “reliefbildhauer,m”: Nakkaş ?.. Sich umtun: Aramak; bir şeyi bulmaya çalışmak (Birşeyi). Malû-mat toplamak; soruşturmak ?.. Bulgarca ve Makedonca, “poslòvitsa”: Atasözü ?.. Boşnakça ve Sırpça, “poslovica”: Atasözü ?.. Endonezca, “petunjuk jalan”: Kılavuz ?.. Estçe, “delfiin”: Yunus balığı ?.. Filipince, “matsing”: Maymun. İpek maymun ?.. Fince, “konstaapeli”: Polis ?.. Fransızca, “la grande ourse”: Ayı(Büyük) ?.. Hollandaca, “toneelspel“: Ti-yatro ?.. İngilizce, “puff out”: Övmek (Abartarak). Şişinmek. *. (Saç.) Lülelerle süslemek. Şişinmek ?.. İtalyanca, “encic-lopedista”: Ansiklopedi yazarı, ansiklopedici ?.. Latince, “distennô”: Yaymak, genişletmek (Uzatmak, germek,). Şişir-mek, kabartmak ?.. Explânâtiô: Yorumlama (Açıklama,) ?.. Fastîgî: Doruk, üst, tepe. Çatı altındaki üç köşeli yan duvar, alınlık. Eğim, meyil. Yükseklik, derinlik. *. En yüksek derece, olgunluk doruğu, itibar. (Konuşma) Ana başlıklar ?.. Gentîlis: Akraba, adaş (Aynı soyun, aynı klanın, ailenin bir üyesi,). Ailevî, ırsî, soydan geçme. Millî. * ?.. Rumca, “mist-hos”: Maaş, ücret, aylık ?.. Ebcedleri, 581…

Almanca, “kastellan”: Şato kâhyası ?.. İngilizce, “cus-tomhouse”: Gümrük ?.. Bulgarca, “magàreşki”: Eşek ?.. Ska-kalèts: Çekirge ?.. Danca, “yde en bistand”: Yardım etmek ?.. Estçe, “unistus”: Rüyâ. Düş, hayâl. * ?.. Fransızca ve İngiliz-ce, “explication,f”: Tasvir (Ayrıntılı). Açıklama. Yorum. Sebeb. İzâhat. Münakaşa ?.. Fainéant: Tembel, miskin (Çalış-mayı sevmeyen,) ?.. Monument,m: Mezar yapısı. Abide. Eser; yapı. *. Türbe. Mezar taşı. Dev eser. Canlı örnek ?.. İngilizce, “foliation”: Numaralanması (Kitab sayfalarının). Yaprak şekline sokma. Yapraklanma, yeşillenme. Dövüp yaprak hâline getirme. (Bot.) Tomurcuk içinde yaprakların dizilişi. (Mim.) Yaprak şeklinde taştan süsler. (Jeol.) Yaprak gibi ince tabakalı teşekkül ?.. Immanent: Her yerde mevcut, hazır ve nazır. Dahilî, batınî ?.. İspanyolca, “informar de”: Soruşturma yapmak, tahkikat yapmak. Bilgi vermek, haber vermek. *. (Bildiklerini) Bildirmek, anlatmak. Tutanak dü-zenlemek. Şekil vermek. Davasını savunmak. (Savcı, avukat gibi kimseler) Mahkemede konuşmak ?.. Substancia,f: Ser-vet, mal, zenginlik. Madde, cisim. Öz, güç, kuvvet. Varlık. *. (Fels.) Cevher. Dayanak ?.. İtalyanca, “esecuzione capitale”: İdam (etme) ?.. Fallente: Aldatıcı, yalancı, yanıltıcı. Batan. Yanıl(t)an. * ?.. Scismatico: Dinden ayrılan. Bölünen. Hizib-çi. Hizibçi(lik) (dinden ayrılma) …(s)i ?.. Latince, “explicâ-tus”: Şerh, tefsir, yorum (Açıklama, ayrıntılarıyla bildirme,) ?.. Lehçe, “winnica,f”: Bağı (Üzüm) ?.. Sırpça, “sastanak”: Buluşma, randevu; kavuşma; toplanma ?.. Ebcedleri, 593… “Mehdî Muhammed Salih Mirzabeyoğlu: 1592= 593.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 595)

Estçe, “kustukumm”: Kauçuk ?.. Filipince, “gastu-san”: Para sağlamak ?.. Hollandaca, “gestommel”: Gümbür-tü. Şamata. Bağırma. Çağırma ?.. İtalyanca, “inescusato“: Bağışlanma/mış (–yan) ?.. Rumca, “kastanos”: Kumral ?.. Almanca, “fausten”: Yumruklamak ?.. Fransızca, “main cou-lante”: Tırabzan küpeştesi ?.. Mauvais sujet: Çapkın, yara-maz ?.. Mollement: Tembel tembel (Yavaş yavaş,). Gevşek-çe, gevşek bir şekilde, uyuşuk uyuşuk. * ?.. İngilizce, “flag captain”: Süvarisi (Amiral gemisi) ?.. İsveççe, “hyresvär-dinna”: Ev sahibesi ?.. İtalyanca, “machiavellista”: Düzenci, oyuncu, dalavereci, dolap çeviren ?.. Latince, “fugitîvus”: Kaçak kimse. Kaçak köle, okul veya görev kaçağı. *. Kaçak, mülteci, sığınmacı ?.. Negôtiâns: Tacir (İşadamı, toptancı,) ?.. Sôliferreî: Kargı (Demirden yapılma bir tür) ?.. Macarca, “lekvárosüveg”: Kavanoz ?.. Rumca, “skotomos”: Öldürme, katletme. (Yorgunluktan veya işin zorluğundan) Ölme ?.. Sırpça, “pesničati se”: Yumruklaşmak, yumruk yumruğa gel-mek ?.. Ebcedleri, 598…

Estçe, “kestendus”: Pul, balık pulu. Kepek, konak, ka-buk ?.. İtalyanca, “non c’è gusto”: Yapmaya değmez, anlamı yok, anlamsız bir şey (iş) ?.. Japonca, “kissaten”: Kahvehane ?.. Letonca, “kastanis”: Kestane. Atkestanesi ?.. Slovakça, “kostolník”: Kilise memuru. Kilise kâtibi. Kilise kayyumu. Kilise hademesi, zangoç ?.. Almanca, “geheimpolizist,m”: Hafiye, detektif; sivil polis ?.. Fransızca, “être”: Var olmak. Olmak; –imek. Fiili pasif yapmaya yarar. (Mişli veya dili geçmiş zaman) Gitmek. Bulunmak. Yaşamak, hayatta ol-mak….. ?.. Être,m: Yürek, derun (İç,). Varlık, yaratık, var olan şey; insan bilincinden bağımsız olarak var olan. Kişi, kimse. Adam, herif. * ?.. Fastes,m,pl: Takvimi, yıllık (Eski Romalılarda hâdiseler) ?.. Semnopithèque,m: Maymunu, lan-gur (Hind) ?.. İngilizce, “grappling iron”: Kanca, borda kan-cası ?.. Tear: Gözyaşı. Gözyaşına benzer şey. Damla. Ç. Keder ?.. Tear: Yırtmak. Yarmak. Koparmak. Çok hırpala-mak. Kopmak. Yırtılmak, yarılmak. Çılgın gibi koşmak. Yır-tık, yırtık şey. Cümbüş, çılgınca eğlence. Çılgınca hareket ?.. İtalyanca, “mensilita”: Aylık (Maaş, ücret, ödeme) ?.. Motos-cafo: Vapur (Motorlu (tekne), (küçük)) ?.. Piccione selvatico: Yaban güvercini ?.. Scatolino (lo-): Kutu (Küçük). Kılıf, mahfaza, kutu ?.. Latince, “exitiâlis”: Öldürücü (Tahrib edici, ölümcül,) ?.. Norveççe, “utsending”: Elçi, sefir ?.. Rumca, “ksanthos”: Sarışın ?.. Thlimenos: Kederli, mahzun, üzgün ?.. Ebcedleri, 602… “Mehdî Muhammed Salih Mirzabe-yoğlu: 59+92+129+322= 602.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 597)

Endonezca, “menjadi kusut”: Karmakarışık edilmiş olmak. Buruşturmak, kırıştırmak ?.. İngilizce, “disgustedly”: İğrenerek, tiksinerek ?.. Schistose: Kaya (Tabaka hâlinde ayrılabilen) ?.. İtalyanca, “costellazione”: Takımyıldız, burç. Ünlüler takımı ?.. Gesticolazione: El kol (baş) oynat/ma (–ış) ?.. Almanca, “pfeilschütze,m”: Okçu ?.. Präliminarien,pl: Mukaddemat ?.. Fransızca, “carte,f”: Resim kartı, posta kartı. Kart. Kartvizit. İskambil kâğıdı. (Lokanta) Yemek listesi. Harita. * ?.. Crête,f: Doruk. İbik. *. (Dam ve duvar için) Tepelik, sırt. Çıkıntı. İstihkâm sırtı. (Coğr.) Su bölümü çiz-gisi ?.. Patère,f: Çengeli (Duvara tutturulan elbise askısı, elbise). Eski Romalılarda kurban ayinlerinde kullanılan kutsal maden kab. * ?.. Réparer: Tamir etmek. Yeniden edin-mek, yerine koymak, yeniden toplamak. Gidermek, geçir-mek, izini bırakmamak, tam iyileştirmek. Düzeltmek. Telâfi etmek. Aldatıp bozduğu kızla evlenmek ?.. Hollandaca, “de-ken van advocaten”: Avukatların  başkanı; müdür; direktör ?.. Pentekening: Resim (Kara mürekkep veya çini ile çizi-lerek yapılan) ?.. Vuilnisbelt: Çöp yığını ?.. İngilizce, “car-te”: Plân ([Eskiden) Harita,). Yemek listesi, menü. Oyun kâ-ğıdı. *. Eskrimde bir hamle veya savunma durumu ?.. Dart: Kargı. Küçük ok. *. Ani ve hızlı hareket. Böceğin iğnesi. (Terzilik) Pens. Fırlatma. Atmak, fırlatmak, ok gibi atmak veya atılmak. Hızla birkaç adım koşmak, etrafına bakmadan koşmak ?.. Erect: Ayağa kalkmış (Dimdik, ayakta duran, dikili,). Kaldırmak, dikmek (sütun, direk), ikame etmek, inşâ etmek, yapmak. Yükseltmek, dikmek (bina). Tesis etmek, tertip etmek. (Tıb) Bir uzvun dikleşmesini sağlamak. (Ge-om.) (Amudî bir şeyi) Belirli bir temel üzerine çizmek ?.. Eyewitness: Şahidi (Görgü) ?.. Function: Merasim, müsame-re (Tören,). İş, görev, vazife, fonksiyon. Kuvvet, hassa. *. (Mat.) Fonksiyon. İşlemek, görevini yapmak ?.. İspanyolca, “barrera,f”: Barikat (Herhangi bir yolu kapayan engel,). Parmaklık, korkuluk, çit. Geçit parası alınan yol ?.. Barrera,f: Dolabı (Tabak çanak). Balçık yatağı. * ?.. Berrear: Ağlamak (Hüngür hüngür). Böğürmek. Bağırmak, yaygara koparmak. Domuz gibi ses çıkarmak. Çocuk gibi sevinç sesleri çıkar-mak. * ?.. Carta: Tezkere. Mektup. *. Emirnâme. Harita. İs-kambil kâğıdı. Ferman, berat. Yemek listesi, mönü ?.. Catre, m: Yatak (Hafif karyola, portatif) ?.. Cerrar: Kilitlemek, kilitlenmek. Kapatmak, kapanmak. *. Katlamak, katlanmak. Engellemek, durdurmak. Tıkamak. Körletmek. Örtmek, ka-rartmak, kararmak. Sıkmak. Bir işi bitirmek. Çökmek, bastır-mak (gece) ?.. Conferenciar: Görüşmek, sohbet etmek (Ko-nuşmak,). Konferans vermek ?.. Confidenta: Güvenilir, sadık. M. İki kişilik kanepe. Sırdaş. Hafiye ?.. Confidente: Güveni-lir, sadık. M. İki kişilik kanepe. Sırdaş. Hafiye ?.. Creta,f: Tebeşir ?.. İtalyanca, “ammammolato”: Uyukla/mış (–yan), ayakta (oturduğu yerde) uyu/muş (–yan), pinekle/miş (–yen), uyuyakal/mış (–an). Yarı kapa/lı (–nık). Donuk, cansız ?.. Confidente: Güven(il)en, inan(ıl)an. (Gizlice) Söyleyen. Sır-rını açan, açılan, (kendisine) sır açılan (söylenen). * ?.. Creta: Girit (adası) ?.. Creta: Tebeşir, kireç. Kil. * ?.. Il giornale diffuso: Günlük (Yaygın (En çok okunan) Gazete,) ?.. Patera: Çanak. Tas. *. Parç. Kap. Çanak, kan çanağı. Tabak. (duvar) askı(sı) ?.. Spossatezza: Yorgunluk, yorgun düş/me (–üş) (Büyük). Bitkinlik, güçsüzlük, güçsüz kal/ma (–ış), gücü tüken/me (–iş). Bit/me (–iş) ?.. Latince, “aniversârius”: Yıllık, her yıl vaki olan ?.. Crêta: Tebeşir ?.. Crêta: Girit ?.. Patera: Çanak, fincan tabağı, kâse ?.. Pugilâtiônis: Yumruk dövüşü ?.. Japonca, “kinpatsu no”: Sarışın ?.. Romence, “aparat”: Uçak. Âlet, cihaz. * ?.. Perete: Duvar ?.. Rusça, “avia-nòsyets”: Gemisi (Uçak) ?.. Ebcedleri, 605… “Mehdî Muhammed Salih Mirzabeyoğlu: 62+92+129+322= 605.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 601)

İtalyanca, “ingestione”: Yut(ul)ma (–uş), al(ın)ma (–ış), iç(il)me (–iş) ?.. Romence, “lingvistică”: Lisân ilmi ?.. Almanca ve Fransızca, “trope,f”: Mecaz, teşbih, kinaye ?.. Fransızca, “crétacé”: Tebeşirli, tebeşir cinsinden ?.. Isoséiste: Deprem(Eş). F. Eşdeprem eğrisi ?.. Rabot,m: Rende, maran-goz rendesi. Harç karacağı ?.. Rejet,m: Red ([Huk.]). Filiz, sürgün. Atma, fırlatma. Çukur kazarken bir yana atılan top-rak ?.. Fransızca, Hollandaca ve Romence, “truc”: Hile, ince-lik (Püf noktası;). Numara, oyun, hüner. *. Yol, çare, numara. Şey. Zımbırtı. (Sinemacılıkta) Hile, film hilesi ?.. İngilizce, “chart”: Plân, grafik. (Denizc.) Portolon, deniz haritası. *. Çi-zelge. Plân yapmak, plân çıkarmak. Harita yapmak ?.. Chert: Kaya (Bir çeşit kuvarslı) ?.. Flying boat: Uçağı (Deniz) ?.. Rebut: Reddetmek (Huk. Delillerle). Çürütmek ?.. İspan-yolca, “atarjea,f”: Su yolu, lâğım (Yol altından geçen mecra, kanal,). Tahta veya maden üzerinde yapılan ufak oluk ?.. Brote,m: Tomurcuk. Sürgün, filiz. Kalıntı, kırıntı. Ortaya çıkma, patlak verme ?.. Potra,f: Fıtık. İyi şans ?.. Potra,f: Tay veya dört yaşına kadar olan genç kısrak (Dişi) ?.. Traza,f: Plân, proje, şema.Taslak, kroki. *. Tahmin, keşif. İz, nişan. Entrika, fesat. Tavır, hareket. Görünüş, görünüm. Yüz, çehre, surat ?.. Vareta,f: İmâ, kinaye. (Vera’nın küçültülmüşü) İğneli lâf. * ?.. İsveççe, “bråte”: Çöp, artık ?.. İtalyanca, “cercata”: Araştırma, arama, arayış, araştırış ?.. Il fluente: Irmak ?.. Pistagnino: Kıvrımı (Cep) ?.. Sfaccendato: Tembel (Aylak, işsiz güçsüz, işi gücü yok, boş,) ?.. Latince, “beneficentia”: Lütuf, merhamet ?.. Coniectiônis: Tâbir (Yorum, tahmin,). Atma, fırlatma. * ?.. Traheae: “Trahea”nın çoğulu ?.. Macar-ca, “törpe”: Cüce ?.. Portekizce, “preto”: Siyah ?.. Romence, “cerceta”: Araştırmak, incelemek. Soruşturmak ?.. Clandes-tin: Saklı, gizli ?.. Ebcedleri, 609…

Almanca, “gemeingeist”: Beraberlik duygusu ?.. Fili-pince, “gusto sine”: Sinemaya giden kişi ?.. Japonca, “kosset-su”: Kemik kırılması ?.. Latince, “suggestum”: Plâtform, kür-sü, sahne. Sunî tepe, yığın. Tribün ?.. Norveççe, “slegge-kast”: Balyoz ?.. Rumca, “anikustos”: İşitilmemiş, duyulma-dık ?.. Almanca, “autor,m”: Yazan, müellif; eser sahibi; muharrir. İmza ?.. Rotz,m: Sümük. (Tıb) Ruam (veya sakağı) hastalığı; mankafalık ?.. Sinngedicht,n: İğneleme (Epigram,) ?.. Danca ve Norveççe, “tredje”: Üçüncü ?.. Endonezca, “petir”: Yıldırım. Gök gürlemesi. *. Şimşek ?.. Fince, “etsiskellä”: Araştırmak ?.. Fransızca, “bardot,m”: Katır. Yük hayvanı ?.. Faignante: Tembel ?.. Feignante: Tembel ?.. Héraut,m: Haberci, öncü, muştucu. [Eski çağlarda] Çavuş, münadi. * ?.. Pitre,m: Palyaço, soytarı ?.. Tueur: Öldüren, katil. Kesici, kasap ?.. İngilizce, “departed”: Vefat etmiş (Geçmiş, müteveffa,) ?.. İspanyolca, “arreador,m”: Kamçı, kırbaç. Sopayla vurup dallardan zeytinleri düşüren kimse ?.. Autor,m,f: Yaratıcı, yaratan. Yazar, müellif. Tiyatro idare-cisi. Bir suçu işleyen kimse veya suç ortağı, fail ?.. Barcote, m: “Barco”nun büyültülmüşü ?.. Corbeta,f: Gemi, korvet (Dört direkli) ?.. Retajo,m: Kesilmiş şey (Budanmış veya kırpılmış veya). Çepeçevre kesme. Budama, kırpma. Sünnet etme. * ?.. Simplista: Aktar (M. Botanik âlimi, ilâçlık otlar satıcısı,). Basitleştiren. Yalınlaştırıcı. *. Şifalı ot koleksiyonu yapan kimse ?.. Sugestión,f: İmâ, ihtar, fikir verme. Telkin. *. Öneri, teklif. Tavsiye ?.. Votar: Sövmek, küfür etmek. Bir adak adamak. *. (Por) Oy vermek ?.. İsveççe, “tjur”: Boğa ?.. İtalyanca, “fossato”: Çukur, hendek (Uzun). Dere(cik) ?.. Latince, “tiarae”: “Tiara”nın çoğulu ?.. Tueor: Korumak, kol-lamak, savunmak, desteklemek, muhafaza etmek. Görmek, seyretmek, gözönünde tutmak, düşünüp taşınmak, yokla-mak. * ?.. Lehçe, “tożsamość,f”: Kimlik, hüviyet ?.. Rumca, “pseftis”: Yalancı, yalan söyleyen, uydurukçu ?.. Ebcedleri, 613… Bint-ül ayn: Gözyaşı… Bint-ül ayn: Be+nun+te+elif +lâm+ayn+ye+nun… 2+50+400+1+30+70+10+50= 613…

Makedonca, “lingvistika”: Lisân ilmi (Lenguistik,) ?.. Almanca, “radierer,m”: Ressamı; hakkâk (Oyma) ?.. Fince, “airut”: Haberci, müjdeci ?.. Virta: Akarsu. Akım. * ?.. Fran-sızca, “arracheur”: Sökücü, yolucu, çıkarıcı. F. (Ziraatte) Kök sökme aracı, çıkarma makinesi ?.. Brocarder: İğnelemek (İnce ince alay etmek,) ?.. Détour,m: Kıvrım, kıvrıntı. Do-lambaç, bin dereden su getirme ?.. Passevolant,m: Tayfa def-terinde gösterilen kimse (Aynı amaçla). Mevcudu çok gös-terip tayınından yararlanmak için yoklamaya çıkarılan düzmece asker. *. Davetsiz misafir, beleşçi ?.. Poupart,m: Yengeç (Bir tür iri) ?.. Recrépir: Sıvamak (Yeniden). Düzgün sürmek, düzgün sürerek kırışıklıklarını gidermeye çalışmak. Çeki düzen vermek. Örtmek, gizlemek, saklamak ?.. Tordue: Eğri (Çarpık,). Kaçık, deli. Eciş bücüş adam ?.. İngilizce, “bearberry”: Üzümü (Ayı). “Arctosta-phylos uva-ursi” ?.. Birth: Başlangıç, kaynak. Doğum, doğma, doğuş, velâdet. Soy, neseb. *. Zuhur ?.. Boxing match: Boks maçı ?.. But-cher: Katil, cani. Kasap, celep. *. Trenlerde şeker ve sandviç satışı yapan adam, büfeci. Kasaplık hayvan kesmek. Zalimce öldürmek, boğazlamak. (Bir işi) Berbat etmek, rezil etmek ?.. Cripate: Kıvrımlı, bukleli, dalgalı ?.. Slothful: Tembel ?.. Song sparrow: Serçe (Ötücü bir cins). “Melospiza melodia” ?.. İspanyolca, “acerrojar”: Sürgülemek ?.. Reherir: Reddet-mek, karşı koymak ?.. Tajador: Kesen, doğrayan, dilimleyen. M. Kesen şey. Doğrama âleti. Doğrama tahtası ?.. Tejedor, m,f: Entrikacı. Dokuyan, dokumacı. *. M. Su üstünde yü-rüyen bir böcek ?.. Tijera,f,pl: Su kanalı (Küçük). Makas. Makarayı tutan iki vinç desteği. X biçiminde herhangi bir şey veya âlet. *. Arkadan çekiştiren veya iftiracı kimse. Nehirde yüzen keresteleri durdurmak için kullanılan kalaslar ?.. İsveç-çe, “betrodd”: Güvenilir ?.. İtalyanca, “apporto”: Yardım. Katkı. * ?.. Arcuato: Yay biçim/li (–inde), yay gibi bükük. Çarpık (çurpuk) ?.. Eufemistico: Kapalı , üstü kapalı ?.. Linguaggio velato: Kapalı dil, dolaylı yol ?.. Razzata: Gemisi (Zırhlı savaş) ?.. Latince, “collaudâtiônis”: Övgü, sitayiş ?.. Cryptae: Mağara (Yer altı geçidi, dehliz,) ?.. Exstillô: Damla-mak, damla damla akmak ?.. Ratiô: Plân, proje (İşlem, sis-tem, yol,). Hesablama, hesab. Liste, pusula, kütük. İş, masla-hat, meslek, görev, vazife. Gözönüne alma, önem, itibar, sayma. *. Akla vurma, muhakeme etme, düşünce. Neden, illet, dürtü. İlim, bilgi, felsefe ?.. Romence, “maliţios”: Do-kunaklı, yakıcı ?.. Proteja: Himaye etmek, korumak ?.. Rum-ca, “eorti”: Bayram, şenlik. İsim günü ?.. Horto: Hasır otu. Ot. *. (Yiyecek) Yeşillik, çimen ?.. Sırpça, “potpora”: Yar-dım (Destek,) ?.. Ebcedleri, 617… Remz: İşâret. İşâretle an-latmak. Güç anlaşılır. Gizli ve kapalı söyleme… Remz: Re+ mim+ze… Noktalı harf: Ze… 7… Tedkik: Dikkatle araştırma, araştırılma. İnceden inceye yoklama, inceleme… Tedkik: Te+dal+kaf+ye+kaf… Noktalı harfler: Te+kaf+ye+kaf… 400 +100+10+100= 610… Remz tedkik: 7+610= 617… “Elf Erdiş: 111+506= 617.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 613)

İngilizce, “coast down a hill”: Otomobil, motor veya kızağı çalıştırmadan yokuş aşağı inmek ?.. Rumca, “anikias-tos”: Kiralanmamış, boş ?.. Almanca, “symbolist (in,f)”: Sembolist ?.. Wasserfarbe,f: Boya(Sulu). Detramp ?.. Wort,n: Atasözü. Kelime, lûgat, lâf, lâkırdı. Tâbir, deyim, ıstılah, terim. *. Vecize; kelâm-ı kibar; ulusöz. Söz, vaad. Güfte ?.. Fransızca, “actrice”: Oyuncu (Tiyatro, sinema sanatçısı;). (Bir işde) Eli olan, parmağı olan ?.. Bruit,m: Haber, şayia (Söylenti,). Gürültü. *. Yankı. Patırtı, ayaklanma ?.. Crédit, m: Taksit. Kredi. Avans. Tahsisat. *. İtibar. Ödeme vadesi. Para hesabı, hesab; alacak ?.. Crochet,m: Çengel, küçük kan-ca (Küçük). Kopça. Maymuncuk. Tığ. Tığ işi örgü. Zülüf. (Noktalamada) Köşeli parantez. (Boksta) Bükük kolla indiri-len darbe, kroşe. Uzun ve sivri diş ?.. Laconiquement: Kısa ve özlü olarak, özlü sözlerle ?.. Raccorder: Tamir etmek, eski hâline getirmek ([Bozulmuş, boyaları dökülmüş bir resmi]). Birleştirmek, birbirine eklemek. (İki şeyi birbirine) Bağla-mak. *. –de uyuşum sağlamak, –in parçaları arasında bir uyum kurmak ?.. Redoute,f: Bayram; balo (Şenlik, düğün). [Eski] Tabya. Şenlik, oyun, dans alanı. * ?.. Reprocher: Red-detmek ([Huk.]) ?.. İngilizce, “author”: Yazar, müellif, mu-harrir. Yaratıcı, müsebbib. Yazarın eserleri. Yazmak, eser yazmak ?.. Eradiate: Yaymak, neşretmek (ışın) (Saçmak,) ?.. İspanyolca, “menoscuenta,f”: Taksit. İskonto. Borca saymak üzere ödenen para. * ?.. Partida: Koruma, himaye (Yandaşlık, tarafgirlik,). Eliaçık, herşeyini başkalarıyla paylaşan. M. Si-yasî parti. Taraf. Yol. *. Yarar, menfaat. Maç, karşılaşma. (Oyun oynayan) Ekip, takım. Anlaşma. Bölge, mıntıka, hava-li. Mahkeme veya kilise bölgesi ?.. Partida,f: Şerh, açıklama (Not,). Ayrılma, bırakıp gitme. Çıkış, ayrılma yeri. *. Kayıt. Kayıt belgesi, madde, kalem. (İsk.) Oyun, el. Oyun, maç. Oyunda ortaya konulan para. (Doğum vb.) Belgesi. (Ask.) Müfreze. Takım, güruh. (Tic.) Gönderilen mal, parti. Dav-ranış. Yer, mahal. Ölüm, öbür dünyaya göçme ?.. Tajadora: Kesen, doğrayan, dilimleyen. M. Kesen şey. Doğrama âleti. Doğrama tahtası ?.. İsveççe, “biträde”: Yardımcı. Tezgâhtar ?.. İtalyanca, “affiliato”: Kaydedilmiş, üye (olarak) alın/mış (–an) (gir/miş), –en, yazıl/mış, (–an). Bağ(ım)lı. Edinil/miş (–en) ?.. (“Biz seninle iki insanın birbirini anlaması ve dostluğunu en ileri dereceye götürmüşüz !.. Bütün haya-tım boyunca bir dost aradım !.. Sana zevk duyacağın bir şey söyleyeceğim: Belki de kaydedilmişlerdensin… Seni kaydetmişlerdir… Sözüme dikkat et !” T.G. 1.64)… Palaf-reniere (il–): At bak/ıcısı (–an), at uşağı. Atlı eğitici(si), ata binme öğreticisi ?.. Trucco: Hile, oyun, dalavere ?.. Norveç-çe, “oppstandelse”: Kıyamet, öldükten sonra tekrar dirilme ?.. Portekizce, “procurar”: Aramak ?.. Touro: Boğa ?.. Ro-mence, “dreaptă”: El (Sağ). Sağ (taraf) ?.. Rumca, “nista-leos”: Tembel, üşengeç (Uykucu,) ?.. Pateriça: Asa, değnek. Koltuk değneği ?.. Ebcedleri, 618…

Fransızca, “linguistique”: Lisân ilmi. Lisân ilmine âit, lisân ilmiyle ilgili ?.. İspanyolca, “castañuelas”: Çalpara ?.. İtalyanca, “indigestione”: Sindirimsizlik, sindirim güçlüğü (zorluğu), sindireme/me (–yiş), mide bozukluğu, midesi bo-zulma. Bıkkınlık, bık/ma (–ış) ?.. Letonca, “kastelāns”: Kumandanı (Kale) ?.. Almanca, “durchforschen”: Araştırmak (İyice tedkik etmek,). (Coğrafya) İstikşaf etmek ?.. Umsonst: Bedava, meccanî, meccanen, parasız. Haybeden, beleş. Boşu-na, nafile, beyhude, neticesiz; kuru kuruya ?.. Vorhut,f: Ön-cü, pişdar ?.. Bulgarca, “oçertàya”: Çizmek. Tarif ve tasvir etmek ?.. Danca, “egetræ”: Meşe ?.. Filipince, “ituro”: Kıla-vuz ?.. Fransızca, “abatjour,m”: Penceresi (Tepe). Işık kesen, ışık siperi, abajur. *. Güneş siperi; tente ?.. Archétype,m: Örnek, ana örnek (İlk) ?.. Brocardeur: İğneleyici; ince ince hep alay eden (Alaycı,) ?.. Couverte: Örtülü, kapalı. Kapalı, bulutlu. Üstü kapalı, çatılı. Kısık. Giyinmiş, giyinik. Şapkası başında. Yatacak, yiyecek yeri olan, aç değil açıkta değil ?.. Couverte,f: Sır, mine ?.. écouteur: Ahize. Gizli dinleyici, bir konuşmayı merak saikiyle gizlice dinleyen kimse ?.. Magné-tisme,m: Büyü, büyüleme, etki. Manyetizma, mıknatısiyet. (Fizik) Manyetizma mevzuu. Manyetizma, manyetizma ile uyutma. * ?.. Nomination,f: İsimlendirme; ismlendirilme ([Dilb.]). Tâyin, tâyin etme; tâyin edilme. *. (Bir yarışmada) Mansiyon ?.. Ragréer: Tamir etmek. (Bir binada) Son işleri yapmak. Sıvasını sürmek, sıvamak. * ?.. İngilizce, “arche-type”: Örnek, orijinal model veya numune (Asıl numune, ilk) ?.. Cerotic: Balmumu ile ilgili ?.. Subbasement: Bodrum (Alt) ?.. İspanyolca, “partido”: Koruma, himaye (Yandaşlık,). Eliaçık, herşeyini başkalarıyla paylaşan. M. Siyasî parti. Taraf. Yol. *. Yarar, menfaat. Maç, karşılaşma. (Oyun oyna-yan) Ekip, takım. Anlaşma. Bölge, mıntıka, havali. Mahkeme veya kilise bölgesi ?.. İtalyanca, “azzurrare”: Maviye boya-mak ?.. Collegialmente: Birlikte, topluca ?.. Criceto: Sıçan (Hamster, cırlak) ?.. Fulminato: Öl(dürül)müş (–en) (Ânın-da). (Yıldırım / elektrik) çarp/mış (–an) (düş/müş, –en). *. Aforoz edil/miş (–en) ?.. Guida di montagna: Kılavuzu (Dağ) ?.. Recapito: Adres, gideceği yer. Teslim, ver(il)me (–iş). Yolla(n)ma (–yış, –ış), gönder(il)me (–iş) ?.. Japonca, “ryoo-te”: El (Her iki) ?.. Latince, “indâgâtiônis”: Araştırma (Ara-ma,) ?.. Pictûrae: “Pictûra”nın çoğulu ?.. Verûtî: Mızrak (Kargı,) ?.. Litovca, “atskilėlis”: Din değiştiren kimse ?.. Macarca, “kréta”: Tebeşir ?.. Ebcedleri, 623… Çihil-sâl… Noktalı harf: 3… Tahkîkî: Tahkikat ile ilgili… Tahkîkî: Te+ha+kaf+ye+kaf+ye… Noktalı harfler: Te+kaf+ye+kaf+ ye… 400+100+10+100+10= 620… Çihil-sâl tahkîkî: 3+620= 623… 2 Derviş Gusto… “2621: 2 Derviş Gusto.” (H.T. sh 37)

Fransızca, “schisteux”: Kayalardan oluşmuş (Yaprak-kayalı; yaprak) ?.. Adducteur,m: Su yolu (M. Kaynaktan depoya). Yaklaştırıcı; yaklaştırıcı kas. * ?.. Adjuteur,m: Yardımcı ?.. Aviateur: Uçağa âit, uçakla ilgili, havacılıkla ilgili. Tayyareci ?.. Cartouche,f: İzin kâğıdı (Erlere verilen). Kimi yazıların etrafına yapılan süs. *. Fişek. Birkaç paketi içine alan kutu ?.. Pointilleux: İğneleyici; iğnelemeyi, lâf do-kundurmayı seven. Titiz. * ?.. Recourbure,f: Kıvrım (Kıvrık-lık; kıvrık,) ?.. Vautour: Akbaba. Pis, açgözlü adam ?.. Al-manca, “antonomasie,f”: İsimleme ([Usûl-ü inşâ] (Dolaylı)) ?.. Bulgarca, “hìtır”: Kurnaz ?.. Hollandaca, “rechercheur”: Polisi, sorgu polisi (Cinayet) ?.. İngilizce, İspanyolca ve İtal-yanca, “antonomasia”: Lâkab veya ünvanla teşhir edilmesi (Bir kimsenin bir). Bir özel ismin benzer vasıftaki diğer şahıslar için umumî olarak kullanılması ?.. İngilizce, “dead tired”: Yorgun (Bitkin,) ?.. Exposition: Şerh, yorumlama, tef-sir (İfâde, izâh, açıklama,). Teşhir, sergileme. Sergi ?.. Repudiate: Reddetmek, tanımamak. Ödememek, kabul et-memek ?.. İspanyolca, “abatidero,m”: Su yolu, kanal, mecra ?.. Concisamente: Vecizli olarak (Özlü bir şekilde,) ?.. Prác-tico: Kılavuz (M. [Den.]). Uygulamayla ilgili. Yapılması mümkün, işe gelir, kullanışlı, elverişli, pratik. Tecrübeli. *. Dümenci ?.. İtalyanca, “ingegnere idraulico”: Su işleri mühendisi ?.. Latince, “cantâminis”: Büyü, sihir, efsun ?.. Perceptiô: Devşirme (Alış, alma, toplama veya bir araya ge-tirme,). Kavrayış, anlama, idrak, düşünce, fikir ?.. Victor: Fatih, galib gelen, kazanan kimse. Galib, muzaffer ?.. Lehçe, “chytry”: Kurnaz, açıkgöz, uyanık ?.. Romence, “criptă”: Mahzen ?.. Rumca, “arhetipo”: Örnek, asıl ?.. Sırpça, “rida-ti”: Ağlamak (Hıçkırmak, hüngür hüngür) ?.. Ebcedleri, 625 …

Almanca, “feinkost”: Zarafet, nefaset, nezaket, ince-lik. Lezzetli yemek ?.. İspanyolca, “disgustosa”: Tatsız, lez-zetsiz. Hoş olmayan, nahoş ?.. Letonca, “gūsteknis”: Esir ?.. Almanca, “bewaffnet”: Silâhlı, silâhlanmış, müsellah ?.. Kraut,n: Tütün. Ot. Nebat, bitki. Lâhana. *. Deva ?.. Danca, “vicevært”: Kapıcı, apartman sorumlusu ?.. Fransızca, “cour-taude”: Kısa ve tıknaz, topuz gibi. Kuyruğu ve kulakları ke-sik. * ?.. Goret,m: Süpürgesi ([Gemilerde] Karina). Domuz yavrusu. Pis çocuk; pis ve kirli kimse ?.. Objecteur,m: Muha-lefet eden, itiraz eden, karşı koyan ?.. Qualification,f: İsim, ünvan (Vasıf;). Vasfını belirtme; isimlendirme. * ?.. Ragot: Kısa boylu ve şişman, topluca (kişi) (Tıknaz, dolgun,). M. İki üç yaşlarında erkek yaban domuzu ?.. Ragot,m: Dedikodu ?.. Hollandaca, “purperrood”: Morumsu, morkırmızı ?.. İngi-lizce, “gather”: Dev-şirmek. Toplamak, bir araya getirmek. *. Seçmek, biriktirmek. Yığmak. Kazanmak. Anlamak, so-nuç çıkarmak. Büzmek, kırma yapmak. Toplanmak, bir araya gel-mek. Artmak, çoğalmak. (Matb.) Sayfaları sıraya koymak, harman yapmak. (Tıb) (Cerahat) Toplanmak ?.. Pack rat: Fa-re (Bir cins büyük) ?.. Stage design: Sahne dekorasyonu ?.. İspanyolca, “consonante,m”: Benzer (Uygun, uyumlu,). Kafi-ye, kafiyeli kelime. *. (Müz.) Ahenkli ses. Sessiz harf, ünsüz ?.. Grato: Bedava. Hoş. Sevimli. * ?.. Trópico: Mecazî, kina-ye kabilinden. M. (Astrol.) Tropika ?.. Turbieza,f: Bulanıklık. Düzensizlik. Anlaşılmazlık ?.. İsveççe, “gråta”: Ağlamak ?.. İtalyanca, “dissimulato”: Saklan/mış (–an), gizlen/miş (–en), saklı (gizli) tutul/muş (–an), saklı, gizli. Gösterilme/miş (–yen, –dik), açığa (dışa) vurulma/mış (–yan, –dık), belli edil-me/miş (–yen, –dik) ?.. Singhiozzante: Ağlayan (Hıçkırarak). Hıçkıran. * ?.. Japonca, “tayori”: Haber, bildiri, duyuru ?.. Tayori: Güven ?.. Latince, “adiûtor”: Yardımcı. (Ask.) Yar-dımcı, muavin. (Siyaset) Muavin. (Tiyatroda) Yardımcı o-yuncu ?.. Excurasôris: Casus ([Ask.] Avcı,). Keşfe çıkan asker. * ?.. Fastîgium: Doruk, üst, tepe. Çatı altındaki üç köşeli yan duvar, alınlık. Eğim, meyil. Yükseklik, derinlik. *. En yüksek derece, olgunluk doruğu, itibar. (Konuşma) Ana başlıklar ?.. Mentiônis: İmâ, üstü kapalı söz, çıtlatma, zikret-me ?.. Norveççe, “gråte”: Ağlamak ?.. Romence, “domnişoa-ră”: Genç kız, küçük hanım ?.. Rumca, “peripetia”: Serüven, macera, sergüzeşt ?.. Rusça, “çertyuj”: Resim (Çizim,) ?.. Ebcedleri, 627…

Filipince, “hindi kawastuan”: Hatâ, kusur. Tam doğru olmama. Yanlışlık, hatâlı olma. * ?.. İngilizce, “castoff”: Eskiyip bir yana atılmış. Kullanılmayan veya istenilmeyen şey veya kimse. (Matb.) Basılacak bir kitabın büyüklük hesabı ?.. Linguistical: Dile âit. Lisân ilmine âit ?.. Carpet-bag: Heybe ?.. Stiff: Sahte kâğıt para. Katı, sert, pek. Pekiş-miş. Eğrilmez, bükülmez. Dik. Koyu, özlü. Sıkı. Tutulmuş. Gergin. Zorlanmış. Akıcı olmayan. Resmî. İnatçı. Alkolü çok. Sarp, çetin. (Den.) Rüzgâra dayanıklı, sağlam. Zor, ağır. Değişmeyen. Dinç, kuvvetli. Yüksek, pahalı. Ceset. Baş belâ-sı. Herif. Suç ortağı. Kurban. * ?.. Almanca, “gerecht”: Âdil, adaletli. Doğru, dürüst, müstakim. Haklı. Meşru. Uygun, mü-nasip, muvafık. Hezarfen, çokbilir. Vicdanlı ?.. Offerieren: Arz (takdim, teklif, ikram) etmek; sunmak. (Huk.) İcâb et-mek ?.. Wüstendämon,m: Gülyabanî ?.. Boşnakça, “podrža-ti”: Yardım etmek ?.. Danca, “hentydning”: İmâ ?.. Tryg: Güvenilir, sağlam. Emin, güvenli. * ?.. Tungsindig: Kederli (Melankolik, hüzünlü,) ?.. Fransızca, “lilliputienne”: Cüce. Küçücük, minnacık. * ?.. Hollandaca, “omgangstaal”: Dil, yaşayan dil, günlük konuşma dili (Gündelik) ?.. Paardrijder: Atlı, süvari, binici. At canbazı. Kirpi (mânisi) ?.. Symboli-satie: Sembolleme, simgelerle gösterme, simgeleştirme ?.. İs-panyolca, “recorrido,m”: Araştırma (İnceleme,). Koşma, se-ğirtme. *. Gözden geçirme. Elden geçirme. Ayarlama ?.. İtal-yanca, “cicerbita”: Marul (Bir çeşit) ?.. Una donna tonda: Kadın (Tombalak bir) ?.. Latince, “reductiô”: Tamir etme ve düzeltme, ihya ?.. Romence, “tîrg”: Pazar. Fuar, panayır. Alışveriş ?.. Rumca, “diefthinsi”: Adres. Yönetim, idare. *. Yön ?.. Rusça, “isslyedovatyel’”: Araştırıcı, kâşif ?.. Sırpça, “trik”: Hile, oyun ?.. Ubirati: Toplamak, kaldırmak (ürün, ekin) ?.. Ebcedleri, 630… Müsteslim: (Mehdî). Müslüman olan. Teslim olan, boyun eğen… Müsteslim: Mim+sin+te+ sin+lâm+mim… 40+60+ 400+60+30+40= 630…

İngilizce, “offcast”: Atılmış ?.. Cast off: Kurtulmak. Çıkarıp atmak. Alarga ! Üzerinden atmak. Reddetmek. İğne-den çıkarmak. Başından savmak. Atmak. (Denizc.) Alarga etmek. (Matbaacılık) Bir yazının uzunluğunu tahmin etmek ?.. Sırpça, “nepoželjan gost”: Misafir (İstenmeyen) ?.. Al-manca, “artig”: Benzer, müşabih, gibi, –vari ?.. Artig: Uslu; uslu akıllı; terbiyeli. Sevimli, hoş. Nazik, nezaketli, cemile-kâr ?.. Beiwort,n: Lâkab, vasıf,  sıfat. (Gr.) Sıfat. * ?.. Erfor-schung,f: Araştır(ıl)ma, tedkik. İstikşaf ?.. Danca, “rygte”: Dedikodu, söylenti. Ün, şöhret, saygınlık ?.. Hollandaca, “afslachten”: Öldürmek; katletmek. Kesmek. *. Acımasızca sorguya çekmek ?.. Dokter: Doktor, hekim, tabib ?.. Griet: Kadın, kız (Genç kız, dişi,). Kadın ismi. * ?.. Griet: Çul-lukkuşu. Kalkan balığı ?.. İngilizce, “apotropaic”: Koruyucu (Kötülüğe karşı) ?.. Disconsolate: Kederli (Teselli kabul et-mez, çok). Acıklı ?.. Explanation: Tefsir (Yorum,). Açık-lama, izâh, izâhat. Anlam, mânâ. Tanımlama, tarif. *. Uzlaş-ma ?.. Krait: Yılanı (Zehirli bir Asya) ?.. İspanyolca, “gara-bato,m”: Çengel, kanca. (Otları temizlemekte kullanılan) Çapa. Çiziktirme, karalama. Bir tür saban. Alımlılık, hoşluk. Ucu kıvrık sopa. Eğri büğrü yazı, kargacık burgacık yazı. El hareketleri ?.. Pelafustán: Tembel, avare ?.. İsveççe, “krita”: Tebeşir ?.. İsveççe ve Norveççe, “rykte”: Dedikodu, söylenti. Ün, şân, şöhret ?.. İtalyanca, “scoppiare in lacrime”: Ağlama-ya başlamak (Gözlerinden yaş boşanmak, hüngür hüngür) ?.. Japonca, “hidarite”: El (Sol). Solcu ?.. Latince, “cytherêia”: Venüs ?.. Lûctisonus: Kederli, üzgün, mahzun ?.. Rêiectiô: Reddetme, reddedilme. (Kanun) Reddetme, itiraz etme ?.. Suâveolentis: Kokulu (Güzel) ?.. Romence, “pictură”: Resim ?.. Rumca, “diatiro”: Korumak, saklamak (Muhafaza etmek,) ?.. Fengitis: Penceresi (Dam). Üst pencere. Vasistas ?.. Sırp-ça, “iznemoglost”: Yorgunluk (Bitkinlik,) ?.. Prutiċ: Değnek, şıvgın (İnce) ?.. Ebcedleri, 631…

İngilizce, “casting box”: Döküm kalıbı ?.. Beaux ges-tes: (Fransızca’dan) Bir kimseyi memnun etmek için yapılan hareketler veya söylenen sözler ?.. İspanyolca, “disgustoso”: Tatsız, lezzetsiz. Hoş olmayan, nahoş ?.. İtalyanca, “disgus-toso”: İğrenç, iğrendir/ici(–en), tiksindir /ici (–en), tiksinti veren. Mide bulandır/ıcı (–an, –acak), bulantı veren. Ağzın tadını kaçır/ıcı (–an). Soğut/ucu (–an). Bıktır/ıcı (–an), bıkkınlık ver/ici (–en). Kır/ıcı (–an) ?.. Almanca, “alter,n”: Yaş. Yaşlılık, ihtiyarlık. Kıdem. Eskilik, çoktanlık ?.. Wasse-ransammlung,f: Su birikintisi ?.. Filipince, “paunang salita”: Önsöz. Başlangıç. Giriş ?.. Fince, “iyhytkasvuinen”: Cüce ?.. Fransızca, “aviatrice”: Uçağa âit, uçakla ilgili, havacılıkla ilgili. Tayyareci ?.. Hollandaca, “kordaat”: Yiğit, cesur, cesa-retli, yürekli, yüreği pek, dürüst, mert ?.. İngilizce, “birth day”: Doğum günü ?.. Circuit: Devretmek, dolaşmak. Tur-neye çıkmak. Daire. Ring seferi, bir yerden kalkıp gene aynı noktaya dönme. Turne. Gezici hâkim veya papazın yaptığı mutat seyahatler. Gezici hâkim veya papazlar. (Elekt.) Devre ?.. Hypodermic syringe: Şırıngası (Deri altı) ?.. Jacktar: Gemici ?.. İspanyolca, “letra,f”: Harf. Yazı. Basım harfi, dökme harf. Kısa şiir. Şarkı sözü, güfte. Simge, rumuz. Kurnazlık. Pl. İçtimâî ilimler ?.. Pelafustána”: Tembel, avare ?.. İtalyanca, “cartoccio”: Kıvrım (biçimli süs). Külâh. Fişek. *. Kuru(muş) mısır yaprağı. Barut kesesi. Kâğıt zıvana ?.. Pacchiatore: Obur, pisboğaz, boğazına düşkün. Sömüren, silip süpüren. Doymak bilme/yen (–z) ?.. Querceta: Ormanı (Meşelik, meşe) ?.. Tappezzeria: Halısı (Kaplama kâğıdı). Kaplama (sanatı). Kaplamacı (dükkânı) ?.. Vino spumante: Şarap (Köpüklü) ?.. Latince, “cytherêiae”: “Cytherêia”nın çoğulu ?.. Macarca, “fegyverkezés”: Silâhlanma ?.. Make-donca, “potkrepa”: Yardım (Destek, desteklik, dayanak,) ?.. Norveççe, “tilsammen”: Beraber, birlikte ?.. Rumca, “tagari”: Heybe, dağarcık ?.. Sırpça, “prozvati”: Ad takmak, lâkab ver-mek. Yoklama yapmak ?.. Ebcedleri, 632… Salih Erdiş: Sad+elif+lâm+he+elif+re+dal+elif(ye)+şın… 90+1+30+5+1+ 200+4+1+300= 632…

Fransızca, “goûteur”: Tadıcı, çeşnici başı. İkindi kah-valtısını yapan (kişi) ?.. İtalyanca, “ha gusto fine”: İnce beğe-nili ?.. Latince, “suggestûs”: Sahne (Plâtform,) ?.. Almanca, “fliederfarbig”: Leylâk(î); eflâtun renkli; eflâtunî ?.. Rauch-tabak,m: Tütün ?.. Reitzeug,n: Eyer takımı; binicilik levazımı ?.. Fransızca, “a tous les échos”: Her yerde, dört bir yana (Her yana,). Her yanda, dört bir yanda ?.. Perlot,m: Tütün. Manş kıyılarında avlanan küçük midye. * ?.. Truble: Ağı (Kepçe denilen balık) ?.. Hollandaca, “gericht”: Kıyamet günü, mahkeme ?.. Gericht: Yönelik, yöne çevrilmiş, dönük, –e dönük, bir hedefe (amaca) yönelik ?.. Overzicht: Manzara, panorama, toplu bakış, (kısa) içerik ?.. İngilizce, “blather”: Saçma lâf. Saçma sapan konuşmak. * ?.. Halbert: Teber (Eskiden kullanılan baltalı kargı,) ?.. Thicker: Ağaçlık (Sık çalılık veya) ?.. İspanyolca, “portal,m”: Giriş, kapı, büyük giriş kapısı. Sundurma. Şehir kapısı ?.. İtalyanca, “satanas-so”: Maymunu (Şeytan). Şeytan. Zorba. Öfkeli, kızgın. Şey-tan (cin) gibi. * ?.. Latince, “âleâtor”: Kumarbaz. Zar oyun-cusu. * ?.. Torqueô: İşkence etmek. Döndürmek, çevirmek, bükmek, eğmek, burkmak. (Silâh) Hızla gitmek, hızla atmak, fırlatmak, savurmak. *. (Akıl) Azab çektirmek ?.. Makedonca ve Sırpça, “zlatar”: Kuyumcu, sarraf ?.. Rusça, “bogatır”: Yi-ğit (Destan kahramanı,) ?.. Ebcedleri, 639… “Mehd(î) Şerif: 639.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 624)

Slovakça, “čestné uznanie”: Mansiyon ?.. Almanca, “abreißkalender,m”: Takvim (Yapraklı) ?.. Skizzenhaft: Tas-lak hâlinde (Kaba) ?.. Danca, “slægtning”: Akraba, hısım ?.. Visdomstand: Diş (Akıl dişi, yirmi yaş dişi, yirmilik) ?.. Fransızca, “bateleur”: Hokkabaz, soytarı; meydan oyuncusu (Cambaz,) ?.. Bleuâtre: Mavimtırak, mavimsi ?.. Crotale,m: Yılan (Çıngıraklı). (Eskiden) Çalpara. * ?.. Récolte,f: Devşir-me, mahsul kaldırma. Mahsul. Derleme, toplama ?.. Hollan-daca, “luchtkussen”: Yastık (Havalı) ?.. İngilizce, “mart”: Pazar yeri. Çarşı, pazar ?.. Term: İsim vermek, adlandırmak, demek. İlim ve sanat mefhumlarından birini anlatan kelime, terim. Söz. Ç. (Huk.) Mukavele şartları. Şart. Ç. İki şahıs veya iki şey arasındaki ilişkiler. (Mat.) Eksi veya artı işa-retleri ile birleşmiş bir ifâdenin kısımlarından biri. Bir kesrin pay veya paydası, terim. (Geom.) Had, terim. Bir önermede mevzu ile yüklemden her biri, terim. Müddet, süre, vade. Mahkemenin açık olduğu süre. Öğretim yılının ayrıldığı sö-mestr. İki dönemden her biri. Dönem. (Tıb.) Doğum zamanı ?.. Tiler: Kapıcı (Mason locasında). Kiremitçi. * ?.. İspan-yolca, “baluarte,m”: Koruma (Savunma,). Tabya, kalenin çıkıntılı kısmı. Siper, istihkam. Kale duvarı, sur. Dam vb kenarında alçak duvar, korkuluk duvarı. * ?.. Lectura,f: Harfi (Matbaa). Okuma. Okunan şey. Okuma parçası. (Üniversi-tede) Ders. Bir metnin yorumu. Felsefe, teoloji veya ahlâk dersi verme. Okumuşluk. * ?.. İtalyanca, “albereto”: Ağaçlık (Ağaçlı alan, ağaçlan/mış (–an) yer,). (Ak) Kavak tarlası, (ak)kavaklık ?.. Picchiatore: Boksör (Saldırgan). Döv/en (–ücü), dayak atan, pataklayan. *. Dalıcı bombardıman uçağı ?.. Piegatura: Kıvrım. Büklüm (yeri). *. Kır(ıl)ma (–ış) ?.. Sminchionato: Tilki, kurnaz, toyluğu gitmiş (Anasının gözü (olmuş) hinoğlu hin,) ?.. Japonca, “genshirin”: Cengel, balta girmemiş orman ?.. Latince, “quercêti”: Ormanı (Meşe) ?.. Norveççe, “slektning”: Akraba ?.. Ebcedleri, 641…

Almanca, “schöngeistik”: Edebiyata âit. Estetik ?.. İn-gilizce, “cast a spell on”: Büyülemek, kuvvetle etkilemek ?.. Sırpça, “slonova kost”: Fil dişi ?.. Almanca, “eberteil,m,n”: Beden. Birşeyin üst kısmı. * ?.. Offiziant,m: Hademe ?.. Sen-tenziös: Veciz ?.. Wasserrinne,f: Su mecrası ?.. Almanca ve Romence, “purgativ”: Müshil. N. Müshil ilâcı ?.. Danca ve Norveççe, “overalt”: Her yerde ?.. Fransızca, “batelier”: Ge-mici (Kayıkçı,) ?.. Empâter: Boya vurarak kabartmak ([Yağ-lıboya resimde] Üst). Tombullaştırmak, şişman göstermek. Çiriş gibi yapmak, yapış yapış yapmak. Macun sürmek. Semirtmek, besiye çekmek. * ?.. Platière,f: Çay (Toprak yolu aşıp geçen küçük dere,). Dağ eteğinde küçük düzlük, tarla ?.. Trouble: Ağı (Kepçe denilen balık) ?.. Hollandaca, “muur-schildering”: Resim, tablo (Duvara asılmak için yapılan) ?.. İngilizce, “confidential”: Gizli (Mahrem,). Güvenilir ?.. Dog tired: Yorgun, bitkin (Çok) ?.. Recital: Hikâye. Ezberden o-kuma. ifâde, anlatış, beyân. *. Resital ?.. Tempera: Boya(Su-lu) ?.. İspanyolca, “platería”: Kuyumcu dükkânı (Gümüşçü veya). Gümüşçülerin veya kuyumcuların bulunduğu sokak veya çarşı. Gümüşçülük, kuyumculuk ?.. Tildar: Noktalamak. (Yazılı bir şeyi) Silmek, karalamak. Harflerin gereken işaretlerini koymak. *. (de) (Birini) Lekelemek ?.. İtalyanca, “graziato”: Bağış-lan/an (–mış) ?.. Laureato: Doktor, üniver-siteyi bitir/miş (–en), üniversite çıkışlı (mezunu). Taç giy-(miş) (–en) ?.. Quarzite: Kayası (Kuvarsit, kuvars) ?.. Sugo-samente: Özlüce, kısaca, kısa ve öz olarak ?.. Tempera: Boya (Tutkal). (Çeliğe) Su verme, (çeliği) tavlama. (Çelikte) Sert-lik. (Kalemi) Açma, sivriltme. *. Perde ?.. Latince, “lacertî”: Kertenkele. Bir deniz balığı ?.. Prôlâtô: Yaymak (Uzatmak,). Ertelemek, tehir etmek ?.. Lehçe, “dowód tożsamości”: Kimlik kartı, nüfus cüzdanı ?.. Sırpça, “razvijati”: Yaymak (Açmak;). Geliştirmek, ilerletmek ?.. Ebcedleri, 645…

İspanyolca, “hotelero”: Otelle ilgili. Otelci ?.. Colec-tor,m: Su yolu, mecra, kanal, kolektör. Toplayan. Vergi tah-sildarı. Koleksiyoncu. *. Toz bezi. Komütatör, cereyan değiş-tirme âleti ?.. Danca, “slangekrøller”: Kıvrımı, lüle (Saç) ?.. Fransızca, “affluente”: Akarsuya dökülen su, kol (Başka bir) ?.. Aromate,m: Kokulu, ıtırlı bitki maddesi; aroma (Hoş) ?.. Détrempe,f: Boya (Tutkallı). Çeliğin suyunu alma. *. Tutkal-boya (resmi) ?.. Métacarpe,m: Tarağı([Anatomi] El) ?.. Mé-téore,m: Meteor; seyyareler arasında dolaşan taş parçala-rından her birisi. Ünü birdenbire parlayıp sönüveren kimse ?.. Hollandaca, “begunstiging”: Koruma; kayırma; destekleme (İltimas etme; arka çıkma; arkalama;) ?.. Lichter: Gemi (Di-ğer gemilere yol gösteren). Işık veren madde, kendiliğinden ışık saçan (fosfor). Kaldıraç, hafifletici ?.. Treekhaak: Çen-geli (Çeki) ?.. İngilizce, “aerolite”: Göktaşı ?.. Pictograph: Resimyazı (Harf yerine resim kullanılan yazı,) ?.. Relative: Akraba, hısım. Nisbî, izafî, bağıntılı. Bağlı, ilişkin, dair. Baş-kasına nisbetle vaki olan, mensub. (Gram.) Nisbî. * ?.. İtal-yanca, “antesignano”: Kılavuz (Öncü,). Sancak taşıyıcı, san-cağı götüren. * ?.. Meteora: Kayan yıldız. Göktaşı. *. (Gökte) Hava olayı. Kuyruklu yıldız (gibi gelip geçici) ?.. Latince, “anîmadversôris”: Müşahid ?.. Sırpça, “malaksalost”: Bitkin-lik, yorgunluk, dermansızlık ?.. Ebcedleri, 649… Derviş Salih: Dal+re+vav+ye+şın+sad+elif+lâm+ha… 4+200+6+10 +300+ 90+1+30+8= 649… “Mehdî Şerif: 649.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 629)

İtalyanca, “castello feudale”: Derebey konağı (şatosu) ?.. Simbolicamente: Simge yoluyla, remzî olarak, işaretlerle. Alâmet (belirti, örnek) olarak ?.. Sonnolente: Uyuklayan. Uy-kulu. Uyuşuk, tembel, mızmız. * ?.. Tribolo: Olta ((Üçgen) Demir çivi,). Böğürtlen. Kokulu yonca. Sıkıntı, üzüntü. Acı. Güçlük ?.. Danca, “anpart”: Pay ?.. Fremmedsprog: Dil (Ya-bancı) ?.. Gavekort: Hediye çeki ?.. Varmetæppe: Battaniye (Elektirikli) ?.. Fince, “suunnitelma”: Plân (Tasarı,) ?.. Fran-sızca, “blutoir,m”: Elek ?.. Hiératique: Heybetli. Ayin şek-linde olan. *. Donmuş gibi, hiç kıpırdamayan ?.. Insinu-ation,f: İmâ, imâlı söz. Nüfûz etme. * ?.. Parent: Akraba (Hı-sım;). M,Pl. Ebeveyn, ana-baba. M,Pl. Atalar. Benzer, yakın,  akraba ?.. Torchecul: Yazı, kitap, gazete (Değersiz). Tuvalet kâğıdı. * ?.. Trépan: Delgi (Cerrahlıkta, kemikleri delmek için kullanılan). (Sert kayaları delmek için kullanılan) Delgi, taşçı matkabı ?.. Hollandaca, “meteoor”: Kayan yıldız. Me-teor (Atmosferde içinde oluşan sıcaklık değişmeleri, yel, yıl-dırım, yağmur, dolu gibi olaylara verilen umumî isim). * ?.. Primaat: Maymun ve maymunsular (Primatlar,). Bir eyaletin başpiskoposu, evveliyet, ilklik. * ?.. İngilizce, “highwater”: Taşkın. Azamî kabarma ?.. Insinuation: İmâ, üstü kapalı söz. Teveccüh kazanmaya yönelik söz veya hareket ?.. Parent: Koruyucu kimse, hami olan kimse. Anne veya baba. Ata, ced. Sebeb olan şey, kaynak, memba. *. Ç. Ana baba, ebe-veyn ?.. Pikestaff: Baston (Ucu demirli). Tahta kargı sapı. * ?.. Thumper: Vurucu ?.. İspanyolca, “aerolito,m”: Meteor, gök cismi ?.. Tijeruela,f: Asma filizi (Tijera’nın küçültül-müşü) ?.. Latince, “celebrâtiô”: Bayram. Kalabalık, toplantı, içtima. Şenlik. * ?.. Nuncupâtiônis: İsim verme, bildirme (Çağırma,). Söyleme, telâffuz etme ?.. Pigritiae: “Pigritia”nın çoğulu ?.. Portekizce, “relativo”: Akbaba ?.. Tagarela: Geve-ze ?.. Romence, “ghicitor”: Falcı ?.. Permite: İzin vermek, müsaade etmek ?.. Ebcedleri, 654… “Mehdî Şerif(e): 654.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 632)

Almanca, “feldgeistliche”: Alay imamı veya papazı ?.. Gegenständlich: Tasvirî, temsilî. Afakî, objektif, şey’î. Maddî, müşahhas. * ?.. Herausreißen: Köklemek, sökmek (Çekip koparmak;). Yakasını kurtarmak ?.. Trance,f: Uyku benzeri hâl (Şuur bulanıklığı; dalgınlık;) ?.. Fransızca, “pa-rente”: Akraba (Hısım;). M,Pl. Ebeveyn, anababa. M, Pl. A-talar. Benzer, yakın,  akraba ?.. Parenté,f: Akrabalar (Hısım-lar, yakınlar,). Hısımlık, yakınlık; akrabalık. *. Benzerlik, yakınlık ?.. İngilizce, “adumbrate”: İmâ etmek. Gölgelemek ?.. Earthquake: Zelzele (Deprem, yer sarsıntısı,) ?.. Meta-phor: Mecaz ?.. Taproom: Meyhane, bar ?.. İspanyolca, “mo-tejar”: Lâkap takmak ?.. Trenca,f: Asmanın kökü ?.. İtalyan-ca, “aggravato”: Otur/muş (–an), bin-/miş (–en). Ağırlaş (tırıl)mış (–an), kötüye gitmiş (giden). Art(ırıl)mış (–an). * ?.. Arruffone (la-): Dalavereci, dolandırıcı, oyuncu, dolapçı. Karıştır/ıcı (–an). Düzensiz. * ?.. Corresponsione: Maaş (Ücret,). Öde(n)me (–yiş, –iş) ?.. Molleggiamento: Yay düzeni, yaylar, makas(lar). Yaylan/ma (–ış). Esne/me (–yiş). Salın/ma (–ış). * ?.. Pantera: Ağ. Pars. *. Tuzak. Polis arabası ?.. Parente: Akraba (Yakın, hısım,). Benzer, eş. Ata ?.. Tam-buro: Davul, trampet (Küçük). Trampetçi, (küçük) davulcu. Kasnak. Top. Trampetbalığı. İhbar kutusu. Döner kapı ?.. Tenebra: Gölge. Karanlık. Şeytan. (Koyu) Sis. Gece. * ?.. Macarca, “naptár”: Takvim ?.. Romence, “colorit”: Renk ?.. Ebcedleri, 655… “Mehdî Sabire (sıfat) Mirzabeyoğlu: 59+293+1302= 1654= 655.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 632)

Boşnakça, “prigušiti”: Boğmak ?.. Hollandaca, “sug-gestief”: Fikrî, fikir uyandırıcı, düşünce tedâi eden ?.. İtal-yanca, “gesto impulsivo”: Beklenmedik (içgüdüye âit) dav-ranış ?.. C’è del guasto in casa: Evde anlaşmazlık var ?.. Sırpça, “prigušiti”: Boğuklaştırmak (sesi). Kısmak, azalt-mak; susturmak ?.. Almanca, “oberlicht,n”: Penceresi (Tavan veya tepe). Tavan ışığı. * ?.. Unrat, m: Süprüntü, döküntü, kı-rıntı, çöp. Pislik, kazurat ?.. Danca, “myretue”: Karınca yu-vası ?.. Fransızca, “empourprer”: Boyamak, kızıllaştırmak (Kırmızıya) ?.. Orant: Resim (Dua etme vaziyetinde heykel,) ?.. Photographie,f: Resim, fotoğraf ?.. Semblablement: Ben-zer biçimde, aynı biçimde ?.. Vanter: Övmek ?.. Hollandaca, “mijter”: Başlığı, takkesi (Piskopos) ?.. Waterloop: Akarsu, ırmak, çay ?.. İngilizce, “pretence”: Hile, bahane, hileli söz ?.. Tavern: Meyhane (Taverna,). Han ?.. İspanyolca, “atena-cear”: İşkence etmek, ıstırap vermek. Cımbızla etlerini yol-mak. * ?.. Lagarto,m: Kertenkele. Pazu. Kurnaz, düzenci kimse. Yol kesen hırsız. Tanınmamak için kıyafet değiştiren hırsız ?.. İtalyanca, “letargo”: Uykusu (Kış). Derin uyku. Uyuşukluk, pısırıklık, tembellik, uyku ?.. Macarca, “szor-galmas”: Çalışkan (Hamarat,) ?.. Latince, “trâgula”: Mızrak (Bir tür kargı veya) ?.. Lehçe, “trwożyć”: Korkutmak, endi-şeye düşürmek ?.. Trzęsienie ziemi: Deprem ?.. Portekizce, “lagarto”: Kertenkele ?.. Rumca, “elatirio”: Yay (Zemberek,) ?.. Sırpça, “razliti”: Yaymak (Dökmek,) ?.. Ebcedleri, 658…

Fransızca, “chanson de geste”: Destanı (Yiğitlik) ?.. Adhérent: Kabul edilmiş, katılmış, girmiş kişi, üye, mensub (Bir partiye, bir teşkilâta vs). Yapışık. * ?.. (“Sana zevk duyacağın bir şey söyleyeceğim: Belki de kaydedilmişler-densin… Seni kaydetmişlerdir…” (T.G. 1.64)… Denture,f: Dişleri ([Hayvan veya insanın] Bütün). (Tekerleğin) Bütün dişleri, dişlileri ?.. Précédent: Örnek, geçmiş benzer, evve-liyat (Geçmiş). Önceki; daha önceki, bundan önceki. * ?.. Almanca, “abenteuer,n”: Macera, sergüzeşt, serüven ?.. Bul-garca, “porıçìtel”: Kefil ?.. Fince, “tarina”: Hikâye ?.. Hollan-daca, “artikel”: Yazı; makale. (Huk.) Fıkra; madde. Ürün; madde; mal. Harf-i tarif ?.. İngilizce, “fetch a compass”: Devir yapmak, dolaşmak ([Den.] Bir) ?.. Inert: Tembel. Süreduran, hareketsiz. Ağır. *. (Kim.) Tesirsiz ?.. Market: Pazar, çarşı. Piyasa. Mal satmak veya satışa çıkarmak. Çarşı-da alışveriş etmek ?.. Of generous dimension: Şişman, geniş yapılı (İri,) ?.. Overweight: Şişman. Tartıda fazla gelen mik-tar, fazla ağırlık. Şişmanlık. *. Fazla yüklemek ?.. Pictorial: Resimlere âit. Resimli. Resim gibi, resim şeklinde ifâde edil-miş. Grafik hâlinde. Resimli dergi ?.. Precedent: Örnek (Em-sal, numune,). Evvelce vaki olmuş ve tekrar vuku bulması hak veya âdet olan şey. Teamül, yapılageliş ?.. İspanyolca, “aromática”: Kokulu, ıtırlı (Hoş) ?.. Cometaria: Kuyruklu yıldızlarla ilgili ?.. Tallar: Koru (M. İlk defa kesilecek). Yontulabilir. (Ağaç veya orman) Kesilmeye elverişli. * ?.. Tallar: Vergilendirmek. (Taş, tahta) Yontmak. Oymak, hak-ketmek, kazmak, kabartma işi yapmak. İşlemek. Biçim ver-mek. Kesmek. Değerlendirmek. Boyunu ölçmek. Konuşma veya tartışmaya katılmak ?.. Tirana,f: Asma (Üçten fazla tomurcuğu olan). Eski bir İspanyol şarkısı. Süslü etek kenarı. * ?.. Tralla,f: Kamçı. İp. Kayış. * ?.. Truhán,m,f: Maskara (Soytarı,). Serseri. Çapkın. Dolandırıcı. Rezil. Kurnaz, hinoğ-luhin. * ?.. İtalyanca, “vertice (il–)”: Doruk, tepe, uç ?.. La-tince, “vitrum”: Çivitotu, mavi boya elde edilen bitki. Cam. * ?.. Romence, “prezenta”: Takdim etmek (Sunmak,). Kendini tanıtmak ?.. Rumca, “triena”: Mızrak veya zıpkın (Üç çatallı) ?.. Sırpça, “aludirati”: İmâ etmek, dolaylı anlatmak ?.. Pozo-rišni komad: Tiyatro oyunu ?.. Ebcedleri, 662…

İngilizce, “precast”: Ön atış ?.. İspanyolca, “gestar”: (Anne yavrusunu) Karnında taşımak ?.. Almanca, Fransızca ve İngilizce, “ration,f”: Pay, hisse. Vesika ile verilen miktar; nafaka; erzak istihkakı. (Ask.) Tayın, erzak; (hayvan için) Yem tayını ?.. Almanca, “streu,f”: Hasır; ot minder. Hayvan yataklığı; yataklık ot. * ?.. Boşnakça, “preplakati”: Ağlamak ?.. Boşnakça ve Sırpça, “sutra”: Yarın ?.. Fransızca, “den-taire”: Dişe âit, dişle ilgili. Dişçilikle ilgili ?.. Déserte: Issız ?.. Emportepièce,m: Zımba. Sözünü sakınmayan kimse ?.. Entraide,f: Yardım, yardımlaşma (Karşılıklı) ?.. Suret: Ekşi (Mayhoş, ekşimsi, azıcık) ?.. Fransızca ve İngilizce, “sceptre, m”: Asa, kral asası. Kral hakimiyeti, saltanat. Hakimiyet ver-mek ?.. Hollandaca, “heenrit”: Gidiş, gitme ?.. Plaatwerk: Plâklar (Büyük plâk, derlenmiş). Bol resimli kitap. Sacdan yapılmış âletler, karoser, kasa ?.. Hollandaca ve İngilizce, “scepter”: Asası (Bir hükümdarın) ?.. İngilizce, “lethargy”: Uyuşukluk (Atalet,). (Tıb) Letarji ?.. Sutra: Vecize, vecizeler. (Sanskrit.) ?.. İspanyolca, “aromático”: Kokulu, ıtırlı (Hoş) ?.. Carro mayor: Ayı ([Astr.] Büyük) ?.. Cometario: Kuy-ruklu yıldızlarla ilgili ?.. Tirona,f: Ağı (Balık) ?.. İtalyanca, “acheronte”: Cehennem. Cehennem ırmağı. * ?.. Archeggi-ato: Yay biçim/li (–inde). Kemerler, sıra kemerler ?.. Catena-ria: Yay, sark/ıklık (–ma). Eğri, zincir eğrisi ?.. Rosta: Pen-cere (Yarımay (yelpaze biçimli)). (Kapı üstündeki) (Yarı-may/ yelpaze biçimli) Demir-parmaklık. *. Yelpaze sineklik. Yağmur (suyu) çukuru ?.. Latince, “cerastae”: Yılan (Boy-nuzlu) ?.. Imitor: Resmetmek (Suretini çıkarmak,). Taklid etmek, benzer harekette bulunmak ?.. Lêthargî: Uyuşukluk (Uykulu olma,) ?.. Mîrâtiô: Mucize (Harika,) ?.. Pancratî: Boks karşılaşmaları….. “Pancratium”un çoğulu ?.. Letonca, “tuksnesis”: Çöl. Boş, ıssız yer. Kır ?.. Ebcedleri, 667…

Danca, “hustru”: Hanım (Eş, karı,) ?.. İngilizce, “broadcast”: Radyo ile yayınlamak, neşretmek. Haber ilet-mek. Saçmak. (Dedikodu vb) Etrafa yaymak. Saçma suretiyle tohum ekmek. Radyo yayını. Neşriyat. Neşredilmiş. Neşri-yata âit. Saçılmış. Geniş bir alana yayilmak üzere ?.. İtalyan-ca, “castoreo”: Kunduzdan çıkarılan bir madde ?.. Sugges-tionabile: Etkilenebil/ir (–en, –ecek) ?.. Storia: Tarih, geçmiş ?.. Norveççe, “hustru”: Kadını (Ev) ?.. Arnavutça, “prezan-toj”: Takdim etmek ?.. Danca, “tagrende”: Oluğu (Çatı) ?.. Trivelig: Şişman, göbekli, karınlı ?.. Fransızca, “convertie”: Dinini değiştirmiş, dönme. İnanış veya parti değiştiren kimse ?.. Fusiniste: Ressamı (Kömürkalem) ?.. Nonchalamment: Uyuşuk uyuşuk, gevşek gevşek, uyuşukça, gevşekçe ?.. Praticien: Doktor (Mütehassıs olmayan). Sanat veya meslek bilgisini iş hâlinde kullanan kimse; tatbikatçı. Bir heykelin kabasını alan işçi, taslakçı. * ?.. Préventive: Koruyucu, önle-yici ?.. Prévoyante: İleriyi gören, ilerisini kestiren. İhtiyatlı, tedbirli ?.. İngilizce, “horned toad”: Kertenkele (Üstü boynuz gibi kemikli bir çeşit) ?.. implicitness: İmâ, dokundurma, dolayısıyla anlatma ?.. Thunderhead: Bulut yığını (Fırtınaya alâmet olan) ?.. İngilizce ve İspanyolca, “mortal”: Öldürücü, amansız. Ölümlü, geçici, fani. İnsanî, beşerî. *. Ölümcül. Çok büyük. Uzun ve sıkıcı. Muhtemel. İnsan, insanoğlu, be-şer, ölümlü yaratık ?.. İspanyolca, “desierta”: Terkedilmiş, bırakılmış. Boş, ıssız. Vahşi, el değmemiş ?.. Desierta,m: Çöl, sahra. Issız yer, tenha yer. Issızlık, tenhalık ?.. İtalyanca, “arco teso”: Yay (Geril/i (–miş, –en)) ?.. Artiglio: Pençe. Tırnak ?.. Impiccatura: As(ıl)ma (–ış) ?.. Ritaglio: Kesik. Parça. Kırpıntı. Döküntü, talaş. Artık ?.. Soprannominare: Ad takmak ?.. Storia: Tarih, geçmiş ?.. Latince, “convortô”: Döndürmek, geri döndürmek, çevirmek. Tümüyle çevirmek. Tümüyle değiştirmek, tahvil etmek. Tercüme etmek. Bir yöne çevirmek, bir hedefe yöneltmek. Dönmek, geri dönmek. Başkalaşmak, dönüşmek ?.. Ostrî: Erguvanî renk, mor renk. Mor elbise veya örtü ?.. Pancratiî: Boks karşılaşmaları….. “Pancratium”un çoğulu ?.. Pererêbrêsco: Her tarafta geçerli olmak (Şuraya buraya veya her tarafa yayılmış olmak, çok sık olmak, umumî veya) ?.. Probâtus: Güvenilir, güvene lâ-yık, kusursuz, mükemmel. Kabul olunabilir, makbul ?.. Quer-cêtum: Ormanı (Meşe) ?.. Ûtris: Kese, deri, şişe (Torba,) ?.. Romence, “litoral”: Sahil ?.. Soartă: Kader. Talih. * ?.. Rum-ca, “trohos”: Matkabı (Dişçi). Tekerlek, teker. Çark. *. Pa-rende ?.. Yatros: Doktor ?.. Sırpça, “liċna imenica”: Ad (Özel) ?.. Prečica: Kestirme yol ?.. Ebcedleri, 677… “Mehdî Sabire (sıfat) Mirzabeyoğlu: 62+293+322= 677.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 643)

Fransızca, “hastaire,m”: Mızraklı asker ?.. Dépister: Aramak (Taramak, tarayıp saptamak,). (Avın) İzini sürmek, izinden bulmak. İzini sürerek yakalamak. *. İz şaşırtmak, ya-nıltmak ?.. Fusainiste: Ressamı (Kömürkalem) ?.. Almanca, “tongefäß,n”: Toprak kap; testi, küb ?.. Bulgarca, “obrazèts”: Örnek ?.. Danca, “slægtsnavn”: Soyadı ?.. Vartegn: Simge, sembol ?.. Endonezca, “gerutan”: Pençe. Çizik, sıyrık. * ?.. Hollandaca, “bistro”: Meyhane ([Fransa’da]). Fransa’da kü-çük lokantalara verilen ad. * ?.. Verwarmingsbuis: Kalorifer borusu ?.. İngilizce, “assimilation”: Benzeyiş, teşbih. Benzeş-me, temsil. Hazım, emme, özümseme ?.. Conductor: Kılavuz, önder, lider, şef. Konduktör, biletçi. Orkestra veya koro şefi. Müdür, idareci. İletken madde, geçirgen şey ?.. Drop a hint: İmâda bulunmak, dokundurmak, isteyerek söylemek (Bile bile ağızdan kaçırmak) ?.. Injector: Enjektör ([Mak.]). Enjek-siyon yapan kimse veya şey. * ?.. Rejection: Reddetme, red-dedilme ?.. İngilizce ve İspanyolca, “precursor”: Haberci, müjdeci, geleceği haberini getiren (M.). Önceki, önceden gelen. * ?.. İspanyolca, “arruinador”: Mahveden. Yıkan. Bo-zan. * ?.. Concurrir: Yardım etmek, yardıma belirli bir mik-tarla katılmak (Parayla). Bir araya gelmek. Aynı zamanda olmak, aynı zamana rastlamak, tesadüf etmek. *. Uyuşmak, anlaşmak. Bir yarışmaya katılmak, karşılaşmak, yarışmak ?.. Conductor: Kılavuz (Götüren, yöneten, yol gösteren,). Dina-moda elektrik cereyanını nakleden tel. F. Hafif yük arabası. M. Sürücü ?.. Menear el cofre a uno: Yumruklamak (Birini) ?.. İsveççe, “poliskonstapel”: Polis memuru ?.. İtalyanca, “mortale”: Öldür/ücü (–en). Ölüm/cül, (–lü), ölecek. *. A-mansız, kıyıcı, acıma/z (–sız). İnsan(oğlu) ?.. Pragmatica: Dil–davranış bilimi, (davranış açısından) dilbilimi ?.. Proto-medico: Hekim(i) (Hastane baş) ?.. Scavatore: Kaz/ıcı (–an), eş/ici (–en) ?.. Trivella: Burgu ?.. Latince, “iânitor”: Kapıcı, kapı muhafızı. Hamal ?.. Tardipês: Topallayan, aksayan ?.. Lehçe, “okręt,m”: Gemi ?.. Ratunek,m: Yardım, kurtarma ?.. Straż,f: Koruma, muhafaza ?.. Makedonca, “obrazets”: Ör-nek. Form. *. Düstur ?.. Romence, “discret”: Gizli. Gizlice ?.. Sırpça, “hrastov”: Meşe, meşeden ?.. Obrazac: Örnek, most-ra, model (Ana) ?.. Ebcedleri, 678…

Almanca, “küster,m”: Kayyum. Zangoç, çancı ?.. Hollandaca, “koster”: Çancı. (Kilise) Hademesi. Zangoç ?.. İngilizce, “gastro-“: (Ön ek) Mide ile ilgili ?.. İspanyolca, “gustar”: Tatmak. Denemek. Yoklamak. Hoşa gitmek. İste-mek, arzu etmek ?.. İtalyanca, “gastro”: Mide …, karın …. ?.. Gestro: Yüzünü ekşitme, surat asma ?.. Lo schistosoma: Yaşlı (insan) kurdu ?.. Latince, “gestor”: Geveze ?.. Rumca, “kastro”: Kale, hisar ?.. Sırpça, “kastor”: Kunduz ?.. Slovak-ça, “kostra”: İskelet. Yapı iskelesi; darağacı. Ceset, iskelet ?.. Almanca, “schutzher (inf)”: Koruyucu, hami. Hükümdar; tımar sahibi ?.. Fince, “korppikotka”: Akbaba ?.. Fransızca, “chat angora”: Kedisi (Ankara) ?.. Donner décharge à quel-qu’un: İbra etmek (Birini aklamak, temize çıkarmak,) ?.. Foret,m: Matkap ?.. Forêt,f: Orman ?.. Furet,m: Mütecessis kimse. Gelincik, yaban gelinciği. *. Topluca oynanan bir oyun, mendil saklama, yüzük oyunu ?.. Marmot,m: Maymun ([Eskiden]). Yumurcak, küçük çocuk. * ?.. Visiter: Ziyaret etmek (Gidip görmek,). Dolaşmak, gezip görmek. (Gönül almak, hâl hatır sormak amacıyla) Ziyaret etmek. Muayene etmek ?.. Hırvatça, “probojac”: Zımba ?.. Hollandaca ve İn-gilizce, “marmot”: Sıçanı (Dağ) ?.. Hollandaca, “nageboor-te”: Meşime, dölyatağı ?.. İngilizce, “electric blue”: Mavisi (Çelik) ?.. Prefect: Vali, yüksek rütbede memur (Eski Ro-ma’da). Baş memur, reis. Paris polis şefi. Özel okullarda bazı sorumlulukları olan talebe ?.. Runlet: Çay, dere ?.. Crypto-logy: Şifre ilmi ?.. İspanyolca, “tijerilla,f”: Asma filizi (Tije-ra’nın küçültülmüşü) ?.. İsveççe, “metkrok”: İğnesi (Olta) ?.. Trumma: Davul, trampet ?.. İtalyanca, “escoriato”: Soyul /muş (–an), yüzül/müş (–en), derisi kalk/mış (–an) (Sıyrık, sıyrıl/mış (–an), soyuk,) ?.. Esempi segnatali: Örnekler (Ün-lü) ?.. Vasa di creta: Çanak ?.. Latince, “exsecûtiônis”: Gö-rüşme, müzakere (Yönetim, idare,) ?.. Recûsâtiô: Red, imti-na, gerileme (Kabul etmeyiş,). (Kanun) İtiraz, davada karşı tez ?.. Macarca, “fáradt”: Yorgun ?.. Portekizce, “visitar”: Ziyaret etmek ?.. Romence, “contribui”: Yardım etmek ?.. Luntre: Sandal, kayık ?.. Peripeţie: Serüven, macera ?.. Pre-fect: Vali ?.. Ursită: Alınyazısı, talih ?.. Rumca, “diorthono”: Tamir etmek. Düzeltmek, tashih etmek. * ?.. Kurtina: Perde ?.. Rusça, “aftor”: Yazar. Sahib ?.. Slovakça, “vrátnik”: Ka-pıcı. Kapı bekçisi ?.. Ebcedleri, 687…

(“Kaya Balaban’a, birini anlatıyorum… Geveze bir dedikoducuyum… Uzun ve muntazam cümlelerle çok güzel konuşuyorum…” T.G. 2.174) ?.. “Kusto’yum !..”

İtalyanca, “accostolare”: Kıvırmak, kıvrım (kaburga) yapmak ?.. Yaşt: Çeşitli ruhanî varlıkları onore etmek için o-kunan Avesta ilâhilerinden biri. (Ateşe Tapmayanlar: Zerdüş-tiler) ?.. Linciatore: Öldüren (Linç ed/en (–ici), (sorgusuz) yargısız) ?.. Pastore (il-): Kılavuz (Önder, baş, yönetici,). Çoban, sığırtmaç. *. (Protestan) Papaz. Rahip. Piskopos. Ço-ban köpeği ?.. Punteggiare: Noktalamak. Beneklemek, benek benek yapmak. Delik(ler) delmek ?.. Scansafatiche (lo): Tembel (Kaytarıcı, işten kaçan, yan çizen,) ?.. Almanca, “possenreißer,m”: Maskara, soytarı ?.. Verheimlicht: Hafi (Saklı,) ?.. Danca, “stikker”: Muhbir, jurnalci ?.. Hollandaca, “rudiment”: Başlangıç (İlk). Bakiye duruma uğramış organ. * ?.. İngilizce, “deserving of praise”: Övülmeye lâyık ?.. En-chanter: Büyücü (Büyüleyen kimse,) ?.. Light–armed: Silâhlı (Hafif) ?.. Soubriquet: Lâkab ?.. Stadholder: Vali ( Hollan-da’da umumî) ?.. Threshold: Eşik (Kapı eşiği,). Girecek yer. Başlangıç. (Psik.) Şuur eşiği ?.. İspanyolca, “comendator”: Tefsirci (Yorumcu, eleştirmeli açıklamalar yapan kimse,) ?.. İsveççe, “fartyg”: Gemi ?.. Japonca, “Shita”: Dil ?.. Latince, “mercâtus”: Pazaryeri, çarşı, panayır, fuar. Ticaret. Gidip gel-me, seyrüsefer. * ?.. Lehçe, “przedstawiać”: Takdim etmek, tanıtmak, sunmak. Göstermek. Temsil etmek ?.. Macarca, “folyópart”: Kıyısı (Nehir) ?.. Romence, “scamator”: Sihir-baz, hokkabaz ?.. Rumca, “thrilos”: Efsane, destan ?.. Ebced-leri, 711…

Farsça, “ber-cesten”: Sıçramak. Atlamak. Çiçek has-talığına yakalanmak ?.. Heştî: Antre, hol. Dehliz ?.. Düşman-küş: Düşman öldüren ?.. Hollandaca, “ivoorkust”: Fildişi Cumhuriyeti. Filli, filli (erkek). Filli (kadın) ?.. İspanyolca, “gesticular”: El kol veya yüz hareketlerine ilişkin. Konu-şurken el kol hareketleri yapmak ?.. Sırpça, “češati”: Kaşı-mak; kurcalamak ?.. Almanca, “arbeitsam”: Çalışkan, gayret-li, faal; hamarat ?.. Bergführer,m: Kılavuzu (Dağ) ?.. Alman-ca ve İsveççe, “korpulent”: Şişman; tombul (İri vücutlu;) ?.. Almanca, Danca, Hollandaca, İsveççe, Norveççe, “strand,m”: Sahil, plaj, yalı (Deniz kıyısı;) ?..  (İngilizce, “strand”: Sahil, yalı, yalı boyu (Kenar, kıyı,). Karaya otur(t)mak. Zor du-rumda kalmak. Halatın bir kolu. İplik teli. Halatın bir kolunu koparmak. Telleri birleştirerek iplik yapmak ?..) Boşnakça, “pomorac”: Denizci, gemici ?.. Bulgarca, Makedonca ve Rusça, “bogoroditsa”: Meryem Ana ?.. Bulgarca, “mıdrèts”: Dişi (Akıl) ?.. Estçe, “sissejuhatamine”: Önsöz, giriş ?.. Fince, “samankaltainen”: Benzer (Aynı,) ?.. Fransızca, “déli-bération,f”: Görüşme, tartışma (Konuşma,). Karar. Düşünüp taşınma ?.. Pistoleur,m: Boyacı (Boya tabancasıyla çalışan) ?.. Présente: (Bir yerde) Bulunan, var olan, hazır, mevcud. Bu, işbu. Şu ândaki, şimdiki, bugünkü. M. (Dilb.) Şimdiki zaman. M. (Huk.) Hazır bulunan kimse. F. (Ticaret dilinde) Bu mektub, bu yazı ?.. Répondante: Kefil. M. [Eski] Bir toplantıda sorulanları cevablamakla görevli kimse ?.. Fran-sızca ve İngilizce, “horizontal”: Ufkî, ufka paralel, ufka âit (Yatay,). Ufkî müstevi veya çizgi ?.. Hollandaca, “water-linie”: Su hattı ?.. İngilizce, “british oak”: Meşesi (Kaya) ?.. Colorist: Renkleri ustalıkla kullanan sanatçı ?.. Paymaster: Veznedar. Maaş katibi. * ?.. Pretense: Hile, bahane, hileli söz ?.. İspanyolca, “espantar”: Korkutmak, ürkütmek, yıldırmak. Şaşırtmak. Kovalamak, kaçırmak ?.. Presente: Hediye, arma-ğan (M). Hazır, var, mevcut. Şimdiki, hâlihazırda olan. * ?.. Presente !: Burada ! Buradayım !.. Prosélito: Dine yeni dön-müş (Bir). Katolik dinine girmiş kimse. *. (Bir partiye vb.) Yeni giren ?.. Truchimán,m,f: Kurnaz, açıkgöz kimse, hinoğ-lu. Tercüman. * ?.. İtalyanca, “mordicante”: İğnele/yici (–yen) ?.. Muro d’ambito: Duvarı (Cebhe) ?.. Presente: Var, bulunan, olan. (İş) Bu. Şimdiki ?.. Japonca, “mizutamari”: Su birikintisi ?.. Latince, “arbustum”: Ağaçlık, ağaç dikili yer. Meyve bahçesi. Ç. Ağaçlar ?.. Perplicâtus: Ağ gibi örülmüş ?.. Tirunculî: Acemi, yeni başlayan genç ?.. Macarca, “meg-félemliteni”: Korkutmak (Gözdağı vermek,) ?.. Norveççe, “overtann”: Diş (Üst) ?.. Portekizce ve İspanyolca, “comer-ciante,m”: Tüccar, tacir ?.. Romence, “muncitor”: Çalışkan. İşçi, amele. * ?.. Rumca, “merokamato”: Yevmiye, gündelik ?.. Parastima: Boy pos, duruş (Gösteriş,) ?.. Sırpça, “bogoro-dica”: Meryem Ana ?.. Ebcedleri, 715…

Farsça, “goseste-inân”: Kayıtsız ?.. Fransızca, “costu-mer”: Giydirmek; hususî bir kostüm giydirmek ?.. İngilizce, “costumer”: Kostümleri hazırlayan kimse ?.. Customer: Müş-teri, alıcı. Adam, herif ?.. İspanyolca, “hospitalera”: Hastane yöneticisi. Misafirperver kimse ?.. İtalyanca, “ipogastrio”: Altkarın, kasık ?.. Slovakça, “čušať”: Susmak, sessiz kalmak. Susmak, sesini kesmek ?.. Almanca, “lizenziert”: Ruhsatlı ?.. Çekçe, “brejlovec”: Engerek yılanı ?.. Fransızca, “coloriste”: Ressam, renkçi ([Resimde] Işığı, gölgeyi ve biçimleri renk yoluyla veren) ?.. Horizontale: Ufkî ?.. Horizontale,f: Ufkî çizgi. [Eski] Fahişe ?.. Langue verte: Argo ?.. Hollandaca, “horizontaal”: Ufkî, yatay ?.. Spreektaal: Dili, konuşulan dil (Konuşma [ağız]). Resmî olmayan dil. Bölgeye âit lehçe ?.. İngilizce, “ceroplastic”: Balmumundan yapılmış. Balmumun-dan heykel yapımına âit. * ?.. Machinator: Düzenbaz kimse ?.. Mousetrap: Tuzak. Fare kapanı. * ?.. Picture window: Pencere (Manzara seyredebilmek için büyük) ?.. İspanyolca, “colorista”: Ressam (Renkleri iyi kullanan). Çok fazla sıfat kullanan (yazar) ?.. Encantador: Büyücü, sihirbaz (M.). Sihir-leyen, büyüleyen. Büyüleyici. Hoşa giden, cazip. *. Büyüle-yen, cazibeli kimse. F. Büyücü kadın ?.. Truchimána,m,f: Kurnaz, açıkgöz kimse, hinoğlu. Tercüman. * ?.. İtalyanca, “dilatarsi”: Yayılmak (Genişlemek, açılmak,). Genleştirmek ?.. Pescata di perle: İnci avcısı ?.. Studi miscellanei: Araştır-malar, yazılar (Karışık incelemeler,) ?.. Japonca, “toshi”: Yaş (Yıl,) ?.. Toshi: Şehir, kent ?.. Latince, “lîtoris”: Sahil (Kıyı,). (Nehir, göl) Kenar ?.. Mâchinâtor: Tertibci. Mühendis. * ?.. Quirîtis: Mızrak ?.. Romence, “mostră”: Örnek, numune ?.. Silitor: Çalışkan ?.. Rumca, “mortis”: Serseri, kabadayı ?.. Ebcedleri, 716…

Fransızca, “gastrique”: Mideye âit, mideyle ilgili. Mi-de hastası, midesinden şikâyeti olan kimse ?.. Historique: Ta-rihî, tarihe âit. Tarihe uygun. M. Tarihçe, açıklama ?.. İngi-lizce, “gestural”: El haeketlerine âit ?.. İspanyolca, “costumb-re”: Alışılmış davranış, alışkanlık; gelenek, görenek, örf, âdet; ahlâk; kılık, kıyafet, giyecek. “Almanca’da, sitte” ?.. İtalyanca, “gastrula”: Gastrula ?.. Slovakça, “hustomer”: Film plâkları taşıyan kimselerin maruz kaldığı radyasyon dozajını tespit etmek maksadıyla, bu plâklar içindeki film-lerin kararmış kısımlarını ölçen âlet ?.. Rusça, “vyeşat”: As-mak, ipe sermek, asarak idam etmek ?.. Almanca, “berech-tigung,f”: Ruhsat (Lisans,). Hak ve selâhiyet. Mezuniyet. *. Meşruiyet. Yerinde olma; esas ?.. Saumtier,n: Yük hayvanı (özellikle katır) ?.. Boşnakça ve Bulgarca, “suteren”: Bodrum katı ?.. Bulgarca, “bıdeşte”: İstikbâl (Gelecek,) ?.. Danca, “sammenkomst”: Görüşme (Toplantı,) ?.. Endonezca, “teng-korak”: Kafatası ?.. Fransızca, “clairvoyante”: Basiretli ?.. Dominateur: Fatih. Hakim, efendi. Üstün gelen, yenen, bastı-ran ?.. Escamoteur: Hokkabaz. Usta hırsız. Arakçı, aşırıcı, hırsız ?.. Fleuret,m: Delgi. Kamçı kılıç, flöre. * ?.. Police secrète: Polis (Gizli) ?.. Saturne,m: Zuhal, Satürn. [Eski] Kurşun. * ?.. İngilizce, “amortise”: Taksitlerle ödemek, amortize etmek (Bir borcun anaparasını) ?.. Distemper: Boya (Yumurta karıştırılmış bir çeşit). Bu boyayı kullanma usûlü. Boyaya yumurta karıştırmak. Bu boya ile sahne veya duvar boyamak ?.. Miniature: Resmetmek (Minyatür hâlinde). Minyatür. Eski elyazısı kitablarda resim veya tezhibli yazı. Minyatür hâlinde, çok ufak yapılmış. * ?.. Tearful: Ağlayan (Gözyaşı dolu,) ?.. İspanyolca, “cuarentóna”: Kırk yaşında (kimse) ?.. Estreno,m: Başlangıç (Başlama,). Açılma, açılış. Siftah. (Tiyatroda) İlk kez sahneye konma veya sahneye çık-ma, gala ?.. Trompis,m: Yumruk, yumruk darbesi ?.. İtalyan-ca, “risoluto”: Yiğit (Korkusuz, yürekli,). Çözül/müş (–en), çözüm bulun/muş (–an). Eri/miş (–yen), sıvalaş/mış (–an). Kararlı, kesin. * ?.. Risvolto: Kıvrım (Dışa). Devrik (yaka …). (Kapakta) İç yüz. (İkinci sayfada biten) Makale (yazı). Eğilim, gidiş, yön ?.. Stipendio meschino: Maaş (Azıcık) ?.. Tranello: Tuzak. Kapan. Püf noktası ?.. Latince, “amâtôris”: Aşık, sevgili. Dost, arkadaş, –e düşkün kimse, çapkın ?.. Mortuus: Ölü. Ölü adam ?.. Rumca, “alithoros”: Şaşı ?.. Er-gatikos: Çalışkan, hamarat. İşçi –i ?.. Sırpça, “komentar”: Tefsir (Yorum, yorumlama,) ?.. Ebcedleri, 718… Murakka’-pûş: Yamalı hırka giymiş olan (derviş)… Murakka’-pûş: Mim+re+kaf+ayn+be+vav+şın… 40+200+100+70+2+6+300 = 718…

Farsça, “güştâ”: Cennet ?.. Kâşt: Ekim, ziraat ?.. İngi-lizce, “gastric juice”: Mide suyu ?.. İspanyolca, “hospita-lero”: Hastane yöneticisi. Misafirperver kimse ?.. İtalyanca, “accostumare”: Alıştırmak, eğitmek. Yatkınlaştırmak, uydur-mak ?.. I gasteropodi: Karındanbacaklılar ?.. Almanca, Hol-landaca, İsveççe ve Sırpça ile birlikte İngilizce, “filter”: Süz-geç. Filtre. *. Süzmek, süzül-mek, süzgeçten geçirmek veya geçmek, filtreden geçirmek. Filtre vazifesi görmek. (Haber, söylenti) Sızmak, duyulmak ?.. Almanca, “versperren”: Kilit-lemek. Yolu işgal etmek; yolunu kesmek. Kapa(t)mak, tıka-mak, seddetmek; birşeye mâni (veya engel) olmak ?.. Bul-garca, “umırtvyàvam”: Öldürmek ?.. Fransızca, “filtre,m”: Süzgeç. (Sinema, fotoğraf) Renk süzgeci. Süzme kahve ?.. Fricotage,m: Dolap, dalavere, düzen ?.. Le noble art: Boks ?.. Photogramme,m: Resim, film üzerindeki görüntülerin her-birine verilen isim, film üzerindeki çerçeve içinde yer alan fotoğraf (Görüntü;). Fotoğraf provası. * ?.. Surdent: Diş (Değişmemiş diş, öbür dişlerin üstüne binen biçimsiz) ?.. Hollandaca, “arglist”: Hile; dolap; kem niyet ?.. Buiten muur: Duvar (Sur, dış) ?.. Versperren: Kilitlemek. (Suyun) Yolunu kesmek ?.. İngilizce, “prevenient”: Koruyucu. Önünden gi-den, önce gelen. * ?.. Rummage out: Araştırarak bulmak ?.. İtalyanca, “curialista”: Avukatı (Kilise (Vatikan)) ?.. Japon-ca, “taishi”: Elçi(Büyük) ?.. Latince, “praenûntia”: Haberci, müjdeci ?.. Rudîmentî: Başlangıç (İlk girişim,) ?.. Scrîptum: Yazı, kitab, eser. Kanun ?.. Macarca, “ékszerbolt”: Kuyumcu dükkânı ?.. Rumca, “gronthokopo”: Yumruklamak ?.. Sırpça, “brbljivac”: Geveze, lâfazan kimse ?.. Ebcedleri, 721…

Arnavutça, “për një çast”: Ânlık. Bir ân için ?.. İspan-yolca, “gestarse”: (Fikir vb.) Oluşmak, doğmak, gelişmek, olgunlaşmak ?.. İtalyanca, “costruibile”: Yapılabil/ir (–en, –ecek). Kuru-labil/ir (–en, –ecek). Çizilebil/ir (–en, –ecek) ?.. Almanca, “markthalle,f”: Pazar yeri; hal. (Üstü örtülü) ?.. Massenaufgebot,n: Silâhlanma; bütün milleti silâh altına al-ma ([Ask.] Nefirizm; topyekûn). Pek külliyetli miktar ?.. Prä-sident,m: Reis (Başkan,) ?.. Verdösent: Miskin (Ruhsuz, can-sız,). Uykulu uykulu. Sersem(lemiş). * ?.. Verteidigung,f: Avukat. Müdafaa, savunma. *. (Sp) Defans ?.. Boşnakça ve Sırpça, “komarac”: Sinek(Sivri) ?.. Varnica: Kıvılcım ?.. Vr-hunac: Doruk, zirve; en yüksek derece, en yüksek nokta ?.. Fransızca, “inspecter”: Araştırmak (Gözetlemek, dikkatle incelemek, yoklamak,). Teftiş etmek. * ?.. Praticienne: Dok-tor (Mütehassıs olmayan). Sanat veya meslek bilgisini iş hâ-linde kullanan kimse; tatbikatçı. Bir heykelin kabasını alan işçi, taslakçı. * ?.. Président,m: Başkan ?.. Refleurir: Çiçek açmak (Bir daha). Yeniden canlanmak, gelişmek. –i yeniden çiçeklerle donatmak ?.. Remplaçant: Vekil (Birinin yerine geçen kimse,). (Kişi veya oyuncu) Yedek. [Eskiden] Bir baş-kasının yerine askerlik yapan kimse ?.. Sédentaire: Oturan, oturucu (Hep). Hep aynı yerde geçen. *. Evinden hemen he-men hiç çıkmayan, ev kedisi. Yerleşik, yer değiştirmez, top-rağa yerleşmiş ?.. Sortilège: Büyü; büyücülük ?.. Troisième: Üçüncü. Lise birinci sınıf. Üçüncü kat. Üçte bir ?.. Trom-bidion: Örümcek (Bitkiler üzerinde yaşayan bir tür) ?.. Hol-landaca, “aanknopingspunt”: Başlangıcı (Söz ucu,). (Bağış-lama; birleşme; temas, irtibat) Noktası ?.. Hollandaca ve İngilizce, “president”: Reis (Baş,). Başkan. *. Şef, amir ?.. İngilizce, “aphoristical”: Darb-ı mesel kabilinden ?.. Chro-matics: Renkler ilmi ?.. Epigrammatic: Vecizeli (Nükteli,) ?.. Esurient: Obur, açgözlü, tamahkâr ?.. Persian cat: Kedisi (Ankara) ?.. Turn down: Reddetmek. (Radyoyu) Kısmak ?.. İspanyolca, “asustar”: Korkutmak, telâşlandırmak, telâşa vermek, şaşırtmak. Dehşet vermek, korku vermek. Fena azar-lamak, haşlamak ?.. Cubrimiento,m: Örtü. Örtme, kapama. * ?.. Sedentaria: Oturan, oturucu (Hep). Hareketsiz. *. Evinden az çıkan. Yer değiştirmez, yeri değişmez, yerleşik ?.. İtal-yanca, “paraguanto (il-)”: Bahşiş ?.. Psichiatra (lo-): Doktoru (Ruh) ?.. Sondatore: Araştır/ıcı (–an) (Yokla/yıcı(–yan),). İskandilci, iskandil ed/en (–ici), sondacı, sondala/yıcı (–yan), burgucu, burgu vur/ucu (–an). Sonda sal/ıcı (–an). * ?.. Latin-ce, “argûmentî”: Delil, isbat. Esas mevzu, mevzuun özü, ya-zı, eser, piyes. (Sanat) Mevzu, motif ?.. Lâmentor: Ağlamak, inlemek, figân etmek. Yas tutmak, biri için ağlamak, feryad etmek ?.. Patrôcinium: Koruma, himaye, hamilik, yan tutma, taraftarlık, savunma ?.. Suppetiârum: Yardım ?.. Vîndêmiâ-tor: Üzüm toplayan kimse. Virgo veya sünbüle burcundan bir yıldız ?.. Makedonca, “komarest”: Sinek(Sivri) ?.. Sırpça, “briznuti u plač”: Ağlamak (Hüngür hüngür) ?.. Ebcedleri, 728…

Farsça, “lâle geşten”: (Kinaye olarak) Kızarmak ?.. Gûştî: Etle ilgili, etli ?.. Hırvatça, “čiste rase”: Kibar. Soylu ?.. İspanyolca, “costrosa”: Kabuk bağlamış. Kirli kirden ka-buk bağlamış ?.. İtalyanca, “castorino”: Küçük kunduz. Kun-duz (derisi) kürkü. (Yünden) Yapma kürk ?.. Incistare: Zara kapanmak, zar içinde gelişmek ?.. Intrallazo: Hile (Dolap, düzen, oyun,). Karaborsa, kaçakçılık. *. Kötü (pis, kuşku yaratan) ilişki ?.. Poltrone (il-): Tembel. Koltuk. *. Ödlek, korkak, tabansız, alçak, aşağılık. Tembel hayvan ?.. Alman-ca, “herzensbrecher,m”: Çapkın (Don Juan;) ?.. Fransızca ve İngilizce, “mercantile”: Bezirgân (Paragöz, çıkarcı,). Ticarî. * ?.. Hollandaca, “grijsachtig”: Gri, kurşuni, kır, boz ?.. İngi-lizce, “lacertilian”: Kertenkele familyasına âit, kertenkele gibi. Kertenkele ?.. Shyster: Avukat (Hileli iş yürüten kimse, bilhassa) ?.. Latince, “explôrâtiô”: Casusluk etme. İnceleme. Keşif ?.. Lêthargicus: Uyuşuk kimse ?.. Rumca, “metafrazo”: Tercüme etmek (Çevirmek,) ?.. Ebcedleri, 736… Hûd sûresi 85. âyetinden meâlen: “Ey kavmim! Ölçerken ve tartarken adaleti yerine getirin…”… “Ve yâ kavmi evfül mikyâle vel mîzâne bil KIST…”… Ebcedi, 736…

Boşnakça, “kušati”: Tadına bakmak ?.. Hırvatça, “kostimer”: Kostümcü ?.. İngilizce, “iron coast”: Kayalık. Yalçın sahil ?.. Sırpça, “kušati”: Ağız aramak; yoklamak, denemek ?.. Almanca, “aortenbogen,m”: Kavs-i epher; aort yayı ?.. Türklinke,f: Mandalı (sürmesi, demiri) (Kapı) ?.. Danca ve İsveççe, “horisont”: Ufuk ?.. Endonezca, “halilin-tar”: Şimşek. Yıldırım ?.. Fince, “rasitus”: Yorgunluk ?.. Fransızca, “conquérant”: Fatih ?.. Convergent: Benzer (Or-tak,). Birlikte aynı yöne yönelen. *. (Fizik) Yakınsak ?.. Ré-cusation,f: Reddetme ([Huk.]) ?.. Hollandaca, “overtekenen”: Çizmek, çizgiyi kopye etmek, birşeyin üzerine çizmek (Yeni-den). İstenenden daha fazlası için imzalamak (kredi vb. için) ?.. Zinverwant: Anlamdaş, eşanlamlı ?.. İngilizce, “court fool”: Soytarısı (Saray) ?.. Green light: İzin, müsaade. Trafikte yeşil ışık. * ?.. Practises: Hile, oyun (Ç. Desise,). Tatbikat, uygulama. Pratik. Egzersiz, idman. Alışkanlık, itiyat, âdet. (Huk.) Dava açma usûlü. Sanat icrası. İş, müşteri çokluğu. *. Fiilen icra etmek, yapmak. Çalışmak. Uygula-mak, tatbik etmek. Bir meslekte çalışmak. Pratik yapmak, egzersiz yapmak, talim etmek. Kendini alıştırmak ?.. İspan-yolca, “extender”: Uzatmak, yaymak. Genişletmek. Büyüt-mek. Germek, açmak, yaymak. Artırmak. Yazıya dökmek. (Belge) Hazırlamak ?.. İsveççe, “sopborste”: Süpürge ?.. İtalyanca, “mercante (il–)”: Tüccar. Toptancı ?.. Latince, “cantricîs”: Oyuncu. Şarkıcı, okuyucu, müzisyen, şair. * ?.. Ratiônis: Plân, proje (İşlem, sistem, yol,). Hesablama, hesab. Liste, pusula, kütük. İş, maslahat, meslek, görev, vazife. Gö-zönüne alma, önem, itibar, sayma. *. Akla vurma, muhakeme etme, düşünce. Neden, illet, dürtü. İlim, bilgi, felsefe ?.. Suffimentî: Tütsü, buhur ?.. Litovca, “komandos kapitonas”: Kaptan. Kaptan, çalıştırıcı ?.. Macarca, “lusta”: Tembel, ü-şengeç ?.. Rumca, “istros”: Sineği (Büvelek, sığır). Heyecan, şevk ?.. Sotiras: Koruyucu (Kurtarıcı,) ?.. Ebcedleri, 737… “Mehdî Salih İzzet Erdiş: 62+691+477+506= 1736= 737.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 673)

Mesnevî’nin 174. beyti:

–“Han vü han in raz ra ba kes megü

Gerçi ez tu şeh küned bes CÜST-Ü CÛ.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 737… –“Sakın ha ! Sen sen ol da bu sırrı kimseye söyleme – Padişah bunu sen-den iyice sorup soruştursa da.”

Filipince, “kustabularyo”: Polis teşkilâtı ?.. Hollanda-ca, “gisteren”: Dün ?.. İtalyanca, “coesistere”: Birlikte (bira-rada, yanyana) bulunmak (yaşamak, olmak) ?.. Almanca, “abtropfen”: Damlamak ?.. Elliper satz: Kesik cümle ?.. Ort-sangabe: Adres. Mahal tâyini. * ?.. Almanca ve Hollandaca, “interviewen”: Mülâkat etmek (Biriyle). Birine mülâki olmak ?.. Arnavutça, “autobiografi”: Hikâyesi (Öz hayat) ?.. Boş-nakça ve Sırpça, “mašta”: Düş, hayâl ?.. Naoružati se: Si-lâhlanmak ?.. Pozornica: Sahne ?.. Çince, “şığ tou”: Dil (Organ) ?.. Estçe, “ratsanik”: Süvari. Binici ?.. Fransızca, “chaussetrappe,f”: Tuzak (Tilki ve benzeri hayvanlar için kurulan). (Eskiden insan ve hayvanlar için kullanılan) Ayak oltası, ayı kapanı. Hile, düzen, tuzak ?.. Exubérante: Taşkın. Pek bol. * ?.. Genévrier à l’ensens: Günlük ardıcı ?.. Scène coulissante: Sahne (Kayar) ?.. Hollandaca, “achterneef”: Ak-raba (Dokuz göbek uzaktan). Uzaktan yeğen. * ?.. Huisarts: Doktoru (Ev, aile) ?.. Naarstig: Çalışkan, gayretli ?.. Stro-halm: Saman çöpü, saman sapı ?.. Watermeloen: Karpuz ?.. İngilizce, “scout around”: Arayıp taramak ?.. İspanyolca, “multiplicador,m,f”: Artıran, katlayan (Çoğaltan,). (Mat.) Çarpan ?.. İtalyanca, “paltoniere (il-)”: Serseri, başıboş, ay-lak, işsiz güçsüz. Kopuk, ipsiz, aşağılık, alçak, soysuz. Dilen-ci, isteyici, el açan. Çingene, cimri, pinti ?.. Uva serotina: Üzüm (Geç olan) ?.. Latince, “lustrum”: Ormanlık bölge (Ç. Yabanıl bölge,). İn, mağara. *. Umumhaneler. Sefahat ?.. Sırpça, “kradljivac”: Hırsız ?.. Sinonimnost: Anlamdaşlık, eş anlamlılık ?.. Ebcedleri, 742…

Danca, “gestikulere”: El hareketleri yapmak ?.. Hır-vatça, “kost za mider”: Balina kemiği ?.. İsveççe, “gestiku-lera”: El kol hareketleri yapmak ?.. İtalyanca, “costruzione”: Yapı. Yap(ıl)ma (–ış). Kur(ul)ma (–uş). Çiz(il)me (–iş) ?.. Gessatura: Alçıyla sıva(n)ma (–yış, –ış) (kapla/n/ma, –yış, –ış). Alçıya al(ın)ma (–ış). Alçıla(n)ma (–yış, –ış), alçı kat(ıl)-ma (sı) (–ış/ı) ?.. Almanca, “arbeitsscheu”: Tembel, haylaz ?.. Arbeitsscheu,f: Tembellik, haylazlık ?.. Entwurf,m: Plân, proje, tasarı. Kabataslak, öntaslak. Müsvedde, karalama. *. Lâyiha, tasarı. Maket, kroki. (Tiy.) Taslak ?.. Hafenkom-mandant,m: Kumandanı (İskele) ?.. Bulgarca ve Makedonca, “gròbnitsa”: Türbe ?.. İngilizce, “equestrian”: Atlı. Biniciliğe âit. *. Şövalyelere âit ?.. String up: Asmak (İpe çekmek,) ?.. İspanyolca, “conservativo”: Koruyucu, muhafaza eden ?.. Desplantar: Kökünden sökmek, kökünden söküp çıkarmak. Arabasından indirmek (top) ?.. Introducción,f: Takdim (Ta-nıştırma,). Birini içeri alma, buyur etme. *. (Bir şeyin içine) Sokma. Hazırlayıcı bilgi. (Bir kitapta, müzik parçasında) Gi-riş. Girme tarzı, sokuluş. Araya sokma, araya katma, geçirme ?.. İsveççe, “avstyrkande”: Red, razı olma ?.. İtalyanca, “ag-giramento”: Oyun, dolap, düzen. Sar(ıl)ma (–ış), çevir-(il)me (–iş), kuşat(ıl)ma (–ış). Döndür(ül)me (–üş). Kandır(ıl)ma (–ış). * ?.. Fare una cercare: Araştırma yapmak (Bir) ?.. La-tince, “conditôris”: Yazar, müellif. Kurucu, müessis. Hâlık, yaratan. * ?.. Cônfector: Yok eden (Tahrib eden,). Bitiren kimse. Sona erdiren. * ?.. Coniectôris: Yorumcu, kâhin ?.. Exôstrae: “Exôstra”nın çoğulu ?.. Prôvidentis: Basiretli ?.. Sepulcrêtum: Mezarlık ?.. Sequester: Vekil, mutemed, müte-velli, yed-i emin. Temsilci, acenta, aracı ?.. Macarca, “fröccs”: Şarap (Sodalı) ?.. Rumca, “anditorpiliko”: Muhrib, destroyer ?.. Paresthisi: Düş (Vehim, kuruntu,). Aldatıcı gö-rüntü. * ?.. Sırpça, “grobnica”: Mezar; türbe; mezarlık ?.. Naoružavati se: Silâhlanmak ?.. Ebcedleri, 749…

Danca, “forkaste”: Reddetmek, geri çevirmek ?.. İs-veççe, “förkasta”: Reddetmek, geri çevirmek ?.. Slovakça, “kaštieľ”: Malikâne, köşk. Oturacak yer, sandalye ?.. Alman-ca, “entrollen”: Yaymak, sermek (Dürülen bir şeyi açmak,). Fora etmek. Birşeyi tasvir, tavsif, teşhir etmek. Yuvarlanarak gitmek. Hareket etmek ?.. Konterfei,n: Resim, portre ?.. Leis-tenbruch,m: Fıtık; kasık-çatlağı ?.. Mitwirkung,f: Yardım (Müşareket, iştirak, ortaklık,) ?.. Silvester,n: Günü (Yılın son) ?.. Träufeln: Damla damla akmak; sızmak, damlamak. Damla damla akıtmak; damlatmak. * ?.. Boşnakça ve Sırpça, “šumovit”: Ormanlık, ormanla kaplı, ağaçlık ?.. Fransızca, “main courante”: Gündelik defter. (Merdivenlerde) Trabzan, parmaklık küpeştesi ?.. Sangloter: Ağlamak (Hıçkırmak, hıçkıra hıçkıra) ?.. Sylvestre: Ormana özgü, ormana âit. Ormanda yetişen ?.. Hollandaca, “folteren”: İşkence etmek (Azab etmek,) ?.. İngilizce, “ingathering”: Devşirme (Hasadı toplama,) ?.. Oil filter: Süzgeci ([Oto] Yağ) ?.. Primary colors: Renkler (Ana) ?.. İspanyolca, “carnero marino”: Fok balığı ?.. Trasmallo,m: Ağı (Üç katlı bir çeşit balık) ?.. İsveççe, “identifiera”: Ayırt etmek, kimliğini saptamak ?.. İtalyanca, “figurante”: Simgeleyen. Göster/en. * ?.. Istrione (l’-): Maskara (Palyaço, güldürücü,) ?.. Mangiacarte (il-): A-vukat (Açgözlü, yiyici) ?.. Mano destro: El (Sağ) ?.. Mitog-rafia: Efsane (masal) yazısı (kitabı), efsane-ilim ?.. Latince, “propâgâtiônis”: Yayma, neşir, dağıtma, yayılma, sirayet. Çoğaltma, büyütme ?.. Macarca, “megtárgyalni”: Görüşmek ?.. Rumca, “eneryitikos”: Çalışkan (Faal, canlı, enerjik,) ?.. Ebcedleri, 768…

Fransızca, “gastralgique”: Mide ağrısı özelliğinde (olan) ?.. İtalyanca, “gastroscopia”: Aynayla mideye bakma ?.. Denominatore: Adlandır/an (–ıcı), ad ver/en (–ici). (Mat.) Payda ?.. Proferirsi: Sunulmak. Söylenmek, denmek. * ?.. Scatola cranica: Kafatası ?.. Straccaggine: Yorgunluk, bitkin-lik ?.. Almanca, “abendstern,m”: Zühre (Akşam yldızı;) ?.. Almanca ve Hollandaca, “offerte,f”: Arz, teklif, takdim. (Huk) İcâb ?.. Hollandaca, “kort en bondig”: Kısa ve mecaz olarak. Katiyetle ?.. Smartelijk: Kederli (Acıyan, acıtan, acık-lı, ıstıraplı,) ?.. İngilizce, “assassination”: Suikast, adam öl-dürme ?.. Fosterage: Himaye, teşvik (Besleme,). Evlâtlık büyütme. Çocuğu kendi evlâdı gibi büyütecek bir ana babaya verme. * ?.. İspanyolca, “vortiginosa”: Girdab yapan (su veya hava) (Helezoni bir şekilde dönen,) ?.. Latince, “fictôris”: Mucid (Yaratıcı,). Heykeltıraş. * ?.. Macarca, “teáscsésze”: Fincanı (Çay) ?.. Ebcedleri, 769…

Boşnakça, “sušti”: Saf ?.. Farsça, “enguşte”: Tahta-dar, dört dallı bir ziraî âlet ?.. Şâyeste: Lâyık, yaraşır, şâyan ?.. Almanca, “körpergröße,f”: Boy, kamet ?.. Boşnakça, “vještački zubi”: Diş (Takma) ?.. Fransızca, “excrément,m”: Süprüntü (Aşağılık şey,). Necaset, pislik. * ?.. Plantureux: Şişman, etli budlu (İri,). Bol, çok. Verimli. * ?.. İngilizce, “mortise lock”: Kilit (Zıvana içine yerleştirilen) ?.. Sea serpent: Yılanı, efsanevi bir deniz ejderhası (Deniz) ?.. İspanyolca, “ministro,m”: Elçi. Bakan. Hâkim. *. Temsilci. Papaz. Papaz yardımcısı ?.. İtalyanca, “aforistico”: Özlü, kısa; özlü söz …(s)i ?.. Rifinitezza: Yorgunluk. Bit/kinlik (–iklik). * ?.. Latince, “administer”: Yardımcı, hizmetçi. (Ask.) İşçi, mühendis ?.. Arcîtenêns: Yay taşıyan. Apollo ?.. Côns-ternô: Yaymak, sermek, döşemek, üzerini örtmek. (Her tara-fına) ?.. Cônsternô: Korkutmak, telâş ve heyecan vermek, dehşet vermek, şaşırtmak (Fazla). Ürkütmek, ürkütüp dağıt-mak ve kaçırmak. * ?.. Sırpça, “spletkarenje”: Entrika işi, düzencilik, fesatçılık ?.. Ebcedleri, 776…

Farsça, “şikest”: Kırma, kırılma. Kırık, kırılmış. Ye-nilgi. Zarar. (“Şikest”, Farsça “şikesten”den… Yine “şikes-ten”den –kıran mânâsı veren “–şiken”… Şiken: Kıvrım, bük-lüm…) ?.. –şikest: Sonuna geldiği kelimelere “kıran” mânâ-sını katarak birleşik sıfatlar yapar ?.. Bâz geşten: Geri dön-mek. Pişman olmak, tövbe etmek. Vazgeçmek, terketmek ?.. Küştenî: Öldürülmeye lâyık, öldürülesice ?.. Almanca, “untermalen”: Boya sürmek (Astar). (Müzik) Refakat etmek ?.. Vollmatrose,m: Tayfa (Birinci sınıf) ?.. Danca, “farve-foto”: Fotoğraf (Renkli) ?.. Ordenspoliti: Polis, zabıta ?.. Endonezca, “tempurung kepala”: Kafatası ?.. İngilizce, “ministry”: Yardım (Hizmet,). Vaizlik, papazlık. Papazlar. Bakanlık, vekâlet. * ?.. İspanyolca, “consentir”: İzin vermek, kabul etmek (Razı olmak, rıza göstermek,). Tasdik etmek. Boyun eğmek, teslimiyet göstermek. Şımartmak. Gevşemek. Zayıflamak ?.. Rebuscamiento,m: Araştırma (Dikkatle ara-ma,). *. Tek tek seçip ayırma ?.. İtalyanca, “quarantenne”: Kırk yaşında(ki) (Kırklık,) ?.. Segnatore (il-): Çiz(ici (–en). İşaretle/-yici (–yen). Yaz/ıcı (–an). Göster/ici (–en), belirt/ici (–en). Yont/ucu (–an), oy/ucu (–an). Etkile/yici (–yen). *. Damgacı ?.. Latince, “ministri”: Yardımcı, vekil. Hizmetçi, hizmetkâr. * ?.. Perlûctuôsus: Mahzun (Çok) ?.. Rumca, “ma-herovgaltis”: Katil, cani. Bıçak çeken ?.. Sırpça, “pokrivena pijaca”: Pazar (Hal, kapalı) ?.. Ebcedleri, 780… “İzzet Mirzabeyoğlu: 477+ 1302= 1779= 780.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 689)

Almanca, “freigeist”: Serbest düşünceli; hür fikirli ?.. Çekçe, “hoštění”: Tedavi. Davranış, muamele ?.. Almanca, “schiffskapitän,m”: Kaptan (Gemi süvarisi;) ?.. Stahlfeder,f: Yay (Çelik). Kalem ucu. * ?.. Danca, “drøftelse”: Görüşme, konuşma (Tartışma,) ?.. Fransızca, “artificieuse”: Aldatıcı, dolapçı, düzençi ?.. Hollandaca, “juffertje”: Hanımcık (Kü-çük) ?.. İngilizce, “foresight”: Basiret (İhtiyat, tedbir, önce-den görme,) ?.. İsveççe, “förlust”: Kayıp. Zarar ?.. İtalyanca, “parole di colore oscuro”: Kapalı sözler, anlaşılması güç sözler ?.. Rissante: Yumruklaşan, vuruşan (Dalaşan, döğüşen, kavga eden, kavgacı,). Hır çıkaran, atışan, hırcı ?.. Sciogli-tore (lo-): Sök/en (–ücü). Çöz/ücü (–en), çözüm bul/ucu (–an), çözüme bağla/yıcı (–yan). Boşandır/an (–ıcı). Sök/en (–ücü). Parçala/yan (–yıcı). Böl/en (–ücü). Kurtar/an (–ıcı). Yükselt/en (–ici), kaldır/an (–ıcı) ?.. Strozzino (lo-): Tuzak (Bir çeşit). Tefeci. Vurguncu, soyguncu. * ?.. Ebcedleri, 782 …

Almanca, “gastronom,m”: Otelci. Yemek meraklısı ?.. Boşnakça, “njušiti”: Koklamak ?.. Farsça, “güştâsb”: Fars hükümdarlarından Hystaspes. Allah’ın kullarına rahmetini ulaştırdığı mâ-nevî yol ?.. Keştî–bân: Kaptan, gemi komutanı ?.. Hırvatça, “gastronom”: Midesine düşkün. Yemek uzmanı ?.. İngilizce, “gastronom”: Midesine düşkün kimse ?.. Slo-vakça, “gastronóm”: Yemek uzmanı ?.. Almanca, “straubbe-sen,m”: Süpürgesi (Toz) ?.. Untersuchen: Araştırmak, incele-mek, tedkik etmek. (Tıb) Muayene etmek. Eşmek; birşeyin alt yanını sormak. Yoklamak. Tahkik etmek, gerçeklemek. (Huk.) Tahkikat yapmak. (Kimya) Tahlil etmek ?.. Fransızca, “brisants, m,pl”: Köpük (Dalgaların kör kayalara çarpmasıyla oluşan) ?.. Circonlocution,f: Dolaylı yoldan söylenen söz, dolaylı anlatım ?.. Entrailles,f: Gönül (İç, yürek,). Bağırsak-lar. Karındaki işkembe, bağırsak, dalak gibi bütün organlar. Ana karnı, karın. *. Derinlikler, en derin yer ?.. İngilizce, “arctic fox”: Tilkisi (Kutup) ?.. Figuration: Tasvir, temsil. Şe-kil veya biçim verme, şekle sokma. *. Şekil, şekillerle süsle-me. (Müz.) Bir parçayı fazla süsleme ?.. Ichthyoisaurus: Balı-ğa ve kısmen kertenkeleye benzeyen büyük bir deniz hayvanı (Fosil hâlinde bulunup kısmen) ?.. İsveççe, “efterlysa”: Araştırmak ?.. İtalyanca, “dissolutore”: Yoked/ici (–en). Çöz-(ündür)ücü (–en). Kopar-/ıcı (–an). Erit/ici (–en). Dağıt/ıcı (–an). Parçala/yıcı (–yan). *. Ahlâk boz/ucu (–an) ?.. Latince, “dêlirâmentum”: Saçma şey, boş lâf, mânâsızlık ?.. Renûn-tius: Haber veren, muhbir ?.. Saturnus: Satürn seyyaresi. Altın çağın hakimi, tohum ekme ilâhı. * ?.. Strâgulus: Örtüsü (Yatak). Kaplayan. *. Halı ?.. Macarca, “intrikálni”: Entrika çevirmek, dalavere çevirmek ?.. Sırpça, “naricanje”: Ağlayıp sızlama, yanıp yakınma, ağıt ?.. Ebcedleri, 783…

Fransızca, “gastronome,m”: Yemek meraklısı, iyi ye-mek yemesini seven, midesine düşkün ?.. Hollandaca, “kos-tumeren”: Kostüm (takım) giymek ?.. İngilizce, “gastrono-me”: Midesine düşkün kimse ?.. Almanca, “vorstellen”: Takdim etmek, tanıştırmak. Öne koymak. İleri almak. *. Demek, olmak; mânâ ifâde etmek. Tasvir, temsil etmek; canlı olarak göstermek. İşaret etmek, göstermek. Tenbihte bulun-mak ?.. Fince, “turvallinen”: Güvenilir (Emin,) ?.. Fransızca, “glossateur,m”: Şarih, yorumcu, yorumlayıcı ?.. Se lamenter: Ağlayıp sızlamak, yanıp yakınmak ?.. Hollandaca, “vallende ster”: Kayan yıldız ?.. İspanyolca, “esparcimiento,m”: Yay-ma, dağıtma, saçma, ayrılma, yayılma, dağılma (Ayırma,). Eğlence, neşelenme. Canlılık ?.. Presentación,f: Takdim (Sunma, gösterme,). Tanıştırma. 21 Kasım’da kutlanan bir Hıristiyan bayramı. Tiyatro oyunu sunma, oynama, temsil ?.. İtalyanca, “glossatore”: Açıkla/yıcı (–yan). Yorum/cu (–la/yan, –yıcı) ?.. Lusingatore: Aldat/ıcı (–an), kandır/ıcı (–an), gönül okşa/yıcı (–yan), hoşa giden. Pohpohçu, koltuk-la/yıcı (–yan). Dalkavuk. Yalancı. Boş umut veren ?.. Latin-ce, “clâritûdinis”: Ün, şeref, şân. Parlaklık, şaşaa. * ?.. Ser-pentis: Yılan. Bir takımyıldız ?.. Makedonca, “figurativen”: Mecazî ?.. Rumca, “eksipiretisi”: Yardım (Hizmet,) ?.. Eb-cedleri, 784…

Boşnakça, “sušiti”: Kurutmak, havalandırmak ?.. Farsça, “güsiste-mehar”: Yuları kopmuş. Kayıtsız, mesuliyet-siz, başıboş ?.. Almanca, “begräbnisplatz,m”: Mezarlık, mak-ber ?.. Florist,m: Ressamı (Çiçek). Çiçek alimi. Çiçek merak-lısı. * ?.. Tränensack,m: Gözyaşı kesesi; kise-i dem’iye ?.. Boşnakça, “rasplakati se”: Ağlamak ?.. Fransızca, “circonvo-lution,f”: Kıvrım, kıvrıntı. Bir merkez nokta etrafındaki hal-kalar, çemberler ?.. Fransızca ve İngilizce, “exploration,f”: Arayıp tarama, keşif, istikşaf. Keşfetme. (Hek.) Sıkı muaye-ne, derin inceleme ?.. Hollandaca, “bokswedstrijd”: Boks maçı (yarışması); boks karşılaşması ?.. İngilizce, “harvest mouse”: Sıçan (Cüce) “Micromys minutus” ?.. Righthand man: Güvenilen kimse, sağ kol ([Özellikle iş sahasında] En çok) ?.. Strabismic: Şaşı ?.. Tiredness: Yorgunluk ?.. İspan-yolca, “artificioso”: Kurnaz (Düzenbaz,). Düzenli, hileli. * ?.. Reconocimiento,m: Araştırma, tanıma (İnceleme,). Tanıma, tanınma. İtiraf. Kabul, tasdik. Minnettarlık, şükran. *. (Ask.) Keşif ve tedkikat ?.. İtalyanca, “racconto fedele”: Hikâye (Gerçek, doğru) ?.. Japonca, “shiitsu”: Çarşaf ?.. Latince, “mâchinâtôris”: Tertibci. Mühendis. * ?.. Praenûntius: Haber-ci, müjdeci ?.. Speculâtrîcis: Casus (Gözcü,) ?.. Macarca, “gombostű”: İğne(Toplu) ?.. Ebcedleri, 786…

Almanca, “gastronomie,f”: Otelcilik. Yemek pişirme sanatı. Yemek merakı ?.. Çekçe, “kaštanový”: Kestane rengi, (saç) kumral ?.. Fransızca, “gastronomie,f”: İyi yemek mera-kı. Mutfak, yemekler, yemek yeme ve pişirme sanatı ?.. Hol-landaca, “gastronomie”: Otelcilik. Yemekçilik. Yemek pişir-me sanatı. İyi yemekten anlama sanatı ?.. İtalyanca ve Rum-ca, “gastronomia”: Aşçılık, (iyi) yemek pişirme sanatı, ye-mek ustalığı ?.. Latince, “inventôris”: Mucid, kâşif. Yazar, öneri sahibi, kurucu ?.. Slovakça, “gastronómia”: İyi yemek yeme ve pişirme sanatı ?.. Almanca, “hanswurst,m”: Maska-ra, şaklaban, soytarı, palyaço ?.. Hollandaca, “hansworst”: Palyaço, soytarı, maskara. Taklitçi ?.. Opkalefateren: Tamir etmek (Düzeltmek,) ?.. İngilizce, “forerunner”: Haberci (Müjdeci,). Selef. Ced, ata. * ?.. İsveççe, “anförvant”: Akraba (Hısım,) ?.. İtalyanca, “allegoricamente”: Simgeli olarak ?.. Disegnatore (il–): Çiz/ici (–en), çizimci. … yap/ıcı (–an). Ta-sarla/yıcı (–yan) ?.. Folgorante: Öldür/en (–ücü). Çarp/an (–ıcı). * ?.. Nave mercantile: Gemisi (Ticaret) ?.. Japonca, “shuuri suru”: Tamir etmek ?.. Tanken suru: Araştırmak, keşfe çıkmak ?.. Latince, “circumspectus”: Basiretli (Akıllı, tedbirli,). Dikkatle incelenmiş, düşünülmüş veya tartışılmış. * ?.. Dispênsâtor: Haznedar (Vekilharç,) ?.. Fenestrae: “Fenest-ra”nın çoğulu ?.. inventôris: Mucid, kâşif. Yazar, öneri sahi-bi, kurucu ?.. Praecentiônis: Başlangıç niteliğinde olan şey, mukaddeme türünden bir şey söyleme veya yapma, prelüd ?.. Ebcedleri, 794…

Danca, “kvistværelse”: Çatı odası, tavan arası ?.. Farsça, “güsterânîden”: Yaymak. Yaygı yapmak ?.. İtalyan-ca, “costernazione”: Yıkım, büyük üzüntü ?.. Reputazione solida: Güvenilir isim ?.. Almanca, “entwerfen”: Resmetmek, çizmek. Karalamak; müsvedde yapmak; taslağını çizmek. Tasarlamak, pergellemek. Birşeyin krokisini yapmak. Yazıp çizmek. Kompoze etmek. *. Tanzim etmek. (Plân) Çizmek; kurmak. Portresini çizmek. Hazırlamak ?.. Sich rüsten: Silâh-lanmak ?.. Hollandaca, “valsemunter”: Kalpazan, sahte para basan, yalan ve hile ile iş gören ?.. Hırvatça, “nagoveštaj”: İma. Belirti, iz, işaret. *. Yarım kelime. Duyuru, ilân ?.. İngi-lizce, “kaffir cat”: Kedisi (Afrika ve Anadolu’da yaşayan ve evcil kedinin atası sayılan bir yaban). “Felis ocreata” ?.. La-tince, “experîmentî”: Delil (Kanıt,). Tecrübe ?.. Ebcedleri, 795…

Boşnakça, “koštunjav”: Kemikli ?.. Estçe, “kastan-pruun”: Kestane rengi ?.. Hırvatça, “gustiš”: Çalılık, ağaçlık. Sık çalılık, fundalık ?.. İngilizce, “gastronomic”: İyi yiyip içmekle ilgili ?.. Cristicism: Tenkid (Eleştirme,). Yerme, kı-nama ?.. Exempli gratia: Meselâ ([Latince’den] Örneğin,) ?.. Fransızca, “lacertiliens,m,pl”: Kertenkele takımı (Kelerler-den) ?.. İsveççe, “efterspana”: Aramak ?.. İtalyanca, “flessuo-samente”: Bükük (kıvrık, katlanmış, eğik) olarak ?.. Frescan-te: Ressamı (Fresk) ?.. Latince, “crispantis”: Kıvrık, buruşuk ?.. Ebcedleri, 796…

Farsça, “gûşt–nâk”: Etli. Şişman. İri yapılı ?.. İtalyan-ca, “scastagnare”: Sapıtmak, yoldan (baştan) çıkarmak ?.. Gastrocnemio: Baldır kası ?.. Graffito: Resmi (Duvar) ?.. Graziosamente: Parasız (Karşılık bekleme/den (–ksizin), kar-şılıksız,). Güzel (sevimli, hoş) bir biçimde, güzelce, sevimli-ce, hoşça. * ?.. Lenzuoloricamato: Çarşaf (işlemeli) ?.. Almanca, “romanistik,f”: Lâtin dilleri ve edebiyatları uzmanı ?.. Fransızca, “prosaïquement”: Nesir gibi. Bayağıca, incelik-ten uzak bir biçimde ?.. Hollandaca, “foltering”: İşkence, azab, eziyet ?.. Hırvatça, “egipatska naočarka”: Engerek ?.. İngilizce, “graffito”: Resim veya yazı (Abidelerde sonradan kazılmış). Duvara karalanan yazı ?.. İspanyolca, “zurrarle a uno la badana”: Yumruklamak (Vurmak,). Kötü sözler söyle-mek, yerden yere vurmak ?.. İsveççe, “fönster”: Pencere ?.. Latince, “âctsummarum”: Veznedar, kasadar ?.. Commen-târiolî: Şerh (Not,). Küçük risale, yazı ?.. Commentârium: Günlük. Not defteri. *. Kanunî hükümlerin özeti ?.. Verba cognôminâta: Mânâlılar(Eş) ?.. Ebcedleri, 797…

Farsça, “engiştâl”: Hasta, çelimsiz insan ?.. İtalyanca, “costringibile”: Zorlanabil/ir (–en, –ecek), … zo-runda bırakı-labil/ir (–en, –ecek) ?.. Gastronomico: Aşçılık (yemek ustalı-ğı, yemek pişirme) … (s)i ?.. Slovakça, “kostná dreň”: İlik ?.. Almanca, “streifen”: Sıvamak. Sıyırıp geçmek, yalamak. Te-mas etmek, dokunmak. Yol yol çizgilerle süslemek. Çıkar-mak, kaldırmak, sıyırmak. *. Bşi bşe geçirmek. Bşe dokun-mak, temas etmek, sürünmek; birşeye toslamak. Dolaşmak, gezinmek. Akıncılık (veya çapulculuk) etmek. Bşe çok yakın olmak, benzemek; derecesine varmak ?.. Danca, “kunst-maler”: Ressam ?.. Fransızca, “arrêt,m”: Kilitleyen parça, emniyet, dişli mandalı. Durma. Durdurma. Durak. (Yüksek mahkeme kurumları için) Hüküm, karar. Pl. Hafif göz hapsi; hafif hapis; nezaret. * ?.. Inscription,f: Kitabe. Kaydolma, kaydetme. Çiziktirilen yazı, karalama ?.. Tête: Tepe, doruk, baş. Baş. Kafa. Yüz, yüz ifadesi; görünüm. *. (Kimi sebzeler ve nesneler için) Baş. Başlangıç, başlangıç noktası; baş. Önder, baş kişi, baş; işin başı. Kişi, adam. Kelle, can, hayat. Kafatası. Kafa, beyin. (Geyik, karaca gibi hayvanlarda) Boy-nuz. (Ayak topunda) Kafa vuruşu. Baş hayvan. (Atom silâh-larında) Başlık ?.. İngilizce, “in high terms”: Överek, göklere çıkararak ?.. Inclinometer: İğne (Dünyanın manyetik alanının eğimini gösteren mıknatıslı). Meyil ölçeği, uçak veya gemi-nin ufka göre eğimini ölçen âlet. * ?.. Inscription: Kitabe, ya-zı. İthaf. Madalya veya para üzerinde olan yazı ?.. İspanyol-ca, “cerradura de combinación”: Kilit (Şifreli) ?.. İtalyanca, “finestra”: Pencere ?.. Latince, “breviloquêntis”: Muhtasar (Az sözle anlatan,) ?.. Intercessiô: Kefil olma (Araya girme,). Müdahale. Men etme ?.. Mônstrum: Mucize. Geleceği göste-ren belirti. Şer alâmeti. *. Canavar, hilkat garibesi, ucube ?.. Lehçe, “uśmiercać”: Öldürmek ?.. Letonca, “laikraksts”: Gazete. Tek sayfalık gazete ?.. Sırpça, “priobalna oblast”: Kı-yı bölgesi ?.. Ebcedleri, 802… “Kaptan: Kaf+be+nun… Bu noktalı harflerin toplamı: 100+2+50= 152… Kusto: Kaf… Bu noktalı harfin değeri: 100… Müslüman: Nun… Bu noktalı harfin değeri: 50… Kaptan Kusto Müslüman: 302.” (H.T. sh 62)… İstiksâ: Bir şeyin künhüne varmaya çalışma, ince-den inceye araştırma… İstiksâ: Elif+sin+te+kaf+sad+elif… Noktalı harfler: Te+kaf… 400+100= 500… “Kaptan Kusto Müslüman” istiksâ: 302+ 500= 802… Arz: Takdim etmek (…) … Arz: Ayn+re+dat… Noktalı harf: Dat… 800… Bürd: Bilmece, bulmaca; muammâ… Bürd: Be+re+dal… Noktalı harf: Be… 2… Takdim bilmecesi: 800+2= 802…

Farsça, “güsiste-kemer”: (Kemeri kopuk) Kalender, derbeder ?.. Almanca, “unternehmen”: Girişmek; birşeye el atmak; birşeyi yapmaya kalkışmak (Birşeye teşebbüs et-mek,). Tevessül etmek; birşeyi denemek.  Yapmak. Teşeb-büs, ameliye, kıyam, sefer, hareket. Ticarethane, müessese ?.. Danca, “oprustning”: Silâhlanma ([Ask.]) ?.. Fransızca, “retaper”: Tamir etmek (Üstünkörü). Üstünkörü düzeltmek, şöyle bir yapmak. *. (Yazı makinesinde) Yeniden yazmak, bir daha yazmak. Sıhhatini düzeltmek ?.. Tracer: Çizmek. Yazmak, çiziktirmek. (Arazi üzerinde) Yerini belirlemek, geçeceği yerleri belirtmek. Hızlı gitmek, koşmak. (Kökler için) Ufkî olarak gitmek; ufkî kökler salmak ?.. İspanyolca, “informativa”: Haber veren (Bilgi veren,). Şekil veren. Tanı-tan, tanıtıcı ?.. Latince, “cônstringô”: Kelimeye sıkıştırmak (Birkaç). Birbirine bağlamak, rabtetmek. Birbirine bağlamak, sıkıca bağlamak, bağlı tutmak. *. Yoğunlaştırmak ?.. Tapêta: Halı, duvar kilimi, duvar halısı vs ?.. Terebra: Burgu, delgi ?.. Portekizce, “tapete”: Halı ?.. Ebcedleri, 805…

Farsça, “akende–gûşt”: Şişman ?.. Almanca, “tot”: Ölü, ölmüş, rahmetli, merhum, müteveffa. Cansız, ruhsuz. Sönük, donuk. Semere vermeyen. Metruk, hâli ?.. Fransızca, “avertisseuse”: Haberci. Uyarıcı, dikkat çekici. M. Klakson ?.. Cratère,m: Testisi (Eski zamanlarda iki kulplu şarab). Ya-nardağ ağzı ?.. Datte,f: Hurma ?.. Hollandaca, “metaforisch”: İstiareli ?.. Tot: İle (–dek, kadar, değin, –ila,) ?.. İngilizce, “send forth”: Yaymak, neşretmek, çıkartmak ?.. İspanyolca, “tercera”: Üçüncü. M. Üçüncü şahıs. Arabulucu. Manastır sisteminde laik işlerle uğraşan üçüncü sınıftan kimse. Mu-habbet tellalı, pezevenk ?.. İtalyanca, “le mane segrete”: Oyunlar (Gizli) ?.. Subissatore: Yok ed/en (–ici) (Yerle bir ed/en (–ici)). Batır/ıcı (–an). Yık/ıcı (–an). * ?.. Latince, “ta-pêtae”: “Tapêta”nın çoğulu ?.. Terebrae: “Terebra”nın çoğulu ?.. Romence, “trecere”: Geçiş (Geçme,) ?.. Ebcedleri, 806… “Haz’: Muhalefet etmek. Taksim etmek, bölmek, paylaştır-mak… Haz’: Hı+ze+ayn… 600+7+70= 677… Salih: 129… Halife Salih: 677+129= 806.” (H.T. sh 70)…

Boşnakça, “gušiti se”: Boğulmak ?.. Farsça, “giyâh kâşten”: Ziraat yapmak ?.. Almanca, “tote,m,f”: Ölü ?.. Ver-dolmetschen: Tercüme etmek (Tercümanlık etmek,). Açık-lamak, tavzih etmek, anlatmak ?.. Arnavutça, “derëtar”: Ka-pıcı ?.. Fransızca, “déterré”: Ölü (Mezardan çıkarılmış) ?.. Figuratif: Simgelerle gösteren. Bir şeyin biçimini gösteren. İçinde insan, hayvan ve tabiat öğeleri bulunan (resim veya heykel) ?.. Suscription: Adres (Zarfın üzerine yazılan) ?.. Hollandaca, “alomtegenwoordig”: Her yerde bulunabilen; her yerde hazır olan ?.. İngilizce, “swagger stick”: Kamçı (Suba-yın süs için taşıdığı) ?.. Timeexposure: Resim (Uzun pozlu) ?.. İtalyanca, “simboleggiatura”: Simgeler manzumesi ?.. Ja-ponca, “kembutsu suru”: Ziyaret etmek ?.. Latince, “indust-rius”: Çalışkan, gayretli, dikkat harcayan (Dikkatli,). Faal ?.. Querquetulânus: Ormanına âit (Meşe) ?.. Recûsâtiônis: Red, imtina, gerileme (Kabul etmeyiş,). (Kanun) İtiraz, davada karşı tez ?.. Romence, “inscripţie”: Kitabe ?.. Ebcedleri, 807 …

Farsça, “sâl–geşt”: Yaşlı, ihtiyar ?.. Latince, “histriô-nis”: Oyuncu (Erkek) ?.. Slovakça, “časť odevu zo zafíru” ?.. Almanca, “obstpflücker,m”: Meyve koparan. (Mak.) Lâle, eğiç. * ?.. Fransızca, “breveter”: Ehliyet belgesi vermek (Be-rat veya) ?.. Chattée,f: Kedinin bir defada doğurduğu yavru-lar (Bir) ?.. Traceur: Çizici ?.. İngilizce, “crosscut saw”: Tes-tere, tahta kerestesi. Kütük kesmeye mahsus iki saplı uzun testere. İnce dişli bıçkı ?.. İspanyolca, “apertura,f”: Açılış, açma, açılma. Başlangıç ?.. Recorte,m: Kesilip ayrılan şey. Kesip ayırma. Kırpma. *. Kırpıntılar ?.. Rectora: Başkan. İdare eden, yöneten. M.,F. İdareci, yönetici. Rektör. *. M. Bölge papazı ?.. Tercero: Üçüncü. M. Üçüncü şahıs. Arabu-lucu. Manastır sisteminde laik işlerle uğraşan üçüncü sınıftan kimse. Muhabbet tellalı, pezevenk ?.. İtalyanca, “confortino”: İçki (Güçlendirici) ?.. Detto: Atasözü. Den/en (–miş), söylen/ en (–miş). Adlı. Yukarda adı geçen. *. Kurnazlık ?.. L’azzur-ro profondo: Mavi, gök rengi (Koyu) ?.. Paratura: Halısı, kumaşı (kâğıtları) (Duvar kâğıdı). Kaplama. * ?.. Paratura: Koru(n)ma (–yuş, uş). Kurtar(ıl)ma (–ış). Önle(n)me (–yiş, –iş). Sav(uştur) (ul)ma (–uş) ?.. Japonca, “tatoeba”: Misâlen ?.. Latince, “pharetrae”: Ok kılıfı, sadak ?.. Prôrêtae: “Prôrê-ta”nın çoğulu ?.. Unguentârius: Koku, çiçek yağları ve güzel-lik merhemleri satıcısı ?.. Versûtiloquus: Kurnaz (Sinsi, tilki gibi,) ?.. Makedonca, “riter”: Atlı savaşçı (Şövalye,) ?.. Ro-mence, “şanţ”: Hendek ?.. Ebcedleri, 811…

Farsça, “keştî cengî”: Savaş gemisi ?.. Almanca, “watt,n”: Sahil kısmı (Yalnız med zamanı su altında kalan). (Elekt.) Vat ?.. Danca, “undersætsig”: Tıknaz, bodur ?.. Vat-tæppe: Yorgan ?.. Fransızca, “apprêteur,m”: Resimcisi (Cam). Perdahçı. *. Ham madde hazırlayan işçi ?.. Pêchette, f: Ağı (İstakoz) ?.. Retour,m: Kıvrım, kıvrıntı. Dönüş, geri dönme. Dönüş yolculuğu. Dönüp gelme, yeniden gelme. (Bir iş veya göreve) Yeniden gelme, dönme. Geri çevirme, geri döndürme. Yeniden başlama; tekrar. Beklenmedik ve toptan değişiklik. Karşılık; karşılıklılık. *. Çıkıntı, dirsek, köşe. (Huk.) Rücû. Düşünce değiştirme, karardan cayma, sözünden cayma ?.. Hollandaca, “grafsteen”: Mezar taşı ?.. Mierennest: Karınca yuvası ?.. İngilizce, “anfractuous”: Eğri büğrü, gi-rintili çıkıntılı ?.. Industrious: Çalışkan, gayretli ?.. Sponta-neousness: Kendiliğinden olma ?.. İspanyolca, “anfractuoso”: Eğri, çarpık. Dolambaçlı, dolaşık. Dalavereci ?.. Artería,f: Hile, dolap, düzen, kurnazlık ?.. Hortera,f: Çanak (Tahta). M. (Madrid’de, bazı dükkânlarda) Çırak ?.. İtalyanca, “indust-rioso”: Çalışkan, becerikli, hamarat, elinden iş gelir. Didinen, çırpınan. Sanayi, endüstri. * ?.. Ragazzo di un bel taglio: Bo-yu bosu yerinde bir genç, güzel vücutlu bir genç ?.. Sterminio (lo-): Öldür(ül)me (–üş) (Yoket/me (yokediş) (yokedil/me, –iş),). Kırım, kıyım. Kökünü(n) kazı(n)ma(sı) (–yış, –ış/ı). *. Kırıp geçir(i)me (–iş), kır(ıl)ma (–ış). Kılıçtan geçir(il)me (–iş) ?.. Vedetta: Gemi (Küçük hızlı). Gözcü (yeri). *. Bakma deliği ?.. Latince, “observâtiônis”: İnceleme, araştırma (Ya-kından gözleme veya gözetleme, riayet, uyum,). Dikkatlilik ?.. Trânsenna: Ağ, tuzak, kapan. Kafes işi, dantel işi ?.. Rus-ça, “pıtat’”: İşkence etmek ?.. Ebcedleri, 813…

Farsça, “leb-şikeste”: Yırtık dudaklı ?.. Almanca, “nachschrift,f”: Haşiye, dipnot. İmlâ, dikte ?.. Boşnakça ve Sırpça, “šumica”: Koru, koruluk ?.. Bulgarca, “poseştàvam”: Ziyaret etmek ?.. Çince, “tsan şu”: Hamster ?.. Fransızca, “couette,f”: Yatak (Tüy). Boru süzgeci. Gemi tezgâhı. Küçük kuyruk. *. (Trende) Kuşet ?.. Hollandaca, “ruiter”: Süvari, binici, at cambazı (Atlı). Bir tür nehir kuşu ?.. İngilizce, “proctor”: Vekili (Bir çeşit dava). Üniversitede disiplini sağlayan memur. (İmtihanda, sınıfta) Disiplini sağlamak ?.. Strabismical: Şaşı ?.. İtalyanca, “massacrante”: Ödür/ücü (–en) (Kıy/ıcı (–an),). Çok yor/ucu (–an), yorgun (bitkin) dü-şür/ücü (–en), bitkinleştir/ici (–en). Ezi/ci (–en). Çok ağır. * ?.. Japonca, “himan shita”: Şişman (Yağlı,) ?.. Latince, “commentârius”: Günlük. Not defteri. *. Kanunî hükümlerin özeti ?.. Explicâtrîx: Yorumlayan, anlatan kişi veya şey (A-çıklayan,) ?.. Fundâtôris: Kurucu. (Kent ve benzeri) Bani ?.. Makedonca, “gluşets”: Fare ?.. Norveççe, “tøyte”: Çapkın, haspa ?.. Rusça, “rodstvyennik”: Akraba ?.. Sırpça, “šoljica”: Fincan ?.. Ebcedleri, 817…

Boşnakça, “smješati”: Karıştırmak ?.. Farsça, “şikes-te-dil”: Gönlü kırık, mahzun ?.. Almanca, “inscrift,f”: Kitabe. (Para, madalya vs.) Yazı. Tanımlık ?.. Kommentieren: Tefsir (veya şerh) etmek ?.. Konterfeien: Resim almak ?.. Arnavut-ça, Bulgarca ve Fransızca, “portier”: Kapıcı. Kapı bekçisi, giriş çıkışları teftiş eden görevli ?.. Danca, “kriminalpoliti”: Polis (Sivil) ?.. Fince, “peitto”: Örtü ?.. Fransızca, “créatri-ce”: Yaratıcı. Kurucu. Mucid. Yaratan, ilâh. Oynayan ?.. Fas-cinatrice: Büyü yapan, büyüleyen, büyücü. Büyüleyici ?.. Harassement,m: Yorgunluk, bitkinlik (Çok yorma;) ?.. Parler par énigmes: Bilmece gibi konuşmak, ne dediği pek belli olmamak ?.. Pierrot,m: Serçe. Soytarı, Pierrot kılığına girmiş maskara. (Ask.) Acemi er, acemi çaylak ?.. Hollandaca, “in-schrift”: Kitabe. Yazıya dökülmüş ?.. İngilizce, “discern-ment”: Feraset (Görüş, seziş, basiret,). İdrak, akıl, muhake-me. * ?.. Hypodermic injection: İğne, enjeksiyon ?.. Portray: Resmetmek, resmini yapmak. Tarif etmek, tanımlamak, tas-vir etmek ?.. Sportsman: Kumarbaz (Profesyonel). Sporcu. Avcı. *. Sportmen ?.. İspanyolca, “cobertura,f”: Örtü. Sorum-luluktan sakınma, kaçınma ?.. Cubertura,f: Örtü ?.. Trazador, m,f: Resmini çizen, kroki yapan, plân yapan (kimse) (Taslak yapan, kabataslak). Taslakçı ?.. İtalyanca, “debutto”: Başlan-gıç, giriş, emekleme (İlk adım,) ?.. Inserviente (l’-): Kapıcı, ayak işlerine bakan (Odacı, hademe,) ?.. Piatto: Düz(lük). Yassı, basık. Çökük. Ezik. Tatsız, yavan ?.. Tracciare: Çiz-mek (Taslağını …). İzini sürmek, izinden (peşinden) gitmek ?.. Latince, “cônfectôris”: Yok eden (Tahrib eden,). Bitiren kimse. Sona erdiren. * ?.. Fluentôrum: Sel, taşkın ?.. Trâns-fugae: “Trânsfuga”nın çoğulu ?.. Macarca, “lustaság”: Tem-bellik ?.. Romence, “dezertor”: Asker kaçağı. Kaçak. * ?.. Rumca, “varathro”: Uçurum. Boşluk ?.. Ebcedleri, 819…

Farsça, “engeşten”: Hesablamak ?.. Şâyesten: Yakış-mak, yaraşmak, yakışık almak ?.. Almanca, “straff”: Kısa, muhtasar, mücmel ?.. Fransızca, “civette,f”: Kedisi (Misk). Misk kedisi kokusu, misk. Misk kedisi derisinden yapılan kürk ?.. écriture,f: Yazı. Yazı biçimi, yazı. Üslûb. Pl. (Bir tüccarın) Hesab işleri, muhasebe. Evrak, kayıt. (Büyük harfle yazıldığında) Kutsal kitablar, İncil ?.. Omniprésent: Her yerde hâzır ve nâzır. Yakayı bırakmayan, her yerde kendini gösteren ?.. İngilizce, “omnipresent”: Her yerde ve her za-man hazır ?.. Property: Sahne donatımı. Mülkiyet. Mal, mülk, emlâk, arazi. Hususiyet, özellik. Mahiyet, tabiat. * ?.. İspan-yolca, “cortadora”: Kesen. M. Kasap. Eskiden kralın sofra-sında etleri kesmekle görevli kimse. (Ayakkabı, elbise ve benzeri yapımında) Deriyi, kumaşı ve benzeri kesen, biçen kimse. Kesici diş, ön diş ?.. Cortadura,f: Kesik. Kesme. Kesim. *. İki dağ arasında geçit. Kâğıttan kesilmiş şekil. Yarık, hendek, çukur. Artıklar ?.. Criatura,f: Yeni doğmuş çocuk. Yaratık. *. Cenin ?.. Torcedero: Bükük (Bükülmüş, bükülü,). Çarpık. M. Bükme âleti. İpi büküp germek için kullanılan çubuk, gergi ?.. Trabajadora: Çalışkan, gayretli. Çalışan. *. M.,F. İşçi ?.. İtalyanca, “archiatra”: Hekim(Baş) ?.. Latince, “commendâtôris”: Öven kimse (Tavsiye eden,) ?.. înfectôris: Boyacı ?.. Praefâtiônis: Önsöz, başlangıç. Formül. * ?.. Macarca, “együtt”: Beraber, birlikte ?.. Porte-kizce, “terceiro”: Üçüncü ?.. Rumca, “aftoviografia”: Otobi-yografi ?.. Dendrofitos: Ağaçlı, ağaçlık ?.. Rithro: Su arkı ?.. Ebcedleri, 821…

Farsça, “enguştân”: Parmaklar ?.. İtalyanca, “castro-naggine”: Aptallık, salaklık, budalalık ?.. Sırpça, “debeljuš-kast”: Şişman, dolgun etli (Tombul,) ?.. Almanca, “vorent-scheidung,f”: Emsal. (Sp). Yarıfinal ?.. Vortrupp,m: Öncü öncüsü; ileri kıta ([Ask.]) ?.. Çekçe, “našeptávání”: İmâ, ki-naye, dolaylı söz ?.. Danca, “fortolking”: Yorum ?.. Tilfor-ladelig: Güvenilir, inanılır. Emniyetli, sağlam ?.. Fince, “jut-tu”: Hikâye; dava ?.. Fransızca, “omniprésente”: Her yerde hâzır ve nâzır. Yakayı bırakmayan, her yerde kendini göste-ren ?.. Hollandaca, “crayontekening”: Resmi (Kurşun kalem) ?.. Dotatie: Yardım, bağış, teberru, hibe ?.. İngilizce, “repara-tive”: Tamirat veya tazminat kabilinden ?.. Silversmith: Ku-yumcu (Gümüş üzerine çalışan) ?.. İsveççe, “träffas”: Buluş-mak. Rastlaşmak. * ?.. Japonca, “yotto”: Yelkenli ?.. Latince, “însidiâtôris”: Casus (Yol kesen, entrikacı,). Pusuya yatan as-ker. * ?.. Perductor: Kılavuz. Pezevenk ?.. Perpetior: İzin vermek (Sabırla dayanmak, razı olmak,) ?.. Prôpositiônis: Takdim (Teklif etme, önerme, sunuş,). Amaç. Karar belir-leme, her çeşit öneri. Ana tema, mevzu. (Mantık) İlk terim ?.. Yiddiş dilinde, “treger”: Kapıcı ?.. Ebcedleri, 822…

Farsça, “şikeste–hal”: Hâli kötü ?.. (Şikeste: Kırılmış, kırık ?.. Hatem: Kırılmış olan şey. Hayvanın çok yaşamaktan dolayı zayıf olması ?..) … Akreb-i mekniyyat: (Huk.) Meşru-tun lehi bildiren zamirin en yakın mercii mânâsını anlatır ?.. Dahıye: Nâhiye ?.. Hûbrû: Güzel yüz. Yüzü güzel olan ?.. Harita ?.. İktitab: Yazılmış olan bir şeyin kopyasını çıkarma, sûretini alma ?.. Mic-zaf: Gemi küreği ?.. Ribh-i ticarî: Tica-ret kazancı ?.. Ruy-i hub: Güzel yüz ?.. Tehdidât: Korkutma-lar, gözdağı vermeler ?.. Udhiye: Cenab-ı Hakk’ın rızası için kurban niyetiyle kesilen hayvan ?.. İspanyolca, “sugestio-nador,m,f”: İmâ eden. Telkin. *. Öneren, teklif eden. Tavsiye eden ?.. Ebcedleri, 824…

İtalyanca, “giornale ostile”: Karşı (düşman) gazete ?.. Slovakça, “nie čistokrvný”: Terbiyesiz, görgüsüz, kaba ?.. Almanca, “auftropfen”: Damla damla ak(ıt)mak (Birşeyin üzerine) ?.. Kadett,m: Askerî okul öğrencisi ?.. Fransızca, “détective,m”: Hafiyesi, dedektif (Polis). İngiliz polisi. *. El fotoğraf makinesi ?.. Dortoir,m: Yatakhane, koğuş ?.. Coup de patte: Dokunaklı söz, taş; lâf atma, söz dokundurma. El yeteneği, ustalık. * ?.. Hollandaca, İngilizce ve İspanyolca, “detective”: Hafiyesi (Polis) ?.. İngilizce, “eradicator”: Kö-künden söken ve yok eden kimse veya şey ?.. (Müste’sıl: Kökünden koparan. Ele geçiren ?.. İstis’âl: Soruşturma, tah-kik etme, araştırma ?..) Glorification: Medih, övme, ululama, yüceltme, hamd, sena ?.. Great bear: Ayı (Büyük) ?.. İtalyan-ca, “cattivo”: Tembel. Kötü. Yaramaz. *. Yetkisiz. Yetenek-siz. (İçi) Bozuk. Acı. Sevimsiz. Aşağılık. Yoksul ?.. Spargi-mento (lo-): Yay(ıl)ma (–ış). Serp(il)me (–iş), saç(ıl)ma (–ış), dök(ül)-me (–üş), at(ıl)ma (–ış). Dağıt(ıl)ma (–ış). Harca(n)-ma (–yış, –ış) ?.. Stela sepolcrale: Mezar taşı ?.. Strascino (lo-): Ağı (Sürtme). Kuş (avlama) ağı. Çalı çırpı tırmığı ?.. Latince, “fînîtôris”: Müfettiş ?.. Obsignâtoris: Şahid. (Mek-tub vesaire) Mühürleyen. * ?.. Macarca, “vizfesték”: Boya (Sulu) ?.. Ebcedleri, 826… “Mehdî Muhammed Salih İzzet Erdiş: 59+92+691+477+506= 1825= 826.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 708)

Farsça, “enguştâne”: Yüksük ?.. Filipince, “kasuutan ng pari”: Resmî elbise ?.. İspanyolca, “disgustarse de …”: Canı sıkılmak, sinirlenmek. Darılmak, gücenmek, arası açıl-mak ?.. Almanca, “amstsdiener,m”: Mübaşir. Hademe. Oda-cı. * ?.. Taschenkalender,m: Takvimi (Cep) ?.. Danca, “for-tælling”: Hikâye ?.. Fince, “Kettu”: Tilki ?.. Fransızca, “ou-verture,f”: Açılış (Açma; açılma;). Hizmete açma; hizmete açılma; açış; açılış. Delik, yarık. Ağız. Açma, başlatma, baş-lamasına izin verme, mevsimini açma. (Mimarlıkta) Bir yapı-da giriş çıkış için bırakılan açık yerler. (Karşıdakinin düşün-cesini anlamak için yapılan) İlk öneri; öneri, yoklama. (Müz.) Giriş, giriş bölümü ?.. Hollandaca, “stoffer”: Süpürgesi (Toz alıcı; toz fırçası,) ?.. İngilizce, “chitchat”: Dedikodu. Lâf, havadan sudan konuşma. * ?.. Do to death: Öldürmek ?.. Floating dredge: Tarak (Dubalı) ?.. For nothing: Bedava. Bo-şuna. Sebeb yokken ?.. İtalyanca, “La poltronaggine”: Tem-bellik ?.. Ebcedleri, 827…

Çekçe, “lučištník”: Okçu ?.. Rusça, “gostyepriîmnıy”: Misafirperver ?.. Almanca, “aufrüstung”: Silâhlanma (Yeni-den). Teslihatın artırılması ?.. Fransızca, “pituite,f”: Sümük. Kimi alkolik hastaların sabahları çıkardıkları balgam. * ?.. Hollandaca, “passagiersboot”: Vapuru (Yolcu) ?.. Voor-sytelling: Takdim, tanıştırma. Öneri, tavsiye, teklif. *. Dü-şünce, tasarı ?.. İngilizce, “eyetooth”: Dişi, göz dişi (Köpek) ?.. İspanyolca, “atribuir”: İmâ etmek (Kasdetmek,). Atfet-mek, hamletmek, isnad etmek, dayandırmak. Yormak. * ?.. Traducir de: Tercüme etmek. Açıklamak, yorumunu yapmak ?.. Tuituva: Koruyucu ve savunucu, müdafi (Huk.) ?.. İtalyanca, “intermesso”: Kesil/miş (kal/mış) (–an) (Yarıda). Durdurul/muş (–an). Bırakıl/mış (–an). Dur/muş (–an), bit/miş (–en). Kırık, kırıl/mış (–an). Gelip giden. Kesik. Alıkon/muş (–an) ?.. Pituita: Sümük, akıntı. Balgam ?.. Pozzetto: Kuyu (Küçük). Pota. Lağım deliği ?.. Romence, “Cuceritor”: Fatih ?.. Rumca, “narkalieftiko”: Gemisi (Mayın tarama) ?.. Prothiro: Eşik (Kapı önü,) ?.. Ebcedleri, 829… “Mehdî Muhammed Salih İzzet Erdiş: 62+92+691+477+ 506= 1828= 829.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 708)

Arabça, “el-kışşetü”: Maymun veya dişi olan yavrusu. İşe yaramaz posteki. Hanım böceği ?.. Hırvatça, “gusti če-šalj”: Sık dişli tarak ?.. İtalyanca, “disgustarsi”: Tiksinmek, iğrenmek. Midesi bulanmak. Ağzının tadı kaçmak. Soğumak. Bıkmak, bıkkınlık vermek ?.. Inserviente (il): Kapıcı, ayak işlerine bakan (Odacı, hademe,) ?.. Almanca, “rinnstein,m”: Su oluğu; bordür (Kaldırım kenar taşı ve oradaki). Delikli taş; bulaşık kurnası. (Den.) Frengi oluğu ?.. Übersichts-plan,m: Plânı (Kuşbakışı). Şema tablo; cedvel ?.. Bulgarca, “poseştènie”: Ziyaret ?.. Çince, “şın tsay”: Marul ?.. Danca, “protegere”: Korumak, himaye etmek. Teşvik etmek, destek-lemek. * ?.. Fransızca, “baguette,f”: Değnek, çubuk. (Mimar-lıkta) Kaval çubuk, silme çubuk. (Marangozlukta) Şişe çu-buk. (Çoraplarda) Yan fitili. Harbi. Fırça gibi sert saç. Uzun francala ?.. Gâchette,f: Yayı (Kilit). (Tüfekte) Tetik ?.. Hol-landaca, “betrouwbaar”: Güvenilir; güven duyulur; itimatlı; emin; emniyet edilir ?.. İngilizce, “christian name”: Ad (Öz). Vaftiz ismi. * ?.. İspanyolca, “autorizar”: İzin vermek, mü-saade etmek. Yetki vermek, yetkili kılmak. İtibar vermek. *. Ruhsat vermek. Doğrulamak, sağlamlaştırmak. İsbatlamak. Övmek ?.. Latince, “experîmentum”: Delil (Kanıt,). Tecrübe ?.. Iactitô: Övmek. Demek, söylemek, atışmak, lakırdısını et-mek, ağza almak. (Söz) Atmak, savurmak. *. Göstermek, süslü göstermek ?.. Recordâtiô: Hatıra, hatırlama ?.. Strâmi-nis: Saman, çerçöp ?.. Ebcedleri, 831…

Farsça, “engiştvâne”: Mangal ?.. Goseste gerdîden: Ayrılmak, kopmak. Kesilmek. Dağılmak. Yok olmak. Bitkin düşmek. Açılmak ?.. Enguştvâne: Ok atarken parmağa takı-lan halka ?.. Fransızca, “goutte,f”: Damla. Küçük bir kadeh içki. Hiç, azıcık olsun, en ufak bir damla bile. Damla has-talığı, nıkris. Pl. Damla hâlinde alınan ilâç. Su, içki, süt. Hiçbirşey. Leke, benek ?.. Letonca, “kešatmiņa”: Ön bellek ?.. Almanca, “blatt,n”: Gazete. Yaprak, varaka. Varak. *. (İsk.) Kâğıt. Kürek palası. Resim, tablo. Namlu. (Dokuma tezgâhı) Gücü. Föyvolan. Gazel. Fiş. (Tekn.) Levha, plâk. Kunduranın yüzü. Kürek kemiği. Pano ?.. Platt: Düz, yassı, basık. Adi, müptezel, beylik (lâf), basmakalıb. Şaşkın, alık-laşmış ?.. Boşnakça ve Sırpça, “rovariti”: Entrika çevirmek (Dolap çevirmek, düzen kurmak,) ?.. Fince, “laatta”: Levha ?.. Fransızca, “bourricot,m”: Eşek, sıpa (Küçük) ?.. Hollan-daca, “plaatsvervangend”: Temsil eden, vekâlet eden, yar-dımcı. Yerini alan, yerine geçen ?.. Verfstof: Boya tozu ?.. İngilizce, “terseness”: Kısa oluş ?.. İtalyanca, “razziatore”: Hırsız, soyup soğana çevir/en (–ici) (Soyguncu,). Yağmacı, çapulcu. Korsan. * ?.. Latince, “commentâriolum”: Şerh (Not,). Küçük risale, yazı ?.. Macarca, “megnyitás”: Açılış ?.. Ebcedleri, 833…

Fransızca, “déguster des coups”: Çok acılar çekmek ?.. Sırpça, “gusta šuma”: Orman (Sık) ?.. Almanca, “platte,f”: Levha, plâka, sac. Patel. Plâk, disk. Döşeme taşı. (Foto) Cam levha. Masa tahtası. Çini, fayans. Tepsi, tabla; sini. Bir tabak yemek ?.. Bulgarca, “pòmoştnik”: Yardımcı, muavin ?.. Dan-ca, “ordensmagten”: Polis ?.. Fince, “vioittaa”: Hasar, zarar ?.. Voittaja: Kazanan, galip ?.. Fransızca, “plâtrer”: Sıvamak, alçılamak, alçı sürmek (Alçıyla). Alçıya almak, alçıya koy-mak. –e alçı katmak. [Eski] Düzgün sürmek, pudra sürmek ?.. Ticket: Bilet. Karne. On liralık kâğıt para. (Kadın, kız) Tavlama ?.. Hollandaca, “voorvechter”: Öncü, bayraktar, mücahid ?.. İngilizce, “tablet”: Kitabe (Tablet, levha,). Yazı kâğıdı destesi, bloknot. *. Yassı hap, tablet, komprime. Par-ça, kalıb ?.. Ticket: Ehliyet, ehliyet kâğıdı. Bilet. Etiket. Bir partinin seçim namzetleri listesi. Trafik suçunu cezalandır-mak için verilen karakol davetiyesi. *. Etiket yapıştırmak, markasını koymak. Bilet vermek ?.. İspanyolca, “tuituvo”: Koruyucu ve savunucu, müdafi (Huk.) ?.. İsveççe, “säker-hetsnål”: Çengelliiğne ?.. Latince, “cottîdiê”: Günlük (Her gün,) ?.. Portekizce, “sextafeira”: Cuma ?.. Romence, “cari-catură”: Karikatür ?.. Ebcedleri, 834…

İtalyanca, “fascia costiera”: Kıyı şeridi ?.. Almanca, “hagebutte,f”: Yabangülü meyvesi olan. Kuşburnu, gülburnu, itburnu ?.. Viehtreiber,m: Sığırtmaç (Hayvan sürücüsü;) ?.. Fransızca, “carrelet,m”: Çuvaldız. Dikdörtgen biçiminde ced-vel tahtası. Pisibalığı. Küçük balıkları avlamakta kullanılan dört köşeli av kepçesi ?.. Perroquet,m: Papağan. (Den.) Gran-di ve pruva direklerinin babafingosu. Ezberci; başkalarının sözünü hiç anlamadan tekrarlayan kimse ?.. Hollandaca, “rechtgeaard”: Salih, sadık (Pak, doğru dürüst, adamakıllı, namuslu,) ?.. İngilizce, “draftsman”: Ressam (Teknik resim çizen) ?.. Ebcedleri, 836… Mürsel Erdiş: Mim+re+sin+lâm +elif+re+dal+elif(ye)+şın… 40+200+60+30+1+200+4+1+ 300= 836… Aktör Salih: Elif+kaf+te+vav+re+sad+elif+lâm +ha… 1+100+400+6+200+90+1+30+8= 836… Hâl-dâr: Benli, benekli… Hâl-dâr: Hı+elif+lâm+dal+elif+re… 600+1+ 30+4+1+200= 836…

Litovca, “kaštonas”: Kestane. Atkestanesi ?.. Rusça, “çistosyerdyeçnıy”: Açık yürekli ?.. Arnavutça, “shtëllungë”: Bulut. Koyun postu. Çile; yün çilesi. *. Kuş tüyü. Girdab ?.. Fransızca, “donner des coups d’encensoir”: Övmek, övgülere boğmak (Çok) ?.. Fresquiste: Boyacısı, freskçi (Duvar sulu) ?.. Luette,f: Dil ([Anat.] Küçük) ?.. Sommeil de mort: Uyku (Derin) ?.. İngilizce, “informant”: Haber veren kimse, malû-mat veren kimse ?.. Relator: Muhbir (Huk. Ele veren kim-se,). Hikâye eden kimse, anlatan kimse. * ?.. The fair sex: Kadınlar, cinsi lâtif ?.. İspanyolca, “letrero,m”: Plâka. Tabe-la. *. İlân. Etiket. Poster ?.. İtalyanca, “rubacchiatore”: Hır-sız, aşırıp duran, ürün hırsızı (Küçük) ?.. Latince, “tûtela”: Koruma, muhafaza etme, nezaret, bakım. (Küçükler için) Va-silik, velilik. Bekçi, nöbetçi, muhafız. Vesayet, nezaret ?.. Norveççe, “presentasjon”: Takdim, tanıtım ?.. Ebcedleri, 838 …

Farsça, “şikeste–bend”: Kırıkçı, çıkıkçı ?.. Almanca, “guckfenster,n”: Pencere (Gizli). Gişe. Kuzguncuk ?.. Sicher-heitsnadel,f: Çengelli iğne ?.. Titel,m: Başlık (Serlevha,). Ünvan, paye. Resmî sıfat. *. İsim, ad. Hukukî sebeb. Sened. İlâm. Bab, fasıl ?.. Trödler,m: Tembel hareket eden; mıymın-tı. Eskici, koltukçu, hurdacı. * ?.. Boşnakça, “prinad-lježnosti”: Maaş, ücret ?.. Bulgarca, “tìtla”: Ünvan ?.. Çince, “tiyao tzao”: Pire ?.. Danca, Hollandaca ve İsveççe, “titel”: Ünvan, ad. Başlık ?.. Fransızca, “récolter”: Devşirmek; (mah-sul) toplamak; biçmek. Kazanmak, elde etmek ?.. İngilizce, “dottle”: Tütün kalıntısı (İçtikten sonra piponun içinde kalan) ?.. Great dipper: Ayı ([Astr.] Büyük) ?.. Title: Başlık, serlevha, kitap başlığı. Lâkap, ünvan, isim. Rütbe ismi. (Huk.) Tasarruf hakkı, istihkak. Tasarruf senedi, tapu. Lâkap veya ünvan vermek. Kitaba isim koymak ?.. İtalyanca, “au-guratore”: Haber veren, diyen, …(y)e yoran (Öngören, sezen,) ?.. Avvocato difensore: Avukat, savunma avukatı (Savunucu) ?.. Calotta: Doruk, tepe. Kap, kılıf, kutu, kapak. Başlık. *. (Yarıküre biçimli) Kemer ?.. Denti mascellari: Dişleri (Azı) ?.. Riprendere sonno: Uykuya dalmak, uyuklamak (Yeniden) ?.. Latince, “explânatôris”: Yorumcu. Tercüman ?.. Sırpça, “otplata”: Taksit ?.. Ebcedleri, 841…

Farsça, “şikeste-zeban”: Dili kırık; rahat konuşama-yan, peltek ?.. Küştî meydânî: Güreş meydanı ?.. Almanca, “aufschrift,f”: Adres. (Ser–)Levha, tabelâ. Etiket, yafta. Ta-nımlık. Kitabe, yazı, lejant ?.. Silbenrätsel: Bulmacası (Hece) ?.. Endonezca, “wanita yg sering”: Kedi. Kütüklerden yapıl-mış sal ?.. Fince, “sanakirjan tekijä”: Lûgatçı ?.. Fransızca, “ressemblant”: Benzeyen. Benzeşen, birbirine benzeyen ?.. Hollandaca, “stadsschouwburg”: Tiyatrosu [salonu] (Şehir) ?.. İngilizce, “titled”: İsimlendirilmiş (Asalet ünvanı olan,) ?.. İspanyolca, “recolectar”: Mahsul toplamak. Toplamak, bir araya getirmek. * ?.. İtalyanca, “colore steso male”: Boya, renk (Kötü sürülmüş) ?.. Trealberi: Gemi (Üç direkli) ?.. Latince, “prôfluentis”: Akarsu. Akıcı, selis, beliğ, belâgatlı. * ?.. Lehçe, “wiertarka,f”: Delme makinesi ?.. Rumca, “katazi-to”: Aramak (Köşe bucak). Kovuşturmak ?.. Thisavrofilakio: Hazine ?.. Ebcedleri, 845… “Mehdî Muhammed Salih: 62+92 +691= 845.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 712)

Boşnakça, “sušiti se”: Kurumak ?.. Boşnakça, Make-donca ve Sırpça “titula”: Ünvan ?.. Danca, “troværdig”: Gü-venilir, inanılabilir ?.. Fransızca, “pipelette”: Kapıcı ?.. İngi-lizce, “dog-tooth”: Dişi (Köpek). (Mim.) Yaprak şeklinde bir çeşit süs ?.. Potlatch: Hediye (Kuzey Pasifik sahilinde oturan Kızılderililerde). Kış festivali. Misafirlere hediye dağıtılan ve eşyanın tahrip olunduğu tören. Parti, eğlence ?.. İspanyolca, “monstruosidad,f”: Saçma söz veya davranış (Çok). Yaradı-lışta tabiata aykırılık. Korkunçluk. Canavarlık. Gudubetlik. * ?.. Taladrador,m,f: Matkap (Delgi makinesi,). Delici, delen. * ?.. İsveççe, “identifiering”: Kimliğini saptama ?.. İtalyanca, “acquedotto”: Su kemeri (yolu), su (getirme) borusu ?.. Cra-tere (il-): Çukur. Yanardağ ağzı. (Geniş ağızlı) Testi. * ?.. La-tince, “tremor”: Yer sarsıntısı. Sallanma, titreşme. Ürperme. * ?.. Romence, “martor”: Şahid, tanık ?.. Sırpça, “policijska brigada”: Polis müfrezesi ?.. Pregovarati: Görüşmek, müza-kere etmek ?.. Ebcedleri, 847…

İngilizce, “cast up figures”: Rakamları toplamak ?.. Portrayal: Resmetme, tanımlama, tarif etme ?.. Steel engra-ving: Resim (Hakkedilmiş çelik levha ile basılan). Çelik hak-kâklığı. * ?.. Tomcat: Kedi (Erkek) ?.. Almanca, “wasser-snot,f”: Suların taşması (Feyezan;) ?.. Wasserverkäufer,m: Sucu ?.. Wurstkessel,m: Kazan (Sucuk pişirilen) ?.. Endonez-ca, “tepi laut”: Sahil. Kıyı. Su kenarı ?.. Hollandaca, “purpe-rachtig”: Erguvanî, morumsu (Erguvan renkli,) ?.. İspanyol-ca, “trompear”: Yumruk atmak. Topaç çevirmek. * ?.. Latin-ce, “reconciliâtiônis”: Tamir etme, yenileme, uzlaşma, barış-ma, telif ?.. Têctum: Gölgelik (Tavan, çatı,). Ev, barınak, sığınak ?.. Portekizce, “trabalhador”: Çalışkan ?.. Rumca, “zografistos”: Çizili, çizilmiş, resmi yapılmış ?.. (“”Çizili kâğıtta herşey tamam !” diye plânı Kumandanımıza ve-ren Abdülhakîm Arvasî Hazretleri, “yüksek bir yerden sizi denetleyeceğiz !” diyerek Üstadımız’la beraber elele yükseğe çıkıyorlar… “ T.G. 6.258)… Ebcedleri, 850…

Mesnevî’nin 930. beyti:

–“Paye paye reft bayed suyi bam

HEST cebri buden inca tam’ı ham.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 850… –“Dama basamak basamak çıkmak gerekir – Burada cebri olmak ham hayaldir.”

(“Teressüm: Resmedilme, resimlenme. Bir şeyin geri-ye kalan nişâne ve eserlerine bakma. Tetkik ve teemmül eyle-me… Muhattat: Çizilmiş, resmi yapılmış… (…) Muhattıt: Çizen, resmini yapan.” T.G. 5.29)

Almanca, “kastanienbraun”: Kestane kahverengisi ?.. İngilizce, “coast guardsman”: Sahil muhafızı. Vardakosta ?.. İngilizce ve Fransızca, “errant”: Serseri (Macera peşinde koşan, maceraperest). Doğru yoldan ayrılan, dalâlete düşen ?.. Kettle: Kazan. Tencere. Çaydanlık. *. Güğüm. Kayada ve-ya buzulda kazan biçimindeki oyuk ?.. Boşnakça, “škod-ljivost”: Zarar, hasar, ziyân ?.. Çince, “tzı din şiyan”: Leylak ?.. Danca, “fremstille”: Tasvir etmek (Tanımlamak,). Yap-mak, üretmek, imal etmek ?.. Fransızca, “martyre”: Şehid. (Bir düşünce veya inanç uğrunda) Kurban. Çok acı çeken, acılı, dertli ?.. Martyre,m: İşkence (Büyük acı,). Şehidlik, şehid olma. * ?.. Natte,f: Hasır. Saç örgüsü ?.. Hollandaca, “achterraam”: Pencere (Arka) ?.. İspanyolca, “titulada”: Ün-van veya rütbe vb. sahibi kimse. Soylu ?.. Título,m: Başlık, kitap adı. Ad, isim, lâkap. Ünvan. Ünvan sahibi kimse. Ün-van verme. Yetki, görev. (Huk.) Tasarruf hakkı. Senet, belge, lisans. Diploma. Üniversite derecesi. Neden, sebeb, bahane. (Kitapta) Başlık, bölüm ?.. Tramador,m,f: Entrikacı, dolap çeviren. Örücü, dokumacı. * ?.. İsveççe, “körkort”: Ehliyet, sürücü belgesi ?.. İtalyanca, “ciarlatore”: Geveze (Çenesi dü-şük,) ?.. Motto: İğneleyici söz, çıkış. Düstur, vecize. Parola, slo-gan, propaganda sözü. Nükte. Kitabe ?.. Titolo: Ad. Başlık. Keyfiyet. Takma ad, lâkab. Belge. Eser. Neden. Hakaret. Hisse senedi. Kalınlık. Oran. Yüzde ?.. Latince, “iûriscônsultî”: Avukat (Dava vekili,) ?.. Mercâtûra: Ticaret. Satın alma, mal ?.. Ebcedleri, 852…

İtalyanca, “gastrospasmo”: Mide spazmı (kasınması) ?.. Amputato: Kesik (kesil/miş, –en). Budan/mış (–an). Bazı yerleri çıkarıl/mış (–an) ?.. Torpore (il-): Tembellik. Uyuşuk-luk. Ağırlık, yavaşlık. * ?.. Danca, “frabede sig noget”: Reddetmek (Bir şeyin yapılamamasını istemek,) ?.. Mareridt: Kâbus, korkulu rüyâ, karabasan ?.. Fransızca, “bourri-quot,m”: Eşek, sıpa (Küçük) ?.. Répandre des larmes: Ağla-mak (Gözyaşı dökmek,) ?.. Replâtrage,m: Tamir etme (Yeni-den alçı sürüp). Üstünkörü bir düzeltme, şöyle bir değiştirme, önemsiz değişiklikler yapma. Örtbas etme; geçici ve sağlam olmayan anlaşma ?.. Hollandaca, “wisselkantoor”: Sarraf dükkânı (Döviz alım–satım dükkânı,) ?.. Japonca, “gyaku-satsu suru”: Öldürmek ?.. Latince, “explôrâtiônis”: Casusluk etme. İnceleme. Keşif ?.. Mittô: Yaymak (Çıkarmak, ihrac etmek,). Bırakmak, koyuvermek, göndermek, sevketmek. Atmak, savurmak, fırlatıp atmak. Gitmesine izin vermek, az-letmek. *. (Ağızdan) Çıkarmak. (Haber) Göndermek. (Arma-ğan) Vermek. (Olay) Sona ermek ?.. Titulî: Kitabe, yafta, ilân. Onur ünvanı, ün, şân. Bahane ?.. Ebcedleri, 856…

Danca, “kotelet”: Pirzola ?.. Farsça, “keştî nigehbân”: Kurtarma gemisi ?.. Almanca, “kalotte,f”: Kafatası tepesi ([Anat.]). (Mat.) Kapak, tepe. (Tekn.) Başlık, küre kesiği. *. Takke ?.. Springflut,f: Med hareketi (Deniz baskını; şiddetli) ?.. Tippelbruder,m: Serseri ?.. Fransızca, “autant”: Gibi, ol-duğu kadar. Kadar, –diği kadar ?.. Photographier: Fotoğrafını çekmek. İnceden inceye tanımlamak; kafasına bütün ayrıntı-larıyla yerleştirmek ?.. Tordre le cou à: Öldürmek, boynunu burup öldürmek (–i) ?.. Tuante: Öldürücü, çok çetin (Çok yorucu, bitirici,). Sinirlendirici, bıktırıcı, can sıkıcı, ömür törpüsü ?.. İspanyolca, “atentada”: Suikast. Ölçülü, tedbirli, basiretli. M. Ölçüyü aşma. Suç. * ?.. Tajante: Kesici (Kes-kin,). M. Kasap. Bitiren, sonuçlandıran ?.. Tronera,f: Pence-resi (Aydınlatma). (Ask.) Mazgal, gedik. Mazgal deliği. Delik, menfez. *. Lumbar. Bilardo masasının çukuru. Kaçık, patavatsız (kimse) ?.. Tunarra: Serseri, haylaz ?.. İtalyanca, “combutta”: Oyun, dalavere (Dolap, düzen,). Dalavereciler (entrikacılar) (takımı). * ?.. Lattuga: Marul ?.. Latince, “mênstruâlis”: Aylığa özgü (Bir) ?.. Rumca, “ekfrastikos”: Mânâlı (Anlamlı,) ?.. Ebcedleri, 858…

Letonca, “kastaņbrūns”: Kestane rengi. Kumral ?.. Slovakça, “gaštanovohnedý”: Kestane rengi ?.. Danca, “uro-patrulje”: Polis (Sivil giyimli) ?.. Filipince, “tiktik”: Casus. Dedektif. Özel bir görevle gönderilen kişi. Gizli ajan ?.. Fransızca, “cryptographie,f”: Şifreyle yazma, şifreleme ?.. İngilizce, “tint”: Boyamak (Hafif renk vermek, hafif). Hafif renk. Renk çeşidi. (Matb.) Zemin rengi. * ?.. İtalyanca, “perimetro”: Duvar (Sur,). Çevre. * ?.. Il piatto: Tabak. Ye-mek ?.. Il piatto: Plâk ?.. Piumetta: Tomurcuk (İlk). Tüycük, küçük tüy. Hav tüyü. * ?.. Sparpagliamento (lo–): Yay(ıl)ma (–ış). Dağıt(ıl)ma, dağıl/ma (–ış). *. Saç(ıl)-ma (–ış) ?.. La-tince, “collacrimâtiônis”: Ağlama, gözyaşı dökme (Birlikte) ?.. Tapêtium: Halı, duvar kilimi, duvar halısı vs ?.. Norveççe, “nytt”: Haber, havadis ?.. Ebcedleri, 860…

Almanca, “gastronomisch”: Otelciliğe veya yemek pişirme sanatına âit olan ?.. Arnavutça, “në çast fundor“: Zar zor, son dakikada ?.. Hırvatça, “čistokrvni konji”: Neseb. Zürriyet ?.. Danca, “betjent”: Polis memuru ?.. Indlede forhandlinger med enz: Görüşmelere başlamak, müzakerelere başlamak ?.. Fransızca, “cunette,f”: Ark (Küçük kanal,) ?.. Promoteur: Öncü, meydana getirici ([Bir işte] İlk adımı atan,). Elebaşı. * ?.. Racontar,m: Dedikodu, söylenti (Geve-zelik,) ?.. Hollandaca, “dutten”: Uyuklamak, kestirmek (Kısa bir uykuya yatmak,) ?.. İngilizce, “knuckledusters”: Muşta (Demir) ?.. İspanyolca, “tinta”: Boyalı. Koyu kırmızı. *. M. Kırmızı şarap ?.. Tinta, m: Boya. Mürekkep. Boyama. Açıklı koyulu renkler. Boyaları birbirine katıp renk elde etme ?.. Tinte, m: Renk. Boyama, boyaya batırma. Boya. *. Ton. Bo-yama atölyesi ?.. İsveççe, “kittel”: Kazan ?.. İtalyanca, “cu-netta”: Çukur, (su toplama) kanal(ı) ?.. Un pezzo di marcan-tonio: Şişko adam (Çam yarması gibi adam,) ?.. İtalyanca ve Portekizce, “tinta”: Boya (maddesi). Renk. Beniz. Renk ince-liği (ayrıntısı). Görünüm ?.. Japonca, “tsumekiribasami”: Törpüsü (Tınak) ?.. Latince, “admittô”: İzin vermek. Müsaa-de etmek, kabul etmek. Dörtnala gitmek. *. Suç işlemek ?.. Imperâtor: İmparator. Başkomutan, general. *. Başkan, amir ?.. Sırpça, “prevarant”: Dolandırıcı, dalavereci, madrabaz, sahtekâr ?.. Ebcedleri, 861…

Fransızca, “castrer”: İğdiş etmek, burmak, hadımlaş-tırmak ?.. Verser des larmes: Ağlamak (Gözyaşı dökmek,) ?.. Almanca, “sich umtaufen lassen”: Din değiştirmek ?.. Danca, “taskenspiller”: Hokkabaz, gözbağcı ?.. Fince, “kuolettaa”: Öldürmek ?.. İngilizce, “earthworm”: Solucan, yer solucanı. “Lumbricus terrestris” ?.. İtalyanca, “abitante”: Halk, kişi (O-turan,). Nüfûz ?.. Cranteri: Dişleri (Yirmi yaş) ?.. Paglietta: Avukat bozuntusu. Hasır şapka. (Temizlikte kullanılan) Ma-den talaşı. * ?.. Una stesa di vernice: Boya (Bir kat) ?.. Latin-ce, “concursâtiônis”: Toplanma (Bir yere koşuşma,). (Ask.) Çarpışma. Rüyâların hakikate uyması. Kararsızlık, durak-sama ?.. Ebcedleri, 865…

Farsça, “kebk şikesten”: İzini kaybettirmek ?.. Fran-sızca, “bobinette,f”: Sürgüsü, tırkazı (Ağaç kapı) ?.. Tarsier: Maymunu (Cadı maki, Malezya) ?.. İngilizce, “earthenware”: Çanak çömlek, toprak işi ?.. İspanyolca, “artillar”: Silâhlan-mak. Topun içine mermi sürmek, topu doldurmak. * ?.. Auténtica,f: Şehadetnâme, tasdiknâme ?.. Desertor,m: Asker kaçağı. Derneğini vb. bırakan. Fikrinden vazgeçen, yandaş-lığı bırakan, dönek ?.. Reteñir: Boyamak (Bir daha) ?.. Rete-ñir: Tınlamak ?.. Rostro,m: Gagası (Kuş). Geminin burnu. Gaga biçiminde şey. Yüz, surat, çehre. Yüz hatları ?.. İtal-yanca, “apocalittico”: Mânâsı derin, derin mânâlı (Anlaşıl-maz,). Karanlık, çözülmez. * ?.. Distendere un pugno: Yum-ruk indirmek (Bir) ?.. Latince, “adsertor”: Koruyucu, hami, savunan kimse. Birisinin kendi kölesi olduğunu iddia eden kimse ?.. Dêsertor: Asker kaçağı ([Savaşta]). Terk eden veya bırakıp kaçan kimse. * ?.. înscrîptiônis: Başlık. Kitabe yaz-ma, kitabe. * ?.. Triumvir: Vali ([Eyalet kentinin]). Üç görev-liden biri, bir koloni kuran üç görevliden biri. * ?.. Tûtus: Güvenli (Emin,). İhtiyatlı, tedbirli. Güvenlik, emniyet ?.. Macarca, “kifesteni”: Boyamak ?.. Ebcedleri, 872… Dabu’: Sırtlan… Dabu’: Dat+be+ayn… 800+2+70= 872…

Hırvatça, “gastronomski”: Gastronomik ?.. Almanca, “rosarot”: Pembe, tavşan ağzı, gülrenk ?.. Fince, “esittää”: Sunmak; belirtmek; göstermek; tanıştırmak (Öne sürmek,) ?.. Fransızca, “asile des morts”: Mezarlık ?.. Déserteur,m: Dön-me (Dönek,). Kaçak, firari, asker kaçağı. * ?.. Devinette,f: Bilmece. Bulmaca ?.. Ensorcellement,m: Büyü (Büyücülük,). Büyüleme, büyü, çekicilik ?.. Paraphraste: İzâh edici, geniş açıklama yapan kimse ?.. Hollandaca, “deserteur”: Asker kaçağı; firar ?.. Ontwerper: Ressam (Teknik). Plâncı, mizan-pajcı, desinatör. *. Projeci ?.. Verstandskies: Diş, yirmi yaş dişi (Yirmilik) ?.. Witten: Badanalamak ?.. İspanyolca, “astu-to”: Kurnaz, hilekâr, düzenbaz, açıkgöz, akıllı ?.. Atestado: Dikkafalı, inatçı ?.. Atestado,m: Şehadetnâme.  Tasdiknâme. *. Pl. Tanıklık, şahidlik ?.. İtalyanca, “astuto”: Kurnaz. Tilki-(ce). Oyuncu, düzenci, hileci. Anasının gözü ?.. Genetta: Kedisi (Misk) ?.. Ghettume: Yahudiler. Yahudi mahallesi. *. Yoksul mahallesi. Gürültü, patırtı, şamata ?.. Meritorio: Övü-lecek, övgüye değer. Hakeden, yaraşır. Değerli. * ?.. Saettia: Gemi (Üç direkli). (Üçgen) Şamdan. * ?.. Scopetta: Süpürge (Küçük). Fırça, tarak ?.. Tosato: Kesil/miş (–en) (Saçları). Kırkık, kırkıl/mış (–an). *. Kırpıl/mış (–an). Budan/mış (–an) ?.. Latince, “attollô”: Övmek (Çok). Yükseltmek, kaldırmak. İnşâ etmek. Yükseltmek. * ?.. Makedonca, “smrtonosen”: Öl-dürücü ?.. Romence, “prescurta”: Kısaltmak ?.. Sırpça, “smr-tonosan”: Öldürücü, ölümcül ?.. Ebcedleri, 873…

Çekçe ve Slovakça, “hustota”: Yoğunluk. Kalınlık ?.. İngilizce, “rebroadcast”: Tekrarlanan (radyo veya televizyon programı). Tekrarlamak. Tekrar yayımlamak. Naklen yayım-lamak ?.. Outcaste: Hindistan’da kast dışı olan kimse, parya ?.. Broadcaster: Radyo ile yayın yapan kimse veya firma. Et-rafa yayan kimse ?.. Bluebottle: Sinek, kurt sineği (İri ma-vimsi). Peygamber çiçeği, mavi kantaron. “Centauria cya-nus”. * ?.. Caterpillar: Kurt (Tırtıl,). Çelik zincirle işleyen traktör. Bu traktörlerin bir markası ?.. Boşnakça, “redarstvo”: Polis ?.. Danca, “tykmavet”: Göbekli, karınlı ?.. Fransızca, “matelot,m”: Gemilerin her biri (Bir donanmayı oluşturan). Gemi tayfası, gemici, tayfa. *. (Çocuklar için) Gemici kıyafe-ti ?.. Réprobation,f: Reddetmesi (Allah’ın bir günahkârı). Kınama, ayıplama ?.. Hollandaca, “titelblad”: Başlık (baş) sahife, başlık sayfası ?.. İtalyanca, “cavalletto”: Resim sanatı (Ressamlık,). Üçayak. Destek, ayak. *. Sıpa. İskele. İşkence sehpası. Sap yığını ?.. Il dolce far niente: Tembellik (Tatlı) ?.. Volpacchiotto: Tilki yavrusu, genç tilki. Kurnaz, tilki ?.. Ja-ponca, “tetsudau“: Yardım etmek ?.. Latince, “circumvec-tor”: Tasvir etmek. Çevresinde dolaşmak, seyretmek veya se-fer yapmak. * ?.. Porrêctus: Ölü. Uzun, uzatılmış. *. Çok yaygın, şumüllü. Uzatılmış ?.. Lehçe, “tytulować”: İsimlen-dirmek, başlık atmak. Ünvanını söylemek ?.. Ebcedleri, 878…

Hırvatça, “čistota”: Saflık. Beyazlık, aklık ?.. Rusça, “çistota”: Temizlik ?.. Sırpça, “čestito”: Dürüstçe, namusluca ?.. Slovakça, “čistota”: Temizlik. Saflık ?.. Fransızca, “avant–coureur”: Öncü (Önden giden,). Haberci ?.. Conjura-teur: Büyücü, büyü yapan. Suikasdçi, komplocu ?.. Gé-nérateur: Yaratıcı (Doğurucu,) ?.. Générateur,m: Kazanı (Buhar). Jeneratör ?.. Sciotte,f: Testeresi (Taşçı) ?.. Hollan-daca, “pleitbezorger”: Avukat (Ara bulucu,) ?.. İngilizce, “authentic”: Güvenilir, inanılır, sahih, hakikî ?.. Lithog-rapher: Resim yapan (Taşbasması ile) ?.. Norway rat: Fare (Göçmen) “Rattus norvegicus” ?.. Palmetto: Hasır (Palmiye ağacının yapraklarından dokunmuş ince). Herhangi bir pal-miye ağacı. *. Bu hasırdan yapılmış ?.. İtalyanca, “arbores-ceto”: Koru/su (–luğu) (Ağaç (bitki)). Ağaç (bitki) dermesi. * ?.. Corbellatore: Aldat/ıcı (–an). Alaycı, dalgacı, takıl(g)an. * ?.. Mani mostruose: Eller (Korkunç (biçimli)) ?.. İspanyolca, “trinchadora,m,f”: Kesip parçalara ayıran (Dilimlere ayıran,). M. Et bıçağı ?.. Latince, “rêctôris”: Kılavuz, sürücü, dümenci (Yol gösteren kimse, rehber,). Yönetici, efendi, sahib, âmil ?.. Tacitus: İmalı (Zımnî,). Sessiz, suskun, sakin. Gizli, sözü edilmez. * ?.. Romence, “aspiratör”: Süpürgesi (Elektrik) ?.. Ebcedleri, 880… Tefahhusât: İnceden inceye araştırmalar… Tefahhusât: Te+fe+ha+sad+elif+te… Noktalı harfler: Te+fe+ te… 400+80+400= 880…

İspanyolca, “disgustarse con …”: Canı sıkılmak, sinir-lenmek. Darılmak, gücenmek, arası açılmak ?.. Danca, “tryl-leri”: Sihir, büyü. Sihirbazlık, büyücülük ?.. Fince, “seitti”: Örümcek ağı ?.. Fransızca, “aspirateur”: Süpürgesi (Elektrik). İçe çekici. * ?.. Prospecteur: Araştırmacı. Maden araştırıcısı. * ?.. Hollandaca, “tekst”: Yazı parçası (Metin, ibare,). 20 puntoluk harf ?.. İngilizce, “kitten”: Kedi (Yavru). Tavşan yavrusu. (Kedi) Yavrulamak ?.. Put up to one: Arzetmek (Bi-rine). Birinin reyine bırakmak ?.. İtalyanca, “pettegolezzo”: Dedikodu, çekiştirme. Saçma sapan tartışma, aşağıca konuş-ma ?.. Prontuario: Kılavuz, rehber ?.. Norveççe, “innskrift”: Kitabe ?.. Ebcedleri, 881…

Çekçe, “jistota”: Kesinlik. Apaçıklık ?.. Slovakça, “hostiť”: Eğlendirmek. Ziyafet vermek. Davranmak, ikram etmek ?.. Hustiť: Pompalamak. Düzene koymak ?.. Almanca, “amstsdienerin,f”: Hademe (Kadın) ?.. Trümmer,pl: Moloz (Enkaz,). Harabe, virane, yıkıntı, bakaya. Enkaz. *. Kırıntı, yıkıntı, döküntü, çöküntü; kırık parçalar ?.. Fransızca, “con-juratrice”: Büyücü, büyü yapan. Suikasdçi, komplocu ?.. Descripteur,m: Tasvirci ?.. Génératrice: Yaratıcı (Doğurucu,) ?.. Hollandaca, “pathetisch”: Heybetli (Heyecanlı, coşkun, dokunaklı,) ?.. Wandtapijt: Halısı (Duvar halısı, süs) ?.. İngi-lizce, “sweetbrier”: Yabani gül. “Rosa eglanteria” ?.. İspan-yolca, “contribuir”: Yardım etmek. Katılmak, katkıda bulun-mak, bir işte payı olmak. Vergi vermek. *. Üzerine düşeni ödemek ?.. Macarca, “kutatni”: Araştırmak, incelemek ?.. Rumca, “thiroros”: Kapıcı ?.. Ebcedleri, 887…

Fransızca, “dégoûtante”: Berbat, tadsız tuzsuz. İğ-renç, iğrendirici. Can sıkıcı, usandırıcı. Kaba, açık saçık, müstehcen ?.. Latince, “regustâre”: Yeniden tadmak ?.. Slo-vakça, “čistiť”: Temizlemek. Cilâlamak. Arıtmak. Kendine çeki düzen vermek. Ovmak, ovalamak ?.. Almanca, “bos-kett,n”: Orman; koruluk, ağaçlık (Küçük) ?.. Boşnakça, “pre-dohraniti”: Korumak ?.. Danca, “dobbelttydig”: Mânâlı (İki) ?.. Fransızca, “argyronète,f”: Örümceği (Su) ?.. C’est pareil du même au même: Aynısı (Tıpkısının) ?.. Hırvatça, “pret-raživanje”: Arama, araştırma. Alt üst edip arama. Tarama ?.. Hollandaca, “toelaten”: İzin vermek (Kapalı bırakmak, açma-mak, müsaade etmek,) ?.. İngilizce, “executive officer”: Kap-tan (İkinci). Ç. Güverte subayları ?.. İtalyanca, “apostatico”: Dön/me (–ek, –müş, –en) ?.. Argironeta: Örümceği (Su) ?.. Rassomigliante: Benze/yen (–r) (Çok). … gibi gelen ?.. Screziatura: Alacala(n)ma (–yış, –ış), alaca (yap(ıl)ma (–ış), boya/n/ma, (–yış, –ış). Alacalılık. Süslülük, değişik renklilik ?.. Squartare: Öldürmek. Dörde bölmek (ayırmak). Parçala-mak. *. Yarmak ?.. Sırpça, “posetiti”: Ziyaret etmek, ziyaret-te bulunmak; gezmek; görmek ?.. Ebcedleri, 889… Temlîhât: Temlihler, nükteli sözler… Temlîhât: Te+mim+lâm+ye+ha +elif+te… 400+40+30+10+8+1+400= 889…

Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça, “čistiti”: Temizlemek; paklamak, arıtmak, arındırmak ?.. Filipince, “gastadorra”: Müsrif, savurgan, tutumsuz ?.. Fince, “käsittää”: Kavramak, anlamak ?.. İtalyanca, “gustato”: Tadına bakıl /mış (–an). Ta-dıl/mış (–an). Duyul/muş (–an). Denen/miş (–en). Doya doya yen/miş (–en), tadı çıkarıl/mış (–an) ?.. Complotto: Tuzak. Karşı çıkma (durma), (gizli) ayaklanma. *. Gizli pazarlık. Danışıklı (kötü) davranış. Suikast ?.. Intrigare: Entrika çe-virmek, oyun oynamak (Dolap, düzen,). Dolaştırmak, karış-tırmak, karmakarışık (karman çorman) etmek ?.. Martire (il): Şehid. Kurban. Üstüne aşırı yük bin/miş (–en), yük altında ezil/miş (–en) ?.. Mutilato: Kesil/miş (–en) (Kesik,). Sakat (edil/miş, –en, ol/muş, –an). Kırık, kırıl/mış (–an). Kopuk, koparıl/mış (–an). Bozuk, bozul/muş (–an). *. Eksik, eksil/ miş (–en). Atlan/mış (–an) ?.. Retribuzione: Maaş. Ücret. Karşılık. Ödül. Ücret(ini/n) (maaş/ını/n, karşılık/ını/n) ver-(il)me(si) (–iş/i). Ödüllendir(il)me (–iş). Öde(n)me (–yiş, –iş) ?.. Fince, “viittaus”: İmâ ?.. Fransızca, “le premier jet”: Tas-lak (İlk) ?.. Manette,f: Anahtar ([Musluk, elektrik akımı gibi şeyleri açıp kapamaya yarayan]) ?.. Hollandaca, “tijdstip”: Tarih (Ân, zaman, saat,) ?.. Latince, “perditôris”: Yok edici veya tahrib eden şey veya kimse ?.. Prôpugnâtor: Koruyucu kimse. Savunan kimse. Mücadeleci kimse. Mübariz ?.. Ro-mence, “strugure”: Üzüm ?.. Sırpça, “ilustrovan novine”: Gazete (Resimli) ?.. Ebcedleri, 893…

İngilizce, “telecast”: Televizyonla yaymak. Televiz-yon yayını ?.. Castigate: Paylamak, azarlamak. Kınamak ?.. Latince, “praegestîre”: Çok istekli olmak ?.. Sırpça, “pre-kosutra”: Öbür gün ?.. Slovakça, “hosťovať”: Misafir ?.. Fransızca, “chartreux”: Kedi (Tüyleri külrengi). Aziz Bruno tarikatından olan kimse. * ?.. Donner la question à: İşkence etmek ?.. Quercitron,m: Meşesi (Kabuğundan sarı boya çıka-rılan bir Amerikan) ?.. İngilizce, “recrement”: Süprüntü (Po-sa,). (Tıb) İfraz edilip tekrar vücuda alınan madde ?.. Ebced-leri, 896…

Danca, “forkastning”: Fay, kırık ?.. Sırpça, “patul-jast”: Bodur, cücemsi ?.. Prefarbati: Boyamak (Yeniden) ?.. Fransızca, “pièce d’identité”: Kimlik belgesi ?.. İngilizce, “indo-Hitite”: Hind-Avrupa ve Anadolu dillerinin kökeni varsayılan dil ?.. Registered: Kaydedilmiş, kayıtlı, müseccil ?.. (“Biz seninle iki insanın birbirini anlaması ve dostluğu-nu en ileri dereceye götürmüşüz !.. Bütün hayatım boyun-ca bir dost aradım !.. Sana zevk duyacağın bir şey söyle-yeceğim: Belki de kaydedilmişlerdensin… Seni kaydetmiş-lerdir… Sözüme dikkat et !” T.G. 1.64)… “Belki de Kusto’-sundur” ?.. (Birileriyle karşılıklı olarak birbirimizi taşlı-yoruz… Üstadım’ı görüyorum… Bana hışımla ve azarlar gibi, “kaydedilmen…” diyor…” T.G. 5.435)… Rustler: Hır-sızı (Davar veya at) ?.. Wild lettuce: Marulu (Yaban). “Lac-tuca virosa” ?.. İspanyolca, “trasladar”: Tercüme etmek. Ye-rini değiştirmek, nakletmek, transfer etmek. Aktarmak. Yol-lamak, göndermek. Atamak, tâyin etmek. Ertelemek. *. Kop-ya etmek, aynını yazmak ?.. İsveççe ve Norveççe, “utsikt”: Manzara, görünüm ?.. İtalyanca, “pterosauri (i–)”: Kerten-keleler (Kanatlı (büyük)) ?.. Trifora: Pencere (Üçlü) ?.. Rum-ca, “krevatokamara”: Yatak odası ?.. Ebcedleri, 897…

Danca, “gæstearbejder”: Yabancı işçi ?.. Almanca, “sprichwort,n”: Atasözü ?.. Boşnakça ve Sırpça, “dopustiti”: İzin vermek, destur vermek ?.. Fransızca, “intriguer”: Entrika çevirmek, dolap çevirmek. Kafasını karıştırmak, ne yapaca-ğını bilemez duruma düşürmek, kuşkulandırmak, düşündür-mek ?.. Intriquer: Karıştırmak, karmakarışık etmek, içinden çıkılmaz duruma sokmak ?.. Menotte,f: El, papi ([Çocuk di-linde]). Bir tür mantar. Pl. Kelepçe ?.. Hollandaca, “visita-tie”: Araştırma, yoklama, teftiş. Maria’yı ziyaret etme ?.. İn-gilizce, “that will do“: Kâfi. Yetişir ?.. İspanyolca, “amed-rentar”: Korkutmak, tehditle zorlamak. Cesaretini kırmak. Tehdit etmek ?.. Remontar: Korkutup kaçırmak (Avı). (Ask.) At tedarik etmek. Atın eyerini tamir etmek. (Ayakkabıya) Pençe yapmak. Nehirden yukarı doğru çıkmak. Yukarı doğru çıkmak, yükselmek ?.. İtalyanca, “frodatore”: Hileci, hile yapan. Dolandır/ıcı (–an). Oyun oynayan. Düzenci, düzen çe-viren. Aldatan, yanıltan. Kaçakçı, mal kaçıran ?.. Lustrare: Boyamak. Parla(t)mak. Cilâlamak. *. Açmak. Perdahlamak ?.. Schiccheratura: Boya(n)ma (–yış, –ış). Karala(n)ma (–yış, –ış). Çiziştir(il)me (–iş). *. Kirlet(il)me (–iş), lekele(n)me (–yiş, –iş), pislet(il)me (–iş). Açığa vur(ul)ma (–uş), herkese duyur(ul)ma (–uş) (belli etme, ediş, edil/me,iş), pisboğazlık ?.. Rumca, “haraktiras”: Yazı (Harf,). Karakter. Keyfiyet. *. Kişi, kahraman ?.. Slovakça, “predseda triedy”: Kaptan. Mo-nitör. * ?.. Ebcedleri, 898…

Almanca, “gestalt,f”: Şekil, biçim. Boy, kamet, en-dam. Hâl, durum, vaziyet, şartlar. Şahıs, şahsiyet, sima, figür. (Felsefe) Kılık. Tarz, suret ?.. Çekçe, “hostitel”: Ev sahibi ?.. İngilizce, “gestalt”: (Psik.) Geştalt ?.. İsveççe, “gestalt”: Şe-kil, kılık ?.. İtalyanca, “costolato”: Pirzola ?.. Donnetta: Ka-dıncık ?.. Lapide mortuaria: Mezar taşı ?.. Almanca, “rohrs-tuhl,m”: Hasır sandalye (veya koltuk) ?.. Tasten: Aramak (El yordamıyla). Parmakla dokunmak. * ?.. Fince, “nimittää”: İsimlendirmek (Adlandırmak,). Atamak, tâyin etmek ?.. Fransızca, “efflorescent”: Çiçeklenmiş. (Kimya) Tuzlanmış ?.. Hollandaca, “testen”: Araştırmak, incelemek (Test yap-mak, denemek,). Yoklamak, muayene etmek ?.. İngilizce, “platinotype”: Fotoğraf (Işığın plâtin tuzları üzerindeki etkisi ile çekilen). Böyle fotoğraf çekme işlemi ?.. Tall talk: Hikâye veya masal (İnanılmayacak) ?.. The last day: Kıyamet günü ?.. İspanyolca, “antecedente”: Örnek. Önceki. Önce olan (şey). *. (Mantık) Akıl, anlama, kavrama. Pl. Geçmiş. Önceki ?.. Cerramiento,m: Kapayan şey. Kapama, kapanma. *. Tıka-yan şey ?.. Japonca, “funshitsu”: Kayıp, zarar, hasar ?.. Latin-ce, “rôstrum”: Gaga, ağız ([Kuş]). (Hayvan) Uzun burun, (böceklerde) hortum. (Gemi) Burun, pruvanın ucu. Forumda hatiblerin çıktığı kürsü ?.. Titulus: Kitabe, yafta, ilân. Onur ünvanı, ün, şân. Bahane ?.. Lehçe, “morderca,m”: Katil, cani ?.. Ebcedleri, 912…

Hollandaca, “gestalte”: Şekil. Biçim. Boy. Endam. Durum ?.. Sırpça, “ugostiti”: Ağırlamak. Şölen vermek ?.. Fince, “teloitus”: İdam ?.. Fransızca, “efflorescente”: Çiçek-lenmiş. (Kimya) Tuzlanmış ?.. İngilizce, “afterguard”: Tayfa (Geminin kıçında hizmet eden) ?.. Forgather: Toplanmak, içtima etmek, bir araya gelmek. Rastlamak, tesadüfen gör-mek. Ahbap olmak, sohbet etmek ?.. Forwarding address: Adres (Yeni) ?.. intimate: İmâ etmek, dolayısıyla anlatmak ?.. İspanyolca, “teniente”: Vekil (M.). Ham, olmamış. Hasis, cimri. Ağır işiten. *. İkinci başkan, yardımcı. Teğmen ?.. İtalyanca, “fioritura”: Çiçekler. Yeşer/me (–iş). Çiçek aç/ma (–ış), çiçekle(n)me (–yiş, –iş). Geliş/me (–iş). *. Çiçek, dal, çiçekle (dalla) süsle/me (–yiş) ?.. Tagliente: Kes/ici (–en). Keskin. *. Sert ?.. Japonca, “tamotsu”: Korumak, saklamak ?.. Romence, “părtaş”: Yardımcı ?.. Sırpça, “masovna grob-nica”: Mezarlık (Toplu) ?.. Ebcedleri, 913…

İngilizce, “castanet”: Kastanyet, İspanyol çalparası ?.. Paraphrastical: Şerh kabilinden (Açıklayıcı,) ?.. Almanca, “schulreiter(in,f)”: Süvarisi (At terbiyecisi; manej) ?.. Danca, “præsentere”: Takdim etmek (Tanıştırmak,). Sunmak. * ?.. Skørtejæger: Çapkın, zampara ?.. İsveççe, “presentera”: Tak-dim etmek (Tanıtmak, sunmak,). Tanıştırmak ?.. İtalyanca, “mattazione”: Öldür/ me (–üş) (Kes/me (–iş),) ?.. Presentare: Sunmak. Göstermek, ortaya çıkarmak (koymak). Oynamak. Çıkarmak. Tanıştırmak, tanıtmak. … (y)e karşı koymak. Ar-mağan etmek ?.. Macarca, “átjárás”: Geçiş (Geçme,) ?.. Nor-veççe, “presentere”: Sunmak (Tanıtmak, tanıştırmak,) ?.. Eb-cedleri, 916… Sûret-ger: Ressam… Sûret-ger: Sad+vav+re +te+kef+re… 90+6+200+400+20+200= 916…

Danca, “kystvagt”: Sahil koruma ?.. Farsça, “vefâ şikesten”: Ahdini bozmak ?.. İtalyanca, “il costato”: Yan, bel ?.. Costoluto: Kaburgaları iri ?.. Mezzatinta: Mânâsı derin kelâm, derin mânâlı kelâm. Açıkla koyu arası (renk). İncelik, ayrıntı. * ?.. Rabberciamento: Onarım, onarıver(il)me (–iş), onar(ıl)ma (–ış), yama(la)(n)ma (–yış, –ış) (Şöyle böyle). Takıp takıştır(ıl)ma (–ış). Düzelt(il)me (–iş). Uydur(ul)ma (–uş). Baştan sav(ıl)ma (–ış), savuştur(ul)ma (–uş) ?.. Teppista (il–): Serseri, ipsiz, hırsız, ayaktakımı(ndan) ?.. Almanca, “redensart,f”: Atalarsözü. Deyim, tâbir. *. Söz temsili. Boş sözler ?.. Verschleiert: Başı örtülü; peçeli. (Fotoğr.) Vuale, sisli. Vuzuhsuz. *. Dumanlı. Örtülü ?.. Danca, “overalt i ver-den”: Her yerinde (Dünyanın) ?.. İsveççe, “trollkarl”: Büyü-cü, sihirbaz ?.. Latince, “tremôris”: Yer sarsıntısı. Sallanma, titreşme. Ürperme. * ?.. Sırpça, “cvilati”: Ağlamak (Viyakla-mak,). Cırlamak (köpek) ?.. Ebcedleri, 917…

Estçe, “kestvalt”: Sürekli olarak ?.. Portekice, “coste-leta de vaca”: Dana pirzola ?.. Slovakça, “hostiteľ”: Ev sahi-bi. Verici, veren. Şölen sunucusu ?.. Almanca, “annuität,f”: Taksidi; seneviye (Senelik borç) ?.. Zauberkraft,f: Sihir; sihirli kuvvet ?.. Fince, “hyttynen”: Sinek(Sivri) ?.. Tuliaiset: Hediye ?.. Fransızca, “périphrastique”: Dolaylı ?.. Hollanda-ca, “sorteren”: Araştırmak. Çeşitlere, (türlere, renklere vb.) göre ayırmak, sınıflandırmak ?.. İngilizce, “lie like a troo-per”: Yalan söylemek (Çok) ?.. Narration: Hikâye, fıkra. An-latım, anlatış. * ?.. İtalyanca, “linguetta”: Dilcik. Kulak. Köp-rü. Menteşe ?.. Nasetto: Dil. Buruncuk, küçük (cici) burun. * ?.. Quotidianità: Günlük(lük) ?.. Latince, “nârrâtus”: Hikâye ?.. Torrêens: İşkence. Kavurucu sıcak. Acele eden, hızlı. * ?.. Makedonca, “ilustrira”: Resimlerle süslemek, resimlerle açıklamak ?.. Ebcedleri, 918… Bîst (20) yıl beraber: Be+ye +sin+te+ye+(elif)+lâm+be+re+elif+be+re… 2+10+60+400+ 10+1+30+2+200+1+2+200= 918…

Letonca, “cst !”: Sus ! Dur !.. Almanca, “kreuz-fahrt,f”: Kruvaziyer. Haçlılar seferi. * ?.. Schatten,m: Gölge. Karanlık, zulmet. Eser, iz. Ölenin ruhu ?.. Boşnakça ve Ma-kedonca, “štrk”: Leylek ?.. Bulgarca, “pretìrsvam”: Araştır-mak (Her yerde aramak, arayıp taramak,) (İngilizce, “cast around for”) ?.. Fince, “esittelijä”: Sunucu ?.. Murtovaras: Hırsızı (Ev) ?.. İngilizce, “draft dodger”: Asker kaçağı. As-kerlikten muaf tutulmanın yolunu bulan  kimse. * (KUSTO) ?.. İspanyolca, “trascender”: Güzel koku her yana yayılmak, nüfûz etmek. (Gizli bir şey) Anlaşılmaya başlamak, ortaya çıkmak. (Bir şeyin sonucu) Başka şeyleri etkilemek. (Gizli bir şeyi) Anlamak, kavramak, içine nüfûz edebilmek ?.. İsveççe, “kompetent”: Yeterli, ehliyetli ?.. İtalyanca, “avan-notto”: Balık yavrusu. Toy, torbada keklik ?.. Latince, “auto-matus”: Kendiliğinden ?.. Peristrôma: Örtü, perde, halı ?.. Romence, “croşetă”: İğne (Tığ,) ?.. Slovakça, “škrt”: Balta ?.. Ebcedleri, 920…

Latince, “hastâtus”: Mızraklı. Savaşta Roma ordusu-nun ön safı ?.. Astûtus: Kurnaz, hilekâr. Akıllı, zeki. * ?.. Cônservâtor: Koruyucu (Muhafız,) ?.. Dêfatîgâtiô: Yorgun-luk, bitkinlik, bezginlik ?.. Almanca, “bohnerbürste,f”: Sü-pürgesi (Parke için cilâ) ?.. Erläntern: Şerh etmek, açıklamak, mânâlandırmak, yor(umla)mak, tefsir etmek. İzâh etmek, açıklamak, aydınlatmak. *. Tasvir, tarif etmek ?.. Bulgarca, “izdevàtelstvo”: İşkence, çirkin tecavüz (Zulüm,) ?.. Fran-sızca, “assiette,f”: Tabak. Oturuş, duruş, denge. Konum, yer. *. Vergi veya gelir tabanı, matrah ?.. Trousser: Öldürmek, alıp götürmek. (Eski) Demet yapmak, bağ yapmak, bağla-mak. (Bir kuş veya kümes hayvanını şişe geçirip pişirmek üzere) Bacağını kanadını koparmak. Kaldırmak, sıvamak, çemre(le)mek. Çırpıştırıvermek, hazırlayıvermek, hemen ya-pıvermek. –in eteğini kaldırmak. * ?.. Hollandaca, “conser-vator”: Koruyucu bekçi (müze vb. yerlerde) ?.. Entrigeren: Saman altından su yürütmek. Anahtar uydurmak, düzen kur-mak, fitne etmek ?.. Toekomst: Gelecek, istikbâl ?.. İspan-yolca, “tornillero,m”: Asker kaçağı ?.. İtalyanca, “criptog-rafia”: Şifreli yazı (Gizli,) ?.. Fumetto: Hikâye (Resimli). Rakı, anasonlu içki (likör) ?.. Giannetta: Baston, değnek. Kargı. * ?.. Rumca, “petreleoforo”: Gemisi (Tanker, petrol taşıma) ?.. Voithitikos: Yardımcı. Yedek ?.. Sırpça, “kata-nac”: Kilit (Asma) ?.. Ebcedleri, 933…

Estçe, “kostitama”: Davranmak, muamele etmek. Eğ-lendirmek ?.. Almanca, “oberpräsident,m”: Vali ?.. Unter-grund,m: Boya (Astar). Yeraltı, toprakaltı, tahtezzemin. Fon. *. Gizli teşkilat; komitacılık ?.. Fince, “lähettiläs”: Elçi ?.. Fransızca, “illustrer”: Resimlemek. Ünlü kılmak, ünlendir-mek, üne kavuşturmak. Açıklamak. * ?.. İngilizce, “breast drill”: Matkabı (Göğüs) ?.. Conspirator: Suikastçi ?.. Inter-course: Görüşme, konuşma, münasebet. Cinsî münasebet ?.. Regretful: Kederli (Esef ve kederle dolu,) ?.. İspanyolca, “restauración,f”: Tamir ve ıslah etme, restorasyon (Yenileme, eski hâline getirme,). İyileştirme, iyileşme. Canlandırma, canlanma ?.. İtalyanca, “guardaportone (il-)”: Kapıcı ?.. Latince, “dênûntiatiô”: İmâ, uyarı ?.. Macarca, “szemét-lapát”: Faraş ?.. Rusça, “navyestit’”: Ziyaretine gitmek, yok-lamak (Görmeye gitmek,) ?.. Ebcedleri, 938… İstiknâhât: Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini araştırmalar… İstiknâhât: Elif+sin+te+kef+nun+elif+he+elif+te… 1+60+400+20+50+1 +5+1+400= 938… “Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 129+477+ 332= 938.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 742)

Çekçe, “hašteřivý”: Kavgacı. Şikâyetçi. Aksi. Gürül-tülü; tiz, rahatsız edici (ses). Tartışmacı ?.. Farsça, “kerem –güster”: Cömerd, mükrim, kerem sahibi ?.. Kişt-ger: Çiftçi ?.. İtalyanca, “avere il sangue guesto con…”: … ile arası açık ol-mak, … ile bozuşmak ?.. Aceto cosmetico: Sirke (Kokulu) ?.. Almanca, “verschüchtern”: Korkutmak, ürkütmek, yıldırmak; gözdağı vermek ?.. Fransızca, “perforant”: Delen ?.. Hollan-daca, “halfsteensmuur”: Duvar (Yarı yarıya taşlı duvar, ince) ?.. Verstrooien: Yaymak, dağıtmak, oraya buraya saçmak (Saçmak,) ?.. Ebcedleri, 940… “Benim dostum 37 yaşında !“: “Dost-ı men sî vü heft sâl !“… Dal+vav+sin+te+mim+ nun+sin+ye+vav+he+fe+te+sin+elif+lâm… Noktalı harfler: Te+nun+ye+fe+te… 400+50+10+80+400= 940…

Hırvatça, “kastanjete”: Kastanyet ?.. Hollandaca, “eergisteren”: Önceki gün ?.. Arnavutça, “ngjyrë e kaltër”: Mavi ?.. İngilizce, “superscript”: Harf veya rakam (Satırın üstüne yazılan küçük). Üste yazılan. *. (Mat.) Satır yukarı-sına yazılı kuvvet veya türev gösteren işaret ?.. İspanyolca, “conservatoria”: Koruyucu, muhafaza eden. M. Konserva-tuvar ?.. Templista,m,f: Ressamı (Tutkalboya resim yapan kimse, tutkalboya ) ?.. İtalyanca, “dipingere a tempera”: Resim yapmak (Tutkal boya(yla)) ?.. Leitmotiv (il-): Kılavuz, önder, sürükleyici mevzu (neden) (Götürücü) ?.. Piccione torraiolo: Güvercini (Burç) ?.. Latince, “servâtôris”: Koruyu-cu, esirgeyen. Kurtaran kimse. *. Gözleyen kişi ?.. Ûrînâtô-ris: Dalgıç ?.. Rumca, “frangostafilo”: Üzümü (Frenk) ?.. Sırpça, “automatski”: Kendiliğinden (Otomatik olarak;). Oto-matik. * ?.. Ebcedleri, 944…

İtalyanca, “dente guasto”: Diş (Çürük) ?.. Riarma-mento: Silâhlan(dır)ma (–ış). Yeniden donat(ıl)ma (–ış). Ye-niden hazırla(n)ma (–yış, –ış) ?.. Sbrosciatura: Boya (Kulla-nılmış) ?.. Almanca, “repräsentabel”: Heybetli, vakarlı. Gös-terişli; boyu bosu yerinde. Tesirli. Şayanı kayıt; külliyetli ?.. Titelkopf,m: Başlık (Serlevha,) ?.. Fransızca, “lieutenant,m”: Vekil. İkinci başkan, başkan yardımcısı. Teğmen. * ?.. Hol-landaca, “nettoloon”: Aylık, maaş (Net) ?.. Uitsteken: Yay-mak, germek (Uzatmak,) ?.. İngilizce, “lieutenant”: Vekil. Teğmen. (Den.) Yüzbaşı. * ?.. İspanyolca, “conservatorio”: Koruyucu, muhafaza eden. M. Konservatuvar ?.. Faltrique-ra,f: Loca ([Eskiden] Tiyatroda). Cep. Kadınların iç etekle-rinin altında taşıdıkları küçük çanta. * ?.. Tomar armas: Si-lâhlanmak ?.. Latince, “argentârius”: Sarraf (Banker,). Gü-müş veya paraya âit. * ?.. Fulgurâtor: Kâhin (Şimşek veya yıldırımı yorumlayan) ?.. Macarca, “tárgyalás”: Görüşme, müzakere ?.. Ebcedleri, 949…

Farsça, “keştî-ger”: Gemi yapan veya tamir eden kim-se ?.. İngilizce, “costarring”: Başrol paylaşma ?.. Plantation: Koru, fidanlık. Büyük çiftlik, geniş tarla, ekim alanı. İstiridye yatağı. Ekim ?.. Bulgarca, “razstrèlyam”: Öldürmek (Kurşun-la) ?.. Danca ve Norveççe, “flittig”: Çalışkan (Hamarat, gay-retli,) ?.. Danca, “varmemester”: Kapıcı, apartman sorumlusu ?.. Fransızca, “carêmeprenant, m”: Maske. Büyük perhizin başlamasından önceki ilk üç gün. *. Gülünç biçimde giyinmiş kimse, karnaval soytarısı gibi giyinmiş adam ?.. Plantation,f: Ekin, ekilen tüm bitkiler. (Bitkileri) Dikme. (Tiyatroda) Yerleştirme, kurma. *. Büyük ziraî işletme ?.. Proverbiale-ment: Atasözü gibi, atasözü olarak ?.. İtalyanca, “proverbial-mente”: Atasözü biçiminde (olarak), ata(lar)sözüyle ?.. Latince, “cottîdiânus”: Günlük (Gündelik,). Günlük, genel, alelâde ?.. Substituô: Sunmak (Fikir). Yerine koymak. Yerine geçirmek. Halifesi yapmak. *. Hayâl etmek, tasavvur etmek ?.. Portekizce, “droga que provoca vômito”: Kusturucu ilâç ?.. Ebcedleri, 950… Ferheng: Lûgat kitabı. Mârifet. Bilgi. Hikmet. Hüner. Azamet. Edeb. İyi terbiye… Ferheng: Fe+re+ he+nun+kef… Noktalı harfler: Fe+nun+kef… 80+50+20= 150… Arz: Takdim etmek (…)… Arz: Ayn+re+dat… Noktalı harf: Dat… 800… Ferheng arz: 150+800= 950…

Levha: 26 Şubat 1985… Tiyatro eseri gibi bir “biyografi – hayat hikâyesi”… Üstadım’ın imiş ve Büyük Doğu yayınlarından yeni çıkmış… Üstadım, “benim dos-tum 37 yaşında !” diyor… Doğum tarihi filân var !” (T.G. 4.100,101)

Arnavutça, “çast kthese”: Döngü ?.. İngilizce, “castle nut”: Çentikli somun ?.. İtalyanca, “costringere”: …(y)e zor-lamak, zorunda bırakmak ?.. Almanca, “inschriftenkunde,f”: Kitabe ilmi, epigrafi ?.. Lanzenreiter,m: Mızraklı (süvari) ?.. Wasserfarbenmalerei,f: Resim; guaş (Zamklı suluboya) ?.. Fransızca, “retrouvailles”: Buluşma (Yeniden birbirine ka-vuşma, yeniden) ?.. İtalyanca, “mortificare“: Öldürmek, öl-günleştirmek. Uyuşturmak, duyarsızlaştırmak. (Gururunu) Kır-mak. Yıkmak, çökertmek. Üzmek ?.. Spolveratrice (la-): Süpürgesi (Toz alma makinesi, elektrik) ?.. Latince, “recor-dâtiônis“: Hatıra, hatırlama ?.. Rumca, “drastirios“: Çalışkan, gayretli. Çalışan, faal. * ?.. Ebcedleri, 951… 1950 ?.. Halife: Birinin yerine geçen… Halife: Hı+lâm+ye+fe+he… 600+30+ 10+80+5= 725… Bürdek: Küçük bilmece… Bürdek: Be+re+ dal+kef… 2+200+4+20= 226… Halife bürdek: 725+226= 951…

Casiye sûresi ikinci âyeti… “Bu kitap, Azîz ve Hakîm olan Allah tarafından indirilmiştir” … “Tenzîl-ül kitâbi”… Ebcedi, 951

Çekçe ve Slovakça, “cestička”: Yol. Yürüyüş yeri. Geçit. Dar yol. Patika ?.. Farsça, “kesme şikesten”: Kâkül koymak ?.. Almanca, “blatteisen,n”: Levha (Sac) ?.. Schafott, n: Darağacı, idam sehpası ?.. Fransızca, “s’entre-louer”: Öv-mek, birbirine övgü dizmek (Birbirini) ?.. Hollandaca, “nachtslot”: Kilidi (Çiftli anahtar, gece) ?.. Ontmoeten: Bu-luşmak, tanışmak (Karşılaşmak,) ?.. İtalyanca, “vantamento”: Öv(ün)me (–üş). Göklere çıkar(ıl)ma (–ış), çok öv(ül)me (–üş). Sayıp dök(ül)me (–üş) ?.. Latince, “rebellâtrîx”: Asi (İsyancı,) ?.. Ebcedleri, 955… Necîb Fazıl Arvasî: Nun+cim +ye+be+fe+dat+ye… Bu noktalı harflerin toplamı: 50+3+10 +2+80+800+10= 955…

İngilizce, “the die is cast”: Zarlar atıldı. İş işten geçti. Artık dönüşü yok. Ok yaydan çıktı ?.. İtalyanca, “coesistito”: Birlikte (birarada, yanyana) bulun/muş (–an) (yaşa/mış, –yan, ol/muş, –an) ?.. Incustodito: Korunma/mış (–yan). Gözaltında tutulma/mış (–yan), gözetlenme/miş (–yen) ?.. Litovca, “valyti kastuvu”: Kürek ?.. Almanca, “wiedervergeltung,f”: Kısas ?.. Fransızca, “perforation,f”: Delik, açılan delik. Del-me. (Hek.) Delinme. * ?.. İngilizce, “fattish”: Şişmanca, ol-dukça toplu ?.. Paraphrastically: Şerh mahiyetinde (Açıkla-yarak,) ?.. İtalyanca, “bosco stipato”: Orman (Çalı çırpıdan temizlenmiş) ?.. Manichetta di acqua: Su borusu ?.. Mitica-mente: Efsane (masal) biçiminde. Gerçek dışı olarak ?.. La-tince, “gubernâtôris”: Kılavuz (Dümenci,). Yönetici ?.. Eb-cedleri, 956…

Estçe, “kustutus”: Bağışlama, affetme. Söndürme ?.. Fransızca, “digestibilité,f”: Sindirimlilik, kolay sindirilirlik ?.. Dégustation,f: Tadına bakma, tatma ?.. İtalyanca, “accosto accosto”: Pek yakın, hemen yanında ?.. Letonca, “kustēties”: Hareket etmek, taşınmak ?.. Almanca, “halbschatten,m”: Gölge; şibih zıl; ara renk (Yarı) ?.. Fransızca, “forestier”: Ormana âit, ormanla ilgili. M. Orman memuru, ormancı ?.. İngilizce, “allotment”: Hisse, pay. Tâyin. Tahsis. Bölüştürme, taksim. Tevzi ?.. İspanyolca, “triunfadora,m,f”: Galip, mu-zaffer, zafer kazanan ?.. İtalyanca, “neghittoso”: Tembel, uyuşuk ?.. Rumca, “enarktirios”: Başlangıç, açış, açılış …i ?.. Ebcedleri, 958… “Bazı Bâbıâli kodamanlarının uğradığı, Galatasarayındaki (degüstasyon – tad alma) lokantasına, tiksintiden kinaye (degutasyon) der.” Bâbıâli, sh 135.

Almanca, “geisterseher,m”: Vizyoncu ?.. Farsça, “keştî sîd niheng”: Gemisi (Avcı) ?.. Hollandaca, “oost-kust”: Sahili (Doğu) ?.. İngilizce, “ghost town”: Ahalisi ol-mayan metruk kasaba ?.. Slovakça, “čistiť si”: Tımar etmek ?.. Almanca, “abenteuerroman,m”: Macera romanı ?.. Fince, “auttaminen”: Yardım ?.. Fransızca, “forestière”: Ormana âit, ormanla ilgili. M. Orman memuru, ormancı ?.. Fréquenter: Görüşmek; –in yanına sık sık uğramak (–ile sık sık). Sık sık gitmek. * ?.. Odoriférant: Güzel kokan, hoş kokular yayan ?.. İngilizce, “drift anchor”: Çapası (Açık deniz) ?.. Noctilucent: Bulut (Gece parlayan) ?.. İspanyolca, “remontarse”: Bir şeyin köküne inmek. (Kuş) Çok yüksekte uçmak veya  yükseğe çıkmak. Kule gibi yükselmek. * ?.. İtalyanca, “denti pos-ticci“: Dişler (Sonradan çıkma dişler, takma (yapma)) ?.. Japonca, “toruko ishi”: Türkuaz ?.. Lehçe, “cmentarz,m”: Mezarlık ?.. Ebcedleri, 959…

Farsça, “küştî-gîr”: Pehlivan, güreşçi ?.. İngilizce, “cast lots”: Zar atarak veya başka bir şekilde talihini dene-mek ?.. Investigate: Araştırmak (İncelemek, tedkik etmek, gözden geçirmek, teftiş etmek, tahkik etmek,) ?.. Slovakça, “kosť na šiji koňa”: Atın omuz başı ?.. Almanca, “spottname, m”: Lâkab (Alaylı) ?.. Fransızca, “odoriférante”: Güzel ko-kan, hoş kokular yayan ?.. İtalyanca, “muro maestro”: Duvar (Ana kalın) ?.. il saettone: Karayılan, okyılanı. Destek, pa-yanda, direk ?.. Romence, “privelişte”: Manzara, görünüm ?.. Ebcedleri, 960… Zılâl: Gölgeler… Zılâl: Zı+lâmelif+lâm… 900+30+30= 960…

Almanca, “gastitis,f”: Mide iltihabı, gastrit ?.. İngiliz-ce, “castigation”: Paylama, azarlama ?.. Bulgarca, “ştìrkel”: Leylek ?.. Fransızca, “envoûtement,m”: Büyü, büyü yapma. Büyüleme, büyüleyicilik. * ?.. İngilizce, “fourposter”: Karyo-la (Dört direkli) ?.. İtalyanca, “fiaschetta”: Şişe ((Hasırlı) Küçük). Toz kabı ?.. In senso figurato: Mecazî mânâda, me-caz yoluyla ?.. Mattacchione (il–): Soytarı, maskara. Şakacı, güldürücü ?.. Sfaticato: Tembel (Kaytarıcı, işten kaçan,) ?.. Macarca, “mindenütt”: Her yerde ?.. Romence, “fetiţă”: Kız evlat. Küçük kız. * ?.. Sırpça, “štrkalj”: Leylek ?.. Ebcedleri, 961… Ezlâl: Gölgeler… Ezlâl: Elif+zı+lâmelif+lâm… 1+900+ 30+30= 961…

Farsça, “enguşter”: Yüzük ?.. İspanyolca, “constan-te”: Sürekli. Sabırlı, sebatlı. Değişme/z (–yen). Katsayı ?.. İtalyanca, “accostamento”: Yanaş(tır)ma (–ış), yaklaş(tır)ma (–ış). (Birbirine) uy(dur)ma (–uş) ?.. Slovakça, “čistič topá-nok”: Boyacısı (Ayakkabı) ?.. Almanca, “schifferstange,f”: Kanca ?.. İtalyanca, “contundente”: Kesici. Yaralayıcı, bere-leyici ?.. Ebcedleri, 971… “Mehdî Salih İzzet Mirza-beyoğlu: 62+129+477+1302= 1970= 971.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 750)

Çekçe, “hastroš”: Bostan korkuluğu ?.. Farsça, “ber geşten”: Geri dönmek. Dinden çıkmak. Değişmek. Başaşağı olmak ?.. İngilizce, “guest night”: Davet gecesi, bir kulüb veya programa misafirlerin kabul edildiği gece ?.. İtalyanca, “costantana”: Dirençli (dayanıklı) alaşımlar (takımı) ?.. Slo-vakça, “hastroš”: Herif ?.. Almanca, “umschütten”: Kaptan kaba nakletmek, aktarmak. Devirmek. * ?.. Hollandaca, “aartsleugenaar”: Yalancı; devamlı yalan söyleyen (Tabiî) ?.. İtalyanca, “racconto galante”: Hikâyesi (Sevgi) ?.. Latince, “cônsultâtiô”: Görüşme, danışma, müzakere, inceleme, ted-kik (Etraflı). Önerisini sorma. Tartışma mevzuu, dava ?.. Lehçe, “zastępca,m”: Muavin (Vekil, yardımcı,) ?.. Letonca, “trešais”: Üçüncü ?.. Sırpça, “špric”: Şırınga ?.. Ebcedleri, 972… İstibhâs: Birşeyin doğruluğunu anlamak için gereği gibi araştırıp soruşturma… İstibhâs: Elif+sin+te+be+ha+elif +se… 1+60+400+2+8+1+500= 972…

Farsça, “enguşt–ârâ”: Yüzük ?.. Slovakça, “na ceste”: Sırası gelmişken ?.. Almanca, “sich abmertern“: İşkence et-mek (Kendine). Azab çekmek ?.. Filipince, “talatinigan”: Lûgat ?.. İtalyanca, “perifrastico”: Dolaylı anlatımlı, dolaylı anlatım …(s)i ?.. Lehçe, “szpryca,f”: Şırınga, enjektör ?.. Rumca, “onirokritis”: Rüyâ tâbircisi. Rüya tâbiri kitabı ?.. Ebcedleri, 973…

İngilizce, “castanets”: Çalpara ?.. Investigative: İnce-lemeye âit (Teftiş ve) ?.. İtalyanca, “causticamente”: Eğrisi (Şua) ?.. Identificato: Kimliği saptan/mış (–an) (ortaya çık/arıl/mış, –an; kon/muş, –an), kimliği (kim olduğu) belli (ol/muş, –an). Tanın/mış (–an) ?.. Almanca, “präsentieren”: Takdim, arz etmek. Birinin gözüne sokmak. (Ask.) Resmî ta-zim yapmak; selâm durmak ?.. Tageszeitung: Gazete (Gün-lük) ?.. Arnavutça, “grushtim”: Zımba ?.. Fransızca, “entab-lement, m”: Pervazı ([Mobilyada] Tepe). (Binada) Saçaklar. * ?.. Se présenter: Takdim etmek (Kendini). Ortaya çıkmak, karşısına çıkmak, önüne çıkmak. –in aklına, hatırına gelmek. Görünmek, kendini göstermek ?.. (“Artık görünme zama-nın geldi”) ?.. (“Halife görünecek!”) ?.. İspanyolca, “pre-sentarse”: Öne çıkmak. Ortaya çıkmak. Kendini göstermek. Gelmek, boy göstermek. Aday olarak katılmak. (Huk.) (Mah-kemede davacı veya davalı olarak) Hazır bulunmak ?.. Eb-cedleri, 976… “Seyyid Abdülhakîm Arvasî Üçışık: 976. Necib Fazıl: 976.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 752)… Hicr suresi, 81. âyet meâlinden: “Biz onlara mucizelerimizi de gönder-miş olduğumuz hâlde…”… Toplarsak, 976…

976 ?.. 1975 ?.. Farsça, “gorre geşten”: Aldanmak ?.. Ebcedi, 1975… GÖLGE !..

Fransızca, “gustatif”: Tatmaya âit, tatmak ile ilgili. (Şaka) Çok güzel, ağzınıza lâyık ?.. Poteau d’exécution: Da-rağacı (Kurşuna dizileceklerin bağlandıkları direk;) ?.. Hol-landaca, “blootsvoets”: Yalınayak ?.. Construeren: Tefsir et-mek; anlamak; gramer kurallarına göre cümle kurmak; cüm-leyi tahlil etmek (Mânâ vermek; yorumlamak;). Yapı ve üre-timde uygulama yapmak ?.. Nietsnut: Çapkın. Ciğeri beş para etmez, hergele, işe yaramaz kişi ?.. İngilizce, “festivity”: Bayram, şenlik, eğlence. Festival. * ?.. İtalyanca, “intita-lazione”: Adlandır(ıl)ma, (–ış). Ad, başlık ?.. Medico astante: Doktor (Nöbetçi) ?.. Latince, “testimônî”: Delil (İsbat,). Ka-nıt, şehadet. * ?.. Ebcedleri, 977… Maide sûresi 42. âyet meâ-linden: “…Eğer aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz Allah, adaletli davrananları sever.”… “… Feh-küm beynehüm bil KISTI. İnnallahe yuhıbb-ül MUKSİ-TÎN.”… Ebcedi, 977… 1976 ?..

Estçe, “kustkohast”: Nereli ? Nereden ? Neden ?  Ne-rede olursa. Her nerede. Her nereye ?.. Farsça, “avâr geşten”: Gurbete düşmek. Perişanlık ?.. Râz gaşten: Gizlenmek, sır olmak ?.. Almanca ve Danca, “legitimation,f”: Kimlik kâğıdı. Meşruiyet veya sıhhat temini; tasdik; tevsik. (Huk.) Husumet ehliyeti. (Huk.) Evlenme ile nesebin tashihi. Bir şahsın kim-liğini isbat. * ?.. Almanca, “waldabschnitt,m”: Koruluk ?.. Hollandaca, “morgenster”: Zühre (Sabah yıldızı, Çoban yıl-dızı,) ?.. İngilizce, “intimation”: İmâ ?.. Makedonca, “tainst-ven”: Gizli, sırlı, esrarlı ?.. Rumca, “katafitos”: Ormanlık (Ağaçlık,) ?.. Ebcedleri, 978…

İtalyanca, “costipamento”: Bkz. “Costipazione” ?.. Il tempo è guasta: Hava (ortalık) bozuk (kötü) ?.. Filipince, “mapagtitiwalaan”: Güvenilir. İnanılır ?.. Fince, “kettu-mainen”: Tilki gibi, kurnaz ?.. Fransızca, “exaltation,f”: Öv-güler düzme, yüceltme, tebcil etme. Yoğunlaşma, çok artma. (Vücutta) Aşırı faaliyet. Coşkunluk; taşkınlık. Papalık maka-mına yükseltme ?.. Transvaser: Kabtan kaba aktarmak ?.. Hollandaca, “plaatsvervanger”: Vekil, birinin yerine bir göre-ve gelen (atanan) ?.. Streekroman: Hikâyeleri (Mahallî ro-man, memleket) ?.. Latince, “nôbilitâtis”: Ün, şöhret, nam. Soyluluk. Üstünlük, seçkinlik ?.. Portekizce, “serra de me-tais”: Testeresi (Demir) ?.. Rumca, “thavmastos”: Harika, akıl almaz ?.. Sırpça, “maglovitost”: Bulanıklık (Belirsizlik,). Sisli hava. * ?.. Ebcedleri, 979…

Fransızca, “gesticulante”: El, kol hareketleri yapan ?.. Hollandaca, “stamgast”: Kahvenin devamlı müşterisi (Stam: Aile, soy, kök, köken, nesil, hanedan, generasyon, kabile, aşiret, oymak, ırk, gövde, köken.) ?.. İtalyanca, “incostante”: Tutarsız; süreksiz; istikrarsız, değişken; kaypak ?.. Stella cadente: Kayan yıldız ?.. Almanca, “amtsverweser,m”: Vekil ?.. İngilizce, “incantation”: Büyü, sihir (Efsun,) ?.. Makedon-ca, “zastraşuva”: Korkutmak, tehdit etmek ?.. Romence ve Sırpça, “asistent”: Yardımcı (Asistan,) ?.. Ebcedleri, 982…

Slovakça, “hašterivá žena”: Cadaloz, çirkef, şirret. Herkesi azarlayan şirret kadın ?.. İspanyolca, “asistente, m”: Yardımcı, asistan. Papaz yardımcısı. Emir eri ?.. Testi-monio,m: Şehadetnâme (Tasdiknâme,). Tanıklık, şahidlik, şehadet. Açığa vurma. Belirti, işaret. *. İftira ?.. Latince, “sustentô”: Yardımda bulunmak, desteklemek. Tarafını tut-mak, yüceltmek. (Gıda, araç) Tedarik etmek. Desteklemek. (Düşman) Durdurmak. (Zahmet) Katlanmak, çekmek, diren-mek. (Olay) Ertelemek ?.. Portekizce, “espelho traseiro”: Pencere (Arka) ?.. Romence, “legitimaţie”: Hüviyet cüzdanı, kimlik belgesi ?.. Ebcedleri, 983… İzzet Erdiş: Ayn+ze+te+ elif+re+dal+elif(ye)+şın… 70+7+400+1+200+4+1+300= 983 …

Fetih sûresi, 48. âyet meâlinden: “… Şimdilik bunu size peşin verdi …”… Ebced değeri, 983… Maide sûresi 42. âyet meâlinden: “… Eğer aralarında hükmedersen adaletle hükmet …” … “… Ve in hakemte fahküm beynehüm bil KIST …”… Ebced değeri, 983…

Çekçe, “cestovné”: Ölüm döşeğindekine verilen aşai rabbani yol harçlığı ?.. Filipince, “gusut-gusot”: (Saç, elbise) Dağınık; düzensiz ?.. Fince, “kustantamo”: Yayınevi ?.. İngi-lizce, “gastronomer”: Midesine düşkün kimse ?.. İtalyanca, “gustamento”: Tadım. Tadına bak(ıl)ma (–ış) ?.. Latince, “ostentus”: Arz, görünüş, gösteriş (Gösterme, dış görünüş, zevahir, teşhir,). Kanıt, delil ?.. Slovakça, “cestovné”: Yol parası ?.. Almanca, “substitum,m”: Vekil. Kaim şahıs. *. Satış amiri ?.. Zauberkünstler,m: Hokkabaz, illüzyonist ?.. Bulgarca ve Makedonca, “svidetelstvo”: Diploma (Belge, şahadetnâme,) ?.. Danca, “læbestift”: Boyası (Ruj, dudak) ?.. Fransızca, “bêtes puantes”: Tilki, sansar, porsuk gibi pis ko-kulu hayvanlar ?.. Manieur d’argent: Sarraf, banker, para ile oynayan adam ?.. Hollandaca, “ontmoeting”: Buluşma, karşı-laşma. Düşmanca karşılaşma, çatışma. Müsabaka ?.. İngiliz-ce, “gluttonous”: Obur, açgözlü ?.. Sow thistle: Marulu (E-şek) ?.. İsveççe, “överskrift”: Başlık ?.. İtalyanca, “concent-rarsi”: Toplanmak (Bir yerde). Yığılmak. Bir noktaya yönelt-mek. Yoğunlaşmak ?.. Etimologista: Kökbilimci ?.. Lehçe, “straszyć”: Korkutmak, ürkütmek ?.. Szwajcar,m: Kapıcı, odacı ?.. Makedonca, “stapnitsa”: Tuzak, kapan ?.. Norveççe, “overskrift”: Adres yazısı. Etiket ?.. Ebcedleri, 984…

Mesnevî’nin 605. beyti:

–“Bad-ı ma vü bud-i ma ez dad-ı tüst

HEST-i ma cümle ez îcad-ı tüst.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 984… –“Bizim rüz-gârımız da, vücudumuz da senin ihsanındır – Varlığımız hep-ten senin icadındır.”

Farsça, “ser geşte”: Şaşkın. Avare, derbeder ?.. Şikes-te-nefsî: Alçak gönüllülük, tevazu ?.. Hırvatça, “čistač ulice”: Sokakları süpüren kimse veya makine. Çöpçü ?.. İtalyanca, “guastamento”: Bozuk(luk), tutukluk ?.. Sırpça, “svetolju-bičast”: Eflatun, eflatuni, açık mor ?.. Čistač ulica: Çöpçü ?.. Danca, “beskyttelse”: Koruma, muhafaza ?.. Fransızca, “etre en larmes”: Ağlamak ?.. Tierce personne: Üçüncü kişi, üçün-cü şahıs. Yabancı, kim olduğu bilinmeyen kişi ?.. İsveççe, “vattenmelon”: Karpuz ?.. İtalyanca, “presentarsi”: Kimliğini (adını soyadını) söylemek ?.. Romanzo d’avventura: Romanı (Macera) ?.. Le serramente: Kilit, kapama araçları (kepenk, kap…) ?.. Stanza da dormire: Yatak odası ?.. Japonca, “natsu-meyashi no mi”: Hurma ?.. Letonca, “uzticams”: Güvenilir. Sadık ?.. Ebcedleri, 985…

Farsça, “ver-şikest”: Müflis, iflâs eden ?.. İtalyanca, “custodimento”: Koru(n)ma (–yuş, –uş). Sakla(n)ma (–yış, –ış). Bakım. Yardım ?.. Slovakça, “čestnosť”: Doğruluk. Dik-lik. Doğruluk, dürüstlük ?.. Lehçe, “odstraszać”: Korkutmak, ürkütmek ?.. Ebcedleri, 986… Yunus sûresi 4. âyet meâlin-den: “… Sonra iman edip salih amel işleyenleri hak ettik-leri ölçüde mükâfatlandırmak için geri döndürecek olan yine O’dur…”… “… Sümme yuîduhû liyecziyellezîne âme-nû ve amilus-Salihâti bil KIST…”… “Sümme yuîduhû” hariç ebcedi, 1985…

Çekçe, “hostinec”: Han, otel. Meyhane. Misafirhâne. Birahâne ?.. İngilizce, “castellation”: Mazgallı barbata ?.. İtalyanca, “coesistente”: Birlikte (birarada, yanyana) bulunan (yaşayan, olan) ?.. Scostumatezza: Ahlâksızlık, ahlâk bozuk-luğu. Görgüsüzlük, kabalık, göreneksizlik ?.. Slovakça, “hos-tinec”: Bar. Han, meyhane ?.. Bulgarca, “beztsènitsa”: Beda-va (Gayet ucuz,) ?.. İspanyolca, “antepenúltima”: Üçüncü (Sondan) ?.. Latince, “intercessor”: Kefil (Arabulucu, aracı,). Men eden, engelleyen veya itiraz eden kişi ?.. Lehçe, “zast-raszyć”: Korkutmak, ürkütmek, gözdağı vermek ?.. Sırpça, “legitimisati”: Kimlik belgesini kontrol etmek ?.. Ebcedleri, 992…

İngilizce, “give into custody”: Teslim etmek, emanet etmek ?.. İtalyanca, “incastellato”: Çatıl/mış (–an), çatısı yapıl/mış (–an). Kaleli, şatolu. Yığıl/ı (–mış,–an) ?.. Mal costumato: Gör/güsüz (–eneksiz) ?.. Sırpça, “kestenast”: Kestane renginde ?.. Slovakça, “cestovný”: Gezerek ?.. Kost-livec: İskelet, çatı ?.. Boşnakça ve Sırpça, “legitimacija”: Kimlik kartı, kimlik belgesi, hüviyet cüzdanı ?.. Fransızca, “assiettes”: Tabaklar ?.. Roman autobiographique: Hayat hikâyesi romanı (Kendi) ?.. Hollandaca, “aftasten”: Araştır-mak. Yoklamak. * ?.. İtalyanca, “corrispondente”: Benze/r (–yen). …(y)e karşılık (olan/ veren). *. …ile oran(tı)lı. Muhabir, haberci, haber gönderen (yollayan). Uygun (gelen/düşen), elverişli. Uy/an (–ar). Yazı(şma)cı, yazışma görevlisi ?.. In-tercessore: Yardımcı, yardım eden (Aracı,) ?.. Sırpça, “sastati se”: Görüşmek (Buluşmak,). Birleşmek, kavuşmak. * ?.. Ebcedleri, 993… “Hafî: Gizli. Açıkta olmayan. Saklı… Hafî: Hı+fe+ye… 600+80+10= 690… Mirzabeyoğlu: Mim+re+ze+ elif+be+ye+vav+gayn+lâm+vav… 40+200+7+1+2+10+6+ 1000+30+6= 1302… Hafî Mirzabeyoğlu: 1992.” (H.T. Sh 229)…

İngilizce, “casting net”: Ağ (Serpme) ?.. Be disgusted with: Çok kızmak, bıkmak, nefret etmek ?.. İtalyanca, “gast-rovascolare”: Mide-dolaşım … (s)i ?.. Slovakça, “cestova-nie”: Seyahat. Deniz yolculuğu ?.. Častovať vínom: Şarap sunmak ?.. Fransızca, “informateur”: Haberci, haber verici; bilgi verici. M. (Dilb.) Üzerinde tecrübe edilen ?.. Pastelliste: Ressamı, pastelci (Tebeşirboya) ?.. İspanyolca, “correspon-diente a”: Uygun. İlgili. * ?.. Transcripción,f: Tercüme, çeviri yazı. Kopya etme, suret çıkarma. Kopya suret. *. Transk-ripsion ?.. İsveççe ve Romence, “substantiv”: İsim, ad ?.. İtalyanca, “disincantato”: Kurnaz. Gözü açı/lmış (–k), ger-çekçi. * ?.. Informatore: Ajan (Gizli). Bilgi (haber) ver/ici (–en). Duyur/ucu (–an). Sorgu hakimi. * ?.. Lingua furfantina: Dili (Argo, ayaktakımı) ?.. Pastellista: Resim yapan (Pastelci, kurşunkalemle) ?.. Romanzo di avventure: Romanı (Serüven) ?.. Romanzo storico: Roman (Tarihî) ?.. Sırpça, “šatrovački jezik”: Dili (Argo) ?.. Ebcedleri, 995…

Hırvatça, “častiti vinom”: Şarap ?.. İtalyanca, “incast-rarsi”: Girmek, oturmak, birbirine geçmek ?.. Fransızca, “substantive”: İsme âit, isimle ilgili. İsim ?.. Latince, “cônfir-mâtor”: Kefil. Teyid eden kimse. * ?.. Explôrâtôris: Casus, gözcü, keşif kolu (Kâşif,) ?.. Litovca, “kibirkštėlė”: Kıvılcım. Parıltı ?.. Ebcedleri, 996…

Estçe, “kostitamine”: Muamele, işlem. İkram ?.. Hol-landaca, “gesteriliseerd”: Kısırlaştırılmış ?.. Estçe, “töntsa-kas”: Şişman ve kısa boylu, bodur ?.. Fransızca, “soldat mon-té”: Atlı asker ?.. İngilizce, “antagonist”: Muhalif kimse (Muhasım, karşı çıkan,) ?.. Latince, “trânsferô”: Mecazlı ko-nuşmak. Karşıdan karşıya götürmek, taşımak, nakletmek, devretmek. (Değişme) Dönüşmek. (Dil) Çevirmek. *. (Za-man) Ertelemek. (Yazı) Nüsha çıkarmak ?.. Ebcedleri, 998… 1997 ?.. 1417 ?.. Necib Fazıl Kısakürek !..

Almanca, “setzkasten”: Hurufat kasası. Fidan kasası, fidelik ?.. Farsça, “saf şikesten”: Düşman safını yarmak ?.. İsveççe, “till sist”: En sonunda ?.. Korrespondent: Muhabir ?.. Almanca, “hilfsarbeiter,m”: Muavin, asistan (Yardımcı işçi;). (Özellikle inşaatta) Rençber, çırak. Kadro fazlası me-mur ?.. Fransızca, “plastronner”: Korumak. Göğüslük geçir-mek. *. Göğsünü şişirmek, göğsünü kabartmak. Kurum sat-mak, çalım satmak ?.. Hollandaca, “overstroming”: Sel bas-kını, su taşması ?.. İtalyanca, “gatto siamese”: Kedisi (Siam) ?.. Rassegnatore: Sun/an (–ucu). Bırak/an(–ıcı). *. Kontrol e/den (–ici), gözden geçir/en(–ici). [Eskiden] Say/an (–ıcı), sayım yapan. Teslim eden, (geri) veren. İşi oluruna (olaca-ğına) bırakan, alınyazısına boyun eğen ?.. Ebcedleri, 1000 ?.. “Mehdî Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 62+129+477+332 = 1000.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 17)

İbrahim sûresi ilk âyetinin meâli: “Elif, Lâm, Râ. Bu Kitab öyle büyük bir kitabdır ki, insanları Rablerinin izni ile karanlıklardan aydınlığa, her şeye galip ve hamde lâyık olan Allah’ın yoluna çıkarman için onu sana indir-dik.”… “Elif, lâm, ra. Kitâbün enzelnâhü…” 111+71+201+ 423+144= 950 !.. “Kitâbün”deki tenvini ilâve edersek, 1000 !..

Almanca, “geistesblitz,m”: Birdenbire aklına esen fikir ?.. Arnavutça, “agjent policie”: Hafiyesi, sivil polis (Dedektif,) ?.. Danca, “træt”: Yorgun, bitkin ?.. İngilizce, “enchantment”: Büyü, meftun olma (Sihir,) ?.. Tart: Ekşi, mayhoş. Ters, kekin, acı. Turta. Fahişe, sokak kadını ?.. İtalyanca, “scendiletto (lo–)”: Halısı (Yatak). Sabahlık ?.. Latince, “ôscitantis”: Uyuşuk, sersem (Kaygısız, dikkatsiz, hâlsiz,) ?.. Makedonca, “tret”: Üçüncü ?.. Ebcedleri, 1001… İstinbât: Bir söz veya işten gizli bir mânâ çıkarma. Zımnen, açık olmayarak, dolayısıyla anlatma… İstinbât: Elif+sin+te+ nun+be+elif+tı… 1+60+400+50+2+1+9= 523… Cüst-ü cû: Arayıp sorma, araştırma, arama… Cüst-ü cû: Cim+sin+te+ vav+cim+vav… 3+60+400+6+3+6= 478… İstinbât cüst-ü cû (“Kaptan Kusto Müslüman”?..): 523+478= 1001… Çihil-sâl: 129… Dabu’: Sırtlan… Dabu’: Dat+be+ayn… 800+2+70= 872… 40 yaşında tilki: 129+872= 1001…

Litovca, “kastanjetės”: Kemikler ?.. Fransızca, “attra-pe,f”: Tuzak. Tuzak, dolap. Şakadan aldatış, aldatmaca. (Den.) Çıma. (Dökmecilikte) Maşa ?.. Exténuation,f: Bitkin-lik, dermansızlık (Çok yorulma, çok yorma; bitkinleşme, bitkinleştirme;) ?.. İsveççe, “efterföljare”: Halef ?.. Latince, “intellegentia”: Feraset, ayırdetme, muhakeme, bilgi, malû-mat. Anlama, idrak etme, akıl yürütme, anlayış. *. Sanat, hüner, zevk. Uzmanlık. Fikir, düşünce, kavrama, mefhum ?.. Norveççe, “berette”: Hikâye anlatmak. Haber vermek ?.. Sırpça, “ovlastilac”: Yetki veren ?.. Ebcedleri, 1005… Senin: Sin+nun+nun… 60+50+50= 160… Yazdıklarında: Ye+elif+ ze+dal+kaf+lâm+re+nun+dal+he… 10+1+7+4+100+30+200+ 50+4+5= 411… Kendimi: Kef+nun+dal+ye+mim+ye… 20+ 50+4+10+40+10= 134… Buluyorum: Be+vav+lâm+vav+ye +vav+re+mim… 2+6+30+6+10+6+200+40=300… “Senin yazdıklarında kendimi buluyorum !”: 1005… “Benim dostum 37 yaşında: 1005.” (H.T. sh 136)… “Ruhâmî: (Bununla ilgili olarak “Abdülhakîm Koltuğu”na bakı-nız.): 851… Mehdî Muhammed: Mim+ha+dal+ye+mim+ha+mim +dal… 40+8+4+10+40+8+40+4= 154… 851+154= 1005.” (H.T. sh 137)… Çihil-sâl: 40 yaşında… Çihil-sâl: Cim+he+ lâm+sin+elif+lâm… Noktalı harf: Cim… 3… Hırka-pûş: Hır-ka giyen fakir, derviş… Hırka-pûş: Hı+re+kaf+he+be+vav+ şın… Noktalı harfler: Hı+kaf+be+şın… 600+100+2+300= 1002… Çihil-sâl hırka-pûş: 3+1002= 1005…

Sırpça, “kruškast”: Armudî, armut biçiminde ?.. Slovakça, “kostnica”: Ölü kemiklerinin korunduğu yer ?.. Almanca, “attrappe,f”: Tuzak, kapan. Aldatmaca, yutturma-ca. * ?.. Unentgeltlich: Caba, parasız, bedava, meccanî, mec-cânen; pîr aşkına (İvazsız,) ?.. İngilizce, “et cetera”: Benzeri ([Latince’den] Vesaire, ve) ?.. İspanyolca, “trato,m”: Görüş-me (Dostça ilişki, konuşma,). Kullanma. Ele alma. Davranış , muamele, tavır. Anlaşma. Ticaret, alışveriş. *. Hitap şekli ?.. İtalyanca, “stampatello (lo-)”: Harfi (Basma (baskı)) ?.. Ebcedleri, 1007…

Slovakça, “hostiteľský”: Ev sahibi ?.. Almanca, “ot-ter,f”: Engerek yılanı (Zehirli). Su samuru ?.. Almanca, Hollandaca ve İngilizce, “theater,n”: Tiyatro. Sahne. Temsil, oyun. Taslama, gösteriş(çilik) ?.. Fransızca, “carpette,f”: Ha-lı, seccade (Küçük). Yaltak, dalkavuk ?.. Fossette,f: Çukur-cuk. (Çenede veya yanakta) Gamze ?.. Théâtre: Tiyatro. Tiyatro binası, tiyatro. Tiyatro topluluğu. Tiyatro eserleri. Alan, sahne, bir olayın geçtiği yer. Zorlama, yapmacık ?.. İngilizce, “testimonial”: Şehadetnâme, belge. Tavsiye mektu-bu, bonservis. Takdirnâme. Tasdik etme. Belgeleyen. Takdi-rini bildiren ?.. Theatre: Tiyatro. Tiyatro binası. Amfiteatr, amfi. Olay yeri, alan, meydan, sahne ?.. İspanyolca, “testi-monial”: Şahidlik eden ?.. Testimonial,f,pl: Deliller ?.. İtal-yanca, “attore”: Oyuncu, sanatçı. Davacı (taraf, erkek), dava açan ?.. Eretto: Ayağa kalk/mış (–an, –ık). Dikil/miş (–i, –en), dik dur/an (–muş). Yapıl/mış (–an). Dik ?.. Fossetta: Çukur (Küçük). Gamze, yanak çukuru ?.. Retato: Ağ biçim/li (–inde). Örtül/ü (–müş), örgü biçim/li (–inde). Ağ (biçimi) çizil/miş (–en), karelere bölün/müş (–en) (ayrıl/mış, –an) ?.. İtalyanca ve Portekizce, “teatro”: Tiyatro ?.. Latince, “negôti-antis”: Tacir (İşadamı, toptancı,) ?.. Romence, “teatru”: Ti-yatro ?.. Ebcedleri, 1008…

Slovakça, “nízkotlaká časť”: Alçak basınç, düşük ba-sınç ?.. Fransızca, “débattre”: Görüşmek, müzakere etmek (Tartışmak,) ?.. İngilizce, “footstone”: Mezarlarda ayak ucundaki taş ?.. Potter: Çömlekçi ?.. Potter: Ufak tefek işlerle meşgul olmak, oyalanmak, vakit geçirmek ?.. İspanyolca, “alistamiento,m”: Kaydolma (Yazılma,). Her yıl silâh altına alınan acemi erler ?.. Trapacete,m: Defterleri veya kayıtları ([Tic.] Satış) ?.. İsveççe, “avrätta”: İdam etmek ?.. İtalyanca, “mancia competente”: Bahşiş (Verilmesi gerekli) ?.. Latince, “lanternârius”: Kılavuz (Rehber,) ?.. Macarca, “fáradtság”: Yorgunluk ?.. Ebcedleri, 1009…

Farsça, “ser geştegî”: Avarelik, derbederlik ?.. İngiliz-ce, “constantly”: Daima, sürekli ?.. Cotter: Anahtar, kama (Mak.) ?.. Cotter: Rençber ?.. Reporter: Muhbir. Gazete mu-habiri. * ?.. Superscription: Serlevha, başlık. Bir şeyin üstün-deki yazı. *. Kitabe. Üstüne yazma. (Ecz.) Reçetenin başın-daki “alınız” yazılı kısım ?.. Almanca, “unbestimmt”: Müb-hem. Gayrı muayyen, belirsiz. *. Şübheli. Henüz bir karara varıp bağlanmamış; muallakta, askıda. Kesinsiz; kat’i olma-yan ?.. Danca, “debattere”: Görüşmek, tartışmak ?.. Fransız-ca, “cataracte,f”: Aksu, perde ([Gözde]). Büyük çağlayan. Sağnak, sel. * ?.. İtalyanca, “buretta”: Şişe (Ölçekli, dereceli) ?.. Latince, “repertor”: Mucid, yazar (Kâşif,) ?.. Têctor: Sı-vacı ?.. Macarca, “postás”: Postacı ?.. Ebcedleri, 1010… Ted-kikat: İnceden inceye araştırmalar… Tedkikat: Te+dal+kaf+ ye+kaf+elif+te… Noktalı harfler: Te+kaf+ye+kaf+te… 400+ 100+10+100+400= 1010…

Almanca, “historienmaler,m”: Ressamı (Tarih olayla-rı) ?.. Latince, “ingustâtus”: Önceden tadına bakılmamış ?.. Benignitâtis: Lütuf, hayırhahlık (İyilik,). Cömerdlik ?.. Per-scrîptiônis: Kaydetme, kayıt, resmi kayıt. Yazıyla devretme, tahsis etme, havaleyle ödeme ?.. Fince, “turvata”: Korumak ?.. Fransızca, “entrevoir quelqu’un”: Görüşmek (Biriyle şöyle ayak üstü bir konuşmak, kısaca) ?.. Préparateur: Yardımcı, asistan ([Bir profesör veya araştırmacının] Yardımcısı,). [Es-ki] Hazırlayıcı, hazırlayan. * ?.. Tenaillement: İşkencesi ([Es-ki] Kızgın kerpetenle yapılan işkence, kerpeten). Kıvrandır-ma ?.. Hırvatça, “klješta kod raka”: Pençe ?.. Hollandaca, “jutter”: Hırsızı (Enkaz) ?.. İngilizce, “finetoothed comb”: Tarak (İnce dişli) ?.. Tree heath: Süpürge ağacı. “Erica arbo-rea” ?.. İtalyanca, “crocette”: Haççık, küçük haç. Çubuk ?.. Litovca, “atsimetėlis”: Din değiştiren kimse ?.. Ebcedleri, 1014…

Boşnakça, “gostoljubivost”: Misafirperverlik ?.. Fars-ça, “küştîgir–i cehân”: Cihan pehlivanı ?.. Slovakça, “gesti-kulácia”: El kol hareketleriyle yapılan anlatım. El, kol ve baş hareketi; jest ?.. Fransızca, “battoir,m”: El, yaba gibi el (Ko-caman). Çamaşır tokacı. Sopa, çomak ?.. İngilizce, “tephri-te”: Kaya (Bir çeşit gri volkanik) ?.. The departed: Ölmüşler, ölmüş kimse ?.. İtalyanca, “pittura”: Resim. Ressamlık. Boya(ma) ?.. Latince, “fulgurâtôris”: Kâhin (Şimşek veya yıldırımı yorumlayan) ?.. Ebcedleri, 1019… Mirzabeyoğlu: Mim+re+ze+elif+be+ye+vav+gayn+lâm+vav… Noktalı harf-ler: Ze+be+ye+gayn… 7+2+10+1000= 1019…

Sırpça, “ugostiteljski”: Otelcilikle ilgili ?.. Fransızca, “préparatrice”: Yardımcı, asistan ([Bir profesör veya araş-tırmacının] Yardımcısı,). [Eski] Hazırlayıcı, hazırlayan. * ?.. Répertoire,m: Hilelerin tümü; bir sürü… (Bir kimsenin bildiği bütün numara, oyun ve). Fihrist, liste. Defter. Repertuar. Olup bitenlerin hepsinden haberi olan kimse, her şeyi bilen kimse, canlı şahid. * ?.. İngilizce, “the tired”: Ölüler ?.. İtal-yanca, “detrito”: Çörçöp. Kırıntı, döküntü. Yığılma. *. Kalın-tı. Artık ?.. Emblematicamente: Simgeli olarak, gizli (anlaşıl-maz) biçimde ?.. Ebcedleri, 1021… Ta’mîkat: Derinleştir-meler; araştırmalar, incelemeler… Ta’mîkat: Te+ayn+mim +ye+kaf+elif+te… 400+70+40+10+100+1+400= 1021…

İtalyanca, “accastellamento”: Yığın ?.. Gretto: Mis-kin, uyuşuk. Cimri, elisıkı, çingene, pinti. *. Küçük, dar (gö-rüşlü), sıkı. Soysuz, aşağı, bayağı ?.. Arnavutça, “kthetër”: Pençe ?.. Danca, “grotte”: Mağara ?.. Fransızca, Hollandaca ve İngilizce, “prototype,m”: Örnek (İlk). En mükemmel ör-nek ?.. Fince, “tohtori”: Doktor ?.. İngilizce, “gutter”: Su yolu, oluk (Hendek,). Hendek açmak, su yolu kazmak. Oluk gibi akmak. (Mum) Eriyip akmak ?.. İspanyolca, “transflor, m”: Resim yapma (Altın veya gümüş üzerine). Böyle yapıl-mış resim ?.. İsveççe, “grotta”: Mağara ?.. Ebcedleri, 1027…

Filipince, “kasuutang may maraming gayak”: Süslü koşum takımı ?.. Hırvatça, “gestikulacija”: El hareketleriyle konuşma ?.. Danca, “varetægt”: Koruma (Muhafaza, hima-ye,) ?.. Hollandaca, “krokodilletranen”: Gözyaşları (Sahte) ?.. Ontstellen: Korkutmak, şaşırtmak, sıçratmak. Sıçramak (ir-kilmek) ?.. İngilizce, “protective”: Koruyucu, himaye edici. Savunucu ?.. Tidewater: Deniz kenarı. Gel–git etkisi altında kalan su. * ?.. İtalyanca, “accreditato”: Güvenilir. Kredili, kredisi olan. Güven belgesi olan. * ?.. Marterassino: Şiltecik (Küçük şilte, çocuk şiltesi,) ?.. Ebcedleri, 1029… Mîrzabeyoğlu: Mim+ye+re+ze+elif+be+ye+vav+gayn+lâm +vav… Noktalı harfler: Ye+ze+be+ye+gayn… 10+7+2+10+ 1000= 1029…

Farsça, “ser-engoşt”: Parmak ucu. Bir tür üzüm ?.. İtalyanca, “il costituzionale”: Anayasa(ya dayalı hükûmet/ yönetim) yanlısı, anayasacı ?.. Fransızca, “barquette,f”: Ka-yık (Küçük). Bir tür pasta ?.. İngilizce, “tearjerker”: Hikâye veya film (Aşırı derecede kederli) ?.. Latince, “praevâri-câtor”: Avukatı (Gizli ve hileli işin sahte savunucusu,) ?.. Rusça, “tryetiy”: Üçüncü ?.. Sırpça, “posustalost”: Yorgun-luk, bitkinlik ?.. Zapretiti: Korkutmak, gözdağı vermek ?.. Ebcedleri, 1031 …

Farsça, “ber-şikesten”: Terketmek. Yüz çevirmek ?.. İtalyanca, “incistamento”: Zara kapan/ma(–ış) ?.. Fransızca, “lettre,f”: Harf. Mektub. Kelimesi kelimesine verilen mânâ, lâfız. Şehadetnâme, diploma. Pl. Edebiyat kültürü. Edebiyat ?.. Lettré: Aydın, kültürlü, okumuş ?.. Hollandaca ve İngi-lizce, “letter”: Harf. Mektup, tezkere. Ç. İlim, edebiyat, bilgi. Matbaa harfi, harf çeşidi. Harfi harfine anlamı. (Spor) Takım üyelerine verilen şeref arması. Kitap harfiyle yazmak. Plân veya haritaya yazı yazmak ?.. İngilizce, “grotto”: Mağara. Sunî yeraltı odası ?.. Latince, “praefectusurbis”: Vali (Roma’-da) ?.. Triercrchî: Kaptanı (Bir kadırganın) ?.. Litovca, “ki-birkštis”: Kıvılcım ?.. Laikraštis: Gazete ?.. Sırpça, “staklena boca”: Şişe (Cam) ?.. Tragati: Aramak, peşinde olmak ?.. Ebcedleri, 1032…

Fransızca, “goutter”: Damlamak, akmak ?.. Lettrée: Aydın, kültürlü, okumuş ?.. Boşnakça, “starješina”: Baş, şef, reis, amir ?.. Fince, “hirvittää”: Korkutmak ?.. İngilizce, “tipstaff”: Asa (Maden başlıklı). (Ç. –staves) ?.. Tipstaff: Mübaşir (Bu asayı taşıyan memur, kavas,). (Ç. –staffs) ?.. İs-panyolca, “antonomástico”: Adlamayla ilgili (Özel bir adla bir şeyi anlatmaya âit, dolaylı) ?.. İtalyanca, “grettezza”: Miskinlik, uyuşukluk. Darlık, dar görüşlülük, sıkılık, kılı kırk yarma, kıtlık. Küçüklük. Cimrilik, pintilik, elisıkılık, çinge-nelik. *. Soysuzluk, aşağılık, bayağılık ?.. Lettera: Harf. Mektup. Dilbilgisine göre mânâ ?.. Ebcedleri, 1033…

Farsça, “keştî rânden”: Gemi kullanmak ?.. Çekçe, “pomocnice”: Yardımcı ?.. Fransızca, “replâtrer”: Tamir et-mek (Yeniden alçı sürüp). Üstünkörü bir düzeltme yapmak, ufak tefek değişiklikler yapmak. Örtbas etmek, geçici bir çö-züme bağlamak ?.. İngilizce, “clatter”: Dedikodu. Takırdat-mak, çatırdatmak. Yüksek sesle konuşmak, gevezelik etmek. Takırdamak, ses çıkarmak. Patırtı, takırtı, ses, gürültü. Gürül-tülü konuşma. Boş lâf. * ?.. Tiger cat: Kedisi (Kaplan gibi derisi yollu yaban). Tekir kedi ?.. İsveççe, “portvakt”: Kapıcı ?.. Lehçe, “nastraszyć”: Korkutmak, ürkütmek ?.. Pomocni-ca,f: Yardımcı ?.. Ebcedleri, 1035…

Farsça, “ser-engoştî”: Yüzük gibi parmak ucuna takı-lan şeyler. Kına. Bir tür un çorbası ?.. Forû hişten: Yere koy-mak, aşağı bırakmak. Düşmek. Asılmak ?.. İtalyanca, “dis-costamento”: Uzaklaş(tırıl)ma(–ış) ?.. Slovakça, “cestovné výdavky”: Yol parası ?.. časť pre nefajčiarov: Sigara içilme-yen alan ?.. Almanca, “grabinschrift,f”: Mezar kitabesi; epi-taf ?.. Quertreiber,m: Entrikacı (Hileci,) ?.. Fransızca, “con-sistante”: Güvenilir, inanılabilir. Sağlam, dayanıklı. *. Koyu, yoğun. Sebatlı ?.. İngilizce, “litter”: Çerçöp yığını (Dökün-tü,). İntizamsızlık, karışıklık. Kedi veya köpek gibi hayvanın bir defada doğurduğu yavrular. Tahtırevan. Sedye. Hayvan-ları yatırmak için serilen saman veya kuru ot. Karmakarışık etmek. Doğurmak, bilhassa birden çok yavru doğurmak. Ahırda hayvanın altına yataklık ot sermek ?.. Ebcedleri, 1041 … Tensîsât: Araştırmalar, incelemeler… Tansîsât: Te+nun+ sad+ye+sad+elif+te… 400+50+90+10+90+1+400= 1041…

Farsça, “küşten kerden”: Öldürmek, döğüşmek ?.. Estçe, “teatriala”: Tiyatro ?.. Fransızca, “présents de Cérès”: Ekinler ?.. İngilizce, “sententious”: Vecize kabilinden, mânâ-lı sözlerle dolu (Anlam ifâde eden, mânâlı,). Tumturaklı, ağır (ifâde, ibare) ?.. İtalyanca, “preordinazione celeste”: Alınya-zısı ?.. Ebcedleri, 1044…

Mesnevî’nin 296. beyti:

–“Harf zarf amed der o ma’nâ çü âb

Bahr-i ma’nâ ındehû ümm-ül kitab.”

Ebced değeri olarak ikinci mısra 1044… –“Harf zarf gibidir. Mânâ da ona gelen suya benzer – Mânâ denizi ise Allah’ın katındaki ümm-ül kitabtır.”

Hırvatça, “čistiti kljunom”: Giyinip kuşanmak ?.. Koštana srž: İliği çok olan kemik ?.. İspanyolca, “gustosa-mente”: İstekle, gönüllü olarak. Zevkle. Zevkli olarak ?.. İtal-yanca, “gustosamente”: Hoş (güzel) biçimde (olarak). İçin-den gelerek. Seve seve, iste/kle (–yerek). Sevdirerek. Hoşa gid/en (–ecek) biçimde ?.. Sırpça, “koštana srž”: Kemik iliği ?.. Almanca, “zweiter waat”: Kaptan (Üçüncü) ?.. Hollan-daca, “privé detective”: Ajan, özel dedektif (Dedektif) ?.. Rusça, “otvyergat’”: Reddetmek, tepmek ?.. Ebcedleri, 1045 … Çihil-sâl: 129… Sûret-ger: Ressam… Sûret-ger: Sad+vav +re+te+kef+re… 90+6+200+400+20+200= 916… 40 yaşında ressam: 129+916= 1045… Necîb Fazıl Kısakürek: Nun+ cim+ye+be+fe+elif+dat+lâm+kaf+sad+he+kef+vav+re+kef… Noktalı harfler: Nun+cim+ye+be+fe+dat+kaf… 50+3+10+2 +80+800+100= 1045…

İtalyanca, “autosuggestione”: Kendi kendini etkile/me (–yiş), kendi kendine telkin (et/me, ediş) ?.. Almanca, “vorherbestimmung,f”: Alınyazısı (Kaza ve kader; kısmet; takdir-i ilâhî;) ?.. Fransızca, “démettre”: Reddetmek ([Bir davayı]). Yerinden çıkarmak. * ?.. İngilizce, “gratuity”: He-diye, teberru, bağış. Bahşiş ?.. Lottery: Kader, kısmet, tesadüf. Piyango, lotarya, kur’a. * ?.. Titular: Lâkaba âit. Ünvandan dolayı olan. Yalnız ünvandan ibaret. Ünvan veren. Görev veya sorumluluğu olmayıp yalnız ünvanı olan kimse. Fiilî varlığı kalmamış bir piskoposluğun ünvanını alıp merkeze kalan piskopos ?.. İspanyolca, “titular”: Adı, başlığı veya ünvanı olan. Kanunî hak olarak verilmiş, görev olarak verilmiş. F. (Kitap vb. de) Başlık, ad ?.. Titular: İsim vermek. (Yazı-nın vb.) Başlığını koymak. Ünvan sahibi olmak, ünvan kazanmak ?.. Japonca, “shazetsu suru”: Reddetmek, kabul etmemek ?.. Rumca, “thorikto”: Muhrip (Destroyer,) ?.. Ebcedleri, 1047…

Boşnakça, “smjestiti se”: Yerleşmek, konmak ?.. Hır-vatça, “kostrešenje”: Tüylerin ürpermesi. Tüyleri diken diken olma ?.. İtalyanca, “indigestamente”: Sidirilemeyecek biçimde. Karışık (dağınık) biçimde (olarak). Dayanıl(a)ma-yacak (çekil/e/meyecek) biçimde. Gelişigüzel, geldiği gibi, nasıl gelirse öyle ?.. Slovakça, “čeľustná kosť”: Çene kemiği ?.. Danca, “efterforske”: Araştırmak, bilgi toplamak ?.. Fran-sızca, “tutélaire”: Koruyucu. Vasiliğe âit ?.. İspanyolca, “as-no cargado de letras”: Eşek, diplomalı cahil (Kitap yüklü) ?.. İtalyanca, “mantenimento”: Koru(n)ma (–yuş, –uş). Besle(n)-me (–yiş, –iş), yiyecek. Bakım, bak(ıl)ma (–ış). (Ayakta, elinde…) Tut(ul)ma (–uş). Sağla(n)ma (–yış, –ış). *. Sürdür-(ül)me (–üş). Yardım etme (ediş) (edil/me, –iş). Geçim, ge-çindir(il)me (–iş). Sakla(n)ma (–yış, –ış) ?.. Ebcedleri, 1049 …

Filipince, “gustung-gusto”: Tapmak. Ölmek ?.. Al-manca, “trabant,m”: Muhafızı; haşarı çocuklar (Hassa). Peyk, uydu. * ?.. İngilizce, “pattern”: Misâl (Örnek, numune, model,). Kalıbla basılarak çıkarılan veya kalıb şeklinde olan model. Şekillerin düzeni. Şablon. Bir elbiselik kumaş. Kur-şun saçmasının hedef üzerinde bıraktığı izler. Bir örneği kopya etmek, modeline göre yapmak. Şekillerle süslemek ?.. İtalyanca, “spaventamento (lo-)”: Korkut/ma (–uş) ?.. Tutore (il-): Koru/yucu (–yan), savun/ucu (–an). Vasi. *. Destek ?.. Ebcedleri, 1054… “1054 Necip Fazıl, 3 adım ileri, marş!” (T.G. 4.295) Kusto Necib Fazıl !..

Almanca, “kostgeschaft”: Repor muamelesi ?.. Endo-nezca, “sesuatu yg kusut“: Karmakarışık, karman çorman ?.. İtalyanca, “prendere in castagna”: Suçüstü yakalamak ?.. Slo-vakça, “cestovný pas”: Pasaport ?.. Almanca, “tantalus-qualen”: İşkence; tantal azabları (Müthiş) ?.. Unaufgefordert: Kendiliğinden. Davet edilmeden. * ?.. İtalyanca, “patteg-giare”: Görüşmek, görüşme yapmak. Pazarlık (konusu) yapmak (etmek). *. (Koşullarını) Tartışmak. Uzlaşmak. (… mevzuunda) anlaşmak (anlaşma yapmak) ?.. Romence, “cut-remut”: Deprem, zelzele ?.. Ebcedleri, 1056… Salih İzzet Mirzabeyoğlu: Sin+elif+lâm+hı+ayn+ze+te+mim+ye+re+ ze+elif+be+ye+vav+kef+lâm+vav… Noktalı harfler: Hı+ze+ te+ye+ze+be+ye+kef… 600+7+400+10+7+2+10+20= 1056… “Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 62+691+1302= 2055= 1056.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 83)

Mesnevî’nin 591. beyti:

–“Güft hüccethay-ı hod kuteh künid

Pendra der can ü der dil reh künid.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 2055… –“Dedi ki: Delillerinizi kısa kesiniz, – Nasihatimi can-ü gönülden dinle-yiniz.”

Farsça, “ferâz geşten”: Kapanmak, açılmak ?.. İspan-yolca, “disgustadamente”: Hoşnudsuzlukla. İğrenerek, tiksi-nerek ?.. Danca ve Norveççe, “henrette”: İdam etmek ?.. Fransızca, “meurtrier”: Öldürücü, insan kırıcı (Kanlı,). Katil. *. Öldürmeye yarayan, öldürücü. Tehlikeli, öldürebilir ?.. Point culminant: Doruk, en yüksek nokta ?.. İtalyanca, “cor-piletto”: Örtüsü (Yatak) ?.. Dottore (il-): Doktor. Öğret/ici (–men) ?.. Latince, “dênûntiatiônis”: İmâ, uyarı ?.. Norveççe, “opprettholde”: Korumak (Muhafaza etmek,) ?.. Ebcedleri, 1058…

Estçe, “naiste kostüüm”: Ismarlama dikilmiş?.. İspan-yolca, “turbante,m”: Sarık, türban ?.. Turbante: Bozan, altüst eden, karıştıran. Huzurunu bozan, rahatsız eden ?.. İtalyanca, “pittore (il-)”: Ressam, resimci, resim yapan. Boyacı ?.. Ri-cettacolo: Yatak, toplanma yeri (Yuva,) ?.. Ebcedleri, 1060… Ruhâmî Sütûn: Re+hı+elif+mim+ye+sin+te+vav+nun… Noktalı harfler: Hı+ye+te+ nun… 600+10+400+50= 1060…

Farsça, “govher şikesten”: Mücevher parçalamak. Gülmek. Mevkiini yitirmek ?.. Estçe, “terts”: Üçüncü ?.. İn-gilizce, “rehabilitate”: Tamir etmek, onarmak. Yeniden ehli-yetini vermek. Namus veya itibarını iade etmek, eski hak-larını iade etmek ?.. Start: Başlangıç. Yola çıkma, kalkış. Ge-lip geçici gayret. Sıçrama, irkilme. Öncelik. Mühlet. Evvel-den başlama. Başlangıçta bir işe verilen kuvvet ve yardım. Geminin tahtalarında çatlaklık. Başlamak, harekete geçmek, yola çıkmak. Harekete geçirmek, başlatmak, yola koymak. Kalkmak. Ürküp sıçramak. İrkilmek, fırlamak. Dışarı uğra-mak. Gevşemek, gevşetmek. Çatmak. Kurmak, tesis etmek. (Av kuşları) Uçurmak. Geyik boynuzunun ucu. Kuş kuyruğu biçiminde parça ?.. Makedonca, “tsrta”: Resim çizmek ?.. Ebcedleri, 1061…

Farsça, “fendok şikesten”: Öpücük vermek. Öpücük almak ?.. Pâ-hast: Ayak altında kalmış, çiğnenmiş olan ?.. Almanca, “beritten”: Süvari (Atlı,) ?.. Fransızca, “aigrelette”: Ekşimsi, ekşimtırak ?.. İtalyanca, “Nostra Signora”: Meryem Ana ?.. Precorrente: Öncü. Önce gelen ?.. Studiare le frasi: İncelemek (öğrenmek, öğrenmeye çalışmak, çalışmak) (Cümleleri) ?.. Ebcedleri, 1064 …

Mesnevî’nin 802. beyti:

–“Ender ayid ey heme pervane var

Ender in BEHRE ki dared sad bahar.”

Ebced değeri olarak ikinci mısra 1064… –“ Ey mü’-minler ! Hepiniz pervaneler gibi şu ateşe atılın, – Yüzlerce baharı olan şu nasibe atılın.”

Farsça, “haste”: Rahatsız, hasta ?.. Danca, “driftssik-ker”: Güvenli (Emniyetli,) ?.. Fransızca, “réticent”: Kapalı geçen; kapalı (Her şeyi söylemeyen, birçok şeyleri). Pek az konuşan; konuşurken pek çok şeyi kapalı geçen. Kararsız, çe-kingen, tereddütlü ?.. İngilizce, “scatter”: Yaymak, serpmek. Dağıtmak, saçmak. *. Dağılmak. Dağılıp gözden kaybolmak. Yayılmak ?.. İtalyanca, “macchiettare”: Benek benek yap-mak, benekli yapmak, benlemek ?.. Portento: Mucize ?.. Eb-cedleri, 1065…

Estçe, “voolikust kastma”: Hortumla sulamak ?.. Farsça, “hâste”: Kalkmış, yükselmiş. Zuhur etmiş ?.. Hestû: İtiraf eden, ikrar eden ?.. Host: Ezilmiş, çiğnenmiş ?.. Şost–şû: Yıkama ?.. İngilizce, “castrate”: Hadım etmek, iğdiş et-mek, burmak ?.. Fransızca, “amphithéâtre,m”: Tiyatro (Anfi-teatr, basamaklı) ?.. Réticente: Kapalı geçen; kapalı (Her şeyi söylemeyen, birçok şeyleri). Pek az konuşan; konuşurken pek çok şeyi kapalı geçen. Kararsız, çekingen, tereddütlü ?.. Le royaume des morts: Cehennem ?.. İspanyolca, “torreznera”: Tembel, avare. Eğlence düşkünü ?.. Latince, “cônfirmâtôris”: Kefil. Teyid eden kimse. * ?.. Ebcedleri, 1066…

Farsça, “hoceste”: Mübarek, kutlu. İyi, hoş. Hemişe-bahar çiçeği ?.. Almanca, “berufstänzerin,f”: Çengi. Dansöz ?.. Fince, “tarjonta”: Arz ?.. Fransızca, “arrièredent,f”: Dişi (Akıl) ?.. Surette: Ekşi (Mayhoş, ekşimsi, azıcık) ?.. Teinture: Boyama, boyaya batırıp boyama, boya sürüp boyama. Boya. (Eczacılıkta) Tentür. Üstünkörü bilgi, az bir bilgi, sathî bilgi ?.. İngilizce, “attorney”: Vekil, dava vekili ?.. Stature: Boy, kamet, endam, insan veya hayvan boyu ?.. İspanyolca, “ar-rastrada”: Serseri, evsiz yurtsuz. Yoksul. *. Bahtsız. İskambil oyununda aynı renk kart oynamak zorunda kalınca bu kelime kullanılır ?.. Estrato,m: Bulut (Ufukta tabaka hâlinde görülen alçak). (Jeo.) Arz tabakası. * ?.. Tintórea: Boyayıcı ([Bot.] Renk veren,) ?.. İtalyanca, “quadrigetto”: Uçak (Dört motor-lu) ?.. Termitaio: Karınca yuvası(Ak) ?.. Latince, “statûra”: Boy, endam (Yükseklik,) ?.. Sırpça, “crtež”: Resim; nakış; desen ?.. Ebcedleri, 1068…

İtalyanca, “castrato”: Burul/muş (–an), iğdiş edil/-miş (–en). İğdiş kuzu (eti) ?.. Il guastafeste: Oyun boz/an (–ucu), … (n)in tadını kaçıran ?.. Contorto: Eğri büğrü (Çarpık,). Ka-rışık, dolaşık. Çetrefil. *. Bozuk. Anlaşılma/z (–yan) anlaşıl-ması güç. Yapma(cık), suni, zoraki, tabiî olmayan, zorlanmış ?.. Taccheggiatore: Hırsız, gözbağ(layı)cı, araklayıcı, çalan. Kâğıtla besle/yici (–yen). Topuklarını (ökçelerini) vura vura yürüyen ?.. Fransızca, “les sept dormeurs”: Kehf (Yedi uyur-lar, Ashab –ı) ?.. Triste: Kederli (Üzgün, üzüntülü,). Sıkıcı, yürek karartıcı, can sıkıcı. Acınacak; acıklı, üzücü, içe doku-nucu, perişan. Pek de parlak olmayan, pek de iç açıcı olma-yan, orta, şöyle böyle. Kara, kötü ?.. İngilizce, “artist”: Res-sam, heykeltıraş (Sanatçı, sanatkâr,). Sahne sanatçısı. Düzen-baz kimse ?.. Sitter: Oturan kimse ?.. İspanyolca, “apostatar”: Dinden (özellikle Hıristiyan dininden) dönmek. Bir partiden ayrılmak, fikir veya doktrin değiştirmek ?.. Contrariar: Reddetmek (Kabul etmemek,). Karşı olmak. Engellemek, bozmak. * ?.. Torreznero: Tembel, avare. Eğlence düşkünü ?.. Latince, “sêctâtor”: Tilmiz, çömez (Hayran, izleyici,) ?.. Strâtî: Örtüsü, örtü, battaniye (Yatak). Yatak, kanepe. At örtüsü, eyer, semer. Yol döşeme, yol yapma ?.. Ebcedleri, 1071…

Farsça, “hâste”: İstenmiş. Mal, mülk. (Hukuk) Müd-deâbih. İstek ?.. İtalyanca, “costatare”:  Ortaya çıkarmak (koymak), doğrulamak, göstermek ?.. Apostatare: Dininden dönmek (çıkmak) ?.. Balzo dirotto: Kaya (Sarp) ?.. Storto: Eğri büğrü. Çarpık. *. Bozuk. Yalan yanlış. Ters. Dolam-baçlı. Kötü. Sapık, sap(tırıl)mış (–an). (Başka yana/yere) Çevril/miş (–en) (dön/dürül/müş, –en). Açık, açıl/mış (–an), çözük, çözül/müş (–en). Burkul/muş (–an). Sıkıl/mış (–an) ?.. Boşnakça, “smicalica”: Hile, dalavere, oyun, tertip ?.. Çekçe, “tercie”: Üçüncü ?.. Fransızca, “sectateur”: Mürid, çömez ([Tarikatta]) ?.. İngilizce, “artiste”: Aktör (Sahne sanatçısı, dansöz, şantöz,) ?.. Butterball: Şişko kimse, tombul kimse, yağ tulumu. Bir cins ördek. * ?.. İspanyolca, “artista”: Sanat-çı, artist ?.. Letonca, “teātris”: Tiyatro ?.. Makedonca, “itrets”: Kurnaz ?.. Sırpça, “smicalica”: Dalavere (Aldatma-ca, aldatıcı oyun,) ?.. Slovakça, “tercia”: Ebcedleri, 1072… Derviş muktedâ-bih (imam): Dal+re+vav+ye+şın+mim+kaf +te+dal+elif+be+he… 4+200+6+10+300+40+100+400+4+1+ 2+5= 1072… “Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 59+691+322= 1072.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 116)… “Mütefekkir Mirzabe-yoğlu: 740+332= 1072.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 114)…

Farsça, “şâyestegî kerden”: Liyakati olmak ?.. İspan-yolca, “tracista”: Hilekâr, düzenbaz. (Bir tasarıyı) Çizimci, tasarımcı ?.. Bulgarca, “otkrivàtel”: Mucid, kâşif ?.. Fran-sızca, “parisette,f”: Üzümü(Tilki) ?.. İngilizce, “little bear”: Ayı (Küçük) ?.. İtalyanca, “pettine rado”: Tarak (Seyrek diş-li) ?.. Ebcedleri, 1075… “M. Salih Mirzabeyoğlu: 62+691 +322= 1075.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 120)…

Farsça, “dâd-hâst”: Arzuhâl, adliyeye yazılan dilekçe ?.. İtalyanca, “suggestivamente”: Etkile/yerek (–yici biçim-de). Büyüleyerek (–yici biçimde). Çekici biçimde, çekerek. Duygulandır/arak (–ıcı biçimde) ?.. Slovakça, “cestovný plán”: Seyahat programı ?.. Almanca ve İngilizce, “reputa-tion,f”: Ad, şöhret, ün, itibar, şeref ?.. Bulgarca, “hitrèts”: Kurnaz, hileci ?.. Fince, “pojantytär”: Torun (kız) ?.. Fran-sızca, “réputation,f”: Ün, ünlülük, tanınmışlık. Onur, şeref. * ?.. Rumca, “tetrapahos”: Şişman, küb gibi (Çok) ?.. Tritos: Üçüncü ?.. Ebcedleri, 1076…

Farsça, “zâd-host”: İhtiyar, yaşlı. Zayıf ve güçsüz ?.. Almanca, “schritt,m”: Sesleri (Ayak). Adım. (Diplomatik vs.) Teşebbüs, tedbirler. Âdeta. * ?.. Fransızca, “littorale”: Kıyıya âit, deniz kıyısıyla ilgili. M. Kıyı, kıyı boyu ?.. Préser-vateur: Koruyucu ([Eski]) ?.. Protection,f: Koruma, himaye. Yardım. Koruyucu, yardımcı. Kayırma ?.. Trésorier: Vezne-dar (Vezneci,). Kiliselerde değerli eşyaları korumakla görevli kimse ?.. İngilizce, “protection”: Koruma, muhafaza, himaye. Sığınacak yer, korunacak yer, barınak. Serbest seyahat vesi-kası. İdhalat üzerine gümrük koyarak yerli malları koruma. Rüşvetle elde edilen güvenlik ?.. Latince, “litterula”: Harf (Küçük). Kısa not. Ç. Edebî çalışmalar ?.. Perscrûtor: Araş-tırmak, baştan aşağı incelemek veya inceden inceye yokla-mak ?.. Sırpça, “tržiste”: Pazar, pazar yeri, piyasa, çarşı ?.. Ebcedleri, 1078…

Farsça, “geşte şoden”: Yüz çevirmek, ortadan kalk-mak. Değişmek. Yol almak ?.. Estçe, “ratsutaja”: Süvari. Binici ?.. Fransızca, “sectatrice”: Mürid, çömez ([Tarikatta]) ?.. Trésorière: Veznedar (Vezneci,). Kiliselerde değerli eşya-ları korumakla görevli kimse ?.. İngilizce, “telephotograph”: Fotoğraf (Uzak mesafeden çekilen) ?.. İspanyolca, “tristeza, f”: İdam hükmü. Hüzün. Üzüntü, keder, elem. * ?.. Latince, “architectôn”: Entrikacı. Mimar. * ?.. Litterulae: Harf (Kü-çük). Kısa not. Ç. Edebî çalışmalar ?.. Ebcedleri, 1079…

Letonca, “kastrēt”: Kısırlaştırmak. Hadım etmek ?.. İsveççe, “förtrollning”: Büyü ?.. Latince, “tûtôris”: Koruyu-cu, hami. (Kanun) Bir kimsenin özel öğretmeni, muhafızı ?.. Litovca, “tercija”: Üçüncü ?.. Rumca, “prostatevo”: Koru-mak, himaye etmek. Savunmak, (birine) siper olmak ?.. Eb-cedleri, 1082… “Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 59+691+332= 1082.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 133)

Hollandaca, “gestreept”: Çizgili. Çizgilenmiş ?.. Al-manca, “waterkant,f”: Deniz kıyısı, özellikle Kuzey Denizi kıyısı ?.. Fransızca, “préservatrice”: Koruyucu ([Eski]) ?.. İspanyolca, “capitán de corbeta”: Deniz binbaşısı ?.. İtalyan-ca, “pittorello”: Ressam bozuntusu ?.. Scialuppa di salvata-taggio: Kayığı (Kurtarma) ?.. Storpiato: Topal, kötü (Aksak,). Aksa(tıl)mış (–yan, –an), topalla(tıl)mış (–yan, –an), sakat-lan/mış (–an). Bozuk, bozul/muş (–an). * ?.. Taumaturgia: Mucize (Keramet,) ?.. Ebcedleri, 1085… “Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 62+691+332= 1085.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 138)

Farsça, “hâstgâh”: Başlangıç yeri, orijin ?.. Nâhâr şikesten: Sabah kahvaltısı yapmak. Bir şeyler atıştırmak ?.. İtalyanca, “castratoio”: İğdiş bıçağı ?.. Suggestionabilità: Etkilenebil/me (–iş, –irlik) ?.. Poscritto: Haşiye (Sonradan ekleme,) ?.. Strozzato: Öl(dürül)müş (–en) (Boğul/ muş (–an), boğazlan/mış (–an), boğ(ul)arak). Boğazı (gırtlağı) sıkıl/ mış (–an). Sıkış(tırıl)mış (–an), bunal(tıl)mış (–an). Soyul/ muş (–an), kanı emil/miş (–en). Dur(durul)-muş (–an), tutul/ muş (–an). Daral(tıl)mış (–an). Boğumlu, boğazlı. Çok dar. Tıkan/mış (–an), tıkalı ?.. İngilizce, “titleholder”: Ünvan sa-hibi, şampiyonluk ünvanına sahib kimse ?.. Titularly: Ünvan-dan ibaret şekilde (Yalnız) ?.. İspanyolca, “capitán de puer-to”: Kumandanı (Donanmanın liman görevlisi veya) ?.. Eb-cedleri, 1087…

İspanyolca, “gestatorio”: Taşımaya yarayan ?.. İtal-yanca, “un gesto di sorpresa”: Beklenmedik bir hareket (dav-ranış) ?.. İngilizce, “throw the lock”: Sürgülemek ?.. İspan-yolca, “taladrante”: Delici ?.. Trinquete,m: Sürgü (Man-dal,)?.. Trinquete,m: Baş direği, pruva direği. Pruva yelkeni ?.. İtalyanca, “afratto”: Gemi (Eski bir, kaptan köprüsüz, güvertesiz) ?.. Fattura: Büyü. Fatura, hesab pusulası. Yapım. Yap(ıl)ma (–ış). Yaratık. İş, çalışma. * ?.. Impratichito: Kur-naz. Yetiş(tiril)miş (–en), alış(tırıl)mış (–an), yatkınlaş(tırıl)-mış (–an), ustalaş(tırıl)mış (–an), uzmanlaş(tırıl)mış (–an) ?.. Littore (il–): Koruyucu asker, baltacı (Romalılarda). (Faşist-lerde) (Bilgi, spor) Yarış(ı) kazanan ?.. Pittura a secca: Resim (Kuru (sıvaya yapılan)) ?.. Studiatore: Araştır/an (–ıcı, –macı) (İncele/yen (–yici),). Oku/yan (–yucu). * ?.. Latince, “pictûrâtus”: Nakışlanmış (Boyanmış,) ?.. Prôpraetôris: Valisi veya vali yardımcısı (Roma’da Cumhuriyet döneminde eyalet) ?.. Triercrchus: Kaptanı (Bir kadırganın) ?.. Ebcedleri, 1088…

İtalyanca, “costipatore”: Toprağı ufalama (ufalayıp sı-kıştırma) makinesi ?.. Almanca, “teer quast”: Katran veya zift fırçası. (Denizc.) Malahtar ?.. Bettfeder,f: Yay ([Helezo-nî]). Kuştüyü. * ?.. Fransızca, “initiateur”: Öncü, yol gösteri-ci, önayak olan (Bir şeyi ilk öğreten, ilk gösteren;) ?.. İngi-lizce, “tarantula”: Örümcek (Rüteylâ, bir çeşit). “Lycosa tarentula” ?.. Tenterhook: Kancalardan biri (Kumaşı çeçeve-ye germeye mahsus) ?.. Thaumaturgy: Mucize kabilinden iş-ler. Sihirbazlık ?.. Japonca, “tsukareta”: Yorgun ?.. Romence, “pistruiat”: Benli ?.. Ebcedleri, 1089…

Bulgarca, “tırjestvò”: Tören, merasim ?.. Farsça, “hastegî”: Rahatsızlık, hastalık, maraz, illet.Yaralı olma. Ya-ra. Solma. Yorgunluk ?.. Almanca, “traumwelt,f”: Misâl âle-mi (Rüyâlar âlemi;) ?.. Fransızca, “thaumaturgie”: Keramet ?.. Hollandaca, “afzetter”: Hilekâr, dubaracı; batakçı; kayışçı. Dolandırıcı. Hokkabaz ?.. Schetstekining: Taslak, kroki ?.. İngilizce, “little dipper”: Ayı ([Astr.] Küçük) ?.. İtalyanca, “meteorite (la-)”: Kayan yıldız (Göktaşı,) ?.. Prefetto: Vali. Baş, yönetici ?.. Ebcedleri, 1090…

Latince, “gestitâre”: Her zaman giymek veya taşımak ?.. Contrâdictiô: Red (Karşı çıkış, muhalefet, itiraz,) ?.. Fransızca, “rondelette”: Tombul. Oldukça yüksek, kabarık, önemli ?.. İngilizce, “distribute”: Yaymak, taksim etmek, bölmek (Dağıtmak, tevzi etmek,). Düzenlemek, tasnif etmek, sınıflama yapmak. (Matb.) Tertip olunmuş harfleri yerlerine dağıtmak ?.. Feterita: Süpürge darısı (Bir çeşit) ?.. İtalyanca, “discorso sarcastico”: İğneleyici sözler (Alaylı konuşma,) ?.. Ritrovarsi: Buluşmak ?.. Ebcedleri, 1093… İfrat hâlde tec-rîd: Fe+hı+te+cim+ye… Bu noktalı harflerin toplamı: 80+ 600+400+3+10=1093…

İtalyanca, “costituire”: Kurmak. Oluşturmak. Yap-mak. Seçmek, … olarak göstermek ?.. Boşnakça, “istraži-vati”: Araştırmak ?.. Fransızca, “initiatrice”: Öncü, yol gösterici, önayak olan (Bir şeyi ilk öğreten, ilk gösteren;) ?.. Présents de Flore: Çiçekler ?.. Prêter la main à quelque chose: Yardım etmek, bir el atmak, desteklemek (–e yardım-da bulunmak,) ?.. Tracement: Çizme, çizilme ?.. Hollandaca, İngilizce ve Sırpça, “perforator”: Zımba, delme makinesi ?.. İngilizce, “instantaneous”: Fotoğraf (Şipşak) ?.. Straight: Gü-venilir, emin. Doğru, müstakim, düz. Namuslu, dürüst. *. Düzenli, muntazam, tertipli. Şaşmaz, fark gözetmez. Halis, saf (içki). Sapık olmayan. (Müz.) İçten geldiği gibi söylen-miş, irticalen söylenmiş. Doğru çizgi, düz hat ?.. İsveççe, “berättelse”: Hikâye ?.. İtalyanca, “farabutto”: Dolandırıcı, düzenci. Çapkın, yaramaz ?.. Latince, “intrôductiô”: Takdim, tanıştırma. İçeri getirme, içeri alma. *. Başlangıç ?.. Rumca, “triyitos”: Bağ bozumu, bağ bozumu mevsimi ?.. Ebcedleri, 1096…

Farsça, “küştî der meyân bûden”: Güreş ortada bit-mek ?.. Almanca, “wortfügungslehre,f”: Nahiv, sentaks ?.. Fransızca, “avoir une entrevue avec quelqu’un”: Görüşme yapmak, buluşmak (–ile bir) ?.. Perforateur: Delici. M. (Kâğıt, şerit vb için) Delme makinesi; delme işçisi. F. (Tünel, kuyu vb açmakta kullanılan) Büyük delme makinesi ?.. Réfractaire: Asker kaçağı (M. Askerlik görevini yapmak iste-meyen,). Boyun eğmeyen, karşı gelen. (Kimya) Çok yüksek sıcaklıklara dayanan. Çok güç pişen. Düşmana karşı koyan yurtsever, mukavemetçi. * ?.. Robinet d’eau tiède: Geveze; tadsız tuzsuz şeyler söyleyip duran kimse ?.. Hollandaca, “parastataal”: Dil (Yarı özel) ?.. İngilizce, “abjuration of reli-gion”: Dinden çıkma, irtidat (İnkâr etme,) ?.. Spatterdock: Nilüfer (Sarı). “Nymphaca advena” ?.. İtalyanca, “frettazza”: Süpürge, sert fırça (Gemilerde) ?.. Matricolato: Yazıl/mış (–an, –ı). Deftere (kütüğe) geç(iril)miş (–en), tescilli ?.. Perfo-ratore: Del/gi (–ici), tabanca, delme makinesi ?.. Righinetta: Pervaz (Küçük saçak, silme,) ?.. Ebcedleri, 1097…

Almanca, “geistererscheinung,f”: Hayâl(et) ?.. Zau-bermittel,n: Büyü (Afsun,) ?.. Fransızca, “vaisseaux affé-rents”: Toplardamarlar ?.. İngilizce, “chatterbox”: Geveze kimse (Çok) ?.. İtalyanca, “lustrata”: Boyayıver/me (–iş). Parlatıver/me (–iş). Cilâlayıver/me (–iş). * ?.. Piccolo prop-rietario: Ev (mülk) sahibi (Az malı olan, küçük) ?.. Pittore di paese: Ressamı (Kır) ?.. Il reticolato: Ağ, şebeke (Örgüt,) ?.. Portekizce, “quarto de dormir”: Yatak odası ?.. Ebcedleri, 1098…

Farsça, “heste-dil”: Kederli (Gönlü yaralı, üzgün,) ?.. Dil-heste: Üzgün. Kırgın, hasta ?.. Fransızca, “dégustateur, m”: İçkilerin çeşnisine bakan kimse, çeşnici ?.. İtalyanca, “gestatoria”: Papa taşıma koltuğu ?.. Slovakça, “kostrbatý”: Yırtık, pırtık. Düzensiz ?.. Romence, “căsătorit”: Evli ?.. Almanca, “tragschrauber,m”: Uçak, helikopter (Otojir) ?.. İspanyolca, “atomentar”: İşkence etmek. Cefa etmek, eziyet etmek, acı çektirmek, ıstırap vermek. *. Taciz etmek, üzmek. Sıkmak, rahatsız etmek, huzurunu kaçırmak ?.. İtalyanca, “dottorame (il-)”: Doktorlar ?.. Memorietta: Araştırma, ince-leme (Küçük yazı,). Hafızacık. Anıcık. *. Belgecik ?.. Mot-teggiare: İğnelemek (Alay etmek,). Şaka etmek ?.. Latince, “integrâtiô”: Tamir etme (Yenileme,) ?.. Ebcedleri, 1099…

Slovakça, “kastrovať”: Kısırlaştırmak ?.. Hollandaca, “luchthartigheid”: Tembellik (Dalgınlık, düşüncesizlik,). Ne-şelilik. * ?.. İngilizce, “pluck up by the root”: Kökünden sök-mek ?.. İsveççe, “bruttolön”: Maaş (Brüt) ?.. İtalyanca, “dis-corritore”: Geveze, çenesi düşük (Konuşkan,) ?.. Meteorolito: Kayan yıldız (Göktaşı,) ?.. Teatrone (il–): Tiyatro (Büyük). Dolu seyirci ?.. Lehçe, “protekcja,f”: Koruma, kayırma, hi-maye ?.. Makedonca, “pretsedatel”: Başkan ?.. Rumca, “triyi-tis”: Bağ bozan. Üzüm toplayan. Eylül ?.. Ebcedleri, 1100…

Boşnakça, “pročistiti”: Temizlemek ?.. İngilizce, “castigator”: Paylayıcı kimse ?.. Sick at heart: Kederli (Me-yus, üzgün,) ?.. Almanca, “marktplatz,m”: Pazar yeri ?.. Boş-nakça, “tašt”: Boş ?.. İtalyanca, “orsacchiotto”: Ayı yavrusu, ayıcık. Oyuncak ayı. * ?.. Perlustrare: Aramak, taramak ?.. Latince, “praevâricâtôris”: Avukatı (Gizli ve hileli işin sahte savunucusu,) ?.. Prôcûrâtrîcis: Koruyucu veya hami (Müreb-biye, kadın) ?.. Lehçe, “pracowity”: Çalışkan ?.. Ebcedleri, 1101… “Neslihan Kerimem: 1101.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 164)

Hollandaca, “gestrekt”: Doğru parçası. Sınırlı. Doğru. Düz ?.. İtalyanca, “castigatore”: Cezalandır/ıcı (–an), ceza ver/ici (–en) ?.. Sırpça, “kastirati”: Kısırlaştırmak ?.. Alman-ca, “nattern, pl”: Yılanıgiller (Su) ?.. Boşnakça, Bulgarca ve Makedonca, “şteta”: Zarar, ziyân ?.. Fransızca, “martinet,m”: Kırbaç, kıl kırbaç. Sağan, keçisağan kuşu. *. Şahmerdan. El şamdanı ?.. Terrifier: Korkutmak, dehşete düşürmek (Çok) ?.. İngilizce, “authorization”: İzin, ruhsat, cevaz. Tensip, uygun görme ?.. Kettledrum: Davulu (Altı bakır veya pirinç, kazan şeklindeki büyük orkestra) ?.. İspanyolca, “registrador”: Mü-fettiş. Yoklayan, denetleyen. Herhangi bir şey kaydeden (âlet). M. Sicil memuru. Yoklama memuru, yoklamacı. * ?.. İtalyanca, “faticatore”: Çalışkan, işten kaçmaz (İşe dayanıklı (dirençli),) ?.. Latince, “sagittârî”: Okçu ?.. Letonca, “atkri-tējs”: Dininden dönen. Ayrılma yanlısı. Dönek. * ?.. Macar-ca, “matrac”: Döşek, şilte ?.. Romence, “autorizaţie”: Ruhsat. Yetki. * ?.. Ebcedleri, 1102… “Neslihan: Nun+sin+lâm+(e-lif)+hı+elif+nun… 50+60+30+(1)+600+1+50= 791-792… Kerimem: Kef+re+ye+mim+(elif)+mim… 20+200+10+40+1 +40= 311… Neslihan Kerimem: 1102-1103.” (H.T. sh 135) … Fatiha sûresinin 6. âyetinde geçen “es-sırât el-müsta-kîm”in ebcedi 1102 !..

Farsça, “gerden şikesten”: Boynunu kırmak. Boynu kırılmak ?.. Almanca, “gattersäge”: Testere; hazar (testeresi) (Kollu) ?.. Wundertätig: Keramet gösteren ?.. Endonezca, “gedung teater”: Tiyatro ?.. Fransızca, “perforatrice”: Delici. M. (Kâğıt, şerit vb için) Delme makinesi; delme işçisi. F. (Tünel, kuyu vb açmakta kullanılan) Büyük delme makinesi ?.. Tourmenté: Eğri büğrü, düzensiz. Sıkıntılı, acılı. Fırtınalı, dalgalı. Sarp, engebeli. Karışık, fırtınalı. Anlaşılmaz, son derece karışık; özentili, üzerinde çok çalışılmış. * ?.. Hollan-daca, “kwartsiet”: Kaya (Kuvarslı) ?.. İngilizce, “counter-plot”: Entrika, karşı tedbir (Mukabil). Bir oyun veya edebî eserde ikinci tema. Mukabil entrika hazırlamak, karşı tedbir almak ?.. Thunderbolt: Yıldırım. Şaşırtıcı şey. Yıldırım gibi hareket eden kimse veya şey ?.. Ebcedleri, 1104…

İtalyanca, “costituzionalismo”: Anayasacılık ?.. Fran-sızca, “tourmentée”: Eğri büğrü, düzensiz. Sıkıntılı, acılı. Fır-tınalı, dalgalı. Sarp, engebeli. Karışık, fırtınalı. Anlaşılmaz, son derece karışık; özentili, üzerinde çok çalışılmış. * ?.. Latince, “perterrefaciô”: Korkutmak, dehşete düşürmek (Çok) ?.. Portentum: Hikâye veya hayâl, aşırılık, saçmalık (Hayret verici veya acaib bir masal,). Kehanete âit alâmet veya uğursuz bir belirti. Canavarlık, ucube, hilkat garibesi. *. Canavar, ifrit ?.. Rumca, “hartopektis”: Kumarbaz, kâğıt oyuncusu ?.. Ebcedleri, 1105…

Hollandaca, “kustkaart”: Sahil haritası ?.. Almanca, “titulieren”: Lâkab vermek (Demek, sıfat takmak;). Birine hitab ederken ünvanını veya resmî sıfatını kullanmak. * ?.. Boşnakça, “rešeto”: Kalbur ?.. Fransızca, “certificat,m”: Dip-loma. Belge. *. Kâğıt. Rapor. Teminat ?.. Intituler: İsim ver-mek, ad koymak; ünvan vermek; başlık koymak ?.. Pierre tumulaire: Mezar taşı ?.. İngilizce, “the master”: Üstad. Haz-ret–i İsa. * ?.. İtalyanca, “parole astute”: Kurnazca sözler ?.. Riferitore: Bilgi veren, söyleyen (İlet/en (–ici), bildir/en (–ici), duyur/an (–ucu),). Sözcü. * ?.. Sagittario: Okçu ([Eski-den]). Yay burcu. *. Okkuşu ?.. Latince, “agitâtôris”: Sürücü, savaş veya yarış arabası sürücüsü ?.. Prôcûrâtrîx: Koruyucu veya hami (Mürebbiye, kadın) ?.. Romence, “ilustrat”: Re-simli ?.. Ebcedleri, 1108…

Çekçe, “šikmé jeviště”: Tırmık ?.. Slovakça, “časť oltára”: Kilise mihrab arkalığı ?.. Hollandaca, “certificaat”: Ruhsat; sertifika (Tasdiknâme; şahadetnâme; belge;) ?.. İngilizce, “certificate”: Ruhsat. Belge, vesika. Sertifika, tas-diknâme, şehadetnâme. *. Diploma. Belge vermek, belge-lemek, tevsik etmek. Vesika veya sertifika sağlamak ?.. Gratuitous: Bedava, parasız. Sebebsiz, keyfî. Asılsız ?.. İtalyanca, “gatto d’Angora”: Kedisi (Ankara) ?.. Iniettore (l’-): Şırınga. Meme. Ağızlık. Püskürtücü. (İğne) Vur/ucu (–an). (Sık/ıcı, –an), içit/ici (–en) ?.. Intitolare: Başlık koymak. Adlandırmak, ad vermek. Demek ?.. Marionetta: Meryem (Ana) heykel(ciğ)i. Kukla. * ?.. Mestatore: Düzenci, dolapçı, dalavereci. Kar(ıştır)ıcı (–an). * ?.. Norveççe, “etternavn”: Soyadı ?.. Sırpça, “tražilac”: Arayıcı, arayan ?.. Ebcedleri, 1109…

Farsça, “hesten”: Yaralamak, incitmek. Yaralanmak. İncinmek ?.. “Nohost” veya “nehost”: İlk, evvelâ, başlangıç-ta. Önceden ?.. Boşnakça, “protekcija”: Koruma, himaye ?.. Fransızca ve İngilizce, “tinctorial”: Boyaya âit, boyacılığa ilişkin. Boyamaya yarayan, boyacılıkta kullanılan. * ?.. İtalyanca, “fattucchiera”: Büyücü (kadın) ?.. Fattucchiere: Büyücü (erkek) ?.. Ispettore (l’–): Müfettiş ?.. Scaltrito: Kur-nazlaş(tırıl)mış (–an). Usta ?.. Latince, “frûticêtî”: Ağaçlık (Sık çalılık veya) ?.. Ebcedleri, 1110…

İtalyanca, “costolatura”: Kaburga düzeni ?.. Gusto depravato: Güzeli çirkini ayırdedemeyen beğeni, sapık (bo-zuk) beğeni ?.. Estremità: Doruk (Uç, tepe,). Uçta ol/ma (–uş). El ve ayaklar ?.. Renitente: Asker kaçağı (Kaçak, asker-den kaçan,). Diren/en (–ç gösteren). Karşı gelen (çıkan, ko-yan). İsteksiz. Uymayan. Aykırı davranan. * ?.. Tinteggiare: Boya vurmak (Oraya buraya). Duvarları boyamak. Boyamak, renk vermek, renklendirmek ?.. Boşnakça, “materica”: Dölyatağı, rahim ?.. Fransızca, “entretien,m”: Görüşme, mü-lâkat. Sürdürme, devam ettirme. Bakım. Bakma, besleme, ihtiyaçlarını sağlama. Konuşma. * ?.. Hollandaca, “stortv-loed”: Seyelan, kabarma, su baskını ?.. Ebcedleri, 1113… Künyet-üs sa’leb: Tilkinin künyesi… Künyet-üs sa’leb: Kef+nun+ye+te+elif+lâm+se+ayn+lâm+be… 20+50+10+400 +1+30+500+70+30+2= 1113…

İtalyanca, “il portaceste”: Elbise taşıyıcı, elbiseci ?.. Gente armata: Silâhlı kişiler ?.. Scritto (Lo): Yazı, mektub ?.. Tracciamento: Çiz(il)me (–iş), çizgi ?.. Almanca, “bisam-ratte,f”: Faresi (Misk) ?.. Bulgarca, “predstàvitel”: Vekil, temsilci, mümessil ?.. Fransızca, “annotateur”: Haşiyeci ?.. Latince, “clâritâtis”: Ün, şeref, şân. Açıklık, sarahat, vuzuh. (Hitabet) Açıklık. *. (Göz için) Parlaklık ?.. Ebcedleri, 1115 …

Mesnevî’nin 979. beyti:

–“Bed mihali cüst k’o dünya bicest

Nik hali CÜST k’o ukba becüst.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1115… –“Dünyayı  isteyen, arayan kötü bir akıbet aradı – Ahireti arayan ise iyi ve doğru bir hali aramış oldu.”

Farsça, “piy-hesten” veya “pey-hosten”: Ayakla ez-mek, çiğnemek. Aciz bırakmak ?.. Hostevâne: Hırka, derviş giyeceği. Kalın yünlü giyecek. * ?.. Hırvatça, “često poseći-vano mesto”: Sık sık gidilen yer, uğrak, uğrak yeri ?.. Slo-vakça, “cestár”: Yol işçisi ?.. Fransızca, “annotatrice”: Haşi-yeci ?.. Flottarde: Denizcilik okulu öğrencisi. Suyu bol, çok sulu ?.. Martyriser: İşkence etmek (Çok çektirmek, çok acılar vermek;). Şehid etmek. * ?.. İtalyanca, “dirittone (il-)”: Tilki, kurnaz, hinoğlu hin ?.. Furbacchiotto: Kurnaz (Çok) ?.. Ispettore (il): Müfettiş ?.. Militarizzato: Silahlandırıl/mış (–an). Askerleştiril/miş (–en). Ordu emrine alın/mış (–an) ?.. Portekizce, “dente de trás”: Diş (Arka) ?.. Sırpça, “crtanje”: Resim (sanatı) ?.. Ebcedleri, 1122…

Farsça, “nâ-hâste”: İstemeyerek, istemeden ?.. Fran-sızca, “serpentchat”: Yılanı (Kedi) ?.. İngilizce, “stratagem”: Hile, tuzak, oyun, manevra. Harp hilesi. * ?.. Thauma-turgical: Mucize meydana getiren. Büyüye âit ?.. İtalyanca, “incantatore”: Büyücü. Büyüle/yici (–yen), çek/ ici (–en). * ?.. Ebcedleri, 1123…

Arnavutça, “çast kritik”: Dönüm noktası ?.. Farsça, “vâ-hâsten”: Geri istemek. Geri almak ?.. Ebcedleri, 1124 …

Estçe, “kušett”: Divan, kanepe ?.. İtalyanca, “coster-nato”: Çök/müş (–en), çok üzül/müş (–en), çok üzgün, yıkıl/ mış (–an) ?.. Transito: Geç/iş (–me). Yol. Transit, eğlenme-den geçme. Öl/üm (–me, –üş) ?.. Boşnakça, “usmrtiti”: Öl-dürmek ?.. Çince, “şı ciyen şiyen şı pin”: İbre ?.. Fransızca, “taper du poing sur quelque chose”: Yumruk indirmek, –i yumruklamak (–e) ?.. Stratus: Bulut (Katman) ?.. İspanyolca, “capitán de alto bordo”: Deniz albayı ?.. Tránsito,m: Geçiş, transit (Geçme,). Koridor, geçit. Konaklama yeri ?.. İsveççe, “dotterson”: Torun (Erkek) ?.. Sondotter: Torun (Kız) ?.. Sırpça, “materoubica”: Katili (Ana) ?.. Ebcedleri, 1127…

Farsça, “tereb hâsten”: Sevinç istemek, eğlenmek istemek ?.. İtalyanca, “costeggiatura”: Düzle(n)me (–yiş, –iş) ?.. Slovakça, “cestovný denník”: Seyahat programı ?.. Boş-nakça ve Sırpça, “tržnica”: Pazar, pazar yeri ?.. İngilizce, “construct”: Resmetmek (Geometrik olarak çizmek,). Yap-mak, bina etmek, kurmak, tertip etmek. *. Yapılan şey, bina edilen şey. (Psik.) Daha basit izlenimlerden oluşan karmaşık bir eğilim ?.. İspanyolca, “tramoyista, m”: Entrikacı (M.,F. Dolandırıcı kimse,). (Tiy.) Sahne makinisti. * ?.. Ebcedleri, 1128…

İtalyanca, “circostante”: Yöresinde, çevresinde ?.. Rastrelliera: Dişler, sıra diş, diş sırası. Yemlik. Silâhlık. Ta-baklık, tabak kurutma yeri. * ?.. Scapestrato: Serseri, ahlâk-sız, kuralsız (Başıboş,) ?.. Almanca, “traumdeutung, f”: Tâbir(cilik) (Düş yorması;) ?.. Boşnakça ve Sırpça, “splet-kariti”: Entrika çevirmek, fesat karıştırmak (Dolap çevir-mek,) ?.. Estçe ve Fince, “ratsastaja”: Süvari. Binici ?.. Fince, “vahtimestari”: Kapıcı ?.. Ebcedleri, 1134…

İngilizce, “liturgist”: Ayinler kitabına bağlı kimse. Ayinler kitabını tertib eden veya bu ilmi bilen kimse ?.. Al-manca, “staffelkapitän,m”: Komutanı (Uçak bölük) ?.. Fran-sızca, “scrutation,f”: İnceleme, inceden inceye yoklama (Dik-katle) ?.. Japonca, “shinshitsu”: Yatak odası ?.. Macarca, “tit-kos”: Gizli ?.. Ebcedleri, 1136…

İngilizce, “roller coaster”: Lunaparklarda bulunan bir eğlence treni ?.. Bulgarca, “obştejìtie”: Yatakhane (Yurt,) ?.. Hollandaca, “vertegenwoordiger”: Temsilci, temsil eden ?.. İsveççe, “avrättning”: İdam ?.. İtalyanca, “farnetto”: Meşe (Bir çeşit) ?.. Scena protatica: Sahnesi (Giriş) ?.. Latince, “exîstimâtiônis”: İsim, ün, saygınlık, itibar, karakter. Görüş, hüküm. *. Tahmin, karar ?.. Sırpça, “proširiti”: Yaymak (Genişletmek,) ?.. Rumca, “titloforo”: Ünvan vermek. Başlık koymak ?.. Ebcedleri, 1138…

Farsça, “keştî-nişin”: Gemide oturan. Gemide bulu-nan kimse ?.. Fransızca, “bernard-l’ermite,m”: Yengeç ?.. Hollandaca, “predestinatie”: Alınyazısı ?.. İngilizce, “petti-fogger”: Avukat (Aşağı sınıf). Madrabaz dava vekili. İş sim-sarı. Aşırı derecede teferruatla uğraşan kimse ?.. İtalyanca, “saltatore (il-)”: Sıçra/yan (–yıcı). [Eskiden] Cambaz, ip cambazı. Atla/yan (–yıcı). * ?.. Latince, “posteritâs”: İstikbâl, gelecek, sonraki dönem, sonraki kuşaklar (Gelecektekiler, gelecek zaman,). Zürriyet, nesil. (Hayvan) Döl, yavru ?.. Tristis: Kederli. Hüzünlü. Somurtkan, melankolik. Kasvetli, neşesiz. (Tad) Acı. (Koku) Tiksinti verici. Şiddetli sert, huy-suz, aksi, kötü huylu ?.. Ebcedleri, 1140… “Mehd(i) Muhamed: 141.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 228)

İtalyanca, “pregustante”: Önceden tad/an (–ıcı) (tadı-na bakan). Önceden dene/yen (–yici). Önceden duyan ?.. Vi-visettore (il-): Kes/ici (–en) ?.. Latince, “sêctâtôris”: Tilmiz, çömez (Hayran, izleyici,) ?.. Ebcedleri, 1141… “Men ene: Ben kimim: 142.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 229)

Fransızca, “gastrectomie,f”: Ameliyatla mideyi veya midenin bir parçasını alma ?.. İtalyanca, “gastrectomia”: Mi-de ameliyatı ?.. Letonca, “kastrāts”: İğdiş etme. Bahçıvan kü-reği. İğdiş edilmiş hayvan ?.. Kastrēts: İğdiş edilmiş hayvan ?.. Almanca, “konversationssprache,f”: Dil (Konuşulan) ?.. Boşnakça, Bulgarca, Fransızca, İngilizce, Romence ve Sırp-ça, “intrigant”: Entrikacı, dolapçı, düzenci, dalavereci ?.. Bulgarca, “letyàşt”: Uçan ?.. İngilizce, “literalist”: Açıklayan veya tercüme eden kimse (Harfi harfine) ?.. İtalyanca, “pic-colo di statura”: Kısa boylu, küçük ?.. Un medico provetto: Doktor (Uzman (yetenekli, işini bilir)) ?.. Rumca, “proto-vathmios”: Başlangıç (Birinci derece, ilk düzeyde,) ?.. Eb-cedleri, 1142…

Fince, “tarkastella”: Gözden geçirmek, incelemek ?.. Almanca, “staffelführer,m”: Komutanı (Uçak bölük) ?.. Rumca, “amfitheatro”: Tiyatro(Amfi) ?.. Ebcedleri, 1144… “merec-el Bahreyn Yeltakıyan: 1144.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 231)

Slovakça, “koštovať”: Tad, lezzet ?.. Almanca, “bleis-tiftzeichnung,f”: Resim; kroki (Kurşunkalemle çizilmiş) ?.. Boşnakça, “raspitati se”: Araştırma yapmak ?.. Fransızca, “bercelonnette, f”: Beşik (Asma) ?.. Bernard–l’hermite,m: Yengeç ?.. Investiture,f: Ünvan belgesi, berat. (Birine ünvan) Verme. *. (Parlamento) Güven oyu alma; güven oyu verme. (Parti tarafından) Resmen aday gösterilme; parti adaylığı ?.. İngilizce, “entrapment”: Hile, tuzak ?.. İtalyanca, “tendere all’azzurro”: Maviye çekmek ?.. Rumca, “thavmaturgos”: Ke-ramet sahibi, harikalar sahibi ?.. Ebcedleri, 1145…

İngilizce, “gesticulatory”: Jest kabilinden ?.. Com-mentator: Şarih, tefsirci, yorumcu. Münekkid. * ?.. Endonez-ca, “kata pengantar”: Önsöz. Giriş. Başlangıç ?.. İtalyanca, “angelo tutelare”: Koruyucu melek ?.. Stringato: Kısa(ltıl/ mış, –an), özet(len/miş, –en), özlü. Sıkıl/mış (–an), sıkılan/ mış (–an). Süslü, özenle (şık) giyin/miş (–en) ?.. Ebcedleri, 1147…

Litovca, “gastroliuoti”: Gezi, tur. Misafir sanatçı ola-rak rol almak ?.. İtalyanca, “tornagusto”: İştah açıcı ?.. Anfi-teatro: Teatro(Anfi). Sahne önü ?.. İtalyanca ve İspanyolca, “tramontana,f”: Kuzey rüzgârı, yıldız. Kuzey. *. Kurum, ki-bir, gurur ?.. İspanyolca, “tramontana”: Dağlar ötesi (ülke) ?.. Fransızca, “tramontane”: Yıldız yeli, yıldızlama ([Akdeniz-de]). (Eski) Kutup yıldızı, kuzey yıldızı. * ?.. Hollandaca, “illustratie”: Resimleme, resimli süsleme. Resimleme işi ?.. İngilizce, “gratuitously”: Ücretsiz olarak. Gereksiz yere, belli bir sebeb olmadan ?.. Latince, “architectônis”: Entrikacı. Mimar. * ?.. Litovca, “kino teatras”: Tiyatro. Sinema. Film. * ?.. Portekizce, “furadeira elétrica”: Matkap ?.. Ebcedleri, 1149…

Farsça, “fâş geşten”: İfşâ olmak ?.. Letonca, “gast-rīts”: Gastrit ?.. Fransızca, “extraction, f”: Söküp çıkarma, çekip çıkarma. Çıkarma. (Mat.) Kök alma. Soy, soy sop, sü-lâle. (Kim.) Çekme, ayırma ?.. Tendre les bras à qn: Yardım etmek (Birine yardım elini uzatmak,). Birini bağışlamak, ona bağrını açmak. * ?.. İtalyanca, “di sua spontanea volontà”: Kendiliğinden ?.. Restituzione: Onarım, onar(ıl)ma (–ış). Geri ver(il)me (–iş) (dön/dür/ me, üş), eski … ver(il)me (–iş), sağla(n)ma (–yış, –ış). *. …(n)in karşılığını(n) ver(il)me(si) (–iş/i) ?.. Sopraffinestra: Pencere, kapı (pencere) üstü pence-resi (Üst) ?.. Ebcedleri, 1151…

İtalyanca, “gastrectasia”: Mide genişlemesi ?.. Storia pietosa: Hikâye (Acıklı) ?.. Hollandaca, “ontwortelen”: Kök-lemek, kökünden sökmek ?.. İngilizce, “into the bargain”: Caba (Üstelik,) ?.. İspanyolca, “truncadamente”: Kesilmiş olarak, güdük bir biçimde (Bir ucu veya tepesi). Kelime veya cümleleri atlayarak ?.. Rumca, “anthropoktonia”: Cinayet, adam öldürme ?.. Ebcedleri, 1157…

Hırvatça, “gastritis”: Gastrit ?.. İngilizce, “gastritis”: Mide iltihabı ?.. Rumca, “protakustos”: İşitilmemiş, işitil-medik (Prota: “İlk, birinci” mânâsına önek… Prota: İlkin, ön-ce, evvelâ, baştan, ilkönce) ?.. İtalyanca, “arruffamatasse (l’–)”: Dalavereci ?.. Pittogramma (il–): Resim(lerden herbiri) (Yazı–) ?.. Macarca, “látogatás”: Ziyaret ?.. Ebcedleri, 1161…

Hırvatça, “gestikulirati”: El hareketleriyle konuşmak ?.. Macarca, “gastritisz”: Mide iltihabı ?.. Çekçe, “konzer-vativec”: Mavi. Muhafazakâr. * ?.. Fransızca, “s’intituler”: İsmi … olmak; kendisine … ünvanı vermek ?.. Hollandaca, “snotteren”: Ağlamak, ağlamaklı olmak (Burun çekmek, ağ-lamaklı tavır almak, zır zır) ?.. İngilizce, “sagittarius”: Yay burcu. Nişancı takımyıldızı. * ?.. Latince, “sagittârius”: Okçu ?.. Trâlâtiônis: Mecaz. Taşıma, aktarma, devretme, nakletme. * ?.. Ebcedleri, 1168…

İtalyanca, “castanicoltura”: Kestanecilik, kestane ye-tiştirimi ?.. Romence, “îndrăgostit”: Âşık, tutkun ?.. Slovak-ça, “hustý koberec”: Hasır ?.. Macarca, “támogatás”: Yardım ?.. Ebcedleri, 1171… “M. Salih İzzet Erdiş: 59+129+477 +506= 1171.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 264)

İngilizce, “castle in the air”: Hülya, hayâl ?.. Interlo-cution: Konuşma, mükâleme, muhavere ?.. Plenipotentiary: Elçi (Tam yetkili). Tam yetkisi olan. * ?.. Fransızca, “investi-gatrice”: Araştırıcı; araştırmacı ?.. Ebcedleri, 1173…

Endonezca, “kasta yg terendah”: Toplumun kabul et-mediği kimse, parya ?.. Fransızca, “plénipotentiaire,m”: Temsilci (Tam yetkili). Tam yetkili, temsilci ?.. İngilizce, “certification”: Ruhsat. Belgeleme. * ?.. Latince, “ventilâtô-ris”: Hokkabaz ?.. Ebcedleri, 1174… “M. Salih İzzet Erdiş: 62+129+477+506= 1174.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 267)

Arnavutça, “çast vendimtar”: Karar ânı, kritik ân. İki nehri ayıran arazi; dönüm noktası. Operasyon başlama saati ?.. Farsça, “gostâh ameden”: Cesur olmak ?.. Hollandaca, “geestdrift”: İlhâm, heyecan, hamle ?.. Almanca, “besatzstic-kerei,f”: Su yolu (Su taşı;) ?.. İtalyanca, “tropologicamente”: Mecaz yoluyla, mecazî olarak, mecazla ?.. Ebcedleri, 1176…

Boşnakça, “šustati”: Hışırdamak ?.. İsveççe, “gästfri-het”: Misafirperverlik ?.. Fransızca, “troismâts”: Gemi (Üç direkli, yelkenli) ?.. Ebcedleri, 1177…

Almanca, “geisterhaft”: Hayâlî; hayâl gibi ?.. Boşnak-ça, “zaštitni”: Koruyucu ?.. Hollandaca, “kuststrook”: Kıyı şeridi. Sahil şeridi. Deniz kenarı kesimi ?.. Makedonca, “veş-titsa”: Büyücü kadın, sihirbaz kadın ?.. Danca, “efter-forskning”: Araştırma, tahkik. (Huk.) Soruşturma ?.. La-tince, “internûntî”: Haberci. Aracı, arabulucu ?.. Ebcedleri, 1178…

Mesnevî’nin 522. beyti:

–“Bâ çünân kadir Hüday-i kez adem

Sad çü âlem HEST gerdâned be dem.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1178… –“Öyle bir kudretli Allah ile cebelleşiyordu ki – O Huda bu gibi yüzler-cesini mevcud değilken bir ânda yaratır.”

Almanca, “interkostal”: Eğelerarası, beyneddıl’î ?.. Fransızca, “chaise gestatoire”: Papanın elle taşınan sandal-yesi ?.. Almanca, “färberknöterich,m”: Çivitotu (Çin) ?.. Fin-ce, “Neitsyt Maria”: Meryem Ana ?.. Latince, “internûntia”: Haberci. Aracı, arabulucu ?.. Romence, “ilustraţie”: Resim ?.. Ebcedleri, 1179…

İtalyanca, “gli si contano le costole”: Kaburgaları çık-mış (sayılıyor), zayıf mı zayıf ?.. Internista: Doktoru (İç hastalıkları) ?.. Strappare le lacrime: Ağlamak, gözyaşı dök-türmek ?.. Fransızca, “métaphoriquement”: İstiarelerle ?.. Hollandaca, “catastrofaal”: Kader; alınyazısı; yazıda var olan; alında yazılı olan; uğursuz; vahim (Mukadder) ?.. Verachterlijk voor huis: Çukur, delik ?.. Lehçe, “stracenie,n”: İdam ?.. Ebcedleri, 1183… “Mehdî Salih İzzet Erdiş: 62+129+477+515 = 1183.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 276)

Farsça, “adâlet-güster”: Adâlet, doğruluk yayan ?.. Adalet göster ?.. Almanca, “bitterlich weinen”: Ağlamak (Kanlı yaşlarla) ?.. İtalyanca, “togliersi la vita”: Öldürmek, hayatına son vermek (Kendini) ?.. Un dipinto a tempera: Resim (Bir tutkal boya) ?.. Latince, “interventus”: Yardım, şefaat (Tavassut,). Ortaya çıkma, görünüş, zevahir. Karışma, müdahale. Araya girme, zuhur, vaki olma. * ?.. Lehçe, “przestraszać”: Korkutmak, ürkütmek ?.. Sırpça, “šatrovački govor”: Dili (Argo) ?.. Ebcedleri, 1185…

İtalyanca, “del gusti non si disputa”: Zevkler tartışıl-maz ?.. Lettera maiuscola: Harf (Büyük) ?.. İspanyolca, “recortes de prensa”: Gazete küpürleri ?.. Ebcedleri, 1190… “Mehdî Salih: 62+129= 191= 1190.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 281)

Mesnevî’nin 593. beyti:

–“Der neyabed hâl-i puhte, hiç hâm

Pes suhan KUTAH bayed, vesselâm.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1190… –“Eğer ben kemal (ehli) isem olgunluğumu inkâr ne demektir ? – Mükemmel değilsem bu zahmet ve eziyetiniz ne için ?”

Danca, “kyst langs kysten”: Kıyı boyunca ?.. İngiliz-ce, “master switch”: Anahtar ([Elektrikte] Ana) ?.. Japonca, “sotsugyooshoosho”: Diploma ?.. Latince, “administrâtiô”: Yardım, işbirliği (Yardım etme,). Hizmet. Yönetim ?.. Eb-cedleri, 1192… Mugayyeb: 40+1000+10+2= 1052… Cevâ-sîs: Casuslar… Cevâsîs: Cim+vav+elif+sin+ye+sin… 3+6+1 +60+10+60= 140… Mugayyeb cevâsîs: 1052+140= 1192 ?..

İtalyanca, “incastellatura”: Çatı. Tırnak sıkışması ?.. Ê guasta la linea telefonica: Telefon hattı bozuk ?.. Lustra-mento: Boya(n)ma (–yış,–ış). Yaltaklanıp dur/ma (–uş), sü-rekli yaltaklan/ma (–ış), koltukla/ma (–yış), pohpohla/ma (–yış). Parlat(ıl)ma (–ış). Cilâla(n)ma (–yış,–ış). *. Aç(ıl)ma (–ış) ?.. Sostenitore: Koru/yucu (–yan). Destekle/yici (–yen), destekçi. Tut/ucu (–an). … yanlısı (yandaşı). Savun/ucu (–an). * ?.. Fransızca, “donner un coup de patte”: İmâlı bir söz söyle-mek, şöyle bir dokundurmak, iğnelemek ?.. Troisponts: Gemi ([Eski] Üç güverteli gemi; üstüste üç sıra topları bulu-nan) ?.. İngilizce, “construction”: Çizim (Geometrik şeklin çizilişi,). İnşaat, yapı. İnşâ tarzı. Yorumlama, tefsir. (Gram) Yapı, inşâ, tertip. * ?.. İspanyolca, “pintura al pastel”: Resim (Pastel) ?.. Ebcedleri, 1194…

Sırpça, “nagoveštati”: İmâ etmek, sezdirmek; kanısını uyandırmak ?.. Fransızca, “prédestination,f”: Alınyazısı, kader. Belli bir sonuca doğru götüren hazırlık ?.. İngilizce, “instauration”: Tamir (Yenileme, tazeleme,) ?.. İtalyanca, “dottore in lingua”: Dil doktoru ?.. Il tramontano: Kuzey yeli yıldız yeli ?.. Ebcedleri, 1195…

Farsça, “komek hâsten”: Yardım dilemek ?.. Hırvatça, “koštica”: Çukur. Oyuk ?.. Letonca, “kastrolītis”: Tava ?.. İtalyanca, “protagonista (il-)”: Öncü. Baş oyuncu. Baş kahra-man. En önemli kişi. …(n)in adamı. * ?.. Ebcedleri, 1197…

Farsça, “fâ hâsten”: Geri istemek ?.. Boşnakça ve Sırpça, “zaštitnik”: Koruyucu, hami ?.. İspanyolca, “triun-fante”: Galib, muzaffer. Zafer getiren ?.. Latince, “strâmen-tum”: Saman, dam örtüsü olarak kullanılan saz veya saman. Ot yatak. Örtü, kilim, yaygı, halı ?.. Ebcedleri, 1198…

Çekçe, “cvičiště”: Eğitim yeri. Gezinti yeri ?.. İngi-lizce, “castor-oil plant”: Keneotu, “ricinus communis” ?.. Ebcedleri, 1200…

Farsça, “guşti tizende”: Kaçak et ?.. Danca, “tilstræk-kelig”: Kâfi (Yeterli, yeter,) ?.. Fransızca, “dans tous les azimuts”: Her yönde; her yönden; her yandan ?.. Porter les armes: Silâh kuşanmak (Asker olmak,) ?.. İngilizce, “rostri-form”: Gaga şeklindeki (Kıvrık veya) ?.. İspanyolca, “trans-ferir”: Mecazî anlamda kullanmak (Bir kelimeyi). Yerini değiştirmek, oradan oraya geçirmek, nakletmek, iletmek, transfer etmek. Geciktirmek, ertelemek. *. Hakkını başkasına bırakmak ?.. İtalyanca, “volontariamente”: Kendiliğinden, istekli olarak (Gönüllü olarak,) ?.. Ebcedleri, 1202… Arz-Erz: Yeryüzü, toprak, zemin, dünya. Aşağı ve alçak. Memle-ket, ülke. Küre. İklim. Davarın ayağının altı… Arz-Erz: Elif+re+dat… Noktalı harf: Dat… 800… Aberât: Gözyaş-ları… Aberât: Ayn+be+re+elif+te… Noktalı harfler: Be+te… 2+400= 402… Arz aberât: 800+402= 1202…

İtalyanca, “costituirsi giudice“: Hakim olmak ?.. Fransızca, “portrait,m”: Resim, fotoğraf ([Eski]). Portre. *. –in tıpkısı, benzeri. Yüz. Sözlü veya yazılı tasvir ?.. Protecteur: Koruyucu, himaye edici. Üstünlük taslayan, yukardan bakan ?.. Hollandaca, “nettosalaris”: Aylık, maaş (Net) ?.. Latince, “integrâtiônis”: Tamir etme (Yenileme,) ?.. Rumca, “thanatiforos”: Öldürücü. Ölüm derecesinde ?.. Rusça, “portryet”: Porte, resim ?.. Ebcedleri, 1219…

Çekçe, “lukostřelec”: Okçu ?.. İngilizce, “ministrant”: Yardım eden kimse (Hizmet eden kimse,) ?.. İspanyolca, “traductora,m,f”: Mütercim (Tercüman,) ?.. İtalyanca, “anti-frastico”: Mânâda, karşıt, ters den/miş (–en), ters mânâda kullanıl/mış (–an) (Ters) ?.. Mistificatore: Hileci, hile yapan (katan). Aldat/ıcı (–an), yanılt/ıcı (–an), kandır/ıcı (–an), yut-tur/an (–ucu). * ?.. Macarca, “illusztráció”: Resim ?.. Ebced-leri, 1221…

Hollandaca, “geestverwantschap”: Fikir uygunluğu. Parti, düşünce birliği ?.. İtalyanca, “incastramento”: Yuva, oyuk, oluk ?.. Ebcedleri, 1223…

Fransızca, “schiste lustré”: Kaya(Parlak yaprak) ?.. Almanca, “wortverdreher,m”: Tevil (veya tefsir) eden; sofist (Kötü niyetle birinin sözlerini fenaya) ?.. Hollandaca, “voor-zitter”: Başkan, baş idareci, yönetici, reis ?.. İtalyanca, “tele-fotografia”: Resim, fotoğraf (Uzaktan çekilen) ?.. Sırpça, “ru-pica na licu”: Gamze ?.. Ebcedleri, 1236…

İtalyanca, “c’è un guasto al motore”: Motorda bir bo-zukluk var ?.. Sırpça, “pretraživati”: Araştırmak, incelemek, tedkik etmek ?.. Ebcedleri, 1238…

Almanca, “geisterstimme,f”: Hatif ?.. Ebcedi, 1243… Almanca, Weihrauch,m: Günlük, buhur ?.. Akribie,f: Tedkik (Gayet büyük itina ve ihtimam; takayyüd, müdekkiklik, mu-hakkiklik, titizlik; sıhhat; inceden inceye veya muşikâfâne) ?.. Ebcedleri, 244…

Farsça, “keştî zerepûş”: Gemi (Zırhlı) ?.. Almanca, “schattenriß,m”: Gölge, görüntü (Siluet;) ?.. Hollandaca, “inspecteur van politie”: Polis komiseri ?.. Voorletter: Harf (Baş) ?.. İtalyanca, “adulteratore”: Hile yapan, hileci ?.. Latince, “septentriônis”: Kuzey rüzgârı. Büyük Ayı, Küçük Ayı. Kuzey. * ?.. Ebcedleri, 1250…

Hırvatça, “ćoškastost”: Açılı olma; köşeli olma ?.. İtalyanca, “costringimento”: Zorla(n)-ma (–yış, –ış).    (Bak: costrizione) ?.. Almanca, “arbeitsunlustig”: Gevşek; dünden ölmüş (Bezgin, bıkkın, meftur;) ?.. Ebcedleri, 1256…

İsveççe, “kotlett”: Pirzola ?.. Fransızca, “torrent”: Sel. – seli, sel gibi … ?.. Ebcedleri, 1257…

Almanca ve Norveççe, “kotelett”: Pirzola ?.. Fransız-ca, “s’égoutter de quelque chose”: (–den) Damla damla sız-mak ?.. İtalyanca, “contrassegnato”: İşaret kon(ul)muş (–an), belli. Damgalı, damgalan/mış (–an), damga kon(ul)muş (–an) ?.. Ebcedleri, 1258…

Farsça, “kârzâr şikesten”: Zafer kazanmak ?.. Slovak-ça, “hustý porast vlasov”: Koyun postu ?.. Almanca, “traum-deuter(in,f)”: Muabbir; rüyâ tâbircisi ?.. Vertreten: Temsil etmek (firma vs.) Birine vekâlet etmek. Birinin yerini tutmak. Birine babalık, analık etmek. Birinin menfaatlerini korumak. Birşeyi müdafaa etmek, savunmak; avukatlığını etmek (veya yapmak); lehinde söylemek. Birşeyin mesuliyetini üzerine almak; birşeyi tekellüf etmek. Birinin önünde yolunu kes-mek. Ayağını incitmek (veya burkmak). Fazla oturmaktan uyuşan bacaklarını yürüyerek açmak; teneffüs etmek ?.. Fransızca, “papiers de légitimation”: Kimlik vesikası, kimliği kanıtlayıcı evrak ?.. Ebcedleri, 1259…

İtalyanca, “dare molti disgusti”: Çok kaygı (tasa, üzüntü) vermek ?.. Pettegolata: Dedikodu ?.. Almanca, “attest,n”: Şehadetnâme, tasdiknâme. Doktor raporu; sağlık raporu. * ?.. Übertreten: Din değiştirmek; bir dine geçmek; dönmek. Taşmak, feyezan etmek. (Spor) Çizgiyi geçmek. Karşı tarafa geçmek. Başka bir partiye iltihak etmek. *. Tanassur etmek, hıristiyanlaşmak. İhtida etmek; İslâm’ı kabul etmek ?.. Übertreten: Kanuna mugayir harekette bulunmak, kanunu ihlâl (kanuna tecavüz) etmek. Ayağını incitmek ?.. Weitsichtigkeit,f: Basiret. Hipermetropi. Presbitlik. * ?.. Nor-veççe, “attest”: Şahid ?.. Rusça, “rasprostranyeniye”: Yayma, yayılma ?.. Ebcedleri, 1262…

Letonca, “kustības ātrums”: Momentum. Hız, şiddet ?.. Danca, “tætklippet”: Kesilmiş (Kısa) ?.. Fransızca, “inter-prète”: Yorumcu. Tercüman. *. Açıklayan, dile getiren. Oy-nayan; çalan ?.. İtalyanca, “rattacconare”: Onarmak. Topuk (ökçe, taban) yapmak (koymak, çakmak, geciktirmek) ?.. Romence, “trîntor”: Tembel ?.. Ebcedleri, 1266… “Mehdî Muhammed Salih İzzet Erdiş: 154+1112= 1266.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 363)

Farsça, “hâstâr”: İsteyen. Görücü ?.. İngilizce, “tarta-rus”: Uçurum ([Yun.] (Mit.) Ölüler diyarı “Hades”ten aşağıda bulunan derin) ?.. Ebcedleri, 1268…

Farsça, “der–hâst”: İstek, dilek. Dilekçe ?.. Fransızca, “triomphateur”: Galib, muzaffer ?.. İtalyanca, “tatticone”: Tilki (Kurnaz,) ?.. Ebcedleri, 1271…

Fransızca, “castrateur”: (Ruh ilminde) Hadımlaştırıcı, hadımlık karmaşası oluşturucu ?.. İtalyanca, “castratore”: İğdişçi, burucu ?.. Castratura: İğdiş etme (ediş) (edil/me, –iş) ?.. Fransızca, “les longues phrases de Proust”: Proust’un uzun cümleleri ?.. Hollandaca, “tapijttegel”: Halı, parkeli halı (Parke) ?.. İngilizce, “pen portrait”: Tasvir (Yazı ile yapılan) ?.. Macarca, “társas szoba”: Yatakhane ?.. Ebcedleri, 1272…

İtalyanca, “costatato”: Ortaya çıkarıl/an (–mış) (koyul /an, muş) ?.. Scrutatore: Araştır/an (–ıcı), yokla/yıcı (–yan) (Anlamaya çalışan, gözle/yen (–yici), incele/yen (–yici),) ?.. Almanca, “identität,f”: Kimlik, hüviyet. Ayniyet, aynılık, mutabakat, özdeşlik. * ?.. Fransızca, “scrutateur”: Araştırıcı, inceden inceye yoklayan (Dikkatle inceleyen, inceleyici,). M. Bir seçimde oyları saymakla görevlendirilen kimse ?.. İspan-yolca, “mentir uno con toda la boca”: Yalan söylemek, baş-tan aşağı uydurmak (Her mevzuda veya tümüyle) ?.. İsveççe, “identitet”: Kimlik. Benzerlik, özdeşlik ?.. Ebcedleri, 1277…

Fransızca, “castratrice”: (Ruh ilmi) Hadımlaştırıcı, hadımlık karmaşası oluşturucu ?.. İtalyanca, “governo costi-tuzionale”: Anayasa yönetimi, anayasaya uygun yönetim ?.. Ritagliatore: Kes/en (–ici). Kırp/ıcı (–an). Oymacı ?.. Alman-ca, “seinem glauben”: Dininden dönmek ?.. Ebcedleri, 1279 …

Farsça, “por-gûşt şuden”: Semirmek ?.. İtalyanca, “martirizzato”: Şehit edil/miş (–en) (ol/-muş, –an). İşkence edil/miş (–en), işkenceye uğra/mış (–yan). Acı çek(tiril)miş (–en) ?.. Ebcedleri, 1282…

Farsça, “abisten geşten”: Hamile olmak. Tomurcuk-lanmak ?.. İngilizce, “contributor”: Yardım eden kimse, kat-kıda bulunan kimse (Veren kimse,). Dergi veya gazeteye yazı yazan kimse ?.. İtalyanca, “aiuto potente”: Yardım (Önemli) ?.. Ebcedleri, 1283…

Mesnevî’nin 662. beyti:

–“Ba’de z’an çil ruz diger der bibest

Hîş küştü ez vücudi hud birest.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1283… –“ Ondan sonra vezir kırk gün daha kapısını kapatıp (kilitledi) – Kendi-sini öldürüp varlığından kurtuldu.”

Slovakça, “kostolné šaty”: En iyi kıyafet, ciciler ?.. Fransızca, “scrutatrice”: Araştırıcı, inceden inceye yoklayan (Dikkatle inceleyen, inceleyici,). M. Bir seçimde oyları say-makla görevlendirilen kimse ?.. İsveççe, “injektionsspruta”: Şırınga ?.. Ebcedleri, 1284… Necîb Fazıl Arvasî: Nun+cim +ye+be+fe+elif+dat+lâm+elif+re+vav+elif+sad+ye… 50+3+ 10+2+80+1+800+30+1+ 200+6+1+90+10= 1284…

Boşnakça, “čestitati”: Kutlamak, tebrik etmek ?.. Farsça, “hoceste-re’y”: Reyi, fikri ve düşüncesi isabetli ve uğurlu ?.. Senâ güsterden: Medhetmek, övmek ?.. Hırvatça, “čestitati”: Kutlamak. Övmek. Tebrik etmek ?.. Sırpça, “čes-titati”: Kutlamak, tebrik etmek ?.. Fince, “esittäytyä”: Tak-dim etmek (Kendini) ?.. Fransızca, “rétribution,f”: Aylık, ücret (Emek karşılığı alınan para,). Ödül; ödüllendirme, ödül-lendirilme ?.. İtalyanca, “trivellatore”: Del/ici (–en) ?.. Latin-ce, “veterâtôris”: Kurnaz adam, eski kurt, sinsi tilki. Yaşlan-mış kişi, saçları kırlaşmış kimse. Bir mevzuda uzmanlaşmış kişi. *. İhtiyar köle ?.. Ebcedleri, 1285…

Mesnevî’nin 78. beyti:

–“Ez huda cûyim tevfik-ı edeb

Bî edeb mahrûm-i GEŞT ez lutf-i Rab.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1285… –“Huda’dan bizi edebe muvaffak kılmasını dileyelim – Edebsiz kişi, Rabbin lûtfundan mahrum kalmıştır.”

Farsça, “hâstgâr”: İsteyen, taleb eden, isteyici. Görü-cü ?.. Heste-ciger: Kederli. Gönlü yaralı. * ?.. Danca, “bes-kikket forsvarer”: Avukatı (Mahkemece atanan savunma) ?. İtalyanca, “prestare aiuto”: Yardım etmek ?.. Latince, “litte-rârum”: Yazı. Mektub. Belge. Edebiyat. Bilginlik, ilim, bilgi, irfan ?.. Ebcedleri, 1288…

Farsça, “hâst-berg”: Celp kâğıdı ?.. Boşnakça, “pros-trjeti”: Yaymak (Sermek,) ?.. İtalyanca, “faretrato”: Okçu, ok taşıyan ?.. Ebcedleri, 1289…

Fince, “kostuttaa”: Nemlendirmek ?.. İtalyanca, “seg-hettato”: Kesil/miş, –en (Diş diş) ?.. Latince, “portitôris”: Gemici, kayıkçı. Hammal. *. Charon ?.. Rumca, “paratiritis”: Müşahid (Gözlemci,) ?.. Ebcedleri, 1294…

Latince, “praegustâtor”: Tadına bakan, çeşnici ?.. İtal-yanca, “dare in uno crosciare di pianto”: Ağlamaya başla-mak, kendini tutamamak (Hüngür hüngür) ?.. Pittura murale: Resmi (Duvar) ?.. Ebcedleri, 1297…

Farsça, “hâstgârî”: Taliblik, isteyicilik. Görücülük ?.. İtalyanca, “l’interrato”: Bodrum kat(ı) ?.. Ebcedleri, 1298…

İtalyanca, “costituito”: Kurul/muş (–an, –u). Oluş (tu-rul)muş (–an). Yapıl/mış (–an, –ı). Seçil/miş (–en), … olarak gösteril/miş (–en) ?.. Fransızca, “acte de l’état civil”: Kimlik belgesi, nüfus cüzdanı ?.. İngilizce, “turn up one’s nose at”: Reddetmek. Hor görmek, beğenmemek. * ?.. Ebcedleri, 1301 …

Mesnevî’nin 947. beyti:

–“Ger tevekkül mi küni der kar kün

KİŞT kün pes tekye ber cebbar kün.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1301… –“Şayet tevekkül edeceksen amel içine (tevek-kül) et – (Önce) Ekini ek, (sonra da) Cebbar olan Allah’a dayan.”

Hırvatça, “kastrirati”: Hadım etmek; iğdiş etmek. Kuvvetten düşürmek ?.. Fince, “pelästyttää”: Korkutmak, ür-kütmek ?.. İtalyanca, “dente di latte”: Dişi (Süt) ?.. Ebcedleri, 1302… Mirzabeyoğlu: Mim+re+ze+elif+be+ye+vav+gayn +lâm+vav… 40+200+7+1+2+10+6+1000+30+6= 1302…

Farsça, “fitne geşten”: Aldanmak. Âşık olmak, tutul-mak ?.. Hışte-heşte: Fakir ?.. Fince, “haastattelu”: Görüşme, röportaj ?.. Hollandaca, “permitteren”: İzin ver(il)mek, özgür bırakmak (Yapmak, icra etmek, ifa etmek, yerine getirmek,) ?.. Ebcedleri, 1305…

  1. İslâm asrının müceddidi Seyyid Abdülhakîm Ar-vâsî Hazretleri, 1878 (hicrî 1295) yılında Seyyid Fehim Ar-vâsî Hazretleri’nin huzuruna kavuştular… Ondan 1882 sene-sinde (hicrî 1300) zahirî ilimlerde icazet aldığı gibi, 1888 se-nesinde de Nakşibendiyye, Kâdiriyye, Sühreverdiyye, Çeştiy-ye ve Kübreviyye yollarından da hilâfet-icazet aldılar… Hicrî 1305 !..

Ankebut sûresi, 69. âyet meâli: “Uğrumuzda mücâ-hede edenleri yollarımıza iletiriz. Gerçekten Allah iyilik edenlerle beraberdir”… “Vellezîne câhedû fînâ lenehdi-yennehüm sü-bülenâ …”… Toplarsak, 1295 !.. Zaten “tarîk” de yol demek ya… Ayrıca Efendi Hazretleri’nin, gençliğinde  şiddetli riyazet-mücahede yapmasını beyan etmesi de ilâve bir zenginlik !..

Sübül: Sebiller, yollar, caddeler ?.. Menakib: Yollar. Omuzlar ?.. Menakıb: Menkıbeler. Hayat hikâyeleri ?..

Üstad’ın “BENDEDİR” isimli şiirinden: –“Ne çıkar, bir yola düşmemiş gölgem; Yollar ki, Allah’a çıkar, bendedir.”… Hayat hikâyesi ki, Allah, Resûlü ve Şeriatini idrak ve tahkiken îmana çıkar, Üstad’dadır !..

Fuzûlî’den: –“Tûtyâ-yı çeşm içün her subh-dem yollar dutup – Hâk–i dergahun sabâdan eyler istifsar gül.” ?.. “Gül gözüne sürme yapmak için her sabah yolları tutup, sabah rüzgârından senin evinin toprağını sorar.”… –“Ey gül gamunda eşk ruh–i zerdüm itdi al – Bildürdi ola sûret–i hâlüm sabâ sana.”… –“Ey gül! Senin gamında, gözyaşı sarı yüzümü al etti. Sabâ hâlimi sana bildirdi mi acaba?”… Sabâ: Gün doğusundan esen hoş ve lâtif rüzgâr ?.. Sabae: Bir dinden bir dine geçmek ?..

Zâhirde menfiden bahsedilirken bâtında müsbete mi-sâl, Bakara sûresi 257. âyetinde “tagut” ve dostları anlatılır-ken, “… Ülâike eshâbün-nâri hüm fiyhâ hâlidûn”… “İşte onlar nâr-ateş ehlidir, orada ebedî olarak kalırlar”… Ebcedi, 1295… Hârika: Ateş, nâr, od ?.. Harika: İmkânların üstünde olan şey. Hayret uyandıran. Hayranlık veren. Büyük ve görülmedik eser. Görülmedik derecede kıymetli !..

Farsça, “şikestü mekest”: Kırık. Kırış kırış ?.. İngi-lizce, “dissolve into tears”: Gözyaşları boşanmak ?.. İtalyan-ca, “perlustrato”: Aran/mış (–an), taran/mış (–an) ?.. Ebced-leri, 1306…

İtalyanca, “voto di castita”: Temizlik adağı, yaşam boyu evlenme/me(k) (–yiş) ?.. Costitutivo: Kur/ucu (–an), … kurma … (s)i ?.. Costoletta: Kotlet, pirzola ?.. Interprete (il): Yorum/cu (–layan). Çevir/en (–ici). *. Oyuncu, oynayan. Yö-net/ici (–en). Çalgıcı, çalan ?.. Proteggitore (il-): Koru/yucu (–yan) ?.. Hollandaca, “toneelvoorstelling”: Tiyatro temsili ?.. Ebcedleri, 1307…

Farsça, “vizareti dâd-güsterî”: Adalet bakanlığı ?.. Moâf hâsten: İstifa etmek ?.. Almanca, “reinigungsmittel,n”: Müshil. Deterjan. * ?.. Ebcedleri, 1308…

Almanca, “koteletten”: Favori ?.. Farsça, “küştî gire şüden”: Güreş ortada bitmek ?.. Almanca, “stattlich”: Boyu bosu yerinde; suna gibi; kelli felli (Gösterişli, yakışıklı, ba-baç;). Vakur, heybetli. Ehemmiyetli, büyük; külliyetli ?.. Testpilot,m: Pilot (Tecrübe uçuşu yapan) ?.. Sırpça, “bok-serska utakmica”: Boks maçı ?.. Ebcedleri, 1309…

Farsça, “hıştî”: Kerpiç şeklinde. Kareli. Dört köşe, kerpiç ev ?.. İngilizce, “telepathist”: Telepati kabiliyeti olan kimse. Telepatiye inanan kimse. * ?.. İtalyanca, “il interrato”: Bodrum kat(ı) ?.. Martellatore: Vur/an (–ucu) (Çekiçle). Kemir/en (–ici), içini yiy/en (–ici), yiyip tüket/en (–ici). Vur/an (–ucu). Çarp/an (–ıcı) ?.. Ebcedleri, 1310…

Farsça, “keştî şirâî”: Yelkenli gemi ?.. Latince, “praestîgiâtor”: Büyücü, dolandırıcı, hilekâr (Sihirbaz,) ?.. Ebcedleri, 1311…

Farsça, “gûşt-forûş”: Kasap ?.. Hırvatça, “geštalt psihologija”: Geştalt psikolojisi ?.. Boşnakça, “intrigirati”: Entrika yapmak ?.. Fransızca, “teintant”: Boyamaya yarayan, boyayan; renk-lendirici ?.. İtalyanca, “giornale settimanale”: Gazete (Haftalık) ?.. Piangere a dirotto: Ağlamak, gözlerin-den yağmur gibi gözyaşı akmak (dökülmek) (Hüngür hün-gür) ?.. Latince, “administrâtiônis”: Yardım, işbirliği (Yar-dım etme,). Hizmet. Yönetim ?.. Portekizce, “registro de carro”: Ruhsat ?.. Ebcedleri, 1312… Mirzabeyoğlu: 1312…

Latince, “prîmîs labrîs gustâre”: Sathî bilgiye sahib olmak ?.. Fransızca, “teintante”: Boyamaya yarayan, boya-yan; renklendirici ?.. Macarca, “testőr”: Koruyucu, fedai ?.. Ebcedleri, 1313… Seyyid Fehim-i Arvâsî Hazretleri 1895 (hicrî 1313) senesinde Van’ın Bahçesaray (Müküs) ilçesine bağlı, doğduğu Arvas (Doğanyayla) köyünde vefât etti… Secdeden başını kaldırıp “er-refîku’l-a’lâ” dedikten sonra sesli bir kelime-i tevhid çekip ruhunu teslim ediyor ve Mele-i a’lâ’daki yerine yükseliyorlar… Kabri oradadır ve sevenleri tarafından ziyaret edilmektedir… Vasiyetlerinden: “… Mu-hammed Emin yerime ikâme edilmiştir. Yâni benim vazîfemi yürütecektir… İnce kalblidir… Bize karşı sevgisi çok kuvvetli olduğu için benden sonra fazla yaşayacağını zannetmiyorum… Ondan sonra Seyyid Abdülhakîm mut-lak olarak yerime ikâme buyrulmuştur… Kendisi, Arvas’-ta olsun, Başkale’de olsun, İstanbul’da olsun ona itâat ediniz… Onun rızâsı benim rızâmdır… Ona muhâlefet bana muhâlefettir !”…

İngilizce, “ghost writer”: Bir diğerinin hesabına ve onun ismi altında makale veya kitap yazan kimse ?.. Slo-vakça, “cestovný šek”: Seyahat çeki ?.. İngilizce, “battle cruiser”: Kruvazör (Ağır) ?.. İtalyanca, “allettante”: Aldat/ıcı (–an). (Kendine) Çek/en (–ici). Baştan çıkar/an (–ıcı). * ?.. Saettante: Okçu. Ok atan. Okla vuran (yaralayan), oklayan. … yağmuruna tutan ?.. Terra Santa: Filistin (Kutsal toprak,) ?.. Ebcedleri, 1314…

23 Nisan 1983… Beni karşılarına almak istemez-ler, onlar için kötü olur. Ben iki mısra ile Ramazan’ın bütün ruhunu göstererek görüneceğim; aynı parayı vere-cekler… Farketmez, beni daha çok yükseltir… “Bu parayı kimseye vermezler efendim !”… Katiyyen !.. Söyledim; Ramazan sayfasına (Ergun Göze’nin hazırladığı) koyar-sanız geri alırım… Ön sayfada olacak. Senin eserini de (İstikbâl İslâmındır) Büyük Doğu yayınlarından basarız; onun kadrosuymuş gibi görünmeni istemem… Milyar ver-seler vermem ! Bir haysiyeti var… Büyük sentez… Onun yanında olmaz !..” (T.G. 6.74,75)

Farsça, “sadaka hâsten”: Dilenmek, sadaka istemek ?.. Agşiye: Perdeler, örtüler. Zarflar, mahfazalar ?.. Fuzulat: Ziyade olup işe yaramayan şeyler. Fazlalıklar ?.. Gaşiye: Perde. Örtü. Kıyamet. Dilenci ve cerrar. Ziyarete gelen dostlar gurubu ?.. Hoşnişin: Göçebe. Rahat yerleşmiş ?.. Mutazavvı’: Güzel kokusu etrafa yayılan ?.. Ebcedi, 1316… Ra’d sûresi 1. âyetinden… “… Tilke âyât-ül kitâb…”… “… İşte bunlar sana o kitabın âyetleridir…”… Ebcedi, 1316… Saf sûresi 8. âyet meâli: “Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoş görmese de Allah nurunu tamamlayacaktır”… “…NûrAllahi bi efvâhi-him vAllahü mütimmü nûrihî…”… Ebcedi, 1316… Maide sûresi 15. âyetinin sonu ve 16. âyetinin başı… “… Kad câeküm minAllahi nûrun ve kitâbün mübîn. Yehdî bihillahü…”… “…Ayrıca size, Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap da gelmiştir. Onunla Allah hidayete erdirir…”… Ebcedi, 1316… “Kitâbün”deki tenvin sayıldı, “mübîn”deki tenvin durak olduğundan sayılmadı…

Farsça, “hıştek”: Küçük kerpiç. Ağ. Pantolon ağı ?.. İtalyanca, “gusto raffinato”: Seçkin beğeni ?.. Almanca, “purgiermittel,n”: Müshil ilâcı ?.. Ebcedleri, 1320…

Farsça, “der-hâsten”: Dilemek, istemek ?.. Şikest-yâften: Yenilmek, mağlub olmak ?.. Fransızca, “théâtre d’ombres”: Tiyatrosu (Gölge) ?.. Hollandaca, “paternoster“: Tesbih (Gül). Hıristiyanların Fatiha’ya benzetebilecekleri duası. Durmadan inip çıkan asansör. * ?.. Presentator: Tak-dimci (erkek) (Sunucu,) ?.. İtalyanca, “stemperarsi in lacri-me”: Ağlamak (Gözyaşları boşanmak, hüngür hüngür) ?.. Ebcedleri, 1321…

Estçe, “vette kastma”: Islatmak. Suya daldırmak. Üzerine su serpmek ?.. Farsça, “muttesil geşten”: Yapışmak, bitişmek ?.. İtalyanca, “insistere in una ricerca”: Araştırmada direnmek (inatla çalışmak), bir araştırmayı inatla sürdürmek (Bir) ?.. Ebcedleri, 1330…

İtalyanca, “castelletto”: Küçük şato (konak). Kalecik, küçük kale. İskele, çat/ma (–ı) ?.. Impiastratore: Sıva(yı)cı, sür/ücü (–en), bula/yıcı (–yan). Kirlet/ici (–en). Ressam bozuntusu, kötü ressam. Boyacı ?.. İngilizce, “stomach tooth”: Dişi (Alt azı) ?.. Fransızca, “acquittement, m”: İbra (Aklama, temize çıkarma, beraat ettirme,). Ödeme. Bir hesabı kapatma, bir hesabın, bir faturanın altına “ödenmiştir” diye yazma. * ?.. Ebcedleri, 1332… “Kaptan Kust: 163+169= 332.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 422)

Almanca, “gestatten”: İzin vermek, müsaade etmek ?.. Farsça, “nohost-vezir”: Başbakan, başvekil ?.. İtalyanca, “incastratura”: Yuva, oyuk, oluk. (Birbirine) Geç(ir)me (–iş), oturt(ul)ma (–uş), göm(ül)me (–üş) ?.. Fransızca, “représen-tative”: Temsil eden. Temsile dayalı, temsilî. Örnek, tipik örnek. Gösterişli, yakışıklı ?.. İngilizce, “protectress”: Hami kadın ?.. Representative: Vekil, başkasını temsil eden kimse. Bir grup veya sınıfı temsil eden, numune olan. Vekâlet nev’inden. Taklit ve benzeme kabilinden. *. Mümessil. Milletvekili, mebus ?.. Ebcedleri, 1333…

Çekçe, “cestovat”: Seyahat etmek. Deniz yolculuğu yapmak. Dolaşmak, gezinmek. Gitmek. Dolaşmak ?.. Alman-ca, “amtsblatt,n”: Gazete (Resmî) ?.. İtalyanca, “fermacra-vatta”: İğnesi (Kravat) ?.. Macchiettista: Karikatürcü. Güldü-rücü (tiyatro sanatkârı), gülünç tipleri oynayan ?.. Ebcedleri, 1334…

İtalyanca, “castagnetta”: Kestanecik, küçük kestane. Mantar ?.. Costituente: Kur/ucu (–an). Oluştur/an (–ucu). Ya-pan ?.. Portekizce, “costeleta de cordeiro”: Kuzu pirzola ?.. Hollandaca, “instructeur”: Yol gösteren, akıl öğreten, direktif veren. Talim ve terbiye ?.. İngilizce, “damn with faint praise”: Medhetmek (İstemeyerek ve zorla birisini) ?.. Put out of the way: Öldürmek ?.. İtalyanca, “mototorpediniera”: Gemisi (Motorlu torpido) ?.. Latince, “dormitâtôris”: Düş gören (kimse) ?.. Ebcedleri, 1337…

Farsça, “mesel geşten”: Atasözü olmak. Ün kazanmak ?.. Hırvatça, “čestitost”: Dürüstlük, doğruluk ?.. İtalyanca, “lavatura gastrica”: Mide yıkama ?.. Sırpça, “čestitost”: Na-mus, dürüstlük ?.. Slovakça, “cestovať”: Seyahat. Deniz yol-culuğu. Gezi, tur. Yol parası. Dolaşmak. Gezinmek ?.. İtal-yanca, “imbrattamuri (l’-)”: Ressam bozuntusu ?.. Rappre-sentativo: Örnek. Gösteren, gösterme …(s)i. Temsil ed/en (–ici), temsil (etme) …(s)i. *. Sergileyen, ortaya koyan, dile ge-tir/en (–ici). Simgeleyen. Tasvir eden ?.. Latince, “concer-tâtôris”: Rakib ?.. Potestâtis: İzin (Fırsat,). Güç, kuvvet, yetenek, ehliyet, yeterlik, iktidar. Denetim, özdenetim. Ege-menlik, hakimiyet, hükümranlık, yönetim, yetki, otorite. *. Yüksek dereceli memur. Mülkiyet ?.. Ebcedleri, 1340…

Farsça, “şîrîn-kâşten”: Bir işi iyi yapmak ?.. İspanyol-ca, “armado hasta los dientes“: Silâhlı (Tepeden tırnağa) ?.. Ebcedleri, 1341… Ahkaf sûresi 2. âyetinin meâli: “Bu kita-bın indirilişi, Azîz ve Hakîm Allah tarafındandır”… Ebce-di, 1341…

Farsça, “nohost-vezîrî”: Başbakanlık ?.. Almanca, “stafette,f”: Haberci (Kurye,). Atlı postacı. (Ask.) Muharebe postası ?.. İtalyanca, “sopra scritta”: Adres, gideceği yer. Etiket. * ?.. Ebcedleri, 1343…

Mesnevî’nin 518. beyti:

–“Piş-i hesti o biyayed nist bud

ÇİST hesti piş-i o kur vü kebud.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1343… –“Onun varlığı huzurunda yok olmak gerekir – Onun varlığı önünde diğer varlıklar sadece körlüktür ve matemden ibarettir.”

İngilizce, “coast artillery”: Sahil topçusu ?.. İtalyanca, “patteggiamento”: Görüş(ül)me (–üş), görüşme yap(ıl)ma(sı) (–ış/ı). Tartış(ıl)ma (–ış). Uzlaş/ma (–ış). Anlaş/ma, anlaşma yap(ıl)ma(sı) (–ış/ı). Anlaşmaya yanaş/ ma (–ış) (otur/ma, –uş) ?.. Sfacettato: Tıraş edil/miş (–en) (Yontul/muş) (an). *. Değişik yön/lü (–den, inceleyen) ?.. Latince, “interfector”: Katil ?.. Sırpça, “krstarica”: Kruvazör ?.. Ebcedleri, 1352… Felâk sûresi ilk âyeti, “Kul eûzü bi rabb-il felâk”… Ebcedi, 1352…

Farsça, “gostâh kerden”: Cesur kılmak. Küstahlaştır-mak. Boyun eğdirmek ?.. Almanca, “taschenwörterbuch,n”: Lûgatı (Cep) ?.. İngilizce, “glottal stop”: (Dilb.) Hemze ?.. Summer theater: Tiyatro (Yazın sayfiyede oynanan) ?.. Eb-cedleri, 1355…

İtalyanca, “gastroenterico”: Mide-bağırsak … (s)i ?.. Ebcedi, 1358… Danca, “forelægge”: Sunmak, göstermek ?.. Ebcedi, 359… Jende-pûş: Eski püskü, yamalı hırka giyen… Jende-pûş: Ze+nun+dal+he+be+vav+şın… Noktalı harfler: Ze+nun+be+şın… 7+50+2+300= 359…

Çekçe, “cestovatel”: Seyahat eden. Yolcu. Başıboş dolaşan kimse. Kâşif ?.. Farsça, “gostahî kerden”: Cesaret etmek. Küstahlık etmek ?.. İngilizce, “apparatus criticus”: Derkenarı (Bir eserin). Edebî çalışmalarda kullanılan kitablar vb. * ?.. Latin characters: Harfleri (Latin) ?.. İtalyanca, “mostreggiatura”: Kıvrım ?.. Ebcedleri, 1365…

Almanca, “wohlgestaltet”: Boyu bosu yerinde (Bi-çimli, endamlı, mütenasip;). Güzelce şekillendirilmiş ?.. Farsça, “hîşten”: Kendi, kendisi. Zat, şahsiyet ?.. Keştî deryâ şinâsî: Deniz araştırma gemisi ?.. Almanca, “repräsentant (in,f)”: Mümessil, temsilci ?.. Fransızca, “représentant,m”: Temsilci. Milletvekili, temsilci. Elçi, temsilci. (Ticarette) Temsilci. Tip, örnek ?.. İspanyolca, “transparente,m”: Perde (M. Tül). Saydam, şeffaf. Duru, berrak. *. (Gölge oyunla-rında kullanılan) Işık geçiren perde ?.. İtalyanca, “pittore pro-lifico”: Ressam (Verimli (çok resim yapan)) ?.. Ebcedleri, 1366…

Almanca, “geistesarbeiter,m”: Fikir işçisi ?.. Farsça, “hâli gûştî”: Etle ilgili, etli ?.. İspanyolca, “representante, m,f”: Mümessil (Temsilci,). Delege. Artist, oyuncu ?.. İtalyanca, “attocconamento”: Onar(ıl)ma (–ış). Topuk (ökçe, taban) yap(ıl)ma(sı) ?.. Ebcedleri, 1367… “Ruhâmî: Mermer-den yapılmış… Ruhâmî: Re+hı+elif+mim+ye… 200+600+1+ 40+10= 851… Sütûn: Sin+te+vav+nun… 60+400+6+50= 516… Mermer’den Sütûn: 1367.” (H.T. sh203)… Temlîhât: Temlihler, nükteli sözler… Temlîhât: Te+mim+lâm+ye+ha +elif+te… 400+40+30+10+8+1+400= 889… Cüst-ü cû: 3+60 +400+6+3+6= 478… Temlîhât cüst-ü cû: 889+478= 1367…

Farsça, “merhamet-güster”: Merhametli, merhamet edip acıyan, lütûfkâr “Bir merhamet heykeli, mahzun bakışlı yetim”?.. İtalyanca, “le castagnette”: Çalpara, zil ?.. La costituente: Kurucu meclis ?.. Fransızca, “bourse ronde-lette”: Kese (Oldukça dolu bir) ?.. Ebcedleri, 1368…

Farsça, “gostâh gerdîden”: Cesur olmak. Küstahlaş-mak ?.. Almanca, “konstrukteur”: Ressam; desinatör, projeci (Konstruktör). Makine vs. yapan mühendis ?.. Fransızca, “monter sur la Parnasse”: Şiir yazmak (Şiir ile uğraşmak, şair olup) ?.. İtalyanca, “rappresentante”: Temsilci, öncü, … adına davranan ?.. Ebcedleri, 1369… Hicrî 1369, milâdî 1950… “Levha: 26 Şubat 1985… Tiyatro eseri gibi bir “biyografi – hayat hikâyesi”… Üstadım’ın imiş ve Büyük Doğu yayın-larından yeni çıkmış… Üstadım, “benim dostum 37 yaşın-da !” diyor… Doğum tarihi filân var !” (T.G. 4.100,101)

Slovakça, “chrbtová kosť”: Omurga, belkemiği ?.. Gavr-ı in’idam: Yokluk çukurunun dibi ?.. Ebcedleri, 1372 … Tavsif-i bi-l fezail: Faziletlerini zikrederek tavsif etmek ?.. Noktalı harflerinin toplamı, 1372… Bakara sûresi 257. âye-tinden, meâlen: “Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır…”… “Ez-zulumât”, ebce-di, 1372… (Harf-i tarif olan “lam” okunmadığından hesaba katılmadı.)… Milâdi, 1952-1953… Üstad için 12.12.1952 ta-rihi, Üsküdar Toptaşı Cezaevi !..

Hırvatça, “geštetner”: Teksir makinesi ?.. Almanca, “übertragene bedeutung”: Mecazî mânâ ?.. Estçe, “usaldus-täratav”: Güvenilir ?.. Fransızca, “s’entretenir”: Görüşmek (Konuşmak,) ?.. İtalyanca, “martirizzamento”: İşkence etme (ediş) (edil/me, –iş). Şehid etme (ediş) edil/me (–iş). *. Acı çek(tir)me (–iş) ?.. Ebcedleri, 1373…

Farsça, “küştiyâr-ı kesî şüden”: Çok ısrar etmek ?.. İtalyanca, “tra loro c’è del guasto”: Araları açık (bozuk), ara-larında anlaşmazlık var ?.. Assaettente: Okla vuran. Tedirgin ed/en (–ici). Korkunç. Ok gibi giren. Çok acı ?.. Latince, “tempestâtis”: Mevsim, dönem (Zaman,). Hava. Fırtına. Şid-detli öfke ?.. Ebcedleri, 1375…

Farsça, “keyfer-hâst”: İddianâme ?.. İbraz-ı fazl u hüner: Hüner ve fazilet gösterme ?.. Tarih-i umumî: Umumî tarih ?.. Ebcedleri, 1377… Üstad’ın Toptaşı Cezaevinde 1957 hapsi

Mesnevî’nin 360. beyti:

–“Devr devr-i Iysî EST ey merdümân

Bişnevîd esrar-ı kîşi o bi cân.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1377… –“Ey insan-lar ! Devir İsa devridir – O’nun dininin sırlarını canla başla dinleyiniz.”… Devr: Casus. Hafiye ?.. Est: Kust ?.. Kusto hafiye İsa ?.. 1377 + 622 = 1999… Hicrî şemsî sene olarak pek mânâlı !..

İngilizce, “take into custody”: Tutmak, hapsetmek, tevkif etmek ?.. İsveççe, “utmattning”: Yorgunluk ?.. Ebced-leri, 1378… Hapis içinde hapis… Metris’ten Kartal, oradan Bolu !..

Farsça, “mekremet-güster”: Merhamet dağıtan, mer-hamet yayan ?.. Fikr-i muzmer: Gizli kalmış ve dışarı vurul-mamış fikir ?.. Gayr-ı müslim: Müslüman olmayanlar ?.. Haşefe: Hiss. Harekete ve yürüyüş sesine derler ?.. Hazf: Parmağıyla taş atma ?.. Temsilât: Temsiller, örnekler ?.. Tezri’: Öksürme. Genirmek ?.. Ebcedleri, 1380…

Slovakça, “jašterica”: Kertenkele ?.. Fransızca, “artis-te culinaire”: Aşçı, aşçıbaşı ?.. Ebcedleri, 1383…

Dabb: Kertenkele. Yaraya merhem sürmek. Akmak. Süt sağmak. Yere yapışmak. Dudakta olan bir hastalık (çatla-yıp kan akar). Hurma çiçeği ?.. Dabu’: Sırtlan ?.. Dabbet-ül arz ?..

Slovakça, “hašteriť sa”: Atışmak, ağız kavgası yap-mak. Kavga etmek, atışmak. Tartışmak ?.. Hašterivec: Kav-gacı ?.. Ebcedleri, 1384…

Çekçe, “hašteřit se”: Atışmak. Tartışmak. Kavga et-mek, atışmak ?.. Dest-güzar: İmdada yetişen, yardım eden, yardımcı ?.. Feşga: Pamuk parçası ?.. Mazallenişin: Gölge-likte oturan ?.. Melhuzât: Olabilir şeyler. Hatıra gelen şeyler. İhtimaller ?.. Ebcedleri, 1385…

Yiddiş dilinde, “kastritker kaban”: Büyük domuz, besi domuzu ?.. Fransızca, “mettre quelqu’un aux nues”: Öv-mek (–i göklere çıkarmak, çok) ?.. Ebcedleri, 1386…

Farsça, “gend ber hâsten”: Kötü koku yayılmak ?.. İtalyanca, “il castigamatti”: Sopa, değnek. Sert adam ?.. Eb-cedleri, 1387…

İtalyanca, “castigatamente”: Düzgünce, düzgün ola-rak, düzelmiş olarak ?.. Latince, “praestîgiâtrîcîs”: Büyücü, dolandırıcı, hilekâr (Sihirbaz,) ?.. Ebcedleri, 1388…

Farsça, “hân gosterden”: Sofra yaymak. Sofra kurmak ?.. Emraz-ı efrenciye: Frengi hastalıkları, efrenci marazları ?.. Grafik: Bir hâdisenin gidişatını göstermek, birkaç şey arasın-da karşılaştırma yapmak için çizgi ve şekillerle yapılan ra-kamlı cetvel ?.. Münzirât: Haber verip kötülüğünü söyleyerek korkutanlar ?.. Teşrifat: Resmî kabul ve ziyaretlerdeki kabul merasimi. Protokol ?.. Ebcedleri, 1391…

Farsça, “ferâ hâsten”: Kalkmak, ayağa kalkmak ?.. Almanca, “schattenseite,f”: Gölge tarafı. Madalyanın tersi ?.. İngilizce, “absent without leave”: Asker kaçağı ?.. Ebcedleri, 1392…

Slovakça, “hašterivosť”: Titizlik ?.. İngilizce, “legiti-mate stage”: Tiyatro (Oyuncuların ve seyircilerin bir arada bulundukları canlı) ?.. İtalyanca, “motteggiamento”: İğnele/ me (–yiş), alay (Alay et/me (ediş),). Şaka etme (ediş) ?.. La-tince, “praestîgiâtrix”: Büyücü, dolandırıcı, hilekâr (Sihir-baz,) ?.. Ebcedleri, 1395…

Çekçe, “malá kůstka ve středním uchu”: Örs kemiği ?.. Farsça, “ferâmûş geşten”: Unutulmak ?.. Fransızca, “cas-tagnettes,f,pl”: Çalpara ?.. Exterminatrice: Yok edici, kökünü kazıyıcı, öldürücü ?.. Ebcedleri, 1397…

Farsça, “ferâ hâsten”: Çağırtmak, yanına çağırtmak ?.. Makedonca, “guşteritsa”: Kertenkele ?.. İtalyanca, “mettersi a piangere”: Ağlamaya başlamak (koyulmak), oturup ağla-mak ?.. Ebcedleri, 1398…

Farsça, “keştî şunkeş”: Kum çıkarma gemisi ?.. İtal-yanca, “costituzionalita”: Anayasaya uygunluk, anayasallık ?.. Sostantivato: Ad olarak kullanıl/mış (–an) ?.. Stipendio netto: Maaş (Net) ?.. Ebcedleri, 1400…

Üstad’ın ÇİLE’sinden:

–“1400’e bir yıl var, yaklaştı zamanımız;

Bu asırda gelir mi dersin kahramanımız?..

Ali b. Hüsameddin el-Muttaki’nin “Kitab-ül Burhan fi Alâmet-il Mehdiyy-il Âhir Zaman” isimli eserinden hadis-ler…

İbni Asakir diyor ki: Ebu Said Ahmed b. Muhammed Bağdadî (aradaki ravi silsilesi ile) rivayet etti. Enes b. Malik’den… O dedi ki, Resûlullah buyurdu: “Kim bir din kardeşinin Allah yolunda bir ihtiyacını görürse, Allah Teâlâ onun için, gündüzlerini oruçla, gecelerini de ibadetle geçirmişçesine şu dünyanın yedi bin yıllık ömrü müddetince sevab yazar.

İbni Adiyy diyor ki: Ebu İshak, İbrahim b. Abdullah Nebti, (aradak ravi silsilesi ile) Enes b.Malik’den tahric etti… O dedi ki, Resulullah buyurdu: “Dünyanın ömrü, ahiret günlerinden yedi gündür. Allah Teâlâ buyurdu ki, “Senin Rabbinin yanındaki bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibi-dir.”

Ahmed İbni Hanbel “İlel”inde nakletti. İsmail b. Abdülkerim, Abdüssamed’den, o da Vehb’den rivayet etti: “Dünyadan beş bin altı yüz yıl geçmiştir.

7000–5600= 1400 !..

Tirmizi, sahih diyerek Ebu Hüreyre’den tahric etti. Buyurdu ki: “Eğer dünyadan bir gün bile kalsa, Allah, o, idareyi ele alıncaya kadar, o günü uzatırdı.

Hasen b. Süfyan ve Ebu Naim, Ebu Hureyre’den tahric ettiler ki: “Eğer dünyadan bir gece bile kalsa, Allah onu uzatır ve Ehli Beytim’den birisini melik kılardı.

İbni Mâce ve Ebu Naim, Ebu Hureyre’den tahric ettiler… O dedi, Peygamber buyurdu: “Eğer dünyadan bir gün kalsa, Allah o günü uzatır ve Ehli Beytim’den birisini melik kılar. O Kostantîniyye’yi ve Deylem dağlarını da fetheder.

Açıkça görülüyor ki, 1979’da Allah’ın insanoğluna verdiği vâde tamamlanmış !.. Şimdi O’nun yüzü suyu hürmetine bir yüzyıl daha ilâve edilmiş… Bizse nelerle ilgileniyoruz… O’nu da öldürmeye kasdetmişiz !.. Müebbed hapislerde çürütüyoruz!..

Sırpça, “ogostiteljstvo”: Otelcilik, lokantacılık ?.. Darabât: Vuruşlar. Çarpmalar. Vurmalar ?.. Hizab: Boya, levn. Kına ?.. Sühuletbahş: Kolaylık veren. Kolay kullanılan. Pratik ?.. Tadaccur: Sıkılma, sıkıntı, iç sıkılması ?.. Tazaccur: Sıkıntı. İç sıkılma ?.. Zucret: Yürek darlığı, iç sıkıntısı ?..  Ebcedleri, 1403…

Mesnevî’nin 608. beyti:

–“Ver bigîrî kist CÜST-Ü CÛ küned

Nakş bâ nakkaş çün nîrû küned.”

Ebced değeri olarak ikinci mısra 1403… –“Eğer (o nimetleri) esirger (keser)sen kim onu arayıp (isteyebilir ?) – Nakış nakkaş ile nasıl olur da cedelleşir ?”…

Almanca, “kastagnetten”: Çalpara ?.. Ausstattung, f: Dekor, mizansen ([Tiy.]). Techizat, donatım. Mefruşat, mo-bilya. Çeyiz, sandık eşyası. *. Haricî şekil; kılık ?.. Ebcedleri, 1404…

Fransızca, “gastro-entérologue”: Mide-bağırsak hasta-lıkları uzmanı ?.. İtalyanca, “notizia inattesa”: Haber (Bek-lenmedik) ?.. Ebcedleri, 1408…

Hırvatça, “čistiti metlom”: Süpürmek, süpürerek te-mizlemek ?.. Cistitis: (Tıb.) Sistit ?.. Almanca, “substi-tution,f”: Yerine geçir(il)me. Vekâlet. İkame ?.. Ebcedleri, 1410…

Farsça, “feryâd hâsten”: Yardım istemek ?.. Fransız-ca, “gastro-entérologie,f”: Mide-bağırsak hastalıklarıyla uğraşan tıb dalı; sindirim hastalıkları dalı ?.. İngilizce, “cast to the winds”: Boşvermek. Reddetmek. Kulak tıkamak. (Nasihat vs’ye) Kulak asmamak. (İş vs’yi) Kabul etmemek. (Tedbir vs’yi) Elden bırakmamak. Hiç aldırmamak ?.. Fran-sızca, “attitré”: Ünvanlı. Yetkili, yetkisi kabul edilmiş. Para ile tutulmuş ?.. Latince, “circumspectâtrîcis”: Casus ?.. Ma-carca, “rejtett”: Saklı, gizli ?.. Ebcedleri, 1412…

İtalyanca, “costantemente”: Sürekli olarak, ardı arası kesilme/den (–ksizin), değişme/den (–ksizin) ?.. Slovakça, “cestujúci”: Yolcu ?.. Fince, “teatteri”: Tiyatro ?.. Fransızca, “attitrée”: Ünvanlı. Yetkili, yetkisi kabul edilmiş. Para ile tutulmuş ?.. İspanyolca, “torturar”: İşkence etmek. Eziyet etmek, azap vermek, eza çektirmek ?.. İtalyanca, “atterrire”: Korkutmak. Korku vermek. Yıldırmak. Ürkütmek ?.. Ebced-leri, 1413… Milâdi 1992-1993… Tilki Günlüğü’nün hemen hemen tamamlandığı tarih !..

Mü’min sûresi 2. âyetinin meâli: “Bu kitabın indi-rilişi, Azîz ve Alîm Allah tarafındandır”… Ebcedi, 1413…

Hollandaca, “schistositeit”: Kayanın ince tabakalara ayrılması ?.. Nağmekeş: Türkü söyleyen, şarkı söyleyen ?.. Ratibehâr: Vazifeli. Görevli ?.. Taht-eş şuur: Şuur altı. Şuur haricinde olarak açılıp yayılan zihnî faaliyet ?.. Ebcedleri, 1415…

Çekçe, “cestující”: Seyyar, seyyah. Yolcu ?.. Arna-vutça, “shkurtim fondesh”: Balta ?.. Ebcedleri, 1417… “Necib Fazıl Kısakürek: 1417.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 471)… Hicrî 1417, milâdî 1997… Mehdî Salih İzzet Mîrzabeyoğlu: Mim+he+dal+ye+sad+elif+lâm+ha+ayn+ze+te+mim+ye+re +ze+elif+be+ye+vav+kef+lâm+vav… 40+5+4+10+90+1+30 +8+70+7+400+40+10+200+7+1+2+10+6+20+30+6= 997…

Sırpça, “šištati”: Islık çalmak; vızıldamak; ıslamak ?.. Fransızca, “agent de renseignements”: Casus ?.. Ebcedleri, 1421…

Çekçe, “cíl cesty”: Hedef, varış ?.. İtalyanca, “protet-tivo”: Koru/yucu (–yan). Koruma … (s)i ?.. Portekizce, “car-teira de troca”: Kesesi (Para) ?.. Ebcedleri, 1431… “Salih Mirzabeyoğlu: 129+1302= 1431.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 477)

Farsça, “ser-engoştân henâyî kerden”: Yüzük kaşına işleme yapmak ?.. Latince, “tergiversâtiônis”: Red, kabul et-meyiş, kaçamak, bahane ?.. Ebcedleri, 1435…

Farsça, “keştî ateşî”: Buharlı vapur ?.. Gramer: Cüm-lelerin, kelimelerin, hecelerin ve harflerin hâllerinden bahse-den ilim. Dilbilgisi ?.. Güşayiş-i hâtır: Gönül ferahlığı, iç açıklığı ?.. Hatemat: Hatim etmeler. Sona erdirmeler ?.. Hınziman: Cemaat, topluluk. Taife ?.. Hırka-i Saadet ?.. Mahaz: Su akacak yer. Doğum ağrısı. Doğum sıralarında gelen sancı ?.. Mazarrat: Zararlar. Ziyanlar. Mazârr ?.. Me-haz: Su akacak yer, su mecrası. Gebe kadının ağrısının tut-ması. Gebe deve ?.. Sagır-üs sinn: Yaşı küçük ?.. “Şekergü-zar” veya “şükrgüzar”: İyilik bilen, teşekkür eden ?.. Tema-ruz: Yalandan hastalanmak. Kendini hasta gibi göstermek ?.. Ebcedleri, 1441… “Salih Mirzabeyoğlu: 129+1312= 1441.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 483)

İngilizce, “cast stones at”: Taşlamak, tenkid etmek ?.. Almanca, “beutelratte,f”: Sıçan (Keseli) ?.. Ebcedleri, 1442…

Rusça, “çuvstvîtyel’nost’”: Duyarlık ?.. Gazeliyyat: Gazel tarzında yazılmış şiirler ?.. Hasr-ı nazar: Sadece bir şeye bakıp dikkat etmek. Yalnız bir mevzu veya meslek üzerinde çalışıp onda mütehassıs ve muvaffak olmaya çalış-mak ?.. Mergzar: Çayırlık, çimenli ve sulak yer. Mer’a ?.. Mürgzar: Kuşu çok olan yer. Kuş bahçesi ?.. Mütevatirat: Mütevatir olanlar. Çoklarının bildiği ve duyduğu haberler, hususlar. Kizb üzerine ittifakları aklen muhal olan bir topluluk tarafından verilen haberle hüküm ve tasdik olunan kaziyeler ?.. Tegamüz: Birbirine göz ucu ile işaret etme ?.. Zu-esmar: Meyveli. Semereli ?.. Ebcedleri, 1448…

Farsça, “teşki küştî”: Güreş minderi ?.. İtalyanca, “finestra murata”: Pencere (Duvarla kapatılmış pencere, örül-müş) ?.. Ebcedleri, 1450… “Salih Mirzabeyoğlu: 451= 1450.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 489)

Farsça, “ferâh geşten”: Ferahlaşmak ?.. Hoşt-o-moşt: Yumruk yumruğa dövüş ?.. İtalyanca, “anticostituzionale”: Anayasaya aykırı ?.. Ebcedleri, 1451… “Şerif Muammer Erdiş: 1451.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 491)

Farsça, “gûşt reften”: Zayıflamak, cılızlaşmak ?.. Merd-i garib: Yabancı yerlere, gurbete düşmüş kişi ?.. Eb-cedleri, 1456… “Mehdî Muhammed Mirzabeyoğlu: 62+92 +1302= 1456.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 495)

İtalyanca, “costituzionalista”: Anayasacı; anayasa (hukuku) uzmanı ?.. Rapportatore (il-): Casus, hafiye, haber-ci. İletki, minkale. *. Söz getirip götüren, dedikoducu. İleten. Duyur/an (–ucu), bildir/en (–ici). Aktar/an (–ıcı) ?.. Ebced-leri, 1460…

(“Kaya Balaban’a, birini anlatıyorum… Geveze bir dedikoducuyum… Uzun ve muntazam cümlelerle çok gü-zel konuşuyorum…” T.G. 2.174) ?.. “Hafiyeyim” ?.. “Anayasa hukuku uzmanıyım” ?.. “Kusto”yum ?.. Hepsi bir arada !..

(Fransızca bir kelime, “jacasseuse”: Geveze, çalçene ?.. Casus ?..)

(–“Honneur, au voient superieur, Au voient superieur honneur !”… –“Şeref, üstün haberciye, –Üstün haberciye şeref !”…)

Hırvatça, “gušterača kod životinja”: Sakatat ?.. İtalyanca, “letto monumentale”: Yatak (Pek büyük) ?.. Ebced-leri, 1462… “Mehdî Mahmud (sıfat) Mirzabeyoğlu: 62+98 +1302=1462.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 500)

Hırvatça, “kostrešiti se”: Keten tarağı ile taramak ?.. Damga-i Vahdet: Birlik damgası. Cenab–ı Hakkın birliğini gösteren delil ?.. Ebcedleri, 1468…

İtalyanca, “scostumatamente”: Ahlâksızca. Görgüsüzce, kabaca, göreneksizce ?.. Finestra rotonda: Pencere (Yu-varlak) ?.. Gattamorta: Tilki(nin biri) ?.. Tastatore: Araştır/ıcı (–an) (Bak/ıcı (–an),). Nokta elektrod. Yokla/yı-cı (–yan). Elle/yici (–yen). *. Dene/yici (–yen). Tad/ıcı (–an) ?.. Tasta-tura: Araştır(ıl)ma (–ış) (Bak(ıl)ma (–ış),). Yokla(n)ma (–yış, –ış). Elle(n)me (–yiş, –iş), değ(il)me (–iş). Anlamaya çalış-(ıl)ma (–ış). *. Dene(n)me (–yiş, –ış). Tatma (tadış), tadıl/ma (–ış) ?.. Fransızca, “rentraiture,f”: Tamir etme, yamama (Belli olmayacak şekilde) ?.. Ebcedleri, 1469… “Mehdî Mahmud (sıfat) Mirzabeyoğlu: 59+98+1312=1469.” (Lû-gat-ı Salihûn, sh 504)

Farsça, “nâ hestû şoden”: İnkâr etmek ?.. Almanca, “eintritt,m”: Başlangıç, çatma (Başlama,). Giriş, duhul, ilti-hak, katılma. İçeri alma. İntisab, kabul. *. Vuku, hulul ?.. Porträtieren: Portresini yapmak ?.. Latince, “interpretor”: Yorumlamak, açıklamak, çevirmek, anlatmak ?.. Sırpça, “crtati”: Resmetmek, resim yapmak (kalemle) ?.. Ebcedleri, 1471… “Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 691+477+1302= 2470 = 1471.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 505)

İtalyanca, “costretto”: Zorlan/mış (–an), … zorunda kal/mış (–an) (bırakıl/mış, –an) ?.. Mütevaggil: Bir şeyin çok derinliğine giren, meşguliyetini derinleştiren. Usanmayıp, yo-rulmayıp gayret ve devam eden ?.. Şöhretşiâr: Şöhretli, şöh-ret sahibi ?.. Tesvig: Cevaz verme. Kolaylaştırma. Tecavüz etmek, haddini aşmak ?.. Ebcedleri, 1476…

Farsça, “guşti zâyed cefn”: (Tıb) Trahom ?.. İtalyan-ca, “costituzionalistico”: Anayasacı, anayasacı(lık) …(s)i ?.. İngilizce, “storiette”: Hikâye (Küçük) ?.. Ebcedleri, 1478…

Farsça, “küştî giriften”: Güreş tutmak, güreşmek ?.. Almanca, “schattiert”: Gölgeli ?.. İsveççe, “dödstrött”: Yor-gun, turşusu çıkmış (Çok) ?.. İtalyanca, “stare in consultare”: Görüşmek (Oturum yapmak, tartışmak,) ?.. Ebcedleri, 1480…

İtalyanca, “costituzionalmente”: Anayasa açısından (bakımından) ?.. Costrutto: Yapıl/mış (–an, –ı). Kurul/muş (–an, –u). Çizil/miş (–en, –i) ?.. Turchinetto: Mavisi (Açık (soluk) mavi, gök) ?.. Almanca, “porträtmaler,m”: Ressamı (Portre) ?.. Ebcedleri, 1481… “Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 691+477+1312= 2480= 1481.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 513)

Farsça, “murtedi’ geşten”: Bir işten geri durmak ?.. İngilizce, “contribute to”: Yardım etmek, iştirak etmek. (Gazateye) Yazı vermek ?.. Ebcedleri, 1484…

Mesnevî’nin 608. beyti:

–“Ver bigîrî kist CÜST-Ü CÛ küned – Nakş bâ nakkaş çün nîrû küned.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1484… –“Eğer (o nimetleri) esirger (keser)sen kim onu arayıp (isteyebilir ?) – Nakış nakkaş ile nasıl olur da cedelleşir ?”… “Kist cüst-ü cû” ?.. KUSTO Araştırması !..

Farsça, “ziyâ-güster”: Işık veren, ışık yayan ?.. Boş-nakça, “raspuštenica”: Dul kadın ?.. İtalyanca, “nave traghet-to”: Gemisi (Feribot, aktarma) ?.. Ebcedleri, 1491…

İtalyanca, “costitutore”: Kur/ucu (–an). Oluştur/ucu (–an). Yap/ıcı (–an). Seç/ici (–en) ?.. Slovakça, “kostený pletenec”: Kemer, kuşak, korse ?.. Ebcedleri, 1492…

Fransızca, “historiette,f”: Hikâye, masal (Küçük) ?.. Ihve-i müteferrikîn: Ana baba bir veya yalnız ana bir yahut da yalnız baba bir erkek kardeşler ?.. Ebcedleri, 1493… “Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 62+129+1302= 1493.” (Lû-gat-ı Salihûn, sh 521)

İtalyanca, “eccezione di costituzionalità”: Anayasaya aykırılık (konusunda karşı çıkma) ?.. Hırka–i Şerif ?.. Meşihat–ı İslâmiyye: İslâmî işlerin ilmî meseleleri ile uğra-şan devlet dairesi ?.. Ebcedleri, 1496…

İtalyanca, “costruttivo”: Yapıcı. Yapı (yapma, kurma, çizme) …(s)i ?.. Almanca, “theaterstück,n”: Tiyatro, temaşa, dram; sahne eseri (Piyes,) ?.. Sırpça, “četrdesetogodišnjak”: Kırklık, kırk yaşlarında ?.. Ebcedleri, 1497… “Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 59+126+1312= 1497.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 524)

Almanca, “interkostalneuralgie”: Nevralji enterkostal ?.. İtalyanca, “lo stereofotogramma”: Resim (Üç buudlu) ?.. Sırpça, “sutrašnjica”: Yarın, gelecek, ilerdeki zaman ?.. Eb-cedleri, 1498…

İtalyanca, “costrittivo”: Zorla/yıcı (–yan), zorlama … (s)i, … zorunda bırakan ?.. İhtira’kerde: Eşine rastlanmayan keşif. Yaratılmamış olmak ?.. Zahir: Engin denizler. Taşkın, coşkun. Semiz, tavlı ve bol olan ?.. Ebcedleri, 1501…

İtalyanca, “costitutario”: Ortaklık kur/ucu (–an) ?.. İngilizce, “detective story“: Romanı (Polis) ?.. Ebcedleri, 1502 …

İngilizce, “cast in ones lot with”: Birinin kaderine bağlanmak, birinin nasibini paylaşmak ?.. İtalyanca, “i gaste-rosteiformi”: Kemik-karınlılar ?.. Ebcedleri, 1506… “Selase (üç) ışk: 1036+ 470= 1506.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 534)

Farsça, “agesten”: Basarak doldurmak. Tıkmak, tıkıştırmak ?.. İtalyanca, “mettere avanti”: Sunmak, vermek, ileri (öne) sürmek ?.. Ebcedleri, 1511…

Slovakça, “cestovať saňami”: Kızakla gitmek ?.. Hollandaca, “openluchttheater”: Tiyatrosu (Açık hava) ?.. İngilizce, “attorney at law”: Avukat ?.. İsveççe, “kortfattad”: Kısa, özlü ?.. Ebcedleri, 1512… “Mehdî Salih Mirzabe-yoğlu: 62+129+322= 513= 1512.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 540)

Farsça, “çeştehor”: Bir şeyi tadmakla ona alışan ?.. Rumca, “mithistoriografos”: Yazarı (Romancı, roman) ?.. Ebcedleri, 1514…

Farsça, “çeşte-hâr”: Nevâle yiyen. Bir şeyi tadmakla ona alışan ?.. Fransızca, “petits-enfants,m,pl”: Torunlar ?.. Ebcedleri, 1515…

Farsça, “müessir geşten”: Tesirli olmak, etkili olmak ?.. Kefş hâsten: Yola çıkmak ?.. Ebcedleri, 1517…

Filipince, “kasuutang may maraming gayak palamu-ti”: Süslü koşum takımı ?.. Slovakça, “cestovný lístok”: Bilet. Gidiş bileti ?.. İtalyanca, “tinteggiatore”: Boyacısı (Duvar) ?.. Tinteggiatura: Boya vur(ul)ma(sı) (–uş/u). Boya(n)ma (–yış, –ış). Renklendir(il)me (–iş). Duvar boyası ?.. Un giornale il lustrato: Gazete (Resimli bir) ?.. Ebcedleri, 1519…

İtalyanca, “il costrutto”: Yapı. Cümle. Yarar, çıkar. Anlam ?.. Boşnakça ve Sırpça, “nacrtati”: Çizmek (Bir şeyin resmini) ?.. Hollandaca, “portretschilder”: Ressamı (Portre) ?.. Ebcedleri, 1522… Hırka-i Tecrîd: Hı+re+kaf+he+te+cim +re+ye+dal… 600+200+100+5+400+3+200+10+4 = 1522…

Farsça, “gûşt-hâr”: Etobur, et yiyen ?.. Keştî buhâr: Buharlı gemi ?.. İtalyanca, “assemblea costituente”: Kurucu meclis ?.. Slovakça, “cestovať na saniach”: Kızakla taşımak ?.. Arnavutça, “shkretëtirë”: Çöl. Vahşi, yabanî ?.. İtalyanca, “aceto dei sette ladri”: Sirke (Kokulu) ?.. Controtagliato: Kesilmiş (biçilmiş, delinmiş) (Resme/tasarıya göre) ?.. Sırpça, “testerica“: Testere (Kıl testere, çok ince) ?.. Ebcedleri, 1533… “Mehdî Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 62+691+477+ 1302= 2532= 1533.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 558)

Farsça, “gerd ber hâsten”: Toz kalkmak. Üzüntüsü belli olmak ?.. Gamze-i fettân: Câzibedar ve süzgün bakış ?.. Mütemârızâne: Yalandan hastalanarak ?.. Ebcedleri, 1537…

Farsça, “gûşt-hâre”: Etobur, et yiyen ?.. Sırpça, “zaštititi”: Korumak, himaye etmek, arka çıkmak ?.. Ebcedleri, 1538…

Farsça, “der-hâst kerden”: Dilemek, istemek. Hükmetmek ?.. Slovakça, “uzavretá cesta”: Kapalı yol ?.. Ebced-leri, 1545…

Slovakça, “kostrbatosť”: Düzensizlik ?.. Nazariyyât: Görüşler. Düşünceler. Doğruluğu isbat edilmemiş ilmî görüşler ?.. Tanziren: Nazire olarak. Benzetme sûretiyle ?.. Ebced-leri, 1561…

Farsça, “hestegî der kerden”: İstirahat etmek, yorgunluk çıkarmak ?.. Almanca, “korvettenkapitän,m”: Deniz binbaşısı ?.. Ebcedleri, 1568…

Farsça, “hîşten-dâr”: Kaçınan, perhizkâr ?.. Muğlakat: Kapalı ve anlaşılması zor olan şeyler ?.. Ebcedleri, 1571…

Mesnevî’nin 210. beyti:

–“Ey men an RUBAH-i sahra kez kemin – Ser büridendeş beray-i pustin.”

Ebced değeri olarak ikinci mısra 1571… –“Ben o, sahra tilkisiyim ki postum için – Beni tuzağa düşürüp başımı kestiler.”

İtalyanca, “ordine costituito”: Kurulu düzen ?.. Mena-tık-ı duşize-i tahayyül: Tahayyülün bâkir mıntıkaları ?.. Tenezzüh-ü zâtî: Zata mahsus tenezzüh. Yani zatının bütün noksan sıfatlardan, kusurlardan temiz ve uzak oluşu ?.. Eb-cedleri, 1573…

Farsça, “dest nohost”: İlk el, birinci el ?.. İngilizce, “distant relative”: Akraba (Uzak) ?.. Ebcedleri, 1574…

Farsça, “keştî neft keş”: Tanker ?.. Delâlet-i zâtiye: Kendi zâtı ile, bizzat kendisini eserleri ile göstermek sûre-tiyle olan delâlet, şahidlik ?.. Durub-u emsal: Meşhur sözler. Darb-ı meseller. Atasözleri ?.. Muğlakiyyet: Muğlak olma hâli. Anlaşılmazlık ?.. Zafere: Göze inen perde ?.. Ebcedleri, 1580…

Hırvatça, “čistiti drage metale”: Ufak pota ?.. İtalyan-ca, “libretto di risparmio”: Defteri (Küçük hesab) ?.. Ebced-leri, 1592… “Mehdî Muhammed Salih Mirzabeyoğlu: 59+ 92+129+1312= 1592.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 594)

Slovakça, “čistý štít”: Arduvaz ?.. Fransızca, “retour-ner sa veste”: Din değiştirmek, parti değiştirmek (Birdenbire düşünce ve inançlarını değiştirmek;) (Kaptan Kusto Müslü-man)?.. İtalyanca, “gatto inferocito”: Kedi (Kudurmuş) ?.. Ebcedleri, 1593…

İtalyanca, “corte costituzionale”: Anayasa mahkemesi ?.. İngilizce, “melt into tears”: Gözyaşlarına boğulmak ?.. Ebcedleri, 1600…

İtalyanca, “mettere in castigo”: Cezalandırmak, ceza vermek ?.. Hadacir: Sırtlan ?.. Ebcedleri, 1604…

İngilizce, “cast one’s lot with someone”: Birisi ile herşeyi paylaşmak ?.. Cast out: Sürmek. Kovmak. Uzaklaştırmak ?.. Latince, “immortâlitâtis”: Ün (Kalıcı). Ölümsüz-lük. * ?.. Ebcedleri, 1609…

Farsça, “fetvâ hâsten”: Fetva istemek ?.. Kuşe-i ferag: İnsanın herşeyden feragat edip çekildiği köşe ?.. Ebcedleri, 1613…

Slovakça, “čistiaci stroj”: Temizleyici, arıtıcı ?.. Duhul-i muzafferâne: Muzafferce giriş ?.. Ebcedleri, 1630…

Farsça, “hîşten-niger”: Bencil, egoist ?.. Ebcedi, 1636 … İtalyanca, “simbolistico”: Simgeci. Simgeci(lik) …(s)i ?.. Ebcedi, 637…

Farsça, “şikest horden”: Yenilmek, mağlub olmak ?.. Muhaddar: Yeşil renkle boyanmış. Rengi yeşil yapılmış ?.. Ebcedleri, 1640…

Farsça, “geşt-ber-geşt”: Kıvrım kıvrım. Sarmaşık ?.. Kuvvet-üz zahr: Arka veren kuvvet. Yardımcı, imdadcı kuv-vet. Geriden gelen yardımcı. İcabında arkadan yardımcı ola-cak asker kuvveti. İmdada hazır asker ?.. Magarat: Mağaralar ?.. Ebcedleri, 1642…

Slovakça, “často meniť prácu”: Sık sık iş değiştirme ?.. Rumca, “prostateftikos”: Koruyucu, himaye edici ?.. Eb-cedleri, 1646…

İtalyanca, “costituirsi ai carabinieri”: Polise teslim ol-mak ?.. Harâs-ı harâb: Harâb olmuş değirmen. Dünya ?.. Eb-cedleri, 1664… “Mehdî Sabire (sıfat) Mirzabeyoğlu: 59+ 293+1312= 1664.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 637)

İtalyanca, “costruttore”: Yap/ıcı (–an). Kur/ucu (–an). Çiz/ici (–en) ?.. Costruttura: Yapı ?.. Latince, “interpretâtîô”: Şerh, anlam, (Yorum, açıklama, izâh,) ?.. Ebcedleri, 1682…

Slovakça, “raziaci novú cestu”: Ebcedi, 1684… Bul-garca, “predstàvya”: Takdim etmek (Göstermek, sunmak,). Tanıştırmak ?.. İtalyanca, “studi lessicali”: Lûgat çalışmaları ?.. Ebcedleri, 685…

İtalyanca, “costrittore”: Zorla/yıcı (–yan), zorlama … (s)i, … zorunda bırakan. Sık(ıştır)an (–ıcı). Büz/gen (–ücü) kas ?.. Heft ahter: Yedi seyyare ?.. Şeref zahir: Şerefle çıkan ?.. Ebcedleri, 1686…

Fransızca, “gastro-intestinal”: Mide-bağırsakla ilgili ?.. Gares: Açlık ?.. Sagr: Dişler (Ön). Etrafı kale ile çevrili şehir. Sahil şehri. Tepe veya başka bir yerde mağara. Ağız. * ?.. Segar: Ön dişler. Ağız. (Dar geçit ağızlarına ve diğer yerlerin boş olan korku yerlerine de denir.) Yaş hıyar ?.. Eb-cedleri, 1700…

Fransızca, “gastro-intestinale”: Mide–bağırsakla ilgili ?.. İtalyanca, “gastrointestinale”: Mide–bağırsak … (s)i ?.. Japonca, “tantei-shoosetsu”: Romanı (Detektif romanı, cina-yet) ?.. Ebcedleri, 1701…

Farsça, “ageşte”: Islak. Bulanık ?.. Gûşt: Anadan doğma çıplak. Kılsız, tüysüz ?.. Ebcedleri, 1706…

Farsça, “ageştegî”: Karışıklık, bulaşıklık ?.. Tezkîrât: Tezkirler ?.. Ebcedleri, 1731…

Almanca, “gaststatte,f”: Lokanta; meyhane. Küçük otel ?.. Fransızca, “représentativité,f”: Temsil etme, temsil edicilik. Temsil etme yetkisi, temsil etme keyfiyeti ?.. Ebcedleri, 1743…

Farsça, “ageşten”: Islatmak. Bulaştırmak. Islanmak ?.. Garsân: Karnı aç kimse ?.. Ebcedleri, 1751…

Farsça, “gûşt-telh”: Huysuz, kırıcı ?.. Ebcedi, 1756… Sırpça, “istraživanje”: Araştırma, inceleme; soruşturma ?.. Ebcedi, 757…

Slovakça, “gastroenteritída”: Mide ve bağırsak iltihabı ?.. Hurfet-ül cennet: Cennet bahçesi ?.. Ebcedleri, 1764…

Farsça, “keştî-i gam”: Gam gemisi. Bu dünya ?.. Ebcedi, 1771… Bulgarca, “zemetresènie”: Deprem ?.. Ebcedi, 772…

Farsça, “gâyib geşten”: Gizlenmek. Hazır bulunmamak ?.. Tekrâr-ale-t-tekrâr: Çok defa ?.. Ebcedleri, 1783…

Mesnevî’nin 950. beyti:

–“Sad hezaran karn z’agazi cihan – Hemçu ejderha GÜŞAde sad dehan.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 1783… –“Dünya kurulalıdan beri yüzbinlerce asırdır – (O harisler) Ejderha gibi yüzlerce ağız açmışlardır.”

İtalyanca, “gastroentercolite”: Mide-kalın bağırsak il-tihabı ?.. İfaza-bahş: Feyizlendiren, feyz aldıran ?.. Ebcedleri, 1789… “İzzet Mirzabeyoğlu: 477+1312= 1789.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 693)

Farsça, “hoceste-hisal”: Güzel huylu, tabiatı uğurlu ?.. Slovakça, “stáť v ceste”: Durdurmak. Engellemek ?.. Ebced-leri, 1795…

Farsça, “gâlib geşten”: Galib gelmek, yenmek ?.. İgza’: Görmemezliğe gelme ?.. Ebcedleri, 1803…

İtalyanca, “provare un gusto matto”: …(y)e bayılmak (bitmek), çok sevinmek, … (y)i pek çok sevmek ?.. Lodare sperticatamente: Öve öve bitirememek (Göklere çıkarmak,) ?.. Ebcedleri, 1812…

Hırvatça, “gastroenteritis”: Mide iltihabı ?.. İngilizce, “gastroenteritis”: Mide ve bağırsakların iltihabı ?.. Ebcedleri, 1819…

Farsça, “gamî geşten”: Gamlanmak, üzülmek ?.. Ebcedleri, 1820… Almanca, “straff”: Kısa, muhtasar, mücmel ?.. Fransızca, “écriture,f”: Yazı. Yazı biçimi, yazı. Üslûb. Pl. (Bir tüccarın) Hesab işleri, muhasebe. Evrak, kayıt. (Büyük harfle yazıldığında) Kutsal kitablar, İncil ?.. Omniprésent: Her yerde hâzır ve nâzır. Yakayı bırakmayan, her yerde kendini gösteren ?.. Rumca, “aftoviografia”: Otobiyografi ?.. Eb-cedleri, 821…

Farsça, “gond geşten”: Toplanmak, bir araya gelmek ?.. Ebcedi, 1824… İspanyolca, “sugestionadora,m,f”: İmâ eden. Telkin. *. Öneren, teklif eden. Tavsiye eden ?.. Rumca, “asimblirotos”: Tamamlanmamış. (Belge) Doldurulmamış ?.. Sırpça, “pretraga”: Araştırma, inceleme, tedkik ?.. Ebced-leri, 825…

Farsça, “gonçe geşten”: Toplanmak, bir araya gel-mek. Düşünmek ?.. Nâ-hîşten-şinâs: Kendini bilmez, küstah, saygısız, edebsiz ?.. Ebcedleri, 1828… “Mehdî Muhammed Salih İzzet Erdiş: 62+92+691+477+506= 1828.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 708)

Slovakça, “gastroenterický”: Mide ve bağırsaklara âit ?.. İtalyanca, “antico testamento”: Tevrat ?.. Ebcedleri, 1829 …

İtalyanca, “mettersi qualcosa in castello”: Mideye (işkembeye) birşeyler atmak ?.. Arâzi-i haraciye: Müslümanlar tarafından fetholunan ve ululemr tarafından müslim olmayan eski sahibi elinde bırakılan veya hariçten müslim olmayanlar getirilerek yerleştirilen arazi ?.. Ebcedleri, 1831… Fransızca, “le prince des poètes”: Şairler sultanı ?.. Ebcedi, 832…

Arnavutça, “i çastit të fundit”: Son dakika ?.. İtalyanca, “lettera di presentazione”: Tanıtma mektubu ?.. Ebcedleri, 1836…

Slovakça, “čistiaci prístroj”: Sıyırtıcı, soyucu ?.. Dabgam: Arslan, esed ?.. Ebcedleri, 1842 …

Farsça, “gostâhî dâşten”: Cesareti olmak. Küstah olmak ?.. Gamaza: Çukur, çukurluk. Sözün anlaşılmasını zor-laştırmak ?.. Ebcedleri, 1846…

Mesnevî’nin 795. beyti:

–“Nik cihani nist şeklü HEST zat – Van cihani hest şeklü bi sebat.”

Ebced değeri olarak ikinci mısra 1846… –“ Öyle bir alem ki şekli yok ama kendisi var – Dünya ise şeklen var, fakat bir kararda durmaz.”

Farsça, “guşt rûy guşt kesî ameden”: Semirmek, kilo almak ?.. Mübtegıyyat: İstenen ve arzu edilen şeyler ?.. Eb-cedleri, 1853…

İtalyanca, “costituire una persona suo solo erede”: Bir kişiyi tek varisi seçmek (olarak göstermek) ?.. Ebcedi, 1855… Mahlasnâme: Şiir söylemeye yeni başlayan bir şaire, usta şair tarafından mahlas verildiğine dâir yazılan manzume ?.. Ebcedi, 856…

İtalyanca, “gastroenterostomia”: Ameliyatla mideyle bağırsağı birleştirme ?.. Slovakça, “cestovať lietadlom”: İtal-yanca, “romanzo introspettivo”: Roman (İç dünyayı incele-yen) ?.. Ebcedleri, 1862…

Slovakça, “čistiaci prostriedok”: Deterjan, temizleyici ?.. İtalyanca, “cercare in tutti  gli angoli”: Aramak, aramadık yer bırakmamak (Köşe bucak) ?.. Ebcedleri, 1863…

İtalyanca, “malattia costituzionale”: Yapı (vücut) hastalığı, yapıyla sıkı sıkıya bağlı hastalık ?.. Fransızca, “in-terprétateur,m”: Yorumcu. Yorumlayıcı ?.. Ebcedleri, 1873…

Farsça, “zâhir geşten”: Ortaya çıkmak ?.. Hulasat–ül hulasa: Hulâsanın hulâsası. Özünün özü ?.. Ebcedleri, 1876…

İtalyanca, “anticostituzionalmente”: Anayasaya aykırı olarak ?.. Agmaz: Göz yummalar, göz kırpmalar ?.. Zamir-i izafî: Muzâfların sonuna gelen –im, –in, –i, –imiz, –iniz, –leri gibi eklerdir ?.. Ebcedleri, 1942…

Farsça, “garîb geşten”: Garib olmak ?.. Ebcedi, 1982 … İsveççe, “sitta inne”: Hapis yatmak (Sitte ?.. İnne ?..) ?.. Ebcedi, 983… “İzzet Erdiş… 477+506= 983… Üstadım’ın, meydanın sonuna erişerek vefat ettiği tarih!..” (T.G. 6.116)

Farsça, “zerf şosten”: Bulaşık yıkamak ?.. Gudde-i taht–el lisan: Dilaltı bezi ?.. Ebcedleri, 1990…

Farsça, “fazîlet-güster”: Faziletli. Bilgin ?.. Tahaddur: Yeşilleşme, yeşil renk bağlama ?.. Ebcedleri, 2000…

Farsça, “lâger geşten”: Zayıflamak ?.. Hudaret: Yeşillik. Sebze ?.. Ebcedleri, 2001…

Slovakça, “cestovné útraty”: Yol masrafları, yolluk ?.. Gazra: Ucuzluk. Hayır. Özlü balçık ?.. Ebcedleri, 2002…

Farsça, “gubâr şosten”: Toz oturmak ?.. Aşiret-i galib: Galib gelen aşiret. Aşiretin ekseriyeti, çokluğu ?.. Ebcedleri, 2013…

İtalyanca, “diritto costituzionale”: Anayasa hukuku ?.. Intrattenimento: Bayram. Eğlence. *. Oyala(n)ma (–yış, –ış), eğle(n)me (–yiş, –iş), tut(ul)ma (–uş), alıko(n)ma (–yuş, –uş) ?.. Ebcedleri, 2020…

Farsça, “be hastgârî reften”: Görücüye çıkmak ?.. İtal-yanca, “parlare per sottintesi”: Kapalı (örtülü) konuşmak ?.. Ebcedleri, 2035…

Farsça, “gûşt-telhî kerden”: Huysuzluk etmek, kırıcı olmak ?.. Mütehaddır: Yeşil renklenen, yeşillenen ?.. Ebced-leri, 2040…

Farsça, “fârig geşten”: Dinlenmek. Doğurmak ?.. Eb-cedi, 2051… 53 ?.. Fransızca, “voilé”: Kapalı, kolay anlaşılmaz (Üstü). Örtülü, örtülmüş. Peçeli. Lekeli; dumanlı. *. Eğ-ri, eğrilmiş, çarpık. Donuk, dumanlı. Boğuk ?.. İngilizce, “puzzle”: Bilmece. Muamma. Şaşkınlık, hayret. Anlaşılmaz kimse. Şaşırtmak, hayret vermek, muamma gibi tesir etmek. Şaşırmak, hayrete düşmek ?.. Ebcedleri, 53… Hâbnâme: Rüyâ kitabı… Hâbnâme: Hı+vav+elif+be+nun+elif+mim+ he… Noktasız harfler: Vav+elif+elif+mim+he… 6+1+1+40+ 5= 53…

Mesnevî’nin 704. beyti:

–“Hûn revan şüd hemçu seyl ez cebb-ü rast – Kuh kuhender heva z’in gerd HAST.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 2051… –“Sağdan soldan sel gibi kan aktı;. – Havaya dağ dağ toz kalktı.”

Farsça, “gark geşten”: Boğulmak, suda boğulmak ?.. Ebcedi, 2070… Reza’-redâ’: Süt emmek ?.. Ebcedi, 1071 ?.. İngilizce, “allude”: İmâ etmek, kastetmek, kinaye yoluyla söylemek. Zikretmek, bahsetmek ?.. Speech: Dil, lisân. Ko-nuşma yeteneği, natıka. Konuşma, tekellüm. Söz ?.. Latince, “appellô”: İsim vermek, çağırmak. -e konuşmak, hitabetmek. Başvurmak. Sıkıştırmak, mahkemeye vermek. *. Telâffuz etmek ?.. Ebcedleri, 72… Cüst-ü cû… Noktasız harfler: Sin+ vav +vav… 60+6+6= 72…

Farsça, “garke geşten”: Boğulmak ?.. Ebcedi, 2075… Almanca, “zeichen,n”: İmâ, kinaye. İşaret, alâmet, nişane, belirti. İz, eser, delil, emare. Araz, semptom. Alâmet-i farika; vasfı mümeyyiz. Marka. Sinyal, semafor. Timsal, sembol. Jest, hareket. Mimik. Meslek. Takımyıldız. Burç. Yıldız noktalama işareti. *. (Kimya) Rumuz. İstampa. Lejant. Mucize, harika. İşmar ?.. Latince, “êlogiî”: Kitabe. Kısa söz, veci-ze. *. (Vasiyet) Madde ?.. Ebcedleri, 77…

Farsça, “ozr hâsten”: Özür dilemek ?.. Baht-hufte: “Talihi uyumuş olan”. Talihsiz, bahtsız ?.. Ebcedleri, 2087…

İtalyanca, “costituirsi in arresto”: Teslim olmak ?.. Ebcedi, 2094… Macarca, “oklevél”: Diploma ?.. Ebcedi, 96…

Mesnevî’nin 588. beyti:

–“Bi tu mâ râ ber felek tarikiyest – Ba tü ey meh in feleki bari KİYEST.”

Ebced değeri olarak birinci mısra 2094… –“Sen olmayınca bize göklerin yücelikleri bile karanlıktır – Ey (parlak) Ay, sana nisbetle bu gökyüzü de ne ola ki ?”

İtalyanca, “fratturarsi le costole”: Kaburgaları kırılmak ?.. Ritrattistica: Portrecilik, portre (yapma) sanatı ?.. Ebcedleri, 2095…

İtalyanca, “critica costruttiva”: Yapıcı eleştiri ?.. Hâb–ı gaflet: Gaflet uykusu ?.. Ebcedleri, 2119…

Slovakça, “hostinec pri ceste”: Yol kenarı ?.. Ebcedi, 2126… İspanyolca, “aguinaldo,m”: Bayram armağanı, ikra-miye. Antil Adaları’nda yetişen bir çeşit sarmaşıcı bitki ?.. Japonca, “goomon”: İşkence ?.. Ebcedleri, 128…

İngilizce, “cast the first stone”: Kötülemekte önayak olmak ?.. Kaziye-i zaruriyye: Tasdikat-ı akliyeden olmakla zıddı mümkün olamayacak sûrette kat’î olan bir nevî kaziy-yedir ?.. Ebcedleri, 2137…

Farsça, “nazar hâsten”: Görüş almak ?.. Gıldırgıç: Mücellid ıstılahlarındandır. Kitabların kenarlarını kesmeye mahsus, rende biçiminde bir âlettir ?.. Ebcedleri, 2267…

İtalyanca, “sovvertire l’ordine costituito”: Kurulu düzeni bozmak (değiştirmek) ?.. Ebcedi, 2492… Hırvatça, “ot-padnik”: Din değiştiren kimse. Dönek. Kâfir. Hizibçi. * ?.. İtalyanca, “glossografia”: Sözler ilmi (Eski, anlaşılmaz) ?.. Ebcedleri, 494… “Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 62+129+ 1302= 1493= 494.” (Lûgat-ı Salihûn, sh 522)

Farsça, “guşti ten kesî rîhten”: Zayıflamak, cılızlaş-mak ?.. Ebcedi, 2526… Latince, “ostendô”: Arz etmek. Göstermek, teşhir etmek. *. Açmak, ifşa etmek, açıklamak, açığa vurmak. Söylemek, açıklamak, bildirmek ?.. Ebcedi, 528…

Farsça, “ma’zeret hâsten”: Özür dilemek ?.. Zât-ül-üzn-i dâhilî: Kulak davulunun iç örtüsünün iltihabı ?.. Eb-cedleri, 2527…

İtalyanca, “il castello sovrastante la città”: Kente ha-kim şato ?.. Ebcedleri, 2602… Hollandaca, “uitvissen”: Araş-tırmak (Akıllıca, kurnazca). Bulup çıkarmak, bir yolunu bul-mak ?.. Ebcedi, 604…

Farsça, “heşt heştî”: Damalı desen, kareli, ekose ?.. Gazîz: Gılâfından yeni çıkan çiçek. Taze ?.. Ebcedleri, 2610 …

İtalyanca, “costrutti troppo involuti”: Çok karışık cümleler ?.. Zât-ül-ızâm-it-tâmme: Tamamen kemikleşmiş fıkraları birer kıhıftan ibaret olan balıklar sınıfı ?.. Ebcedleri, 2620…

“Çok karışık cümleler” ?.. Manzur–u nazar–ı piran–ı kiram ?.. Kiram: Benzetmeli, kinâyeli. Kerimler, şerefliler. Eli açık cömerd kimseler ?..

–“Kelimenin üstünde Cümlelerin altında Benim büyük meselem !” (T.G. 1.161)

Not: Altı çizili ve kırmızı harfli kelimeler, “Kusto” kökünden gelenler… Veya harf benzerliği içinde, o kelimelerin peşinden gelen kelimeler…

Cevap bırakın:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Site Footer